GÜNDEM - 30 Aralık 2023 Cumartesi 16:56

Tıp Fakültesi öğrencileri terör saldırılarını ve İsrail’i protesto etti

A
A
A
Tıp Fakültesi öğrencileri terör saldırılarını ve İsrail’i protesto etti

Edirne’de Tıp Fakültesi öğrencileri terör, soykırım ve işgale karşı tepki göstermek amacıyla sessiz yürüyüş gerçekleştirdi.


Geçtiğimiz hafta Irak’ın kuzeyindeki terör saldırıları ve İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepkiler çığ gibi büyüyor. Edirne’de sağlık çalışanları ve tıp fakültesi öğrencilerinin, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına tepki göstermek amacıyla düzenledikleri "sessiz yürüyüş", yedinci haftada da devam etti. Edirne’de Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, ellerinde taşıdıkları Türk ve Filistin bayraklarıyla yürüyüş gerçekleştirdi.


Tıp fakültesi öğrencileri Selimiye Camisi Arasta Çarşısı önünde toplanarak beyaz önlükleriyle yürüdü. Sessizce yürüyen grup ellerinde; ’Soykırım, İşgal ve Teröre Karşı Hekimlerden Sessiz Yürüyüş’ pankartı ile ‘Beyaz önlükler kana bulanmasın’, ‘Hastaneye saldırı savaş suçudur’, ‘Savaş değil, soykırım’ yazılı dövizler taşıdı. Saldırılara tepki göstermek amacıyla Saraçlar Caddesi’ne kadar yürüyüş yapan öğrenciler, burada basın açıklamasında bulundu.


Öğrenciler adına basın açıklamasını Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Muammer Morkoç okudu.



"Gazze’deki katliamlar devam ediyor"


Gazze’deki katliamların devam ettiği belirten Morkoç, “Maalesef geçtiğimiz hafta Siyonizmin ve ABD’nin ülkemizdeki maşaları olan terör örgütleri, alçak saldırıları ile 12 kahraman askerimizi şehit ettiler. Öfkemize öfke, acımıza acı eklendi. Bu hain saldırılar Siyonist işgalcilerin uzun vadedeki emellerinin Anadolu topraklarımız olduğunu bir kez daha hatırlattı ve Kudüs davasının yalnızca Filistinlilerin değil her Müslüman’ın derdi olması gerektiğini tekrar ispat etti. Sözde İsrail devletinin bayrağındaki iki mavi çizgi Fırat ve Nil nehirlerini temsil etmekte, bu iki nehir arasındaki topraklarda kurulacak büyük bir devletin hayali ile yaşamaktadırlar. Vatanımıza yönelik terör faaliyetlerini de bu hayal ile desteklemektedirler. Buradan belirtiyoruz ki Fırat ve Nil zalimlere ve işgalcilere, boğuldukları mezardan başka bir şey olmayacaktır" ifadelerine yer verdi.


Hekimler ve sağlık çalışanları olarak “Terör, Soykırım ve İşgal”e karşı yürüyüşü 7. haftasında yaklaşık 40 ilde tek yürek olarak gerçekleştirdiklerini belirten Morkoç, "Gündemden düşürülmeye çalışılsa da, kimileri için sıradan hâle gelse de Gazze’de ambargo ve katliamlar hız kesmeden devam ediyor. Bizler de ilk günkü öfke ve acı ile sözün tükendiği yerde, sessiz yürüyüşümüz ile farkındalık oluşturmaya devam ediyoruz" dedi.


Morkoç, Dünya Sağlık Örgütü ve yetkililere seslenerek, tutuklu meslektaşlarının serbest bırakılmasını istediklerini ifade etti.


Yürüyüşe katılanlar, açıklamanın ardından dağıldı.



Tıp Fakültesi öğrencileri terör saldırılarını ve İsrail’i protesto etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
Kırşehir Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.