EĞİTİM
Alaşehir’de rötarlı Nevruz coşkusu 08 Mayıs 2026 Cuma - 22:41:40 MANİSA (İHA) – Manisa’nın Alaşehir ilçesine bağlı Killik Mahallesi’nde, Ramazan ayı nedeniyle ertelenen 21 Mart Türk Dünyası ve Toplulukları Nevruz kutlamaları yoğun katılımla gerçekleştirildi. Öğrencilerin halk oyunları, şiir ve müzik gösterileriyle renk kattığı programda Nevruz ateşi yakıldı, birlik ve beraberlik mesajları verildi. Killik Şehit Hüdaverdi Özkan Ortaokulu tarafından organize edilen Nevruz kutlama programı okul bahçesinde düzenlendi. Türk kültürünün önemli geleneklerinden biri olan Nevruz’un yeniden doğuş, kardeşlik ve dayanışma anlamı taşıdığı etkinlikte renkli görüntüler oluştu. Programa Kaymakam Alper Faruk Güngör, İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Latif Akgün, Şube Müdürü Mustafa Yılmaz, Killik İlkokulu Müdürü Musa Ataç, Killik Mahalle Muhtarı Şuayip Zeybek, Killik Karakol Komutanı Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Şükrü Dündar, okul aile birliği temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programın koordinatörlüğünü İngilizce Öğretmeni Fatma Çetin Adıgüzel ile Bilişim Teknolojileri Öğretmeni İbrahim Çetinkaya yaptı. Kutlamalar kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan halk oyunları gösterileri büyük beğeni toplarken, Türk dünyasının farklı kültürlerinden esintiler sunan performanslar izleyenlerden alkış aldı. Etkinlikte yakılan Nevruz ateşinin üzerinden öğrenciler ve protokol üyeleri atlayarak baharın gelişini sembolik olarak kutladı. Programın açılış konuşmasını yapan Killik Şehit Hüdaverdi Özkan Ortaokulu Müdürü Tolga Topal, Nevruz’un Türk milletinin yeniden dirilişinin simgesi olduğunu belirterek, "Nevruz yalnızca baharın gelişi değil, aynı zamanda milletimizin her zorluktan sonra yeniden ayağa kalkma kudretinin de ifadesidir. Bizlere düşen görev bu kültürel mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmaktır." dedi. Etkinlik boyunca öğrenciler şiir okudu, müzik gösterileri ve çeşitli sahne performansları sergiledi. Veliler çocuklarının gösterilerini cep telefonlarıyla kaydederek o anları ölümsüzleştirdi. Türk bayrakları ve Nevruz temalı süslemelerle donatılan etkinlik alanı vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Program sonunda öğrenci ve davetlilere mangal ikramında bulunuldu. Protokol üyeleri öğrencilerle sohbet ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 22:32 Akgedik TOKİ Ortaokulu’nda bilim şöleni Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Akgedik TOKİ Ortaokulu’nda düzenlenen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı, öğrencilerin hazırladığı birbirinden özgün projelerle ziyaretçilerden tam not aldı. "Küçük Adımlar, Büyük Buluşlar: Akgedik TOKİ’de Bilim Var!" sloganıyla gerçekleştirilen fuarda öğrenciler, bilimsel düşünme, araştırma ve üretme becerilerini sergiledi. Akgedik TOKİ Ortaokulu’nda gerçekleştirilen TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı’na eğitim camiası ve veliler yoğun ilgi gösterdi. Fen Bilimleri Öğretmeni Zehra Zirek’in proje yürütücülüğünü üstlendiği fuarda öğrenciler tarafından hazırlanan toplam 15 proje görücüye çıktı. Programa Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden il müdür yardımcıları, şube müdürleri, çok sayıda okul müdürü ve müdür yardımcısı katıldı. Öğrenciler hazırladıkları projeleri misafirlere anlatarak büyük beğeni topladı. Programın açılışında konuşan Okul Müdürü Mehmet Emin Efe, Mayıs ayı boyunca "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" temasıyla çeşitli etkinliklerin düzenlendiğini belirterek bilim fuarının da bu temaya önemli katkı sunduğunu ifade etti. Bu tür çalışmaların öğrencilerin sosyal ve akademik gelişimine olumlu katkılar sağladığını kaydeden Efe, öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen öğretmenlere teşekkür etti. Velilerin fuara yoğun ilgi göstermesinden memnuniyet duyduklarını belirten Efe, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında velilerin okulla ilgili olması çok önemli. Velilerimiz okulumuzdaki çalışmaları ilgiyle takip ediyor. Bu da okulda bizi güvende ve mutlu hissettiriyor." dedi. Fuar kapsamında çevre bilinci, sürdürülebilir enerji, teknoloji, tasarım ve günlük yaşamı kolaylaştıran yenilikçi çözümler ön plana çıktı. "Kalp Atışına Duyarlı Akıllı Araç Kontrol ve Güvenlik Sistemi (BioDrive)" adlı proje sürücünün kalp ritmine göre araç kontrolünü sağlamasıyla dikkat çekerken, "Manyetik Alan Tabanlı Elektrikli Yol Sistemi ile Temassız Şarj Alımı" projesi de elektrikli araçların geleceğine yönelik çevreci çözümüyle ilgi gördü. Bunun yanı sıra "Güneş Panelli Rüzgâr Türbini Tasarlıyorum", "Orman Yangını Tespit ve Söndürme Sistemi", "Bitkilerden Doğal Boya Elde Etmek", "3 Boyutlu Çizgi Film Tasarımı ve Dijital Hikâye Anlatımı", "Makey Makey ile Etkileşimli Hafıza Oyunu", "Cebimde Matematik Var", "Snap Words ile İngilizce Kelime Öğrenimi", "Hibrit Bitki Kabini: Hindistan Cevizi Torfu ile Doğal Akustik Duvar", "Manisa Topraklarında Su Tutma Kapasitesi ve Kuraklık Direnci", "Türk-İslam Bilgeleri Albümü Tasarımı" ve "Sadaka Koridoru" projeleri de ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.
08 Mayıs 2026 Cuma - 19:49 MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 17:38 Akdeniz Üniversitesi’nde mezuniyet coşkusu İlahiyat Fakültesi ile başladı Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen mezuniyet töreninde 120 öğrenci mezun olmanın sevincini yaşadı. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen mezuniyet törenine Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şükrü Özen, Prof. Dr. Cengiz Toker, Antalya İl Müftüsü Aydın Yığman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Sabri Yılmaz, Prof. Dr. Ali Kürşat Turgut, akademisyenler, mezun olan öğrenciler ve aileleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam etti. "Mezuniyet sevinci yaşayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum" Törende konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültemizin mezuniyet töreninde sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyorum. Hayatınızın önemli dönüm noktalarından birini bugün hep birlikte yaşıyoruz. Uzun ve emek dolu bir eğitim sürecini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşayan öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Aynı zamanda onların yetişmesinde büyük fedakârlık gösteren ailelerimize ve özveriyle emek veren akademisyenlerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Zihinlere ve kalplere dokunacaksınız" Rektör Özkan, "İlahiyat eğitimi, teorik bilgi edinmekten ibaret değildir. Bu alan, ahlaki sorumluluğu, vicdanı, hikmeti, adaleti ve insan sevgisini merkeze alan çok kıymetli bir eğitim alanıdır. Sizler, bugün diplomalarınızı alırken aslında toplumun manevi dünyasına rehberlik edecek, zihinlere ve kalplere dokunacak büyük bir sorumluluğu da omuzlarınıza alıyorsunuz. İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin hızla yayıldığı ancak aynı zamanda bilgi kirliliğinin ve manevi boşluğun da derinleştiği bir dönemdir. İnsanlığın her zamankinden daha fazla sağduyuya, merhamete, doğru bilgiye ve birlikte yaşama kültürüne ihtiyaç duyduğu bir çağda, sizlerin taşıdığı misyon çok değerlidir. Sizler, dijital gürültünün arasında hakkın ve hakikatin sesi olacak, aşırılıklardan uzak, İslam’ın kuşatıcı dilini temsil edeceksiniz. Modern dünyanın sorularına, kadim medeniyetimizin mirasıyla cevap üretecek olan sizlersiniz. Sahip olduğunuz ilmi birikimi, etik değerlerle ve toplumsal sorumluluk bilinciyle birleştirerek ülkemize ve insanlığa önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum" şeklinde konuştu. "Evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" Rektör Özkan, "Omuzlarınızdaki bu yük sadece yerel bir vazife de değildir; sizlerin sınırları aşan küresel bir sorumluluğu da var. Maalesef günümüzde dünyada İslam’ın barış ve rahmet mesaj,; cehalet, ön yargılar ve kasıtlı algı operasyonlarının gölgesinde bırakılmak isteniyor. İslamofobi adı altında büyütülen bu asılsız korkular, ne yazık ki dinimizin asıl çehresinin görülmesine engel oluyor. Önümüzde uzun bir yol var. Aranızdan bazıları akademik kariyerine devam edecek, bazılarınız ise hayatın bambaşka alanlarında hizmet verecek. Ancak şunu hiç unutmayın: Bizim bu ön yargıları kırmak için sloganlara değil,; bilime, akla ve nitelikli akademik çalışmalara ihtiyacımız var. Bizler, mensubu olduğumuz bu güzel dini evrensel bir dille, nezaketle dünyaya anlatmak zorundayız" ifadelerini kullandı. "Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu" Rektör Özkan, "Aslında bugün yıllardır o yıkılmaz sanılan algı duvarlarının nasıl yerle bir olduğuna hep birlikte şahitlik ediyoruz. İsrail’in uyguladığı soykırıma karşı Gazze’deki Müslümanların onurlu duruşu oyunu bozdu. Batı’nın yıllarca ilmek ilmek işlediği tehdit olarak sunulan Müslüman imajı darmadağın oldu. İsrail’in sığındığı mağduriyet maskesi ise bizzat kendi elleriyle düştü. Sokaklara taşan dayanışma ruhu ve özellikle Batı gençliğinin bu sarsılmaz inanca duyduğu hayranlık, aslında küresel bir uyanışın ayak sesleri oldu. Trajedinin içinden doğan bu yeni farkındalık eşiğinde bizlere düşen bu uyanışı entelektüel bir birikimle beslemek ve hakikatin sesini her mecrada en gür şekilde duyurmaktır" dedi. "Akdeniz Üniversitesi ailesinin parçası olmaya devam edeceksiniz" Rektör Özkan, "Üniversite yılları boyunca akademik yetkinlik kazandınız, aynı zamanda dostluklar kurdunuz, zorluklarla mücadele ettiniz, kendinizi geliştirdiniz ve hayata dair önemli deneyimler edindiniz. Bundan sonraki yaşamınızda da öğrenmeye açık olacağınıza, bilimin ışığından ve insani değerlerden ayrılmayacağınıza inanıyorum. Bugün mezun olarak aramızdan ayrılıyor olsanız da Akdeniz Üniversitesi ailesinin değerli birer parçası olmaya devam edeceksiniz. Üniversitemizin kapıları sizlere her zaman açık olacaktır. Sizlerin başarıları, bizlerin en büyük iftihar kaynağı olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle, mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, yolunuzun ve bahtınızın açık olmasını temenni ediyorum. Başarılarınız daim olsun" şeklinde konuştu. 34 yılda bin 84 mezun İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Sözen, fakültenin 1992’deki kuruluşundan bu yana katettiği mesafeyi vurgulayarak, bu yıl mezun olan 120 öğrenciyle birlikte toplam mezun sayısının bin 84’e ulaştığını belirtti. Fakültenin sadece lisans değil, 2 binden fazla lisansüstü öğrencisiyle akademik alanda da güçlü bir merkez olduğunu ifade eden Sözen, Akdeniz İlahiyat Dergisi ve Bülteni gibi yayınlarla bilimsel çıtayı yükselttiklerini, TÜBİTAK projeleri ve toplumsal katkı faaliyetleriyle Antalya’nın her noktasında varlık gösterdiklerini dile getirdi. Desteklerinden dolayı Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan’a teşekkürlerini sunan Sözen, fakültenin uluslararası düzeyde tanınır hale gelmesi için çalışmaların kararlılıkla süreceğini kaydetti. Mezun olan öğrencilere ve ailelerine seslenen Prof. Dr. Kemal Sözen, gençlerin beş yıl önce kendilerine emanet edilen birer cevher olduğunu ve bugün vatana, millete hizmet etmeye hazır donanımlı bireyler olarak uğurlandıklarını söyledi. Bilimin ışığında, temel kaynakları referans alarak toplumu aydınlatmanın ulvi bir sorumluluk olduğunu hatırlatan Sözen, "Peygamberimizin ’Hikmet müminin yitiğidir’ ilkesini düstur edinerek; mutaassıplıktan ve hurafelerden uzak, ilmin izinde bir hayat sürün" mesajını verdi. Akdeniz Üniversitesi mezunu olmanın gururunu taşımaları gerektiğini belirten Dekan Sözen, mezunlarla bağlarını hiçbir zaman koparmayacaklarını ifade ederek, gençlere meslek hayatlarında başarılar diledi. İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş ise İlahiyat Fakültesini bitirmenin gururunu yaşadıklarını ifade ederek, eğitim ve öğretim hayatlarına katkıda bulunan öğretim üyelerine teşekkür etti. Konuşmaların ardından İlahiyat Fakültesi birincisi Nur Efşan Barkuş, ikincisi Hatice Vurgun ve üçüncüsü Zeynep Sevgi Önce’ye mezuniyet belgelerini Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan takdim etti. Tören belgelerin mezunlara takdiminin ardından son buldu.
Erzincan’da öğretmenler şiddete karşı toplandı
16 Nisan 2026 Perşembe - 07:56 Erzincan’da öğretmenler şiddete karşı toplandı Erzincan’da eğitim sendikaları ve öğretmenler, farklı illerde okullarda yaşanan saldırıları protesto ederek eğitim kurumlarında artan şiddete dikkat çekti. Cumhuriyet Meydanı’nda bir araya gelen eğitimciler, okulların güvenli alanlar olması gerektiğini vurguladı. Eylem kapsamında eğitime bir gün ara verildiği bildirildi. Sendikalar adına açıklama yapan Nebi Gül, son dönemde yaşanan olayların eğitim camiasını derinden etkilediğini belirtti. Şiddetin artık münferit olmaktan çıktığını ifade eden Gül, bunun ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini söyledi. Eğitimcilerin asli görevlerinin eğitim sisteminin niteliğini artırmak olduğunu dile getiren Gül, "Ancak gelinen noktada okullardaki şiddet olaylarını konuşmak zorunda kalıyoruz. Eğitim kurumlarında can güvenliği öncelikli mesele haline gelmiştir." dedi. Açıklamada, eğitimcilere yönelik şiddetin giderek yaygınlaştığına dikkat çekilerek, öğrencilerin de şiddete başvurabildiği ve tehlikeli araçlara erişimin kolaylaştığı bir ortamın oluştuğu ifade edildi. Şiddetin yalnızca bireysel bir suç olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanan açıklamada, sorunun eğitim, aile ve toplum politikaları çerçevesinde ele alınması gerektiği kaydedildi. Eğitimciler, yetkililere okullarda güvenliğin artırılması ve gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.
Türk Eğitim-Sen’den okullarda şiddete tepki
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:29 Türk Eğitim-Sen’den okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirtti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, "Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin, "Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:05 Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, Siverek’teki silahlı saldırı sonrası okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanmasının ardından Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, saldırıda öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanmasından büyük üzüntü duyduklarını belirti. Şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirti, kısa süre önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın ardından yaşanan bu saldırının kaygıları daha da derinleştirdiğini ifade etti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, " Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin," Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
RTÜK Başkan Vekili Güçer: "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz’’
15 Nisan 2026 Çarşamba - 17:04 RTÜK Başkan Vekili Güçer: "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz’’ Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nde (ALKÜ) düzenlenen "Sektör-Öğrenci Buluşması" etkinliğinde öğrenciler, sektörün öncü isimleriyle bir araya geldi. Programda konuşan RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Şikayet etmeyin, kıyaslamayın ve çalışkan olun. Çalışkan olan bir insanın başarısız olduğunu görmedim’’ dedi. 2 gün sürecek olan "Sektör-Öğrenci Buluşması" etkinliğinin ilk gününde RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer, öğrencilerle buluştu. Alev Alatlı Konferans Salonu’nda saat 13.30’da başlayan programda konuşan ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, iki gün sürecek etkinliğin öğrencilerin kariyer planlaması açısından önemli olduğunu belirtti. Kılıç, öğrencilerin sektör temsilcileriyle birebir iletişim kurarak tecrübe kazanacağını ifade ederek, "Bu buluşma öğrencilerimizin geleceği için çok değerli. Konuşmacıların tecrübelerinden faydalanarak kendi yol haritalarını çizecekler" dedi. RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer ise konuşmasında gazetecilik mesleğinin yıllar içerisindeki değişimine dikkat çekti. 1990’lı yıllarda mesleğe başladığını belirten Güçer, teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim alanında büyük bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Gazeteciliğin özveri isteyen bir meslek olduğunu vurgulayan Güçer, "Biraz hırpalanmadan gazeteci olunmuyor. Okullu olduğunuz kadar alaylı da olmanız gerekiyor" diye konuştu. Meslek hayatına Anadolu Ajansı’nda başladığını anlatan Güçer, ilk yıllarda kendi çabasıyla sahaya çıkıp deneyim kazandığını belirtti. Günümüzde iletişim alanında fırsatların arttığını ancak rekabetin de yoğunlaştığını ifade eden Güçer, öğrencilerin kendilerini geliştirmesi gerektiğini kaydetti. Gençlere tavsiyelerde bulunan Güçer, "Hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Şikayet etmeyin, kıyaslamayın ve çalışkan olun. Çalışkan olan bir insanın başarısız olduğunu görmedim" diye konuştu. Programa RTÜK Başkan Vekili Dr. Deniz Güçer’in yanı sara ALKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kılıç, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinlik kapsamında öğrenciler, farklı sektörlerden isimlerle bir araya gelerek, kariyerlerine yön verme imkanı bulacak.
Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:47 Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı Türkiye Diyanet Vakfı Hamza-Gülümser Uzun Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışı törenle yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) vizyonuyla Erzurum’a kazandırılan Hamza Gülümser Uzun Kız Öğrenci Yurdu, düzenlenen resmi merasimle kapılarını açtı. İl Müftülüğü yerel koordinasyonu ve TDV’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen proje, üniversite eğitimi için şehre gelen kız öğrencilerine yönelik kurumsal bir hizmet alanı olarak faaliyet gösterecek. "Müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenecek" Açılış programı, İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın hitabet bölümünde; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ve TDV Genel Müdürü İzani Turan, yurdun Erzurum’un ilim hayatına sağlayacağı katkıları ve kurumun gençliğe verdiği önemi vurgulayan konuşmalarının ardından İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından gerçekleştirilen dua ile yurdun açılış kurdelesi kesildi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in de katılımıyla gerçekleşen merasim, heyetin binada yaptığı incelemelerle devam etti. TDV çatısı altında hizmet edecek olan yurt, standart bir konaklama merkezinden ziyade, müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenen kapsamlı bir eğitim kompleksi olma özelliğini barındırıyor.
Kastamonu’da alkol ve uyuşturucu bağımlılığı masaya yatırıldı
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:22 Kastamonu’da alkol ve uyuşturucu bağımlılığı masaya yatırıldı Kastamonu’da gerçekleştirilen seminerde alkol ve uyuşturucu bağımlılığında korunma, bağımlılıktan kurtulma başta olmak üzere çok sayıda konu ele alındı. Kastamonu’da toplum sağlığını tehdit eden alkol ve uyuşturucu bağımlılığına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla "Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Semineri" düzenlendi. Kastamonu Valiliği, Kastamonu Üniversitesi, İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile YEŞİLAY Kastamonu Şubesinin destekleriyle "Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Semineri" gerçekleştirildi. Seminerin açılışında konuşan Kastamonu Platformu Genel Başkanı Nurcan Acaroğlu Göktaş, "Bugün burada ele alacağımız alkol ve bağımlılıkla mücadele konusu ise tam da bu sorumluluk anlayışının bir gereğidir. Çünkü bağımlılık sadece birey değil, aileyi, toplumu ve geleceğimizi tehdit eden çok görüntülü bir sorumluluk. Bu mücadele yalnızca bir kurumun değil, devletimizin tüm birimleri, özellikle emniyet teşkilatımızın kararlı çalışmaları ile yürütülen, aynı zamanda eğitim kurumlarının, sağlık kuruluşlarının ve sivil toplumunun birlikte omuz vermesi gereken hayati bir süreçtir. Sivil toplumlar olarak bizim gücümüz tedaviye yetmez, bizim gücümüz sosyal rehabilitasyona yetmez, mücadeleye yetmez. Bunlar bizi aşan konular, bizler ancak farkındalık çalışmaları yapabiliriz. Eğitim programları, danışmanlık, gönüllülük ve toplumsal destek faaliyetleri yürütebiliriz. Bugün de burada değerli katılımcılarımızı bağımlılık konusunda sizleri bilgilendirmesi için davet ettik. Bir deniz yıldızına bile bir faydamız olursa ne mutlu bize" dedi. "Güvenlik güçlerimiz uyuşturucu ile mücadelede canla başla çalışıyorlar" Daha sonra konuşan Eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ise, "Jandarma Komutanlığımız, Emniyet Müdürlüğümüz, Türkiye’de ve Kastamonu’da uyuşturucu tacirleri ile mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev mücadelelerine devam ediyorlar. Allah razı olsun. Hakikaten çok büyük özveriyle yapmış oldukları operasyonlar hem istatistik anlamda hem de sahada kendisini gösteriyor. Fakat uluslararası şebekelerin iş birliği yaptığı, menfaatin çok fazla olduğu, rantın çok fazla olduğu ve dünyanın hiçbir döneminde bu kadar yaygın ve bu kadar çeşitliliği olmayan bir belayla karşı karşıyayız. Onun için burada emniyetimizin, jandarmamızın faaliyetlerini, operasyonlarını az görmek hiçbirimizin aklından geçmez. Bu konuda silah arkadaşlarının, kahraman evlatları şehit vermiş emniyet teşkilatımızın hakkında böyle bir kusuru ziyanda bulunmak hiçbir vatanseverin saf edeceği söz değil. Kastamonu son 70-80 yılda bir bölücü teröre, iki evladını narkotik teröre şehit verdi" diye konuştu. Gençleri uyuşturucu bataklığından kurtaran çok sayıda kurum ve kuruluşların olduğunu söyleyen Başesgioğlu, "Evlatlarını kaptırmış anne, babalarımız da yalnız değil. Sakın dört duvar arasına saklanmayın. Gerçeği komşumuzla, öğretmenimizle, emniyetle, jandarmayla paylaşın. Platformumuzun bu toplantıdaki amacı da bir farkındalık oluşturmaktır. Sevgili gençler, bu uyuşturucuyla mücadelenin ana öznesi sizsiniz. Uyuşturucu tacirlerinin meyvesi sizsiniz. Sizi korumak, sizi bu çirkinlikten alıkoymak anne babanızla beraber komşularınızın, öğretmenlerinizin, muhtarlarınızın hepimizin görevi. Sizler bu şehrin manevi kimliğine emanetsiniz. Hiçbirinizin kılına zarar gelmesini istemeyiz. Ama lütfen siz de bu hayallerinizi çalan, Allah korusun hayatlarınızı sonlandıran bu mücadeleye karşı dimdik durun. Geçici heveslere kapılıp bu tuzaklara düşmeyin. Her türlü bağımlılığa karşı durmak zorundasınız. Çünkü öyle bir dünyada yaşıyoruz ki eğer ayaklarımız yere sağlam basmazsa, teknoloji bağımlılığı bile sizi hiç istemediğiniz felaketlere sürükleyebilir. Ailevi, toplumsal değerlere ve milletimizin özünden gelen değerlere bağlı kalarak, bilim ve ışığı ile güçlenerek, özgür, güçlü ve başarılı bireyler olmak zorundasınız" diye konuştu. "Devletin kurumları her zaman yanınızda" Kastamonu Vali Yardımcısı Hakan Kubalı da bağımlılıkla mücadelenin tüm herkesin meselesi olduğunu söyleyerek, herkesin bu konuda üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade etti. Gelecek nesilleri korumak adına çalışmaların yapıldığını ve herkesin bu konunda duyarlı olması gerektiğini dile getiren Kubalı, bağımlı vatandaşların kurtulması için yanlarında olduğunu kaydetti. Daha sonra seminerde Emekli 1. Sınıf Emniyet Müdürü Bülent Kılıçtepe, bağımlılıkla mücadelede sahadaki tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Kılıçtepe, bağımlılıkla mücadelenin toplumsal boyutu, gençlerin korunması, ailelerin rolü ve kurumlar arası iş birliğinin önemi ele aldı. YEŞİLAY Danışmanlık Merkezi yetkilisi Gizay Özen tarafından da bağımlılıkla mücadele kapsamında sunulan psikososyal destek hizmetleri ile başvuru süreçlerine ilişkin bilgilendirme sunumu yapıldı. Seminerin sonunda katılımcılara plaketleri takdim edildi. Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonunda gerçekleştirilen seminerde Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ömer Küçük ve Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, STK ve siyasi parti temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 16:12 Ambulans sürücülerine sürüş eğitimi Muş’ta ambulans sürücülerine zorlu yol ve hava şartlarında güvenli sürüş becerileri kazandırmak amacıyla düzenlenen eğitimde, teorik ve uygulamalı çalışmalarla hem personelin hem de hastaların güvenliğinin artırılması hedefleniyor. Muş İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sağlık çalışanlarına yönelik düzenlenen "Ambulans Sürüş Güvenliği Eğitimi" kapsamında, ambulans sürücülerine zorlu yol şartlarında güvenli ve hızlı müdahale için teorik ve uygulamalı sürüş teknikleri öğretiliyor. Karayolları Şube Şefliği alanında gerçekleştirilen eğitime Muş’un yanı sıra Hakkari’den de sağlık personeli katıldı. Programda ambulans sürücülerine trafik kuralları, yol güvenliği, acil durum prosedürleri ve ambulansların teknik özelliklerine ilişkin kapsamlı eğitim verildi. Eğitim sürecini yerinde takip eden Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, acil sağlık hizmetlerinin geniş bir coğrafyada yoğun bir şekilde sürdürüldüğünü belirterek, ambulans personelinin zorlu şartlarda görev yaptığını ifade etti. Dr. Ömür, "İlimiz yaklaşık 400 bin nüfusa ve 8 bin kilometrekarelik bir alana sahiptir. Acil sağlık hizmetleri görevimizi, yaklaşık 20 ambulans ve 21 aktif istasyonumuzda yerine getirmeye çalışmaktayız. Yaklaşık 300 personelimiz acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapmaktadır. Görevin doğası gereği personelimiz zaman zaman ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle hasta nakilleri sırasında kaza oranları maalesef yüksektir. Bakanlığımızın uyum programları kapsamında her 5 yılda bir ambulans sürücü geliştirme eğitimleri düzenlenmektedir. Bu sertifikasyon programlarında personelimizin eksiklikleri tespit edilerek, çeşitli kabiliyetleri konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir" dedi. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yoğun kar yağışı ve zorlu kış şartlarına sahip olduğuna dikkat çeken Ömür, "Bugünkü etkinliğimize Erzurum ve Hakkâri illerinden eğitmen arkadaşlarımız da katılmıştır. Yaklaşık 17 ambulans sürücümüze güvenli sürüş eğitimi vermek amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. Her şeyden önemlisi; hem personelimizin hem de hastalarımızın can güvenliği büyük önem taşımaktadır. Kendilerine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ambulans kazaları oranında nispeten daha iyi bir seviyede olsak da hedefimiz bu oranı sıfıra indirmektir. Doğu Anadolu Bölgesi’nde yer almamız nedeniyle yoğun kar yağışıyla sıkça karşılaşmaktayız. Bu durum trafik sorunlarını ve kazaları da beraberinde getirmektedir. Eğitimlerimizde zincir takma başta olmak üzere tüm konular detaylı şekilde anlatılmaktadır. Kazaların büyük bir kısmının yağmur ve kar gibi hava şartlarında kaynaklandığını biliyoruz ve bu eğitimlerle bu riskleri en aza indirmeyi amaçlıyoruz. Personelimiz bu konuda oldukça yetkin olup eğitimlere hızlı uyum sağlamaktadır. Temennimiz, ambulans kazalarını minimum seviyeye indirerek personelimizin görev dönüşlerinde ailelerine güvenle kavuşmalarını sağlamaktır" şeklinde konuştu. Eğitime katılan 112 Acil Tıp Teknisyeni Merve Kılınç ise ambulans sürüş eğitiminin mesleki gelişim açısından önemli olduğunu belirterek, kadın personelin de bu alanda aktif rol üstlenebildiğini söyledi. Kılınç, "Bir kadın da erkeklerin yaptığı her işi yapabilir. Görev tanımımız içinde ambulans sürücülüğü de var. Bu eğitimi en iyi şekilde tamamlayıp görevimizi en iyi şekilde yerine getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Dört gün sürecek eğitim sonunda başarılı olan sağlık çalışanlarına sertifika verilerek, görevlerinde daha güvenli ve donanımlı şekilde hizmet vermeleri sağlanacak.