ÇEVRE - 12 Ocak 2026 Pazartesi 15:31

Köy yolunda tekrar heyelan meydana geldi

A
A
A
Köy yolunda tekrar heyelan meydana geldi

Düzce’de geçtiğimiz hafta 3 gün arayla yaşanan heyelanla birlikte köy yolu hasar gören Fındıklıaksu Köyü’nde tekrar heyelan yaşandı.


Düzce merkeze bağlı Fındkılıaksu köyünde geçtiğimiz hafta Salı günü heyelan meydana gelmiş, İl Özel İdaresi ekipleri çalışma yaparken Cuma günü ise köye ulaşımı sağlayan anayolda meydana gelen heyelan olayı ile yol zarar gördü. İl Özel İdaresi ekipleri çalışmaları kısa sürede tamamlayarak, yolu onardı ve ulaşıma açtı.


Bu kez aynı noktada 3. kez heyelan meydana geldi. Dağlardan kayan topraklar, ana yola akarak tekrar köyün yolunu ulaşıma kapattı. İl Özel İdaresi ekipleri yolun açılması için bölgeye gönderildi.



Köy yolunda tekrar heyelan meydana geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’GençLig 2026’ lansmanı geniş katılımla gerçekleştirildi Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle 81 ilde gerçekleştirilen GençLig projesinin 2026 lansmanı gerçekleştirildi. GençLig projesinin 2026 lansmanı İstanbul Maslak’ta bulunan Volkswagen Arena’da düzenlendi. Programa Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, İstanbul Valisi Davut Gül, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ve diğer protokol üyelerinin yanı sıra futbolcular; Arda Turan, Volkan Demirel, Emre Belözoğlu, Mario Jardel, Mesut Özil, Tuncay Şanlı, Hasan Kabze, Yakup Sivri, Necati Ateş, Mehmet Aurelio, Ümit Karan, Mehmet Topal, Emir Dağlı, Taylan Oran başta olmak üzere birçok ünlü futbolcu, spor yorumcusu Ertem Şener, hakem Halil Umut Meler ve teknik direktörler Rıza Çalımbay ve Hikmet Karaman katılım sağladı. Bilal Erdoğan: "Büyük futbol kulüplerimizin scout ekipleri de turnuvayı takip edecek" TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan, "Bugün Gençlig’in tanıtımını yapacağız. Geçtiğimiz yıl da çok başarılı bir şekilde organize edilmişti. Türkiye’nin her köşesinden 20 bin lise öğrencisi farklı konumlarda futbol turnuvalarında yarıştılar. Bu sene daha da fazla katılımla bu organizasyonu gerçekleştirmek istiyoruz. Bu yıl farklılık olarak büyük futbol kulüplerimizin scout ekipleri de turnuvayı takip edecek. Bu etkinliği destekleyen tüm yöneticilere, emekli olmuş ve aktif olarak futbol oynayan kardeşlerimize Bakanımıza ve Montella Hocamıza çok teşekkür ediyorum. Bu vesileyle futbolun bizi birleştiren, aramızdaki farklılıkları aşmamızı sağlayan özelliklerini hatırlamamıza vesile olsun" şeklinde konuştu. Osman Aşkın Bak: "Sporun tabana yayılması için çaba sarf ediyoruz" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, sporun birleştirici gücüne vurgu yaparak, "Gençleri spora alıştırma ve yönlendirme konusunda önemli bir turnuva. Katkı veren herkese teşekkür ediyoruz. Sporun birleştirici gücüne inanıyoruz. Kötü alışkanlıklardan uzak durmayan herkesi de tesislerimize spor yapmaya davet ediyoruz. Türkiye’de bir spor tesisi devrimi yaşanmıştır. Ülkemizin artık dünya standartlarına sahip pek çok tesisi var. Gençlerimizi sahalarda görmek istiyoruz. Biliyorsunuz, Avrupa 2036 Şampiyonası’nı ülke olarak organize edeceğiz. Tesisleriyle hazır bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Sporun tabana yayılması için çaba sarf ediyoruz. Spor her zaman birleştirici kimliğiyle ön planda olmuştur. İnşallah Milli Takımımız da elemeleri geçerek Dünya Kupası’na katılacak. Tüm gençleri turnuvaya davet ediyoruz ve emeği geçen herkese de teşekkür ediyorum" diye konuştu. İbrahim Hacıosmanoğlu: "Gençliğe ve genç oyunculara önem vermemiz gerekiyor" Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da yaptığı konuşmada temiz futbol vurgusu yaparak, "Bu sene turnuvada 60 bine yakın geç kardeşimizin katılım sağlayacağını öğrendik. Bu çok önemli bir sayı. Hem kulüp hem de milli takım hocalarımız da bu işin içindeler. 60 bin gencimizin içinden 60 yetenekli kardeşimizi çıkarabilirsek bile çok büyük katkısı olur. Futbolumuzdaki temiz futbol harekatından dolayı takımlarımızdan birçok oyuncu gitti ama onların yerine genç oyuncularımız var. Demek ki gençliğe ve genç oyunculara önem vermemiz gerekiyor. Ne kadar gencimizi bu tarz turnuvalarla sporun içine çekersek o kadar iyi bir iş yapmış oluruz. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. İbrahim Beşinci: "Şehitlerimize rahmet Filistin’e destek sezonu" TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, sahada rekabetin, tribünde kardeşliğin ve dostluğun kazandığı bir turnuvanın başlangıcını olduğunu söyledi. Beşinci, "Birçok futbolcumuz bu anlamlı projeye katkı sağlamak üzere buraya geldi. Türkiye geneli liseler arası futbol turnuvamızı bugün başlatıyoruz. Projemizin bu yılki mottosunu, unutulmaz davamız ve derdimiz olan Filistin hakkında seçtik; ‘Şehitlerimize Rahmet Filistin’e Destek Sezonu’ olarak belirledik. Türkiye’nin dört bir yanında 8 ay boyunca, önce illerde finaller, sonra bölge finalleri ve son olarak Türkiye finali gerçekleştirilecek. Buradan 3 büyük spor başkanımıza da bilhassa teşekkür ediyorum. Çünkü bu projede yer alan yetenekli gençleri profesyonel futbol hayatına kazandıracaklar. Bizler de Türkiye Gençlik Vakfı olarak, Türkiye’nin gençliği olarak gençlerin enerjisini sporun birleştirici gücüyle bir araya getirerek ülkemize faydalı projeler üretmeye devam edeceğiz. Geçen yılki GençLig projemizde yaklaşık 20 bin gencimiz mücadele etmişti. Önümüzdeki yıllarda ise hedefimiz 60 binin üzerinde gence ulaşmak. Projemize tüm liseli gençlerimizi bekliyoruz" açıklamalarında bulundu.
Çanakkale Tuğba Yavaş’ın şüpheli ölümüyle ilgili davada keşif raporu istemi ve bilirkişi raporunun yenilenmesi istemi reddedildi Çanakkale’de 39 yaşındaki restoratör Tuğba Yavaş’ın 5. kattan düşerek hayatını kaybettiği olayla ilgili eşinin yargılanmasına devam edildi. Hakim, davada keşif raporu istemi ve bilirkişi raporunun yenilenmesi istenmesi reddetti. Olay, 30 Ekim 2024 tarihinde merkeze bağlı Kepez beldesi Hamidiye Mahallesi Aziz Nesin Caddesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle Tuğba Yavaş (39), apartmanın 5’inci katındaki dairenin balkonundan park halindeki motosikletin üzerine düştü. Durumu fark eden komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ambulansla Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Tuğba Yavaş, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemeler sonucunda olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda ekipler Tuğba Yavaş’ın eşi Prof. Dr. Alptekin Yavaş’ın ifadesine başvurdu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Alptekin Yavaş. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’nın soruşturmaşının tamamlamasının ardından iddianame hazırlandı. Prof. Dr. Alptekin Yavaş hakkında ‘başkasını intihara yönlendirme halinde intiharın gerçekleşmesi’ suçundan Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. İlk duruşmanın ardından dava Çanakkale 3. Ağır Ceza Mahkemesince ele alındı. Bu arada sanık Alptekin Yavaş’ın avukatları, yeni duruşma öncesi tutukluluk için itiraz etti. Mahkeme ise sanık Yavaş’ın tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmasına karar verdi. Ayrıca davanın 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesine karar verildi. Benim Alptekin hoca ile herhangi bir gönül ilişkim yok Çanakkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen beşinci duruşmada tanık olarak konuşan Alptekin Yavaş’ın öğrencisi Gizem Çetin Meriç, "Sanık, ÇOMÜ Fen Fakültesinden benim hem danışmanım hem de hocamdır. Eşi Tuğba hanımı da bu vesile ile tanıdım. Tuğba abla ile 2017 yılında tanıştım, şimdiki eşim de sanığın öğrencisi idi. Tuğba hanım ilk tanıştığımızda çok iyi, sevecen hatta çok iyi yemek yapan bir insandı, ilk tanıştığımızda bana sorduğunuz anlamda aşırı derecede kıskançlığı ya da psikolojik bir rahatsızlığı yoktu fakat bize epilepsi hastası olduğunu söylemişti, sanık olduğu halde evlerinde de buluşmalarımız oldu, sanığın eşine karşı baskıcı bir tutumuna rastlamadım. Bir dersimiz esnasında Tuğba abla hocamızı aradı, hocama ‘Gizem ile konuşmuşsunuz ne konuşmuşsunuz’ diye bağırıyordu, hocamız yani sanık durumu izah etmeye çalıştı, konuşma bittikten sonra bana sanık ‘Kusura bakma Tuğba ablan yakın zamanda bir kriz geçirdi o zamandan beri bir sıkıntı yaşıyor konu seninle ilgili değil’ dedi. Bu olaydan sonra bir seferinde yine onların evinde buluştuğumuzda ve yemek hazırlama sırasında müteveffa Tuğba ‘Keşke ben de senin yerinde olsam işim gücüm olsa, keşke o halimle evlenmiş olsa idim’ demiştir. Bir seferinde de bana sorduğunuz 2024 yılında Konya ilinde kazı çalışmaları için bulunuyorduk, kazıya Tuğba, Alptekin hoca ile birlikte gelmişti, Tuğba burada ‘Alptekin ile oğlum için çalıştım bundan sonra kendim için çalışacağım’ demişti. Bu anlattıklarımın haricinde esaslı bir olaya tanık olmadım. Sanığın eşine karşı baskıcı bir tutumuna tanık olmadım. Tuğba görüşmelerimiz esnasında hiçbir şekilde intihardan, hayattan bıktığından, eşinin baskı ya da kısıtlamalarından yakındığına tanık olmadım. Sadece eşinin çok çalıştığından yakınmıştı, bizimle biraz daha fazla ilgilense daha iyi olur demişti. Bu kazıdan Tuğba abla daha erken ayrılmıştı, kazıdan ayrıldıktan sonra bir süre sonra eşim Gökhan’ı aramıştı. Gökhan ona yanıt vermemiş bu sefer beni aradı, bu sırada Gökhan ile biz beraberdik eşini sordu ben de ona eşini görmediğimi söyledim, çünkü o sıra yemek için ayrı ayrı yerlerde idik, o süreçte kavga ettiklerini biliyorduk zira iş yerindeki oda bizim bir üstümüzde idi, hoca konuştuğu zaman dışarıdan oluyordu, konuşmalarından sadece kavga ettiklerini anlayabiliyordum hangi sözleri söylediğini hatırlamıyorum, bu dediğim süreç iki haftalık bir süreçtir, haftanın birkaç günü bu şekilde telefonda kavga ettiklerini duydum, ayrıntısını bilmiyorum. Benim Alptekin hoca ile herhangi bir gönül ilişkim yoktur, olmadı" dedi. Tuğba hiçbir şekilde bana intihardan bahsetmedi Tuğba Yavaş’ın abisinin eşi Zehra Babayiğit, tanık olarak katıldığı davada "Tuğba ve dolayısıyla eşi ile bayramlarda, 15 tatilde, yaz tatilinde görüşürdük, kimi zaman Ankara’da kimi zaman da Kayseri’de. Tuğba hanım enerjik, hayat dolu, sevecen, neşeli, hayata bağlı birisi idi, eşi ise onun tam tersi içine kapanık, narsist kişiliğe sahip, paraya tapan bir kimse idi, antisosyal yapıda birisi idi, narsistten kastım burnu havada, kendinden başka herkesi küçük gören bir kişiliktir. Eşini de bu şekilde görürdü, bu hususta görgü sahibiyim, 10 yıldır evliyim, 10 yıldır Tuğba Hanım’ı tanırım, Tuğba’nın tek şikayeti eşinin cimriliği ile alakalıdır, kendi mesleğini yapamazdı ancak harçlığını, kişisel ihtiyaçlarını sağlamak için organizasyon gibi işler yapardı. Sanık olan eşi ona ihtiyaçları için para vermezdi. Son 2 yılda ise Tuğba abla eşinin kendisine olan ilgisizliğinden, kendisini küçük görmesinden, fiziği ile dalga geçmesinden bahseder ve yakınırdı, sebebini sorduğumda ise bir asistanı ile gönül ilişkisinin olduğunu, bunu hissettiğini bana söylerdi ancak gözüyle görmemişti, anlattığına göre onların mesajlarını yakalamış. Mesajlar uygunsuz değil ancak uygunsuz saatlerde atılmış mesajlardır, mesajların içeriğini sorduğumda derslerle ilgili olduğunu fakat uygunsuz saatlerde atıldığını bana söyledi. Sabah günaydın mesajlarını da attıklarını keza bana nakletti, bu bahse konu ettiğim asistanı Gizem adındaki asistanıdır. Alptekin’in, kendi annesi ameliyat olduğu halde Gizem’in babasının cenazesine katıldığını söylemiştir. Tuğba hiçbir şekilde bana intihardan bahsetmedi, ben psikolojik destek alıp almadığını sorduğunda aldığını fakat ilgili doktor ya da psikoloğa gittiklerinde Alptekin’in direkt ben ÇOMÜ’de profesörüm diye öne atıldığını, haliyle de ilgili doktor ya da psikoloğun kendisiyle ilgilenmediğini bana söyledi. Bu vahim olayın olduğu yaz aylarında sanık, Gizem adındaki bu bayan ile ilişkisinin olduğunu, ilişkisinin tek taraflı olduğunu kendisine itiraf etmiştir. Bundan sonra Alptekin bizlere ilgi duymaya başladı" şeklinde konuştu. Sanığın Tuğba’yı her defasında küçümseyici, aşağılayıcı tutum ve davranışlarına tanık oldum Tuğba Yavaş’ın kuzeni Tanık Hatice Pekdemir ise mahkeme karşısında verdiği ifadede şunları söyledi: "Tuğba hayat dolu, ailesini çocuğunu seven, pozitif bir insandı. Alptekin ise onun tam tersi, her zaman negatif mutsuz, aksi bir adam idi. Genelde Tuğba’yı aşağılar küçük düşürür tarzda tavırlar içerisinde idi, bu tutumları bizlere karşı da böyle idi, kendi akrabalarına karşı iyi idi, bunun nedenle onun egoist kişiliği olabilir. Tuğba ile severek isteyerek evlendiler, evlendikten sonra tutumları değişti. Ben bu vahim olaydan bir ay kadar önce ikinci evliliğimi yaptım; davet ettiğim halde düğünüme sadece Tuğba geldi, Alptekin gelmedi. Benim düğünümde de gayet neşeliydi, biz Tuğba ile samimi olarak görüşürdük, hiçbir şekilde hayattan bıktığından, intiharı düşündüğünden bahsetmedi. Tuğba, Alptekin’in cimriliğinden çok bahsederdi, evlerine misafirliğe gittiğimizde sanığın Tuğba’ya söz gelimi ‘bu yağ neden hemen bitti, bu neden çok fazla alındı’ gibi çıkışlarına tanık oldum. Yine bir alışveriş merkezine gittiğimizde Tuğba’nın rahat hareket edemediğini, Alptekin’in kendisine fazla harçlık vermediğini söylediğine tanık olmuştum. Sanığın Tuğba’yı her defasında küçümseyici, aşağılayıcı tutum ve davranışlarına tanık oldum, onun şivesi ile dalga geçer, eğitim durumunu küçümseyici tavır ve sözlerine tanık oldum. Tuğba’nın ağzından bizzat duymadım ancak komşularından yer yer sanığın Tuğba’ya şiddet uyguladığını duydum, benim düğünümde de kolu sargılıydı, sorduğumda ilk başta ütüden yandığını söyledi, bir başkasına konserveden yandığını söylemiş, komşularından ise benim düğünüme gelirken kavga ettiklerini, bu sırada kolundan yaralandığını duydum. Benimle paylaşmadığı bu durumu komşuları ile paylaşmış. dedi." Müşteki Avukatı Türkan Kara, Tuğba Yavaş dava dosyasında kolluğun soruşturması eksik olduğunu söyleyerek maddi gerçeğin tespiti için mümkünse ODTÜ ya da eşdeğeri bir üniversiteden seçilecek fizik bilirkişi, adli tıp uzmanı ve kriminal uzmandan oluşacak kuruldan rapor aldırılmasını talep etti. Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/87 Değişik İş sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına dair karar gerekçesi, yargılamaya esaslı bir katkı sunmayacağı gerekçesiyle mahkemeye sunulan sanık müdafinin tanık dinletme talebi ile keşif yapılmasına dair talepler red edildi. Sanık ve müşteki yakınlarının ifadesinin alınmasının ardından hakim, sanık Alptekin Yavaş’ın tutuksuz yargılanmasının devamına karar verip, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 9 Mart’a erteledi.