ASAYİŞ - 27 Aralık 2024 Cuma 14:34

Diyarbakır’daki Narin duruşması

A
A
A
Diyarbakır’daki Narin duruşması

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran cinayetine ilişkin dava, ikinci gününde devam ediyor. Mahkemede savunmasını yapan tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar, Narin’i kendisinin öldürmediğini sadece taşıdığını savundu.


Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile cesedi taşıdığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar, davanın ikinci duruşmasının ikinci gününde adliyeye getirildi. Mahkemede savunması istenen tutuklu sanık Nevzat Bahtiyar, ‘’Narini kesinlikle ben öldürmedim sadece taşıdım. Taşıma cezam ne ise razıyım. Cesedi Salim elleriyle bana verdi, şu anda yüzüne de söylüyorum. Kendisi bana işaret etti. Bunu parça parça yok et dedi. Şimdi bütün suçu üstüme yüklüyorlar. Herkes kendini savunmak için mücadele ediyor. Salimin avukatı hoş kelimeler söylemedi. Papağan, vahşi dedi. Papağan değilim, dağda olurdum papağan olsaydım. Vahşi de değilim. Ölü bir insanı vahşice niye aşağı atayım. Arka tarafta yer vardı oradan bıraktım. Susmam, ailem güvence olmadığı için sustum. Ailem cezaevine görüşmeye geldi güvence oldu. Emniyet, jandarma güvence altına aldı. Ne gördüysen söyleyeceksin dediler tamam dedim. Savcılığa gittim hepsini izah ettim. Papağan değilim, sen papağan gibi 2 saat konuştun. Cezaevine televizyon yok. 3 ay sigara içmedim, saçımı bile kesmedim. Ailem geldi hesabıma para attılar. Tıraşa da gittim, ihtiyaçlarımı aldım. Patlıcanı espri olsun diye dün söyledim. Ben devletten büyük değilim. Devlet yakalamıyor dedi. Haşa devletten büyük değilim. Kardeşim ne konuştuğunu bilmiyorsun. Yukarıda Allah var aşağıda devlet var. Benim gibi zavallı bir insan nasıl devletten büyük olur. Gazeteciler hiç kimse müdahale etmedi. Onları tanımıyorum ki onlarda beni doğru düzgün görmemişler. Yakalandığım gün ifadeye götürdüler. Tanıdığım hiç kimse yoktu sadece komutanlar vardı. Gazetecileri tanımıyorum. Aile güvencem olmadığı için yalana söylemek zorunda kaldım. Salim Güran bir şey söyledi. Araba konusunda Atakan konuştu. Arabayı vadeli verdim. 90 bin liraya vadeye verdim. Adam uğraştı satamadı. Salim’e söyledim al kendine para kazan. Bu para konusu da çıktı. Ev konusu çıktı. Bana evi kaça yapacaksın dedi. Bakmadan bir şey söyleyemem dedim. Sonra onu aradım. Hakkı 170 bin liradır, arkadaş ve akrabayız en son 150 bin yaparım dedim. Bana biri 140 bin lira teklif ettiğini söyledi. Bende beni kurtaramaz dedim. Yalan söylüyorlar. Ne demişsem odur. Sen beni çağırdın Narin’i teslim ettin, birde inkar ediyorsun. Ben inkar etmiyorum başkanım. Taşıma cezam ne ise razıyım. Suçumu kabul ediyorum. Onlarında mecburen kabul etmesi lazım. Suçu üstüme atıyorlar. Öldürmediğim suçu niye üstüme alayım’’ ifadelerini kullandı.


(YRT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’daki çifte cinayette şok gelişme: Sanık hakim karşısında "suçsuzum" dedi Bodrum’da anne ile kızının uçurumda ölü bulunmasıyla Türkiye’yi sarsan cinayet dosyasında kritik duruşma görüldü. Tutuklu sanık Andrej Kuslevic, hakim karşısına çıkarak suçlamaları reddetti ve tahliyesini talep etti. Olay, 2023 yılı Kasım ayında Bodrum Tavşanburnu mevkisinde meydana geldi. Emlakçılık yapan Irina Dvizova (42) ile kızı Dayana Dvizova (15), yol kenarındaki uçurumda ölü bulundu. Olayın ardından yurt dışına kaçan cinayet zanlısı Andrej Kuslevic, Mayıs 2024’te Prag’dan Münih’e giden otobüste yapılan sınır kontrolünde yakalanmış ve 6 Şubat 2026 tarihinde Türkiye’ye getirilmişti. "Suçsuzum, davanın bir an önce bitmesini istiyorum" Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Kuslevic, tercüman aracılığıyla savunma yaptı. Kuslevic, "Ben sadece suçsuz olduğumu ilan etmek istiyorum, bir an önce bu davanın bitmesini talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tahliye talebi: Dijital kelepçe veya ev hapsi Sanık avukatı, müvekkilinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti. Kuslevic ise kaçma şüphesi olmadığını öne sürerek, "Gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum. Tutukluluğuma itiraz ediyorum. En azından adli kontrol altında tahliyemi; dijital kelepçe ya da Bodrum’da ev hapsi şartıyla salıverilmeyi talep ediyorum. Ülkeden ayrılma niyetim yok. Sağlık durumum giderek kötüleşiyor" dedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı 13 Mayıs’a erteledi. Bir sonraki celsede savcının esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.
Samsun Samsun’da farkındalık günü coşkuya dönüştü Samsun’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, otizmli bireylerin ritimle buluştuğu renkli bir etkinlikle kutlandı. Valilik himayesinde Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Otizm İl İzleme ve Değerlendirme Kurulu iş birliğinde düzenlenen "Otizm Hayatın İçinde Yaşayan Çadır" temalı farkındalık etkinliği, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çadır alanında düzenlendi. 50’nin üzerinde kamu kurumu ve STK’nın stant açtığı çadırda, otizmli bireyler kadınlardan oluşan ritim grubunun konserinde göbek atarak sosyalleşti. Etkinlikte açılış konuşmasını gerçekleştiren Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü, "Bu etkinlik, yalnızca bir etkinlik alanı değil, otizmli bireylerimizin kendilerini ifade edebildikleri, ailelerimizin güç bulduğu ve toplumun empati ile buluştuğu kapsayıcı bir yaşam alanı. Bu etkinliğin kısa sürede hayata geçmesinin arkasında özverili bir ekip bulunmaktadır. Otizm bir eksiklik değil, farklı bir değişimin ve gelişimin biçimidir. Bizlere düşen sorumluluk ise bu farklılığı anlamak, kabul etmek ve her bireyin toplumsal hayatta adil bir şekilde yer almasını sağlamaktır. Bu etkinlik ile toplumsal kabulü artırmayı, birlikte yaşam kültürünü güçlendirmeyi ve otizmli bireylerimizin hayatın her alanında daha görünür olmasını hedefliyoruz. Unutmamalıyız ki her çocuk özeldir, değerlidir ve doğru destekle kendi potansiyeline ulaşabilir" dedi. Belediye olarak her zaman engelli bireylerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır ise "Otizmi sadece 2 Nisan’da hatırlamamalıyız. 365 gün otizmli özel çocukların farkında olmalıyız. Özellikle farklılıklarımızı kabul etmek zorundayız. Hepimizin farklı farklı eksiklikleri var. Bu farklılıklar bizim için zenginlik olarak ortaya konulmalıdır. Onlar bizimle birlikte yaşıyorlar. Onları görmeliyiz, anlaşıldıklarını fark etmeliyiz ve onlarla birlikte yaşamak, gelişmek ve ilerlemek durumundayız. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak özel çocuklarımızın her zaman yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. Bir gün boyunca süren etkinliğe ayrıca Canan Hançer Baştürk, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet İrfan Yetik, Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, Samsunspor futbolcuları Zeki Yavru, Celil Yüksel ve Yunus Emre Çift ile davetliler katıldı.
Samsun Samsun’da farkındalık günü coşkuya dönüştü Samsun’da 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü, otizmli bireylerin ritimle buluştuğu renkli bir etkinlikle kutlandı. Valilik himayesinde Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Otizm İl İzleme ve Değerlendirme Kurulu iş birliğinde düzenlenen "Otizm Hayatın İçinde Yaşayan Çadır" temalı farkındalık etkinliği, Cumhuriyet Meydanı’ndaki çadır alanında düzenlendi. 50’nin üzerinde kamu kurumu ve STK’nın stant açtığı çadırda, otizmli bireyler kadınlardan oluşan ritim grubunun konserinde göbek atarak sosyalleşti. Etkinlikte açılış konuşmasını gerçekleştiren Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü, "Bu etkinlik, yalnızca bir etkinlik alanı değil, otizmli bireylerimizin kendilerini ifade edebildikleri, ailelerimizin güç bulduğu ve toplumun empati ile buluştuğu kapsayıcı bir yaşam alanı. Bu etkinliğin kısa sürede hayata geçmesinin arkasında özverili bir ekip bulunmaktadır. Otizm bir eksiklik değil, farklı bir değişimin ve gelişimin biçimidir. Bizlere düşen sorumluluk ise bu farklılığı anlamak, kabul etmek ve her bireyin toplumsal hayatta adil bir şekilde yer almasını sağlamaktır. Bu etkinlik ile toplumsal kabulü artırmayı, birlikte yaşam kültürünü güçlendirmeyi ve otizmli bireylerimizin hayatın her alanında daha görünür olmasını hedefliyoruz. Unutmamalıyız ki her çocuk özeldir, değerlidir ve doğru destekle kendi potansiyeline ulaşabilir" dedi. Belediye olarak her zaman engelli bireylerin yanında olmaya devam edeceklerini ifade eden Samsun Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır ise "Otizmi sadece 2 Nisan’da hatırlamamalıyız. 365 gün otizmli özel çocukların farkında olmalıyız. Özellikle farklılıklarımızı kabul etmek zorundayız. Hepimizin farklı farklı eksiklikleri var. Bu farklılıklar bizim için zenginlik olarak ortaya konulmalıdır. Onlar bizimle birlikte yaşıyorlar. Onları görmeliyiz, anlaşıldıklarını fark etmeliyiz ve onlarla birlikte yaşamak, gelişmek ve ilerlemek durumundayız. Samsun Büyükşehir Belediyesi olarak özel çocuklarımızın her zaman yanında olduk ve olmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. Bir gün boyunca süren etkinliğe ayrıca Canan Hançer Baştürk, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet İrfan Yetik, Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, Samsunspor Futbol Direktörü Fuat Çapa, Samsunspor futbolcuları Zeki Yavru, Celil Yüksel ve Yunus Emre Çift ile davetliler katıldı.
Rize Rize U18 finali hükmen değil, sahada tamamlandı Rize U18 Ligi play-off final maçında yaşanan bir sakatlık sonrası futbolcuların takım arkadaşları için üzülerek oyuna devam edememesi nedeniyle ertelenen maç, iki kulübün talebi üzerine hükmet galibiyet kararı uygulanmadan kaldığı yerden devam etti. Karşılaşma 1-0 Rize Belediyespor’un üstünlüğü ile sona erdi. Geçtiğimiz günlerde oynanan Rize U18 Ligi play-off final maçının 6. dakikasında Rize Belediyespor kalecisi İlkaycan Nedim Sönmez ile Veliköyspor futbolcusu Bedir Salih Kazancı hava topu mücadelesinde çarpışınca yere düşen 16 yaşındaki Kazancı’nın dili boğazına kaçtı. Sağlık görevlisinin anında müdahale ettiği ve Rize Belediyespor Antrenörü Muhammet Akarsu’nun da çabasıyla futbolcunun nefes alması sağlandı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne haber verilmesi üzerine sahaya gelen ambulans ile genç futbolcu Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Veliköysporlu futbolcular ve takımın antrenörü yaşanan üzücü olay nedeniyle uzun süre gözyaşlarını tutamadı. Veliköysporlu futbolcular ve teknik heyet karşılaşmanın devam etmesini de istemediler. Hakem Yücel Büyük, her iki takım teknik heyetiyle yaptığı görüşmenin ardından müsabakayı erteledi. Mücadelenin ertelenmesinin ardından kulüplerin TFF’ye karşılıklı talebi doğrultusunca mücadele kaldığı yerden devam etti. İki kulübün de yaşanan üzücü olayın ardından maça devam etme isteği fair-play örneği oldu. Karşılaşma da 1-0 Rize Belediyespor’un üstünlüğü ile sona erdi. Rakiple aralarında çekişmeli maçlar oynadığına değinen Rize Belediyespor Antrenörü Cengiz Uçak, "Gruplardaki maçımız iki takımın da attığı penaltılarla 1-1 bitmişti. İkinci maçta yaşanan talihsiz olay nedeniyle yarıda kaldı. Rakip takımın santrforunun dili boğazına kaçtığı için talihsiz bir olay yaşadık. Yenen takım ilimizi temsil edecek" dedi. Emre Terzi: "Şampiyonluktan daha önemli olan sporcu sağlığını düşünürüz" Hükmen 3-0 galip gelebilecekleri şampiyonluk maçında sporcu sağlığının şampiyonluktan daha önemli olduğunu düşünerek hareket ettiklerini dile getiren Rize Belediyespor Kulüp Yöneticisi Emre Terzi, "Son maçta talihsiz bir olay yaşadık. Bedir isimli futbolcumuzun sakatlığı ile alakalı üzücü bir olay yaşadık. Sonrasında fair-play çerçevesinde iki kulüp olarak gerekli dilekçelerimizi verdik. Neticesinde şu an final maçımızı oynadık. Karşılıklı dilekçeler verdik. Eğer vermeseydik maç sonucu olarak 3-0 hükmen galip gelecektik ve şampiyon biz olacaktık. Ama şampiyonluktan daha önemli olan sporcu sağlığını düşünürüz. O nedenle maçın yeniden oynanmasını canıgönülden istedik" ifadelerini kullandı. Muhammet Akarsu: "Biraz tereddüt ettim ama çocuğun o durumunu görünce müdahale etme hissiyatı içimde doğdu" Sağlık personeli ile birlikte ilk müdahaleyi yapanlardan biri olan Rize Belediyespor Antrenörü Muhammet Akarsu, "Yedek kulübesindeydim. İlk etapta normal bir sakatlık sandım ama olayın vahametini görünce hemen koştum. Gördüğüm manzara karşısında biraz tereddüt ettim ama çocuğun o durumunu görünce müdahale etme hissiyatı içimde doğdu. Allah’a şükür güç kuvvet verdi ve çocuk bugün rakip olarak karşımızda sahaya çıkacak" cümlelerine yer verdi. Veliköyspor Antrenörü Ercan Yazıcı ise, "Maçın başlarında bir üzücü hadise meydana geldi. Rakip kaleci ile bizim santrforumuz çarpıştı ve çocuğun dili boğazına kaçtı. İlk yardım bilsek de bu işin içerisinden çıkılacak bir durum değildi. Çocuğun dili boğazına kaçtı ve hepimiz çok acemiydik. O acemilikle ne yapacağımızı bilemedik. O nedenle biz de dedik ki bu final maçı bir daha tekrarlansın. Profesyonel donanımlı sağlık ekibi gelsin, burada olsun. Sağ olsun yetkililer sesimize kulak verdi ve buraya bize tam donanımlı bir sağlık ekibi gönderdiler. Bu hadisenin bir milat olması lazım. Amatör maçlarda saha dışında profesyonel ekip olmuyor. Polis olmadığında maç başlatılmıyor ama sağlık ekibi olmadığında maç başlatılabiliyor. Biz maçın o gün devam edemeyeceğini düşündük. Sağ olsun rakip takım da bizim gibi düşündü ve maç yeniden oynandı" diye konuştu.