GÜNDEM - 05 Şubat 2026 Perşembe 10:36

Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı

A
A
A
Depremin ilk yarım saatinde annesini kaybetti, 60 saat sonra kendisi kurtarıldı

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen Diyarbakır’da yıkılan ve 48 kişiye mezar olan Sözel Apartmanında yaralı olarak kurtulan Fatma Seher Gökdemir, o anları anlattığı "Hayatımın Şansız Hesabı" isimli kitap yazdı. Annesini depremden sonraki yarım saatte kaybeden Gökdemir, kitabın basımı için destek bekliyor.


Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremlerden etkilenen Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Ofis semtindeki Sözel Apartmanı yıkıldı. Apartman 48 kişiye mezar olurken, 36 yaşındaki Fatma Seher Gökdemir 22 saat boyunca sesini kimseye duyuramadı. 22 saatin ardından çığlıkları ekiplerce duyulan ve 60’ıncı saatte enkazdan kurtarılan Gökdemir, yaşadığı o karanlık saatleri kaleme aldı. Depremde ayağından hasar alan Gökdemir, 3 yıl sonra "Hayatımın Şansız Hesabı" adlı kitabını yazdı. Basıma hazır olan kitabı için destek bekleyen Gökdemir, gelirin tümünü depremde hayatını kaybeden öksüz, yetim ve kimsesizlere bağışlayacak.


Kitabın gelirini ihtiyaç sahiplerine bağışlayacak


Annesinin mezarı başında dua edip gözyaşlarına hakim olamayan Gökdemir, 6 Şubat 2023’te yaşanan depremde annesiyle birlikte enkazın altında kaldıklarını anlattı. Gökdemir, "Annemi ilk yarım saat içinde kaybettim. Beni ise ekiplerin iki buçuk gün süren çalışması sonucu kurtarabildiler. Bu 3 yıllık süreçte sağ ayağımdan ağır şekilde yaralandım. Sinir ve damarlarımda ciddi ödem oluşmuştu. Ameliyat oldum, 6 ay boyunca fizik tedavi gördüm. Şu an çok şükür ayaktayım. Yaşadıklarımı bir kitapta anlattım. Kitabımın adı ’Hayatımın Şanssız Hesabı’, tek hedefim bu kitabı bastırmak. Kitap yayımlandıktan sonra elde edilecek tüm geliri yetim ve öksüz çocuklara, ihtiyaç sahiplerine bağışlamak istiyorum. Bugün annemin mezarındayım. Annemi ne kadar özlediğimi bir Rabbim bilir, bir de ben. Babamı daha önce kalp krizinden kaybetmiştim. Anneme çok güzel bir hayat sunmayı hayal ediyordum. Bunun için birçok mücadelem vardı. Ama inanıyorum ki annem şimdi çok güzel bir yerde. Beni görüyor ve hissediyorum ki yanımdadır" dedi.


Deprem anında annesi Zeytine Gökdemir ile birlikte aynı odada uyuduklarını çığlık sesleri ile uyandıklarını söyleyen Gökdemir o dehşet anlarını şöyle anlattı:


’’Bina merdivenlerinin olduğu yerde birçok kişi hayatını kaybetti. Biz yerimizden ayrılmadık. Sarsıntıdan sonra alt kat çöktü. Ardından evimizin tavanı üzerimize düştü. Bitişik komşunun duvarı da üzerimize yıkıldı. Sonrasında bir şey bizi bir yere fırlattı ama nereye fırlattığını hatırlamıyorum. AFAD ekiplerinden bir kardeşim ilk o bana ulaştı. Adımı sordu. Adım Seher dedim. ’Seni kurtaracağız, merak etme’ dedi. O an kelime-i şehadet getirdim. Sağ kolumu kırılmış gibi hissediyordum çünkü kolum annemin gövdesinin altındaydı. Kolumu çıkarıp parmağımı havaya kaldırarak şehadet getirdim. Tam o sırada bir arama köpeği havladı. Onun havlamasıyla yüzüstü düşmüştüm. Başımı kaldırıp ’Sesimi duyun, bizi kurtarın’ diye bağırdım. Köpek birkaç kez daha havladı. Ekipler ’Işığı gören var mı?’ diye seslendi. Ben de ’Evet, buradayız’ dedim. Ardından yavaş yavaş beni enkazdan çıkardılar."


Kitabının tamamen kendi hayat hikayesinden oluştuğunu deprem anını, yaşadığı psikolojiyi, ameliyat sürecini ve fizik tedavi günlerini yazdığını dile getiren Gökdemir, ’’Diyarbakırlı iş insanlarına ve hayırseverlere sesleniyorum. Kitabımı çıkarıp yetim ve öksüz çocuklara umut ışığı olmak istiyorum. Bu kitabın basımı için yaklaşık 100-150 bin lira arasında bir maliyet gerekiyor. Benim için çok yüksek bir meblağ. Belki sizler için değildir. Bu kitabı çıkarabilmem için destek olmanızı istiyorum. Amacım hem yaşananları unutturmamak hem de yetim ve öksüz çocuklara bir umut ışığı olmak’’ diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MSB: "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Milli Savunma Bakanlığı, Somali’deki Hava Unsur Komutanlığı’nın güçlendirildiğini ve yeni görevlendirilen unsurların Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacağını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyonlar kapsamında hafta içerisinde 5 PKK’lı teröristin daha teslim olduğunu belirtti. Aktürk, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcılar ile mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imha çalışmalarının sürdüğünü dile getirerek, "Menbic’de imha edilen 2 kilometre tünel ile birlikte Suriye harekât alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 755 kilometreye ulaşmıştır. Bu rakam Tel Rıfat’ta 302, Menbic’de ise 453 kilometredir" dedi. Hudutlarda 125 kişi yakalandı Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiğini vurguladı. Aktürk, "Hafta boyunca 16’sı terör örgütü mensubu olmak üzere 125 şahıs yakalanmıştır. 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 644’e, engellenenlerin sayısı ise 5 bin 890’a ulaşmıştır" ifadelerini kullanarak, Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde 77 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiğini de kaydetti. TSK, NATO’nun en geniş kapsamlı tatbikatına katılacak TSK’nın çok uluslu görevler kapsamında birçok coğrafyada başarıyla görev yaptığını belirten Aktürk, "NATO Müşterek Kuvvet Komutanlığınca 8-20 Şubat tarihleri arasında Almanya’da icra edilecek ve NATO’nun 2026 yılının en geniş kapsamlı tatbikatı olan Steadfast Dart 2026’ya, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz kara ve deniz unsurlarından oluşan yaklaşık 2 bin kişilik bir kuvvetle katılacaktır. Ayrıca 573 kişilik kara unsurumuzun 7 Şubat’ta Çorlu Havalimanı’nda yapılacak töreni müteakip A-400M askeri nakliye uçaklarımız ile tatbikat bölgesine intikal etmesi planlanmaktadır. Tatbikat ile Türk Silahlı Kuvvetlerimiz yaklaşık 2 bin personelden oluşan bir kuvveti sınırlarından 6 bin 450 kilometre/3 bin 480 deniz mili mesafeye konuşlandıracak, müteakiben de ilişkilendirilmiş tatbikatlar ile muharip kabiliyetlerini test edecektir. Böyle büyük bir kuvveti Avrupa’nın kuzeyine kadar konuşlandırabilme ve müteakiben muharebe edebilme kabiliyeti Türk Silahlı Kuvvetlerimizin NATO içerisindeki gücünü bir kez daha ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu. İsrail’in Gazze saldırılarına kınama Bölgesel gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını kınayarak, "Kalıcı ateşkesin tesis edilmesini beklediğimiz bir dönemde İsrail’in Gazze’de çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açan saldırılarını kınıyoruz" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının da istikrara zarar verdiğini vurgulayan Aktürk, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen Barış Planı’na uyması ve Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına izin vermesi gerektiğini söyledi. Savunma sanayii ve envanter vurgusu Savunma sanayiinde yerli ve milli ürünlerle TSK’nın imkân ve kabiliyetlerinin artırıldığını belirten Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KBRN Keşif Aracı’nın ilk kez envantere alındığını, HGK-84 güdüm kitlerinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildiğini açıkladı. Aktürk ayrıca, ASELSAN üretimi ALP 100-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Arayıcı Başlık Radarları ve SİPER-1 Orta Menzilli Hava ve Füze Savunma Sistemi Bataryası’nın envantere alındığını bildirdi. Suriye’deki son duruma ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, 30 Ocak’ta Suriye hükümeti ile SDG arasında entegrasyona yönelik imzalanan yeni anlaşmanın memnuniyetle karşılandığını bildirdi. Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını güçlendirmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, "Entegrasyonun Suriye’nin üniter yapısını ve ‘tek devlet, tek ordu’ ilkesini güçlendirecek biçimde hayata geçirilmesinin önemini bir kez daha vurguluyor, planlanan tüm faaliyetlerin şeffaflık ve karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütülmesini bekliyoruz. Bölge halkının uzun süredir özlem duyduğu barış, huzur ve istikrar ortamının en kısa sürede tesis edilmesini temenni ediyoruz. Entegrasyon süreci kapsamında yapılacak görevlendirmelerin ise, Suriye makamlarının devlet aklıyla yapacağı değerlendirmeler ve olumlu sonuçlanacak güvenlik soruşturmaları temelinde gerçekleştirileceğini değerlendiriyoruz" ifadelerine yer verildi. Yunanistan’ın açıklamalarına tepki MSB, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in Ege Denizi’nde kara sularının 12 mile çıkarılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin tutumun net olduğunu vurguladı. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Yunan politikacıların Ege Denizi’nde kara sularını 12 mile çıkarma söylemleri konusunda ülkemizin tutumu nettir. Türkiye olarak Ege’de adil, hakkaniyetli ve uluslararası hukuk ilkelerine uygun bir deniz yetki paylaşımının ancak karşılıklı diyalog ve iyi niyet çerçevesinde mümkün olabileceğini savunuyoruz. Yunanistan’ın mevcut anlaşmazlıkları göz ardı eden ve Türk tarafının haklarını ihlal eden tek yanlı tasarrufları, iddiaları ve açıklamaları uluslararası hukuka aykırıdır ve kabul edilemez. Bu açıklamalar ülkemiz açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmamaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri Mavi Vatan anlayışı doğrultusunda, ülkemizin deniz yetki alanlarında her türlü hak ve menfaatini korumaya yönelik görevini azim ve kararlılıkla sürdürmektedir" denildi. "Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır" Somali’de görev yapan Somali-Türk Görev Kuvveti ve Hava Unsur Komutanlığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan MSB, askeri yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdüğünü bildirdi. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Somali’de konuşlu Somali-Türk Görev Kuvveti ile Hava Unsur Komutanlığımız; askerî yardım, eğitim ve danışmanlık faaliyetleriyle Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmayı sürdürmektedir. Somali’deki Hava Unsur Komutanlığımız yeni görevlendirmelerle güçlendirilmiştir. Yeni görevlendirilen unsurlarımız da Somali’nin terörle mücadelesine katkı sağlayacaktır." Türkiye-Mısır askeri iş birliği Türkiye ile Mısır arasında imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması’na da değinilen açıklamada, söz konusu anlaşmanın 4 Şubat 2026 tarihinde Kahire’de imzalandığı hatırlatıldı. MSB açıklamasında, "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile Mısır Arap Cumhuriyeti hükümeti arasında Askere Çerçeve Anlaşması, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Sayın Abdülfettah Es-Sisi’nin riyasetinde Kahire’de imzalanmıştır" denildi. Anlaşmayla savunma iş birliğinin geliştirilmesinin hedeflendiği vurgulanan açıklamada, "Belirlenen askerî iş birliği alanlarında bilgi ve uzmanlık teatisi yoluyla savunma iş birliğinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır" ifadeleri kullanıldı.
Gaziantep Kaya’dan 6 Şubat Depremleri Yıldönümü mesajı Müteahhit Mehmet Kaya, 6 Şubat Depremlerinin 3’üncü yıldönümü nedeniyle anma mesajı yayımladı. Arabanlı Müteahhit Mehmet Kaya mesajında,’’6 Şubat 2024 Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ilimizi doğrudan etkileyen Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin yıldönümüdür. 6 Şubat 2023’te binlerce canımızı gözyaşları içerisinde toprağa verdik. Deprem nedeniyle Türkiye’nin her yerinde hüzünlü hikayeleri Aziz Türk Milletiyle hep birlikte yaşadık. O gece bütün dünya, bir devlet ve milletin nasıl tek yürek olduğuna şahitlik etti. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla uluslararası yardımı da içeren 4. seviye alarm durumu ilan edilerek, deprem bölgesinde olağanüstü hal uygulaması başlatıldı. Devletimizin tüm kurumları, sivil toplum kuruluşları ve aziz milletimiz bir seferberlik ruhuyla, deprem bölgelerindeki kardeşlerinin ve depremi yaşayan 11 ilimiz genelinde yardımına koştu. Bakanlıklarımız, AFAD, Jandarma, UMKE, Kızılay, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerimiz, afetzedelerimize yardım etmek için yoğun çaba harcayarak, bir taraftan arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarını yürütürken diğer taraftan da çadır, konteyner ve prefabrik yapıların kurulumuna hız vererek afetzedelerimizin daha sağlıklı ve güvenli alanlara yerleştirilmesi sağlandı. Devletimiz ve milletimiz el ele vererek birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmiş, yaraların sarılması ve yeniden yapılanma çalışmaları için örnek bir dayanışma ruhu sergilemiş ve normal hayata dönmek için olağanüstü bir gayret göstermiştir. Şunu akıldan çıkarmamamız gerekir ki, ülkemizin dünyanın en önemli deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunuyor olması dolayısıyla depremlerle önümüzdeki zamanlarda da karşı karşıya kalacağımız kaçınılmaz bir gerçektir. Bu durum, deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmemizi, bugün ve gelecekte de bu tür felaketlerin yaşanma ihtimalini hiçbir zaman göz ardı etmememiz gerekli kılmaktadır. Mehmet Kaya İnşaat olarak doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak ve bu afetlerde can kaybı yaşamamak için inşa ettiğimiz konutlarımızı deprem yönetmeliğine uyun projelerle güvenilir yapılar olarak inşa ediyoruz. Bizler bunun için çalışıyoruz. Mehmet Kaya İnşaat olarak Arabanlı hemşehrilerimiz başta olmak üzere bölgemizde yaşayan ve konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarımızı da bu bilinçte olmaya davet ediyorum" ifadelerine yer verdi.