SAĞLIK - 13 Ekim 2016 Perşembe 12:48

Göz kontrollerini ihmal etmeyin

A
A
A
Göz kontrollerini ihmal etmeyin

Göz Uzmanı Op. Dr. Emre Ersoy, düzenli göz muayenesinin göz sağlığının ilk basamağını oluşturduğunu söyledi.
Edirne Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği Basın ve İletişim Birimi aracılığıyla, göz muayenesi kontrollerinin önemi ile ilgili açıklamalarda bulunan Edirne Sultan 1.Murat Devlet Hastanesi Göz Uzmanı Op. Dr. Emre Ersoy, "Göz problemleri doğumdan, yaşam sonuna kadar yaşamamızın her anında ortaya çıkabilir ve bizleri körlükle sonuçlanabilecek acı bir gerçekle yüz yüze bırakabilir. Erken teşhis ve tedavi ile ve sık kontrollerle birçok hastada ciddi görme kayıplarının engellenebileceğini unutmamalıyız" dedi.
Yenidoğan göz muayenesinin önemi
Ersoy, göz muayenesinin özellikle yenidoğan bebeklerdeki önemine değinerek, "Özellikle zamanından önce doğan bebeklerde karşılaşabileceğimiz prematüre retinopatisi, yenidoğan göz enfeksiyonu, doğumsal göz tansiyonu ve doğumsal katarakt yaşama merhaba derken bizleri ve aileleri şaşırtıp üzebilir" ifadelerini kullandı.
Çocuklarda göz muayenesinin önemi
Gözle ilgili yaşanabilecek her türlü sorunda mutlaka göz doktoruna başvurulması gerektiğini belirten Ersoy, "Çocuklarda gözün renkli kısmı büyük görünüyorsa, iki göz arasında büyüklük farkı varsa, sulanma, ışığa bakamama, bir veya iki gözde matlık (fotoğraflarda çocuğunuzun gözü beyaz çıkıyorsa) göz kayması varsa dikkat. Bunlar ilk belirtiler olabilir. Mutlaka göz doktoru muayenesi gerekir" şeklinde konuştu.
"Acil hekime başvurun"
Ersoy, kesici, delici, göz kapağı şekli bozuklukları gibi vakalarda acil hekime başvurulması gerekildiğini hatırlatarak, "Her yaşta karşılaşılabileceğimiz kesici, delici travmalar, göz kapağı şekil bozuklukları, yüz felci, kimyasal yanıklar, iz bırakan enfeksiyonlar, gözün saydam tabakasında tahribata ve ileri dönemde de körlüklere neden olmaktadır. Bu nedenle vakit geçirmeden göz muayenesi gerekir" dedi.
Kronik hastalıklara dikkat
İleri yaşlarda karşılaşabilinecek şeker hastalığı, retina hastalıkları, glokom hastalığı (göz tansiyonu yüksekliği) ileri ve geç kalınmış kataraktların körlüklere yol açabileceğine değinen Ersoy, "Şeker hastalıkları kontrol altında olmayan hastalar daha yüksek risk altındadır. Şeker hastalığı 20-65 yaş arasındaki insanlarda görülen en sık körlük nedenidir. Ayrıca hamilelik, hipertansiyon, böbrek hastalığı ve anemi varlığı şeker hastalarında göz tutulumunu kötü yönde etkileyebilmektedir. Retinada görme merkezinde (sarı noktada) ödem, kanama odakları ve yeni damarlanmalar oluşabilir. Daha sonra bu yeni damarlar göz içi kanamasına ve retina dekolmanına yol açabilirler. Bütün bu hastalıklar ve komplikasyonları tedavi edilmezse körlükle sonuçlanabilmektedir" ifadelerini kullandı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.