ÇEVRE - 03 Nisan 2026 Cuma 10:36

Taşların üzerindeki yosunları kına gibi kullanıyorlar

A
A
A
Taşların üzerindeki yosunları kına gibi kullanıyorlar

Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde vatandaşlar, yağış sonrası taşlar üzerinde oluşan yosunları kına yerine kullanıyor.


İlçede ilkbaharın gelişiyle çıkan doğal kına, kırsal kesimlerde halen tercih ediliyor. Yağışlarla birlikte taşlar üzerinde meydana gelen yosunlar dövülüp toz haline getirildikten sonra kına gibi hazırlanarak kullanılıyor. Petekkaya Mahallesi’nde yaşayan Engin Pamukci, doğal kınanın öğütülüp suyla karıştırıldığını belirterek, "Hamurumsu bir kıvam elde ediliyor. Hamur kıvamına getirilen bu oluşum kına gibi olup, vücutta istenilen bölgeye sürülüyor. Dakikalar sonra kına sürülen bölge yıkanıp, kına güzelliği ortaya çıkartılıyor. Doğal kına geçmişten beri var. Çocukken hayvanları merada otlatırken bizler de ellerimize bu kınalardan yapıyorduk. Çocukluğumuzdan geriye kalan çok güzel birer anı. Kırsal bölgelerde halen kullanılıyor" dedi.



Taşların üzerindeki yosunları kına gibi kullanıyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sinop Sinop’ta turizm yatırımlarına dev destek Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen "2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı" kapsamında, Sinop’ta gerçekleştirilecek beş yıldızlı konaklama tesisi yatırımlarına 301 milyon TL’ye varan dev destek sağlanacağı duyuruldu. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ve Sinop Valiliği iş birliğiyle hayata geçirilen program, kentteki turizm potansiyelini en üst seviyeye çıkarmayı hedefliyor. Yayınlanan teşvik ilanına göre, Sinop’ta modern ve yüksek kapasiteli turizm tesisi kurmak isteyen yatırımcılara çok yönlü bir destek paketi sunuluyor. Açıklanan teşvik paketine göre, yatırımcılara sunulacak nakdi destek tutarı yatırım bedelinin yüzde 15’ine kadar ulaşabilecekken, faiz ve kâr payı desteği tercih edilmesi durumunda bu oran yüzde 20’ye kadar çıkabilecek. Her iki durumda da üst limit 301 milyon TL olarak belirlendi. Yatırımcıları cezbedecek teşvikler sadece nakdi yardımlarla sınırlı kalmıyor. Program dahilinde projeye dahil olacak işletmelere yüzde 50 oranında vergi indirimi (Yatırıma katkı oranı), 8 yıl süresince Sigorta Primi İşveren Hissesi desteği, KDV istisnası ve Gümrük Vergisi muafiyeti, yatırım yeri tahsisi gibi imkanlar sunulacak. Sinop’un turizm potansiyelini harekete geçirecek bu önemli teşvikten yararlanmak isteyen yatırımcılar, 15 Mayıs 2026 tarihine kadar yerelkalkinmahamlesi.sanayi.gov.tr adresi üzerinden başvurularını gerçekleştirebilecek. Beş yıldızlı konaklama tesislerinin yapılmasıyla birlikte Sinop’ta turizm gelirlerinin artması, yeni istihdam imkanlarının oluşturulması ve kent ekonomisinin canlanması bekleniyor.
İstanbul Trendyol’un sosyal etki projelerine uluslararası alanda iki ödül E-ticaret platformu Trendyol, ‘Dijital Usta’ ve ‘Yarının Köyleri’ projeleriyle Communitas Awards’ta iki farklı kategoride ödüle layık görülerek uluslararası başarı elde etti. Trendyol, kurumların toplumsal fayda, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık alanlarında oluşturdukları somut etkiyi odağına alan Communitas Awards’ta iki projesiyle ödül kazandı. ‘Dijital Usta’ projesi ‘Fark Oluşturan’, ‘Yarının Köyleri’ projesi ise ‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ kategorisinde ödülün sahibi oldu. ABD merkezli Pazarlama ve İletişim Profesyonelleri Derneği (Association of Marketing and Communication Professionals - AMCP) tarafından düzenlenen Communitas Awards; topluma ve çevreye değer katan, sürdürülebilir bir gelecek hedefiyle yürütülen çalışmaları değerlendiriyor. Kurumsal sosyal sorumluluk, etik ve çevresel sorumluluk gibi farklı başlıklarda verilen ödüller, bu alanda fark oluşturan projeleri görünür kılmayı amaçlıyor. Dijital Usta ile KOBİ’lere dijitalleşme yolunda güçlü destek Yapılan açıklamaya göre, e-ticaret platformu Trendyol’un Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği Dijital Usta projesi, gençlerin dijital becerilerini geliştirirken KOBİ’lerin e-ticaret ve e-ihracata katılım süreçlerini destekleyen yenilikçi bir model sunuyor. İlk etapta Balıkesir, Gaziantep, Nevşehir, Ordu ve Denizli olmak üzere 5 pilot ilde hayata geçirilen proje kapsamında gençler çevrimiçi eğitim programlarına katıldı. Temel e-ticaret eğitimlerinin ardından yüzlerce katılımcı sertifikalı uzmanlık eğitimlerini tamamlayarak ‘Dijital Usta’ unvanı almaya hak kazandı. Proje kapsamında yetişen Dijital Ustalar, pilot illerde faaliyet gösteren KOBİ’lerde tohum istihdam modeliyle iş gücüne dahil edilerek e-ticaret ve e-ihracat süreçlerinde aktif rol almaya başladı. Böylece gençler kariyer yolculuklarında önemli bir adım atarken, işletmeler de dijitalleşme süreçlerinde doğrudan destek alarak dönüşümlerini hızlandırma imkânı buldu. Dijital Usta, genç iş gücünü geleceğin yetkinlikleriyle buluştururken, işletmelerin dijital ekonomiye entegrasyonunu hızlandıran çift taraflı bir etki oluşturmaya devam ediyor. Yarının Köyleri ile kırsalda kapsayıcı dijital dönüşüm Platformun teknoloji odaklı yerel kalkınma vizyonunun önemli bir parçası olan Yarının Köyleri projesi, kırsalda dijital uçurumu azaltmayı ve kapsayıcı büyümeyi destekliyor. Platformun teknoloji ve e-ticaret alanındaki yetkinlikleri ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın kalkınma perspektifi ve saha tecrübesini bir araya getiren proje; Türkiye’nin farklı kırsal bölgelerinde kurulan dijital merkezler aracılığıyla üreticilerden gençlere, girişimci kadınlardan çiftçilere kadar geniş bir kitleye eğitim ve gelişim imkânı sunuyor. İlk dijital merkezin kurulduğu Aralık 2023‘ten bu yana 10 bin kişiye ulaşan proje, e-ticaret, dijital okuryazarlık, yapay zeka, sürdürülebilir tarım ve ürün geliştirme gibi alanlarda sunduğu eğitimlerle katılımcıların dijital beceriler kazanmasına katkı sağladı. Eğitimlerin yanı sıra dijital tarım uygulamaları, veriye dayalı üretim modelleri ve sürdürülebilir değer zincirleriyle kırsalda uzun vadeli dönüşümü de destekliyor. Proje kapsamında açılan Yarının Köyleri Butiği aracılığıyla eğitimlerini tamamlayan üreticiler, ürünlerini Türkiye’nin yanı sıra yurt dışındaki 30’un üzerinde pazara ulaştırma imkânı buluyor. Bu süreç, yerel üretimi teşvik ederken özellikle kadın ve gençlerin istihdama katılımını güçlendiriyor.
Niğde Yaya geçidinde minibüs çarpan Ayteş’in ailesi adalet istiyor Niğde’nin Bor ilçesinde 23 Mart 2026 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 46 yaşındaki Süleyman Ayteş’in yaşam mücadelesi sürerken, ailesi kazaya karışan servis sürücüsünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Yoğun bakımda tedavi altında bulunan Ayteş’in hayati tehlikesi devam ederken, yakınları ’adalet’ çağrısında bulundu. Kaza, geçtiğimiz hafta Bor ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen Süleyman Ayteş’e, yaya geçidinde seyir halinde olan bir okul servisi çarptı. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan Ayteş, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılarak yoğun bakımda tedavi altına alındı. Kazaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde servis sürücüsünün kusurlu olduğunun açıkça görüldüğü öne sürülürken, sürücünün serbest bırakılması Ayteş ailesinin tepkisine neden oldu. Aile üyeleri; aradan geçen zamana rağmen herhangi bir tutuklama kararı verilmemesine tepki göstererek sürücünün cezalandırılmasını istedi. Ayteş’in oğlu Arda Ayteş, babasının yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, "Babam karşıdan karşıya geçerken okul servisi çarptı. Kamera kayıtlarında sürücünün kusurlu olduğu görülüyor. Ama o kişi dışarıda elini kolunu sallayarak geziyor. Ben 10 gündür hastanedeyim. Babam ölümle cebelleşiyor. Tek istediğimiz adaletin yerini bulması" dedi. Ailenin yaşadığı acıyı dile getiren Arda Ayteş, "Biz burada her gün umutla bekliyoruz. Babamın hayati riski devam ediyor. Ama onu bu hale getiren kişi kahvede oturup okey oynuyor. Bu bizim vicdanımızı yaralıyor. O kişi tutuklanmadığı sürece içimiz rahat etmeyecek" ifadelerini kullandı. "Umudumuzu kaybetmedik" Eşi Emel Ayteş ise yaşadıkları sürecin çok ağır olduğunu belirterek, "10 gündür hastanedeyiz. Doktorlar ‘hazırlıklı olun’ diyor ama biz umudumuzu kaybetmedik. Eşimin yaşam mücadelesini izlerken, kazaya sebep olan kişinin dışarıda olması kabul edilemez. Adalet istiyorum, sürücünün bir an önce tutuklanmasını istiyorum" diye konuştu. Kardeşi Hayri Ayteş de, "Biz burada acı içindeyken o kişinin dışarıda gezmesi bizi derinden yaralıyor. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı. Kamera kayıtlarında kardeşimin ne kadar dikkatli olduğu görülüyor. Tüm araçlar geçtikten sonra, yayaya yeşil yandıktan sonra geçiyor. Buna rağmen yüksek hızla kırmızı ışık ihlali yapan bir araç çarpıyor. Kardeşimin en ufak bir kusuru yok. Biz sadece adalet istiyoruz" şeklinde konuştu. Ayteş ailesi; yetkililere çağrıda bulunarak benzer acıların yaşanmaması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve sürücünün tutuklanmasını talep etti.
Gaziantep Ameliyathanede başlayan aşk evlilikle taçlandı Trabzon’da asistanken tanışıp hayatlarını birleştiren ve 2 yıl önce İslahiye Devlet Hastanesi’nde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak birlikte mesaiye başlayan çift, hayatın ve mesleğin zorluklarına birlikte göğüs geriyor. 2021 yılında Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum branşı üzerine uzmanlık eğitimi alan Celal Nacar, aynı hastanede ihtisas yapan meslektaşı Deniz Ertürk ile tanıştıktan 1 yıl sonra evlendi. Hayatlarını birleştiren çift, şimdi de bilgi ve tecrübeleri ışığında kadın sağlığı alanında önemli çalışmalara imza atıyor. Aynı hastanede görev yapıyorlar 2 yıl önce Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki İslahiye Devlet Hastanesi’nde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak birlikte mesaiye başlayan çift, hayatın ve mesleğin zorluklarını birbirlerine destek olarak kolaylaştırıyor. Aynı poliklinik ve serviste omuz omuza hastaların sağlığı için birlikte aşkla çalışan, sadece aynı mesleği paylaşmakla kalmayan ve aynı zamanda sağlık hizmetini birlikte güçlendiren ekip olarak görevlerini severek sürdüren çift, meslek aşkı imrendiriyor. Ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyorlar Birlikte gerçekleştirdikleri kapalı yöntemle sarkma ameliyatıyla ilçede bir ilki de hayata geçiren çift, hastaların il dışına gitmeden modern cerrahi hizmetlere ulaşabilmesine katkı sağlıyor. Aynı hedef doğrultusunda çalışan çift, hem meslektaş dayanışmasının hem de sağlık hizmetinde ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyor. Yaptıkları başarılı operasyonlarla kadınların sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarına yardımcı olan çift, hastaları için özveriyle çalışıyor. Çoğu zaman ameliyatlara birlikte giren ve hastanenin poliklinik bölümünde yan yana muayenehaneleri bulunan doktor çift, hastanede de evde de birbirlerine destek oluyor. Evliliklerindeki uyumu iş hayatlarına da yansıtan ve hastaları için özveriyle çalışan çift, mesleklerini de severek yapıyor. Meslektaşı ile evli olmasının çok güzel yanları bulunduğunu belirten Op. Dr. Celal Nacar, karşılaştıkları zorlukların üstesinden birlikte geldiklerini söyledi. "Birlikte mesai yapmak bizi çok mutlu ediyor" Eşiyle Trabzon’da ihtisas yaptığı dönemde tanıştığını belirten Nacar, "Trabzon’da eşim Deniz hanımla birlikte ihtisas yapmıştık. Birbirimizi tanıdıktan sonra hayatımızı birleştirmek istedik ve birleştirdik. 2 yıl Trabzon’da görev yaptıktan sonra İslahiye’ye geldik. Burada mecburi hizmetimizi yapıyoruz. Aynı branşta görev yapıyoruz ve aynı branşta görev yapmak bizim için büyük bir avantaj sağlıyor. Bazen maalesef zor durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bunları yönetmek ve altından kalkabilmek adına aynı branşta iki uzman olarak görev yapmak bizim için daha kolay oluyor. Hastalarımızda daha fazla fayda görüyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi. "Mesleğimizi severek yapıyoruz" İş hayatındaki birlikteliklerinin evliliklerine olumlu yansıdığını dile getiren Nacar, "Eşimle beraber aynı işi severek yapmak bize keyif veriyor. Eşim zaten mesleğini seven birisi ve ben de mesleğimi seven birisiyim. Bu konuda beraber olmak ayrıca bize güç veriyor diyebilirim. Hastalarımızı gebelik boyunca takip etmek büyük emek istiyor. Gebelikte takip ettiğimiz hastaların bebeğini ilk bizim görmemiz, o emeğin karşılığı olarak bizi çok mutlu ediyor. Bu konuda da özverili olmak lazım. Biz de bu konuda tabi ki hep mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu" Evde karı-koca klinikte iki meslektaş olduklarını belirten Deniz Nacar ise "Eşimle 6 yıldır beraberiz ve eşimle ihtisas döneminde tanıştık. Sonrasında hayatımızı birleştirme kararı verdik. O gün bugündür de sürekli aynı hastanedeyiz. Hastalarla beraber ilgileniyoruz. Herhangi bir zor durumda ise birbirimize destek oluyoruz. Evde olduğu gibi hastanede de sürekli yan yanayız. Gerek normal gebelik takiplerimiz olsun, gerek jinekolojik ameliyatlarımız olsun, daha önce İslahiye Devlet Hastanesi’nde yapılmayan özellikli olan ameliyatlara beraber başladık. Çoğunu başarıyla tamamladık. Yaklaşık 5-6 tane ameliyatımız oldu. Planladığımız 5-6 ameliyatımız daha var. Çok şükür hastalarımız da gayet memnunlar. Sonuçlarımız gayet iyi ve doğumlarımız çok güzel. Bebekler ilk bizimle tanışıyor ve bebeklerle il tanışmaktan da çok memnunuz. Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu. Çünkü iş arkadaşı olarak da insan bazen destek arayabiliyor. Bazı hastalarda, özellikle bazı durumlarda insanlık hali herkes yanında bir destek arayabilir. Bu desteğin meslektaş eşinizden gelmesi aynı zamanda çok daha güzel ve güvenli oluyor" diye konuştu.