GÜNDEM - 04 Mart 2026 Çarşamba 12:25

Ata tohumundan hibritlere

A
A
A
Ata tohumundan hibritlere

Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ile Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) öncülüğünde hayata geçirilen Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlenen buluşmalara bir yenisi daha eklendi. "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe programı, Bostanlık Köyü’nde köy halkının yoğun katılımı ve ilgisiyle gerçekleştirilen etkinlikte, Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can konuşmacı olarak yer aldı.


Programın açılış konuşmasını yapan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumsal katkı misyonu doğrultusunda Bilim Kafe etkinliklerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğini ifade etti. Tarım ve ata tohumu gibi doğrudan üreticileri ilgilendiren konuların bilimsel bir perspektifle ele alınmasının büyük önem taşıdığını belirten Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, "Bilim Kafe etkinlikleriyle vatandaşlarımızın sorularına doğrudan yanıt bulabilecekleri bir paylaşım ortamı oluşturuyoruz" şeklinde konuştu.



Ata tohumundan hibritlere


Ata tohumu, standart tohum ve hibrit tohum kavramlarına açıklık getirerek konuşmasına başlayan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, ata tohumlarının, tarımın başladığı dönemlerden itibaren nesilden nesile aktarılan, gözlem ve seçilim yoluyla korunmuş kadim bir miras olduğunu ifade etti. Standart tohumların belirli özellikleri sabitlenmiş ve standardize edilmiş çeşitler olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, hibrit tohumların ise iki üstün özelliğin tek bir bitkide birleştirilmesiyle elde edildiğini dile getirdi.



"Atalarımız yüzyıllar boyunca aslında bir ıslah çalışması yürüttüler"


Atalarımızın yüzyıllar boyunca en verimli ve kaliteli bitkileri seçerek sürdürdükleri üretim pratiğinin bir çeşit doğal seleksiyon ve ıslah süreci olduğunu belirten Öğretim Üyesi, modern tarımda da seleksiyonun hala temel yöntemlerden biri olduğunu kaydetti. Konuşmasında artan dünya nüfusuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, küresel ölçekte gıda üretiminin artırılmasının zorunluluğuna dikkat çekerek, hibrit tohumlar ve modern üretim teknikleri sayesinde 1 tona kadar çıkabildiğini belirtti.



"Toprak sağlığı, sürdürülebilir üretimin anahtarı"


Sürdürülebilir üretimin temelinde sağlıklı toprak bulunduğunu belirterek, topraktaki organik madde miktarının artırılmasının önemine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Can, ahır gübresi, yeşil gübreleme ve hümik asit uygulamalarının toprak yapısını iyileştirmede önemli araçlar olduğunu kaydetti. Bazı kimyasal gübrelerin içerdiği dolgu maddelerinin uzun vadede toprağa zarar verebileceğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Can, bilinçli ve dengeli gübreleme yapılması gerektiğini vurguladı.



Bilim ile toplum arasında güçlü bir köprü


Köy halkının yoğun ilgisi ve aktif katılımıyla gerçekleşen programda, vatandaşlar merak ettikleri soruları Öğretim Üyesine yöneltme fırsatı buldu. Bilimsel bilginin toplumla buluşturulması ve tarımsal üretime ilişkin güncel konuların yerinde konuşulması açısından önemli bir buluşma olan "Ata Tohumu: Miras mı Bilim mi?" başlıklı Bilim Kafe buluşması, teşekkür belgesi takdimi ve fotoğraf çekimi ile sona erdi.



Ata tohumundan hibritlere

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun OMÜ’de araştırma üniversitesi hedefinde yeni adım: Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) araştırma üniversitesi olma vizyonu kapsamında Rektör Yardımcısı ve Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Çetin Kurnaz başkanlığında toplantı gerçekleştirildi. Rektörlük Eski Senato Salonu’nda düzenlenen toplantıda, doktora eğitimini tamamlamış araştırma görevlileri ile öğretim görevlilerine yönelik konular ele alındı. Araştırma üniversitesi olma yolunda bugüne kadar atılan adımların ve önceki toplantılarda alınan kararların kısa bir değerlendirmesiyle başlayan toplantıda, proje kültürünün tabana yayılmasının önemi vurgulandı. Doktoralı araştırmacıların Ar-Ge vizyonunun itici gücü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çetin Kurnaz, geçmiş toplantılarda belirlenen yol haritasını hatırlatarak doktorasını tamamlamış araştırma görevlileri ve öğretim görevlilerinin üniversitenin araştırma hedeflerine ulaşmasındaki kritik rolüne dikkat çekti. Toplantıda; Ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına (TÜBİTAK, AB Projeleri vb.) yönelik proje başvurularının artırılması, disiplinlerarası araştırmaların teşvik edilmesi, araştırmacıların karşılaştığı yapısal ihtiyaçlar ve çözüm önerileri, yayın ve patent süreçlerinde sağlanacak kurumsal destekler detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. Katılımcıların sahadaki deneyimlerini, güncel araştırma fikirlerini ve beklentilerini yönetimle paylaşma fırsatı bulduğu bu toplantıların, önümüzdeki dönemde de farklı odak gruplarıyla devam edeceği bildirildi.