GÜNDEM - 27 Aralık 2024 Cuma 16:50

Diyarbakır ulaşımında güvenli ve akıllı yolculuk dönemi başladı

A
A
A
Diyarbakır ulaşımında güvenli ve akıllı yolculuk dönemi başladı

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin hayata geçirdiği projelerle kentteki ulaşımda yeni döneme geçildi. Ulaşım Dairesi Başkanı Temel Cengiz, akıllı, güvenli ve konforlu bir ulaşım için çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, 14 kavşağın kurulacağını, 130 adet kırsal durağın ihalesinin tamamlandığını ve önümüzdeki yıl 51 otobüsün daha alınacağını söyledi.


Ulaşım Daire Başkanlığı, 8 aydır yürüttüğü çalışmalarla vatandaşların şehir merkezinden kırsala kadar geniş bir alanda güvenli ve konforlu ulaşımını sağlamayı hedefleyen birçok projeyi hayata geçirdi. İlk çalışma, Trafik Kontrol Merkezinin kurularak aktif hale getirilmesi ve Akıllı Durak projesi oldu. Otobüs içi monitör alımları tamamlanıp montaj işlemleri başlatıldı. Kırsal durak ihalesi tamamlanırken, halk otobüsleriyle ilgili düzenleme çalışmaları sonucunda kooperatif yetkilileriyle anlaşma sağlanarak protokol imzalandı. Otobüs alımı için ilgili bakanlıkla yazışmaların ardından 14 yeni otobüs alındı. Ödeme işlemleri tamamlanan otobüslerin belediyeye teslim edilmesi bekleniyor. Sadece otobüs alımı değil otobüslerin bakım ve tamiratı da gerçekleştirildi. Toplamda 4 bin 641 kez otobüs bakımı-tamiri ve onarımı yapıldı.



Yol çizgileri, yaya geçitleri ve bisiklet yolları yapıldı


Yol çizgileri ve bordür boyama faaliyetleri kapsamında, Kayapınar ilçesinde 440 kilometre, Yenişehir ilçesinde 115 kilometre, Bağlar ilçesinde 364 kilometre yol çizgisi çalışması tamamlandı. Bismil, Çermik, Dicle, Kocaköy, Çınar, Sur, Hazro, Hani ve Silvan ilçelerinde de çeşitli mesafelerde yol çizgileri yapıldı. Toplamda 2 bin 64 kilometre soğuk yol çizgisi tamamlanarak halkın güvenli ulaşımı için önemli bir adım atıldı. Ayrıca, çeşitli ilçelerde yaya geçitleri, tümsekler ve bisiklet sembollerinin yanı sıra otopark çizgileri ve yön belirleme işaretleri de yapıldı.



Güvenli trafik akışı için çalışmalar


Kentin birçok alanına trafik levhaları yerleştirilirken hız kesici kasis çalışmaları yapıldı. Bu kapsamda Yenişehir, Sur, Silvan, Lice, Kulp, Kocaköy, Kayapınar, Hani, Ergani, Eğil, Dicle, Çüngüş, Çınar, Çermik ve Bismil ilçelerinde binlerce trafik levhası yerleştirildi. Hız kesici kasisler de Kayapınar, Bağlar, Yenişehir, Sur, Ergani, Hani, Bismil, Kocaköy, Lice, Silvan ve Dicle ilçelerinde faaliyete geçti. Ayrıca, farklı ilçelerde trafik güvenliği unsuru çalışmaları gerçekleştirilerek güvenli trafik akışı sağlandı.



Yeni sinyalizasyon sistemleri


Sinyalizasyon sistemleri de önemli bir gelişim gösterdi. Mahabad Bulvarı Dünya Kavşağı ve Cemiloğlu ile Sezai Karakoç Bulvarı kesişimlerinde yeni sinyalizasyon sistemleri kuruldu. Ayrıca, araştırma yolunda Butonlu Kavşak kuruldu ve akıllı kavşak çalışmalarına devam edildi. Kent genelinde sinyalizasyon sistemlerinin rutin kontrolleri yapılarak, gerekli bakım ve onarımlar tamamlandı.


Çalışmalara ilişkin bilgi veren Ulaşım Dairesi Başkanı Temel Cengiz, göreve başladıklarından bu yana kent merkezi ve kırsal mahallelerde 31 bin trafik levhası montajı ve 2 bin 64 kilometre yol çizgi çalışması yaptıklarını belirtti.



64 kavşak izleniyor


Trafik Kontrol Merkezinin kurulduğunu ve şu anda 64 kavşağın izlendiğini, 14 kavşağın ise kurulacağını aktaran Cengiz, “10 durağımız akıllı hale getirildi, 130 adet kırsal durağımızın ihalesi tamamlandı, önümüzdeki günlerde montajına başlayacağız” dedi.



51 otobüs daha alınacak


14 yeni otobüsün alındığını, önümüzdeki yıl 51 otobüs daha almayı planladıklarını aktaran Cengiz, “Bu süreçte Özel Halk Otobüsleri ile ilgili bir protokol imzalandı, 65 yaş üstü vatandaşların, engelli vatandaşlarımızın ücretsiz binişi ile ilgili çalışmalar yapıldı. Protokolde ücretin belediyemiz tarafından karşılanacağı belirtildi. Halk otobüslerinin de toplu ulaşım da düzene girmesi ile ilgili çalışmalara devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.



Diyarbakır ulaşımında güvenli ve akıllı yolculuk dönemi başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 17 yaşındaki Doruk’un Harvard yolculuğu Nakkaştepe’den başladı Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, Harvard Üniversitesi’nden kabul aldı. Dünyada ilk sıralarda yer alan üniversitelerden kabul alan okul arkadaşlarıyla başarılarını törenle kutlayan Doruk, merak duygusunu "Hezarfen" olma ruhuyla bir araya getirdiğini belirterek "Harvard’da yapay zeka ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek istiyorum" dedi. Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nde eğitim gören 22 öğrenci, Harvard, Imperial College London, Stanford gibi dünya sıralamasında ilk sıralarda yer alan üniversitelerinin kapısını araladı. Bilimden sanata, ekonomiden teknolojiye Türkiye’nin geleceğini inşa edecek gençlerin başarısını görkemli bir törenle kutlandı. Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Genel Müdür Yardımcısı Dr. Özge Aslan ve öğrencilerin katıldığı törende, başarıyı kutlamak için pasta kesildi. Nakkaştepe 50.Yıl Kampüsü Okul Müdürü Berrak Çebi bu başarının tesadüf olmadığını vurguladı. Çebi, "Öğrencilerimizin Harvard, Imperial College London ve University College London gibi kurumlardan kabul alması, onları sadece sınav odaklı değil, sorgulayan dünya vatandaşları olarak yetiştiren vizyonumuzun bir yansımasıdır. Global Education Center birimimiz çatısı altında sunduğumuz mentorluk desteğiyle, her öğrencimizin kendi potansiyelini keşfetmesini sağlıyoruz. Bu gurur tablosu, azimle çalışan öğrencilerimizin ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimizin ortak zaferidir" dedi. "Hazerfen ruhuyla Harvard’a" Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında ilk sıralarda yer alan Harvard Üniversitesi’nden kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi 17 yaşındaki Doruk Çağlı, çocukluğundan beri taşıdığı merak duygusunu "Hezarfen" olma idealiyle birleştirerek Harvad’a çok boyutlu bir akademik yolculuğa çıkmak istediğini belirtti. Doruk Çağlı, Harvard’daki asıl hedefini ve disiplinler arası çalışma tutkusunu şu sözlerle anlattı: "Ailem bana kariyer, kazanç gibi konuları düşünmeden önce her türlü yeni bilgiye nasıl yaklaşmam gerektiğini öğretti. Hezarfen olmak diyorlar bu duruma. "Bin bilen olmak." Ben de yaşantım boyunca buna inandım. Her şeyi inceledim, her şeye doğru soruları sormaya çalıştım. Bu değer Doruk’u şu andaki Doruk yapan en önemli faktörlerden biri oldu. Robotik seçimimdeki en önemli nokta da ne kadar fazla disiplinle bir arada çalışabildiği oldu. Merak etmek, gözlem yapmak benim için bu kadar önemli iken sadece bir konu üzerine yoğunlaşıp kendimi kalan hepsinden soyutlamak istemiyordum. Fakat robotik farklıydı. Herkesle her şeyle bağlayabiliyordum. Bir algoritma mı oluşturacağım? bilgisayar bilimi ve matematik Robotun tasarımı: malzeme bilimi ve mekanik. Doğadan mı esinleniyorum, biyoloji. Bu çalışmanın toplumlar tarafından nasıl algılanacağını mı öğrenmek istiyorum, sosyoloji. İnsan hakları ve yapay zekâ üzerine mi konuşacağız, o zaman hukuk ve felsefe. Robotik benim tam istediğim şey olmayı başarmıştı. Dünyanın hızla ikinci bir Rönesans’a doğru gittiğine inanıyorum ve bu nedenle disiplinler arası sınırların kalktığı bir eğitim modelini hedefliyorum. Harvard’da yapay zekâ ve etik değerleri birleştirerek, teknolojiyi insanlık yararına dönüştürecek projeler üretmek en büyük amacım." "Daha iyi bir dünya için vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" Akademik hedeflerinin yanı sıra toplumsal sorumluluk bilinciyle de öne çıkan Çağlı, üniversite yıllarında gönüllülük çalışmalarına ara vermeyeceğini vurguladı. YGA (Young Guru Academy) bünyesinde Urfa’dan Muş’a kadar pek çok şehirde sahalarda yer alan Çağlı, "Harvard’da eğitim alırken de en büyük fırsatları en dezavantajlı bölgelere ulaştırmak için çalışmaya devam edeceğim. Eğer dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek istiyorsak, vicdanımızın sesini dinlemeliyiz" diyerek eğitimdeki asıl amacının toplumsal fayda olduğunu ifade etti. "Akademik olarak kendimi sınamayı tercih ettim" Imperial College London’dan kabul alan Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü öğrencisi Alp Konuralp da finansal piyasalardaki karmaşık yapıları matematiksel modellerle çözme tutkusuyla fark oluşturdu. 7 farklı Advanced Placement (AP) dersinin tamamından en yüksek puanı alarak akademik başarısıyla dikkatleri üzerine çeken Konuralp, süreci şu sözlerle anlattı: "Ekonomiye olan ilgim, piyasadaki dalgalanmaların arkasındaki yapıyı anlama merakıyla başladı. Zamanla bu ilgiyi daha ileri taşıyarak stokastik volatilite üzerine kendi araştırmamı yürüttüm. Amacım, piyasalardaki belirsizliği sadece gözlemlemek değil, matematiksel olarak anlamlandırmaktı. Bu süreçte zorlandığım çok an oldu. Özellikle modellerin beklediğim gibi çalışmadığı, sonuçların tutarsız göründüğü dönemler, pes etmeyi düşündürdü. Ama tam da bu noktalar, en çok öğrendiğim anlar oldu. Akademik olarak da kendimi sınamayı tercih ettim. Bu sonuç, sadece yoğun çalışmanın değil, konuları ezberlemek yerine gerçekten anlamaya odaklanmanın bir yansımasıydı." UCLA ve King’s College London gibi saygın üniversitelerden de ekonomi alanında kabul almayı başaran Alp Konuralp, "Imperial College London’da ekonomi, finans ve veri bilimi alanında kendimi geliştirmeyi ve bu alanlarda derinleşmeyi hedefliyorum. Uzun vadede ise finansal sistemleri daha iyi anlayan ve bu sistemlere katkı sağlayan çalışmalar üretmek istiyorum. Benim gibi bu yolda ilerlemek isteyenler için en önemli önerim şu olur: Gerçekten merak ettiğiniz soruyu bulun. Çünkü sizi ileri götürecek olan şey, dış motivasyon değil, o soruya duyduğunuz takıntıdır" diye konuştu. "Sanatı besleyen şey yalnızca ilham değil, araştırmadır" Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü’nün öğrencisi Naz Doğa Gegeoğlu ise sanatsal başarısıyla illüstrasyon ve görsel sanatlar alanında Amerika, Kanada ve İtalya’nın en iyi sanat okullarından (Parsons, Pratt, SVA) burslu kabuller alarak başarıya imza attı. Sanatını kültürel kökleriyle harmanlayan ve Türk mitolojisinden esinlenerek hazırladığı portfolyosuyla dünya devlerinin dikkatini çeken Gegeoğlu, çocukluktan başlayan resim yapmaya ilgisinin daha sonra grafik, tasarım ve hikaye anlatmaya dönüşmesiyle devam eden yolculuğunu şu sözlerle anlattı: "İnternette birçok illüstratörün analiz videolarını izledim ve kendi eskiz defterlerimi oluşturdum. Zaman geçtikçe sanatımın yanı sıra başka branşlara yöneldim. Dadaist sanatçılar üzerine okuyor, farklı dönemlerin ifade biçimlerini analiz ediyorum. Ayrıca Türk mitolojisi kitaplarından ilham alarak hikâyelerime kültürel motifler ve karakterler katıyorum. Kendi kültüründen beslenmeyi bir "yeniden anlatma yolu" olarak gören Naz Doğa Gegeoğlu, küresel sanat dünyasındaki hedefini ise şunları söyledi: "Kültürümden beslenmek benim için sadece geçmişi hatırlamak değil, onu yeniden anlatmanın bir yolu. İleride illüstrasyon aracılığıyla bu hikâyelere ses vermek, çocuk kitapları ve oyun tasarımlarında yer alarak yeni kuşakların hem geçmişiyle bağ kurmasını hem de dünyayı daha bilinçli algılamasını sağlamak istiyorum."