GÜNDEM - 04 Şubat 2026 Çarşamba 12:14

Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden sonra 17 binin üzerinde konut inşa edildi

A
A
A
Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden sonra 17 binin üzerinde konut inşa edildi

Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından Diyarbakır’da 17 binin üzerinde konut inşa edildiğini söyledi.


Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, deprem sonrası yapımına başlanan Oğlaklı TOKİ’lerde incelemelerde bulundu. Depremin 3’üncü yıldönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vali Zorluoğlu, 6 Şubat depremlerinde 53 binin üzerinde vatandaşı vefat ettiğini hatırlattı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara da şifa dileyen Vali Zorluoğlu, ’’Diğer taraftan da üç yıllık bir süre geçti. Gerek Diyarbakır’da gerek deprem gören diğer illerde adeta enkaza dönen bu şehirlerin, bu kadar kısa süre içerisinde tekrar ayağa kaldırmış olmasını devletimizin, Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, Bakanlıklarımızın koordinasyonuyla depremin yıkıcı etkilerini bütünüyle ortadan kaldırılmış olmasından büyük gurur duyuyorum. Böyle bir devletin vatandaşı olmaktan da gurur duyuyoruz’’ dedi.



"Milletimiz bu süreçte devletinin yanında durdu"


Milletin topyekun bu süreçte devletinin yanında durduğunu kaydeden Vali Zorluoğlu, şunları söyledi:


’’Çok örnek bir yardımlaşma ve dayanışma sergilendi. Dolayısıyla milletimizle de gurur duyduğumuz ifade edelim. Tabii tüm bölge illerinde olduğu gibi Diyarbakır’da da afetin hemen sonrasında çok ciddi bir iyileştirme süreci başlatılmıştır. Bu manada ilk etapta işte hasar gören yapıların yıkılması, enkazlarının kaldırılması önemliydi. Barınma ihtiyacı duyan vatandaşlarımıza önce çadır, sonra konteyner gibi geçici barınma imkanları sağlandı. Birtakım kira yardımları gibi destekler verildi. Fakat aynı zamanda çok büyük bir hamleyle bir konut yapımı süreci başlatıldı. Malum barınma yardımı anlamında hak sahiplerine konut yapma anlamında bir seferberlik başlatıldı devletimiz tarafından. Diyarbakır’da da 13 bin 190 tanesi şu anda içerisinde bulunduğumuz Oğlaklı bölgesinde olmak üzere toplamda 17 binin üzerinde konut inşa ettik. Oğlaklı’da bu 13 bin 190 tane konutun şu ana kadar 10 bin 600 tanesinin hak sahibi belirlendi. 6 binin üstünde aile burada ikameti ediyor, barınıyor. Ama sadece konut yapılmadı burada, çok çeşitli yapılar inşa edildi, parklar, bahçeler, yeşil alanlar, okullar, camiler, iş yerleri gibi. Şimdi bir hastane var yatırım programında. Şu an itibarıyla Oğlaklı’da işler yolunda gidiyor, taşınmalar devam ediyor. İnşallah bu okullar planında bittiğinde de yani bu yaz aylarında buraya 10 binin üzerinde ailenin taşınmış olacağını hesaplıyoruz. Bu bakımdan Burası orta ölçekli bir ilçe gibi. Buranın önemli ihtiyaçlarından biri de sağlık hizmetleri idi. Bu sene Sağlık Bakanlığının programına 200 yataklı bir hastaneyi de almış olduk. Jandarma Genel Komutanlığımız da burada inşallah bir karakol inşası yapacaktır. Yani her bakımdan buranın bir şehir olarak, hayatını idame ettirebilmesi için gerekli tedbirleri aldık.’’



’’Diyarbakır’da artık konteyner kentimiz yok’’


Diğer taraftan kırsal yerlerde diğer ilçelerimiz de ifade ettim 2 bin 800 civarında konut yapıldı, bunlar da peyderpey hak sahiplerine teslim ediliyor. Ayrıca kırsal mahallelerde köy tipi evler konusunda da bin 200 civarında yapım öngörülmüş durumda. Dolayısıyla kümülatif olarak bakıldığında Diyarbakır’da 17 binin üzerinde bağımsız birim inşa edildi ve büyük bölümü hak sahiplerine teslim edildi. Bu manada Diyarbakır’da artık konteyner kentimiz yok, burada yaşayan kimse yok. Herkes hak sahipleri olarak hakkını aldı ve bu manada 2023 depremlerinin olumsuz etkileri neredeyse tamamen ortadan kaldırıldı diyebiliriz’’ diye konuştu.



Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinden sonra 17 binin üzerinde konut inşa edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da Sesli Kütüphane büyüyor Görme engelliler için Sümerpark Ortak Yaşam Alanı’nda yeniden faaliyete geçen Sesli Kütüphanede beş ayda 66 gönüllü 31 kitabı seslendirdi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, görme engellilerin yazılı materyallere erişebilirliğini sağlamak ve hizmetlerin eşit, bağımsız ve güvenli biçimde sunulması amacıyla sekiz yıl aradan sonra Sesli Kütüphane Projesini yeniden başlattı. Sümerpark Ortak Yaşam Alanında "Erişebilir Ortak Yaşam" mottosuyla oluşturulan ses stüdyosunda çalışmalar gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülüyor. Çalışma kapsamında görme engelli vatandaşlar için ders kitapları, öykü, şiir ve roman gibi okuma materyalleri seslendirilirken, arşivlenen kayıtlar Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin internet sitesi ve Amida Halk Kütüphanesi aracılığıyla vatandaşların hizmetine sunulacak. 66 gönüllü 31 kitap okudu Sesli Kütüphane sorumlusu Abdülmecit Yılmaz, kütüphanede yalnızca roman ve hikaye kitaplarının değil, engellilerin yaşamını kolaylaştıran ya da sınavlara hazırlık niteliği taşıyan kitapların da okunduğunu ifade etti. Bunun önemli ve faydalı bir çalışma olduğunu belirten Yılmaz, erişilebilirliğin artırıldığını vurguladı. Çalışmalara ilişkin bilgi veren Yılmaz, şunları söyledi: ‘’Yaklaşık beş ay önce başladık. Çalışmamıza başlarken sivil toplum kuruluşlarından ve belediyemizin birimlerinde, özellikle kültür alanında hizmet veren arkadaşlarımızdan destek aldık. Başvuruları alarak hızlıca kitap okuma düzenine geçtik. Şu anda toplam 66 kayıtlı gönüllümüz bulunuyor. Bu 66 gönüllümüzün okuduğu kitap sayısı 31." Seslendirilen kitapların, yakın zamanda hayata geçirilecek Amida Halk Kütüphanesi bünyesindeki "Erişilebilir Sesli Kütüphane" bölümünde yayımlanacağını aktaran Yılmaz, sisteme engelli raporu ile kayıt yapıldığını ve kitaplara bu şekilde erişilebildiğini belirtti. Kütüphaneyi hayata geçirirken çalışmanın çok dilli olmasına önem verdiklerini ifade eden Yılmaz, şunları kaydetti: ‘’İnsanların kendi ana dillerinde kitap okumaya ve erişmeye hakları var. Şu anda kitaplar Kurmanci, Türkçe ve Zazaca okunup kaydediliyor." Üye olan engelliler kitapları indirebilecek Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Dairesi Başkanlığı kurulduktan sonra ilk yapılması gereken çalışmalardan biri olarak Sesli Kütüphaneyi gördüklerini ve projeyi hızla başlattıklarını belirten Yılmaz, ilerleyen süreçte teknik altyapının güçlendirilmesiyle birlikte aplikasyon ve web sitesi üzerinden daha kapsamlı bir veri tabanı oluşturulabileceğini söyledi. Mevcut durumda kültür birimine bağlı bir veri tabanı bulunduğunu ve kayıtların buraya eklendiğini aktaran Yılmaz, telif hakları nedeniyle sistemin belirli kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü ifade etti. Kitapların ücretsiz olarak yalnızca görme engelli vatandaşların kullanımına sunulabildiğini anlatan Yılmaz, telif ücretlerinin ödenmesi halinde daha geniş bir erişimin mümkün olabileceğini kaydetti. Şartlar oluşana kadar görme engelli vatandaşların mevcut arşivden yararlanabileceğini belirten Yılmaz, sistem tamamlandığında üyeliklerin engelli raporları doğrultusunda onaylanacağını ve kullanıcıların kitapları dijital ortamdan indirebileceğini söyledi. Gönüllülük çağrısı Vatandaşların seslendirme çalışmalarına gönüllü olmaya davet eden Yılmaz, başvuruların Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Daire Başkanlığı Sesli Kütüphanesine yapıldığını ve başvuru formu doldurulduğunu belirtti. Başvuru sonrasında kişilere uygun okuma planlarının hazırlandığını ve gönüllülerin uygunluk durumuna göre takvim oluşturulduğunu aktardı. Sesli Kütüphane gönüllüsü Nurcihan Yılmaz ise engellilerin yaşamın birçok alanında zorluklarla karşılaştığını belirterek, şunları söyledi: ‘’Bu yüzden onların yükünü biraz olsun omuzlamamız ve hafifletmemiz gerekir. Bu çalışma çok kıymetli. Böyle bir çalışmanın onlar için gelişim yolunu açacağına inanıyorum. Bu tür çalışmaların daha fazla yapılması gerekiyor. Çalışmada yer almak isteyenlerin zamanlarının bir kısmını ayırarak destek vermesi gerekir. Halkımızın destek vermesini istiyoruz."
Kütahya Hocalı şehitleri için Tunçbilek’te anma programı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi Tunçbilek Beldesi’nde Hocalı Soykırımı anma töreni gerçekleşti. 20. yüzyılın en büyük insanlık trajedilerinden biri olan Hocalı Soykırımı’nın yıl dönümü dolayısıyla Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tunçbilek beldesinde geniş katılımlı bir anma programı düzenlendi. Kütahya Azerbaycanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği ile Tunçbilek Belediyesi tarafından, Azerbaycan İstanbul Başkonsolosluğu’nun katkılarıyla organize edilen etkinlik, birlik ve beraberlik mesajlarına sahne oldu. Anma programı, belediye binası önünden Azerbaycan Parkı’na kadar süren yaklaşık bir kilometrelik "Saygı Yürüyüşü" ile başladı. Ellerde Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla gerçekleştirilen yürüyüşe Üniversiteli Azerbaycan öğrencileri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Tunçbilek Azerbaycan Parkı’nda gerçekleştirilen törene; Kütahya Valisi Musa Işın, Milletvekilleri Mehmet Demir ve Ahmet Erbaş, Azerbaycan İstanbul Konsolosu Zaur Allahverdizade, il ve ilçe protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Programda, Hocalı’da katledilen masum siviller rahmetle anılırken, yaşanan dramın dünya kamuoyu tarafından unutulmaması gerektiği vurgulandı. Törende konuşan Kütahya Valisi Musa Işın, Hocalı Soykırımı’nın insanlık vicdanında kapanmaz yaralar açtığını ifade etti. Vali Işın, "Hocalı’da yaşananlar sadece Azerbaycanlı kardeşlerimizin değil, tüm insanlığın ortak acısıdır. Benzer acıların bir daha yaşanmaması için bu büyük zulmü unutmamalı, unutturmamalı ve hafızalarımızı daima diri tutmalıyız" dedi. Programda Hocalı şehitleri için Kur’an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Katılımcıların parkta bulunan anıt önünde hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından anma etkinliği sona erdi.
İstanbul Dünyaca ünlü fotoğrafçı Ahmet Ertuğ Trendyol Sanat desteğiyle Venedik sahnesinde Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un ’Beyond the Vanishing Point’ sergisi, Venedik’te Avrupa’nın en prestijli sanat merkezlerinden biri olan Le Stanze della Fotografia’da kapılarını açtı. İlk kez bir Türk sanatçıya kapılarını açtığı belirtilen Le Stanze della Fotografia’daki sergi, Ayasofya’nın anıtsal kubbesinden Pantheon’un kusursuz geometrik dehasına kadar dünya mimarlık mirasını temsil eden şaheserlere ev sahipliği yapıyor. Sergi 6 Nisan’a kadar ziyaret edilebilecek. Trendyol Sanat, Türkiye’nin sanatsal birikimini Ahmet Ertuğ gibi küresel değerlerle uluslararası arenaya taşıyor. Dünya çapında tanınan mimar ve fotoğraf sanatçısı Ahmet Ertuğ’un "Beyond the Vanishing Point" adlı sergisi Trendyol Sanat’ın desteğiyle Venedik’te kapılarını sanatseverlere açtı. Serginin küratörlüğünü Denis Curti üstleniyor. Anıtsal iç mekanlar sergide Avrupa’nın en saygın sanat merkezlerinden Le Stanze della Fotografia’daki sergi, Ayasofya’dan Pantheon’a 29 büyük boyutta basılmış esere ev sahipliği yapıyor. Serginin en dikkat çekici eserlerinden biri olan Ayasofya, kırk penceresinden süzülen ışık halkası üzerinde adeta asılı duran merkez kubbesi ve anıtsal iç mekân kurgusuyla, mimari dehanın sınırlarını zorlayan ve zamansız bir huşu uyandıran bir başyapıt olarak öne çıkıyor. Sergide, Batı mimarisinin zirvesi olan; Roma’nın kusursuz geometrisi Pantheon ve Rönesans’ın sarmal estetiği Villa Farnese de dikkat çeken eserler arasında yer alıyor. İtalya’nın en önemli opera binalarından tarihi La Fenice Tiyatrosu da tüm ihtişamıyla Ertuğ’un kadrajından sanatseverlerle buluşuyor. "Mimariyi onu inşa edenlerin gözünden deneyimletiyorum" Erişimi kısıtlı veya gizli kalmış şaheserleri tüm görkemiyle gün yüzüne çıkaran Ahmet Ertuğ, serginin İtalya’nın mimari mirasına ve onun Akdeniz dünyasıyla kurduğu derin diyaloğa odaklandığını belirtiyor. 50 yılı aşkın süredir Anadolu, Avrupa, Akdeniz ve ötesine objektifini çeviren Ertuğ, Trendyol Sanat’ın desteğiyle yeni sergisini genişletme ve uluslararası bir platforma taşıma imkânı bulduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Bu tür iş birlikleri, Türk sanatçılarının yurt dışında kendi kültürel birikimlerini ve sanatsal derinliklerini görünür kılabilmeleri açısından büyük önem taşıyor. Doğru destek ve sürdürülebilir ortaklıklarla, Türkiye’nin sanat alanındaki birikiminin uluslararası ölçekte daha güçlü biçimde temsil edilebileceğine inanıyorum. Beyond the Vanishing Point sergisi mimarinin hem sürekliliği hem dönüşümü nasıl bünyesinde taşıdığını görünür kılıyor. Kültürleri, çağları ve coğrafyaları birbirine bağlarken, izleyiciyi çoğu zaman gizli, uzak ya da erişilmesi güç mekânlara davet ediyor. Mimarlık geçmişimden dolayı fotoğrafı yalnızca belgeleme aracı değil, bir yorumlama biçimi olarak görüyorum. Mimariyi, onu oluşturanların gözünden deneyimlemenin ve görünür hale getirmenin bir yolu." Türkiye’nin kültürel mirasını ve mimarisini yarım asır boyunca dünyaya tanıtan Ahmet Ertuğ, fotoğraflarını 810 inç büyük format bir körüklü kamera ve filmle çekiyor. Doğu ile Batı arasında yüzyılları aşan mimari bir bağ kuran sergi, Le Stanze della Fotografia’da 6 Nisan tarihine kadar gezilebilecek. Le Stanze della Fotografia, fotoğrafın modern ve çağdaş sanatın en ilgi çekici dillerinden biri olarak Venedik’te kendine özgü bir ’eve’ sahip olması gerektiği inancıyla 2012’de açıldı. Aralarında Sebastiao Salgado, Elliott Erwitt, Gianni Berengo Gardin, Helmut Newton, David LaChapelle, Letizia Battaglia, Ferdinando Scianna ve Mario De Biasi gibi önemli fotoğrafçıların da yer aldığı sergilerin ardından müzenin, Ahmet Ertuğ’un fotoğraf sergisiyle ilk kez bir Türk sanatçının eserlerine ev sahipliği yaptığı aktarıldı.
Yozgat Eriyen kar suları yazın kuruyan şelaleyi yeniden coşturdu Yozgat’ta yaz aylarında kuruyan şelale, eriyen kar suları ve etkili olan yağışların ardından yeniden çağlamaya başladı. Yaklaşık 10 metre yükseklikten akan su, bölgeye gelen doğaseverlere adeta görsel şölen sunan şelale dron kamerasıyla görüntülendi. Yozgat merkeze bağlı Evci köyünde bulunan şelale, kent merkezine 13 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Yaklaşık 500 metre uzunluğundaki bir vadinin ortasında bulunan ve düz duvar yapısıyla dikkat çeken şelale, özellikle son yağışlarla artan su debisiyle birlikte yeniden hayat buldu. Çevredeki dağlardan gelen sularla oluşan ve akışını sürdürerek Cemil Çiçek Barajı’na ulaşan şelale, Ramazan ayında da zaman geçirmek isteyen ziyaretçilerini ağırlıyor. Zorlu patika yolları aşarak şelalenin yanına kadar inen doğa tutkunlarının yanı sıra bazı ziyaretçiler ise vadiye hakim tepeden manzarayı izleyerek fotoğraf ve video çekmeyi tercih ediyor. Şelaleyi ziyarete gelen Mustafa Evcimen ise "Evci Şelalesi yağmurlardan dolayı çok güzel bir görüntüye kavuşmuş. Onun için geldik. Bütün Yozgatlılara tavsiye ederiz. Hakikaten de görülmesi değer bir güzel bir yer" ifadelerini kullandı. Yağışların ardından coşkun akan suyun oluşturduğu manzara, özellikle fotoğraf ve video tutkunlarının ilgisini çekiyor. Doğal güzelliğiyle dikkat çeken Evci köyü şelalesi, Yozgat’ta alternatif gezi rotaları arasında gösteriliyor.
Adana Coniler, Conolara komşu oluyor Adana’nın Yüreğir ilçesinde Amerika Birleşik Devletleri’ne ait yeni konsolosluk binasının inşasına başlandı. Conoların yaşadığı mahallede belirlenen alanın etrafı tel örgüyle çevrilirken, alana iş makineleri girdi. İnşaatın kısa sürede başlaması ve 4 yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor. Yüreğir ilçesi Özgür Mahallesi Girne Bulvarı üzerinde faaliyet gösteren Amerika Birleşik Devletleri Adana Konsolosluğu, Conoların yaşadığı Sinanpaşa Mahallesi’ne taşınacak. Yüreğir Otogarı’nın karşısındaki alan tel örgüyle çevrilip içerisine iş makineleri girerken inşaatın kısa süre içerisinde başlaması ve 4 yıl sürmesi bekleniyor. TOKİ’nin geri dönüşüme başladığı bölgede, yeni konsolosluk binasının inşa sürecinin başlamasıyla birlikte Sinanpaşa Mahallesi’nde altyapı yatırımlarının artması, çevre düzenlemelerinin yapılması ve plansız yapılaşmanın zamanla yerini planlı yerleşim alanlarına bırakması bekleniyor. Uzun süredir kentsel dönüşüm beklentisi içinde olan mahallede, kamu ve özel sektör yatırımlarının hız kazanacağı ifade ediliyor. "Ekonomimize can simidi olacak" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Karslıoğlu, "Bu tip projeler yapıldığı yerin çehresini değiştirir. Yüreğir’imizde TOKİ’nin projeleri ve konsolosluk binası bölgeyi canlandıracak. Bu tip projeler 3-4 yılda tamamlanır ve ekonomimiz açısından bir can simidi olur. Yüreğir’in önü açık. Hem TOKİ’nin bölgede proje yapması, hem de konsolosluğun yapılması Yüreğir’i canlandıracak, ilçenin geleceğini şekillendirecek" ifadelerini kullandı. "Konsolosluktan ümidimiz çok" Sinanpaşa Mahalle Muhtarı Arif Palalı ise yapılan yatırımın mahalle için dönüm noktası olduğunu vurguladı. Palalı, "Mahallemiz dönüşüm aşamasında ve bu çok güzel bir yatırım. İnşallah mahallemizi beraber dönüştüreceğiz. Mahallemizin bir an önce düzelmesini istiyoruz. Konsolosluktan ümidimiz çok. 4 yıl firmayla anlaşmaları varmış ve inşallah 4 yıl içerisinde el ele burayı dönüştüreceğiz" dedi. "İnşallah burası değişecek, gelişecek" Mahalle sakinleri de konsolosluk binasının yapılmasının bölgeye değer katacağını belirtti. Mahalle sakinlerinden Şükrü Çelik, "Yollarımız, parklarımız yapılacak. İnşallah burası değişecek, gelişecek. Burası eskiden fabrikaydı, sonra yıkıldı ve boş arazi kaldı. Boş arazi olmasındansa buranın konsolosluk olması, bölgenin çehresini değiştirecek" diye konuştu.