ASAYİŞ - 31 Ocak 2025 Cuma 17:18

Narin Güran cinayeti davasında yeni gelişme: Savcılıktan Nevzat Bahtiyar’ın cezasına itiraz

A
A
A
Narin Güran cinayeti davasında yeni gelişme: Savcılıktan Nevzat Bahtiyar’ın cezasına itiraz

Diyarbakır’da 8 yaşında öldürülen Narin Güran cinayeti davasında Cumhuriyet Başsavcılığı, Nevzat Bahtiyar’a verilen cezaya itiraz ederek ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi için İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu.



Merkez Bağlar ilçesi kırsal Tavşantepe Mahallesi’nde öldürülen 8 yaşındaki Narin cinayetine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında açılan davada, "delilleri yok etme’’, "gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası alan Nevzat Bahtihar’ın aldığı cezaya soruşturma savcısı tarafından itiraz edildi.


Savcı, İstinaf Mahkemesi’ne sunduğu 3 sayfalık itiraz dilekçesinde, Nevzat Bahtiyar’ın "suç delillerini yok etme" suçundan değil, ’’iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle ceza alması gerektiğini belirterek, itiraz dilekçesinde Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası kararının mütalaaya aykırı olduğu ifadelerine yer verdi.


Dilekçede, dava kapsamında Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunduğu mütalaayı yineleyerek, Nevzat Bahtiyar’ın verdiği birçok ifadenin çelişkili olduğuna dikkat çekti. Bahtiyar’ın Narin’in cansız bedenini dereye taşımakta pişmanlık sergilemediği belirtilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:


"Sanığın beyanlarına göre; bir çocuğun bedeninin gömülmesi teklifi karşısında tereddüt dahi etmeden teklifi kabul etmiş, büyük bir soğukkanlılıkla bu eylemleri gerçekleştirmiştir. Sanığın ifadelerinin aksine bu durumdan en ufak bir rahatsızlık dahi duymamıştır. Sanık Nevzat, Narin Güran’ın cansız bedenini gömdükten sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatına devam etmiş ve hiçbir aşamada gerçek bir pişmanlık sergilememiştir. Sanığın salt bir tehditle bu olaya karışmış olma ihtimali bulunmadığından olayın başından itibaren diğer sanıklarla iştirak iradesiyle öldürme eylemi üzerinde hâkimiyet kurmuştur. Narin’in öldürüldüğü tarihten cansız bedeninin bulunduğu tarihe kadar geçen süre, bu süre içerisinde suç delillerinin bulunamaması (Adli Tıp Kurumları tarafından yapılan onlarca araştırmalara rağmen herhangi bir delilin bulunmaması, delil bulunmayışına sebebin ise söz konusu cansız bedenin uzunca süre suyun içerisinde kalması) karşısındaki bu durum iştirak iradesini ortaya koyan Nevzat Bahtiyar yönünden iştirak içerisinde konumlandığı yerin adeta bir nişanesi ve göstergesidir."


Soruşturma savcısı, Nevzat Bahtiyar’ın diğer sanıklar ile birlikte Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğunu görüşünü belirtiği dilekçesinde, "Sanık Nevzat Bahtiyar’ın ilk andan itibaren Narin Güran’a ait cansız bedeni sanık Salim Güran’dan alarak çuval içerisinde Eğertutmaz deresine bıraktığı yönündeki beyanları, cansız bedenin içinde bulunduğu çuval ile sanık Nevzat’ın ahırında bulunan çuvalların benzer ve numaralarının ardışık olduğu yönündeki tespitler, dosyada mevcut kamera kayıtları HTS-daraltılmış baz raporu ile sanık Nevzat Bahtiyar’ın fiilen kullanmakta olduğu kırmızı arabayla Narin Güran’a ait cansız bedeni son olarak alınan beyanında belirttiği gibi ikametten aldığı ve bıraktığı Eğertutmaz deresine gittiğinin belirlendiği, olay günü ve olay saatinde arkadaşı olan sanık Salim Güran ile birlikte Narin Güran’ın ikametine girdiklerinin ve birlikte hareket ettiklerinin tespiti karşısında kovuşturma aşamasında da sürdürdüğü tutumu göz önüne alındığında diğer sanıklar ile birlikte Narin’in öldürülmesine ilişkin iştirak iradesi içerisinde olduğu, söz konusu sanıkların eylemleri noktasında iştirak tanımı değerlendirildiğinde; müşterek faillikte fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı "fail" konumundadır. Fiil üzerinde ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suç ortaklarının, suçun işlenmesinde yaptıkları katkının, diğerinin fiilini tamamladığı durumlarda da müşterek faillik söz konusu olacaktır. Kişinin eyleminin, bir suça katılma aşamasına ulaşıp ulaşmadığı, ulaşmışsa da suça katılma düzeyinin belirlenmesi için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılmasında verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, olay sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Müşterek faillikte aranan en önemli unsurlardan birisi, kişinin suçun işlenişi sırasında fiil üzerinde ortak hakimiyetinin bulunmasıdır. Bu halde, suçun gerçekleştirilmesi amacıyla, fiilin icrasına katkıda bulunan suç ortaklarının tamamının, bu katkıları dolayısıyla sorumlulukları bulunmaktadır. Bu doğrultuda Sanık Nevzat Bahtiyar’ın eylemine uyan TCK 37 delaletiyle TCK’nın 82/1-e maddesi kapsamında kalan "İştirak Halinde Çocuğa Karşı Kasten Öldürme" suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunu oluşturduğundan bahisle TCK’nın 281/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi karşısında istinaf kanun yoluna başvuru hususu hasıl olmuştur" ifadelerini kullandı.


Dilekçede ayrıca, "Narin Güran davasında yargılama gideri olan 1 milyon 548 bin 547,76 TL’nin sanıklar Yüksel Güran, Enes Güran, Salim Güran ve Nevzat Bahtiyar’dan eşit şekilde tahsiline karar verilmesi gerektiği karşısında istinaf kanun yoluna başvuru hususu hasıl olmuştur" denildi.


Mahkeme heyeti, 28 Aralık 2024’teki duruşmada oy birliğiyle aldığı kararla tutuklu sanıklar anne Yüksel, ağabey Enes ve amca Salim Güran’ın "iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Narin’in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi’ne sakladığını itiraf eden Nevzat Bahtiyar’ın da "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 4 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmalarına ve tutukluluk hallerinin devamına karar vermişti.


(RK-Y)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay: "Genç Seyyah projemizle bu yıl 25 bin 920 öğrencimizi daha İstanbul ile buluşturacağız" Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından Konya genelindeki 11. sınıflar için hayata geçirilen "Genç Seyyah" projesi ile öğrenciler yüksek hızlı trenle İstanbul’u yakından tanıyor. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Genç Seyyah projesinin başlaması sebebiyle yaptığı açıklamada, bu yıla kadar "Atabey Gençliği Ecdadın İzinde" ismiyle sürdürdükleri 11. sınıf öğrencilerine yönelik yüksek hızlı trenle İstanbul gezilerine 112 bin 576 öğrencinin katıldığını hatırlattı. "Gençlerimizin ecdadımızın izlerini taşıyan şehirleri görmesini, bu toprakların ruhunu yerinde hissetmesini çok önemsiyoruz" "Genç Seyyah" projesi kapsamında bu yıl Konya genelindeki 11. sınıf öğrencilerine yönelik İstanbul tarih ve medeniyet gezilerini başlattıklarını ifade eden Başkan Altay, "Gençlerimizin ecdadımızın izlerini taşıyan şehirleri görmesini, bu toprakların ruhunu yerinde hissetmesini çok önemsiyoruz. Bu yıl 31 ilçemizden 25 bin 920 öğrencimize daha ecdadımızı, tarihimizin izlerini ve medeniyet birikimimizi yerinde anlatacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Yüksek hızlı tren ile 54 sefer olarak planladığımız gezilerimizin ilk turu başladı. Gezilere katılan evlatlarımıza ve bu konuda bize destek veren ailelerine teşekkür ediyorum. Umarım her bir öğrencimiz gezilerden güzel hatıralar biriktirerek dönerler. Bu yılla birlikte projemize katılan öğrenci sayısı 138 bin 496 olacak. Gençlerimizin her alanda en iyi şekilde yetişmesi için çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz. Hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. İstanbul’u yakından gören öğrenciler heyecanlı Görüşlerini paylaşan öğrenciler de geziye katılarak İstanbul’un tarih ve kültür değerlerini yakından görme fırsatı buldukları için çok heyecanlı olduklarını dile getirerek, bu imkanı kendilerine sunduğu için Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Öğrenciler "Genç Seyyah" programı çerçevesinde İstanbul’un önemli tarihi ve turistik mekânlarını ziyaret ediyor. Büyük Çamlıca Camii, Gülhane Parkı, Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii ve Meydanı’nı gezen gençler tekneyle yapılan boğaz turuyla da şehrin köklü tarihine tanıklık ediyor. Trendeki çeşitli aktivitelerle yolculuk daha keyifli hale geliyor Seyahat süreci de öğrenciler için ayrı bir deneyime dönüşüyor. Yüksek hızlı tren yolculuğu sırasında düzenlenen canlı müzik performansları, ritim oyunları, yarışmalar ve çeşitli ödüllü etkinliklerle gençler hem eğleniyor hem de sosyalleşme imkânı buluyor. Renkli anlara sahne olan yolculuk, öğrenciler için unutulmaz bir İstanbul hatırasına dönüşüyor.