ÇEVRE - 02 Şubat 2026 Pazartesi 09:22

Edirne’de kar yağışı etkili oluyor

A
A
A

Edirne’de sabah saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini artırarak devam ediyor.

Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgasıyla birlikte Edirne’de kar yağışı başladı. Kısa sürede etkisini gösteren yağışla birlikte cadde ve sokaklar beyaza bürünürken, tarihi Selimiye Camii çevresinde kar manzarası mest etti. Yağışın öğle saatlerine kadar yer yer kuvvetli şekilde devam etmesi bekleniyor.

Şener Urfa

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara EKK: "Enflasyonla mücadele çok boyutlu politikalarla sürecek" Ekonomi Koordinasyon Kurulu’nun (EKK) 2026 yılının ikinci toplantısının ardından yapılan açıklamada, uygulanan programın olumlu etkilerinin makroekonomik ve finansal göstergelere net şekilde yansıdığı belirtilerek, enflasyonla mücadelenin talep ve arz yönlü politikalarla kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), 2026 yılının ikinci toplantısını bugün gerçekleştirdi. Toplantı sonrası yayımlanan açıklamada, "Kararlılıkla uyguladığımız programın olumlu etkileri makroekonomik ve finansal göstergelere net bir şekilde yansımaktadır" ifadesine yer verildi. "Merkez Bankası rezervleri tarihi yüksek seviyeye ulaşmıştır" Açıklamada, 2025 yılında ekonomik aktivitenin, tüketim ve yatırımın dengeli büyümesiyle ılımlı seyrini sürdürdüğü belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı: "İşsizlik oranı serinin açıklanmaya başladığı 2005’ten bu yana en düşük seviyesine gerilemiştir. Küresel ticaretteki zorluklara rağmen dirençli ihracat ve güçlü turizm gelirleri sayesinde cari denge sürdürülebilir seviyelerde kalmaya devam etmiştir. Merkez Bankası rezervleri tarihi yüksek seviyeye ulaşmış, Kur Korumalı Mevduat uygulaması sona ermiştir. Ülke risk primi önemli ölçüde gerilemiş ve dış borçlanma maliyetleri azalmıştır. Deprem harcamalarına rağmen mali disiplin tesis edilmiştir. Tüm bu olumlu gelişmeler kredi notumuza da yansımış, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, ülkemizin kredi notu görünümünü pozitife çevirmiştir. Dezenflasyon süreci başarıyla sürerken enflasyon beklentilerindeki iyileşme devam etmektedir. Enflasyonla mücadelede uyguladığımız talep yönlü politikaları; gıda, sosyal konut, lojistik, enerji ve beşeri sermayeye yönelik arz yönlü politikalarla da destekliyoruz. Arz yönlü politikalarımız enflasyonla mücadeleye katkı sağlarken sürdürülebilir büyümeyi ve rekabet gücünü desteklemektedir. Bugün gerçekleştirilen EKK toplantısında, küresel ekonomide yaşanan gelişmeler ile bu konjonktürde izlenmesinde yarar görülen politika ve stratejiler ele alınmıştır. Küresel ekonomide artan belirsizliklere rağmen Türkiye ekonomisi, öngörülebilirliği güçlendiren kararlı politikalarla ilerlemektedir. Risklere karşı gerekli tedbirler alınırken, ortaya çıkan yeni fırsatların değerlendirilmesine yönelik gereken adımlar atılmaktadır." "Enflasyonla mücadelemizi çok boyutlu politikalarla sürdürecek" Açıklamada, 2026 yılında hayata geçirilecek reformlara da işaret edilerek "Kritik alanlarda hayata geçireceğimiz reformlarla verimliliğin ve rekabet gücünün artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alacaktır. Yeşil ve dijital dönüşüm, kalkınma politikalarımızın odağını oluşturmaya devam edecektir. Korumacı politikaların arttığı bir ortamda başta Avrupa Birliği olmak üzere ticaret ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirecek, ürün ve pazar çeşitliliği ile sanayimizin teknolojik dönüşümü hızlandırılarak katma değerli üretim ve ihracatı artıracağız. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda, enflasyonla mücadelemizi çok boyutlu politikalarla sürdürürken, dengeli büyüme perspektifi ile yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı desteklemeye devam edeceğiz" değerlendirmesi yapıldı.
Samsun Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27’si Kızılırmak Deltası’nda bulunuyor Samsun’da Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından "2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü" dolayısıyla Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı’nda (Ramsar) etkinlik düzenlendi. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27’sine ev sahipliği yapan deltadaki sulak alanların önemine değinildi. 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla Samsun Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı’nda (Ramsar) "Sulak Alanlar ve Geleneksel Bilgi: Kültürel Mirası Kutlamak" başlığında etkinlik gerçekleştirildi. Kuş gözlem noktasında yapılan etkinliğin açılışında konuşan Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş, "Ramsar sulak alan sözleşmesiyle biz bu alanları koruyacağımıza, bu alanlardaki akıllıca yöneteceğimize dair diğer uluslara, insanlara söz veriyoruz ve bu sözü yerine getirmeye çalışıyoruz. Sulak alanlar doğa ve insanlar açısından çok önemli. Kızılırmak da birçok canlıya ev sahipliği yapıyor. Bu sulak alanları koruyup kollamak için elimizden gelen çabayı gösteriyor ve göstermeye devam edeceğiz" dedi. "Kızılırmak Sulak Alanı’nda 81 bin halkalama yapıldı" Deltadaki hayvanların halkalama yöntemleriyle takip edildiğine dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdür Yardımcısı Ergül Terzioğlu, "23 bin hektar büyüklüğündeki Kızılırmak Deltası; lagünü, subasar ormanlarıyla, kumullarıyla, biyoçeşitliliğiyle çok katmanlı bir ekosistem bünyesinde barındırmaktadır. Bu ekolojik zenginlik deltayı aynı zamanda uluslararası ölçekte önemli bir doğal alan hâline getirmektedir. 1998’den beri ülkemiz 5. Ramsar alanı olarak ilan ettiği Kızılırmak Deltası, 350’nin üzerinde kuş türüne ev sahipliği yapmasıyla ülkemizin önemli kuş alanlarından biridir. Aynı zamanda bu alan göç yolları üzerinde stratejik bir durak noktasıdır. Bu değerin korunması amacıyla deltada biyolojik izleme çalışmaları güçlendirilmiş, Kuş Halkalama Merkezi alana kazandırılarak türlerin genç göç hareketleri, popülasyon dinamikleri ve yaşam döngüleri bilimsel yöntemlerle izlenmeye başlanmıştır. 2015-2024 yılları arasında yaklaşık 81 bin bireye halkalama yapılarak kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler alan yönetimine doğrudan katkı sağlayan önemli bir bilgi kaynağıdır. Bu çalışmalar Kızılırmak Deltası’nı yalnızca korunması gereken bir alan olmasının ötesine taşımaktadır" diye konuştu. Kurumun, sulak alanları koruyucu ve kollayıcı tutumunun devam edeceğinin altını çizen Ergül Terzioğlu, "Bu anlayışla hazırlanan Kızılırmak Deltası sulak alan yönetim planı 2024 yılı sonunda onaylanarak yürürlüğe girmiştir. 2025-2034 yıllarını kapsayan bu planda 5 uygulama hedefi altında 32 faaliyet tanımlanmıştır. Bu hedeflerden özellikle vurgulamak istediğimiz biyolojik çeşitliliğin korunması, su rejiminin sürdürülebilir yönetimi, alan kullanımı, baskıların azaltılması, izleme ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve farkındalık ile katılımın artırılmasıdır öne çıkanlar. Önceki plan döneminde olduğu gibi yeni dönem yönetim planında da belirlenen koruma stratejilerini kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yaklaşık 70 yıllık kurumsal tecrübesi, güçlü mevzuat altyapısı ve sahadaki etkin uygulamalarıyla sulak alanlarımızın korunması ve geliştirilmesi konusunda ülkemizin en önemli güvencelerinden biri olmaya devam etmektedir. Bu süreçte iş birliği içinde olduğumuz tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve doğasına sahip çıkan kıymetli vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Doğan: "Delta; 368 kuş, 577 bitki, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapıyor" Sulak alanın 14 farklı ekosistemi içerisinde barındırdığına dikkat çeken Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, "Sulak alanlar, ülke ve bölge ekonomisine katkılar sağlayan doğal dengenin, biyolojik çeşitliliğin ve diğer ekosistemlerin korunmasında önemli bir yer tutmaktadır. Şu an içinde bulunduğumuz Kızılırmak Deltası, Karadeniz’in ve ülkemizin doğallığını korumuş en önemli sulak alanlarından biri. Kızılırmak Deltası toplam 56 bin hektar büyüklüğünde, bunun 21 bin 700 hektarı Ramsar alanı olarak statülendirilmiştir. Aynı alan içerisinde 2005 yılında 5 bin 174 hektarlık alanda yaban hayatı geliştirme sahası olarak kurulmuş ve tescillenmiştir. Kızılırmak Deltası; deniz, ırmak, göl, sazlık, bataklık, çayır, mera, orman, kumul, tarım ve benzeri 14 farklı ekosistemi içinde barındıran yaşayan bir organizmadır. Uygun iklim şartları, besin maddesinin bolluğu alanın biyolojik çeşitliliği açısından zenginliğine önemli katkılar sunmaktadır. Kızılırmak Deltası’nda günümüze kadar tespit edilen 368 kuş türü, 577 bitki türü, 31 memeli, 10 çift yaşar, 15 sürüngen ve 66 balık türüne ev sahipliği yapmaktadır. Dünyada nesli tehlike altında olan kuş türlerinden 27 adeti Kızılırmak Deltası’nı yıl içerisinde ziyaret etmektedir. Yılda yaklaşık 150 bin kuşa Kızılırmak Deltası, göçmen kuşlar özellikle ev sahipliği de yapmaktadır" ifadelerini kullandı. Türkiye genelindeki 508 kuş türünden 368’inin Samsun’daki Kızılırmak Deltası’nda bulunduğuna da değinen Doğan, ayrıca şunları söyledi: "Türkiye’de toplam 508 kuş türü günümüze kadar tespit edilmiştir. Bu kuş türlerinin 368’inin Kızılırmak Deltası’nda tespiti yapılmıştır. Kızılırmak Deltası’nda bir şekilde bulunmuşlardır. Göçmen kuşlar için ülkemizde 3 kuş yolu vardır. Ana göç yolları İstanbul Boğazı ve Çoruh Havzası, Kızılırmak Deltası’nın bulunduğu ve Kızılırmak Vadisi de tali kuş yolu olarak tanımlanmıştır. Bu deltamızı ziyaret eden nesli tehlike altında olan kuş türleri de bulunmaktadır. Dikkuyruk dediğimiz nesli tehlike altında olan türümüz yıl içerisinde zaman zaman deltamızı kullanmaktadır. Yine nesli tehlike altında olan turnalardan sekiz adet çiftimiz son yıllarda deltamızda üreyip yavrulamakta ve kışı da burada geçirmektedir. Artık onlar ev sahibi oldu. Bölgenin akciğerleri olan Galeriç Ormanı ülkemizdeki nadir subasar ormanlarından birisidir. Takriben 2 bin hektar civarında bir subasar ormanımız mevcuttur. Yine deltamızda nesli tehlike altında olan kum zambağı, tıbbi öneme sahip ticareti yapılan göl soğanı ve ayrıca kardelen de Kızılırmak Deltası’ndaki bitkiler arasında yer almaktadır. Endemik türlerimiz bunlardır. Göl kıyıları sazlık, bataklık, yoğun vejetasyonla kaplı olup göllerde su sümbülleri, nilüferler hâkimdir. Kıyılarda ise kamış saz, sivri hasır otu alanı kaplamaktadır. Kızılırmak Deltası iç su balıkları açısından da önemli bir yer tutar. Yörede 4 adet balıkçılık kooperatifimiz vardır. Kooperatiflerce sazan, akbalık ve kefal ticari amaçla balıkçılığı da alanda yapılmaktadır." Öte yandan, programın açılışında söz alan Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necmi Çamaş da belediye olarak sulak alanların korunması ve devamı için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini dile getirdi. Program, açılış konuşmalarının ardından akademisyenler tarafından su hakkında verilen sunum ile devam etti. Programın sonunda kuş halkalama ve salımı yapılırken, doğal yaşam alanı da gözlemlendi.
Kastamonu Dünyaca ünlü Taşköprü sarımsağının ekim sezonu erken başladı Avrupa Birliği Coğrafi İşaretli Taşköprü sarımsağında ekim dönemi başladı. Verimin daha fazla sağlanması için elle ekilen Taşköprü sarımsağının dikimine, yağışlar sebebiyle erken başlanıldı. Çiftçisinin ’beyaz altın’ olarak adlandırdığı ve dünyanın en kaliteli sarımsağı olarak gösterilen uluslararası coğrafi işaretli Taşköprü sarımsağının ekimi devam ediyor. Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen Taşköprü sarımsağı, 4 binden fazla ailenin geçimini sağlıyor. Verimi arttırdığı için elle geleneksel yöntemle ekilen Taşköprü sarımsağında ekim dönemi, yağışlar sebebiyle erken başladı. Taşköprü sarımsağında bu yıl ise 30 bin ton rekolte sağlanması hedefleniyor. "Bu yıl 30 bin ton rekolte bekliyoruz" Sarımsak işçilerini tarlada ziyaret eden Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Sarımsak tarlasında çalışan hemşerilerimizi ziyaret ettik ve sarımsak dikimine eşlik ettik. Onların lokmalarını, ekmeklerini paylaştık. Güzel bir gündü. Tarımsal dikimi yapan kadınlarımız tarlada bu hava şartlarında bile emeklerini eksik etmeden toprakla beyaz altınımızı buluşturuyorlar. Biz de bunlarla birlikte olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bütün dileğimiz inşallah o dişlerin bol bol bereketli başlar haline dönüşüp, üreticimize iyi bir gelir sağlamasını istiyoruz ve inşallah da bunu arzu ediyoruz. Bu sene yağışlı geçen havalar sarımsağımızı bereketli yapar diye düşünüyorum. Bu yıl rekolteyi yaklaşık 30 bin ton civarında bekliyoruz. 30 bin hektarlık bir alanda sarımsak hasadı bekliyoruz, ekimi de bekliyoruz. Veriler bize bunu gösteriyor, inşallah bir afet, bir felaket gibi bir şey olmazsa, olumsuz bir durum olmazsa sezonumuz verimli geçer diye ümit ediyorum" dedi. "Hava şartlarını göre bu yıl dikimine erken başladık" Aşağı Çayırcık köyünden sarımsak üretimi yapan Nazmiye Yılmaz ise, "50 seneden beri bu sarımsağın içindeyiz. Sarımsağı böyle tek tek dikiyoruz, tek tek çıkarıyoruz, tek tek sıvıyoruz. Bundan geçimimizi sağlıyoruz. Hava şartlarını göre erken diktik, kurak havaya denk gelirse sarımsağı sulamak istiyor. Bir de erken dikersen verim biraz daha iyi oluyor. Onun için hava şartlarına göre erken başladık, dikebildiğimizi dikeceğiz, dikemediğimizi hava şartları düzelince dikeceğiz. Bu zahmetli bir iş. Biz, bu yıl 7 dönüm yere dikeceğiz, azalttık. Daha öncesinden 10-15 dönüm dikiyorduk ama şimdi insanımız az, işçiyle oluyor, o yüzden azalttık" şeklinde konuştu. "El dikiminin verimi iyi olduğu için makine yerine el dikimi tercih ediliyor" Şubat ayının başından itibaren sarımsak dikiminin başladığını ifade eden sarımsak işçisi Aliye Güllü de, "Bu sene sarımsak sezonumuz erken başladı. 2-3 senedir hava şartlarına göre ayarlamasını yapıyoruz, erken dikimine başlıyoruz. El dikimi çok iyi olduğu için ve verimi yüksek olduğu için genellikle çiftçilerimiz el dikimini istiyorlar. Çünkü makine dikimine göre el dikimi çok fark ediyor. Bu yüzden el dikimini tercih ediyorlar. Sağ olsunlar biz de çalışıyoruz. Aralık ayına kadar biz sarımsak işine devam ediyoruz. Temizlemesi, sıvaması, çapalaması, hasadı derken aralık ayına kadar işimiz sürüyor" şeklinde konuştu. Sarımsak sezonunun da bu yıl başladığını belirten Güllü, "Şu anda çok güzel gidiyor. 5-6 gün oldu biz sarımsak dikimine başlayalı. İnşallah 1,5 ay kadar da devam edecek. Allah çiftçilerimize bol kazanç versin" dedi. "Sarımsağımızı inşallah umutlu dikiyoruz" Aşağı Çayırcık köyünde sarımsak üreticiliği yapan Hüseyin Yılmaz da, "Sarımsağımızı umutlu dikiyoruz. İnşallah sezonumuz iyi olur. Sarımsağı dikiyorsun, hasadını yapıp eve götürüyorsun. Temizleyip pazara götürüp satamadığınız zaman, düzgün fiyatlar olmadığı zaman bunun bir kıymeti olmuyor. İnsanın morali bozuluyor. Çünkü sarımsağı tek tek dikiyoruz, tek tek hasadını yapıyoruz, tek tek temizliyoruz, sıvama yapıyoruz. Sonra pazara götürüp verdiğiniz emeğin karşılığını alamayınca üzülüyor. İnşallah bol para eder, insan emeğinin karşılığını alır ve bizler de mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.