ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:18

Edirne’de buğday ekili alanlarda hastalık uyarısı

A
A
A
Edirne’de buğday ekili alanlarda hastalık uyarısı

Edirne’nin Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde buğday tarlalarında yapılan incelemeler sonucu bazı alanlarda pas ve septorya hastalığı belirtilerine rastlandı.


Edirne Ziraat Odası ekiplerince tarım arazilerinde yürütülen haftalık saha çalışmaları kapsamında üreticilere önemli bir uyarı yapıldı. Suakacağı, Yolüstü, Büyükismailçe, Sarayakpınar, Hacıumur, Musabeyli, Demirhanlı, Kemalköy, Karabulut ve Ekmekçi köylerinde gerçekleştirilen incelemelerde, bazı ekili alanlarda pas ve septorya hastalıklarının ilk belirtilerine rastlandığı bildirildi.


Yapılan değerlendirmelerde, özellikle bahar aylarında etkili olan yüksek nem oranı ve artan hava sıcaklıklarının bu tür fungal hastalıkların yayılması için oldukça elverişli bir ortam oluşturduğu vurgulandı. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da yükselmesinin beklendiği belirtilirken, bu durumun hastalık riskini ciddi şekilde artırabileceğine dikkat çekildi.


Üreticilerin bu süreçte daha dikkatli olması gerektiğinin altını çizerken, tarlaların düzenli ve sık aralıklarla kontrol edilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın bitkinin üst kısımlarına doğru ilerlemesi durumunda ise özellikle verim açısından kritik öneme sahip olan "bayrak yaprağının" korunması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, vakit kaybetmeden yeşil aksam ilaçlamasına başlanmasının ürün kaybını önlemede etkili olacağı kaydedildi.


Öte yandan, hava şartlarının hastalık lehine seyretmeye devam etmesi halinde, kullanılan ilaçların etki süresine bağlı olarak uygulamaların tekrarlanması gerektiği de üreticilere hatırlatıldı.


Ekipler, sadece kimyasal mücadeleye değil, kültürel önlemlere de dikkat çekti. Sık ekimden kaçınılması, aşırı azotlu gübre kullanımının sınırlandırılması ve yabancı otlarla zamanında mücadele edilmesinin hastalıkların yayılımını önlemede önemli rol oynadığı ifade edildi.


Üreticilere bereketli bir sezon temennisinde bulunurken, erken teşhis ve doğru müdahalenin verim kaybını en aza indireceğini vurguladı.



Edirne’de buğday ekili alanlarda hastalık uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da iki kız kardeşin ölümüne sebep olan sürücü tahliye oldu Ankara’da kamyonun çarptığı iki kız kardeşin ölümüne ilişkin görülen davada tutuklu sanık şoför Murat Üneş, imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliye oldu. Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanık şoför Murat Üneş, hayatını kaybedenlerden Anıl Gülçür’ün kızı ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı bilirkişi raporunun dosyaya geldiğini ifade etti. Raporda, sanık Üneş’in tamamen kusurlu, maktul yayalar Semra Çevik ve Anıl Gülçür’ün ise kusursuz olduğu belirtildi. Söz alan Üneş, "Ben olay anında aynaları kontrol ettim. Tahliyemi talep ederim" dedi. Avukat ve sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanık Üneş’in imza şeklinde adli kontrol tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Sonraki duruşma 17 Haziran’a ertelendi. Olayın geçmişi Çankaya ilçesi Emek Mahallesi Kırım Caddesi’nde 4 Ağustos’ta meydana gelen kazada, özel bir şirkete ait şantiye alanının önünde park halindeyken hareket eden Murat Üneş yönetimindeki 06 COV 136 plakalı hafriyat kamyonu, yol kenarında yürüyen Semra Çevik ve Anıl Gülçür’e çarptı. Güvenlik kamerasına yansıyan kazada Çevik ve Gülçür, kamyonun altında kalarak hayatını kaybetti. Sürücü Murat Üneş, gözaltına alınıp, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame düzenlendi. Sanık Üneş hakkında ’taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Kastamonu İtfaiyecilerin mesleki sağlık riskleri bilimsel verilerle ortaya koyulacak Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan ve itfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje desteklenmeye hak kazandı. Kastamonu Üniversitesi Bozkurt Meslek Yüksekokulu Mülkiyet Koruma ve Güvenlik Bölümü öğretim üyelerinden Dr. Öğretim Üyesi Nuray Demiralp’in yürütücülüğünde "İtfaiyecilerde Mesleki Per- ve Polifloroalkil Madde (PFAS) Maruziyetinin Allostatik Yük Üzerindeki Etkisinde Kardiyorespiratuar Uygunluğun Moderatör Rolü" isimli proje TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ekibinde araştırmacı olarak Kocaeli Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Tayfun Şahin, Doç. Dr. Serpil Gerdan ve Öğretim Görevlisi Dr. İnci Özdemir ile Ankara Üniversitesi’nden Öğretim Görevlisi Dr. Ayşe Ütük yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Prof. Dr. Hürmüz Koç üstleniyor. İtfaiyecilerin mesleki sağlık risklerini bilimsel verilerle ortaya koymayı amaçlayan proje, çevresel kimyasalların insan fizyolojisi üzerindeki etkilerine odaklanıyor. 12 ay sürecek ve 100 bin TL bütçeyle yürütülecek proje kapsamında, başlıklı çalışma, itfaiyecilerin görev sırasında maruz kaldıkları Per- ve Polifloroalkil Maddelerin (PFAS) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyecek. Araştırmanın temelinde yer alan Fizyolojik Tampon Hipotezi, yüksek VOmax düzeyine sahip bireylerde PFAS maruziyeti ile artan fizyolojik stres arasındaki ilişkinin zayıflayabileceği varsayımına dayanıyor. Proje, fiziksel uygunluğun çevresel risk faktörlerine karşı koruyucu bir mekanizma olup olmadığını ortaya koymayı hedefliyor. Araştırma sonucunda elde edilecek verilerin, özellikle yüksek riskli meslek gruplarında çalışan bireylerin sağlık politikalarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve mesleki koruyucu önlemlerin bilimsel temelde yeniden değerlendirilmesi bekleniyor.
Van İnci kefalleri, Van Gölü’ne dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartları tamam Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan ve önüne çıkan engeli uçarak aştığı için ’uçan balık’ olarak da adlandırılan inci kefali, ekolojik şartların hepsi tamamlanmasıyla üremek için kutsal yolculuğuna başladı. Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan ve üreme dönemi olan 15 Nisan-15 Temmuz arasında avlanması yasak olan inci kefalleri, göle dökülen tatlı sulara akın edip bu yolculuk sırasında karşısına çıkan engelleri adeta zıplayarak aşmaya çalışarak ortaya koyduğu mücadeleyle izleyenleri kendine hayran bırakıyor. Üreme döneminde avlanması yasak olan balıkların korunması için kentteki kurumlar da göl kenarındaki yerleşim birimlerinde ve tatlı su ağızlarında önlem alarak kaçak avcılığı önlemeye çalışıyor. İnci kefallerinin Van Gölü’ne dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartların hepsi tamamlandığını ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversite (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi, Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü’nün termal döngüsünde kritik bir evre: göl yüzey suyu sıcaklıkları 14 santigrat dereceye ulaştı. Bugün itibariyle, inci kefallerinin, Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularından, göle dökülen akarsulara girmesi için gereken ekolojik şartların hepsi tamamlandı. Şimdi gözler, bulanık akarsuların durulmasında. Akarsular durulduğunda binlerce yıldır devam eden büyük göç başlayacak. Ve sular durulduğunda, binlerce yıllık bir sabır akıntıya karşı yeniden doğacak" dedi.