Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve ülkemizin en büyük bilim toplum buluşmalarından biri haline gelen Bilim Kafe etkinliğinde, "Ramazan Sofralarında Sağlık: Gerçekten Güvende miyiz?" konusu ele alındı.
Düzce Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen etkinliğe; Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Etkinlikte Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi H. Nejat Küçükdağ, halka bir araya gelerek Ramazan Ayı’nda sağlıklı beslenme ve gıda güvenliğinin korunmasına yönelik önemli bilgiler paylaştı.
Programın açılış konuşmasını yapan Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin toplumsal katkı misyonu ile düzenlenen, toplumla iç içe ve bilimsel farkındalık oluşturan Bilim Kafe etkinliklerinin düzenli olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Bilim Kafe etkinlikleri ile akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerini vatandaşlarla buluşturulduğunu ve günlük yaşamı ilgilendiren konularda toplumsal farkındalık oluşturmanın amaçlandığını belirten Duygu Özdemir Cömert, "Özellikle Ramazan Ayı’nda sağlıklı ve güvenli beslenme gibi önemli bir konunun bilimsel açıdan ele alınmasını son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
"Gıda güvenliği üretim aşamasından sofraya kadar uzanıyor"
Gıda güvenliğinin yalnızca tüketim aşamasıyla sınırlı olmadığını belirterek konuşmasına başlayan Nejat Küçükdağ, gıda güvenliğinin üretim, hasat, taşıma, depolama ve hazırlama süreçlerinin tamamını kapsadığını ifade etti. Özellikle pestisit kalıntılarının insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Küçükdağ, bazı sebze ve meyvelerin pestisit riski açısından daha hassas olduğunu, bu nedenle tüketim öncesinde doğru temizleme yöntemlerinin uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Gıdaların temizlenmesinde yaygın olarak kullanılan sirkenin her zaman doğru bir yöntem olmadığını vurgulayan Küçükdağ, pestisit kalıntılarının azaltılmasında karbonatlı su ile yıkamanın daha etkili bir yöntem olduğunu ifade etti.
"Mutfak ekipmanları ve saklama şartları sağlık açısından çok önemli"
Mutfakta kullanılan araç gereçlerin de sağlık açısından önemli olduğunu belirterek, özellikle plastik kesme tahtalarının zamanla mikroplastik oluşumuna neden olabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Küçükdağ, bunun yerine doğru temizlenmiş ahşap, bambu veya paslanmaz çelik yüzeylerin tercih edilmesinin daha güvenli olabileceğini vurguladı. Kaplaması zarar görmüş teflon tencere ve tavaların sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirten Dr. Küçükdağ, ayrıca asitli gıdaların uzun süre bekletilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Gıdaların uygun sıcaklık şartlarında saklanmasının önemine değinen Küçükdağ, çiğ ve pişmiş gıdaların bir arada muhafaza edilmemesi gerektiğini ve pişmiş yemeklerin uygun şekilde soğutulduktan sonra buzdolabına kaldırılmasının gıda güvenliği açısından kritik olduğunu ifade etti.
"Ramazan’da sağlıklı beslenmenin en önemli anahtarı protein tüketimi"
Ramazan ayında özellikle sahur öğününde protein ağırlıklı beslenmenin önem taşıdığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Nejat Küçükdağ, karbonhidrat tüketiminin sınırlandırılmasının önemine de dikkat çekti. Ramazan Ayı’nda da doğal ve katkısız gıdaların tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Küçükdağ, kırmızı pancar, orman meyveleri, keten tohumu, chia tohumu ve kinoa gibi besinlerin sağlık açısından önemli faydalar sunduğunu ifade etti.
Katılımcılardan gelen sorularının yanıtlanmasının ardından toplum sağlığına yönelik bilimsel farkındalığın artırılmasını amaçlayan program günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.









