SAĞLIK - 31 Temmuz 2025 Perşembe 13:54

Diyarbakır’da sıcaklıklarla birlikte hastanelere başvurular arttı

A
A
A
Diyarbakır’da sıcaklıklarla birlikte hastanelere başvurular arttı

Diyarbakır’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, hastanelere yapılan başvurularda artışa neden oldu. Termometrelerin 45 dereceyi aştığı şehirde özellikle yaşlı bireyler ve kronik hastalıkları olan vatandaşlar sağlık kuruluşlarına daha fazla yönelmeye başladı.


Kentteki kamu hastanelerinde günlük başvuru sayısı yaklaşık 2 bini bulurken, en yoğun bölümler arasında dahiliye ve acil servisler öne çıkıyor.


Koronavirüs salgını döneminden bu yana ilk kez bu ölçekte bir yoğunluk yaşanırken, sağlık görevlileri vatandaşlara gerekli hizmeti sunmaya devam ediyor.


Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan Dahiliye Uzm. Doç. Dr. İhsan Solmaz, mevsim normallerinin çok üzerinde bir hava sıcaklığının olduğunu, özellikle Diyarbakır gibi karasal iklimi olan yerlerde sıcaklığın daha fazla olduğunu söyledi. Solmaz, "Bizim özellikle yaşlı hastalarda, çocuklarda, kronik hastalığı olanlar da ya da Alzheimer, Demans gibi hastalığı olanlar da su tüketimine eksilme ile sıcakların artmasıyla, sıcak çarpmaları ile birlikte acile başvurular arttı. Son bir haftadır biz sağlık çalışanları olarak gözle görülür bir artışı görüyoruz. Acile başvuru sayıları arttı, servise yatan hasta sayılarımız arttı, yoğun bakıma yatan hasta sayılarımız arttı. Hepsi benzer klinikler; sıcağa maruz kalma, susuz kalma, böbrek yetmezliğine girme, tuz seviyesinde azalma veya artma ile birlikte acil servisine başvuran hastalar bunlar. Bunlar niye oluyor, bunlar genelde hava sıcaklığın çok fazla artmasıyla birlikte hissedilmeye kayıplarla terle, solunum yoluyla kaybedilen sıva açığının yerine konulmamasına bağlı oluyor. Biz bu hastaları kendi servislerimize yatırıyoruz hastaların serum takviyelerine, destek tedavilerini başlıyoruz ve kaybettiği sıvıyı yerine koyuyoruz. Çok rahat bir şekilde 24 saat, 48 saat içerisinde böbrek değerleri normale geliyor bu hastaların ve taburcu ediyoruz" dedi.


Koronavirüs zamanında da böyle bir salgın tarzında bir durum yaşandığını, pik yapıp hasta sayılarının acilde arttığını ve acili tıkanma seviyesine getirdiği durumları yaşandığını belirten Solmaz, "Hasta sayısında gözde görülür bir artış var mı? Evet, çok ciddi bir artış var. Bizim hastanemizde günlük yaklaşık 2 bin civarında bir hasta girişi oluyor yeşil, sarı ve kırmızı alanda. Bu hasta sayısında belli bir oranda bir artış var yüzde 15-20 oranında artış var ama artışın aslında nedeni sayıdan ziyade bütün hastaların bu tanıyla geliyor olması yani sıcağa maruz kalması, bulantı, kusma, şuur değişikliği gibi sıva açığı, böbrek yetmezliği ve tuz dengesinin bozulmasıyla gelen hastalar" diye konuştu.


Annesinin az su tükettiğini ve bu nedenden dolayı böbreklerinde sıvı kaybının oluştuğunu aktaran hasta yakını Kıymet Baran, "Annemin rahatsızlığından dolayı hastaneye geldik. Önce ‘kalp yetmezliği’ dediler ama ardından doktorların detaylı kontrollerinden sonra böbrek yetmezliği olduğu ortaya çıktı. Böbrek değerlerinin çok yüksek olduğunu bize aktardılar. Bunun nedeni de sıvı kaybının olduğunu, su tüketmediğinden kaynaklandığını söylediler. Bu tür hastaların özellikle yaşlıların, kronik hastaların çok fazla su tüketmeleri gerektiğini onlara söylememiz ve ikna etmemiz gerekiyor ama onlar bir türlü ikna olmuyorlar. Su içtiklerini söylüyorlar ama terleyerek su kaybettiklerinin farkında değiller. Günde en az 3 litre su içmeleri ve değerlerinin yerine gelmesi gerekiyor. Doktorumuzun yapmış olduğu serumlarla, tedavilerle değerler şu an çok iyi olduğunu söyledi. İnşallah bugün ya da en geç yarın sabah taburcu olabilirsiniz dendi. Özellikle kronik hastalara ve yaşlılara önerim bir evlat olarak annelerini, kaynanalarını ve tüm yaşlıları su içmeye ikna etsinler. Tek tedavileri budur" ifadelerini kullandı.



Diyarbakır’da sıcaklıklarla birlikte hastanelere başvurular arttı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bayburt Bayburt’ta engelli vatandaşa çarpıp kaçan sürücüye 15 bin lira ceza: "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" Bayburt’ta akülü tekerlekli sandalyesiyle yolun karşısına geçerken motosikletin çarpması sonucu yaralanan Engin Demir’e ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, ehliyetsiz sürücüyü ’taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan 15 bin lira adli para cezasına çarptırdı. Verilen kararı yetersiz bulduğunu belirten engelli vatandaş Demir, "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" diyerek, tepkisini dile getirdi. 31 Ağustos tarihinde Akşemseddin Caddesi’nde meydana gelen kazaya ilişkin gerekçeli kararda, Demir’in akülü tekerlekli sandalyesiyle yaya geçidinden geçtiği sırada motosikletin çarpması sonucu yaralandığı belirtildi. Dosyada yer alan bilirkişi raporunda ehliyetsiz sürücünün asli kusurlu, Demir’in ise kusursuz olduğu tespitine yer verildi. Mahkeme, sanık hakkında ’taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma’ suçundan önce 240 gün karşılığı adli para cezası belirledi. Yapılan indirimlerin ardından ceza, 150 gün karşılığı 15 bin lira adli para cezasına çevrildi. Kararda, cezanın 20 eşit taksitte ödenmesine hükmedildi. "Vicdanlarımız ikinci kez yaralandı" Kararın ardından yeniden konuşan Engin Demir, açıklanan hükmün kendilerini ikinci kez yaraladığını söyledi. Demir, "Bundan yaklaşık 6-7 ay önce bir trafik kazası yaşadım. Ehliyetsiz motosiklet sürücüsünün çarpması sonucunda akülü tekerlekli sandalyemle yola savruldum. Daha sonra vatandaşların ve sağlık ekiplerinin yardımıyla hastaneye kaldırıldım, tedavim yapıldı. Akabinde şikayetçi oldum, dava açıldı. 6 ayın sonunda karar açıklandı, açıklanan karar bizleri ikinci kez yaralamış oldu" dedi. Verilen cezanın vicdanları rahatlatmadığını ifade eden Demir, "Karşı tarafa 15 bin TL para cezası verilmiş. O gün benim yerimde yaşlı biri veya hamile bir kadın ya da çocuk da olabilirdi. Bu olayın ağır bir cezaya dönüşmesi için olay yerinde bizlerin ölmesi mi gerekiyor? Kanun, adalet bu mu? Tekrar vicdanlarımız yaralandı" diye konuştu. Karara itiraz edildi Açıklanan karara avukatıyla itiraz ettiklerini belirten Demir, "Umarız ki bu verilen karar tekrar dava edilir, suç unsuru oluşturulduğu tespit edilir ve örnek bir kararla bundan sonra yaşanacak kazaların da önüne geçmiş oluruz. Vicdanlarımızın rahat edeceği ve kamuoyu nezdinde saygı göstereceğimiz bir karar ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.