GÜNDEM - 14 Ocak 2024 Pazar 09:25

Diyarbakır’da görevli kadın gassal: “Depremde bütün bir aileyi almak bizi çok etkiliyordu”

A
A
A
Diyarbakır’da görevli kadın gassal: “Depremde bütün bir aileyi almak bizi çok etkiliyordu”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığına bağlı Cenaze Hizmetleri ve Mezarlıklar Müdürlüğünde çalışan üç kadın gassaldan biri olan Fatma Çınar, “Depremde gelen araçta anne, baba, çocuklar; bütün bir aileyi almak gerçekten bizi çok etkiliyordu” dedi.


Büyükşehir belediyesi bünyesinde kentte çalışan üç kadın gassaldan biri olan Fatma Çınar (42), 4 yıldır bu işi yapıyor. Çınar, pandemi ve 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde kentte hayatını kaybeden insanları yıkadı.


Fatma Çınar, bu işi, manevi yönden insanların acılarını paylaşmak, teselli etmek ve sevap olduğu için yaptığını söyledi.


“Mezar kazanından kepçecisine, erkek imamdan kadın gassala kadar, birim olarak hazırlık yaparız” diyen Çınar, “Araç gider cenazeyi alır biz de burada teslim alırız. Burada yıkama işlemini gerçekleştiririz. Ondan sonra aileye yardımcı olabilecek şekilde cenaze aracıyla aile mezarlığı, asri mezarlık, neresi olursa olsun yardımcı olunur. Son dakikaya kadar bütün işlemler yapılır. Normal bir cenazede naylonsuz kefen kullanırız. Ama adli tıptan veya kanamalı cenaze olduğu zaman naylon kullanılır. Ölü, temiz bir cenaze ise 25-30 dakika arasında yıkanır. Kanamalı ise bizi uğraştıracaksa 40 dakikayı da bulur, süre değişiyor” dedi.



“Ama şu an anlatıyorum, o zamanki ruh halime döndüğümde gerçekten çok çok zordu”


Cesetlerin pandemi de kendilerine tek parça geldiğini, deprem sürecinde ise zarar görmüş halde geldiğini ifade eden Çınar, şöyle konuştu:


“2-3 gün geçtikten sonra koku dayanılmaz bir hal alıyordu. Yıkamadan çıktıktan sonra kıyafetlerimizi ne kadar yıkasak da koku siniyordu. Depremde gelen araçta anne, baba, çocuklar; bütün bir aileyi almak gerçekten bizi çok etkiliyordu. Günlerde geçti, eve gittiğimde yemek hazır olduğunda çocuklarımı çağırdığımda üzülüyordum, çağıramıyordum. Çünkü aklıma geliyordu. Baba ile erkek çocuğunu erkek imama teslim ediyoruz. Kız çocukları ile anneyi ben yıkıyordum. Çok zor bir süreçti. Pandemi de zordu. Ama şu an anlatıyorum, o zamanki ruh halime döndüğümde gerçekten çok çok zordu.”



“Adam gelip eşinin başında ağlar, af diler, helallik diler; çok şeye tanıklık ediyoruz”


Birinci derece bir yakını olduğunda yıkamaya girmek istemediğini kaydeden Çınar, “Bende çok etki bırakıyor. Herkesin hikayesini dinlediğiniz zaman bunu kafanızda tutmamanız lazım. Ayrı ayrı üzüldüğünüz zaman insan artık kendi dengesini kaybediyor. Aklımızda iz bırakanlar oluyor. Adam gelip eşinin başında ağlar, af diler, helallik diler. Çok şeye tanıklık ediyoruz. Bizde çok etki bırakanlarda var. Benimle birlikte 3 kadın gassal var. Vardiya sistemiyle çalışıyoruz. Günde bir kişi geliyor. 16 saat çalışıyoruz, ertesi güne diğer arkadaşımız geliyor. Eğitimi alıp sertifikamızı alıyoruz” diye konuştu.


İlk başladığı zaman adli tıptan cenaze var denildiğinde çok korktuğunu, çekindiğini aktaran Çınar, “Geldiği zaman bakardım, acaba nasıl bir şey yıkayacağız. Deprem sürecinde cenazeler adli tıptan geldiği için süreç bizi buna alıştırdı” ifadelerine yer verdi.



Diyarbakır’da görevli kadın gassal: “Depremde bütün bir aileyi almak bizi çok etkiliyordu”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara RTÜK Başkanı Daniş, Bosch’un reklam filmi ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Bosch’un reklam filme ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. RTÜK Başkanı Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Anne sevgisi; insan hayatındaki en derin, en kurucu ve en vazgeçilmez bağdır. Kainattaki tüm canlılara duyulan sevgi elbette kıymetlidir. Hayvanlara merhamet, bizim kültürümüzün de inancımızın da önemli bir parçasıdır. Buna itirazımız yok. Ancak anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez. Annelik; bir metafor, bir reklam dili ya da bir iletişim kurgusu değildir" dedi. Reklam filmi hakkında RTÜK tarafından inceleme başlatıldığını açıklayan Daniş, şunları kaydetti: "Annelik; bir nesli büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan en güçlü bağdır. Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır. Bu yaklaşım ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir. Bizler hem tüm canlılara duyulan sevgiyi savunuruz hem de annelik gibi yüce bir değerin değersizleştirilmesine karşı dururuz. Çünkü annelik reklamla tanımlanmaz, hayatla anlam bulur. Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı’ ilanıyla ortaya koyduğu vizyon da bize anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
Kars Kars’ta Möküz Çayı taştı: Evler ve ahırlar sular altında kaldı Kars’ta taşan çay evleri ve ahırları sular altında bıraktı. Ekipler, suyun önüne set çekerek ev ve ahırlarını taşkından korumaya çalıştı. Kars’ın Akyaka ilçesinde bir haftadır etkili olan yoğun kar erimesi ve sağanak yağışlar nedeniyle debisi yükselen Möküz Çayı, ilçeye bağlı Üçpınar Köyü’nü tehdit etmeye başladı. Debisinin yükselmesiyle yerleşim yerine kadar çıkan su, köy sakinlerinden Yurdakul Yıldırım’a ait ev, ahır ve samanlığa doldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Akyaka İlçe Özel İdaresi ve belediye ekipleri, selin etkisini azaltmak için hızlı bir şekilde müdahalede bulundu. Ekipler, taşkın sularının yerleşim alanlarına daha fazla zarar vermesini önlemek amacıyla çevredeki arazilerden toprak taşıyarak set oluşturdu. Yapılan çalışmalar sonucunda suyun yönü değiştirilerek taşkın kısmen kontrol altına alındı. Köyde büyük korku yaşandığını belirten Üçpınar Köyü sakinlerinden Uğurcan Yıldırım, "Sel nedeniyle devletimiz ve belediyemiz hemen yanımızda oldu. Ekipler hızlıca müdahale etti. Şu anda önlemler alındı ancak durumumuz hala zor. Çok dardayız" dedi. Köy Muhtarı İlkan Aydın’da köyü yükselen suyun tehdit ettiğini belirtti. Aydın, "Sağ olsun ekipler hemen müdahale etti. Suyun önüne set yapıyorlar. Şuanda her hangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. Öte yandan bölgede su seviyesi yakından takip ediliyor ve yeni bir taşkın riskine karşı ekiplerin hazır bekletiliyor. Eriyen kar ve yağan yağmurun Möküz Çayı’nın sularını daha fazla yükselmesi bekleniyor.
Bursa İnegöl’de dere taştı, çiftlik sahibi ve köpeği ölümden döndü: Nefes kesen kurtarma kamerada Bursa’nın İnegöl ilçesinde sağanak yağışla derenin taşmasıyla küçükbaş hayvan çiftliğini su basması sonucu mahsur kalan çiftlik sahibi ve köpeği itfaiye ekiplerince nefes kesen kurtarma operasyonuyla boğulmaktan kurtarıldı. Kurtarma anı kameraya saniye saniye yansıdı. Ekiplere teşekkür eden çiftlik sahibi Hüseyin Duymuş (63), Ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekerken, itfaiye ekiplerinin sular altında kalan bayrağımızı da çıkarması beğeni topladı. Olay saat 01.00 sıralarında İnegöl’ün kırsal Hasanpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Küçükbaş hayvan çiftliğine giden Hüseyin Duymuş(63), derenin bir anda taşması sonucu mahsur kaldı. Su seviyesinin yükselmesiyle çiftlik sular altında kalırken, çiftlik sahibi 112’yi arayarak yardım istedi. Olay yerine 112, Jandarma ve İtfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri sular altında kalan çiftlikte mahsur kalan Hüseyin Duymuş(63) için seferber oldu. Zamanla yarışan itfaiye ekipleri, sular içine girerek yoğun uğraşı sonucu önce çiftlik sahibinin köpeğini ardından da Hüseyin Duymuş’u kurtardı. İtfaiye ekiplerine, "Evim gitti. Herşeyim gitti. Çok üşüdüm. Allah razı olsun sizden" diyerek teşekkür eden Hüseyin Duymuş, kurtarılan köpeğine de sarılarak mutluluk gözyaşı döktü. Yaşadığı rahatsızlık sonucu yürümekte zorluk çeken çiftlik sahibi, İtfaiye ekiplerinin kollarında 400 metre ilerideki Ambulansa taşındı. Yürümekte zorluk çeken Hüseyin Duymuş’un ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekti. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen adam, Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kontrol amaçlı götürüldü. Çiftlikte küçükbaş hayvanların olmaması muhtemel faciayı önledi. Bayrak detayı takdir topladı Kurtarma çalışmaları sırasında itfaiye ekiplerinin sular altında kalan Türk bayrağını da sudan çıkarması, vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı.