ASAYİŞ - 27 Şubat 2024 Salı 16:40

Edirne’de 37 internet sitesi erişime engellendi

A
A
A
Edirne’de 37 internet sitesi erişime engellendi

Edirne’de jandarma ekipleri siber suçlarla mücadele çalışmaları çerçevesinde 37 zararlı internet sitesine erişimi engelledi.


Edirne İl Jandarma Komutanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar çerçevesinde; vatandaşların yaşayabileceği mağduriyetlerin önüne geçilmesi amacıyla yasa dışı bahis, müstehcenlik, uyuşturucu madde temini, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama, fuhşa aracılık etme, oltalama (phishing), sağlık için tehlikeli madde temini içerikli 37 internet sitesinin erişime engellendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında örgüt yöneticisi Fatih Keleş’in yeğeni savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 11. oturumunda örgüt yöneticisi Fatih Keleş’in yeğeni ve örgüt üyesi Zafer Keleş’in oğlu Murat Keleş savunma yaptı. İtirafçı iş insanı Ahmet Sari’nin iddianamede yer alan "Fatih Keleş bizden toplamda 169 milyon 500 bin TL para almıştır. Bu paralar Zafer Keleş veya Murat isimli şahıs tarafından alınmıştır" ifadesine karşı savunma yapan Murat Keleş "Bırakın bu paraları alıp birilerine teslim etmeyi, hayatımda hiçbir bu kadar parayı bir arada bile görmedim" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 11. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada mahkeme başkanı açıklamalarda bulundu. Mahkeme başkanı, Nisan sonuna kadar ilk duruşmanın tamamlanmasının planlandığını ancak sürenin uzayabileceğini ve 2 Nisan’da ise tutukluluk incelemesi yapılacağını belirtti. Ardından sanık Murat Keleş savunma yaptı. Murat Keleş hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgüt yöneticisi Fatih Keleş’in yeğeni ve örgüt üyesi Zafer Keleş’in oğlu olduğu belirtilmişti. Murat Keleş’in, Florya’ da bulunan Başkanlık Konutunda rüşvet paralarını teslim aldığı, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’in şirketlerine aktarılacak paraların naklini sağladığı, örgütün mahrem alanında yer aldığı iddianamede açıklanmıştı. Sanık Keleş’in örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve verilen rüşvetlerin suç örgütü yöneticisi Fatih Keleş’e aktardığı ve "sistem" olarak adlandırılan fona iletilmesini sağlayan şahıslardan olduğu da iddianamede kaydedilmişti. "Ben amcamı her daim takip eden biri değilim zaman zaman denk geldik" Keleş savunmasında "Aynı aileden 4 erkek tutukluyuz. Yasadışı hiçbir eyleme karışmadım. Amcamın, babamın yasadışı bir eyleme karıştığına şahit olmadım. 2020 yılından beri İSPER A.Ş.’de çalışmaktayım. Mülakat ile işe girdim. Ben amcamı her daim takip eden biri değilim. Belediyenin resmi dairelerinde zaman zaman denk geldik. Kişisel olarak bir yakınlığım yoktur. Ben motosikleti ile işe gidip gelen sade bir çalışanım. İddianamede benimle ilgili ‘kendini Fatih Keleş’in danışmanı olarak tanıtan’ ifadesi kullanılmış. Bu doğru değildir. Ben asla danışmanım diye bir ifade kullanmadım. Hakkımda etkin pişmanlık ifadesi dışında somut bir delil bulunmamaktadır" dedi. "Hayatımda hiçbir bu kadar parayı bir arada bile görmedim" Öte yandan Murat Keleş, itirafçı iş insanı Ahmet Sari’nin iddianamede yer verilen ifadelerine karşı da savunma yaptı. İddianamede Ahmet Sari, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e çok kez para götürmek zorunda kaldığını söylemişti. İtirafçı Sari "Bu teslimatları Fatih Keleş’in abisi olan Zafer Keleş veya Fatih Keleş’in yeğeni olarak bildiğim Murat isimli şahıs teslim almaktaydı. Fatih Keleş bu süreç içeresinde bizden toplamda 169 milyon 500 bin TL para almıştır. Bu paralar Zafer Keleş veya Murat isimli şahıs tarafından alınmıştır" ifadelerini kullanmıştı. İddialara karşı savunma yapan sanık Murat Keleş "Kendisinden değil para, bir çikolata, bir kalem almışlığım var mıdır sormak isterim. Bırakın Ahmet Sari’den bu paraları alıp birilerine teslim etmeyi, hayatımda hiçbir bu kadar parayı bir arada bile görmedim. Bu iddiaları kabul etmiyorum. Rüşvet alınan yer olarak ‘Başkanlık Konutu’ diye bir yerden bahsediliyor. Burası vatandaşlar tarafından kolayca girilebilen, kamuya açık bir alan. Bahsedilen yerler gizli saklı yerler değil. Ortada somut delil olarak ne var? Görüntü kaydı, para transferi, fiziki takip tutanağı yok. Etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen kişilerin soyut beyanları var. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu. Duruşma Murat Keleş’in avukatının savunması ile sürüyor.