EĞİTİM
Bitlis’te kayak altyapısına akademik destek 01 Mart 2026 Pazar - 21:35:14 Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, üniversite bünyesinde faaliyet gösteren Bitlis Eren Akademi Spor Kulübü’nün kayak altyapı antrenmanlarını ziyaret etti. Bitlis Eren Üniversitesi’nde Eren ailesi sponsorluğunda sürdürülen kayak altyapı eğitimleri, antrenörler Cenk Yıldız ve Kenan Yıldız eşliğinde sezon boyunca aralıksız devam edecek. Küçük yaş gruplarındaki sporcuların temel teknik eğitim aldığı antrenmanlarda dayanıklılık, denge ve koordinasyon çalışmaları ön planda tutuluyor. Üniversitenin kayak eğitim pistinde gerçekleştirilen çalışmaları yerinde inceleyen Rektör Elmastaş, sporcular ve antrenörlerle bir araya geldi. Sporcularla sohbet eden Rektör Elmastaş, üniversite olarak spora ve genç yeteneklere büyük önem verdiklerini belirtti. Kayak sporunun Bitlis’in doğal yapısıyla örtüşen önemli bir branş olduğuna dikkat çeken Elmastaş, altyapıdan yetişen sporcuların ilerleyen yıllarda ulusal ve uluslararası başarılar elde edeceğine inandığını ifade etti. Antrenörler Cenk Yıldız ve Kenan Yıldız ise desteklerinden dolayı üniversite yönetimine ve Eren ailesine teşekkür ederek, hedeflerinin disiplinli ve planlı bir çalışma programıyla başarılı sporcular yetiştirmek olduğunu kaydetti. Bitlis Eren Akademi Spor Kulübü’nün kayak altyapı çalışmaları, kış sezonu boyunca belirlenen program çerçevesinde devam edecek.
01 Mart 2026 Pazar - 21:32 Bitlis İhtisas Akademi’nin açılış ve lansman programı gerçekleştirildi Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde hayata geçirilen Bitlis İhtisas Akademi’nin düzenlenen törenle açılışı gerçekleştirildi. Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İbn Haldun Konferans Salonu’nda düzenlenen Bitlis İhtisas Akademi’nin açılış ve lansman programında tanıtım filmi izlendi. TÜGVA Bitlis İl Başkanı Murat Eren, yaptığı konuşmada İhtisas Akademi’nin yalnızca bir eğitim programı olmadığını, güçlü bir vizyonun somut bir adımı olduğunu belirtti. Çağını doğru okuyan, sorumluluk bilinci yüksek ve çözüm üretebilen gençler yetiştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Eren, Türkiye genelinde uygulanan modelin yüz yüze ve çevrim içi eğitim imkânlarıyla gençleri ortak bir entelektüel zeminde buluşturduğunu vurguladı. Eren, bilginin ötesine geçen, analiz eden ve proje üreten bir nesil inşa etmeyi amaçladıklarını dile getirdi. BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş ise, İhtisas Akademi’nin ortaya koyduğu vizyonun üniversitelerin nitelikli ve şuurlu insan kaynağı yetiştirme misyonuyla örtüştüğünü söyledi. Akademik bilgi ile değer temelli yaklaşımı bir araya getiren bu tür çalışmaların gençlerin çok yönlü gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirten Elmastaş, emeği geçenlere teşekkür etti. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya da konuşmasında gençlerin akademik, sosyal ve manevi gelişimlerine katkı sağlayan projelerin önemine dikkat çekti. Geleceğin güçlü Türkiye’sinin donanımlı ve bilinçli gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade eden Karakaya, gençlere yönelik her türlü eğitici faaliyeti desteklemeye devam edeceklerini kaydetti. Program, soru-cevap bölümünde öğrencilerin yönelttiği soruların yanıtlanmasıyla devam etti. Hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından açılış ve lansman programı sona erdi. Programa Bitlis Valisi Ahmet Karakaya, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, TÜGVA Bitlis İl Başkanı Murat Eren, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayhan Yılmaz ve Prof. Dr. Ayşe Dilek Özşahin Kireçci ile Genel Sekreter Doç. Dr. Behçet Kocaman’ın yanı sıra dekanlar, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
01 Mart 2026 Pazar - 17:10 Ağrı, TÜBİTAK 2204-A Bölge Finali’nde 4 derece elde etti Batman’da düzenlenen TÜBİTAK 2204-A 57. Liseler Arası Araştırma Projeleri Yarışması Van Bölge Finali’nde dereceye giren Ağrılı öğrenci ve öğretmenler, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen programda ödüllendirildi. Batman’da gerçekleştirilen bölge finalinde matematik alanında "Collatz Dizisi Tabanlı İki Parametreli Şifreleme Algoritması ve Yapay Zeka Destekli Web Uygulaması Tasarımı" adlı projeyle Ağrı Bilim ve Sanat Merkezi danışman öğretmeni Muhammed Alican Pusat ile öğrenciler Muhammet Furkan Ceyhan, Said Erdem Parlak ve Muhammed Miraç Karakoç bölge birincisi olarak, Türkiye finallerine katılmaya hak kazandı. Yine Ağrı Bilim ve Sanat Merkezi tarafından hazırlanan tarih alanındaki "Osmanlı Florasanın Dijital Dönüşümü: Kültürel Miras Hasbahçelerin, Çiçeklerin Flatelik Tasarımlar ve Sanal Gerçeklikle Geleceğe Taşınması" projesi bölge ikinciliği elde etti. Ağrı Bilim ve Sanat Merkezi tarafından Matematik alanında hazırlanan "Asal Çarpanlar ile Şifreleme ve Yapay Zeka Destekli Web Uygulaması Tasarımı" projesi de bölge üçüncüsü oldu. Öte yandan "Voronoi Diyagramları ile Deprem Toplanma Alanları Optimizasyonu" projesiyle Şerife Bacı Anadolu Lisesi bölge ikinciliğini elde etti. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen programda danışman öğretmen ve öğrencilerle bir araya gelen İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, projelerin ait olduğu okulların elde ettiği başarıların gurur verici olduğunu söyledi. Öğrencilerden projeleri hakkında bilgi alan Kökrek, başarılarından dolayı öğretmen ve öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Kökrek, TÜBİTAK tarafından düzenlenen 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bölge Finali değerlendirmeleri sonucunda Ağrı’nın önemli bir başarı elde ettiğini belirterek, "Bölge genelinde finale kalan 100 proje arasından 11’i ilimizden seçilmiştir. Bölge finali sonucunda ise ilimiz toplam 4 derece elde etmiştir. Emeği geçen tüm idareci, öğretmen ve öğrencilerimizi tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı. Programa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Selahattin Bilgiç, Şube Müdürü Muhammet Necmi Karaoğlan, Ağrı Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Bülent Bakır, Şerife Bacı Anadolu Lisesi Okul Müdürü Mehmet Selim Çelik ile danışman öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
Edirne’de üreticiye B-Reçete eğitimi verildi
17 Şubat 2026 Salı - 17:19 Edirne’de üreticiye B-Reçete eğitimi verildi Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde üreticilere yönelik Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) Uygulayıcı Eğitimi düzenlendi. Eğitimde, bitki koruma ürünlerinin bilinçli, kontrollü ve izlenebilir kullanımını hedefleyen B-Reçete Sistemi hakkında bilgilendirme yapıldı. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen Bitki Koruma Ürünleri (BKÜ) Uygulayıcı Eğitimi’nde, bitki koruma ürünlerinin bilinçli ve kontrollü kullanımını amaçlayan B-Reçete Sistemi üreticilere anlatıldı. Toplantıda konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, 13 Aralık 2025’te yürürlüğe giren yeni yönetmelikle birlikte bitki koruma ürünlerinin satış, uygulama ve denetiminde önemli düzenlemeler yapıldığını belirtti. Uygulamanın 4 pilot ilde başladığını söyleyen Köse, Ankara, Samsun, Kırklareli ve Mersin illerinde 1 Ocak itibarıyla uygulanma başladığını ve Edirne’nin de 1 Temmuz itibarıyla sisteme dahil olacağını vurguladı. B-Reçete uygulamasının 1 Temmuz itibarıyla Edirne’de de hayata geçeceğini söyleyen Köse, Şubat ayı boyunca 37 köyde düzenlenen eğitimlerle yaklaşık bin 600 üreticiye ulaşıldığını aktardı. Köse, bu uygulama ile çevre ve insan sağlığının korunmasının yanı sıra tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin hedeflendiğini vurguladı. Köse, B-Reçete Sistemi’nin 1 Temmuz itibarıyla Edirne’de zorunlu olacağını, üreticilerin yalnızca ÇKS’ye kayıtlı ürün ve alanlarına uygun miktarda ilaç temin edebileceğini vurguladı. Köse, B-Reçete Sistemi sayesinde ilaçların artık reçeteli ve kayıtlı şekilde temin edileceğini, gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önüne geçileceğini vurguladı. Köse, sistemle birlikte gereksiz ve hatalı ilaç kullanımının önüne geçileceğini, çevre ve insan sağlığının korunacağını ifade etti. Eğitimde yeni sistem ve mevzuata ilişkin teknik sunumu yapan Ziraat Mühendisi Önder Baytekin ise üreticilerin sistemde kayıtlı telefon numaralarının büyük önem taşıdığını, ilaç temininin SMS doğrulama kodu ile yapılacağını anlattı. Baytekin, reçetelerin yetkili ziraat mühendisleri tarafından düzenleneceğini ve sistemin izlenebilirliği artıracağını kaydetti. Baytekin, Tarım il ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan mühendislerin reçete yazabileceği gibi, bitki koruma ürünü satan bayilerin bünyesinde çalışan ve gerekli belgeye sahip ziraat mühendislerinin de reçete düzenleyebileceğini belirtti. Baytekin, Bu sistemle birlikte asıl amacın eğitim sonrasında üreticilere verilecek belgeyle, bitki koruma ürünlerinin yalnızca yetkili uygulayıcılara, yani üreticilere satılmasının sağlanması olduğunu ifade etti. Eğitimde ayrıca, SMS doğrulama ile ilaç temini, reçete düzenleme yetkileri ve uygulayıcı belgelendirme süreçleri anlatıldı. Eğitim sonunda katılımcılara yetki belgelerinin verileceği bildirildi.
Eğitim-Bir-Sen: "Yılbaşı kutlamalarını hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ikiyüzlülük sergilemektedirler"
17 Şubat 2026 Salı - 17:13 Eğitim-Bir-Sen: "Yılbaşı kutlamalarını hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ikiyüzlülük sergilemektedirler" Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda ramazan etkinlikleri düzenlenmesine ilişkin kararına karşı çıkan Eğitim Sen ve Eğitim-İş’e sert tepki göstererek, "Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler" açıklamasında bulundu. Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığının okullarda ramazan etkinlikleri gerçekleştirilmesi kararına karşı üyelerine görevleri yerine getirmeme çağrısı yapan sendikalara yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, her ramazan öncesi benzer reflekslerin devreye sokulduğu belirtilerek, "İdeolojik tutumu saplantı haline getiren malum sendikaların, daha ramazan gelmeden eski alışkanlığı depreşmiştir" ifadesi kullanıldı. Eğitim-İş’in ramazan etkinliklerine katılmama ve görevleri yapmama yönünde eylem kararı aldığı, Eğitim Sen’in ise söz konusu düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı olduğu iddiasında bulunduğu hatırlatılan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi: "Bu sendikaların tavrı, toplumumuzun inanç ve değerlerine ne kadar uzak ve İslamiyete ne denli tahammülsüz olduklarının açık bir göstergesidir. İdeolojik körlükle malul bu mezkûr yapıların, dinî eğitim ve kurumlara duydukları nefretin nedeni, taşeronluğunu yaptıkları batılı misyonlardır. Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, Ramazan ayı söz konusu olduğunda ise ‘eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli’ diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler. Bu ikiyüzlülükleri, milletimizin tarihine ve inancına yönelik gizleyemedikleri bir karşıtlığın tezahürüdür. İslam haricindeki tüm dinî inanışların korunması için rahatça cümle kuranların, milletimizin dinî değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen laiklik söylemine sarılarak yasakçı bir tutum benimsemeleri gerçek niyetlerini ortaya koymaktadır. ‘Bilimsellik, laiklik ve çağdaşlık’ gibi kavramlar, bu niyetlerini gizleyen bir paravan işlevi görmektedir. Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir. Üyelerini, milletimizin beklentisi doğrultusunda yapılan bir çalışmanın karşısında eyleme sevk edenler, ilkel ve sorumsuz sendikacılık anlayışına sahip olduklarını bir kez daha göstermişlerdir. Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana eğitimi, köhnemiş zihniyetin kısır tartışmalarından çıkarmanın, sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz. İslami değer ve kavramlara olan tahammülsüzlük ve nefretlerini buldukları her fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz."
Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli"
17 Şubat 2026 Salı - 16:17 Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Kastamonu’da konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli-Kastamonu Buluşması, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin katılımıyla Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitim sistemine getirdiği yaklaşım ve hedeflere değinerek, modelin sahadaki uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ise, eğitim politikaları, öğretmen yetiştirme süreçleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Modelin uygulama süreci ile eğitim ortamlarının niteliğini geliştirmeye yönelik planlamalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahada etkili şekilde hayata geçirilebilmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yelkenci, bu anlayış doğrultusunda yürütülen çalışmaların öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen daha nitelikli eğitim ortamlarının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Programla ilgili öğretmenlerden gelecek geri dönüşlerin önemli olduğunu söyleyen Yelkenci, dil öğretiminin özellikle üzerinde durduklarını vurgulayarak, "Bağımsız ve özgür düşünmenin çok önemli olduğunu söylemek gerekir. Bizim bu programın özgün yanlarından biri dilimizi merkeze koyduk. Türkçe merkezde, her yönüyle. Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli. Bugün çok tartışılan bir konu var. Dil meselesi bununla doğrudan ilişkili. Türkiye’de doğurganlık hızı 2024 yılı itibariyle 1.48’e düştü. 2025 için 1.30’lu rakamları söylüyorlar. Yani bu, kültürümüzü 50 yıl sonraya taşıyamayacaksınız demek. Böyle bir dezavantaj varken kültür unsurlarını geleceğe taşımanın en etkili yolarından olan dilimizi, Türkçemizi güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın bunu en güzel şekilde öğrenmesi gerekiyor" dedi. Eğitimin merkezinde tüm ögelerin bulunduğunu vurgulayan Yelkenci, "Eğitimin merkezinde öğrenci var ama eğitim sistemi ona hizmet etsin diye. Eğitimin merkezinde öğretmen var çünkü bunu ancak öğretmenle yapabilirsiniz. Eğitimin merkezinde müdür var, okullar iyi yönetilirse bunu yapabilirsiniz. Kuru, çıplak bir şekilde öğrenci, öğretmen ve yönetici merkezli bir eğitime hayır. Hepsi çeşitli bağlamlarda merkezde ama bütün sistem öğrenciye hizmet için var. Öğretmen, öğrenci ve yönetici üzerine düşeni yapacak, birbirini destekleyecek. Bu ekosistem evlatlarımız için işleyecek ama velilerimiz de üzerine düşeni yapacak" şeklinde konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin katıldığı program sonunda İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, Yelkenci’ye hediye takdiminde bulundu.
Uçak, "Hedefleri milli ve manevi değerleri zayıflatmak"
17 Şubat 2026 Salı - 14:16 Uçak, "Hedefleri milli ve manevi değerleri zayıflatmak" Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Ramazan ayında okullarda düzenlenecek ‘Maarifin kalbinde Ramazan’ etkinliklerine karşı çıkan sendikalara tepki gösteren Eğitim-Bir-Sen Muğla Şube Başkanı Önder Uçak, amaçlarının milli ve manevi değerleri zayıflatmak olduğunu açıkladı. Uçak yaptığı açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’in manevi iklimini okullarımızda hissettirmek amacıyla planladığı etkinlikler malum sendikaları yine rahatsız etmiştir. Malum sendikalar el birliği yaparak, milletimizin ruh köküne olan düşmanlıklarını bir kez daha tescillemişlerdir. Dünya’nın öbür ucunda gayrimüslimler bile Ramazan ayına, oruç tutana ve İslam’ın kutsallarına saygı gösterip mesai saatlerini buna göre ayarlarken; içimizdeki bu yapılar sendikal eylem kararlarıyla maneviyata savaş açmaktadır. Noel ağacı süslenirken, cadılar bayramı kutlanırken ‘Bilimsellik’ diyenler; konu Ramazan olunca mı laikliği hatırlıyor? Aileden, evlilikten ve çocuktan rahatsız olan, bu kutsal kavramların geçtiği seminerleri ‘Bilim dışı’ gören bir anlayışın, bu milletin evlatlarına vereceği ne kalmıştır? Bu yapıların derdi sadece Ramazan etkinlikleri değildir. Biz bunları; 2021 yılında aldıkları kılık-kıyafet eylem kararlarında, üyelerine ‘Dinsel ve mezhepsel simgeleri ifade etmeyen’ kıyafetleri dayatmalarından tanıyoruz. İnancı gereği giyinen eğitimciye tahammül edemeyen bu zihniyet, bugün de Ramazan’ın bereketinden rahatsız olmaktadır. Konu sapkın ideolojiler olduğunda halay başı olup mendil sallayanlar, körpe zihinlere eşcinsellik zehrini akıtmak için karatahtaları mora boyayanlar; mesele bu milletin dini, imanı ve Ramazan’ı olunca birden ‘pedagoji’ kürsüsüne çıkıp millete parmak sallamaya başlıyor! Üstelik bunu yaparken yüzleri bile kızarmıyor. Toplu sözleşme kazanımımız olan Cuma namazı iznini iptal ettirmek için mahkeme kapılarında koşanlar, bugün de çocuklarımızın Ramazan neşesine engel olmak istemektedir. Ancak şunu iyi bilsinler: Bu toprakların mayası İslam’dır. Kendi medeniyet değerlerine yabancı, ‘çağdaşlık’ maskesiyle inanç düşmanlığı yapanlara karşı mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. Eğitim-Bir-Sen Muğla Şubesi olarak; kalbinde Allah ve Peygamber sevgisi taşıyan, Ramazan’ın manevi atmosferine saygı duyan tüm eğitimcileri, bu köksüz yapılara karşı net bir tavır almaya davet ediyoruz. Değerlerimize hasım olanlara, milli eğitimimizi maneviyattan koparmaya çalışanlara asla geçit vermeyeceğiz" dedi.
TOGÜ’de "Değişen dünya ve eğitim" söyleşisi
17 Şubat 2026 Salı - 14:11 TOGÜ’de "Değişen dünya ve eğitim" söyleşisi Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça, TOGÜ’de düzenlenen "Değişen Dünya ve Eğitim" söyleşisinde eğitimde dönüşüm, beceri odaklı yaklaşımlar ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli üzerine değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça, "Değişen Dünya ve Eğitim" başlıklı söyleşide katılımcılarla bir araya geldi. İhtisas Akademi tarafından düzenlenen program, Milli İrade Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Programa Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Rektör yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Temür, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Uğur Akın, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılışta eğitim vizyonu vurgusu Programın açılış konuşmasını yapan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, eğitimin güçlü Türkiye hedefinin ve nitelikli insan kaynağının temel dayanağı olduğunu vurguladı. Üniversitelerin bilgi üretimi, toplumsal sorumluluk ve değer temelli eğitim anlayışıyla ülkenin kalkınma vizyonunda stratejik rol üstlendiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin geleceğin ihtiyaçlarını gözeten bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirtti. Söyleşinin eğitimde dönüşüm ve politika düzeyinde önemli katkılar sağlayacağına inandığını dile getiren Yılmaz, katılımları dolayısıyla Ahmet Akça’ya teşekkür etti. Eğitimde dönüşüm ve yeni yaklaşımlar Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu üyesi Ahmet Akça yaptığı söyleşide küresel ölçekte yaşanan dönüşümlerin eğitim sistemlerine etkisine değindi. Akça, bilgiye erişimin hızlandığı yeni dönemde esnek ve beceri odaklı yaklaşımların önem kazandığını vurguladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulunan Akça, eğitimde sürdürülebilir kalite için öğretmen, öğrenci ve aile iş birliğinin kritik rol oynadığını ifade etti. Söyleşi teşekkür belgesi takdimiyle son buldu. Söyleşi sonrasında Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi Ahmet Akça, Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ı makamında ziyaret etti.
HKÜ’de "Mezopotamya’dan Günümüze: Gılgamış Destanı" konferansı düzenlendi
17 Şubat 2026 Salı - 14:05 HKÜ’de "Mezopotamya’dan Günümüze: Gılgamış Destanı" konferansı düzenlendi Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) İslam Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından "Mezopotamya’dan Günümüze: Gılgamış Destanı" başlıklı konferans gerçekleştirildi. HKÜ Cine Amfi’de düzenlenen konferansa, HKÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Latife Özaydın, Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Murat Erkoç ve öğrenciler katıldı. Konferansta konuşan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Çelik, insanlık tarihinin en erken yazılı eserlerinden biri olarak kabul edilen Gılgamış Destanı’nı modern felsefe ve toplumsal dinamikler çerçevesinde değerlendirdi. Çelik konuşmasında, "Gılgamış’ın Uruk Kralı olarak başlayan yolculuğu, bir bilgelik arayışına dönüşerek insanın sonluluğu ve varoluşsal sorgulamaları üzerine düşünmeye davet eder. Bu destan yalnızca kadim bir epik metin değil; fenomenolojiden ekolojiye, post-hümanizmden siyaset felsefesine kadar uzanan çok katmanlı bir anlam alanı sunar. Mezopotamya’nın kültürel mirası ile günümüz düşünce dünyası arasında güçlü bir entelektüel köprü kuran metin, aynı zamanda Anadolu ve Gaziantep coğrafyasıyla bağlar taşımaktadır; Fırat Nehri ve Amanos Dağları gibi unsurlar üzerinden yerel hafızayla da temas etmektedir" ifadelerini kullandı. Konferansın, ilerleyen süreçte bu alanda gerçekleştirilecek kapsamlı ve bilimsel çalışmalara önemli bir dayanak oluşturması hedeflenmektedir. Program kapsamında öğrenciler, ilgi duydukları konuya ilişkin sorularını yöneltme fırsatı bulmuş; etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.