EĞİTİM - 04 Ocak 2025 Cumartesi 14:32

Diyarbakır’da okul öncesi öğretmenleri 5 farklı atölyede öğrendiklerini öğrencilere aktaracak

A
A
A
Diyarbakır’da okul öncesi öğretmenleri 5 farklı atölyede öğrendiklerini öğrencilere aktaracak

Diyarbakır’da “Erken Çocukluk Eğitiminde Yenilikçi Yaklaşımlar” Projesi ile 120 okul öncesi öğretmeni, kurulan atölyelerdeki yenilikçi çalışmalardan yaralanarak öğrencilere aktaracak.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Karacadağ Kalkınma Ajansı iş birliğiyle gerçekleştirilen “Erken Çocukluk Eğitiminde Yenilikçi Yaklaşımlar Projesi”, 2-4 Ocak tarihlerinde Kayapınar Ertuğrul Gazi İmam Hatip Ortaokulu’nda başarıyla tamamlandı.


2019 yılında Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı 40 anaokulunda sağlanan malzeme ve kurulan atölyelerin daha aktif kullanılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan proje, erken çocukluk eğitiminde kaliteyi artırmayı ve öğretmenlerin mesleki gelişimine yenilikçi yaklaşımlarla katkı sunmayı hedefledi.


Diyarbakır’ın 17 ilçesinden 120 okul öncesi öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, oyun, lego, sanat ve tasarım, minikler için kodlama ile akıl ve zeka oyunları gibi yenilikçi temaları içeren atölye çalışmaları düzenlendi. Bu atölyeler, öğretmenlerin üretici yöntemleri eğitim süreçlerine entegre etme becerilerini geliştirmeyi amaçladı.


Alanında uzman eğitimcilerin liderliğinde düzenlenen atölyelerde, İstanbul Aydın Üniversitesi’nden Prof. Dr. Belma Tuğrul, Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zülfü Genç, Dicle Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Dr. Rabiha Arslan Yıldırım, Diyarbakır Bilim Sanat Merkezi’nden Dr. Perihan Efe, Elektronik Mühendisi Hüseyin Varlık ve Öğretmen Mehmet Baran katılımcılarla bilgi ve deneyimlerini paylaştı.


Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Proje Koordinatörü Nevzat Can, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karacadağ Kalkınma Ajansı iş birliği ile hayata geçen bu projenin adı ‘Erken Çocukluk Eğitiminde Yenilikçi Yaklaşımlar Projesi’ olduğunu söyledi.


Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın 2019 yılında 40’a yakın okula çeşitli malzemeler temin ettiğine değinen Can, “Burada öğretmen sirkülasyonu olduğu için biz de bu atölyeleri aktifleştirmek adına böyle bir eğitim planladık. 5 atölyeden oluşuyor. Her atölyede 24 öğretmenimiz var. Toplam 120 öğretmenimiz var. 3 gün istasyon şeklinde, her öğretmen 5 farklı atölyeden yararlanıyor. Öğretmenler burada yeni ve eskiyi harmanlayarak yenilikçi yaklaşımlar ortaya koyuyorlar. Burada kendi bilgi ve becerileri artıyor. Burada elde etikleri bilgi ve becerileri öğrencilerine aktaracaklar. Projelerin çarpan etkisi yüksek. Bu sene hayata geçirilen dördüncü proje oluyor. Toplam bine yakın öğretmene ulaşmış olduk. Öğretmenlerimizin mesleki gelişimlerine yönelik etkinlikler yapamaya devam ediyoruz. Proje bugün 3’üncü gününde. İlk gün açılış toplantısı oldu” dedi.


Prof. Dr. Belma Tuğrul, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın hazırladığı bir proje için hem açılış konferansını vermek üzere, hem de dört farklı grupta oyunlar öğretmek üzerine davet edildiğini ifade etti.


“Hepimizin yeni yöntemleri öğrenmeye ihtiyacı var” diyen Prof. Tuğrul, “Çünkü çocuklar bize yenilikleri öğrenme konusunda itici güç oluyorlar. Çocuklara ayak uydurmak için çocukların seviyesine çıkmak lazım. Onlar gibi düşünmeyi öğrenmek lazım. Burada oyun temelli öğrenme ortamlarında çocukların düşüncelerine ulaşabilmek için neler yapabiliriz bunun üzerine çalışıyoruz” diye konuştu.


Okul öncesi öğretmeni Nigel Baran ise, okul öncesi eğitimin eski tabularından çıkıp yenilikçi yaklaşımlar getirilmesi hedeflenmekte olduğunu kaydetti.


Çocukların daha çok eğitimin içine katılıp farklılıklarına yönlendirmeye çalıştıkları bir eğitim olduğunu aktaran Baran, “Bu kapsamda Prof. Dr. Belma Tuğrul hocamıza, Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğüne ve Karacadağ Kalkınma Ajansına çok teşekkür ederiz. Artık çocukları masada kağıt, kalem üzerinden kaldırıp hayatın içine daha çok alıp, her çocuğun bireysel farklılıklarına daha çok eğilmiş olacağız. Çocuklar artık kendi öğrenme biçimlerini kendileri şekillendirmiş olacak“ şeklinde konuştu.



Diyarbakır’da okul öncesi öğretmenleri 5 farklı atölyede öğrendiklerini öğrencilere aktaracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
Afyon Onlar artık vatansız değil Afyonkarahisar’da yaşayan ve kendilerini ‘vatansızlar’ olarak nitelendiren 8 kişilik ailenin vatan ve kimlik kazanma maratonu kamu kurumlarının iş birliği sayesinde mutlu sonla bitti. Afyonkarahisar’da Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları olmadığı için adeta hayalet gibi yaşayan, okula gidemeyen, işe girip çalışmayan ve erkeklerinin askere dahi gidemediği aile üyeleri, İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğü ile yargının duruma el atmasıyla kimliklerine kavuştu. İhlas Haber Ajansı’nın (İHA) 2023 yılında gündeme getirdiği ailenin durumuyla ilgili Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada aile üyelerinin kimliklerinin çıkarıldığı ve soy bağlarının oluşturulduğu belirtildi. Açıklamada, "Galip Cimbil’in ‘saklı nüfus’ çerçevesinde yaptığı başvuru, yürütülen detaylı inceleme, tahkikat ve yargı sürecinin ardından sonuçlandırıldı. Galip Cimbil ve ailesi Afyonkarahisar İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğünün titiz çalışmasıyla resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. 12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte ‘Kalip Gül’ adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi. Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı" denildi. Olayla ilgili aile üyelerinin DNA testleri de yapıldı Açıklamada olayla ilgili yargı sürecinin de titizlikle işlediğinin vurgulanırken şu ifadelere yer verildi: "Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken ayrıca Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava çerçevesinde DNA incelemeleri yapıldı. Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı. Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus çerçevesinde Türk vatandaşlığını kazandı."
Van Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yılı coşkuyla kutlandı Van’ın Erciş ilçesinin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü coşkuyla kutlandı. Kaymakamlık önündeki Atatürk büstüne çelenk sunumu, saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşma yapan Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, "108 yıl önce, 1915 yılında, Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin dönemlerinden birini yaşıyordu. Doğu Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Erciş de bu savaşın en ağır yükünü taşıyan yerlerden biri oldu. Rus İmparatorluğu ve onların desteklediği Ermeni çeteleri, bu toprakları işgal etti. Ancak Erciş halkı, vatanına, toprağına ve namusuna sahip çıkmak için kahramanca direndi. Bu büyük mücadelede Ali İhsan Paşa komutasındaki 4. Kolordu’ya bağlı birlikler Erciş’i düşman işgalinden kurtarmak için harekete geçti. Bu kolorduya bağlı birlikler, zorlu kış şartlarına rağmen büyük bir azimle savaşarak 1 Nisan 1918’de Erciş’i düşmandan temizledi. Erciş halkı da ordumuzla omuz omuza vererek, bağımsızlığı uğruna mücadele etti ve bu kutlu zaferin kazanılmasına katkı sağladı. Bugün bizler, bu aziz topraklarda özgürce yaşayabiliyorsak, bunu kahraman ecdadımızın gösterdiği fedakârlıklara borçluyuz. Onlar, canları pahasına vatanı savundular; bizlere düşen ise onların emanetine sahip çıkmak, birlik ve beraberlik içinde ülkemizi daha da ileri taşımak ve sahip çıkmaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, 1 Nisan 1918’de Erciş’in kurtuluşu için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmetle anıyor, kahraman gazilerimize minnetlerimi sunuyorum. Bizlere bu cennet vatanı emanet eden tüm ecdadımızı saygı ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Tenzile Ana Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan 1 Nisan Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü etkinlikleri izleyicilerin beğenisine sunuldu. Program şiir, müzik, halk oyunları, okul öncesi öğrencilerin gösterisi, gelin kaynana atışması, Erciş’ten geçen devletler gösterisi, Erciş’in düşman işgalinden kurtuluşu, meşalelerin yakılması, kurtuluş koşusu sonuçlarının açıklanması, ödül töreni, güzel sanatlar lisesi bando gösterisi, tören geçişi ile son buldu. Programa; Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, 108. Alay Komutanı Topçu Albay Murat Payas, Cumhuriyet Başsavcısı V. Aykut Kağnıcı, Emniyet Müdürü Uğur Ölmez, İlçe Jandarma Komutanı Murat Geniş, ilçe protokolü, siyasi parti başkanları, kurum amirleri, öğrenciler, öğretmenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.