ASAYİŞ - 03 Nisan 2025 Perşembe 14:30

Polisler tiyatroyla uyuşturucuya savaş açtılar

A
A
A
Polisler tiyatroyla uyuşturucuya savaş açtılar

Edirne’de polislerin ve ailelerinin oynadığı tiyatro oyunuyla adeta uyuşturucuya karşı tiyatroyla mücadele başlatıldı.


Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polislerin, eşlerinin ve çocuklarının oynadığı "Yarınlara Geç Kalmadan" adlı tiyatro oyunuyla uyuşturucuyla mücadelede ailenin ne kadar önemli olduğu sahnelendi.


Edirne Emniyet Müdürlüğü tarafından uyuşturucuyla mücadelede ailenin önemine dikkat çekmek amacıyla "Emniyetli Yarınlar" projesi hayata geçirildi. İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun’un eşi Aynur Karaburun’un koordinesinde tiyatro ekibi kuruldu. Emniyet mensupları ve ailelerinden oluşan tiyatro ekibinin "Yarınlara Geç Kalmadan" adlı tiyatro oyunu vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gördü. Tiyatro bölümünün bazı duygu dolu sahnelerinde bazı vatandaşlar gözyaşlarına hakim olamadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025’i "Aile Yılı" ilan etmesinin ardından Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, personeliyle birlikte hazırlandıkları tiyatro sahnesiyle uyuşturucuya karşı adeta savaş açtı. Yapılan tiyatro gösterisinde polisler ve aileleri tiyatroyla madde bağımlılığına dikkat çekti.


Trakya Üniversitesi Balkan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen oyunda, aile içindeki iletişimsizlik nedeniyle yalnızlaşarak uyuşturucuyla tanışan bir gencin ölüm hikayesi anlatıldı.


Farkındalık oluşturacak projenin hayata geçirilmesiyle uyuşturucu bağımlılığının son bulması hedefleniyor.



"Her seferinde benim gözümden yaş geliyor"


Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, "İçişleri bakanımızın uyuşturucuyla mücadelede yeni yöntemler ve mücadele usulleri geliştirilmesi konusundaki talimatları doğrultusunda, sağ olsunlar valimizin de destekleriyle bu farkındalık çalışmasına başladık. Tabii ki biz profesyonel tiyatrocular değiliz, biz polisiz. Ancak arkadaşlarımız, kıymetli eşim Aynur Karaburun’un organizasyonunda kısa sürede gerçekten çok önemli bir çalışma gerçekleştirdi ve büyük fedakârlıkta bulundu. Huzurunuzda hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Eski emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ın kaleme aldığı Devlet Tiyatrosu’ndan ve Cumhurbaşkanlığı tarafından oynanması tavsiye edilen bir oyun. Pandemi döneminde Adana Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmiş, yurt dışında da farklı versiyonları oynanmış bir eser. Şu anda ise Edirne’de, bizim tiyatromuzda sahnelenmeye başladı. Yaklaşık bir ay önce prova yaptık ve her seferinde, hem şahsım adına hem de emniyet adına söylüyorum, belki yirminci kez izleyişim her seferinde benim gözümden yaş geliyor. Çünkü arkadaşlarımız duyguyu karşı tarafa çok iyi aktarabiliyorlar. Uyuşturucuyla mücadelede polis, yalnızca sokakta torbacı yakalayarak veya satışını engelleyerek değil, farkındalık oluşturarak da mücadele etmelidir. Biliyorsunuz, bu yıl aile yılı olarak belirlendi ve biz de aile içi ilişkileri vurgulayarak farklı bir çalışma yapmak istedik. Sizler de vakit ayırıp buraya geldiniz, çok mutlu olduk" dedi.



"Uyuşturucu mücadelesinin de ailede başladığını belirtmek için bu oyunu oynadık"


Polis memuru İzzet Dağlar, "Bizim tiyatro kulübümüzde hepimiz polis, polis eşleri ve polis çocuklarından oluşmaktadır. Amacımız, uyuşturucuyla mücadelenin sadece sokakta değil, eğitimin ailede başladığı gibi uyuşturucu mücadelesinin de ailede başladığını belirtmek için bu oyunu oynadık. Oyunumuzda başarılı bir öğrencinin yanlış yollara nasıl saptığını, aile faktörünün ne gibi zararlar yaptığını gördük. Çünkü oyunumuzda başarılı bir öğrenci, ailenin ilgisizliğinden dolayı ilgisi alakası olmayan uyuşturucuya başladı. Arkadaş ortamı, yanlış arkadaş ortamı tercihleri... Başarılı bir öğrenci, üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci maalesef uyuşturucuya bulaştı ve kayboldu. Burada verilmek istenen amaç şu: Öğrencimiz ne kadar başarılı olursa, ailemizdeki çocuğumuz ne kadar başarılı olursa olsun, sadece ona para vererek değil, sevgisini ve ilgisini vererek topluma kazandırabiliriz. Her şeyin başı sevgi, sevgi muhakkak kazanacaktır" şeklinde konuştu.



"Tiyatromuzu bugünkü şehit ailelerine ve şehit çocuklarına armağan ediyoruz"


Edirne İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memuru Kader Yılmaz, "Tiyatromuzun amacı, narkotik konulu uyuşturucunun ailedeki çocuklara olan zararlarına dikkat çekmek. İzleyicilerimiz dahil buradaki herkes kamu personeli yani polis memurlarından oluşuyor. Uyuşturucunun aile içindeki bireylere karşı olan tutumunu ele aldık. Aile, toplumun en önemli yapı taşıdır ve burada birlik beraberlik olmadığı durumda uyuşturucunun çocuğa ne gibi zararlar verdiğine dikkat çekmeye çalıştık. Emniyet mensubu olarak tiyatro çalışmasında böyle bir ekiple beraber ve böyle önemli bir konuya dikkat çekerek çalıştığımız için hepimiz gerçekten çok mutluyuz. Bizi izlemeye gelen değerli misafirlerimize de teşekkürlerimizi sunuyoruz, sağ olsunlar. Tiyatromuzu bugünkü şehit ailelerine ve şehit çocuklarına armağan ediyoruz, onlara ithafen oynamış bulunmaktayız. Herkese çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.



"Bunu bütün ailelerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum"


Polis memuru Mustafa Yenikan, "Uyuşturucuya düşen gençlerin neden bu yöne itildiğini, aile kavramı üzerinden ele aldık. Burada vermek istediğimiz mesaj, ailelere ve çocuklara yönelik. Tabii ki verdiğimiz bu savaş sadece dışarıda ve sokaklarda kötü adamları yakalayarak değil, aynı zamanda bir mesaj vererek de oluyor. Bunu bütün ailelerin izlemesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerine yer verdi.



"Eğitim anne karnında başlar"


Polis memuru Soner Demir, "Aslında eğitim anne karnında başlar. Her şeyden önce, okulda da okuldan daha önce anne karnında eğitim başlar. Yani ailede bunun çok büyük bir önemi vardır, çok büyük bir rolü vardır. Aile, sadece çocuğunu okula göndermekle mükellef değil veya geldiğinde derslerini yap demekle mükellef değil, onları çok iyi tanıması lazım. Okulunu, okul çevresini, hatta arkadaşlarını, arkadaşlarının ailesine kadar çok iyi tanıması lazım. Eğer öyle olmazsa, bazı hayatlar işte bu sahnede gösterdiğimiz gibi olmayabiliyor, daha farklı yerlere gidebiliyor. Biz bunu önlemek amacıyla zaten bu yola başvurduk" ifadelerini kullandı.



Polisler tiyatroyla uyuşturucuya savaş açtılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da Yeşim Grup’a Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülü Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde Bursa imzası yer aldı. Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun yıllardır kararlılıkla yürüttüğü çalışmalarla Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından Kültür Merkezi’nde düzenlenen 6. Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri’nde ödüle layık görüldü. Kadın Dostu Markalar Platformu tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Uluslararası Kadın Dostu Markalar Farkındalık Ödülleri, 5 Mart 2026 tarihinde Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kadın girişimciliğinin desteklenmesinden kadın istihdamına, toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinden eğitim ve kültürde fırsat eşitliğine kadar birçok farklı başlıkta projelerin değerlendirildiği zirvede, 8 ayrı kategoride toplam 30 proje ödülle onurlandırıldı. Sunuculuğunu oyuncu ve televizyon sunucusu Ceyda Düvenci’nin üstlendiği, iş dünyası, sanat ve sivil toplumdan birçok önemli ismi bir araya getiren ve "İnsana, Gezegene ve Geleceğe Değer" temasıyla düzenlenen törende Yeşim Grup, toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. "Köklerden Geleceğe Eşit Yarınlar İçin" başlıklı proje, başkanlığını Prof. Dr. Ithır Erhart’ın yürüttüğü, akademi, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan 22 kişilik bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 62 proje arasından seçilerek "Kadın İstihdamı ve İş Yaşamında Fırsat Eşitliği" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ödül, Yeşim Grup adına Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, Kurumsal İletişim Şefi Gizem İskeçeli Ok ve Kurumsal İletişim Uzmanı Furkan Güneri’ye takdim edildi. Yeşim Grup’un "Önce İnsan" anlayışına vurgu yapan Yeşim Grup Kurumsal İletişim Direktörü Dilek Cesur, "Toplumsal cinsiyet eşitliği, 1988 yılından bu yana kurum kültürümüzün temelini oluşturan önemli değerlerden biri. Kadınların iş yaşamında eşit fırsatlara sahip olduğu ve potansiyellerini özgürce ortaya koyabildiği bir çalışma ortamı oluşturmanın hem kurumsal gelişim hem de toplumsal dönüşüm açısından büyük değer taşıdığına inanıyoruz. Bu ödül, kapsayıcı ve âdil kurum kültürümüzün bir yansıması olması açısından bizim için ayrıca anlam taşıyor. Çok paydaşlı iş birlikleriyle güçlenen projemiz; uzun yıllara yayılan sürdürülebilir yaklaşımı, ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlar ve kurum sınırlarını aşarak daha geniş bir toplumsal etki alanı göstermesiyle dikkat çekiyor. Bu alanda uzun yıllardır sürdürdüğümüz çalışmaların böyle anlamlı bir platformda takdir edilmesi bizim için önemli bir motivasyon kaynağı." dedi. Toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların iş yaşamında güçlenmesine yönelik çalışmalarıyla uluslararası platformlarda dikkat çeken Yeşim Grup, Just Style Excellence Awards kapsamında Ecollectiv projesiyle çeşitlilik, kapsayıcılık ve sosyal etki kategorilerinde ödüle layık görülürken, "UN Global Compact Network Ukrayna" tarafından yürütülen "Sürdürülebilirlik Ortaklığı Ödülü 2025" kapsamında ise "Sosyal Değişim" kategorisinde örnek gösterilen projeler arasında yer almıştı.
Antalya Nineler ve torunları mendil geleneğinde buluştu: Ellerini öptükleri ninelerinin sardığı mendillerden hediyelerini aldılar Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından kültürde ayrı bir yeri olan mendil geleneğini genç kuşaklara tanıtmak amacıyla "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği düzenlendi. Kuşakları bir araya getiren etkinlikte nineler ve torunlar gelenekleri yeniden canlandırdı. Olgunlaşma enstitüsü Müdürü Emine Erkal, "Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var" dedi. Ramazan ve kurban bayramlarında unutulmaya yüz tutmuş, ziyarete gelen küçüklere mendil verme geleneği, Antalya’da Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Nineler ve torunlar ile bayram geleneği" etkinliği ile tekrar yaşatılıyor. Eski bayram geleneklerinin unutulmaması için gerçekleştirilen etkinlikte nineler ve torunlar birlikte mendil hazırladı. Mendillere torunların isimlerinin baş harfleri yazıldı ve geleneksel motifler işlendi. Hazırlanan mendillerin içerisine nineler tarafından para ve şeker konuldu, torunlar ise ninelerinin ellerini öperek hediyelerini aldılar. Gelecek ile gelenek arasında köprü kuran etkinlikte eski bayram günleri tekrar yaşatıldı. "Etkinliğin birliğimizi koruyacağına inanıyorum" Antalya Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Emine Erkal, teknolojideki hızlı gelişmelerin geleneklerin unutulmasına neden olduğunu söyledi. Geleneklerin tekrar yaşatmak adına etkinliği düzenlediğini ifade eden Erkal, "Ramazan bayramı öncesinde mendiller işlenir ve torunlarımıza ve çocuklarımıza hediye edilirdi. Bu geleneği yaşatmak adına burada toplandık. Mendiller işlendi. İçlerine şekerler kondu ve hep birlikte bu güzel geleneğimizi yaşatmış olduk. Olgunlaşma enstitüleri olarak geleneği birlikte kucaklamaya ihtiyacımız var. Son dönemde teknolojinin bu kadar arttığı ve iletişim sorunlarının yaşandığı günümüzde, bu tür etkinliklerin birliğimizi koruyacağına inanıyoruz" dedi "Geçmiş olmadan geleceğe bakamayız" Bedriye Bileydi İlkokulunda Öğretmen Nursen Yurtkulu bayramlarda çocuklara mendil verme geleneğini tekrar yaşatmak için öğrenciler ile birlikte etkinliğe katıldığını belirtti. Yurtkulu, kültürün inceliğine değinerek şöyle konuştu: "Nineler ile torunları buluşturduk, bayramda nasıl hediye veriliyorsa onu yaşatmaya çalıştık. Bugün çocuklar büyük bir keyif ile geldiler. Nineleri ile Mendillere baş harflerini işlediler, mutluydular. Bayramda büyüklerimiz mendil içinde çocuklara para verirlermiş, paranın mendil içinde verilmesinin sebebi çocukların etraftakilerin görüp utanmamasıymış. Gelenek ve göreneklerimizin bu kadar güzel bir inceliği var. Geçmiş olmadan geleceğe bakamayacağımız için bu köprüyü bir öğretmen olarak ben kurabilirim diye düşündüm." Etkinliğe katılan nine Hatice Çiftçi ise duygularını, "Çok güzel bir etkinlikti. Böyle bir şey tahmin etmiyordum. Heyecanlı geldim, mendilimi işledim" sözleriyle dile getirdi. Etkinliğe katılan öğrenci Esma Tanem Ekmekçi de, "İsimlerimizin baş harfini diktik. Mendilin içine ninelerimiz içine harçlık koyup bize verdiği geleneği sürdürdük. Geleneklerimizi yaşatmak çok güzel, içimde güzel bir his oldu." Etkinliğe katılan öğrenci Asya Lina Yıldırım ise "Mendillere isimlerimizin baş harfini işledik, çiçek ve kalp işledik. Bayramlarda yapılan çok güzel bir gelenek, tekrar canlandırmaya geldik" ifadelerini kullandı.
Sinop Sinop’ta soğuk hava arıcılığı olumsuz etkiliyor Sinop’ta kışın uzun sürmesi ve soğukların devam etmesi nedeniyle arı kolonilerinde açlık ve ölümler yaşandı. Erfelek ilçesi Çelen köyünde etkili olan soğuk hava, arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. Bölgede arıcılık yapan Erol Karakaş, arıların mevcut durumunu ve yürütülen çalışmaları anlattı. Karakaş, kış döneminin genel olarak ağır geçmediğini belirterek, "Kış fena değildi. Kışın zayiatları illaki yüzde 10-20 oluyor ama şu andaki baharın iyi gitmesi bizim için önemli. Bundan sonra çiçeklerin iyi gitmesi ve gece sıcaklığının yüksek olması gerekir. Bal yaptıran gece sıcaklığı şu anda iyi değil. Çiçekler nektar üretmiyor, polen geliyor ancak nektar yok. Biz de bunu şekerle takviye ediyoruz, nektarın yerine bunu veriyoruz. Arılara şurup veriliyor ama arılar polen getirebiliyorlar" dedi. Arıların yavru üretimine devam ettiğini ifade eden Karakaş, "Yavru üretiyorlar, içeride yavruyu çoğaltıyorlar. Bizim gayemiz arı sayısını çoğaltmak. Şu anda kovanlarımızda en fazla 20 bin arı var. Yavruya bal şurubu vererek 80-100 bine çıkarıyoruz" diye konuştu. Karakaş, arıların şu anda gelişim döneminde olduğunu, bal sezonunun genellikle mayıs ortasından sonra başladığını belirterek, "Arıların bal tutma dönemi 15 Mayıs’tan itibaren başlar. O dönemde şurup vermiyoruz ve üzerine kat koyuyoruz. Alt kattaki balı alıyoruz, karışmıyoruz" şeklinde konuştu. Sinop’ta arıcılar, havaların olumsuz seyri nedeniyle arı ölümlerini azaltmak ve kolonileri güçlendirmek amacıyla takviye besleme yapmaya devam ediyor.
Manisa Salihli’de tarımsal üretime bilimsel destek Manisa’nın Salihli ilçesinde Ziraat Odası bünyesinde hizmet verecek olan Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete girdi. Ziraat Odası’nda düzenlenen açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, CHP Salihli İlçe Başkanı Mustafa Özer, Manisa Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, oda başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç yaptı. Yalvaç, "Bu serüven, rahmetli belediye başkanımız Ferdi Zeyrek, sivil toplum kuruluşlarını gezmeye başladığında odamızı da ziyaret etmesi ile başladı. Bildiğiniz gibi odamız bünyesinde yer alan laboratuvarın sürekliliği odamızın gelir ve gider dengesindeki zorluklar nedeniyle sağlanamadı. Biz kendisine odamızın fiziki yapısının uygun olduğunu, bu yüzden odamızda yaprak, toprak ve su analizi yapmak istediğimizi söyledik. Başkanımızda bizlere söz verdi ve protokol yaparak tüm Manisa’ya örnek olacak bir hizmeti kazandırma yoluna girdik. Bu birimimize çok sayıda ülkeden ekipman kazandırdık. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu olmak üzere, Salihli Belediye Başkanımız Mazlum Nurlu’ya, Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmet Dairesi Başkanı Yılmaz Usta’ya alanında uzman Prof. Dr. Yusuf Kurucu’ya bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi. Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu ise ‘Tarımı bilimle buluşturan bu merkezin başta Salihli çiftçimiz olmak üzere tüm yöre çiftçilerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bir çiftçi belediye başkanı olarak bu tesisin ilçemize kazandırılması bizleri çok mutlu ettiğini belirtmek istiyorum" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise "Salihli, Manisa’nın en bereketli en güzel ovasıyla, insanıyla güzellikleri ile örnek bir ilçesi. Herkesin gıpta ile baktığı özendiği bir ilçe. Salihli bizim için çok önemli. Salihli öyle çokta büyük bir yatırım almadı. Bizde bir fark oluşturmamız lazım dedik. Bu kapsamında Salihli’mize tarıma destek anlamında bu hizmeti kazandırıyoruz. Manisa’nın tamamında tüm çiftçilerimize destek olmaya devam edeceğiz" Konuşmaların ardından Toprak, Yaprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi.