EĞİTİM - 31 Aralık 2023 Pazar 19:25

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı ödülle Edirne’ye dönen Prof. Dr. Altay: "Kardiyoloji Ana Bilim Dalı olarak hizmette de son dönemde çok ciddi işler yapmaya başladık"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı ödülle Edirne’ye dönen Prof. Dr. Altay: "Kardiyoloji Ana Bilim Dalı olarak hizmette de son dönemde çok ciddi işler yapmaya başladık"

27 Aralık’ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen Bilim insanları töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödülünü alan Trakya Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, üniversitesi tarafından da düzenlenen toplantıda tebrik edildi.


Cumhurbaşkanlığı Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 100. Yıl Bilim Ödülleri Töreni’nde sağlık alanında teşvik ödülüne layık görülen Trakya Üniversitesi’nde Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, Rektör Tabakoğlu öncülüğündeki toplantıda ödüllendirilerek tebrik edildi.


Trakya Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Servet Altay, Kalp ve damar hastalıkları alanında enflamasyon, yeni nesil antikoagülanlar, yeni kardiyak risk faktörleri konularında uluslararası düzeyde üstün nitelikli çalışmaları sonucu sağlık alanında teşvik ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden almanın mutluluğunu yaşadı.


Edirne’ye büyük bir gururla dönen Prof. Dr. Altay, Trakya Üniversitesi Rektörlüğü’nde düzenlenen toplantıda tebrik edildi.


“Gururluyuz”


Prof. Dr. Altay’ı tebrik ederek konuşmasına başlayan Rektör Tabakoğlu, "Hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Kendisinin çok güzel donanımları var. Her eline aldığı işi en güzel şekilde yapıyor. Servet hoca gibi çok hocamız var. Biz üniversitemizi var olduğu yerden çok daha ileriye götürmek üzere var gücümüzle çalışıyoruz. Servet hocamızın bu başarısı aslında burada güzel bir eğitim ve öğretim ortamı ve bir sevgi saygı ortamı olduğunun, uygun bir ortam olduğunun da en güzel göstergesi. İnşallah bundan sonra çok güzel haberler duyacağız. Gururluyuz, değerli hocamı tebrik ediyorum" dedi.


"Son 1 yıl içerisinde iki tane yeni işlemi literatüre kazandırdık"


Ödülünü Cumhuriyet’in 100’üncü yılında almanın kendisi için büyük bir gurur olduğunu ifade eden Prof. Dr. Servet Altay, “Ödülü içerik olarak düşündüğümüzde 100’üncü yılı olması çok önemli. İkincisi de sadece bir makale bazında yapılan bir ödül değil, şimdiye kadar yaptığınız bütün akademik geçmişinizi değerlendiriyorlar. Tabii ki ön plana çıkan makaleleri açıklamak zorundayız ama tüm makalelerimiz, tüm aktivitelerimize bakılıyor. Çalışmalarımız ön plana çıkınca bu ödüle layık görülmüş oldum. Bu süreçte, ben burada 2015’ten beri görev yapıyorum. Bütün dekanlarım, rektörlerim her zaman arkamızda oldular. Kardiyoloji bölümü olarak son dönemde çok ciddi hizmetler yaptık. Biz sadece bilimsel işlerle değil, belki takip ediyorsunuzdur. Kardiyoloji Ana Bilim Dalı olarak hizmette de son dönemde çok ciddi işler yapmaya başladık. Son 1 yıl içerisinde iki tane yeni işlemi literatüre kazandırdık. Türkiye’de ilk yapılan işlemler ve bir çok üniversitenin yapmadığı işlemleri kazandırdık. Bilimsel aktiviteler, hizmet işleri, 4 binin üzerinde atıflar, bunların hepsi değerlendirilerek bu ödülü almış oldum. Bunun Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına denk gelmesi beni ayrıca gururlandırıyor” şeklinde konuştu.


Rektör Tabakoğlu görevini başarıyla sürdüren Altay’a çini tabak hediye ederek, başarılarının devamını diledi.


(MB-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
Kırşehir Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.