SAĞLIK - 11 Kasım 2025 Salı 11:52

Sessiz katil uyarısı

A
A
A
Sessiz katil uyarısı

Dr. Erdinç Şengüldür, karbonmonoksit zehirlenmesiyle ilgili "Ortama yayıldığında duman çıkmaz, boğazı yakmaz, nefes almayı zorlaştırmaz. Bu yüzden insanlar zehirlendiğini ilk başta anlamaz. Siz fark etmezsiniz ama sessiz katil bıçağını çoktan boynunuza dayamıştır" dedi.


Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Erdinç Şengüldür, karbonmonoksit (CO) zehirlenmelerine karşı önemli bilgiler paylaştı.


Dr. Öğr. Üyesi Şengüldür, karbonmonoksit zehirlenmesiyle ilgili "Kokusuz, renksiz ve tahriş yapmayan bir gaz olduğu için insanlar tarafından fark edilmez. Solunduğunda kana hızla bağlanır ve oksijen taşıyan hemoglobinin yerine geçerek dokuların oksijen almasını engeller. Bu da kalp, beyin ve hayati organlarda ani oksijen yetersizliği oluşturur" dedi.



İnsan duyularıyla fark edilemez


Karbonmonoksit gazının renksiz, kokusuz ve tadı olmayan, insan duyularıyla fark edilemeyen bir gaz olduğu için sessiz katil olarak da adlandırıldığını söyleyen Şengüldür, "Ortama yayıldığında duman çıkmaz, boğazı yakmaz, nefes almayı zorlaştırmaz. Bu yüzden insanlar zehirlendiğini ilk başta anlamaz. Kişi sadece biraz yorgunluk, baş ağrısı ve uyku hali hisseder ve çoğu zaman ‘dinleneyim geçer’ diyerek uzanır. Ancak bu uyku, vücudun oksijensiz kaldığı için ortaya çıkan derin ve geri dönüşsüz bir bilinç kaybına dönüşebilir. Siz fark etmezsiniz ama sessiz katil bıçağını çoktan boynunuza dayamıştır" ifadelerini kullandı.



Karbonmonoksit zehirlenmesinin belirtileri


Karbonmonoksit zehirlenmesinin çoğu zaman sinsi bir şekilde başladığını vurgulayan Erdinç Şengüldür, "İlk belirtiler genellikle baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, mide bulantısı ve aniden gelen uyku hali şeklindedir. İnsanlar bu durumu çoğu zaman yorgunluk, üşüme veya grip başlangıcı sanarak önemsemez. Oysa asıl tehlike tam da buradadır. Kişi ‘Biraz dinleneyim’ diyerek uzandığında, karbonmonoksit kandaki oksijenin yerini almaya devam eder ve bu uyku hali bilinç kaybına doğru ilerler. Özellikle şu durum çok kritik bir uyarı işaretidir: Soba yanarken birden baş ağrısı ve yoğun bir uyku bastırıyorsa, bu kesinlikle normal değildir. Bu, vücudun oksijensiz kaldığının işaretidir. Bu belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden harekete geçmek gerekir. Baş ağrısı + soba = Uyarıdır. Ciddiye alın" diyerek, sobanın yanında aniden başlayan baş ağrısı ve uyku halinin ciddiye alınması gerektiğinin altını çizdi.



"Biraz oturayım geçer, demeyin"


Bu belirtiler ortaya çıktığında yapılacak en önemli şeyin vakit kaybetmeden temiz havaya çıkmak olduğunu vurgulayan Öğretim Üyesi, "Kişi ve çevresindekiler hemen kapı veya pencereleri açarak dışarıya geçmeli, karbonmonoksit kaynağı kapatılabilecek bir kaynaksa kapatılmalı ve hiç vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramalıdır. ‘Biraz oturayım geçer’ düşüncesi bu tür zehirlenmelerde en tehlikeli yanılgıdır, çünkü karbonmonoksit etkisi dakikalar içinde ağırlaşabilir. Kişi baygınlık geçirebilir ve kendi başına çıkamayacak hale gelebilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiği anda, harekete geçmek hayat kurtarır" dedi.



Evlerde ve iş yerlerinde alınması gereken önlemler


Karbonmonoksit zehirlenmesini önlemenin en etkili yolu düzenli bakım ve doğru kullanım olduğunun altını çizen Şengüldür, "Soba, şofben ve kombi gibi yakıcı cihazların yıllık bakımının mutlaka yetkili kişiler tarafından yapılması, bacaların ise her sezon öncesi temizlenmesi gerekir. Bacaların çatlak, tıkalı ya da rüzgâr geri tepmesi oluşturan yapıda olmaması çok önemlidir. Şofbenlerin banyo gibi küçük ve kapalı alanlara yerleştirilmemesi güvenlik açısından hayati bir kuraldır. Ayrıca hem evlerde hem iş yerlerinde karbonmonoksit dedektörü bulundurmak, risk ortaya çıkmadan erken uyarı sağlar. Geceleri uyumadan önce sobaya yüksek miktarda kömür eklemekten kaçınmak, ortamda yeterli hava akışını sağlamak ve cihazları kontrolsüzce çalışır halde bırakmamak hayati önem taşır" ifadelerini kullandı.



Soba, şofben veya kombi kullanırken yapılan en yaygın hatalar


Soba, şofben veya kombi kullanırken yapılan en yaygın hatalara da değinen Dr. Öğr. Üyesi Erdinç Şengüldür, "En sık yapılan hata, bu cihazların bakımının ihmal edilmesidir. Bacası iyi çekmeyen bir sobaya bir anda fazla kömür eklemek, dumana dönüşemeyen gazların içeride birikmesine neden olur. Şofbenlerin banyo gibi küçük ve kapalı alanlara yerleştirilmesi de çok risklidir; çünkü bu alanlarda temiz hava sirkülasyonu yoktur ve gaz birikimi çok hızlı olur. Kombilerin ise yetkisiz kişiler tarafından kurulum veya tamir edilmesi hem cihazın performansını hem de güvenliğini bozar. Ayrıca kapalı garajda araç çalıştırmak, mangalı balkonda ya da iç mekânda yakmak gibi davranışlar da karbonmonoksit birikimine neden olabilir. Kısacası, ısı kaynağını "nasıl olsa hep böyle kullanıyoruz" düşüncesi, en büyük yanılgıdır" diyerek toplumda alışkanlık haline gelmiş yanlış uygulamaların terk edilmesi gerektiğini vurguladı.



"Düzenli kontrol ve önlemler hayat kurtarır"


Karbonmonoksit zehirlenmesinin, çoğu zaman fark edilemeyen ama tamamen önlenebilir bir tehlike olduğunu hatırlatan Dr. Erdinç Şengüldür, "Her yıl pek çok aile, sadece baca temizliği ihmal edildiği veya cihazların bakımı yapılmadığı için geri dönülmez acılar yaşıyor. Vatandaşlarımızdan ricamız, kış aylarında soba ve şofben kullanımında dikkati elden bırakmamaları, mutlaka yıllık bakım yaptırmaları ve mümkünse evlerine karbonmonoksit dedektörü yerleştirmeleridir. Unutmayalım, bir evin sıcak olması güzel ama güvenli olması her şeyden daha değerlidir. Düzenli kontrol ve önlemler hayat kurtarır" ifadeleri ile açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Akhisarlı minik pedallar Muğla’da kürsüye damga vurdu Muğla’da 5-8 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Yol ve Kriteryum Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübünün bisiklet sporcuları önemli dereceler elde ederek büyük başarıya imza attı. Muğla’da düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Yol ve Kriteryum Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübü’nün genç sporcuları birçok kategoride kürsüye çıkarak Akhisar’ı gururlandırdı. 07 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Kupası Puanlı Yol Yarışlarında Akhisar İlçe Spor Kulübü sporcuları farklı kategorilerde önemli dereceler elde etti. U13 Kadınlar kategorisinde Hilal Kaymaz birinci olurken, Miray Akcan üçüncü, Elif Mira Şahin ise dördüncü sırada yer aldı. U11 Kadınlar kategorisinde Elif Koç birinciliği elde ederken, Rümeysa Meryem Kaymaz üçüncü, Zeynep Şahin ise dördüncü oldu. U11 Erkekler kategorisinde ise Deniz Atlas Tekin üçüncülük derecesi elde etti. 08 Mart 2026 tarihinde düzenlenen Türkiye Kupası Puanlı Kriteryum Yarışlarında da Akhisarlı sporcular başarılarını sürdürdü. U13 Kadınlar kategorisinde Hilal Kaymaz birinci olurken Miray Akcan dördüncü sırada yer aldı. U11 Kadınlar kategorisinde Elif Koç ikinci olurken, Zeynep Şahin dördüncü, Meryem Rümeysa Kaymaz ise beşinci sırayı aldı. U11 Erkekler kategorisinde Deniz Atlas Tekin üçüncü olarak kürsüde yer aldı. Yarışların genel klasman sonuçlarına göre ise Akhisar İlçe Spor Kulübü sporcuları yine önemli dereceler elde etti. U13 Kadınlar genel klasmanında Hilal Kaymaz birinci, Miray Akcan üçüncü, Elif Mira Şahin ise beşinci oldu. U11 Kadınlar genel klasmanında Elif Koç birinciliği kazanırken, Meryem Rümeysa Kaymaz üçüncü, Zeynep Şahin beşinci sırada yer aldı. U11 Erkekler genel klasmanında ise Deniz Atlas Tekin üçüncü olarak yarışları tamamladı.
Manisa Kaymakam Dalak çğrencilerle birlikte iftar açtı Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak, Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşarak Ramazan’ın manevi atmosferini birlikte yaşadı. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından düzenlenen iftar programında protokol, öğretmenler ve öğrenciler aynı sofrada buluştu. Sarıgöl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi pansiyonunda düzenlenen iftar programına Sarıgöl Kaymakamı Halil Dalak ve eşi Ayfer Dalak, Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleşen iftar programında öğrencilerle aynı sofrayı paylaşan Kaymakam Halil Dalak, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Dalak, "Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle birlikte iftar yemeğinde bir araya gelerek mübarek Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Bu ortam bana kendi okul yıllarımı hatırlattı. İftar programını düzenleyen okul idaresine teşekkür ediyorum." dedi. Sarıgöl İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da iftar programına katılım sağlayan Kaymakam Halil Dalak’a teşekkür ederek, "Okulumuzun düzenlediği iftar programında öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizle bir arada olmaktan büyük memnuniyet duyduk. Ramazan ayının manevi atmosferini birlikte yaşadık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu. Programda İlçe Milli Eğitim Müdürü Cezmi Yıldırak da bir süre öğrencilere iftar yemeği ikram etti.
Denizli Buldan’da 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından yaşanan artçılardan korkan vatandaşlar dışarda sabahladı Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından 4.5’e kadar ulaşan 150’den fazla artçı sarsıntı yaşandı. Korku ve panik yaşayan vatandaşların birçoğu geceyi evlerinin dışında geçirmek zorunda kaldı. Denizli’nin Buldan ilçesi Yenicekent Mahallesi merkez üssü olan 5.1 büyüklüğündeki depremin ardından bölgede 150’nin üzerinde artçı sarsıntı meydana geldi. En büyüğü 4.5 büyüklüğüne ulaşan artçı depremler, bölge halkında büyük korku ve paniğe neden oldu. Peş peşe yaşanan sarsıntıların ardından vatandaşlar güvenli gördükleri alanlara yöneldi. Kimi vatandaşlar bağ evlerine giderken, bazıları bahçelerinde bulunan prefabrik yapılara sığındı. Deprem korkusu nedeniyle evlerine giremeyen birçok kişi ise geceyi araçlarında geçirmek zorunda kaldı. Bazı vatandaşlar evlerinin önünde ateş yakarak geceyi dışarıda geçirirken, bazıları da işletmelerine sığınarak sabahı bekledi. Artçı sarsıntıların devam etmesi nedeniyle bölge halkı tedirginliğini devam ediyor. "Gece olan artçı depremlerden çok korktuk" Köyün dışında bulunan prefabrik eve sığındıklarını, meydana gelen artçılardan dolayı korktuklarını ifade eden Yenicekent Mahalle sakini Ahmet Kök, "Başımıza gelen bu afetten dolayı köyümüzün dışındaki prefabrik evlerde kalıyoruz. Kardeşlerim, çocuklarım, torunlarımı topladım ve buraya geldik. Burada biraz daha rahatta hissediyoruz. Köyümüzün içindeki evlerde çok korkuttuk. Çocuklarımız panik olmasın diye buraya geldik. Şuanda burada 6 aile varız. Gece olan artçı depremden korktuk. Biraz önce köyün içini dolaştım, bazı arkadaşlarım arabaların içinde ailecek yatıyorlar" dedi. "Dışarda ateş yakarak bekliyoruz, araçta uyuyoruz" Geceyi dışarıda ateş yakarak beklediklerini dile getiren mahalle sakini Ali Çakır ise, "Artçı depremlerden dolayı geceyi en güvenli dışarıda geçiriyoruz. Şuanda en güvenli yer dışarıda. Dışarda ateş yakarak bekliyoruz, araçta uyuyoruz. Herkes dışarıda, en garantisi böyle" diye konuştu.