EĞİTİM
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 11:02 TOGÜ’de iklim krizine dikkat çekildi Tokat’ta üniversite öğrencileri, iklim krizine dikkat çeken anlamlı bir panelde bir araya geldi. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Zile Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen ’İklim Değişiyor: İlk Kim Değişecek’ başlıklı panelde; iklim krizi, sürdürülebilirlik ve bireysel sorumluluk konuları ele alındı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda çevre bilincinin artırılmasına yönelik önemli mesajlar verildi. Panele konuşmacı olarak katılan yapımcı ve iklim gazetecisi Yasemin Mıstıkoğlu, mesleki deneyimlerini öğrencilerle paylaştı. İklim krizinin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve toplumsal boyutları olan küresel bir sorun olduğuna dikkat çeken Mıstıkoğlu, bireysel farkındalık ve günlük yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yaptı. Söyleşi sırasında öğrencilerle interaktif bir iletişim kuran Mıstıkoğlu, sürdürülebilir bir gelecek için herkesin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Samimi anlatımıyla dikkat çeken Mıstıkoğlu’nun değerlendirmeleri, katılımcılardan büyük ilgi gördü. Panel, Çevre Mühendisi Ayşegül Polattimur ile moderatörlüğünü Sıfır Atık Yönetimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Hande Bayrak Işık’ın üstlendiği oturumlarla devam etti. Program kapsamında ayrıca "Sıfır Atık ve Çevre" temalı kısa film yarışmasının sonuçları açıklanırken, dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Etkinliğin sonunda ise Yasemin Mıstıkoğlu’nun talebi doğrultusunda plaket ve çiçek yerine kampüs alanında ağaç dikimi gerçekleştirildi.
Yeni haftaya bayrak, vatan, milli ve manevi değerler anlatılarak başladı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:27 Yeni haftaya bayrak, vatan, milli ve manevi değerler anlatılarak başladı Kütahya’daki okullarda yeni hafta, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’daki silahlı saldırılar sebebiyle bayrak, vatan, milli ve manevi değerler anlatılarak başladı. Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde yeni hafta dolayısıyla bir program gerçekleştirildi. Programa İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz da katıldı. Program kapsamında okul önünde öğrencilere bayraklar dağıtıldı. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar nedeniyle saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu.Etkinlik, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan dualarla devam etti. Daha sonra öğrenciler, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki öğrencilere hitaben yazdıkları şiirleri okudu. Kütahya İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, yaptığı konuşmada öğrencilerin milli ve manevi değerlere bağlı bireyler olarak yetişmesinin önemine dikkat çekti. Mustafa Yılmaz: "Yılmadık, yılmayacağız" Konuşmasında öğrencilere hitap eden İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz, zor günlerden geçildiğini belirterek, birlik ve kararlılık vurgusu yaptı. Yılmaz, "Zor günlerden geçtik, elem verici olaylar yaşadık. Ancak yılmadık, yılmayacağız. Emin adımlarla geleceğe yürüyeceğiz" dedi. Öğrencilere eğitimlerine ara vermemeleri gerektiğini hatırlatan Yılmaz, "Okullarımızı boş bırakmayacağız. En iyi eğitimi alarak bu milleti hak ettiği yere taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Sosyal medyada yayılan asılsız bilgilere karşı da uyarıda bulunan Yılmaz, yalnızca resmi açıklamaların dikkate alınması gerektiğini söyledi. Öğretmenlere de teşekkür eden Yılmaz, zor süreçte öğrencilere verdikleri destekten dolayı şükranlarını iletti. Programın ardından öğrenciler ders başı yaptı.
İstanbul Lider Koleji’nden uluslararası eğitim iş birlikleri
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:06 İstanbul Lider Koleji’nden uluslararası eğitim iş birlikleri İstanbul Lider Koleji, eğitim vizyonunu uluslararası akademik iş birlikleriyle güçlendirerek 2 üniversite ile iş birliği protokollerine imza attı. İstanbul Lider Koleji, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin köklü yükseköğretim kurumlarından Doğu Akdeniz Üniversitesi ile sanat ve tasarım alanında öne çıkan Arkın Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) ile önemli iş birliği protokollerine imza attı. Protokoller, İstanbul Lider Koleji İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme’nin katılımıyla gerçekleştirildi. İmzalanan anlaşmalar kapsamında İstanbul Lider Koleji öğrencilerinin akademik gelişimlerini destekleyecek, uluslararası perspektif kazandıracak ve gelecek hedeflerine daha güçlü adımlarla ilerlemelerini sağlayacak çeşitli fırsatlar sunulması planlanıyor. İş birlikleri sayesinde öğrencilerin üniversite düzeyindeki akademik çalışmalarla erken yaşta tanışmaları ve küresel ölçekte rekabet edebilecek donanımlar kazanmaları hedefleniyor. Sanat, tasarım, iletişim ve sahne sanatları gibi alanlarda özgün üretimi merkeze alan ARUCAD ile gerçekleştirilen protokol kapsamında ise öğrencilerin disiplinlerarası bakış açısı kazandıracak ve uluslararası platformlarda kendilerini ifade edebilecekleri yeni imkanlar sunulacak. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lider Kolejleri İcra Kurulu Başkanı Filiz Kepme, eğitimde kaliteyi ve sürdürülebilir başarıyı odağına alan bu tür iş birliklerinin artarak devam edeceğini belirterek, Türkiye’de ve yurt dışında farklı üniversitelerle yapılacak yeni anlaşmalarla öğrencilerin akademik gelişimlerinin desteklenmeye devam edeceğini ifade etti. Kolej, yenilikçi eğitim vizyonu ve farklı yaklaşımıyla Türkiye’de öncü uygulamalara imza atmayı sürdürüyor.
Edirne’de lisede turnikeli güvenlik sistemi
20 Nisan 2026 Pazartesi - 10:04 Edirne’de lisede turnikeli güvenlik sistemi Son dönemde yaşanan olayların ardından Türkiye genelinde okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gündemde iken, eğitim kurumlarında polis görevlendirilmesi ve turnike sistemlerinin kurulması tartışılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle büyük şehirlerde bazı okullarda giriş-çıkışların daha kontrollü hale getirilmesi planlanıyor. Turnike sistemleriyle öğrencilerin okula giriş saatleri kayıt altına alınacak, yabancı kişilerin okul içine girmesi engellenecek. Güvenlik uygulamaları çerçevesinde okul çevrelerinde polis ve bekçi denetimlerinin artırılması da gündemde. Yetkililer, amaçlarının öğrencilerin daha güvenli bir ortamda eğitim görmesini sağlamak olduğunu belirtiyor. Edirne İlhami Ertem Anadolu Lisesi, ’Güvenli Öğrenci Geçiş Sistemi’ni 2 yıl önce hayata geçirerek okul güvenliği ve dijitalleşme alanında dikkat çeken bir uygulamaya imza attı. Okulda kurulan turnike sistemi sayesinde öğrencilerin giriş ve çıkışları kontrol altına alındı. Sistem, öğrenci kart bilgileri, giriş-çıkış saatleri ve geçiş anına ait verileri dijital olarak kayıt altına alıyor. Dijital takip ile güvenlik arttı Uygulama ile birlikte okul içi güvenlik ve disiplin süreçleri daha etkin şekilde yönetilirken, kayıt altına alınan veriler sayesinde olası durumlara hızlı müdahale imkânı sağlanıyor. Velilere anlık bilgilendirme Sistemin dikkat çeken özelliklerinden biri de veli bilgilendirme altyapısı oldu. Öğrencinin okula geç kalması ya da devamsızlık yapması durumunda velilere anlık SMS gönderiliyor. Veliler, çocuklarının okuldaki durumunu eş zamanlı olarak takip edebilmenin güvenini yaşarken, uygulama kentte örnek projeler arasında gösteriliyor. Türkiye genelinde gündemde Öte yandan, Türkiye genelinde de okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması gündemde. Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, özellikle büyük şehirlerde bazı okullarda giriş-çıkışların daha kontrollü hale getirilmesi planlanıyor. Turnike sistemleriyle öğrencilerin okula giriş saatlerinin kayıt altına alınması ve yabancı kişilerin okul içine girişinin engellenmesi hedefleniyor. Okul çevrelerinde polis ve bekçi denetimlerinin artırılması da gündemde yer alıyor.
Mersin’de çocuklara siber güvenlik eğitimi verildi
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:51 Mersin’de çocuklara siber güvenlik eğitimi verildi Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Mezitli ve Huzurkent Çocuk Kampüslerinde düzenlenen siber güvenlik eğitiminde, çocuklara güvenli internet kullanımı, siber zorbalıkla mücadele ve dijital ortamda sahip oldukları haklar anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, çocukların dijital dünyada bilinçli ve güvenli bireyler olarak yetişmesine katkı sunmak amacıyla, Mezitli Çocuk Kampüsü ile Huzurkent Çocuk Kampüsünde ‘Siber Güvenlik’ konulu eğitim programı düzenlendi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi ile Mersin Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Birimi yetkilileri tarafından gerçekleştirilen eğitim programında, çocuklara güvenli internet kullanımı, siber zorbalıkla mücadele, dijital ayak izi ve çevrim içi ortamda haklarını bilmenin önemi anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi, çocukları dijital dünyanın tehlikeli yönlerine karşı bilinçlendiriyor Ortaokul öğrencilerinin ve çocuk kampüsü öğrencilerinin katılım sağladığı program kapsamında, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Duygu Akat Özkale, çocuk hakları ve dijital dünyada çocukların korunmasına yönelik bilgilendirme yaptı. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkan Yardımcısı Dilber Öktem, siber zorbalık eylemlerini detaylı örneklerle aktarırken, Avukat Ronya Miray Dağ tarafından çocuklara dijital ortamda sahip oldukları haklar ve karşılaşabilecekleri riskler anlatıldı. Eğitimin devamında Mersin Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Biriminden polis memuru Murat Çam, güvenli ve bilinçli teknoloji kullanımı, siber güvenlik, dijital ayak izi, sosyal medya güvenliği ve internet ortamında karşılaşılabilecek tehlikelere karşı alınması gereken önlemleri aktardı. Güvenli internet kullanımına yönelik önemli ipuçları paylaşarak, çocukların bu konuda bilinçli vatandaş olmalarının önemine dikkat çeken Çam, acil telefon hatları ve çevrim içi ihbar adreslerini de paylaştı. Eğitimin sonunda katılımcılara, Mezitli Çocuk Kampüsü Hobi Atölyesinde yapılan sukulent aranjmanları hediye edildi. "Çocuklarda, siber zorbalık ve siber suçlar konusunda farkındalık oluşturan bir eğitimdi" Mersin Büyükşehir Belediyesi Mezitli Çocuk Kampüsü Sorumlusu ve Tasarım Robotik Kodlama Öğretmeni Merve Etiler Özer, kamu kurumları ve STK’larla birçok konuda iş birliği içerisinde olduklarını ifade ederek, "Bugün de Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Birimi ile Mersin Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Birimini konuk ettik. Ortaokul seviyesindeki çocuklara, siber zorbalık ve siber suçlarla ilgili farkındalık semineri verdiler. Çocuklarımız arasında internet kullanımı çok yaygın olduğu için, siber zorbalığa ve siber suçlara maruz kalabiliyorlar. Bu konularda farkındalık oluşturmak bizler adına da mutluluk verici" dedi. "Türkiye’de dijital ortamlarda gerçekleşen suç oranlarında maalesef artış gözleniyor" Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Duygu Akat Özkale, teknoloji çağında çocukların en çok maruz kaldığı suçların genellikle dijital ortamlarda gerçekleştiğini, Türkiye’de de bu konuda suç oranlarında maalesef artış gözlemlendiğini kaydederek, "Çocukların maruz kaldıkları ihmal ve istismar vakaları göz önünde bulundurulduğunda, yerelde ve adalet sistemi içerisinde bu konu üzerine daha çok çalışma yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesinin bizleri davet edip eğitim talep etmesini çok kıymetli buluyoruz. Elimizden geldiğince, çocukların her türlü ihmal ve istismarına ilişkin konularda hukuki destek sağlamaya çalışıyoruz. Siber zorbalık, dijital ortamlardaki ihmal ve istismar vakalarını da oldukça önemli buluyoruz" diye konuştu.
ETÜ Öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Çakmak’ın yoğun çalışma gününe eşlik etti
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:50 ETÜ Öğrencisi Gizem Nur Ünlü, Rektör Çakmak’ın yoğun çalışma gününe eşlik etti Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), Kurumsal İletişim ve Tanıtım Direktörlüğü, Kalite Koordinatörlüğü ve Kalite Kulübü iş birliğiyle "ETÜ’de Rektörün Bir Günü" etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında bir öğrenci, Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın gün boyu yürüttüğü kurumsal çalışmalara katılarak yönetim süreçlerini takip etti. ETÜ İngiliz Dili ve Edebiyatı 4. sınıf öğrencisi Gizem Nur Ünlü, program çerçevesinde Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın gün içerisindeki tüm resmi ve kurumsal faaliyetlerine eşlik etti. Ünlü, üniversite yönetim süreçlerini yerinde gözlemledi. Etkinliğin ilk bölümünde rektör yardımcıları ve genel sekreterin katılımıyla üst yönetim toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda bahar şenlikleri başta olmak üzere üniversitenin gündeminde yer alan konular ele alındı. Toplantıda Gizem Nur Ünlü, öğrencilerin talep ve isteklerini aktararak karşılıklı fikir alışverişi gerçekleştirdi. Programın devamında kalite süreçleri ve akreditasyon çalışmalarına ilişkin toplantı düzenlendi. Bu kapsamda üniversitede dört bölümün akreditasyon sürecini başarıyla tamamladığı bilgisi paylaşıldı ve kalite süreçleri değerlendirildi. Ardından Erzurum Şehir Hastanesi’ne gidilerek Şehir Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Mesud Fakirullahoğlu ziyaret edildi. Ziyarette, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin hastanede yürüttüğü staj süreçleri ve uygulama imkânlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Rektör Prof. Dr. Bülent Çakmak, etkinlik sonrasında yaptığı değerlendirmede, öğrencilerin yönetim süreçlerine dahil edilmesinin önemine dikkat çekerek, "Üniversiteler öğrencilerle var olur. Öğrencilerimizin süreçlere katılımı hem gelişimlerine hem de kurum kültürüne katkı sağlıyor" dedi. Üniversitenin temel yaklaşımının öğrencileri her alanda desteklemek olduğunu vurgulayan Çakmak, "Geleceği birlikte şekillendirelim anlayışıyla öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimlerini önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlik kapsamında gün boyu rektöre eşlik eden Gizem Nur Ünlü ise üniversite yönetim süreçlerini yakından takip etmenin kendisi için önemli bir deneyim olduğunu belirtti. Ünlü, akademik ve idari süreçlerin arka planını görmenin bakış açısını genişlettiğini ifade etti. Akademisyen olmayı hedeflediğini söyleyen Ünlü, etkinliğin kendisine önemli bir motivasyon sağladığını ve yönetsel süreçlere dair farkındalık kazandırdığını kaydetti.
Patnos’ta minik şampiyonlara coşkulu karşılama
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:46 Patnos’ta minik şampiyonlara coşkulu karşılama Ağrı’nın Patnos ilçesinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nce düzenlenen ilkokullar arası futbol turnuvasında üçüncülük elde eden Yürek Veren İlkokulu öğrencileri, okullarına dönüşlerinde unutulmaz bir karşılama ile onurlandırıldı. Turnuva boyunca sergiledikleri azim, takım ruhu ve mücadeleci oyunlarıyla dikkat çeken minik sporcular, elde ettikleri başarıyla hem öğretmenlerinin hem de ailelerinin gururu oldu. Zorlu maçların ardından üçüncülük kupasını kazanan öğrenciler, okul bahçesine geldiklerinde arkadaşlarının yoğun ilgisiyle karşılaştı. Okul girişinde toplanan öğrenciler, ellerinde alkışlarla ve sevinç tezahüratlarıyla arkadaşlarını karşıladı. Renkli görüntülere sahne olan karşılama sırasında duygusal anlar yaşanırken, sporun birleştirici gücü bir kez daha gözler önüne serildi. Okul yönetimi ve öğretmenler de bu anlamlı başarıdan dolayı öğrencileri tebrik ederek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. Yapılan açıklamalarda, öğrencilerin sadece akademik değil, sportif alanlarda da desteklenmesinin önemine dikkat çekildi. Yürek Veren İlkokulu öğrencilerinin elde ettiği bu başarı, okulda büyük bir motivasyon kaynağı olurken, diğer öğrencilere de ilham verdi. Minik sporcuların mutluluğu yüzlerinden okunurken, gelecekte daha büyük başarılara imza atacaklarının sinyallerini verdiler.
Bakan Tekin: "Elim hadiselerin ardından haftanın ilk gününde okullarımızdayız"
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:44 Bakan Tekin: "Elim hadiselerin ardından haftanın ilk gününde okullarımızdayız" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Hepimizi üzüntüye boğan elim hadiselerin ardından haftanın ilk gününde okullarımızdayız" dedi. Bakan Tekin, resmi sosyal medya hesabından okullardaki saldırıların ardından haftanın ilk gününde okullarda olduklarını belirtti. Çocukların gözlerinde parıldayan ışığı korumanın Bakanlık olarak sorumluluklarında olduğunu ifade eden Tekin, çocukların insani değerlerini, devlet ve milletle olan güçlü bağlarını kaybetmelerine müsaade etmeyeceklerini bildirdi. Bakan Tekin, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hepimizi üzüntüye boğan elim hadiselerin ardından haftanın ilk gününde okullarımızdayız. Eğitim ailesi olarak şimdi bize düşen, toprağa umudun tohumlarını yeniden ekmektir. Evlatlarımızın huzurunu sükunetle inşa etmek, çocuklarımızın gözlerinde parıldayan o ışığı korumak Bakanlık olarak sorumluluğumuzdur. Bilinmelidir ki evlatlarımızın güvenliği konusunda en küçük bir tavize izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın insani değerlerini, devletimizle ve bu aziz milletle olan güçlü bağlarını kaybetmesine müsaade etmeyeceğiz. Bu inanç ve gayretle, Türkiye’nin milli birliğinin ve beraberliğinin her daim korunması için el birliğiyle, dayanışma içinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Eğitimin yükünü omuzlayan, şefkati ve özverisiyle yarınlarımız için yorulmak nedir bilmeden çalışan kıymetli öğretmenlerimizin emeği ülkemizin geleceğidir. Bu sabah ellerinde ay-yıldızlı bayraklarımızla okullarımızı bir kenetlenme alanına çeviren meslektaşlarımıza, velilerimize ve sendikalara şükranlarımı sunuyorum. Şanlı bayrağımızın gölgesi; birliğimizin, beraberliğimizin ve evlatlarımıza hep birlikte sahip çıkma kararlılığımızın en büyük nişanesidir. Hepimizi derinden üzen bu elim hadiselerde kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyor; hadiselerden etkilenen değerli vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, bilhassa sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her şeyin en iyisine layık olan evlatlarımıza ve onlara rehberlik eden öğretmenlerimize hayırlı haftalar diliyorum."
Rektör Hacımüftüoğlu, Avrupa Üniversiteler Birliği Konferansında stratejik anlaşmalara imza attı
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:44 Rektör Hacımüftüoğlu, Avrupa Üniversiteler Birliği Konferansında stratejik anlaşmalara imza attı Avrupa yükseköğretim alanının en prestijli organizasyonlarından biri olan Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) 2026 Yıllık Konferansı, bu yıl ilk kez Türkiye’de, Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. 41 ülkeden 260 kurumun katılım sağladığı ve yaklaşık 500 rektör, üniversite yöneticisi, politika yapıcı ve uzmanın bir araya geldiği konferans, yükseköğretim alanında küresel iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir platform sundu. "Değişen Şartlarda Üniversiteler Arası İş Birliği" temasıyla düzenlenen konferansta; dijital dönüşüm, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, araştırma ve inovasyon, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Üniversitelerin küresel ölçekte nasıl daha etkin ve sürdürülebilir iş birlikleri kurabileceği, kamu ve özel sektörle geliştirilecek ortaklık modelleri ile birlikte değerlendirildi. Uluslararası Katılımla Güçlü Akademik Diyalog Avrupa’daki yaklaşık 900 üniversiteyi temsil eden EUA’nın yıllık konferansı, farklı coğrafyalardan gelen katılımcıların katkılarıyla çok yönlü bir akademik diyalog ortamı oluşturdu. Oturumlarda, eğitim programlarının geleceği, araştırma ekosisteminin dönüşümü ve inovasyon odaklı iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik stratejiler masaya yatırıldı. Konferansta ayrıca, Avrupa Yükseköğretim Alanının gelişimi çerçevesinde üniversitelerin rolü, Bologna Sürecinin etkileri ve uluslararası öğrenci hareketliliğinin geleceği de önemli başlıklar arasında yer aldı. Rektör Hacımüftüoğlu: "Küresel İş Birlikleri, Üniversitelerin Geleceğini Şekillendiriyor" Konferansa katılım sağlayan Atatürk Üniversitesi Rektörü Ahmet Hacımüftüoğlu, yükseköğretimde uluslararası iş birliklerinin stratejik önemine dikkat çekti. Türkiye’nin yükseköğretim alanındaki güçlü potansiyeline vurgu yapan Hacımüftüoğlu, bu tür organizasyonların üniversiteler arası etkileşimi artırarak bilimsel üretime önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Hacımüftüoğlu değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Günümüz dünyasında üniversiteler yalnızca bilgi üreten kurumlar değil; aynı zamanda küresel sorunlara çözüm geliştiren, toplumlara yön veren ve uluslararası iş birlikleriyle etki alanını genişleten yapılardır. Avrupa Üniversiteler Birliği’nin bu önemli organizasyonunun ülkemizde gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin yükseköğretimdeki konumunu daha da güçlendirmektedir. Atatürk Üniversitesi olarak bizler de uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel iş birliklerini artırmaya ve küresel akademik ağlarda daha aktif rol almaya kararlılıkla devam ediyoruz." Romanya’nın Önde Gelen Üniversiteleriyle Stratejik İş Birliği Protokolü İmzalandı Konferans kapsamında Rektör Hacımüftüoğlu, Romanya’nın köklü yükseköğretim kurumlarından University of Agronomic Sciences and Veterinary Medicine of Bucharest ve National University of Science and Technology Politehnica Bucharest ile Atatürk Üniversitesi arasında kapsamlı bir iş birliği protokolüne imza attı. Eğitim, araştırma ve akademik değişim alanlarını kapsayan anlaşma; öğretim üyeleri ve öğrencilerin karşılıklı değişimini, ortak bilimsel projelerin yürütülmesini, seminer ve akademik toplantılara katılımı, ortak eğitim programlarını ve bilimsel yayın paylaşımını içeriyor. Beş yıl süreyle geçerli olacak anlaşma çerçevesinde; ortak araştırma faaliyetleri, kısa ve uzun dönemli akademik değişim programları, çift taraflı kredi tanınırlığı sağlayan eğitim modelleri ve akademik materyal paylaşımı gibi birçok alanda somut iş birliklerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Rektör Hacımüftüoğlu, söz konusu iş birliğinin özellikle Avrupa Birliği ile akademik ve bilimsel ilişkilerin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, Romanya’nın bu noktada stratejik bir köprü görevi üstlendiğini vurguladı. Hacımüftüoğlu, "Romanya ile kurduğumuz bu iş birliği, üniversitemizin Avrupa Birliği fonlarından daha etkin yararlanmasına ve uluslararası araştırma ağlarında daha güçlü şekilde yer almasına imkân sağlayacaktır. Aynı zamanda Atatürk Üniversitesinin Avrupa’daki akademik görünürlüğünü ve etkinliğini artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Güven, Tamamlayıcılık ve Etki" Vurgusu Yeditepe Üniversitesi Rektörü Mehmet Durman ise konuşmasında, üniversiteler arası iş birliklerinin geleceğinin üç temel ilke üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirterek "güven, tamamlayıcılık ve etki" kavramlarına dikkat çekti. Bu ilkelerin, yükseköğretimde yenilikçi ve kapsayıcı bir yapının oluşturulmasında kritik rol oynadığını ifade etti. EUA Başkanı Josep Maria Garrell de konferansın, farklı bakış açılarını bir araya getirerek yükseköğretim politikalarının geliştirilmesine katkı sunduğunu vurguladı. Kurumlar arası iş birliklerinin, eğitim, araştırma ve inovasyon alanlarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Garrell, bu sürecin sürdürülebilirliğinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Yükseköğretimdeki Stratejik Konumu Konferansta yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin Avrupa Yükseköğretim Alanı içerisindeki önemli konumu da öne çıktı. Bologna Sürecinin erken üyelerinden biri olan Türkiye’nin, yükseköğretim reformlarına aktif katılımı ve geniş akademik kapasitesiyle Avrupa’daki en büyük sistemlerden birine sahip olduğu ifade edildi. Bu kapsamda, Türkiye’de düzenlenen ilk EUA Yıllık Konferansının, hem ulusal yükseköğretim sisteminin uluslararası görünürlüğünü artırdığı hem de yeni iş birliği fırsatlarının geliştirilmesine zemin hazırladığı değerlendirildi. EUA 2026 Yıllık Konferansı, üniversitelerin değişen küresel dinamiklere nasıl uyum sağlayabileceğine dair önemli fikirlerin ortaya konduğu, ortak vizyonun güçlendirildiği ve stratejik iş birliklerinin temellerinin atıldığı bir platform olarak dikkat çekti.
Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor
20 Nisan 2026 Pazartesi - 09:17 Bilim kurgu artık üniversite laboratuvarlarında tartışılıyor Biruni Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Elif Karaman, Mary Shelley’nin 1818’de kaleme aldığı Frankenstein romanında ortaya koyduğu soruların, bugün biyoteknoloji ve protein mühendisliği alanındaki gelişmelerle yeniden gündeme geldiğini belirtti. Biruni Üniversitesinden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Karaman, bir dönem yalnızca bilim kurgu olarak değerlendirilen birçok fikrin artık üniversite laboratuvarlarında somut karşılık bulduğunu ifade etti. Frankenstein’ın yayımlandığı dönemde, bilimin doğanın sınırlarını zorladığında ne gibi sonuçlar doğurabileceğini anlatan çarpıcı bir kurgu olarak öne çıktığını aktaran Karaman, günümüzde ise aynı soruların biyoteknoloji, moleküler tasarım ve rekombinant protein üretimi gibi alanlarda gerçek bilimsel tartışmaların parçası haline geldiğini kaydetti. "Temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek" Karaman, modern biyoteknolojinin doğayı yalnızca taklit etmekle kalmadığını, biyolojik sistemleri kontrollü biçimde yeniden tasarlamaya imkan verdiğini vurgulayarak, "Bugün araştırmacılar mikroorganizmaları biyolojik üretim platformlarına dönüştürüyor, insan vücudunun ürettiği proteinleri laboratuvar ortamında sentezleyebiliyor. Buradaki temel amaç, hastalıklarla mücadele etmek, yeni tedaviler geliştirmek ve yaşam kalitesini artırmaktır" değerlendirmesinde bulundu. Yürüttükleri biyomoleküler tasarım ve rekombinant protein çalışmalarının da bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer aldığını belirten Karaman, protein ekspresyonu ve saflaştırılması üzerine gerçekleştirilen araştırmaların, doğanın kullandığı moleküler sistemlerin laboratuvar ortamında nasıl üretilebildiğini ve işlevlerinin nasıl yeniden düzenlenebildiğini ortaya koyduğunu bildirdi. Bu çalışmaların "canavar üretmek" gibi bir fikirle ilgisi olmadığını ifade eden Karaman, geliştirilen biyomoleküler yaklaşımların enfeksiyon tedavisinden hedefe yönelik biyolojik ilaçlara, çevresel sorunların çözümünden sürdürülebilir üretim teknolojilerine kadar geniş bir alanda kullanım potansiyeli taşıdığını aktardı. "Bilimsel güçle birlikte sorumluluk da büyüyor" Karaman, Frankenstein anlatısının günümüze verdiği en önemli mesajlardan birinin bilimsel sorumluluk olduğunu vurgulayarak, "Frankenstein’ın trajedisi, sonuçları yeterince öngörmeden ilerlemesiydi. Bugün bilim dünyası yalnızca ‘yapabilir miyiz?’ sorusunu değil, aynı zamanda ‘yapmalı mıyız?’ sorusunu da tartışıyor. Günümüz biyoteknolojisi, biyoetik ve biyogüvenlik ilkeleri çerçevesinde ilerliyor. Bilimsel güç arttıkça sorumluluk da artıyor" dedi. "Doğa bilinçli biçimde yeniden tasarlanıyor" Protein mühendisliği sayesinde yalnızca hastalıklı dokuda aktifleşen, belirli biyolojik mekanizmaları hedefleyen veya çevresel problemlerin çözümüne katkı sağlayan "akıllı biyomoleküller" geliştirilebildiğine dikkati çeken Karaman, doğanın artık sadece kopyalanmadığını, bilinçli biçimde yeniden tasarlandığını ifade etti. "Bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafe giderek kapanıyor" Karaman, Mary Shelley’nin iki yüzyıl önce edebiyat aracılığıyla ortaya koyduğu soruların, bugün üniversite laboratuvarlarında bilimsel ve etik boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek "Belki de asıl soru, Frankenstein’ın gerçekten bir korku hikayesi olup olmadığı değil; bilimin geleceğine dair erken bir sezgi taşıyıp taşımadığıdır. Bugün ortaya çıkan tablo, bilim kurgu ile bilimsel gerçeklik arasındaki mesafenin giderek kapandığını gösteriyor" ifadelerini kullandı.