EKONOMİ - 13 Ekim 2025 Pazartesi 10:31

Diyarbakır surlarında "Hasırevi Projesi" hayata geçirildi: Binlerce yıllık ürünler burada kadınların elinde hayat bulacak

A
A
A
Diyarbakır surlarında "Hasırevi Projesi" hayata geçirildi: Binlerce yıllık ürünler burada kadınların elinde hayat bulacak

Diyarbakır’ın tescilli "hasır" ve "kişnişi" başta olmak üzere, kenttin binlerce yıllık geleneği olan ürünler, 5 bin yıllık surların 47 No’lu burcunda üretilip başta yerli ve yabancı turistler olmak üzere ziyaretçilerine sergilenip satışı gerçekleştirilecek.


Diyarbakır Sarraflar ve Kuyumcular Odası (DİKO) Başkanı Mehmet Yüksel, yönetimi ve yatırımcı üyeleri Zer Anka ile Nusret Gold, kentin binlerce yıllık tescilli ürünlerinin imalatından, raflarda sergilenmesine kadar yapacakları bir proje hazırladı. 3-4 yıllık bir hazırlık ve girişimin ardından 5 bin yıllık Diyarbakır surlarının 47 No’lu burcunda "Hasırevi" için hazırlıklar tamamlandı. Yatırımcı iki kuyumcu, burada kadınların elinden çıkacak tescilli hasır ve kişniş başta olmak üzere, kentin binlerce yıllık figürleri el sanatlarına işlenip buradaki turizm bölgesinde ziyaretçilere açık olacak.


DİKO Başkanı Mehmet Yüksel, Diyarbakır’ın kültürünü ve tarihini yansıtacak bütün ürünlerin Hasırevi’nde yer alacağını söyledi. Tescilli hasır, tescilli kişniş kolye ve bunlar gibi yüzlerce ürün olduğunu belirten Yüksel, "Bunlar, tarihimizi yansıtacak ürünlerimizdir. Sektör olarak 3-4 yıldır özelikle projelerimizden biri olan bu projeyi şehrimize kazandırmak için firmalarımızın iş birliğinde bunu 47 No’lu burçta hayata geçirdik. Bize de düşen, şunun iyi bir tanıtımını yapmak. Bu, sektör için önemli bir projedir" dedi.


Yüksel, Diyarbakır’a ait 2-3 bin yıllık ürünlerin burada görebileceğini ifade ederek, "Bizim için çok önemli bir projedir. Özelikle turizmcilerimiz buraya turistleri çekecekler. Kapı açık, halkımız gelebilecek. Burada tarihini, geçmişini görebilecek. Bir Diyarbakır’a geldiği zaman Hasırevi’nde hasırın oluşunu, bitişini burada görebilecek. Burada ev hanımı ustalarımız var. Hasırın eritimi hepsi el işi" diye konuştu.


Yatırımcılardan Fırat Ekinci, bunun kendileri için çok büyük bir mutluluk olduğunu kaydetti. Yaklaşık 3-4 yıllık bir hayalleri olduğunu aktaran Ekinci, "Kurumlarımızın desteğiyle bugün faaliyete sokmuş bulunmaktayız. Diyarbakır’ın binlerce yıllık tarih ve kültürel miraslarını ön plana ve tanıtabilmek için yaptığımız bir proje. Diyarbakır’ın el sanatlarıyla başladık. Başta hasır olmak üzere kişnişi, telkari gibi ürünleri buradaki tezgahlarda üretip diğer tarafta sergileyip müşteriye sunmayı planlıyoruz. Nihayetinde proje bitti, çok mutlu ve heyecanlıyız. Dışarıdan gelen misafirlerimiz burada aldıkları ürünleri yerinde yapılışını görmüş olacaklar" ifadelerini kullandı.


DİKO yönetimi ve üyeler, bu süreçteki desteklerinden dolayı Diyarbakır Valiliği’ne, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne ve Müze Müdürlüğü’ne teşekkürlerini iletti.



Diyarbakır surlarında "Hasırevi Projesi" hayata geçirildi: Binlerce yıllık ürünler burada kadınların elinde hayat bulacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.