EĞİTİM
Siirt’te "Siber Vatan Programı" tanıtıldı 01 Mayıs 2026 Cuma - 19:03:26 Dicle Kalkınma Ajansı (DİKA) Genel Sekreteri Aykut Aniç’in katılımıyla Siirt Üniversitesi’nde "Siber Vatan Programı" kapsamında bilgilendirme ve tanıtım programı düzenlendi. Siirt Üniversitesi konferans salonunda gerçekleştirilen programında, siber güvenlik alanında Türkiye’nin insan kaynağını güçlendirmeyi hedefleyen Siber Vatan Programı öğrencilere tanıtıldı. Programa akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. DİKA Genel Sekreteri Aykut Aniç, programında yaptığı konuşmada siber güvenliğin günümüz dünyasında stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, gençlerin bu alana yönlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Aniç, "Siber Vatan Programı ile gençlerimizin teknik bilgi ve becerilerini artırmayı, onları ulusal ve uluslararası alanda rekabet edebilecek seviyeye taşımayı hedefliyoruz" dedi. Program kapsamında katılımcılara; siber güvenlik temelleri, ağ güvenliği, etik hackerlık, zararlı yazılım analizi ve kriptoloji gibi alanlarda eğitimler verileceği aktarıldı. Ayrıca başarılı öğrencilerin siber güvenlik kamplarına katılacağı ve CTF gibi yarışmalarla pratik deneyim kazanacağı belirtildi. Yetkililer, programın üniversite öğrencileri ve yeni mezun gençler başta olmak üzere siber güvenliğe ilgi duyan herkese açık olduğunu ifade etti. Etkinlik, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:07 Rektör Özkan’dan lise öğrencileriyle ufuk açıcı sohbet Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, lise öğrencileriyle bir araya gelerek önce meslek sonra üniversite seçimi yapın uyarısında bulundu. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Döşemealtı’nda bulunan Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsünü ziyaret ederek lise öğrencileriyle bir araya geldi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’ı Bahçeşehir Koleji Antalya Parkorman Kampüsü Kurucu Temsilcisi Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı karşıladı. "Sevdiğiniz işi yapın" Ortaokul ve lise öğrencileriyle bir araya geldiği söyleşide Rektör Özkan, kariyer planlama, tıp eğitimi ve Akdeniz Üniversitesi’nin yürüttüğü bilimsel çalışmalar üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Kendi eğitim hayatından ve cerrahlık deneyimlerinden örnekler veren Rektör Özkan, öğrencilere sevdikleri işi yapmalarını tavsiye etti. Kariyer planlamasında ‘kendini tanıma’ vurgusu Öğrencilere meslek seçimi konusunda tavsiyelerde bulunan Rektör Özkan, üniversite veya şehirden ziyade meslek seçiminin öncelikli olması gerektiğini vurguladı. Akdeniz Üniversitesi’nin sunduğu eğitim ve sosyal imkanlardan bahseden Rektör Özkan, "Lütfen meslek seçerken karakter özelliklerinizi ortaya koyun. Önce meslek, daha sonra üniversite seçimi yapın" dedi. Rektör Özkan, kişinin ne yapmak istemediğini bilmesinin de zaman kazandıran önemli bir etken olduğunu belirtti. "Yapay zeka insanı merkeze alanı işinden etmeyecek" Öğrencilerin sorularını cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, geleceğin meslekleri ve yapay zeka tartışmalarına ilişkin ise teknolojinin değişimi beraberinde getirdiğini ancak insan odaklı çalışan, merak eden ve sorunlara çözüm üreten bireylerin her zaman başarılı olacağını söyledi. Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Yapay zekaya teslim olmak akıllıca değil. Eğer yaptığınız işi severek yapıyor ve bir sorunu çözebiliyorsanız başarılı olursunuz. Yapay zeka ancak sizin işinizi kolaylaştıran bir araç olabilir." dedi. CAR-T merkezinde ilk hasta Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen kanser tedavisine yönelik çalışmalarla ilgili bir soruyu da cevaplayan Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hücresel Tedaviler Merkezi (CAR-T) hakkında güncel bilgileri paylaştı. Merkezin ruhsat işlemlerinin tamamlandığını müjdeleyen Rektör Özkan, "Muhtemelen 15-20 gün içinde ilk hastamızı tedavi edeceğiz. Bütün dünyada kanser tedavileri kişiselleşiyor. Biz hâlâ onkolojik hastalıklarda kemoterapi kullanıyoruz. Ama şu anda CAR-T tedavisinde kan kanserli hastanın kanını alıyorsunuz, kan kanserine yönelik olan bazı hücrelerini hedefliyorsunuz, onları güçlendiriyorsunuz ve tekrar iade ediyorsunuz" dedi. Kişiye yönelik tedaviler yapılacak Kemoterapilerin birçok yan etkisi bulunduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Şimdi bu merkezde kişiye yönelik tedaviler yapılacak. Bu sadece kan kanseriyle kalmayacak. Bu genetik olarak oynayabildiğimiz bir alan olduğu için kan ve kan ürünleriyle bu anlamda birçok yolu açık. Muhtemelen daha sonra Alzheimer’da, beyin tümörlerinde, romatizmal hastalıklarda biz bunu kullanacağız. Bu yolun başındayız biz ama çok hızlı yol alacağız. Çok harika haberler gelecek diye düşünüyorum. Birçok insana çok farklı hastalıklarda tedavi şansı tanıyacak muhteşem bir teknoloji. Ben çok heyecanlıyım CAR-T Cell konusunda açıkçası" ifadelerini kullandı. "Başarının anahtarı çok çalışmak" Gelen bir soru üzerine tıp fakültesini tercih edecek öğrencilere mesleğin zorluklarını ve etik boyutlarını anlatan Rektör Özkan, "Başarının anahtarı çok çalışmak. Dünyanın en zeki insanı da olsanız, çok çalışmadan ve emek vermeden kalıcı bir başarı elde edilemez. Biz etik tarafta durarak, hastanın yararını gözeterek bu yolda ilerliyoruz" dedi. Nakillerde yaşanan zorlu süreçleri anlattı "Yaptığınız en riskli ameliyat hangisiydi" sorusuna Rektör Özkan her ameliyatın kendine has zorlukları olduğunu belirterek Türkiye’nin ilk çift kol nakli ve dünyanın ilk kadavradan rahim nakli ameliyatlarında yaşanan süreçleri anlattı. Rektör Özkan, 2004 yılında kol nakli yapmayı hedeflediklerini ancak mevzuat eksiklikleri nedeniyle 2010 yılında yaptıklarını ifade etti. Rektör Özkan, "2010 yılında özel izni aldığımızda zamanla yarıştık. Beyin ölümü gerçekleşmiş donörden organı almak için sadece 5 saatimiz kalmıştı. O ameliyata dualarla girdik" dedi. Dünyanın ilk rahim nakli Manevi anlamda kendisini en çok zorlayan sürecin dünyanın ilk rahim nakli ameliyatı olduğunu ifade eden Rektör Özkan, hastası Derya Sert ile olan 9 yıllık bağını dile getirdi. Operasyonun sadece nakille bitmediğini, asıl zorluğun çocuk sahibi olma sürecinde yaşandığını vurgulayarak "Başka hastalara da nakil yapıp şansımızı artırabilirdik. Ama hastamıza bir söz vermiştik; çocuk sahibi olacaktı. Ona odaklandık. O 9 yıl boyunca ne çektiğimizi bir Allah bilir. Her an tetikte beklediğimiz bir süreçti. Derya, COVID-19 döneminde hamile kaldı. Bugün o bebek kucağımızdaysa, bu 9 yıllık emeğin sonucudur" şeklinde konuştu. "Hastalarımı kardeşim gibi gördüm" En zor ameliyatın hangisi olduğuna dair net bir ayrım yapmanın güç olduğunu belirten Rektör Özkan, başarısının sırrını hastalarıyla kurduğu duygusal bağa dayandırdı. Rektör Özkan, "Hepsinde ayrı bir zorluk vardı ama ben hastalarımı anne-babam, kardeşim gibi gördüm. Günlerce baş uçlarında beklediğimiz zamanlar oldu. Bu süreçler bize sadece tıbbı değil, hayatı öğretti" diyerek sözlerini noktaladı. Söyleşi esnasında söz alan bir öğrenci Rektör Özkan’a teşekkür ederek "Ben tıp fakültesinde okumak istiyordum ve kendimi daha önce hiçbir yerde hiç farklı alanda hayal bile etmedim. Alanınızla ve kariyerinizle ilgili bahsettiklerinizden sonra bu yol için ne kadar istekli olduğumu tekrar bana hatırlatmış oldunuz. Teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Söyleşinin sonunda okul kurucuları Hüseyin Sarı ve Kadir Sarı tarafından Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkür plaketi takdim edildi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:52 OMÜ’de uluslararası öğrencilere afet farkındalık eğitimi Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), uluslararası öğrencilerin afetlere karşı bilinçlendirilmesi amacıyla "Temel Afet Farkındalık Eğitimi" düzenledi. Programda, öğrencilere afet öncesi hazırlık, afet anı davranışları ve temel müdahale yöntemleri uygulamalı olarak anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) arasında imzalanan protokol kapsamında ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Türkiye Bursları çerçevesinde gerçekleştirilen eğitimler, Vezirköprü ilçesindeki Vezirsuyu Tabiat Parkı ile Şahinkaya Kanyonu’nda yapıldı. Farklı ülkelerden çok sayıda öğrencinin katıldığı programda, güvenli yaşam kültürü ele alındı. Çok paydaşlı iş birliği OMÜ’nün ev sahipliğinde düzenlenen programa; AFAD Samsun İl Müdürlüğü, OMÜ Afet Eğitimi ve Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi, Cemre Öğrenci Topluluğu ve OMÜ Arama Kurtarma ekipleri katkı sundu. Eğitimlerin, öğrencilerin afet durumlarında doğru ve hızlı hareket edebilme becerilerini geliştirmesi amaçlandı. Teorik ve uygulamalı eğitim Uzmanlar tarafından verilen eğitimlerde, afet öncesi hazırlık süreçlerinin önemi vurgulanırken, afet anında uygulanması gereken doğru davranış biçimleri uygulamalı olarak gösterildi. Katılımcılara, acil durumlarda kişisel güvenliklerini sağlama ve çevrelerine destek olma konusunda temel bilgiler aktarıldı. Uyum sürecine katkı Eğitim programı, afet farkındalığının artırılmasının yanı sıra uluslararası öğrencilerin Samsun’un sosyal ve kültürel yapısına uyum sağlamalarına da katkı sundu. Yetkililer, benzer eğitimlerin farklı gruplara yönelik olarak sürdürüleceğini belirterek afet bilincinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekti.
01 Mayıs 2026 Cuma - 13:47 BUÜ’de başarı geleneği katlanarak devam ediyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ar-Ge Koordinatörlüğü, araştırma üniversitesi kimliğini pekiştirme ve akademik performansı ödüllendirme hedefiyle geleneksel hale getirdiği "Başarılı Akademisyenlerin Rektörle Buluşması" etkinliğini 15. kez gerçekleştirdi. Çamlık Yemekhanesi’nde düzenlenen etkinlikte, Ar-Ge Koordinatörlüğü tarafından hazırlanan güncel veriler paylaşıldı. Q1 makale sayısı, patent başvuruları ve dış kaynaklı projelerdeki ivmenin artarak devam ettiği vurgulanan toplantıda, 2026 yılı hedefleri doğrultusunda nitelikli yayın vurgusu yapıldı. "Dünya ölçeğinde görünürlük için kaliteye odaklanacağız" Programın açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 15 ay önce küçük bir salonda başlayan bu yolculuğun bugün geniş bir katılımla devasa bir organizasyona dönüşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Araştırma üniversitesi vizyonunun akademisyenler tarafından tam anlamıyla benimsendiğini ve sahada karşılık bulduğunu kaydeden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, niteliksel dönüşümün önemine değindi. Sayısal artışın yanı sıra artık yayınların yüzde 10’luk ve gelecekte yüzde 1’lik dilimlerde yer almasını hedeflediklerini belirten Rektör Yılmaz, bu başarının sadece kriterleri karşılamak değil, üniversiteyi dünya ölçeğinde daha görünür kılma çabası olduğunu vurguladı. Sosyal bilimler dahil tüm alanlarda proje kültürünün yerleştiğini ve BUÜ’nün ticarileşmiş patent fon oranlarında Türkiye birincisi olduğunu hatırlatan Yılmaz, akademik ekosisteme katkı sağlayan tüm öğretim üyelerine teşekkürlerini sundu. Bilimsel çıktılar güçlenerek artıyor Ar-Ge Koordinatörü Prof. Dr. Esra Karaca ise konuşmasında, etkinliğin temel motivasyonunun üniversitedeki değerli çıktıları daha görünür kılmak ve sosyal-bilimsel etkileşimi artırmak olduğunu hatırlattı. 2024 yılında yakalanan büyük ivmenin 2025 yılında da sürdüğüne dikkat çeken Karaca, özellikle Scopus verilerine göre Q1 yayın sayılarında ciddi bir artış kaydedildiğini ifade etti. Bu ay itibarıyla 78 adet Q1 yayınına ulaşıldığını ve bu yayınların yaklaşık üçte birinin dünyanın en prestijli dergilerinin yer aldığı yüzde 10’luk dilimde bulunduğunu açıklayan Karaca; dış kaynaklı başarılı projeler ve patent şampiyonlukları ile üniversitenin adını üst sıralara taşımaya devam edeceklerini söyleyerek başarılı akademisyenleri tebrik etti.
NEÜ’de TEDx: İlham veren deneyimler paylaşıldı
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:54 NEÜ’de TEDx: İlham veren deneyimler paylaşıldı Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ev sahipliğinde, ‘Fikirler değişir, dünya değişir.’ mottosuyla, öğrenmeyi ve ilhamı teşvik etmek amacıyla düzenlenen TEDx Konuşmaları etkinliğinde, farklı alanlardan öne çıkmış isimler bilgi ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. NEÜ Ahmet Keleşoğlu Yerleşkesi Nezahat Keleşoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen "TEDx Necmettin Erbakan Üniversitesi" etkinliğine NEÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu, Prof. Dr. Mehmet Birekul ve Prof. Dr. Hidayet Oğuz, NEÜ Genel Sekreteri Dr. Rahim Çimen, dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programın açılışında konuşan NEÜ Kariyer Merkezi ve Mezun İlişkileri Koordinatörü Doç. Dr. Ebru Özer, başta NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu olmak üzere etkinliğin düzenlenmesinde desteği olan, emeği geçen herkese teşekkür etti. Herkesin hayatta zorluklarla karşılaştığını ve kendisinin de zorluklar yaşadığını anlatan Doç. Dr. Özer, kendisinin zor zamanlarda; mesleğine duyduğu aşk ve içinde taşıdığı umutla ayakta kaldığını belirtti. Özer; salondakilere, her zaman umutlarını diri tutmaları konusunda tavsiyede bulunurken etkinliğin verimli geçmesini diledi. Programın hayırlı ve verimli bir şekilde geçmesini temenni eden NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bahadır Feyzioğlu ise, "Esasında, doğduğu andan son nefesini verdiği ana kadar her insan kendi hikayesini yazıyor. Her insanın olduğu gibi her toplumun, her milletin ve her devletin de birer menkıbesi var. Her menkıbe, diğerlerine bir ilham olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla TEDx açısından bakıldığında bu ilham buluşmaları aslında birtakım kişisel hikayelerin başka kişisel hikayelere yol gösterdiği, ilham kaynağı olduğu buluşmalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu vesileyle kıymetli misafirlerimize, değerli konuklarımıza, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen herkese üniversitemiz adına teşekkür ediyorum" dedi. Açılış konuşmalarının ardından program, gün boyu süren oturumlarla devam etti. İlk olarak Doç. Dr. Murad Asiltürk "Beynin Kurgusu mu, Kalbin Hakikati mi?" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Ardından yapımcı ve dijital yayıncı Dursun Gezer "Dijital Fırtına", Prof. Dr. Aşkın Keser "Ben Olmak" başlıklı sunumlarıyla katılımcılarla buluştu. Öğleden sonraki oturumlarda ise şef ve iş kadını Beyza Huri Aydın "Cesaretin Tarifi", vizyoner girişimci Elif Ülger Yalçın "Boşluk İçindeki İnşa: Anlam", Avrupa şampiyonu badmintoncu İlker Tuzcu "Engel Değil Yol" ve TUSAŞ Test Pilotu Murat Özpala "Hayallerimin Hür Kanatları" başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi. Program, belge ve hediye takdimlerinin ardından fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Uşşak Aşevinde MEB onaylı ’Maarif’ modeli eğitimi
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:48 Uşşak Aşevinde MEB onaylı ’Maarif’ modeli eğitimi Uşak’ta hayırseverliğin merkezi olan Uşşak Aşevi, Türkiye’de bir ilke imza atarak "Maarif Temelli Eğitim Modeli" ile değerler eğitimi sınıfını hayata geçirdi. Uşak Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencilerinin sosyal sorumluluk projesi kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik öğrenciler değerlerini animasyonlarla öğrendi. Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen "Maarif Temelli Değerler Eğitimi" sınıfı, kapılarını Bir Eylül İlkokulu öğrencilerine açtı. Uşak Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü 4. sınıf öğrencileri tarafından organize edilen etkinlik, hem kurumsal iş birliği hem de uygulama modeli açısından Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Minik öğrenciler değerlerini animasyonla öğrendi Etkinliğe Bir Eylül İlkokulu öğrencileri katılım sağladı. Program çerçevesinde öğrencilere, toplumsal değerleri ve etik kuralları içeren özel hazırlanan animasyon filmleri izletildi. Görsel materyallerle desteklenen eğitimde, çocukların değerler eğitimini eğlenceli ve akılda kalıcı bir yöntemle pekiştirmesi sağlandı. MEB onaylı ilk "Değerler Eğitimi" sınıfı Uşşak Aşevi bünyesinde kurulan Değerler Eğitimi sınıfı, müfredat ve işleyiş bakımından Milli Eğitim Bakanlığı ile koordineli şekilde çalışıyor. Türkiye genelinde vakıf statüsündeki kurumlarda bir "ilk" olma özelliği taşıyan bu sınıf, çocukların milli ve manevi gelişimlerini desteklemeyi hedefliyor. Etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesi ve öğrencilere yapılan ikramlarla sona erdi.
23 Nisan Şahinkaya’da coşkuyla kutlandı
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:42 23 Nisan Şahinkaya’da coşkuyla kutlandı Şahinkaya Eğitim Kurumları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı Merkez Kampüs’te düzenlediği törenle büyük bir coşku içinde kutladı. Öğrencilerin sahne performanslarıyla renklenen program, izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. Büyük Sahne’de gerçekleştirilen tören, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardından 1. sınıf öğrencilerinin İstiklal Marşı’nı okumasıyla devam eden program, Şahinkaya Eğitim Kurumları Genel Müdür Yardımcısı Zeynep Şanlı’nın konuşmasıyla sürdü. Kutlamalar kapsamında anaokulu öğrencileri hazırladıkları koreografilerle sahne alırken, ilkokul ve ortaokul öğrencileri sergiledikleri halk danslarıyla büyük beğeni topladı. Ortaokul koro ekibi ise seslendirdiği 23 Nisan şarkılarıyla etkinliğe ayrı bir renk kattı. Etkinlikler yalnızca törenle sınırlı kalmadı. Hafta boyunca düzenlenen spor şenliklerinde öğrenciler çeşitli oyun ve aktivitelerle bayram coşkusunu doyasıya yaşadı. Şahinkaya Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dilay Şahinkaya, yaptığı açıklamada "Şahinkayalı her çocuk, geleceğin söz sahibi bireyidir. Onların kendilerini ifade edebildiği, üretmenin ve birlikte başarmanın değerini deneyimlediği bir eğitim ortamı oluşturmak en temel önceliğimiz. Ata’mızın tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusunu paylaşıyor; çocukların sesi, neşesi ve hayalleriyle daha güzel bir geleceğin mümkün olduğuna inanıyoruz" dedi.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden çocuklara bayram hediyesi
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:43 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencilerinden çocuklara bayram hediyesi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü tarafından, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hastanede tedavi gören çocuklara yönelik anlamlı bir etkinlik düzenlendi. HKÜ Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Dr. Öğr. Üyesi Adnan Batuhan Coşkun ve Araştırma Görevlisi Merve Pişkin yürütücülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, 3. sınıf hemşirelik öğrencileri Gaziantep Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde tedavi gören çocuklarla bir araya geldi. Toplumsal duyarlılık ve çocuk odaklı bakım anlayışı doğrultusunda planlanan etkinlikte öğrenciler, giydikleri renkli kostümlerle çocuklarla birebir iletişim kurarak onların kendilerini daha güvende ve mutlu hissetmelerine katkı sağladı. Çocukların aktif katılımını destekleyen çeşitli etkinliklerle sosyal etkileşimin artırılması hedeflendi. Program kapsamında sahne alan müzik grubu tarafından seslendirilen çocuk şarkıları etkinliğe neşeli bir atmosfer kazandırırken, çocuklar da şarkılara eşlik ederek bayram sevincini yaşadı. Yüz boyama etkinliğiyle çocukların hayal dünyaları renklendirilirken, gerçekleştirilen sihirbazlık gösterisi ise miniklerin ilgisini çekti. Etkinlik, yalnızca çocuklar için değil, aileleri ve sağlık çalışanları için de moral kaynağı oldu. Hastane ortamının rutin ve zaman zaman zorlayıcı atmosferi, etkinlik süresince yerini neşeli ve umut dolu anlara bıraktı. HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, 23 Nisan’ın yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda çocuklara verilen değerin en güçlü göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Küçükerdoğan, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu anlamlı gün, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğumuz güvenin ve sevginin en özel ifadesidir. Bizler de Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak yalnızca akademik başarıyı değil, toplumsal sorumluluk bilincini de ön planda tutuyoruz. Öğrencilerimizin böylesine anlamlı bir günde hastanede tedavi gören çocuklarımızın yanında olması, hem mesleki hem de insani değerler açısından son derece kıymetlidir. Çocuklarımızın yüzündeki bir tebessümün ne kadar büyük bir anlam taşıdığını biliyor ve bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 23 Nisan’ın anlam ve önemine uygun olarak gerçekleştirilen etkinlik, çocuklar ve aileleri için unutulmaz bir bayram hatırası oldu.
17 yeni memeli türü keşfedildi
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:38 17 yeni memeli türü keşfedildi 4 üniversitenin ortak çalışmasıyla 17 yeni memeli türü keşfedildi. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği alanında görev yapan Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt; "14 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye memelilerine 17 yeni kör fare türü kazandırmış bulunmaktayız" dedi. Türkiye’de memeli türleri üzerine yürütülen kapsamlı bilimsel araştırmalar, dünya literatürüne önemli bir katkı sağladı. Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği alanında görev yapan Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt öncülüğündeki ekip, 14 yıl süren çalışmalar sonucunda kör tarla fareleri (Nannospalax) üzerinde 17 yeni tür tanımladı. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaştırılan araştırma, Türkiye’de bu alanda gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Elde edilen keşifler, son yılların en dikkat çekici biyolojik keşifleri arasında gösteriliyor. Çalışma sonucunda tanımlanan tüm türlerin Anadolu’ya özgü (endemik) olduğu belirlendi. Araştırma ayrıca; kromozomal olarak farklılaşan popülasyonların ayrı türler olarak değerlendirilmesini öneren ’cytotype = species’ yaklaşımına da güçlü destek sundu. Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt, çalışmanın önemine dikkat çekerek; "14 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye memelilerine 17 yeni kör fare türü kazandırmış bulunmaktayız. Bu durum dünya literatüründe ilk kez karşılaşılan bir örnektir. Anadolu’da dar alanlarda gerçekleşen karmaşık bir evrimsel ayrışmayı ortaya koyduk. Bu çalışma hem Türkiye hem de dünya bilimi için önemli bir katkıdır" dedi. Araştırma sürecinde Prof. Dr. Ferhat Matur, Prof. Dr. Mustafa Sözen, Prof. Dr. Ercüment Çolak ve Prof. Dr. İrfan Kandemir de aktif rol aldı. Uzmanlar, çalışmanın Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Araştırma kapsamında tanımlanan 17 yeni tür ise şöyle sıralandı; Nannospalax gazii, N. karatasi, N. abiissent, N. occidentalis, N. tenebrosus, N. mursalogluae, N. flavus, N. eflani, N. kemali, N. medialis, N. inspirata, N. guleki, N. victoriosus, N. kastamonuensis, N. montanus, N. artus ve N. irenaeus." Çalışmanın yürütüldüğü kurumlar arasında ise Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü yer alıyor.
17 yeni memeli türü keşfedildi
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:36 17 yeni memeli türü keşfedildi 4 üniversitenin ortak çalışmasıyla 17 yeni memeli türü keşfedildi. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği alanında görev yapan Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt; "14 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye memelilerine 17 yeni kör fare türü kazandırmış bulunmaktayız" dedi. Türkiye’de memeli türleri üzerine yürütülen kapsamlı bilimsel araştırmalar, dünya literatürüne önemli bir katkı sağladı. Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği alanında görev yapan Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt öncülüğündeki ekip, 14 yıl süren çalışmalar sonucunda kör tarla fareleri (Nannospalax) üzerinde 17 yeni tür tanımladı. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaştırılan araştırma, Türkiye’de bu alanda gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olarak değerlendiriliyor. Elde edilen keşifler, son yılların en dikkat çekici biyolojik keşifleri arasında gösteriliyor. Çalışma sonucunda tanımlanan tüm türlerin Anadolu’ya özgü (endemik) olduğu belirlendi. Araştırma ayrıca; kromozomal olarak farklılaşan popülasyonların ayrı türler olarak değerlendirilmesini öneren ’cytotype = species’ yaklaşımına da güçlü destek sundu. Prof. Dr. Şakir Önder Özkurt, çalışmanın önemine dikkat çekerek; "14 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye memelilerine 17 yeni kör fare türü kazandırmış bulunmaktayız. Bu durum dünya literatüründe ilk kez karşılaşılan bir örnektir. Anadolu’da dar alanlarda gerçekleşen karmaşık bir evrimsel ayrışmayı ortaya koyduk. Bu çalışma hem Türkiye hem de dünya bilimi için önemli bir katkıdır" dedi. Araştırma sürecinde Prof. Dr. Ferhat Matur, Prof. Dr. Mustafa Sözen, Prof. Dr. Ercüment Çolak ve Prof. Dr. İrfan Kandemir de aktif rol aldı. Uzmanlar, çalışmanın Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğini ortaya koyması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Araştırma kapsamında tanımlanan 17 yeni tür ise şöyle sıralandı; Nannospalax gazii, N. karatasi, N. abiissent, N. occidentalis, N. tenebrosus, N. mursalogluae, N. flavus, N. eflani, N. kemali, N. medialis, N. inspirata, N. guleki, N. victoriosus, N. kastamonuensis, N. montanus, N. artus ve N. irenaeus." Çalışmanın yürütüldüğü kurumlar arasında ise Dokuz Eylül Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü , Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Ahi Evran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü yer alıyor.
Malatya’da 23 Nisan coşkuyla kutlandı
23 Nisan 2026 Perşembe - 13:32 Malatya’da 23 Nisan coşkuyla kutlandı Malatya’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle Merkez Kapalı Spor Salonu’nda kutlama programı yapıldı. Kutlamalara ilk olarak Atatürk Anıtı’na çelenk sunmasıyla başladı. Anıttaki törenin ardından kutlama programı Merkez Kapalı Spor Salonu’nda devam etti. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, Kahramanmaraş’ta gerçekleştirilen silahlı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen Alya Kara ve öğrencileri unutmadı. Bakır, "Bu anlamlı günü yüreğimize derin bir hüzünle karşılamaktayız. Kahramanmaraş’ta yakın zamanda yaşlanan saldırı sonucu şehit olan evlatlarımızın acısı hala ve edebiyle yüreğimizde taze kalacaktır." dedi. Teknolojiyi bilinçli kullanma çağrısında bulunan Bakır, "Günümüzün en önemli sınavlarından biri de dijital bağımlılıktır. Çocuklarımızı karşısında yalnız bırakmamalıyız. Onlarla daha fazla vakit geçirmeli, dijital dünyayı bilinçli kullanmaları konusunda rehberlik etmeliyiz" diye konuştu. Program, öğrencilerin çalışmalarından oluşan çeşitli gösterilerle sona erdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan kutlama programı öncesinde ise Malatya Valiliği’nde koltuğu Mehmet Akif Ortaokulu öğrencisi Yağmur Çiloğlu devir aldı. Çiloğlu, öncelikli hedeflerinin çocukların güvenli ortamlarda eğitim alabilmelerini sağlamak olduğunu söyledi.