SAĞLIK - 03 Ekim 2019 Perşembe 12:05

Dr. Kılıçarslan “Yeni doğan bebekler günde 10 öğün emzirilmeli”

A
A
A
Dr. Kılıçarslan “Yeni doğan bebekler günde 10 öğün emzirilmeli”

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı üyesi Dr.

DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı üyesi Dr. Önder Kılıçaslan, “Bebek ihtiyaçlarını annenin depolarından kullanarak anne sütünden temin etmektedir. Bu yüzden anne hem kendi için hem de bebeği için dengeli ve düzenli beslenmek zorundadır” dedi.


1-7 Ekim Emzirme Haftası dolayısıyla Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Önder Kılıçaslan, annelere ve anne adaylarına anne sütü ve emzirmenin önemi hakkında bilgiler paylaştı.


Dr. Üyesi Kılıçaslan, doğru emzirilmediği taktirde bebeğin beslenemeyeceğini belirterek “Emzirme için anne rahat bir yere oturmalı, bebeğin başı annenin dirseğinin içinde olmalı, bebek tamamen anneye dönük ve yakın temasta olmalı. Anne doğru emzirmediği takdirde göğüslerde oluşabilecek meme ucu tahrişi, zedelenme, ağrı gibi sorunlar sonrası anne sütü etkin verilemez. Meme süt ile dolu kalır ve süt yapımı azalır. Süt yavaş gelir ve bebek doymaz, kilo alamaz. Sık sık beslenme isteği doğar. Uzun süre emmek ister. Anne ve bebek uykusuz kalır. Bebek huysuzlaşır ve sonunda emme tümüyle reddedilebilir” ifadelerini kullandı.


Bebeklerin doyduğunu anlamak için dikkat edilecek hususlara da değinen Önder Kılıçarslan, “Göğüslerde dolgunluk saptanması, süt enjeksiyon refleksinin görülmesi, bebek emdikten sonra yutma sesinin duyulması, bebeğin emme sonrası ve gazını çıkardıktan sonra sakinleşip uyuması, uyanma sonrasında aktif olup sesli ağlaması ile ayrıca bebeğin günde 8-12 defa emmesi, takiplerinde vücut ağırlığında artış saptanması, günde 1-3 kez kaka, 5-6 kez çiş yapması durumunda anne sütünün yeterli olduğu ve bebeğin doyduğu anlaşılabilir” şeklinde konuştu.



“Yeni doğan bebekler genellikle günde 10 öğün emzirilmelidir”


Bebeğin emme süresinde belli bir sınırlama olmadığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Kılıçaslan, anne sütünün artması için de bebeğin sık sık emzirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bebeğin açlığa bağlı her ağladığında emzirilmesi gerektiğini kaydeden Kılıçarslan, “Ancak anne bebeğin karnının tok olduğunu düşünüyorsa, bebeğinin ağlamasına sebep olan diğer etmenleri gözden geçirmesi gerekir. Yeni doğan bebekler genellikle günde 8-12 öğün arasında emzirilmelidir. Bebek büyüdükçe öğün sayısı azalır” dedi.



“Anne sütü, sık sık emzirildiğinde bebeğin su ihtiyacını tam olarak karşılar”


Bebek emzirirken karşılaşılabilen en büyük sorunlardan birinin yeterli kilo alamama olduğuna dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Kılıçaslan, ayrıca meme başı çatlağı, göğüslerde süt birikmesi, kanallarda tıkanıklık, mastit ve meme absesinin de emzirmeyi etkilediğini belirterek, bu durumlarda mutlaka hekime başvurulması gerektiğinin altını çizdi. Anne sütünün, sık sık emzirildiğinde bebeğin su ihtiyacını tam olarak karşıladığını ayrıca su veya meyve suyu verilmesine gerek olmadığını ifade eden öğretim üyesi, “Ek gıda döneminde ise meyve suyu ancak mevsimine uygun taze meyvelerden evde yapılmış olma kaydıyla verilebilir. Ama bebeğin gelişimine ve ayına uygun olarak tercihen meyvenin kendisinin posasıyla verilmesi daha doğru olacaktır” şeklinde konuştu.



“Anne hem kendi için, hem de bebeği için dengeli ve düzenli beslenmek zorunda”


Annenin beslenmesi en az bebek beslenmesi kadar önemli olduğunu vurgulayan Dr. Kılıçaslan, “Sonuç olarak bebek ihtiyaçlarını annenin depolarından kullanarak anne sütünden temin etmektedir. Bu yüzden anne hem kendi için hem de bebeği için dengeli ve düzenli beslenmek zorundadır. Örneğin annede var olan B12 vitamini veya demir eksikliği direk olarak bebeği de etkileyecektir. Ayrıca annenin bol miktarda su tüketmesi de son derece önemlidir” dedi.


Sütü az olan annelerin mutlaka çocuk doktorları veya aile hekimlerinden aldığı bilgi doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini dile getiren Öğretim Üyemiz, aksi takdirde eksik, gereksiz veya yanlış hazırlanmış mama kullanımı yaşanabileceğine dikkat çekti.



“Anne ve bebek arasında vazgeçilmez duygusal bir bağ oluşturmakta”


Yeni doğan bir bebeğin en önemli acilinin beslenme olduğunun altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Kılıçaslan, açıklamasını “Enerji temini yanında anne sütü içerdiği birçok molekül sayesinde bebekleri hastalıklardan korumakta ve bebeklerin zihinsel, bedensel büyüme ve gelişmesine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca anne ve bebek arasında vazgeçilmez duygusal bir bağ oluşturmaktadır. Bu nedenle emzirme her koşulda desteklenmeli ve sürdürülmelidir” ifadeleri ile tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."