ASAYİŞ - 28 Eylül 2023 Perşembe 09:25

Evin duvarına çarparak durabilen minibüsten 19 göçmen çıktı

A
A
A
Evin duvarına çarparak durabilen minibüsten 19 göçmen çıktı

Edirne’de evin duvarına çarparak durabilen minibüste 1’i yaralı 19 göçmen yakalandı.


Alınan bilgiye göre, Barutluk Mahallesi’nde çıkmaz sokağa giren 34 GFT 53 plakalı minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bir evin duvarına çarparak durabildi.


O esnada ezilmekten son anda kurtulan sokak sakinleri neye uğradığını şaşırdı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.


Polis ekipleri, sürücüsünün kaçtığını belirlediği minibüste 19 göçmen yakaladı. Kaza nedeniyle yaralı olan göçmenlerden 1’i ambulansla hastaneye kaldırıldı.


Diğer 18 göçmen, işlemlerinin yapılması için önce Selimiye Polis Merkezi Amirliği’ne ardından da Edirne Göç İdaresi İl Müdürlüğü’ne götürüldü.


Kaza sonrası kaçan minibüs şoförünü yakalamak için geniş çaplı çalışma başlatan polis ekiplerinin kazayla ilgili incelemeleri sürüyor.



Evin duvarına çarparak durabilen minibüsten 19 göçmen çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in dosyası İBB dosyası ile birleştirildi Görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ iddiasıyla hazırlanan ve 35 yıla kadar hapis cezası talep edilen iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ve diğer 6 kişiye yönelik ‘dolandırıcılık’ ve ‘suç örgütüne yardım’ suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame, ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ dosyası ile birleştirildi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ile Veysel Eren Güven ‘şüpheli’ sıfatıyla yer almıştı. Hazırlanan iddianamede, İnan Güney’in Serkan Ö. ve Rauf Cem I.’nın yetkilisi olduğu bir şirkete resmi olmasa da fiiliyatta ortağı olduğu, bu şirkete usulsüz ihaleler ve doğrudan işler bağladığı, bu işleri BELTAŞ Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu Belediye Başkanlığı dönemlerinde Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla suç örgütü üyesi Kağan S. üzerinden gerçekleştirdiği ve gayriresmi ortağı olduğu şirketin yetkilisi olan Serkan Ö. ile İnan Güney’in üniversiteden samimi sınıf arkadaşı olduğu aktarılmıştı. Açık hava reklam mecralarında faaliyet gösteren birçok şirket ve şahıs tarafından şüpheli İnan Güney’in söz konusu şirketin gayriresmi ortağı olduğunun bilindiğinin aktarıldığı iddianamede, Güney’in elde ettiği haksız kazancı suç örgütü lideri olduğu öne sürülen Ekrem İmamoğlu ve kendi illegal siyasi emellerine harcadığı kaydedilmişti. Hazırlanan iddianamede, Deniz Göleli, İnan Güney, İsmail Akkaya, Mehmet Akif Bulut, Sabriye Akkaya, Seyhan Özcan ve Veysel Eren Güven’in ‘kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek’ suçlarından toplamda ayrı ayrı 14 yıldan 35 yıla kadar hapis cezalandırılması istenmişti. İddianamenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin dava ile birleştirilmesi talep edilmişti.
İstanbul İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumunda rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve ’İstanbul Senin’ uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel, "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır" ifadelerini kullandı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan Zafer Keleş duruşmada savunma yaptı. "Burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır, Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır" İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş savunmasında, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı, benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Ben genç yaşımdan beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, atölyecilik yaptım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur. 11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda benim Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma üç adam çağırıyorum. 3-5 milyonla ben İstanbul’un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben tutukluyuz. Bir suç örgütü var diyorlar. Ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Ardından İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel hakkında iddianamede verilerin İBB Hanem uygulaması içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı belirtilmişti. "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da yaydığım ortaya konulamamıştır" Yüksel, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına yazılımcı olduğunu söyleyerek başladı. Sanık Yüksel, "İstanbul Senin ve İBB Hanem hakkında savunma yapacağım. Bu iki uygulama sıklıkla birbirine karıştırılmış iddianamede. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. İstanbul Senin uygulamasını ben geliştirmedim. Bana ‘İstanbul Senin’in akış şemasını sen çiz denilmemiş, şu bilgiler isteniyor’ denilmemiş. Yokum çünkü İstanbul Senin uygulamasında. İstanbul Senin konusunda yetkim ve sorumluluğum yok" diye konuştu. "Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir" İBB Hanem projesi hakkında da savunma yapan sanık, "Bu projenin temel amacı, İBB’den hizmet alan vatandaşların aldıkları hizmetin kurum içi sorgulanmasıdır. Bu uygulamanın tüm süreçleri İBB’nin resmi e-postası üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem uygulaması vatandaş kullanımına yönelik bir uygulama değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır faaliyete geçmemiştir. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Hizmetler klasörünün içindeki veriler vardır. Söz konusu veri akışında benim hiçbir rolüm yoktur. Benim test kullanıcımın olduğu uygulamaya girdiğinizde burada sandık verilerini görmüyorsunuz. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar" dedi. Emrah Yüksel’in savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.