GÜNDEM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 10:06

İş başvurularında kritik eşik: "Sadece 6 saniyeniz var"

A
A
A
İş başvurularında kritik eşik: "Sadece 6 saniyeniz var"

DÜZCE (İHA) – Düzce’de üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen kariyer eğitiminde, etkili öz geçmiş (CV) hazırlamanın ve iş mülakatlarının püf noktaları anlatıldı. Ayrıca eğitimde, işverenlerin bir öz geçmişi incelemek için ortalama 6 saniye ayırdığı belirtilerek doğru hazırlığın önemi vurgulandı.


Düzce Belediyesi iştiraklerinden BelKA İnsan Kaynakları A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren İş Kulübü, istihdama katkı sağlamak amacıyla eğitim çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Düzce Üniversitesi Kariyer Merkezinin talebi üzerine kampüste öğrencilerle bir araya gelen uzmanlar, iş bulma ve kariyer planlama süreçlerine ilişkin detaylı bilgi verdi.


Eğitimde gençlere; doğru CV doldurma, mezuniyet sonrası izlenecek adımlar, doğru iş arama yöntemleri ve mülakatlarda dikkat edilmesi gereken hususlar aktarıldı.



"Kritik süre 6 saniye"


Programda konuşan Düzce İş Kulübü İş ve Meslek Uzmanı Melike Kelav, temel hedeflerinin "doğru işe doğru insanı yerleştirmek" olduğunu belirtti. Öğrencilere profesyonel bir öz geçmişin nasıl olması gerektiğini anlatan Kelav, "CV’nizi hazırladınız ve bir insan kaynakları (İK) uzmanı bunu inceliyor. Burada sizin maksimum 6 saniyelik süreniz var. Bu 6 saniyelik süre, sizin bu işe uygun olup olmadığınızı belirleyen kritik süredir" ifadelerini kullanarak ilk izlenimin önemine dikkati çekti.


Etkinlikte ayrıca, Düzce Belediyesi ve BelKA A.Ş.’nin istihdama yönelik hayata geçirdiği projeler hakkında öğrencilere sunum yapıldı.



İş başvurularında kritik eşik: "Sadece 6 saniyeniz var"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Kuşadası kıyılarında fırtına sonrası ortaya çıkan kemikler incelendi Aydın’ın Kuşadası ilçesinde etkili olan yoğun yağış ve fırtınanın ardından kıyılarda ortaya çıkan kemik parçaları bilimsel incelemeye alındı. Yapılan değerlendirmelerde kemiklerin farklı hayvan türlerine ait olduğu belirlendi. Geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda etkili olan sağanak yağış ve sel sonrası oluşan güçlü dalgalar, kıyı şeridinde tahribata yol açtı. Kıyı şevlerinde çökmeler meydana gelirken, sel sularının taşıdığı atıklar ve toprak altındaki çeşitli materyaller sahilde birikmeye başladı. Kuşadası Halk Plajı, Pamucak ve Yılancı Burnu kıyılarında biriken malzemeler arasında kemik parçaları dikkat çekti. Sahilde gezen Berkant Akbacak tarafından fark edilen kemikler, yetkililere bildirildi. Toplanan kemikler, Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) tarafından incelemeye alındı. EKODOSD bilim danışmanı ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vedat Onar tarafından yapılan incelemelerde, kemiklerin katır, eşek, sığır, domuz, koyun, köpek ve deve gibi farklı hayvan türlerine ait olduğu tespit edildi. Özellikle Kuşadası Halk Plajı’nda bir deveye ait kafatasının bulunması dikkat çekti. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Vedat Onar, kemiklerin farklı dönemlere ait olabileceğini belirterek, osteoarkeoloji ve osteoloji çalışmalarıyla bu tür ortaya çıkarılan izlerin geçmişe ışık tuttuğunu ifade etti. Tarihi kaynaklara göre Osmanlı döneminde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğinin bilindiğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü; "Tarihi kaynaklar, Osmanlı Dönemi’nde Anadolu’nun iç kesimlerinden deve kervanlarıyla taşınan ürünlerin Kuşadası Limanı üzerinden ihraç edildiğini gösteriyor. Bir dönem yalnızca üzüm helvası ihracatının bile yüz binlerce kiloyu bulduğu düşünüldüğünde, bölgenin deve kervanlarıyla yoğun bir ticaret ağına sahip olduğu anlaşılıyor. Bu nedenle kıyıda ortaya çıkan deve kemiklerinin, o dönemde yaşamış ve sahil çevresinde ölmüş bir yük hayvanına ait olabileceği değerlendiriliyor. Öte yandan, günümüzde Rıza Saraç Caddesi’nin bulunduğu alanın geçmişte Abdi Hafız Deresi olarak bilinmesi de dikkat çekiyor. O yıllarda dere sularının taşıdığı materyallerin zamanla kıyıya ulaşıp üzerlerinin toprakla örtülmüş olabileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor. Kuşadalı olması sayesinde bölgemizdeki buluntulara da yakından destek veren Prof. Dr. Onar hem hayvan hem de insan kemikleri üzerinden geçmiş dönemlere ışık tutan önemli bilimsel çalışmalar yürütmeye devam ediyor" dedi.
Elazığ Dağlardan toplanan doğal antibiyotik, tezgahlarda yerini aldı Elazığ’da doğada kendiliğinden yetişen, birçok faydası olduğu bilinen ve doğal antibiyotik olarak kullanılan çiriş otu, tezgahlardaki yerini aldı. Elazığ ve Tunceli dağlarının yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, uzun süren kış mevsiminin ardından baharın gelmesiyle köylüler tarafından toplanmaya başlandı. Toplanan otlar, kent merkezindeki manav ve seyyar satıcılarda satışa sunuldu. Çiriş otu, birçok yemekte kullanılmasının yanı sıra, şeker, tansiyon ve kansere de iyi geliyor. Birçok pazarcının geçim kaynağı olan çiriş otunun kilosu ise 100 liradan satışa sunuldu. Çiriş otunun yavaş yavaş tezgahlardaki yerini aldığını aktaran Zülfü Güngör, "Çiriş otu bize Tunceli’den geliyor. Vatandaşlar toplayıp yolluyor, biz de burada satıyoruz. Bunun hasadı 2 ay sürüyor daha fazla sürmüyor. Bunun şeker, tansiyon ve kolesterol hastaları için çok şifalıdır. Geçen sene fiyatları 75 liraydı bu sene 100 liradan satıyoruz. Vatandaşlar zaten genel olarak doğal otların gelmesini bekliyor" dedi. Muzaffer Yetim ise, "Çiriş otu, Tunceli’nin dağlarından geliyor. Kar yağışının bittiği bölgelerde çıkarak buraya geliyor. Çiriş otunu emekçi kadınlar, yaşlı amcalar ve işi olmayanlar topluyor. Onlar orada faydalanıyor biz de burada faydalanıyoruz. Ekmek paramızı çıkartıyoruz. Vatandaşların çok talebi var. Çiriş otunun antibiyotik kadar faydası vardır" diye konuştu.
İstanbul Arnavutköy’de bisikletli çocukların çarptığı kadın ağır yaralandı Arnavutköy’de yolun karşısına geçmeye çalışan kadına, bisikletli çocuklar çarptı. Kazada bisikletli çocuklardan biri yaralanırken ağır yaralanan kadının tedavisi devam ediyor. Yaşanan kaza güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Olay, geçtiğimiz pazartesi öğle saatlerinde İstanbul Arnavutköy Yunus Emre Mahallesi 30 Ağustos Caddesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, cadde üzerinde bisiklet süren bir grup çocuk, Boğazköy Aile Sağlığı Merkezi’nden çıkıp çocuklarıyla caddenin karşısına geçmeye çalışan Zebide Baba’ya çarptı. Kazada yaya kadın ve bisikletli bir çocuk yaralandı. Yaralılara, aile sağlığı merkezindeki sağlık ekiplerince ilk müdahale yapılırken Zebide Baba ambulansla kaldırıldığı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Baba’nın tedavisi devam ederken aile, konu ile ilgili karakola giderek şikayetçi oldu. Yaşanan kaza çevredeki bir güvenlik kamerasıyla saniye saniye görüntülendi. Yaralanan Zebide Baba’nın kuzeni Nuh Şimşek, "Saat 15.00 sıralarında aile sağlığı merkezinden çıktığı sırada bir grup çocuk bisikletle yukarıdan geldi. Zebide, karşıya geçmek için yolu yarıladığı sırada 3 kişi birden çarpıyor. Bu çarpma esnasında ağır yaralandı. Şimdi Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne getirdik. Şu anda yoğun bakımda. Dün iç kanama geçirdi. Yüz, ağız, kafa kısımlarının hepsi kırık. 6 kişilik bir grup bisikletle yarış yaparken çarpıyor. Hepsi 14-15 yaşlarında çocuklar. Kazada bisikletli bir çocuk da yaralanmış. O da şu anda başka hastanede durumunu bilmiyoruz. Kadının yüz kısmı tanınmaz halde. Orada bisiklet kiralanan yerler de var. Eğer onlardan kiralanmışsa onlardan da şikayetçi olacağız. Polise de gittik ve suç duyurusunda bulunduk. Orada yarış yapmışlar. Orası yarış yapılacak bir yer değil. Kazadan sonra ilk müdahaleyi aile sağlığı merkezinden yapıyorlar. Ondan sonra ambulansla hastaneye getiriyorlar. Kaza esnasında yanında 2 çocuğu da vardı. Kendisinin 4 çocuğu var ve onların psikolojileri de iyi değil" dedi.
Kilis Kilis usulü döner için patent müracaatı Kilis usulü tavuk döner için tescil süreci başlatıldı. Kilis’te yaklaşık 20 yıldır dönercilik yapan Bestami Yasin Debbaşoğlu, Kilis usulü tavuk dönerin kendine özgü lezzetiyle öne çıktığını belirterek patent (tescil) süreci için çalışma başlattı. Debbaşoğlu, diğer döner çeşitlerini mizahi bir dille eleştirerek, "Sos çorba gibi akmıyor" ifadelerini kullandı. Kilis usulü dönerin kendine özgü bir lezzeti olduğunu vurgulayan Debbaşoğlu, "Bizim dönerimizde Güneydoğu’ya ait baharatlar kullanılıyor. İçerisine çorba gibi sos bırakmıyoruz. Tavuk döneri kızartıp kesiyoruz, harici baharatlar ve salatayla birlikte dürüm şeklinde sunuyoruz" şeklinde konuştu. "Tam ekmek Kilis ekmeğiyle 80 lira, lavaşta ise yarım ekmekle 50 lira’’ Fiyatlara da değinen Debbaşoğlu, İstanbul’da dönerin yaklaşık 300 liraya satıldığını belirterek, "Bizde tam ekmek Kilis ekmeğiyle 80 lira, lavaşta ise yarım ekmekle 50 lira. Bizde halka hizmet var" ifadelerini kullandı. Hedeflerinin Kilis dönerini tescillemek olduğunu belirten Debbaşoğlu, "Kilis usulü diye bir döner var. Bunu tüm Türkiye’ye tanıtmak için elimizden geleni yapacağız" şeklinde konuştu. "Kilis daha iyi, o yüzden burayı daha çok seviyorum’’ İş yerinde müşteri olarak bulunan rapçi Vedat Kazaz ise kendisini 2011 yılında katıldığı Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasından tanıyanlar olduğunu söyledi. Kilis usulü döneri beğendiğini dile getiren Kazaz, "Kilis dönerinde baharat tadı var. İskenderun’da da iyi ama Kilis daha iyi, o yüzden burayı daha çok seviyorum" diye konuştu. Kazaz ayrıca yarışma döneminde söylediği rap parçasını da seslendirdi. Öte yandan işletmeye gelen diğer müşteriler de Kilis usulü dönerin daha lezzetli olduğunu ifade etti.