EĞİTİM
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:42 Bakan Tekin: "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Hep beraber bir travma süreci yaşadık" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nda düzenlenen "Mesleğe Yöneltme Testleri Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Bakan Tekin, yaptığı konuşmada öğrencilerin ilgi, yetenek ve becerilerine uygun alanlara yönlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitim süreçlerinde rehberlik çalışmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirten Tekin, mesleğe yöneltme testlerinin öğrencilerin kariyer planlamalarına katkı sağlayacağını ifade etti. Bakan Tekin, söz konusu uygulamanın öğrencilerin kendilerini daha iyi tanımalarına imkan sunacağını ve eğitim hayatındaki tercih süreçlerini daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olacağını belirtti. Toplantı kapsamında mesleğe yöneltme testlerinin kapsamı, uygulanma süreci ve hedefleri hakkında bilgilendirmeler de yapıldı. Ayrıca programda, bu testlerin öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra bireysel yetkinliklerini de geliştireceği vurgulandı. "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı" Mesleki ve teknik eğitimin 2010 yılından sonra yakaladığı ivme ile yükselişe geçtiğini belirten Bakan Tekin, "Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, bilhassa 28 Şubat süreciyle beraber çok ciddi bir darbe aldı. Mesleki ve teknik eğitimde hep beraber bir travma süreci yaşadık. 2010’dan itibaren mesleki ve teknik eğitimde yeniden bir canlanma dönemi başladı. Bilhassa kat sayı uygulamasının kaldırılmasıyla beraber mesleki ve teknik eğitime yeniden bir yönlenme oldu. Mesleki ve teknik eğitim veren okullarımızı tepeden tırnağa revize ettik. Programları ve alanları yeniledik. Yeni okul modelleri ve proje okul modelleri geliştirerek sektörle ilişkisini sağladık. İşbaşı eğitimleri için okullarda çocuklarımızın uygulamalarını yaygınlaştırdık. Bunu yaparken çocuklarımıza asgari ücretin yüzde 30’u ve yüzde 50’si oranında cep harçlığı uygulamasını başlattık. İşletmelere beceri eğitimi için giden çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı risklere karşı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı çocuklarımıza sigorta imkanı getirdik" diye konuştu. "Bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü bir adımı hep beraber atmış olacağız" Mesleğe yöneltme testlerinin gençlere birçok fırsat sunacağını ifade eden Bakan Tekin, "Bugün tanıtımını yaptığımız bu testlerle birlikte süreçte çok daha güçlü, çok daha sağlıklı bir adımı hep beraber atmış olacağız. Çünkü bu yaptığımız şey, kamunun diğer kurumları tarafından da destekleniyor. Bizim ne yaptığımızdan onların haberdar olması, onların yapmak istediklerine bizim temel teşkil edilecek işler yapmamız, yapacağımız işlerdeki bereketi arttıracak, sağlıklı sonuçlara erişimimizi sağlayacaktır" şeklinde konuştu.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 18:10 BARÜ’de dijital çağda dezenformasyonla mücadele anlatıldı Bartın Üniversitesinde (BARÜ) alanında uzman isimler tarafından dijital çağda doğru bilgiye ulaşmanın önemi ve dezenformasyonla mücadele çok yönlü perspektifle ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Bartın Üniversitesi (BARÜ) Dezenformasyonla Mücadele Kulübü iş birliğinde Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES programı kapsamında bir etkinlik düzenlendi. BARÜ İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Hakikat Ötesi Çağda Gerçeklik: Algoritmalar ve Biz" başlıklı panelde dijitalleşmenin bilgiye erişim ve hakikat üzerindeki etkileri değerlendirildi. Dezenformasyonla mücadele Programın açılışında konuşan İletişim Başkanlığı Ankara Bölge Müdürü Ahmet Ali Soylu, "Hakikat ötesi dediğimiz bu dijital çağda bilginin en hızlı şekilde yayıldığı, bununla birlikte bilgi kirliliği ve dezenformasyonun da onlarca kat hızlı yayıldığı bir zamanda yaşıyoruz. Kamu gücü olarak bununla mücadele etmek İletişim Başkanlığının görevidir. Bu nedenle İletişim Başkanlığı ile üniversitelerin bünyesinde bulunan dezenformasyonla mücadele kulüplerinin çalışmalarını çok kıymetli ve verimli buluyorum. Çünkü hakikat mücadelesinin birer parçası durumundalar. Ankara Bölge Müdürlüğü olarak İletişim Başkanlığının ulusal çapta vermiş olduğu dezenformasyonla mücadeleyi yerel bazda gazetelerin, internet haber sitelerinin, dergilerin, kamu kuruluşlarının nezdinde biz veriyoruz. Dezenformasyonla mücadele bu nedenle çok önemli bir konu ve bugün burada yapılacak olan panelin gençlerimizin hoşlanacağı, seveceği bir platform oluşturacağına inanıyorum." dedi. Rektör Akkaya: "Dezenformasyon ve manipülasyona karşı bilinçli olmalıyız." Algı ve geçeklik BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya ise "Algı ve gerçeklik iki farklı kavram. Maalesef insanoğlu gerçekliği aramak yerine algılar peşinde. Algı oluşturma peşinde diğer bir ifadeyle propaganda peşinde. Bizler bu noktada çok hassas davranmalıyız. İhtiyaçlarımız, amaçlarımız doğrultusunda okumalı, eleştirel düşünmeliyiz. Eleştirel düşünen insan; iyiyle kötüyü, güzelle çirkini, doğruyla yanlışı ayırt edebilen fakat bunu kanıtlara dayalı yapan insandır. İşte bu noktada dezenformasyonun etkileri devreye giriyor. Mesela bilgi çarpıtmaları. Algoritmalarla çok fazla yalan haber ve manipülasyona açık durumla karşılaşıyoruz. Bizler işin gerçeğine vâkıf olmalı ve bu doğrultuda hareket etmeliyiz. Bu konuda Üniversitemiz bünyesinde Dezenformasyonla Mücadele Kulübümüz eğitimler sunuyor, projeler geliştiriyor. Bugün de kulübümüzün düzenlediği bu etkinlikte yapay zekâ, algoritmalar, manipülasyonlar ve dezenformasyon üzerine kapsamlı değerlendirmeler yapılacak." diye konuştu. Algoritmalar, yapay zekâ ve medyanın etkileri Ardından geçilen panelin moderatörlüğünü BARÜ Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Özkan Avcı yaparken Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) Daire Başkanı Mustafa Ermiş, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden Avukat Rabia Gürer ve gazeteci Güngör Yavuzaslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ilk olarak Mustafa Ermiş, "Teknoloji Çağında İnsan Odaklı Dönüşüm: Yeni Nesil Yetkinlikler" konu başlığında BTK Akademi altyapısında bulunan eğitim içerikleri hakkında bilgiler vererek öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Yapay zekânın iş hayatına etkisine de değinen Ermiş, teknolojinin meslekleri ortadan kaldırmayacağını ancak yapay zekâyı etkin kullanan kişilerin avantajlı konumda olacağını belirtti. Avukat Rabia Gürer, İletişim Başkanlığı tarafından dezenformasyonla mücadele konusunda yürütülen faaliyetlere değindi. Gürer, suç teşkil eden konuları örnekler vererek açıklarken sürecin hukuki boyutuna dair bilgilendirmelerde bulundu. Güngör Yavuzaslan ise sanal medya ve sosyal medya farkını anlatarak gerçeklikle yalan arasındaki durumu gazeteci perspektifinden ele aldı. Ayrıca Yavuzaslan, gençlerin dezenformasyon konusunda bilinçli olmaları gerektiğini güncel olaylar üzerinden aktararak yapay zekânın ve sanal medyanın esiri olmamaları gerektiğini ifade etti. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
Aksu’da 19’u kadın 47 kursiyere "Sürü Yönetimi Elemanı" sertifikası verildi
16 Nisan 2026 Perşembe - 12:00 Aksu’da 19’u kadın 47 kursiyere "Sürü Yönetimi Elemanı" sertifikası verildi Antalya’nın Aksu ilçesinde küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla başlatılan eğitim programı başarıyla tamamlandı. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından düzenlenen kurslara katılan 19’u kadın 47 çoban, eğitimlerini tamamlayarak sertifika almaya hak kazandı. Aksu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatimur, göreve başlamasının ardından ilçede küçükbaş hayvancılığın sınırlı da olsa önemli bir potansiyel taşıdığını tespit ettiklerini belirtti. Bu alanda üretimin güçlendirilmesi amacıyla çobanlara yönelik eğitim ve sertifikasyon sürecini başlattıklarını ifade eden Boğatimur, yapılan çağrıya 50 kişinin başvurduğunu söyledi. "Çobanlarımızın yoğun iş temposuna rağmen gösterdikleri özveri bizi çok mutlu ettik" 6 Şubat itibarıyla başlayan kursların yoğun bir tempoyla yürütüldüğünü aktaran Boğatimur, "Gündüz sahada çalışmalarımızı sürdürdük, akşam saatlerinde ise eğitimlerimizi gerçekleştirdik. Çobanlarımızın yoğun iş temposuna rağmen gösterdikleri özveri bizi çok mutlu etti" dedi. Küçükbaş hayvancılığın et üretiminde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çeken Boğatimur, çobanların bilgi ve donanımının artırılmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Eğitim sürecinde katılımcıların bilinç düzeyinin ve özgüveninin arttığını gözlemlediklerini belirtti. Eğitim programında kadınların yoğun ilgisi dikkat çekti. Toplam 19 kadın kursiyerin yer aldığı kurslarda, kadın çobanların başarısı öne çıktı. Boğatimur, "Kadın üreticilerimizin azmi ve öğrenme isteği bizleri gururlandırdı. Eğitimlere devamlılıkları ve bilinçli yaklaşımları çok değerliydi" ifadelerini kullandı. Bu teşviklerle küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor Aksu’nun tarımsal üretimde önemli bir merkez olduğunu belirten Boğatimur, fide üretimi ve örtü altı tarımda güçlü bir konumda bulunan ilçede küçükbaş hayvancılığın da geliştirilmesi için yeni projelerin yolda olduğunu açıkladı. Amaçlarının üreticilerin gelirlerini artırmak ve sektörde daha bilinçli bir yapı oluşturmak olduğunu vurguladı. Küçükbaş hayvancılığa yönelik desteklerden yararlanmak isteyen üreticiler için belirli şartlar bulunduğunu belirten Boğatimur, başvuru sahiplerinin emekli olmaması ve en az 6 ay Bağ-Kur primi ödemiş olması gerektiğini ifade etti. Destek kapsamında en az 100 baş koyun veya keçi varlığı bulunan yetiştiricilere yıllık 81 bin lira hibe sağlandığı kaydedilirken, ayrıca yeni projelere başvuran üreticilere değerlendirme sürecinde 15 puanlık ek avantaj sunulduğu bildirildi. Bu teşviklerle küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve üreticilerin desteklenmesi hedefleniyor. ‘Yeniden hayvancılığa dönüyorum’ Kursiyerlerden Mehmet Altuntaş, eğitimin kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, katıldığı kurs sayesinde kısa sürede kendini geliştirdiğini ifade etti. Altuntaş, "Geleneksel yöntemlerin yanında bilimsel yaklaşımın da şart olduğunu öğrendim" dedi. Süleyman Demirel Üniversitesi Lojistik Bölümü mezunu olduğunu aktaran Altuntaş, beyaz yaka çalışmayı bıraktığını ve fotoğrafçılık yaptığını dile getirdi. Ailesinin geçmişte çobanlık yaptığını da belirten Altuntaş, küçük adımlarla yeniden hayvancılığa dönmeyi planladığını vurgulayarak, "Kendi işimi yapmanın en özgür yolu çobanlık. Bu alanda bilinçli ve planlı ilerlemek istiyorum" diye konuştu. Hayvancılığa devam Kursiyerlerden Ayşe Er, yaklaşık 20 yıldır hayvancılıkla uğraştığını belirterek Aksu’da kendi çiftliğinde küçükbaş üretim yaptığını söyledi. Bin 200’e yakın koyun ve keçisi bulunduğunu ifade eden Er, aldığı sertifika ile üretimini daha bilinçli şekilde sürdüreceğine inandığını dile getirdi. Eğitim sürecinde hem mevcut bilgilerini pekiştirdiğini hem de eksiklerini tamamladığını vurgulayan Er, "Bu kursla birlikte kendimi daha da geliştirdim. Üretimimi artırmayı ve istihdamı büyütmeyi hedefliyorum" dedi. Halihazırda dört çalışanı bulunduğunu belirten Er, ilerleyen süreçte bu sayıyı artırmayı planladığını kaydetti. Gazetecilikten çobanlığa Kursiyerlerden Fırat Çiçek ise uzun yıllar farklı sektörlerde görev yaptıktan sonra emekli olup doğaya yöneldiğini belirtti. Daha önce teknik yöneticilik ve gazetecilik yaptığını ifade eden Çiçek, aldığı eğitimle sürü yönetimi konusunda yetkinlik kazandığını ve hayvancılığa sıfırdan başlamaya hazırlandığını söyledi. Büyükbaş hayvancılık yapmayı planladığını kaydeden Çiçek, "Önce eğitim almak istedik, şimdi ahır ve çoban evi kurarak hayvanlarımızı temin edeceğiz" dedi. Gençlere de çağrıda bulunan Çiçek, büyük şehirlerde uzun yıllar yaşadığını vurgulayarak, "Doğanın verdiği mutluluğu hiçbir şey vermiyor. Gençler küçük adımlarla hayvancılığa yönelmeli" ifadelerini kullandı. Sertifika törenine Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, ilçe protokolü, kurum müdürleri ve mahalle muhtarları ve davetliler katıldı. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Köyceğiz’de ‘Sağlıklı Gençlik’ semineri
16 Nisan 2026 Perşembe - 11:58 Köyceğiz’de ‘Sağlıklı Gençlik’ semineri Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Meslek Yüksekokulu’nda gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve sağlıklı yaşam bilincinin artırılması amacıyla düzenlenen "Sağlıklı Gençlik İçin Harekete Geçme Zamanı" konulu seminer, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Seminerde konuşmacı olarak yer alan Psikolojik Danışman Ramazan Dovan, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Dovan, madde ve teknoloji bağımlılığının günümüzde gençler arasında giderek yaygınlaştığını belirterek, bu durumun hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Öğrencilere, bağımlılıktan korunma yolları, risk faktörleri ve erken farkındalığın önemi hakkında kapsamlı bilgiler sunulurken; özellikle gençlerin bilinçli karar verme becerilerinin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılmasının bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğu belirtildi. Seminer kapsamında, spor, sanat ve sosyal faaliyetlerin gençleri zararlı alışkanlıklardan uzak tutmadaki rolü üzerinde duruldu. İnteraktif bölümde öğrenciler merak ettikleri soruları yöneltme fırsatı buldu. Seminer sonunda, Ramazan Dovan’a Köyceğiz Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Hatice Ulusoy tarafından teşekkür plaketi takdim edildi.
Hakkari’de öğrencilerin başarısı kupayla taçlandı
16 Nisan 2026 Perşembe - 11:27 Hakkari’de öğrencilerin başarısı kupayla taçlandı Hakkari’deki Vali İdris Akbıyık İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen "Hikâye Kitabı Değerlendirme Sınavı’nda dereceye giren öğrenciler kupa ile ödüllendirildi. 24 sınıflı ve 760 öğrencinin eğitim gördüğü okulda akademik başarı her geçen gün artarken, 2/A sınıfı öğretmeni Sadi Erik’in hayata geçirdiği örnek çalışma ise takdir topladı. Öğrencilerin okuma alışkanlığını geliştirmek amacıyla 10 kitaplık seti dağıtan Erik, süreç sonunda değerlendirme sınavı gerçekleştirdi. Sınavda birinci olan öğrenciler için üzerinde kendi fotoğraflarının yer aldığı özel tasarım kupalar hazırlandı. Bu uygulama öğrenciler arasında büyük heyecan ve motivasyon oluşturdu. Okul Müdürü Şükrü Ecer, 2/A sınıfını ziyaret ederek öğretmen Sadi Erik’e teşekkür etti. Ecer, "Böyle güzel bir çalışma sergileyen öğretmenimizi kutluyorum. Öğrencilerimiz hem kendilerini geliştirdi hem de moral kazandı. Tüm öğrencilerimize başarılar diliyorum" dedi. Öğretmen Sadi Erik ise "Okumak ruhun gıdasıdır. Bu çalışmayı birinci dönemden bu yana her hafta düzenli olarak sürdürüyoruz. Sınavda üstün başarı gösteren öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Diğer öğrencilerimizi de gösterdikleri çabadan dolayı kutluyorum" ifadelerini kullandı. Müdür Ecer, öğrencileri tebrik ederek sınavda birinci olan Jinda Özkan, Alya Şahin ve Emir Sönmez’e özel tasarımlı kupalarını taktim etti. Jinda Özkan ise emeği geçen sınıf öğretmeni ve okul yönetimine teşekkür etti.
BŞEÜ’den otizmde yenilikçi bilimsel çalışma
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:49 BŞEÜ’den otizmde yenilikçi bilimsel çalışma Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) otizmde yenilikçi bilimsel çalışma gerçekleştirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raif Zileli, uluslararası saygın bilimsel dergiler arasında yer alan Q1 kategorisindeki BMC Sports Science, Medicine and Rehabilitation (2026) dergisinde yayımlanan çalışmasıyla önemli bir akademik başarı elde etti. ‘Game-based and individualized movement training improves physiological and motor outcomes in young adults with autism spectrum disorder: an experimental study from Türkiye’ başlıklı çalışmada, oyun temelli ve bireyselleştirilmiş hareket eğitimi programının otizm spektrum bozukluğu tanılı genç yetişkinler üzerindeki etkileri incelendi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Araştırmada bu programın fizyolojik parametreler ile motor beceriler üzerindeki etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Elde ettiğimiz sonuçlar, sekiz haftalık uygulama sürecinin ardından özellikle vücut kompozisyonu ve motor hızda anlamlı iyileşmeler sağlandığını, reaksiyon süresinde ise güçlü bir gelişim eğilimi ortaya koyduğunu göstermektedir. Bu çalışmamız, otizmli bireylerde hareket temelli müdahalelerin yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda bilişsel ve günlük yaşam becerilerine de katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır. Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan kontrollü deneysel çalışmalar arasında yer alan araştırmamızın, rehabilitasyon merkezleri, özel eğitim kurumları ve aile temelli uygulamalar açısından uygulanabilir ve sürdürülebilir bir model sunduğunu değerlendiriyoruz. Üniversitemizin özel ihtiyaçlı bireylere yönelik bilimsel çalışmalarıyla öne çıktığını, sağlık bilimlerinden eğitime uzanan disiplinler arası projelerle hem ulusal hem de uluslararası literatüre katkı sağlamaya devam ettiğini belirtmek isterim. Geliştirdiğimiz bilimsel modellerle özel ihtiyaçlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesinden özel bireylere engelsiz yaşam desteği
16 Nisan 2026 Perşembe - 10:31 Mersin Büyükşehir Belediyesinden özel bireylere engelsiz yaşam desteği Mersin Büyükşehir Belediyesinin Engelsiz Yaşam Parkı, özel bireyler ile ailelerine hem sosyal hem de eğitsel destek sunarak yüzlerce ailenin yaşamına dokunuyor. Ücretsiz atölye, ders ve etkinliklerle çocuklar güvenli bir ortamda sosyalleşirken, aileler de kendilerine zaman ayırma fırsatı buluyor. Herkes için yaşanılabilir ve eşit bir Mersin var etmek için hizmetlerine hız kesmeden devam eden Mersin Büyükşehir Belediyesi, engelleri de bir bir aşmak ve özel birey ve ailelerinin sosyal hayata katılımını artırmak için çalışmayı sürdürüyor. Hem aileler hem de özel çocuklar için nefes alacak bir alan olan Engelsiz Yaşam Parkı, en sevilen hizmet noktalarından birisi haline geldi. Çocuklar özgürce sosyalleşiyor ve eğleniyor, aileler kaliteli zamanın tadını çıkarıyor Yeşilin her tonunun olduğu ve mis kokuların her yanı sardığı parkta, özel bireyler için birbirinden eğitici ve eğlenceli atölye ders ve aktiviteler yapılırken, ailelerin de nefes alması için dersler ve atölyeler düzenleniyor. Özel çocuklar arkadaşları ile birlikte güvenli bir alanda bocce, curling, beden eğitimi, halk oyunları, bocce, serbest resim, seramik boyama, karaoke ve bireysel derslerle ve yemek atölyesi ile zaman geçiriyor. Aileler ise pilates, nefes terapisi dersi ile dekoratif ev tekstili, seramik atölyesi, sabun yapma atölyesi ve destekleyici anne saati atölyelerinde kaliteli zamanın tadını çıkarıyor. Hizmete girdiği günden bu yana yüzlerce ailenin hayatına dokunan ve engelleri ortadan kaldıran parkta verilen hizmetlere ek olarak gelen talepler doğrultusunda yeni atölye, dersler ve etkinlikler de düzenleniyor. Hizmetlerin tamamı bir telefon kadar yakın Yapılan hizmetlere ek olarak mevsime uygun piknik, sinema, sahilde kahve keyfi gibi etkinliklerin de yapıldığı parkta çocuklar kadar veliler de sosyalleşmenin tadını çıkarıyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Engelliler Şube Müdürlüğü tarafından hafta içi saat 08.00 ile 17.00 arasında verilen tüm bu hizmetlerden yararlanmak isteyen aileler, telefonlarına indirdikleri Teksin uygulamasından, Alo 185 üzerinden ulaşabiliyor ve parktaki etkinliklerden faydalanabiliyor. "Çocuklar ve velilerin sosyalleşmesi için çalışıyoruz" Engelsiz Yaşam Parkında yapılan hizmetlere ilişkin bilgi veren Engelliler Şube Müdürlüğünde görev yapan Engelsiz Yaşam Parkı sorumlusu Betül Demir, "Çocuklar buraya sosyalleşmek adına geliyorlar. Çocuklar dersteyken anneler de sosyalleşiyor. İletişim halinde olan diğer çocukların velileri de duyup geliyorlar, bilgi alıyorlar ve böylece yeni kayıtlar oluşturuyoruz. Aylık programlar dahilinde onların taleplerine göre her ay programımızı güncelliyoruz ve sürekli yenilikler katıyoruz" dedi. Dinamik bir ekip ile çocuklara verimli ve eğlenceli anlar yaşattıklarını söyleyen Demir, çocukların birbirinden renkli atölye ve dersleri çok sevdiklerini söyledi. Demir, "Programımız sabah 09.00’da başlıyor. Öğle saatinde yemeğimiz geliyor. Çocuklar burada yemek yiyorlar ve saat 15.00’e kadar derslerimiz devam ediyor. Çocuklar, ‘Keşke yatacak yer olsa da biz hiç gitmesek, burada kalsak’ diyorlar. Onlar bizi, biz de onları çok seviyoruz. Burada çok mutluyuz. Mutlu bir park, keyifli vakit geçiriyoruz. Onlar keyifli oldukça biz de çok mutlu oluyoruz" sözlerine yer verdi. Gelmek ve Parkı görmek isteyen herkese çağrı yapan Demir, "Bütün velilerimizi bekliyorum. Çocuklarıyla birlikte kendilerine de vakit ayırma şansları burada var. Çocuklar dersteyken veliler gerçekten nefes aldıklarını belirtiyorlar" diyerek, tüm etkinliklerin ücretsiz olduğunu ve çocuklardan ayrı pikniğe, sinemaya veya kahve içmeye velileri götürdüklerini de ekledi.