POLİTİKA - 21 Ağustos 2025 Perşembe 18:27

Bakan Yumaklı: "Fındık stratejik bir ürün, dünyada birinciyiz"

A
A
A
Bakan Yumaklı: "Fındık stratejik bir ürün, dünyada birinciyiz"

Düzce’de düzenlenen Fındık Hasat Şenliği’ne katılan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, fındık topladı. Bakan Yumaklı, Türkiye’nin fındık üretiminde dünyada birinci olduğunu belirterek,"Ülkemizin güçlü olduğu her noktayı farklı şeyler ortaya koyarak perdelemek isteyen maalesef anlam veremediğimiz bir anlayış var" dedi.


Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Düzce’nin Beçiyörükler köyünde düzenlenen Fındık Hasat Şenliği’ne katıldı. Bakan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin her noktasında bakanlığın çalışanlarının izi olduğunu belirterek, "Her şeyden önce ben ülkemizin gıda arz güvenliği konusunda bütün unsurlarıyla üretmeye devam eden üreticilerimizi ve onlarla her daim onların yanında olmakla ilgili irade gösteren, çaba sarf eden mesai arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz büyük. Hangi ürün olursa olsun, verimli, kaliteli, sürdürülebilir, kayıtlı, sektörün yatırım aldığı bir üretim sistematiğini güçlendirerek devam ettirmek en önemli hedefimiz. Üretimin ve üreticinin yüzyılı dedik. Bunu sağlamak adına gece gündüz çalışmaya devam ediyoruz. Tekrar etmemiz gerekiyor. Ülkemizin güçlü olduğu her noktayı farklı şeyler ortaya koyarak perdelemek isteyen maalesef anlam veremediğimiz bir anlayış var. Bizim ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada da ilk 7 ülke arasındayız. İşte bunun mimari, burada oturan değerli üreticilerimiz ve onların nezdinde hangi üründe olursa olsun üretmekten asla vazgeçmeyen, emeğini, alın terini bu işe adayan üreticilerimize teşekkür ediyorum" dedi.



"Suyu merkeze aldık"


Suyu merkeze alan üretim planlamasını gündeme getirdiklerini söyleyen Bakan Yumaklı, konuşmasına şöyle devam etti:


"Stratejik önemden bahsediyoruz. Gıdaya olan ihtiyaç asla ve asla modası geçmeyecek, ertelenemez. Önemi itibarıyla siz ona ne derseniz deyin mutlaka ihtiyaç. Bizim bunun adına stratejik dememiz ya da demememiz bir şey ifade etmez. Hayatımızı devam ettirmek için gıda arz güvenliğini sağlamak ve soframıza bu ürünleri getirmek zorundayız. Önümüze çok farklı sınamalar geliyor. Bunu bu yıl çok farklı yönleri ile yaşıyoruz. Sudan bahsediyorum. Su konusu bizim bundan sonraki dönemlerde de artık onu stratejik görüp görmememizle ilgili bir konu değil. Su konusu dünyada bütün ülkelerin önem itibarıyla veya hayatın devamı itibarıyla birinci sıraya koyduğu bir husus. Biz de bu noktada suyu merkeze alan üretim planlamasını gündeme getirdik ve 2025 yılından itibaren bu uygulamaya başladık. Sadece üretimi planlıyoruz demedik. Bütün destek sistemlerimizi, bütün kredi sistemlerimizi, bütün hibe sistemlerimizi, dönemsellik itibarıyla önem arz eden bütün hususları buna yönlendirdik. İlk defa tarımsal destekler üretim sonrasında değil, 3 yıl önceden açıklandı."



"Düzce üretimde önemli bir yer"


Bakan Yumaklı, Düzce’nin üretim gücü itibarıyla önemli bir şehir olduğunu belirterek, "Fındık üretimi konusunda da kıymetli. Bunun için önemli bir alt yapı gerekiyordu. Bu konuda da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm ülkeye olduğu gibi Düzce’ye de yatırımlar yapıldı. Son 23 yılda tarım, orman ve su sektöründe Düzce’ye yapılan yatırım toplam tutarı bugünün fiyatları ile 27 milyar lira. 47 su ve sulama eseri hizmete alındı. İnşallah biz de bugün merkez içme suyu arıtma tesisinin temelini atmış olacağız. Önümüzdeki yıl bitmeden bunu devreye almış olacağız. İnşallah Düzce’miz için hayırlara vesile olur. Düzce yeşil bir şehir ancak biz onu yeterli görmüyoruz. Daha da güçlü yapmak için güçlü ormanlarına güç katmak adına bugüne kadar 60 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Değerli başkanımız söyledi. Tarım toprağı önemli. Çünkü alternatifiniz yok. Oturup da fabrikada onu üretemezsiniz. Cenab-ı Hakk’ın bahşettiği şekilde olduğu gibi kullanmanız gerekiyor. Dolayısıyla bununla ilgili de 271 bin dekarı koruma altına aldık. Ben buradan değerli Düzce Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Üretimin ana damarı, can damarı olan tarım toprağına verdiği kıymet için. Düzce’ye has ürünler var, Düzce’ye has yemekler var. Düzce’ye has gastronomi var. Bizim için önemli olan çok kıymetli bu değeri Düzce’nin sınırları dışına taşımak. Biz de elimizden geleni yapacağız" dedi.



"Fındık stratejik ürün"


Türkiye’de 700 bin çiftçinin fındık üretimi yaptığını belirten Bakan Yumaklı, "Fındık stratejik bir ürün. Ekonomik değeri itibarıyla son derece önemli. Aile işletmeleri için kıymetli bir gelir kapısı. 42 ilde 744 bin dekarlık alanda 700 bin çiftimiz, üreticimiz var. Dünya üretiminin yüzde 70’ini Türkiye gerçekleştiriyor. Bu son derece önemli bir güç. Türkiye dünyada bu konuda birinci. Bunu hepimiz biliyoruz. Hiç bahsedilmeyen bir konu var. Türkiye içinde kişi başı fındık tüketimi 1 kilo 300 gram. Bunun arttırılması için çalışmamız gerekir. Yıllık 2 milyar dolarlık ekonomiye katkıda bulunan son derece önemli büyüklüğe sahip. Yüzde 80’ine yakınını Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ediyoruz. Düzce’den tarımsal üretime emek veren üreticilerimize teşekkür ediyorum. Fındıkta Düzce 5. sırada. Tarım alanının yüzde 85’ini oluşturuyor. Tarım konusu, kapalı alanlarda olan bir şey olmadığı için dış etkenlere son derece açık. Hepimiz yaşadık, maalesef zirai don hadisesi önce şubatta, daha sonra nisanda birçok ürünümüzü etkiledi. Fındık da bundan nasibini aldı. Türkiye genlinde fındıkta zirai don hadisesinden kaynaklı ödenecek olan tazminat yaklaşık 2,3 milyar lira olacak. Bunun 300 milyon lirası ödendi. Ödenmeye devam edecek. Ben hasadımızın hayırlı olmasını diliyorum. Üretimimizin kaliteli olması gerekir, verimli olması gerekir. Bir ocaktan aldığımız ürünün arttırılması ve kalitesinin bozulmadan ürün alınması gerekir. Bakanlığımızın TAGEM diye bir birimi var. Burada tescilli 23 çeşit fındık var. Bunların 17’si TAGEM sayesinde tescillendi. Fındık yan kaynaklarımızın da koruma altında olduğunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu.



"Zararlılarla mücadele ediyoruz"


Zaralılalrla mücadeleyle ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Yumaklı, "Son dönemde iklim değişikliğinin birçok etkisini gördük. Kuraklık oldu, sel oldu, zirai don oldu. Ancak başka bir hasar daha vermeye başladı. Zararlılardaki artış. Kahverengi kokarca konusunu hepiniz biliyorsunuz. Hakikaten muazzam bir mücadele yürüttüğümüzü burada söylemek istiyorum. Bu zararlı serbest bıraktığınızda önüne gelen her şeyi yok edecek kabiliyete sahip. Hiç gevşemeye gelmez. Ben buradan bütün üreticilerimize Tarım İl Müdürlüğümüzün yaptığı mücadeleye destek vermeye davet ediyorum. İstirham ediyorum, şakaya gelecek yanı yok. Son derece önemli. Bu konuda hem ilaçlamalar hem bunun düşmanı olan samurai arısı dediğimiz biyolojik mücadele devam ediyor. İlaç kullanımı konusunun da belirtilen şekilde yapılması gerektiğini belirtmek istiyorum. Bu zararlıyı o ilaca bağışıklı hale getirirsek hakikaten büyük bir problem yaşarız. Dolayısı ile ilacı değil biyolojik mücadeleyi önceliyoruz. Tarım İl Müdürlüğümüzde il müdürü arkadaşımıza söyledik. 1 milyon samurai arısı üretildi, üretmeye devam ediyoruz. Bu zararlının düşmanının yaygınlaştırılması için talimatımızı verdik" ifadelerini kullandı.



"Açıklanan fiyatlar bir baz fiyattır"


Bakan Yumaklı, TMO’nun ticaret yapma görevi olmadığını belirterek, "Her sene beklenen bir şey TMO’nun fındık alım fiyatlarını açıklamısı. Ben burada şunun altını çizmek istiyorum. Devlet olarak, hükümet olarak TMO’nun ticaret yapma gibi bir görevi de yok, kendilerine bu şekilde verilen talimat yok. Bizim yapmamız gereken veya bizim üzerimize görev olarak verilen husus piyasayı regüle etmektir. Ticaretin içinde olmak değil. Dolayısı ile açıklanan fiyatlar da bu anlamda bir baz fiyattır. TMO şunu söylüyor; bu fiyatın altına gelirse ben piyasayı regüle edeceğim. Üreticiyi koruyacağım, tüketiciyi de kollayacağım. Makul fiyatı söylüyorum. Bunun üzerinde olursa helali hoş olsun, satılsın. Nitekim bu sene de aynı olacak. Piyasayı da takip ediyoruz, görüyoruz. Ben yıllar itibarıyla buradaki üreticilerimizin tecrübesi bizim yaşımız kadar. Onlar bunu en iyi biliyorlar. Bütün gelişimini biliyorlar. Fındık 5 doların üzerine çıktıysa AK Parti hükümetlerinin, Cumhurbaşkanımızın bizzat takibi ve talimatlarıyla olmuştur. 25 Ağustos’tan itibaren 16 noktada TMO alım noktasını açmış olacak. Ben buradan bütün çiftçilerimize, üreticilerimize bereketli sezon diliyorum. Biliyorum rekoltede çok ciddi düşüş oldu. Biz kısmı zararlıdan, bir kısmı zirai dondan. Bu yılı da olması gerektiği gibi en iyi şekilde geçireceğiz. Bizim teşviklerimiz, sektörün de gayreti ile markalaşma konusunun artık Türkiye’de fındık anlamında belli bir noktaya gelmesinin önemini belirtmek istiyorum. Eğer siz bu ürünün bütün zorluklarını yaşıyorsanız, katma değerli bir satışın avantajını kaçırıyorsanız burada büyük problem var demektir. Gerek sanayi bakanımız gerek ticaret bakanımız ile birlikte katma değerli ürün oluşturma konusunda kafa kafaya vermiş durumundayız. Sizin desteklerinizle bunu halletmiş olacağız" dedi.



Yangın uyarısı


Bakan İbrahim Yumaklı, konuşmasında son olarak orman yangınlarına değinerek, "Elbette orman yangınları konusu başka bir başlık. Çok fazla bir şey söylemek istemiyorum ama yarından itibaren başlayacak yine bir aşırı sıcak hava dalgası, anormal hava hareketleri ile ilgili uyarı var. Kapalı alanların dışında ateş yakılmaması ya da açık alanlarda yapacağımız faaliyetin bir ateş, bir aleve dönüşmemesi için gereken hassasiyeti Düzce’den bütün milletimize iletmiş ve istirham etmiş olayım. Bir kıvılcım bir ormanı yok ediyor" dedi.


Konuşmasının ardından Bakan Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi 16. Etap Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazanan üreticilere hediye çeklerini verdi. Çek takdiminin ardından Bakan Yumaklı, fındık bahçesine girerek fındık topladı.



Bakan Yumaklı: "Fındık stratejik bir ürün, dünyada birinciyiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 21. yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğine dikkati çekerek "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür" dedi. "Terörsüz Türkiye" politikasının "Türk milletinin kardeşlik projesi" olduğunu belirterek, "Terörsüz Türkiye; emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlenen Siyaset ve Liderlik Okulu 23. Dönem Sertifika Töreni’ne katıldı. Programda konuşan Bahçeli, 2009 yılında açılışı yapılan okulun 17 yılı aşkın süredir eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü belirterek, "Bizler birer mum yaktık, bundan sonra meşaleyi taşımak görevi sertifikasını almaya hak kazanan kardeşlerimizin gaye ve gayreti olmalıdır. Zamanlarından tasarruf edip müşfik ve muhterem gönülleriyle sahip oldukları bilgi ve tecrübeyi paylaşan öğretim üyesi arkadaşlarıma da müteşekkirim. 15 farklı dersin 80 saatlik zaman dilimi içinde anlatımı takdir ve tebrik edilmesi gereken bir kabiliyet ve kapasite meziyetidir" ifadelerini kullandı. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" vurgusu Bahçeli, 23. dönemin temasının "Bilim-Bilgi-Kültür" olarak belirlendiğini dile getirerek "Bu bilinç ve şuur içerisinde gençlerimiz önce bilgi, sonra değer ve nihayetinde tarihi sorumluluklarını taşımaya, içinde yaşadıkları topluma katma değer üretmeye başlamaktadırlar. Böylesi bir anlayış ve aydınlığın temerküzüyle mayalanmış Siyaset ve Liderlik Okulumuz, şimdiye kadar 23. dönemde eğitim alan 40 kişiyle birlikte 17 yıl içinde sayıları 820’ye ulaşan öğrencimize kapısını ardına kadar açmıştır" şeklinde konuştu. Türk kültüründe bilgi ile kültürün temel dayanağının "Türk Töresi" olduğunu dile getiren Bahçeli, "Bilgi ancak kültürel değerlerle ve erdemle birleştiğinde ‘hikmet’ seviyesine ulaşır ve toplumda saygı görür" dedi. Siyasetin kısa vadeli çıkarların yarış alanı olmadığını kaydeden Bahçeli, "Bizim için siyaset, kısa vadeli ve ucuz kişisel çıkarların dirsek dirseğe yarıştığı bir koşu parkuru değildir. Siyaset, mazisini inkâr ederek popülist söylemlere kapılmışların, dünyayı onlar gibi okuyanların, Türkçe düşünemeyenlerin, meselelere Türkçe bakamayanların, gelişmeleri Türk milletinin yüksek menfaatleri açısından değerlendiremeyenlerin mola yeri ise hiç değildir. Biz; millete hizmet anlayışımızda ilhamımızı Bilge Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e söylediği "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" ifadesinden almakta, siyaset felsefemizi bu düsturun üzerine kurmaktayız. Sosyal bir devlet anlayışı ile adalet temelli siyaseti öncelerken gücümüzü köklü tarihimizden alıyor, milletimizin geleceği için doğru yerde duruyoruz" ifadelerini kullandı. "Batı’nın değer dünyası boşluğa düşmüştür" 21’inci yüzyılda dünya düzeninin yeniden şekillendiğini ifade eden Bahçeli, Batı ve Doğu’nun değer sistemleri arasında çatışma yaşandığını belirtti. Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail’e verdiği desteğin dünyayı istikrarsızlaştırdığını savunan Bahçeli, "Batı’nın yüzlerce yıldır inşa ettiği değer dünyası; reel dünyada karşılığı olmayan, kendi çıkarları söz konusu olduğunda hiçbir anlam ve önem ihtiva etmeyen bir boşluğa düşmüştür. Modern dünyanın değerlerini kendi toplumlarının refahı ve ötekileri sömürmenin aracı olarak kullanmaları, Batılı ülkelerin ikiyüzlülüğünü açık bir şekilde ortaya koymuştur" dedi. Bahçeli, "Az gelişmiş ya da gelişmekte olan devletler yoktur. Gelişmesi emperyalist, sömürgeci politikalarla engellenmiş, geride bırakılmış ve tarih dışına itilmeye çalışılmış toplumlar ve devletler vardır" ifadelerini kullandı. "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın tarihsel sorumluluk yüklediğini dile getiren Bahçeli, "Bizim siyaset anlayışımızda ‘imkânsızlığın diline teslim olmak’ yoktur" dedi. "Türk ve Türkiye Yüzyılı" hedefini vurgulayan Bahçeli, "Tarih ırmağı bu yatağa doğru akmaktadır" ifadelerini kullandı. Irak’ın işgali, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’deki çatışmalar, Karabağ savaşı ve İran’a yönelik saldırıların küresel kırılganlığı artırdığını belirten Bahçeli, "Türkiye her daim güçlü olmalıdır" dedi. Bahçeli, "Elbette ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ sözüne derin anlam atfediyor, bölgemizde kaos, çatışma ya da savaş istemiyoruz. Ancak bizim dışımızdaki gelişmeler bu süreçleri tetikliyor" değerlendirmesinde bulundu. "Terörsüz Türkiye tarihi bir sorumluluktur" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefini dile getiren Bahçeli, bunun gelecek nesillerin huzuru ve refahı açısından tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "21. yüzyılın ‘Türk ve Türkiye Yüzyılı’ olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır. Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz." Cumhur İttifakı’nın devlet ve millet adına sorumluluk üstlendiğini ifade eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır" dedi. Devlet Bahçeli konuşmasının sonunda, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 23. dönemini tamamlayan partilileri tebrik ederek dereceye girenlere sertifikalarını takdim etti.
Bayburt Başkan Okutmuş güven tazeledi Bayburt Gazeteciler Cemiyetinin 15. olağan genel kurulunda mevcut başkan Murat Okutmuş, yeniden başkanlığa seçildi. Bayburt Gazeteciler Cemiyeti dernek merkezinde gerçekleştirilen kongrede, cemiyetin yeni yönetim, denetleme ve onur kurulu üyeleri belirlendi. Kongre divan heyetinde Sadık Yavuz, Fatih Dündar ve Serdar Karaoğlu yer aldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda, taslak bütçe ve faaliyet raporları okunarak kabul edildi. Yönetim ve denetim kurullarının ibra edilmesinin ardından seçime geçildi. Tek listeyle gidilen seçimde Murat Okutmuş, yeniden Bayburt Gazeteciler Cemiyeti Başkanı seçildi. Okutmuş’un yönetim kurulunda Burhanettin Okumuş, Öznur Demir, Cengiz Han Okutmuş, Baki Meral, Ali Oltulu ve Hülya Karaer yer aldı. Denetleme kuruluna Sadık Yavuz, İbrahim Yumak ve Fatih Dündar seçilirken, onur kurulu Yaşar Yıldız, Selma Kunar ve Remzi Kırık’tan oluştu. Kongre sonrası üyelere teşekkür eden Başkan Okutmuş, Gazeteciler Cemiyetinin 35 yılı geride bırakan köklü bir meslek kuruluşu olduğunu söyledi. Başkan Okutmuş, geride kalan 3 yıllık görev süresinde yapılan çalışmalara ilişkin üyelere bilgi verdi. Gazeteciliğin toplumsal vicdanla örtüşen önemli bir meslek olduğunu vurgulayan Okutmuş, Bayburt basınının ilkeli ve dürüst habercilik anlayışıyla görevini sürdürdüğünü belirterek, "Toplumun vicdanı olmaya devam edeceğiz" dedi.
Mersin Mersin merkezli bahis operasyonunda tutuklu sayısı 83’e yükseldi Mersin merkezli 7 ilde 26 milyar 416 milyon liralık işlem hacmine ulaştığı belirlenen şüphelilere yönelik düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda tutuklanan sayısı 83’e yükseldi. Edinilen bilgiye göre, Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahisle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri çalışma yaptı. Polisin planlı takipli çalışmasında 26 milyar 416 milyon lira işlem hacmine ulaşan çok sayıda şüpheli tespit edildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik 5 gün önce Mersin merkezli 7 ilde 255 ekiple eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 109 şüpheli yakalandı. Baskın yapılan adreslerde gerçekleştirilen aramada yüzlerce dijital materyal, 3’ü tabanca 7 silah ile bir miktar uyuşturucu madde ele geçirildi. Şüphelilere ait villa, ev ve arsalardan oluşan 138 taşınmaz ile 25 araç, 6 motosiklete el konuldu. Şüphelilerin suçtan elde ettikleri parayı kuyumculuk, maden, emlak, galeri ve inşaat şirketleri aracılığıyla akladıkları iddia ediliyor. Emniyette ifade işlemleri tamamlanan 109 şüpheli dün ve bugün adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkartılan şüphelilerden 83’ü tutuklandı. Diğer şüphelilerden 17’si adli kontrolle 8’si savcılıktan serbest kaldı. Bir şüphelinin ise adli işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Şüphelilerin "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma", 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçlarını işledikleri iddia edildiği bildirildi.
Yozgat Yozgat’ta bayram tatilinde hız koridorları aktif olacak Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü, Kurban Bayramı öncesi ve süresince vatandaşların güvenle seyahat edebilmesi için il genelinde en üst düzey trafik tedbirlerini devreye soktu. 10 gün sürecek denetimlerde binlerce personel görev yaparken, kritik güzergahlardaki hız koridorları da sıkı takibe alındı. Yapılan planlama kapsamında, Yozgat merkez ve ilçelerinde trafik akışının yoğun olduğu noktalar ablukaya alındı. Emniyet müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre; bayram tedbirleri süresince 21’i merkezde, 26’sı ilçelerde olmak üzere toplam 47 kavşak denetim altında tutulacak. Yaya trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde 9 Yaya Devriye Bölgesi, 7 Ring Bölgesi ve hız ihlallerinin önüne geçmek amacıyla 6 Radar Denetimi noktası oluşturuldu. 10 günlük bayram mesaisi boyunca toplam 2 bin 860 personel sahada aktif görev alacak. Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü, şehirlerarası ve ilçeler arası yollarda aşırı hız kaynaklı kazaların önüne geçmek için aktif olan hız koridorlarını da paylaştı. İl sınırları içerisinde sıkı denetim yapılacak hız koridoru güzergahları şunlar: Muslubelen- Sorgun, Balışeyh- Yozgat, Sorgun- Akdağmadeni, Akdağmadeni- Sivas/Yıldızeli, Boğazlıyan- Kayseri Merkez, Boğazlıyan- Kırşehir/Mucur, Sarıkaya- Boğazlıyan. Sorumluluk sahasında yer alan sabit radar uygulamalarına dair güncel bilgilere ve iller arası kontrol noktası sayılarına İçişleri Bakanlığı’nın resmi internet sitesi https://www.icisleri.gov.tr üzerinden ulaşılabilecek. Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada sürücülere hayati bir çağrıda bulunularak, "Lütfen trafik kurallarına uyalım. Bayram sevincimiz acıya dönüşmesin. Tüm vatandaşlarımıza kazasız, huzurlu ve mutlu bayramlar dileriz" ifadelerine yer verildi.
İzmir Alsancak Fitness Festivali’nde sporseverleri sağanak yağış durduramadı İzmir’de her yaştan sporseverin katılımıyla Kültürpark’ta düzenlenen Alsancak Fitness Festivali, aniden bastıran sağanak yağışa rağmen büyük bir ilgiyle devam etti. Spor ve sağlıklı yaşama teşvik amacıyla organize edilen festival, katılımcılara hareketli anlar yaşattı. Sabah saatlerinde güneşli bir havada başlayan etkinlikler, 14.30 ile 15.30 sıralarında yerini sağanak yağışa bıraktı. Hava muhalefetine rağmen alanı terk etmeyen İzmirliler, spor yapmaya ve kurulan stantlardaki yarışmalara katılmayı sürdürdü. Festival komitesi ise yağmura aldırış etmeyen sporseverlere teşekkür etti. Söyleşi ve spor bir araya geldi Festivalin ikinci günü, Dr. Deniz Aytekin’in egzersizin sağlıklı yaşamdaki önemini anlattığı söyleşi ile başladı. Söyleşinin ardından Dance With Ayaz grubu sahne alarak katılımcılara müzik eşliğinde dans ve spor yapma imkanı sundu. Gün içerisinde ayrıca Can Yeşilpınar sosyal medya çağında spor ve beslenme gerçekleri üzerine bir konuşma yaparken, sporseverler müzik eşliğinde düzenlenen spinning etkinliğiyle ter döktü. Festival yarın da sürecek İzmir Valiliği, İzmir Büyükşehir Belediyesi, spor federasyonları ve çeşitli markaların destek verdiği Alsancak Fitness Festivali, yarın da çeşitli etkinliklere sahne olacak. Diyetisyen Safiye Taş ve antrenör Uğur Bulut’un söyleşileriyle devam edecek olan programda, gün boyu müzik dinletileri ile eğlenceli aktiviteler yer alacak.