SAĞLIK - 21 Aralık 2021 Salı 09:45

Esnaf tekrar kapanmaktan, vatandaşlar ise vaka artışlarından korkuyor

A
A
A
Esnaf tekrar kapanmaktan, vatandaşlar ise vaka artışlarından korkuyor

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, 4-10 Aralık tarihleri arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Covid-19 vaka haritasını açıklamasının ardından Edirne’nin vaka oranı en çok artan iller arasında ilk sırada yer alması kent esnafını tekrar kapanma yaşanması, vatandaşı ise hastalığın yayılma riskinin artması konusunda endişelendiriyor.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, 4-10 Aralık tarihleri arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Covid-19 vaka haritasını açıklamasının ardından Edirne’nin vaka oranı en çok artan iller arasında ilk sırada yer alması kent esnafını tekrar kapanma yaşanması, vatandaşı ise hastalığın yayılma riskinin artması konusunda endişelendiriyor.


Edirne’nin en işlek ve kalabalık noktalarından birisi olan Saraçlar Caddesi’nde en çok da gençlerin maske takmadığı dikkat çekti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, 4-10 Aralık tarihleri arasında illere göre her 100 bin kişide görülen Covid-19 vaka sayılarını açıklamasının ardından Edirne’nin en çok artış yaşanan iller arasında ilk sırada olduğu görüldü. Bu durum geçtiğimiz yıl salgın tedbirleri kapsamında uygulanan kapanma ve sokağa çıkma kısıtlamalarının tekrar yaşanabileceği düşüncesine kapılan esnafı düşündürürken, vatandaşları ise Türkiye’de de görülen Omicron varyantı ve Covid-19 salgınının yayılma riskinin artmasına karşı korkutuyor.


Türkiye geneline bakıldığında Edirne’nin vaka artışında ilk sırada olmasının çok üzücü olduğunu belirten esnaf Rahmi Cömert, bu durum karşısında Edirne halkının daha temkinli olması ve kurallara uyuma daha çok özen göstermesi gerektiğinin bir kez daha görüldüğünü ifade etti.



"Esnaf olarak bir daha kapanma yaşamak istemiyoruz"


Esnaf olarak tüm Edirnelilere maske, mesafe ve hijyene uyum çağrısında bulunan Cömert, "Hem esnaf arkadaşlar hem de vatandaşlar maske, mesafe ve hijyene uyumu ihmal etmesinler. Esnaf olarak bir daha kapanma yaşamak istemiyoruz. Böyle bir şey düşünmek bile istemiyoruz. Esnaf zaten zor ayakta duruyor böyle bir şey olursa kötü olur. O açıdan esnafın da kurallara uyuma dikkat etmesi lazım. Her gelen müşteriyi uyarması gerekir. Çok fazla maskesiz dolaşan var. Aslında aynı zamanda aşılama oranı da yüksek olan illerden birisiyiz. Ama buna güvenmesinler aşı olanlar da bu illete yakalanıyor. Bunu nasıl olduğunu ve nereden geldiğini kimse bilmiyor. O açıdan bundan sonra daha fazla dikkat etmeliyiz” diye konuştu.



"Kendimizi ne kadar korursak karşımızdakini de o kadar korumuş oluruz"


Herkesin salgın tedbirlerine uyması gerektiğine değinen vatandaşlardan Musa Aslanov, "Vakalar yeniden artışa geçti. Salgından önce de grip salgını olduğuna göre bu da onun gibi bir durum. Herkes aşısını yaptırmalı. Ben 3 doz aşı oldum. Aşı olarak ve tedbirlere uyarak bu hastalığa yakalanmaktan korunabiliriz. Herkesi özellikle kapalı alanlarda maskesiz gezmemeye özen göstermesi için çağrıda bulunuyorum. Kendimizi ne kadar korursak karşımızdakini de o kadar korumuş oluruz. Hem kendimizi hem de sevdiklerimizi düşünmeliyiz” dedi.



"Dükkanıma maske takmayan kimseyi almıyorum"


Vatandaşların ve esnafın salgın tedbirlerine uyum konusunda daha hassas davranması gerektiğine vurgu yapan Edirneli esnaf Esat Güven, "Biz iş yerimizde hiç kimse ile maskesiz muhatap olmuyoruz. Özellikle dışarıdan gelen Bulgar müşterilerimizi de maske konusunda uyarıyoruz. Ben dükkanıma maske takmayan kimseyi almıyorum. Kurallar neyse geçerli. Tekrar aynı sıkıntıları yaşamak ve kapanmak istemiyoruz. O yüzden herkesin üzerine düşen görevi yapmasını bekliyoruz. Biz kurallara uyuyoruz herkesin de buna uymasını beklemek hakkımız diye düşünüyorum. Dünya genelinde bu hastalığın tek çaresi aşı ise bunun tersini düşünmek sıra dışı bir şey olur" şeklinde konuştu.



"Daha önce hiçbir vakamız yoktu, şimdi ilk sıradayız"


Edirne’nin birçok bölümünde maskesiz gezen vatandaşlar olduğunu söyleyen vatandaşlardan Şükran Çetin, "Özellikle Bulgaristan’dan alışverişe gelen turistlerin çoğunun maske takmadığını görüyorum. Bu turistler toplu halde gelip toplum içinde alışveriş yaparken hiç birisinde maske görmüyorum. Bunun halkımıza verdiği zararı herkes görmeli. Daha önce maske takmayanlara cezalar kesiliyordu. Şimdi gerekirse maske takmayanlara yine ceza yazılmalı. Maskenin yanı sıra mesafe de korunmuyor. Bu durum Edirne’mize çok büyük zarar getirdi. Daha önce hiçbir vakamız yoktu. Şimdi ilk 10’a girdik. Herkes kurallara uysun mesafemizi koruyalım, maskemizi takalım ve aşımızı olalım. Bir an önce herkes aşı olsun. Aşı olmazsak bu illetten kurtulamayız. Herkes üzerine düşeni yaparsa hastalıktan kurtulmak da o kadar kolay olur” ifadelerini kullandı.


Açıklanan haritada Edirne vaka yoğunluğu bir önceki haftaya göre en çok artan 10 il arasında ilk sırada Tekirdağ üçüncü, Kırklareli ise altıncı sırada yer alıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
Diyarbakır 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.