ASAYİŞ - 23 Aralık 2024 Pazartesi 09:49

Şehit yakınları ve gazi ailelerinden Devlet Bahçeli’nin açıklamasına tam destek

A
A
A
Şehit yakınları ve gazi ailelerinden Devlet Bahçeli’nin açıklamasına tam destek

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Kürtler bizim öz kardeşimizdir. Terör örgütü iki cihan düşmanımızdır” açıklamalarına şehit yakınları ve gazilerden tam destek geldi.


15 Temmuz Demokrasi Şehitleri, Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tespitleri ve söylediklerinin son derece önemli olduğunu dile getirdi. Gündüz, “Her zaman önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışıyla hareket eden devlet adamı Devlet Bahçeli’nin, ‘Kürtler bizim öz kardeşimizdir. Terör örgütü iki cihan düşmanımızdır’ şeklindeki açıklamalarına sonuna kadar destek veriyoruz. Türkler ile Kürtler bugün ortak düşmanlar ve ortak tehlikeler karşısındadır. Bu tehlikelerden ancak ortak bir kararlılıkla kurtulabiliriz. Türkler ile Kürtlerin birbirini sevmesi her iki taraf için hem dini hem de siyasi bir öneme sahiptir. Devleti bilen devlet adamı Dr. Devlet Bahçeli’nin tarihi tespitleri son derece önemlidir. Türkiye için doğruları korkusuzca savunan, mîllî duruşu her şeyin üstünde tutan Devlet Bahçeli’nin her konuşması her açıklaması, yılların birikimi, vatan sevgisi ve Türk milletine olan derin bağlılığının yansıması olan, köklü bir davanın liderinin ifadeleridir. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa, Türk değildir. Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa, Kürt değildir. Coğrafya, birçokları için kader olabilir. Ama konu Türk milleti olduğunda, coğrafya bir destana dönüşür. Türk milleti ne olursa olsun, bölünmez, yıkılmaz. Birlik ve beraberliğimizle her zorluğun üstesinden geliriz. Bizim için coğrafya, fedakarlıkla yazılan bir kaderdir gibi önemli açıklamaları olan Devlet Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadelesinde her zaman hem en önde, hem en net kararlı duruşunu sergileyen en önemli liderlerden biridir” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Dikili Devlet Hastanesi’nde fizik tedavi ünitesi hizmete giriyor İzmir Dikili Devlet Hastanesi, bünyesinde kurulan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi ile sağlık hizmetlerini genişletiyor. Yeni ünite, 6 Nisan 2026 itibarıyle ayaktan hasta kabulüne başlayacak. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, ünitenin günlük yaklaşık 100 hasta kapasitesiyle hizmet vereceği bildirildi. Böylece bölgedeki fizik tedavi ihtiyacının önemli ölçüde karşılanmasının hedeflendiği ifade edildi. Modern tedavi alanları oluşturuldu Yeni ünitede farklı tedavi ihtiyaçlarına yönelik donanımlı alanlar hazırlandı. Bu kapsamda; 2 elektroterapi odası, rehabilitasyon odası, parafin tedavi odası, whirlpool (su içi terapi) odası oluşturuldu. Kurulan altyapı ile hastalara kapsamlı ve çok yönlü fizik tedavi hizmeti sunulması planlanıyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi’nde birçok alanda tedavi hizmeti verileceği açıklandı. Ünitede; nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, geriatrik rehabilitasyon, romatizmal hastalıklar için tedavi süreçleri yürütülecek. Ayrıca bel, boyun, diz ve kalça rahatsızlıkları ile omuz ve dirsek problemleri başta olmak üzere kas-iskelet sistemi hastalıklarına yönelik uygulamaların da gerçekleştirileceği belirtildi. Sevk ihtiyacının azaltılması hedefleniyor Hastane Müdürü İbrahim Şimşek, yeni ünitenin bölgedeki sağlık hizmetlerinin kapasitesini artıracağını ifade etti. Ünitenin hizmete girmesiyle birlikte, hastaların farklı merkezlere sevk edilme ihtiyacının azalmasının beklendiği kaydedildi. Ayrıca Dikili ve çevresinde yaşayan vatandaşların fizik tedavi hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişim sağlamasının amaçlandığı bildirildi.
Kahramanmaraş Kendi yaptığı torna ile el emeğini sanata dönüştürüyor Kahramanmaraş’ta emekli vatandaş, almak istediği bir bilekliğin pahalı olmasıyla başladığı hobi serüvenini geliştirerek kendi yaptığı torna makinesiyle üretime başladı. Yaklaşık 10 yıldır el emeğiyle üretim yapan vatandaş, kurduğu amatör atölyede bileklikten tespihe, ahşap ürünlerden deri eşyaya kadar birçok ürün ortaya çıkarıyor. Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli memur Mustafa Çot, hobisini zamanla geliştirerek kendi üretim araçlarını da yapmaya başladı. Fiyatlarının yüksek olması nedeniyle çözümü kendi imkanlarıyla üretmekte bulan Çot, küçük motorlar ve mandren kullanarak amatör bir torna sistemi kurdu. Mustafa Çot, bu sayede tespih başta olmak üzere birçok ürünü kendi atölyesinde üretmeye başladı. Pandemi döneminde evde geçirdiği zamanı fırsata çeviren Çot, üretim alanını genişleterek deri ve doğal taş ürünlere de yöneldi. Atık malzemeleri değerlendirerek oluşturduğu atölyesinde bileklik, tespih, kuksa, çerezlik ve deri cüzdan gibi birçok ürünü el emeğiyle hazırlayan Çot, zamanla çevresine de bu işleri öğretmeye başladı. Mustafa Çot, ürünleri kendisinin tasarlayıp yaptığını belirterek, "Bazı ürünleri dışarıda görüyoruz, hayranlıkla bakıyoruz ama ya pahalı buluyoruz ya da bulamıyoruz. Biz de farklı platformlardan takip ederek bunların yapımını öğrendik. Hem hobi oldu hem de stres atmamıza vesile oldu. Ortaya bir ürün çıkarmak gerçekten insana haz veriyor. Doğal taşlarla tanıştık. Bu taşları ham haliyle, işlemeden taka haline getirdik. Ahşaplardan kuksa yaptık, çerezlik yaptık. Evde kullanımı da çok hoş oluyor. Doğada vakit geçirmeyi seviyoruz. Dağlarda, ormanlarda yürüyüş yapıyoruz. Çantamızın kenarına bir kuksa koyuyoruz. Pınarlardan su içiyoruz, çayımızı, ayranımızı içiyoruz. Hem doğal hem sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Bir yürüyüşte andız ağacı ve meyvesiyle tanıştık. Daha önce andız tespihini duymuştuk ama nasıl yapıldığını bilmiyorduk. Onu da öğrendik" dedi. "El işiyle uğraşmak zihni dinlendiriyor" Bu işleri yapmaya yaklaşık 10 yıl önce başladığını belirten Çot, "Torna makinesi gerekiyordu ama fiyatlar yüksekti. Biz de küçük motorlar alarak, mandren bağlayarak kendi amatör tornamızı yaptık. Bir kaynakçı arkadaşımızdan destek aldık. O şekilde tespih yapmaya başladık. Zamanla geliştirdik. Pandemi döneminde evde kaldık. ’Ne yapabiliriz’ diye düşündük. Bu süreçte deriyle tanıştık. Deri nasıl kesilir, nasıl delinir öğrendik. Kendi cüzdanlarımızı, çantalarımızı yapabilecek duruma geldik. Sadece kendimize değil, çevremize de öğretmeye çalışıyoruz. Paracord bileklik yapıyoruz. Doğada çok işe yarıyor. Ayrıca makrome düğüm tekniğiyle evde salıncak bile yaptık. Herkes bir hobi edinmeli. Uzmanlar da söylüyor, el işiyle uğraşmak zihni dinlendiriyor. Gençler sadece telefon ve sosyal medyada vakit geçirmesin. Bir şeyler üretsinler. Bu işler hem terapi oluyor hem de isteyenler için gelir kapısı olabilir. İlaca gerek yok bu şeylerle uğraştığınız da kendinizi tedavi etmiş oluyorsunuz" dedi.