GÜNDEM - 20 Aralık 2025 Cumartesi 11:55

Fotoğraf makinelerine verilen ömür

A
A
A
Fotoğraf makinelerine verilen ömür

Düzce’de yaşayan Mehmet Aygün, makine koleksiyonuyla fotoğrafçılığa ışık tutuyor. Tam 41 yıldır fotoğrafçılık yapan Aygün sahip olduğu makine koleksiyonuyla 1930’lu yıllardan dijital döneme kadar 200’den fazla fotoğraf makinesiyle dikkat çekiyor.


Konya’dan Düzce’ye yerleşen Mehmet Aygün, geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle bir kolunu kaybetti ancak tutkusu olan fotoğrafçılığı hiç bırakmadı. Tam 41 yıldır fotoğrafçılık yapan 57 yaşındaki Mehmet Aygün, tutkusunu koleksiyon haline getirerek 1930’lu yıllardan günümüze kadar kullanılan fotoğraf makinelerini biriktirmeye başladı. Bu çerçevede koleksiyonunda analog ve dijital olmak üzere 200’den fazla makine bulunduran Aygün’ün Koleksiyonunda filmli makinelerden kartlı polaroid makinelere geçmişte kullanılan tele lenslerden sinema yansıtma makinelerine kadar birçok makine ve fotoğrafçılık teçhizatlarını koleksiyonunda barındırıyor.


Koleksiyonu hakkında bilgiler veren Mehmet Aygün şunları söyledi, "Konya’da uzun süredir fotoğraf makinesi tamiri yapıyordum. Uzun yılardır sessiz, rahat bir il arıyordum. Kısmet Düzce’ymiş. Hem makinelerimi sergilemek hem de makine tamirimi burada yapmak istiyorum. Koleksiyonum ise fotoğraf makineleriyle alakalı. 1920’ler, 30’lardan gelen bir koleksiyona sahibim. Ne yazık ki Konya’da dükkanımda büyük bir yangın yaşadım. Koleksiyonumun büyük bir kısmı gitti. Ancak burada yüzde 10’u kadarı kaldı. İnsanlara da bu makineleri sergileyerek geçmişte kullanılan makineleri gösterme ihtiyacı hissettim. Bu sergide eskiye dayalı 150’ye yakın analog, yeni nesil dijital makinelerle birlikte 250-300 civarında makine var. Buradaki birçok makineyi gençlerimiz görmedi. Onların daha çok dijital makinelere merakları var. Eskiye dair film üretilmediği için dijital makinelere çok fazla talep var. İyi bir fotoğraf gözü olan analog makine ile dijital makine ile çekilen fotoğrafları ayırt edebilir. Bence analog. Neden? Dijital makinelerde çekilen fotoğraflarda planlar, fonlar ile çekilen konu içiçe geçer. Analog makinelerde ise alan derinliği, aradaki boşlukları fotoğraflarınızda görebilirsiniz. Analog makine ile dijital makine farkı budur. Dijital makinler günümüzde çok fazla ivme kazandı. Ve insanları birazda tembelleştirdi. Fotoğrafçılık aslında bir sanattır, uğraştır, bilgidir, bilgi birikimidir. Bunların yanına iyi de bir bakışınız ve perspektifinizde varsa iyi bir yerlere gelmiş olursunuz."


Düzce’de dükkan açan Mehmet Aygün, makinelerini de burada meraklıları için sergilemeye başladı.



Fotoğraf makinelerine verilen ömür

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.