EKONOMİ
Muğla üretiyor, büyükşehir destekliyor 03 Nisan 2026 Cuma - 18:30:48 Tarım, turizm ve ticaret alanlarında güçlü bir potansiyele sahip kentte yem üretiminden fidan desteğine, hayvancılıktan yerel tohum çalışmalarına, laboratuvar analizlerinden sulama hizmetlerine kadar birçok alanda üreticilere destek veriliyor. 2024-2026 yılları arasında 269 bin zeytin ve ceviz, bin 500 narenciye fidanı dağıtılırken, bin 500 üretici aileye 330 ton yem bitkisi desteği sağlandı. Tritikale, arpa ve yulaf tohumlarıyla 13 bin 200 dekar alanda üretim hedeflendi. Ayrıca 7 bin 900 feromon tuzak dağıtılarak narenciye üreticileri desteklendi. Laboratuvar analizleriyle bilimsel üretim destekleniyor Bilimsel üretimi desteklemek amacıyla 100. Yıl Gıda Analiz Laboratuvarında 390, Toprak, Bitki ve Sulama Suyu Analiz Laboratuvarında ise 2 bin 435 analiz gerçekleştirildi. Türkiye’nin en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi aracılığıyla Muğla’da üretilen yerel tohumlar ise 81 ile ulaştırıldı. Su kaynaklarının verimli kullanılması amacıyla il genelinde 379 bin 160 metre sulama kanalı temizlenirken, 30 bin 252 metre kanalda bakım ve onarım çalışması yapıldı. Hayvancılığa aşı, yem ve ekipman desteği Hayvancılık alanında da üreticilere destek sağlanarak 5 bin büyükbaş hayvan için 10 bin doz aşı uygulandı. Alabalık yetiştiricilerine 11 ton yem desteği verilirken, Temiz Petek Projesi kapsamında 34 bin 220 petek şoklandı. Ayrıca bin 59 işletmeye 18 bin 500 mineral blok dağıtıldı; 57 süt soğutma tankı, 5 süt transfer tankı ve 5 jeneratör desteği sağlandı. Sel ve don sonrası üreticiye destek Muğla Büyükşehir Belediyesi, kış aylarında yaşanan sel ve don olaylarının ardından hızla sahaya inerek üreticilerin yanında oldu. Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman’da don nedeniyle zarar gören narenciye üreticilerine eğitim ve zirai ilaç desteği sağlanırken, Köyceğiz’de selden etkilenen sera alanlarında zarar tespit çalışmaları yapılarak destek süreci başlatıldı. Başkan Aras; "Bizim vazifemiz üreten köylümüzün her alanda yanında olmak" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras verimli toprakları ile önemli bir tarım kenti olan Muğla’da üreten köylüye desteklerinin devam edeceğini söyledi. Başkan Aras; "Dünya’nın en özel çam balı, uluslararası yarışmalardan birincilikle dönen zeytinyağımız, aromasıyla tüm dünyaya ithal edilen susamız ve daha birçok marka ürünümüz Muğla’mızın topraklarında yetişiyor. Muğla verimli toprakları ile dünyanın en önemli tarım kentlerinden biridir. Bu toprakları emekleri ile işleyen, tarımsal üretime tüm olumsuz şartlara rağmen devam eden üreten köylümüz de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi milletin efendisidir. Bize de düşen üreten köylümüzün her alanda yanında olmak, onların alın terinin karşılığını almasını sağlamaktır. Büyükşehir olarak tarıma, üreten köylümüze destek olmaya, Muğla’nın verimli topraklarında üretimin devam etmesine desteklemeye devam edeceğiz" dedi.
03 Nisan 2026 Cuma - 18:01 Kırsal kalkınma yatırımlarına yüzde 70’e varan hibe desteği Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, kırsal kalkınma yatırımlarında hibe oranı yüzde 70’e kadar çıkarken, proje üst limiti 30 milyon TL olarak belirlendi. Kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla hazırlanan "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı Çerçevesinde Yapılacak Desteklemeler Hakkında Tebliğ 3 Nisan 2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hayata geçirilen program kapsamında yatırımcılara önemli oranlarda hibe desteği sağlanacak. Başvuru zamanı ve şartlarının ise Bakanlık Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanacak Uygulama Rehberi ile netleşeceği bildirildi. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, destek oranlarına dikkat çekerek, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, eğitimli gençler ve organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlara yüzde 70 oranında hibe verileceğini belirtti. Genç ve kadın girişimciler ile yatırım yerinin köy, belde ve kırsal alan olduğu projelerde ise bu oranın yüzde 60 olacağını ifade etti. Program bütçesinin dağılımına da değinen Yılmaz, toplam bütçenin en az yüzde 20’sinin kadın ve genç girişimcilere, yüzde 30’unun ise aile işletmelerine ayrılacağını söyledi. Hibe desteklerinde alt ve üst limitler de belirlendi. Buna göre hibeye esas proje tutarının alt limiti 100 bin TL olurken, aile işletmelerine yönelik projelerde üst limit 8 milyon TL olarak açıklandı. Tebliğ kapsamında diğer yatırımlar için ise hibeye esas proje üst limiti 30 milyon TL’ye kadar çıkabilecek. Yılmaz açıklamasında, "Her zamanki gibi bakanlık olarak üreticilerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz. Tebliğin ilimiz tarımına, yatırımcılarına ve üreticilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Programdan yararlanmak isteyen yatırımcıların, Uygulama Rehberi’nin yayımlanmasının ardından İl Müdürlüğü Kırsal Kalkınma ve Örgütlenme Şube Müdürlüğü’ne başvurabilecekleri belirtildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 17:52 Yeni Ford Tourneo Custom 9+1 satışa sunuluyor Ford Türkiye, Tourneo Custom modelinin yeni 9+1 koltuk seçeneğini pazara sunuyor. Yolcu taşıma regülasyonlarına tam uyumlu yapısıyla dikkat çeken model, ferah ve esnek iç mekân kurgusuyla yolcu taşımacılığında öne çıkıyor. Ford’un yenilikçi tasarım anlayışı ve ileri teknolojiyle donatılan Tourneo Custom modeli; şimdi de turizm taşımacılığı, servis hatları ve havalimanı transferleri gibi alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin tüm ihtiyaçlarını konforla karşılayacak 9+1 koltuk dizilimiyle yollara çıkıyor. Modelin özellikleri hakkında şu açıklama yapıldı: Zahmetsiz ve mevzuata tam uyumlu çözüm ’’Pazardaki mevcut 9+1 araç dönüşümlerinin aksine, Tourneo Custom 9+1 seçeneği satın alma sırasında veya sonrasında ek bir işlem gerektirmeksizin doğrudan kullanıma uygun şekilde sunuluyor. Yolcu taşıma belgeleri ve güncel regülasyonlarla tam uyumlu yapısı sayesinde işletmecilere hem zaman hem de operasyonel maliyet avantajı sağlayan ürün, "zahmetsiz ve hızlı" bir satın alma deneyimi vadediyor. Model, sadece fonksiyonelliğiyle değil, sunduğu premium iç mekân detaylarıyla da hem araç sürücüsüne hem de yolculara yüksek standartlarda ve konforlu bir yolculuk deneyimi sunuyor. Konfor odaklı tasarım unsurları, esnek koltuk yerleşimi ve ileri seviye bağlantı teknolojileriyle donatılan araç, segmentindeki ferahlık ve kalite algısını yukarı taşıyor. Yeni Tourneo Custom güçlü motoru, gelişmiş sürüş teknolojileri ve konfor odaklı tasarımıyla ticari yolcu taşımacılığı ihtiyaçlarına kapsamlı bir çözüm sunuyor. Model, 2.0 litre EcoBlue dizel motor seçeneğiyle sunuluyor. 170 PS güç üreten araç ise 8 ileri otomatik şanzıman ile daha yüksek performans ve 390 Nm’ye varan tork değeri sağlıyor. Tamamen yenilenen 8 ileri otomatik şanzıman, sürüş konforunu artırırken yakıt verimliliğini optimize etmeye de yardımcı oluyor. Geniş iç hacmi ve fonksiyonel koltuk düzeniyle farklı yolcu taşıma ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde tasarlanan model yüksek tavan yapısı ile ferah bir kabin deneyimi sunarken geniş yaşam alanı hem sürücü hem yolcular için konforlu bir yolculuk imkânı sağlıyor. Model, ayrıca gelişmiş bağlantı ve sürüş destek teknolojileriyle donatılıyor. Yeni nesil dijital sistemler, sürüş sırasında kullanım kolaylığı sağlarken araç içi deneyimi daha verimli ve konforlu hale getiriyor. Ford Türkiye’nin, yeni model ile sağladığı katma değer, aracı teslim etmenin çok daha ötesine geçerken Ford Pro ekosistemi sayesinde işletmelerin tüm operasyonlarını tek çatı altında destekleyen entegre bir yapı sunuluyor. Tourneo Custom 9+1’in Ford Pro Filo Portalı’na bağlanabilmesi, araç konumundan bakım ihtiyacına kadar tüm kritik bilgileri tek ekrandan, ek bir donanıma gerek kalmadan takip etme kolaylığı sağlıyor. Teknoloji ve Müşteri Merkezi üzerinden araçların bakım ihtiyacını henüz kullanıcı fark etmeden tespit edip bilgi veren ve gerekli hazırlıkları önceden yaparak plansız duruşları minimuma indiren şirket, böylelikle turizm sektörü açısından kritik önemde olan "kesintisiz çalışma süresi" beklentisine etkili şekilde cevap veriyor. Böylelikle, yeni modelin üst düzey konforunu Ford Pro’nun akıllı servis ve yönetim çözümleriyle birleştirerek işletmelerin sahadaki gücünü artırıyor. Farklı, donanım ve kullanım senaryolarına uyum sağlayan yapısıyla yeni model, hem şehir içi hem uzun yol taşımacılığı için sektörün ihtiyaçlarına çok yönlü bir çözüm sunuyor.’’
03 Nisan 2026 Cuma - 17:19 Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "117 ülkeye memleketin tohumlar ihraç edildi, İsrail’den tohum ithalatı söz konusu değildir" Aksaray’da tohum temin ve dağıtım töreninde konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Bir dizi ziyaret ve programlar için Aksaray’a gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye topraklarında yetişen tohumların 117 ülkeye ihraç edildiğini belirterek, İsrail’den tohum ithalatının söz konusu olmadığını söyledi. Tohum dağıtım töreninde konuşan Bakan Yumaklı, "Tabii tohum tarımsal üretim için, gıda arz güvenliği için yani ihtiyacınız olan ürüne ulaşabilmeniz için en önemli kaynak. Bu konuda özellikle Türkiye tohumculuğuna dair maalesef ki bizlerin ulaştığı noktayı gözlerinden kaçıran ya da gözlerden kaçırmak isteyenlerle alakalı maalesef bir problemimiz var. Birkaç tane rakam vereceğim. 2002 yılında bu ülkenin tohum üretimi sadece 145 bin tondu. Bugün itibariyle 1 milyon 351 bin tona ulaştık. Yine bu tohumların yüzde 96’sının bu ülkenin topraklarında üretildiğini ifade ederek bir de fide tarafına bakmak istiyorum. Özellikle sertifikalı fide fidan üretimiyle alakalı. Bu da yaklaşık 50 kattan fazla artarak 2025 yılında 203 milyon adede yükseldi. Bu ülkenin üretim altyapısı güçlüdür. Üreticileri bu memlekete sevdalıdır. Son dönemde özellikle bütün bunları konuşmamın başında söylediğim gibi gözlerden kaçırarak başka türlü tezvirat yapanlar özellikle de bu ülkenin üreticilerinin ürettiği tohumların İsrail’den alındığına dair tezviratı yapanlara lütfen hiç kimse kulak asmasın. Bu hiçbir şekilde doğru değildir. Bu ülkenin topraklarında üretilen tohumların sertifikalandırılarak tohum gen bankalarımızda saklanması gibi bütün dünyanın, modern dünyanın ne uyguladıysa bütün uygulamalarını gerçekleştirmiş bir ülkeyiz biz. Bin 537 çeşit tohumumuz var. Bu memleketin iki şehrinde, birisi Ankara olmak üzere bunları saklıyoruz. İhtiyaç olduğu zaman sıfırdan bu üretimin yeniden yapılabilmesi için. 49 yerel çeşidimiz var. Ata tohumu çeşidimiz var. Bunların da yine tescili yapılmış vaziyette. Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerinde Bu tohumların vatandaşımıza ulaşması için bu yıl 1 milyon adedin üzerinde paketle inşallah yine harekete geçmiş durumdayız. Geçtiğimiz yıl 117 ülkeye bu memleketin topraklarında üretilen tohumlar ihraç edildi. Yine tekraren ve altını çizerek söylüyorum, İsrail’den herhangi bir şekilde bir tohum ithalatı söz konusu değildir. Zaten 2024 yılının mayıs ayında bütün ilişkilerimiz kesilmişti. Böyle bir şeyin olması da mümkün değil. Ama bu ülkenin üreticilerini küçümseyen o bakış maalesef bu söylemleri yapmaktan da geri durmuyor" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Yumaklı üreticilere dağıtım yaptı.
Finansal hizmetler güven endeksi Şubat ayında azaldı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:34 Finansal hizmetler güven endeksi Şubat ayında azaldı Şubat ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Şubat ayında Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. 2026 yılı Şubat ayında FHGE, bir önceki aya göre 7,6 puan azalış kaydederek 176,0 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, son üç aydaki hizmetlere olan talebin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla bir miktar güçlendiği gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmelerin zayıfladığı, gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin ise bir miktar güçlendiği görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin bir miktar zayıfladığı, gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin ise güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Şubat ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre "Finans ve Sigorta Faaliyetleri" sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre "64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)" ve "65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)" sektörlerinde sırasıyla 8,4 ve 0,3 puanlık azalış, "66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler" sektöründe ise 21,1 puanlık artış olduğu gözlendi.
Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:33 Jeotermal sektöründen "JEKA" talebi Jeotermal enerji sektörü, rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) mekanizmasının, jeotermalin tüm entegre kullanım alanlarını kapsayacak şekilde Jeotermal Enerji Kaynak Alanları (JEKA) modeli adıyla uygulanmasını talep ediyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye’nin temiz enerji kaynaklarının sadece rüzgâr ve güneşten ibaret olmadığını, jeotermalin pek çok alanda değer zinciri oluşturabilen yapısıyla Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğü en yüksek kaynakları arasında yer aldığını vurguladı. En az iki jeotermal kullanım alanı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından rüzgâr ve güneş enerjisinde uzun yıllardır başarıyla uygulanan ve Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücünün artışında çok önemli işlev yüklenen YEKA modelinin; jeotermal enerjinin entegre kullanım alanlarından iki ve daha fazla sektörü kapsayacak şekilde kurgulanması gerektiğine dikkat çeken Kındap, "Bir yatırım ve iş modeli olarak düşündüğümüz JEKA projesi, ilk aşamada Maden Tetkik Arama Kurumu’nun keşfini yaptığı, jeotermal potansiyeli belirlenen ya da bilinen alanlarda rahatlıkla gerçekleşebilir. JEKA yarışmaları yatırımcılara; Enerji, Jeotermal Seracılık, Konut Isıtma, Termal Turizm, Jeotermal Madencilik, Kurutma Tesisleri gibi entegre kullanım alanlarından ikisi ve daha fazlasını yatırım planına alacak şekilde konumlandırılabilir." dedi. Yerli ekipman şartı aranmalı Bu modelde daha fazla yatırımcı ve sektörün değer zincirine dahil olarak, sermaye gücü yüksek firma ve girişim gruplarının ilgisinin çekilebileceğine işaret eden Ali Kındap, rüzgâr ve güneş YEKA’larında olduğu gibi yerli üretim şartlarının korunması, ekipman üretiminde ise Türkiye’de konuşlu şirketlerin katma değer zincirinde yer alması gerektiğini belirtti. JEKA modeli ile jeotermalin tüm kullanım alanlarında ortak bir değer zinciri oluşturulmasının mümkün olduğunu sözlerine ekleyen JED Başkanı Ali Kındap, şu değerlendirmeyi yaptı: Öncelik keşfi tamamlanan alanlarda "Son derece pratik ve uygulanabilir olduğunu düşündüğümüz bu modelin detaylarını, yakın zamanda enerji bürokrasimiz ile paylaşacağız. JEKA’lar, keşfi henüz yapılmamış sahalarda tahsis edilecek arama lisanslarına, tıpkı petrol aramalarında olduğu gibi farklı finansman araçları ile destek sağlanabilir. Dünya Bankası gibi kredilendirme kurumlarının, örnekleri Türkiye’nin farklı illerinde yerel yönetimler eliyle yapılan temiz enerji değer zincirine teşvik sağlaması sağlanabilir; bu alanda koordinasyonu Valilikler bünyesindeki Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlıkları (YİKOB) yönetebilir. Bu durumda proje daha kapsayıcı olurken, saha keşiflerinin çoğalması; sermaye gücü olan yerli ve yabancı şirketlerin yeni sahalar geliştirebilmesi mümkün olacaktır. Elbette ve öncelikle halen keşfi tamamlanmış ve arama maliyeti düşük sahalara yatırımcı çekmek için bu modelin son derece uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz. Mevsimsel faktörlerden etkilenmeden yüzde 80’in üzerinde kapasite faktörü ile 7/24 enerji üretebilen jeotermal santraller, ‘baz yük’ olma özellikleri ile tüm dünyada sürdürülebilir enerji üretiminin vazgeçilmez unsurları arasındadır." "OTB’ler ile entegre olmalı" JED Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, son yıllarda sayıları hızla artan Organize Tarım Bölgeleri’nin de (OTB) JEKA modelinin ayrılmaz bir parçası olarak kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Ali Kındap, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün itibarıyla 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip olan Türkiye’nin, potansiyelinin yüzde 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’nci, Avrupa’da ilk sırada yer aldığı bilgisini veren Kındap, enerji üretimi için akışkan sıcaklığı verimli olmayan jeotermal sahalarda, enerji dışı kullanım alanlarına ilişkin destekler sağlanabilir. Bugün itibarıyla sayıları 43’e ulaşan OTB’lerin, jeotermal enerji kaynaklarının üzerinde konumlandırılması, kaynak ve üretim verimliliğini maksimize edecektir." Rakamlarla jeotermal sektörü Jeotermal kaynaklı elektrik üretiminde 1758 MW kurulu güç seviyesine ulaşan Türkiye; potansiyelinin çok altında kalan bu seviye ile dünyanın dördüncü, Avrupa’nın lider ülkesi konumunda. Türkiye, enerji üretiminin yanı sıra konut ısıtması, jeotermal seracılık, termal turizm, jeotermal balıkçılık ve sebze meyve kurutma alanlarında 7 bin MW’ın biraz üzerinde jeotermal kullanıma sahip. Maden Tetkik Arama Kurumu (MTA) Türkiye’nin keşfi tamamlanan jeotermal potansiyelini 62 bin MW olarak açıklarken, bu potansiyelin ancak yüzde 11’i kullanılıyor. 150 bin dönüm jeotermal ısıtmalı sera potansiyeline sahip olan Türkiye, halen 7 bin dönüm jeotermal ısıtmalı seraya sahip. Türkiye, potansiyelinin % 5’i seviyesinde olan bu kapasite ile dünyada 7’inci, Avrupa’da ise 1’inci sırada yer alıyor.
Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,12 arttı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:27 Yurt dışı üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 35,12 arttı Yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) yıllık yüzde 35,12 arttı, aylık yüzde 4,06 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, YD-ÜFE 2026 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,06 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,06 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,12 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 27,63 artış gösterdi. YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 34,76 arttı Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 57,00 artış, imalatta yüzde 34,76 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 32,71 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 46,09 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 42,14 artış, enerjide yüzde 11,00 artış, sermaye mallarında yüzde 35,06 artış olarak gerçekleşti. YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 3,94 arttı Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 11,32 artış, imalatta yüzde 3,94 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,71 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 5,50 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,87 artış, enerjide yüzde 4,75 artış, sermaye mallarında yüzde 4,20 artış olarak gerçekleşti.
İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:20 İstihdam endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek İşgücü Girdi Endeksleri verisini paylaştı. Buna göre sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 3,6 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,6 arttı. Çalışılan saat endeksi yıllık yüzde 1,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,4 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 6,7 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 1,9 arttı. Brüt ücret-maaş endeksi yıllık yüzde 36,5 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 36,5 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 31,3, inşaat sektöründe yüzde 41,2 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 39,3 arttı. İstihdam endeksi çeyreklik yüzde 0,3 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında istihdam endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 0,8 azaldı, inşaat sektöründe yüzde 1,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 0,6 arttı. Çalışılan saat endeksi çeyreklik yüzde 1,6 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında çalışılan saat endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,1, inşaat sektöründe yüzde 0,8 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 1,5 arttı. Brüt ücret-maaş endeksi çeyreklik yüzde 7,1 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında brüt ücret-maaş endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 7,1 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 7,2, inşaat sektöründe yüzde 6,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 7,2 arttı. Saatlik işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 34,2 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 34,2 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 33,0, inşaat sektöründe yüzde 32,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 36,2 arttı. Saatlik kazanç endeksi yıllık yüzde 35,0 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 34,5, inşaat sektöründe yüzde 32,4 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 36,6 arttı. Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi yıllık yüzde 30,3 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 30,3 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 25,9, inşaat sektöründe yüzde 33,6 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 33,9 arttı. Saatlik işgücü maliyeti endeksi çeyreklik yüzde 5,0 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,0 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 4,5, inşaat sektöründe yüzde 5,0 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 5,1 arttı. Saatlik kazanç endeksi çeyreklik yüzde 5,4 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 5,4 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 5,0, inşaat sektöründe yüzde 5,5 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 5,6 arttı. Saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi çeyreklik yüzde 2,6 arttı Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında saatlik kazanç dışı işgücü maliyeti endeksi, 2025 yılı dördüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,6 arttı. Alt sektörler incelendiğinde, endeks; sanayi sektöründe yüzde 2,2, inşaat sektöründe yüzde 2,9 ve ticaret-hizmet sektörlerinde yüzde 2,7 arttı.
Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı
20 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Tarımsal sulamada kaçak elektrik kullanımı 5 milyar kWh’ye ulaştı Dicle Elektrik, özellikle Şanlıurfa’da yasak olmasına rağmen ekimi yapılan mısırın kaçak elektrik kullanılarak yer altı su kaynaklarıyla vahşi bir şekilde sulanmasının ülke kaynaklarını da tehdit ettiğini açıkladı. Özellikle Harran ve Akçakale hattında vahşi sulama sonucu drenaj kanallarıyla toplanan suların sınır hattından Türkiye dışına aktığı belirtilirken, yeraltı sularının yer yer 850-900 metreye kadar inen kuyulardan çekildiği vurgulandı. Yer altı sularının çıkarılması için motopomplarda kullanılan kaçak elektriğin ülke ekonomisine maliyeti ise sadece 2025 yılında 15 milyar lira oldu. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrikle sulama uygulamalarının ulaştığı boyuta dikkat çekti. Şirket, özellikle mısır gibi bölgede ekimi yasak olan yüksek su tüketen ürünlerin kontrolsüz ve kaçak enerjiyle sulanmasının hem elektrik altyapısını zorladığını hem de stratejik öneme sahip yer altı su kaynaklarının hızla tükenmesine yol açtığını bildirdi. Sular sınır hattından dışarı akıyor Yapılan saha gözlemlerine göre, kaçak elektrikle 850 - 900 metre gibi derin kuyulardan çekilen suların vahşi sulamayla tarlalara verildiği, atıl suyun ise Harran ve Akçakale ilçelerinde toplanarak sınır hattından boşa aktığı belirlendi. Suya en fazla ihtiyaç duyulan bir dönemde yeraltı rezervlerinin kontrolsüz biçimde tüketilmesi ve önemli bir kısmının ekonomik ya da tarımsal fayda sağlanmadan sınır ötesine yönelmesi, "ülke kaynaklarının kaybı" olarak değerlendiriliyor. Ekimi yasak mısırın da tetiklediği tarımsal sulamada 5 milyar kWh’lık enerji kaçak kullanıyor. Konuyla ilgili olarak değerlendirmelerde bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas şunları söyledi: "Hizmet bölgemizde tarımsal sulama eski usüllerle yapılıyor. Çoğunlukla ’salma sulama’ dediğimiz vahşi sulama kullanılıyor. Buna ek olarak ekimi yasak olan mısır gibi bitkiler ekiliyor. Sulama imkanlarının kısıtlı olması nedeniyle sulama ihtiyacı yer altı sularından karşılanmaya çalışıyor. Bu yapılırken de yoğun bir şekilde kaçak elektrik kullanılıyor. Öyle ki hizmet verdiğimiz illerde toplamda tarımda kullanılan yıllık 8,5 milyar kWh’lık elektriğin 5 milyar kWh’si kaçak olarak kullanılıyor. Bu rakam da Türkiye’de tarımsal sulama için kullanılan toplam elektriğin 3’te 1’ine denk geliyor. Tarımsal sulamadaki kaçak enerji kullanımında ağırlıklı olarak Şanlıurfa ve Mardin illeri başı çekiyor. Hatta Şanlıurfa’nın Siverek ve Viranşehir ilçelerindeki bazı bölgelerde kaçak oranları yüzde 98’e ulaşıyor. Uzun zamandır bu tablonun sürdürülemez olduğunu anlatıyoruz. Bu nedenle acil olarak bölgenim tarımsal su sorunun çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu durum bölgemizdeki kaliteli enerji arzının tehdit ederken, ekolojik tahribatın boyutunu da geri dönülemez hale getiriyor." Aşırı sulama nedeniyle Şanlıurfa Harran Ovası’nda yaklaşık 15 metre derinliğinde obruklar oluştuğu gözlemleniyor. Ayrıca yasak olmasına rağmen ikinci ürün olarak dikilen mısır toprağın çoraklaşmasına sebep olduğu görülüyor.
Ticaret Bakanlığı: "2026 Yılı Ocak ayında, İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Bursa 1 milyar doların üzerinde ihracat yapmıştır"
20 Şubat 2026 Cuma - 10:14 Ticaret Bakanlığı: "2026 Yılı Ocak ayında, İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Bursa 1 milyar doların üzerinde ihracat yapmıştır" Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının Ocak ayında ihracatın yüzde 3,9 oranında azalışla 20 milyar 328 milyon dolar olarak gerçekleştiğini ve İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Bursa illerinin de toplam 1 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiğini duyurdu. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılı Ocak ayı dış ticaret verilerini açıklandı. İhracatta geçen yıla göre düşüş yaşandığı belirtilen açıklamada, en fazla ihracat yapan iller de belli oldu. Bakanlık tarafından paylaşılan verilere göre; 2026 yılının Ocak ayında ihracatın yüzde 3,9 oranında azalışla 20 milyar 328 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Bursa illerinin de toplam 1 milyar doların üzerinde ihracat yapıldığı belirtildi. Buna göre 2026 yılı Ocak ayında İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa ve Ankara’nın ihracatta ilk beşte yer aldı. Tekirdağ, Sakarya, Mersin, Gaziantep ve Manisa’nın ise ikinci beşte yer aldığı belirtildi. 2026 Yılı Ocak ayı faaliyet illeri bazında ihracat verilerinde İstanbul, 4 milyar 117 milyon dolarla birinci sırada, Kocaeli, 2 milyar 546 milyon dolarla ikinci sırada, İzmir, 1 milyar 795 milyon dolarla üçüncü sırada, Bursa, 1 milyar 388 milyon dolarla dördüncü sırada, Ankara ise 950 milyon dolarla beşinci sırada yer aldı. 2026 Ocak Ayında geçen yılın aynı ayına göre faaliyet gösteren iller bazında ihracatta en fazla artış ise Ankara, 179 milyon dolarlık artışla birinci il, Sakarya, 142 milyon dolarlık artışla ikinci il, Şırnak, 70 milyon dolarlık artışla üçüncü il, Çorum, 53 milyon dolarlık artışla dördüncü il, Samsun ise 47 milyon dolarlık artışla beşinci il olarak yer aldı. "İhracatı artırmak üzere çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" Bakanlık tarafından konu üzerine yapılan açıklamada "Ticaret Bakanlığı olarak yüksek katma değerli ve rekabetçi ihracat perspektifinde pazar ve ürün çeşitlendirmesine dönük politika ve stratejilerimiz ile ihracatı artırmak üzere çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Diğer taraftan ihracatın ülkemiz sathına güçlü bir şekilde yayılmasını amaçlamaktayız. Yerelde sağlanan üretim ve istihdam artışı neticesinde daha müreffeh bir Türkiye hedeflemekteyiz" ifadelerine yer verildi.
Samsun’da toplu ulaşım fiyat tarifesi güncellendi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:12 Samsun’da toplu ulaşım fiyat tarifesi güncellendi Samsun’da yapılan Ulaşım Koordinasyon Merkezi (UKOME) Toplantısı’nda toplu ulaşım fiyat tarifesi güncellendi. Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (SESOB) Başkanı Eyüb Güler, yeni tarifenin şoför esnafı için makul olduğunu savundu. Yeni yılla birlikte ilk kez düzenlenen UKOME toplantısında toplu ulaşımda uygulanan fiyat tarifesi görüşüldü. Esnafın talebi üzerine gündeme alınan tarifede yaklaşık yüzde 25 oranında zam uygulandı. Dolmuş, otobüs, minibüs, tramvay ve ilçeler arası ulaşım ücretlerinin belirlendiği toplantıda fiyatlar yaklaşık yüzde 25 oranında artırıldı. Buna göre şehir merkezinde hizmet veren 1, 2, 3 ve 4 Nolu dolmuşlarda öğrenci ücreti 21 TL’den 25 TL’ye, yetişkin ücreti ise 28 TL’den 35 TL’ye yükseltildi. Yeni tarifenin esnaf tarafından olumlu karşılandığını dile getiren Başkan Eyüb Güler, "Ocak’tan sonra zam alıyoruz. Her yeni yılın ilk ayından sonra yıllık artış alıyoruz. Fiyat tarifesi maliyetlere göre ayarlandı. Belediye gerekli incelemeyi yaptı. Uygun görülen fiyat biz şoför esnafı için makul oldu. Akaryakıt zammı, sanayi masrafları ve diğer giderlere göre bir maliyet çıkarıldı. Yapılan zammı normal karşılıyoruz. Son zammı geçen yılın 6’ncı ayında almıştık. Fiyatlar 6 ayda bir güncelleniyor" dedi. Tüm ulaşım araçlarında uygulanacak yeni tarife, kararın başkanlık tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe girecek.
İzmir-Bremen hattında yoğun iş trafiği
20 Şubat 2026 Cuma - 10:09 İzmir-Bremen hattında yoğun iş trafiği İzmirli firmalar, Almanya’nın Bremen eyaletiyle geliştirilebilecek iş fırsatlarını Bremeninvest Türkiye Yatırım Ajansı’ndan öğrendi. Teknolojiden su ürünlerine, mobilyadan gümüş takı tasarımına kadar pek çok alanda faaliyet gösteren firmalar, Bremen’deki iş imkanlarını değerlendirerek yol haritası çizdi. İzmir ticaret odası ev sahipliği yaptı İzmir Ticaret Odası, Bremeninvest Türkiye Yatırım Ajansı ile iş birliği yaparak, "Almanya’da yatırım imkanlarına yönelik birebir danışmanlık görüşmeleri" organizasyonu düzenledi. İzmir Ticaret Odası’na üye 16 firma temsilcisinin katıldığı görüşmelerde, Bremeninvest Türkiye Koordinatörü Kolja Umland ve Türkiye Direktörü Erol Tüfekçi tarafından Almanya’da firma kurulum süreçleri, yurt dışına açılmanın getirdiği avantajlar ve teşviklerinden yararlanma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Özgener: Görüşmelerin somut adımlara dönüşeceğine inanıyorum Almanya’nın, güçlü ekonomisi ve stratejik konumuyla yatırımcılar için çok yönlü ve güvenli fırsatlar sunan önemli bir merkez olduğunu belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, "Almanya, en büyük ticaret ortağımız olmasının yanı sıra, güçlü ekonomisi ve küresel pazarlara açılan stratejik konumuyla yatırım açısından çok yönlü fırsatlar sunan bir ülke olarak öne çıkıyor. Gelişmiş sanayi ekosistemi ve nitelikli iş gücü sayesinde yatırımcılar için güvenli ve sürdürülebilir bir büyüme zemini sağlayan ülke, yeni yatırım alanları keşfetmek isteyen kişiler için de güçlü bir potansiyel barındırıyor. Bu anlamda üyelerimizi birebir işin mutfağını bilen yetkililerle görüştürmeyi çok önemsiyoruz. 2 gün gün gibi kısa bir sürede önemli temaslarda bulunuldu. Bu görüşmelerin somut adımlara dönüşerek üyelerimize yeni iş imkanları geliştiriceğine inanıyorum" dedi. Kardeşlikten doğan ticaret Bremen ile İzmir’in kardeş şehir, İzmir Ticaret Odası ile Bremen Ticaret Odası’nın kardeş oda olduğuna dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan bu anlaşmalar, kurulan sıcak ilişkiler kentler arasındaki ticareti doğrudan etkiliyor. İzmir Ticaret Odası olarak bu işbirliklerini çok önemsiyoruz. Üyelerimizin yeni pazarlara açılması hedefiyle, farklı kentlerle de iş birlikleri geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü belirtmek istiyorum."
Alman Elçi Bredohl’dan ETSO’ya ziyaret: Erzurum’un yatırım potansiyeli değerlendirildi
20 Şubat 2026 Cuma - 10:01 Alman Elçi Bredohl’dan ETSO’ya ziyaret: Erzurum’un yatırım potansiyeli değerlendirildi Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçiliği Elçisi Stefan Bredohl, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nı (ETSO) ziyaret etti. Ziyarette, Erzurum’un ekonomik yapısı, sanayi kapasitesi ve bölgeye yatırım imkanları ele alındı. Heyeti, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın makamında ağırladı. Toplantıda; 2. OSB Müdürü ve ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Karakaya, ETSO Meclis Üyesi ve TOBB Erzurum Genç Girişimciler Kurulu Başkanı İsmail Suci, ETSO Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Barakalı ve ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu hazır bulundu. Geniş Yelpazede Yatırım Potansiyeli TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Elçi Bredohl’a tarımdan hayvancılığa, turizmden sağlığa, ticaretten sanayi yatırımlarına kadar Erzurum ekonomisinin sunduğu fırsatlar hakkında kapsamlı bilgi verdi. Şehirde yapılabilecek ekonomik yatırımların ve fizibilitesi uygun olan sektörlerin detaylandırıldığı görüşmede, bölgenin sanayi ve lojistik altyapısının yatırımcılara sunduğu avantajlar aktarıldı. Erzurum’un 6. bölge teşvik imkanlarından faydalanmasının ve sınır kapılarına olan yakınlığının uluslararası yatırımlar için cazip bir ortam sunduğu belirtildi. Özellikle 1. ve 2. Organize Sanayi Bölgelerindeki üretim hedefleri ile soğuk zincir lojistik merkezinin bölge sanayisine ve ticaretine ivme katacak nitelikte olduğu vurgulandı. Stratejik Konum ve Lojistik Vurgusu Toplantıda, Erzurum’un stratejik bir lojistik merkez olma yönündeki adımları değerlendirildi. Elçi Stefan Bredohl, şehrin transit yollar üzerinde bulunması ve Rize Limanı’na açılan bir kapı konumunda olmasının sanayileşme açısından kritik bir önem taşıdığını ifade etti. Ayrıca yüksek rakım ve geniş meraların hayvancılık yatırımları için sunduğu imkanlar üzerinde duruldu. Firma Ziyaretleri Yapılacak Elçi Bredohl, karşılıklı bilgi alışverişinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek oda yönetimine teşekkür etti. Temaslar kapsamında yarın saat 13.00’da 7 farklı sektörde faaliyet gösteren 7 firmanın ziyaret edileceği planlandı. Ziyaret, Erzurum’un uluslararası yatırımlar için sunduğu güvenli ortamın ve bölgesel kalkınma hedeflerinin istişare edilmesinin ardından, karşılıklı hediye takdimi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Dondurmalı irmik helvası iftarda hafif tatlı isteyenlerin tercihi olacak
20 Şubat 2026 Cuma - 09:19 Dondurmalı irmik helvası iftarda hafif tatlı isteyenlerin tercihi olacak Bursa’nın İnegöl ilçesinden dünyaya açılan 125 yıllık helvacı, Ramazan ayında da iftar sofralarını hafif tatlılarla süsleyecek. Dondurmalı irmik helvasının farklı çeşitleriyle Türkiye’nin 81 ili ile birlikte Katar’dan Dubai’ye Avrupa ülkelerinden ABD’ye kadar, süt helvasıyla ise Bursa’daki şubelerinde tüketicileriyle buluşan Helvacı Ali firması, geleneksel lezzetleri ile Ramazan sofralarının da vazgeçilmezi olmayı hedefliyor. İnegöl’de 125 yıllık tarihe sahip helvacının 4’üncü kuşak temsilcisi olan Cihan Bozacılar, 2017’de irmik helvasını dondurmayla buluşturdukları yolculukta 400’e yakın şubeye ulaştıklarını anlattı. Geleneksel Türk tatlısı olan irmik helvasının dondurmalı sunumuyla çok sevildiğini ve Türkiye’de 81 ilde beğeniyle tüketildiğini dile getiren Bozacılar, klasik, Antep fıstıklı, Dubai çikolatalı, meyveli irmik helvasıyla 20 ülkede de damakları tatlandırdıklarını kaydetti. Osmanlı mirası kültürün, düğün tatlısı olarak bilinen irmik helvasının özellikle gençler tarafından büyük ilgi gördüğünü aktaran Bozacılar, Ramazan ayında da en çok tercih edilen tatlılardan olacağına inandıklarını söyledi. Ramazan ayında 81 ilde, Orta Doğu, Asya, ABD ve bazı Avrupa ülkelerindeki şubelerinde yine satışlarının tüm hızıyla süreceğini dile getiren Cihan Bozacılar, şöyle konuştu: "İftar sofralarında hafif tatlı tercih edeceklerin ilk aklına dondurmalı irmik tatlısı geleceğine inanıyoruz. Yemekten sonra bir yürüyüş sırasında, ayakta kase içinde tatlı ihtiyacını karşılayacak dondurmalı irmik tatlısı en iyi tercihlerden biri olabilir diye düşünüyoruz. Ramazan ayında da hem sütlü ve hafif, hem besleyici, hem geleneksel ve hem de yüzyılların mirası irmik helvası, 81 ilde aynı kalitede sunulmaya devam edecek" Bozacılar, Ramazan’da süt helvasının Bursa’da çok iddialı bir tatlı olduğuna dikkati çekerek, sezonluk olarak süt helvasını da tüketicilere sunduklarını söyledi.