SAĞLIK - 25 Temmuz 2022 Pazartesi 09:36

Edirne kırmızıya boyandı, hem esnaf hem vatandaşlar tedbirlere uyum istiyor

A
A
A
Edirne kırmızıya boyandı, hem esnaf hem vatandaşlar tedbirlere uyum istiyor

Edirne’nin birçok bölgesinin Sağlık Bakanlığı Hayat Eve Sığar (HES) Uygulaması’nda vaka artışında çok yüksek riski temsil eden kırmızı renge bürünmesi hem esnafı hem de vatandaşları tedirgin ediyor.

Edirne’nin birçok bölgesinin Sağlık Bakanlığı Hayat Eve Sığar (HES) Uygulaması’nda vaka artışında çok yüksek riski temsil eden kırmızı renge bürünmesi hem esnafı hem de vatandaşları tedirgin ediyor.



Sağlık Bakanlığı tarafından 11-17 Temmuz 2022 tarihleri arasında açıklanan risk haritasında vaka sayısının 226 bin 532’ye vefat sayısının ise 96’ya yükselmesinin ardından birçok vatandaşın yeniden maske takmaya başladığı görüldü. Vaka artışından tedirgin olan esnaf ve vatandaşlar tedbirlere uyulmasını ve dikkatli davranılmasını istiyor.



Yazın gelmesiyle beraber maskeleri çıkardıklarını ve bir rahatlık geldiğini söyleyen Edirne esnaflarından Serpil Şinikçi, Bu durumun vakaların artmasına neden olduğuna değindi.



"Tedbirleri elden bırakmamak gerek"


Tedbirin elden bırakılmaması gerektiğini belirten Şinikçi, "Yazın ve tatilin verdiği rehavete düşmememiz gerekiyor. Kapalı alanlarda ve kalabalıklara girince maske takılmasında fayda var. Yine dezenfektemizi yapalım ve ellerimizi yıkayalım" dedi.



"Bu durum hepimizi korkutuyor"


Vaka artışının hem esnafı hem de vatandaşları korkuttuğunu söyleyen Şinikçi, vakaların yazın bu durumdayken kışın yine daha fazla artabileceğine dikkat çekti.


Geçen yıl kapanmalar yaşandığını ve esnaf olarak zor günler yaşadıklarını hatırlatan Şinikçi, yine bu duruma düşmemek için hep birlikte tedbirlere uyulması gerektiğine vurgu yaptı.



"Vaka artışı bizi çok korkutuyor"


Her zaman maske taktığını ve önlemimi aldığını söyleyen Vatandaşlardan Nazike Tarı, Edirnelilere de kendilerine dikkat etmeleri ve tedbirlere uymalarını tavsiyesinde bulundu.


Vaka sayılarının çok arttığını ve maske takmayı ihmal etmemek gerektiğini söyleyen Tarı, "Hastaneye gittiğimde çok kalabalık olduğunu gördüm. Herkes kendi tedbirini kendisi alsın. Artış devam ederse yoğun bakımlar almaz. Vaka artışı bizi çok korkutuyor. Eğer dikkat etmezsek birbirimizi yoğun bakımda görebiliriz" dedi.



"Vakalar arttı,hastalık yaygınlaştı"


Vakaların arttığını ve hastalığın yaygınlaştığını söyleyen Havva Taştarlı, herkesin maske takması gerektiğini belirtti. Maske takmaya özen gösterdiğini aktaran Taştarlı, kalabalık alanlara girmemeye çalıştığını, girdiklerinde ise maske taktıklarını ifade etti.



"Önlemimizi alıyoruz"


Vatandaşlardan Serdal Karakuş, bankalarda, toplu taşımada, hastanede ve kalabalık alanlarda maske taktığını ve önlem aldığını söyledi.


Herkese maske takma önerisinde bulunan Karakuş, "Hastalık yeniden artışa geçti. Hastaneler dolu. Herkesin özen göstermesini istiyoruz. Maske takmayanlar takanları örnek alsın ve taksınlar" dedi.



" Bu seferki daha ağır geliyor"


Vatandaşların dikkat etmediğini belirten 65 yaşındaki Nurten Şen, "Toplu taşımada ve kalabalık alanlarda maske takmaya özen gösteriyorum. Çok mecbur olmadıkça dışarıya bile çıkmıyorum. Aşılarımızı takip edip yaptırıyoruz. Dikkat etmemiz lazım çevremizde çok ölenler oldu. Duyduğumuz kadarıyla bu seferki daha ağır geliyor. Kalabalık 2-3 tane yedek maskem çantamda hazır duruyor. Önlemimizi almamız gerekiyor ki bu hastalığı hep birlikte atlatalım" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrasında Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.