GÜNDEM - 08 Ekim 2025 Çarşamba 14:52

Diyarbakır’da 7 panel ve 15 atölye çalışmasının yer alacağı "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı

A
A
A
Diyarbakır’da 7 panel ve 15 atölye çalışmasının yer alacağı "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı

Diyarbakır’da 3 gün sürecek olan "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı.


Dicle Üniversitesi 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan Kongre Başkanı Doç. Dr. Özgür Altındağ, bugün binlerce yıllık tarihiyle medeniyetin beşiği olan, kültürel zenginliği ve insani çeşitliliğiyle her dönemde umut üretmiş Diyarbakır’da yeniden bir araya geldiklerini söyledi. Altındağ, "Diyarbakır, günümüzde yalnızca tarihsel mirasın değil, aynı zamanda bilimsel düşüncenin ve kültürel üretimin de önemli bir merkezidir. Bu buluşma, yalnızca bir kongrenin açılışı değil bilimin, vicdanın ve insanlığın kesiştiği bir yolculuğun devamıdır. Geçtiğimiz yıl ilkini düzenlediğimiz kongremizde yeşeren o ortak umut, bugün daha köklü, daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde karşınızda duruyor" dedi.


Uzm. Psikolojik Danışman ve Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Hayriye Müjde Erçetin ise, bu yıl ikincisini düzenledikleri Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi’nin temasını "21. Yüzyılda Ruh Sağlığı, Direnç ve Müdahale" olarak belirlediklerini söyledi. Erçetin, "Kongremizin hem geçen yıl hem de bu yıl Diyarbakır’da yapılmasını özellikle istedik. Çünkü Diyarbakır, tarih boyunca yeniden inşanın, bir araya gelmenin, dayanışmanın, aynı zamanda bilimin ve kültürün sembolü olmuş bir şehir. Ancak ne yazık ki bu anlamda kentimizin görünürlüğünü artırmak her zaman kolay olmuyor. İşte bu nedenle Diyarbakır’ı merkezine alan bu kongreyi düzenlemeyi bir misyon olarak benimsedik. Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği’nin temel amaçlarından biri de tam olarak budur. Geçen yıla göre katılımcı sayımızda ciddi bir artış yaşandı. Geçen yıl 9 davetli konuşmacımız vardı; bu yıl ise 17 davetli konuşma planladık. Bunlardan 3’ü Amerika’dan, onlarla online çalışma yapıyor olacağız. Konuşmaların bir bölümü çevrim içi olarak yapılacak. Bunun yanı sıra, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve üniversitelerinden gelen 14 değerli hocamız da Diyarbakır’da bizlerle olacak. Bu kongre, hem kentin görünürlüğü hem de ruh sağlığı alanında yürütülen çalışmaları güçlendirmek açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.


Erçetin, kongreye ruh sağlığı alanında çalışan veya bu alana ilgi duyan herkesin katılabileceğini söyledi. Erçetin, "Psikolojik danışmanlar, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri, psikiyatristler; mezunlar, uygulayıcılar ve özellikle son sınıf lisans öğrencileri bu kongrede yer alabilir. Öğrencilere mesleki gelişimlerini destekleyecek özel bir alan sunuyoruz. Kongremizde 7 panel ve 15 atölye çalışması gerçekleştirilecek. Bu yönüyle kongremiz, Türkiye’de ruh sağlığı temalı en kapsamlı organizasyonlardan biri olma özelliğini taşıyor" şeklinde konuştu.


Mesleki olarak kendilerini sürekli güncellemeye ve güçlendirmeye ihtiyaç olduğunu aktaran Erçetin, şu ifadeleri kullandı:


’’21. yüzyılda bilgi çok hızlı değişiyor; özellikle yapay zekânın gelişimiyle birlikte bu değişime ayak uydurmak daha da önemli hale geliyor. Bu nedenle ruh sağlığı profesyonellerinin ve öğrencilerinin bilgi, deneyim ve dayanışma içinde bir araya gelebilmesi için bu kongreyi çok değerli buluyoruz. Ruh sağlığı temalı bu ölçekte bir kongre, Türkiye’de ilk kez bu kapsamda gerçekleştiriliyor."



Diyarbakır’da 7 panel ve 15 atölye çalışmasının yer alacağı "2. Uluslararası Toplum ve Ruh Sağlığı Kongresi" başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.