EĞİTİM - 15 Nisan 2026 Çarşamba 16:47

Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı

A
A
A
Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı

Türkiye Diyanet Vakfı Hamza-Gülümser Uzun Yükseköğrenim Kız Öğrenci Yurdu’nun açılışı törenle yapıldı.


Diyanet İşleri Başkanlığı’nın rehberliğinde ve Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) vizyonuyla Erzurum’a kazandırılan Hamza Gülümser Uzun Kız Öğrenci Yurdu, düzenlenen resmi merasimle kapılarını açtı. İl Müftülüğü yerel koordinasyonu ve TDV’nin çalışmalarıyla hayata geçirilen proje, üniversite eğitimi için şehre gelen kız öğrencilerine yönelik kurumsal bir hizmet alanı olarak faaliyet gösterecek.


"Müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenecek"


Açılış programı, İl Müftü Yardımcısı Dr. Sebahattin Erdoğan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın hitabet bölümünde; Vali Aydın Baruş, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin ve TDV Genel Müdürü İzani Turan, yurdun Erzurum’un ilim hayatına sağlayacağı katkıları ve kurumun gençliğe verdiği önemi vurgulayan konuşmalarının ardından İl Müftüsü Yaşar Çapçı tarafından gerçekleştirilen dua ile yurdun açılış kurdelesi kesildi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’in de katılımıyla gerçekleşen merasim, heyetin binada yaptığı incelemelerle devam etti.


TDV çatısı altında hizmet edecek olan yurt, standart bir konaklama merkezinden ziyade, müftülüğün manevi rehberlik hizmetleriyle desteklenen kapsamlı bir eğitim kompleksi olma özelliğini barındırıyor.



Erzurum’da yükseköğrenim kız yurdu törenle açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Eğitim-Sen’den Siverek’teki saldırı sonrası okullarda şiddete tepki Türk Eğitim-Sen, Siverek’teki silahlı saldırı sonrası okullarda artan şiddete tepki göstererek 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırıda 16 kişinin yaralanmasının ardından Türk Eğitim-Sen Ankara 5 No’lu Şube Başkanı Oğuz Şahlanan Şahin, saldırıda öğretmen ve öğrencilerin de aralarında bulunduğu 16 kişinin yaralanmasından büyük üzüntü duyduklarını belirti. Şiddet olaylarının eğitim camiasında endişeleri artırdığını belirti, kısa süre önce öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybettiği olayın ardından yaşanan bu saldırının kaygıları daha da derinleştirdiğini ifade etti. Okullarda şiddetin önlenmesi için daha etkili ve caydırıcı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Şahin, sendika olarak 2019 ve 2023 yıllarında konuya ilişkin kanun tekliflerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ilettiklerini vurguladı. Şahin, eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulunduklarını belirtti. "Güvenlik Zirvesi düzenlenmeli" Eğitim kurumlarında şiddetle mücadele kapsamında tüm paydaşların katılımıyla kapsamlı bir Güvenlik Zirvesi düzenlenmesi çağrısında bulunan Şahin, " Zirvede sorunun tüm yönleriyle ele alınmalı adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalı" dedi. Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında artırılan cezaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini kaydeden Şahin," Bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddet önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluktur" şeklinde konuştu. "Öğretmenin itibarı korunmalıdır" Açıklamada, öğretmenlerin toplumdaki saygınlığının korunmasının önemine vurgu yapan Şahin, "Öğretmenin itibarı, devletimizin ve milletimizin itibarıdır. Bu itibarın sarsılması, toplumumuzun temel değerlerinin yerle yeksan olması anlamına gelir. Eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Eğitimcilerin statülerinin yükseltilmesi, onlara kıymet verilmesi, okul ortamının şiddetten uzak tutulması geleceğimize yapılacak en önemli yatırımdır" diye konuştu. Şiddeti özendiren dizi, film ve dijital içeriklere karşı daha sıkı denetim çağrısı yapan Şahin, çocukların maruz kaldığı medya içeriklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydetti. Şahin, eğitim kurumlarının güvenli alanlar haline getirilmesi gerektiğini belirterek, "Okullar güvenli alanlar olana dek mücadelemiz sürecek. Eğitimde şiddete sıfır tolerans Ülkemizin aydınlık, müreffeh geleceği şiddete kurban edilmez" açıklamasında bulundu.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’taki saldırıda 9 kişi hayatını kaybetti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş’taki okul saldırısında 9 kişinin hayatını kaybettiğini açıklayarak, "Bu olay bireysel bir hadise terör değil. Dün Şanlıurfa’da bugün de Kahramanmaraş’ta meydana gelen olaylar bizi derinden üzdü. Olayın ardından Kahramanmaraş’ta eğitime 2 gün ara veriyoruz" dedi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısının ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Adalet Bakanı Akın Gürlek kente gelerek açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi, saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiğini, 3’ü ağır 6 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakan Çiftçi, "Okulda öğrenci olan 14 yaşındaki çocuk okula gelerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 9 kişi öldü. Ölenlerden 1’i öğretmen 8’i öğrencidir. 3’ü ağır 6 yaralımız var vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılara Allah’tan şifa diliyorum. Olayın duyulmasıyla beraber hemen olay yerine intikal ettik. Cumhurbaşkanımızıda anbean bilgilendirdik. Bu olay bireysel bir hadise terör değil. Dün Şanlıurfa’da bugün de Kahramanmaraş’ta meydana gelen olaylar bizi derinden üzdü. Olayın ardından Kahramanmaraş’ta eğitime 2 gün ara veriyoruz. Tüm bakanlıklarımız üzerine düşen görevi yapıyor. Olayın tüm boyutuyla araştırıyoruz. Okullarda gerekli tedbirleri alıyoruz" diye konuştu.
Aydın Kuşadası Belediyesi’nden ‘Vektörle mücadele’ açıklaması Aydın’da Büyükşehir Belediyesi ile CHP’li ilçe belediyeleri arasında yaşanan vektörle mücadele yetkisi tartışması üzerine bir açıklama da Kuşadası Belediyesi’nden geldi. Kuşadası Belediyesi tarafından yapılan açıklamada "Vektörle mücadele yetkisinin Büyükşehir Belediyesi’nde olduğu ve yerel mahkemenin de bu yönde karar verdiği" belirtildi. Kuşadası Belediyesi tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada "Aydın’da vektörle (sinek ve haşere) mücadele hizmetlerine ilişkin yetki tartışmasında mahkeme kararını verdi. Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından reddedildi. Kararla birlikte, Büyükşehir Belediyesi’nin yetki ve sorumluluğuna ilişkin hukuki çerçeve bir kez daha teyit edilmiş oldu" ifadelerine yer verildi. Mahkemenin gerekçeli kararına da yer verilen açıklamada "Mahkemenin kararındaki gerekçe ise aynen şöyle ifade edildi: ‘Her ne kadar vektörle mücadele (ilaçlama) hizmetlerinin daha evvel Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin 16/04/2014 tarihli ve 22 sayılı kararı ile ilçe belediyelerine devredilmesine karar verildiği ve yaklaşık 12 yıldır söz konusu hizmetin kesintisiz olarak ilçe belediyeleri tarafından yürütüldüğü görülmekte ise de, ilçe belediyelerince bu hizmetlerin yürütülmesinin yetkili büyükşehir belediye meclisince yetkilendirilmiş olmalarından kaynaklandığı, kanun ile görevli ve yetkili kılınmış olan belediye meclislerince her zaman söz konusu hizmetlerin yürütümü hususunda yeni kararlar alınabileceği şüphesizdir. Yine, vektörlerle mücadele görevinin büyükşehir belediyeleri tarafından yerine getirilmesinin tek elden planlı, etkin, verimli ve uyumlu bir şekilde hizmetin yürütülmesini sağlayacağından kamu yararı ve hizmet gereklerine daha uygun olduğu, farklı belediyeler tarafından yapılacak vektörlerle mücadelenin ise mücadelede farklı yöntemler ve farklı kimyasallar uygulanmasına, bu durumunda hedef zararlı canlılar dışında diğer canlıların etkilenmesine ve çevre kirliliğine yol açabileceği de görülmektedir. Bu durumda, Aydın Büyükşehir Belediye Meclisinin ‘Aydın İl genelinde vektörle mücadele (ilaçlama) hizmetlerinin, halk sağlığı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından tek elden ve etkin şekilde yürütülmesi amacıyla alınan dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir’ ifadeleri yer almaktadır" denildi.