Son Dakika
|
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Halk plajında İHA alarmı!
MSB: ''İran'dan ateşlenen füze imha edildi''
Putin’den İran’ın yeni lideri Hamaney’e tebrik
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Beylikdüzü’nde direğe çarpan araç takla attı
Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı
EKONOMİ
Ticaret Bakanı Bolat: "İran’la ticari taşımalar kontrollü bir şekilde devam ediyor"
10 Mart 2026 Salı - 14:27:48
Tokat’taki fabrika açılışına katılan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, "İran’la olan üç gümrük kapımızda olağan dışı bir durum yok" dedi. Tokat’a gelen Bakan Bolat, Erbaa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan Polyamid POY (Kısmi Oryante İplik) ve FDY (Tam Çekimli İplik) üretim tesisi için düzenlenen açılış programına katıldı. Bakan Bolat: "Türkiye ateş bölgesinin içerisinde huzur bölgesidir" Burada konuşan Bakan Bolat, Türkiye’nin sanayi üretiminde katma değerli yatırımların önemine dikkat çekerek, "Şu anda kuzeyimizde, güneyimizde ve doğumuzda savaşların yaşandığı çetin bir coğrafyadayız. Etrafımız adeta bir ateş çemberi. Ancak Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu ateş çemberinin ortasında bir huzur bölgesi ve istikrar adasıdır" dedi. "İhracatımız 396 milyar dolara ulaştı" Türkiye ekonomisinin son yıllarda önemli bir büyüme performansı gösterdiğini ifade eden Bolat, milli gelirin 23 yılda 238 milyar dolardan yaklaşık 1,6 trilyon dolara yükseldiğini belirtti. Bolat, "Son beş buçuk yılda, yani son 22 çeyrektir ekonomimiz kesintisiz büyümeye devam ediyor. İstihdam 19,5 milyondan 32 milyona yükseldi. İhracatımız ise 50 milyar dolardan 396 milyar dolara ulaştı" diye konuştu. "Tekstil sektörü Türkiye’nin dünyaya açılan kapılarından biri" Tekstil sektörünün Türkiye sanayisinin gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Bolat, sektörün dünya pazarlarına açılmada öncü olduğunu söyledi. Bolat, "Biz sanayiciliği gıda ve tekstil sanayileriyle öğrendik. Yüz yılı aşkın bir geçmişi olan tekstil ve hazır giyim sektörümüz sayesinde dünya pazarlarını tanıdık. Türk tekstili, Türk kumaşı ve Türk hazır giyim ürünleri dünya çapında marka haline geldi. Geçen yıl tekstil, hazır giyim, halı ve ev tekstili ihracatımız yaklaşık 31 milyar dolar oldu. Bu da toplam ihracatımızın yüzde 11’ini oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Ekonomik gelişmelere karşı tedbirler alıyoruz" Bölgede yaşanan savaşların enerji ve ticaret üzerinde etkiler oluşturduğunu belirten Bolat, hükümetin gerekli tedbirleri aldığını dile getirdi. Bolat, İran ile ticaretin sürdüğünü belirterek, "İran’la olan üç gümrük kapımızda olağan dışı bir durum yok. Ticari taşımalar ve yolcu geçişleri kontrollü şekilde devam ediyor. Enerji ve tarım girdileri konusunda da ilgili bakanlıklarımız gerekli tedbirleri almış durumda" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Bolat ve beraberindekiler kurdele keserek fabrikanın açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından üretim alanlarını gezen Bakan Bolat, iplik üretim hatlarında incelemelerde bulunarak yetkililerden tesisin çalışma süreci hakkında bilgi aldı. Yıllık 9 bin ton POY ve 3 bin ton FDY iplik üretim kapasitesine sahip Türkiye’nin tekstil hammaddesinde dışa bağımlılığını azaltmayı hedefleyen yatırımın, aynı zamanda yaklaşık 500 kişiye istihdam sağlayarak bölge ekonomisine önemli katkı sunması bekleniyor. Program sonunda Bolat, diğer temasları için karayoluyla kent merkezine hareket etti.
10 Mart 2026 Salı - 14:10
Girişimcilik dünyasının nabzı Osmangazi’de atacak
Osmangazi Belediyesi, girişimcilik ekosistemini güçlendirmek ve yerel girişimcileri desteklemek amacıyla önemli bir etkinliğe imza atmaya hazırlanıyor. "Osmangazi Girişimcilik Zirvesi", 25 Mart’ta Osmangazi Gösteri Merkezi’nde girişimcileri, yatırımcıları ve iş dünyasının önde gelen temsilcilerini aynı çatı altında buluşturacak. Girişimcilik dünyasına ilham vermeyi ve yeni iş birliklerinin kapısını aralamayı hedefleyen Osmangazi Girişimcilik Zirvesi, yenilikçi fikirlerin paylaşılacağı, yatırım fırsatlarının değerlendirileceği ve güçlü bağlantıların kurulacağı dinamik bir platform sunacak. Gün boyu sürecek etkinlikte, alanında uzman isimler konuşmalarıyla katılımcılara deneyimlerini aktaracak. Zirvenin öne çıkan başlıklarından biri ise yapay zeka destekli olarak planlanacak birebir B2B görüşmeler olacak. Bu sistem sayesinde girişimciler, yatırımcılar ve sektör temsilcileri, ilgi alanları ile iş hedeflerine göre eşleştirilerek daha verimli görüşmeler gerçekleştirebilecek. Etkinlik kapsamında katılımcılar, hem girişimcilik dünyasındaki güncel gelişmeleri dinleme hem de geniş bir networking ortamında sektör temsilcileriyle bir araya gelme imkanı bulacak. Girişimcilerin hayallerini gerçeğe dönüştürme yolculuğunda önemli bir basamak olması beklenen zirve, aynı zamanda katılımcılara yatırım, iş birliği ve networking açısından yeni kapılar açacak. Girişimcilik ekosistemine katkı sağlaması hedeflenen zirveye katılmak isteyenler, başvuru ve etkinliğe ilişkin tüm detaylara https://www.osmangazi.bel.tr/etkinlik/osmangazi-girisimcilik-zirvesi-2026-03-10-1 linki üzerinden ulaşabilecek.
10 Mart 2026 Salı - 14:07
Bagfaş’ta 55’incci Olağan Genel Kurul gerçekleşti
Bagfaş Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş.’nin 55’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi. Genel kurulun en önemli gündem maddelerinden biri olan sermaye artırımı teklifi, yapılan görüşmeler ve oylama sonucunda kabul edildi. Buna göre şirket sermayesinin Yüzde 1000 oranında bedelli arttırılarak 135 milyon TL den 1 milyar 485 milyon TL’ye çıkarılması kararlaştırıldı. Türkiye gübre sektörünün önemli kuruluşlarından Bagfaş Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş.’nin 55’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı, 6 Mart tarihinde Bandırma’da yoğun katılım ve dikkat çeken tartışmalar eşliğinde gerçekleştirildi. Zaman zaman oldukça çekişmeli geçen toplantıda, şirketin geleceği açısından kritik öneme sahip kararlar alındı. Genel kurulun en önemli gündem maddelerinden biri olan sermaye artırımı teklifi, yapılan görüşmeler ve oylama sonucunda kabul edildi. Buna göre şirket sermayesinin yüzde 1000 oranında bedelli arttırılarak 135 milyon TL den 1 milyar 485 milyon TL’ye çıkarılması kararlaştırıldı. Küresel ölçekte artan ekonomik belirsizlikler ve özellikle bölgesel jeopolitik gelişmelerin oluşturduğu riskler dikkate alındığında, bu kararın şirketin finansal yapısını güçlendirmesi ve faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini desteklemesi açısından önemli bir adım olduğu değerlendiriliyor. Şirket yönetimi, son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalara ve küresel belirsizliklere rağmen faaliyetlerini işçi çıkarmadan sürdürdüklerini de vurguladı. Toplantıda ayrıca yönetim kurulunun faaliyet dönemine ilişkin ibra edilmesi konusu görüşüldü ve yapılan oylama sonucunda yönetim kurulu üyeleri ibra edildi. Genel kurul boyunca yöneltilen sorular ve eleştiriler kapsamında söz alan Yönetim Kurulu Başkan Vekili İpek Seviye Gençer Yağcı, hissedarların sorularını ayrıntılı şekilde yanıtladı. Tartışmalı başlıkların açık biçimde ele alınması, toplantının şeffaflık açısından öne çıkan yönlerinden biri oldu. Toplantının bir diğer önemli sonucu ise özel denetim talebinin genel kurul tarafından kabul edilmesi oldu. Bu kararın, şirket yönetim süreçlerinin daha detaylı incelenmesine ve kurumsal yönetim ilkelerinin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Uzmanlar, bölgedeki savaş ortamı ve İran kaynaklı jeopolitik risklerin tarım ve gübre sektöründe belirsizlik oluşturduğu bir dönemde sermaye artırımının onaylanmasını Türk çiftçisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Alınan kararın üretim sürekliliği ve gübre arz güvenliği açısından sektöre katkı sağlayacağı ifade ediliyor. 55’inci Olağan Genel Kurul’da alınan kararlarla birlikte Bagfaş’ın önümüzdeki dönemde finansal ve operasyonel açıdan faaliyetlerini daha güçlü bir şekilde sürdürmesi bekleniyor.
10 Mart 2026 Salı - 14:04
Manisa’da meyve ağaçlarına ateş yanıklığı uyarısı
Manisa’nın Salihli ilçesindeki Tarım ve Orman Müdürlüğü, yumuşak çekirdekli meyve üreticilerini önemli bir hastalık konusunda uyardı. Müdürlükten yapılan açıklamada, ayva, elma ve armut gibi meyvelerde gözlerin kabarmaya başladığı, ancak yeşil uçların henüz tam olarak çıkmadığı bu dönemde ateş yanıklığı hastalığı riskine karşı önlem alınmasının kritik olduğu vurgulandı. Yetkililer, hastalığın önüne geçmek ve ürün kayıplarını önlemek için yüzde 1,5’lik bordo bulamacının uygulanmasının tavsiye edildiğini belirtti. Bordo bulamacının kullanımının, meyve ağaçlarında hem göz sağlığını koruduğu hem de ilerleyen dönemde oluşabilecek verim kayıplarını önlediği ifade edildi. Salihli Tarım Müdürlüğü, üreticilerin bu dönemde hastalık riskine karşı düzenli olarak kontroller yapmasını ve gerekli önlemleri zamanında uygulamasını önerdi. Müdürlük ayrıca uygulama sırasında dikkat edilmesi gereken güvenlik önlemleri konusunda da uyarılarda bulundu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
08 Mart 2026 Pazar- 10:12
Gaziantep’te baklava kampanyası kuyruk oluşturdu
2
08 Mart 2026 Pazar- 13:08
Düzce’den 342 ton ihraç edildi
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 12:29
Tavşanlı’da 40 yılı aşkın esnafa ziyaret ve hediye
4
06 Mart 2026 Cuma- 16:06
Gübre satışlarının durduğu iddiası yalanlandı
5
09 Mart 2026 Pazartesi- 13:02
KEBO, 2025’te şube sayısını ikiye katladı
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:13
Uçurum: "AOSB’yi yeniden Türkiye’nin zirvesine taşımak için yola çıktık"
Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 10 Şubat’ta yapılacak seçimler öncesinde sanayici kimliği, yönetsel deneyimi ve katılımcı vizyonuyla öne çıkan Başkan Adayı İsrafil Uçurum, "Hep birlikte yönetmek, hep birlikte büyümek" anlayışını merkeze alan bir vizyon ile hizmete talip olduklarını belirtti. AOSB’nin köklü ve güçlü sanayi yapısının simge firmaları arasında yer alan Bossa ve Oğuz Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten ve Adana Sanayi Odası (ADASO) Meclis Başkanlığı görevini 2014 yılından bu yana sürdüren İsrafil Uçurum, seçim yarışında özellikle arsa, enerji ve yönetişim başlıklarında ortaya koyduğu net mesajlarla öne çıktı. 2004-2010 yılları arısında AOSB’nin yönetiminde görev alan, başkanlık yapan ve bu görevi kendi isteğiyle devrederek kurumsal yönetişim anlayışıyla örnek bir davranış ortaya koyan İsrafil Uçurum, güneyin sanayi üssünü yeniden Türkiye’nin en güçlü üretim merkezlerinden biri haline getirmek için başkanlığa talip olduğunu vurguladı. İsrafil Uçurum, "AOSB, Adana’nın sanayi hafızası, Türkiye’nin ihracat gücünün önemli merkezlerinden biridir. Ben de bu bölgenin içinde yetişmiş, yatırımını AOSB’ye yapmış, üretimin her aşamasını birebir yaşamış bir sanayici olarak sorumluluk almaya talibim. Çünkü AOSB’nin yeniden ivme kazanması, sanayicinin önünün açılması ve bölgenin hak ettiği yere ulaşması gerektiğine inanıyorum" dedi. "Vizyonumuzun temel sütunları şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık" Yönetim vizyonunun merkezinde şeffaflık, katılımcılık ve kurumsallık anlayışının yer aldığını, kişilere değil sisteme dayalı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini kaydeden İsrafil Uçurum, "Farklı sektörlerden 11 asıl, 11 yedekten oluşan güçlü bir yönetim kurulu oluşturduk. AOSB’deki sanayicilerin teveccühü ile hizmet bayrağını devraldıktan sonra önde gelen sanayicilerin yer alacağı bir de danışma kurulu oluşturacağız. Bölgemizdeki sanayicileri karar süreçlerine doğrudan dahil edeceğiz. Genç ve kadın sanayicilerimizi de OSB yönetimine entegre edeceğiz. AOSB’yi 500 sanayicimizle birlikte yönetmek istiyoruz. Herkes ne olup bittiğini bilsin, söz sahibi olsun. Bunu anlayışın oturmasını istiyoruz" diye konuştu. Küresel rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde sanayicinin üzerindeki maliyet baskısının azaltılmasının temel öncelik olması gerektiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, özellikle ucuz ve temiz enerji konusuna dikkat çekti. Yönetimleri döneminde atmış oldukları adımlar sayesinde bugün OSB’de kullanılan elektriğin ve doğalgazın OSB dışındaki fabrikalara göre daha ucuz olmasını sağladıklarını kaydeden İsrafil Uçurum, "Şimdi mevcudun üzerine yenilerini ekleme zamanıdır. Göreve gelir gelmez sanayicinin daha ucuz ve temiz enerji kullanabilmesi için bakanlıklar başta olmak üzere ilgili tüm kurumlarla irtibata geçeceğiz. Türkiye genelinde tarıma elverişsiz alanlarda enerji santrali projemizi hayata geçirmek istiyoruz. Böylelikle sanayiciye uygun maliyetli elektrik sağlayacağız. Bu yatırımlarımız sınırda karbon düzenlemesi başta olmak üzere küresel çevre standartlarını da gözeten stratejik yatırımlar olacak" ifadelerini kullandı. Temel amaçlarının AOSB’de üretim yapan sanayicinin rekabet gücünü artırmak, yatırımı teşvik etmek ve bölgeyi yeniden Türkiye’nin öncü sanayi merkezlerinden biri haline getirmek olduğunu kaydeden İsrafil Uçurum, "Elektrik, su, doğal gaz ve OSB aidatlarında maliyetleri aşağı çekecek düzenlemeler yapacağız. Sanayicinin dış pazarlara erişimini kolaylaştıracak ihracat destek ofislerinin kurulmasını sağlayacağız. Nitelikli iş gücüne erişimi güçlendirecek insan kaynakları destek mekanizmalarını hayata geçireceğiz. Dijitalleşme, yazılım ve yeni nesil sanayi yatırımları için altyapıyı güçlendireceğiz" dedi. "Sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle başkan adayı oldum" Başkan adaylığının bir makam arayışından değil, sanayicilerin ortak çağrısı ve talebiyle şekillendiğini vurgulayan İsrafil Uçurum, yönetim anlayışının merkezine sorumluluk, şeffaflık ve hesap verebilirliği koyduklarını ifade etti. Makamların hizmet aracı olarak görülmesi gerektiğini dile getiren İsrafil Uçurum, "Makam peşinde değiliz. Zamanında AOSB Başkanlığını kendi isteği ile bırakan biriyim. Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı olarak odasını sanayiciye hizmet üretmek için Türk Eximbank’a veren bir anlayışa sahibim" diye konuştu. En dikkat çekici taahhütlerinden birinin de görev süresi sınırlaması olduğunu belirten İsrafil Uçurum, AOSB’de yönetim anlayışının kurumsallaşması gerektiğine dikkat çekti. İsrafil Uçurum, bu kapsamda başkanlık görev süresinin en fazla iki dönemle sınırlandırılmasına yönelik prensip kararının genel kurulda sanayicilerin oyuna sunulmasını hedeflediklerini söyledi. AOSB’nin bugün çözüm bekleyen en önemli sorunlarının başında arsa üretimi ve yatırım süreçlerinde yaşanan tıkanıklıkların geldiğini söyleyen İsrafil Uçurum, daha sonra şunları söyledi: "Yıllardır ön tahsisi yapılmış ancak yatırıma dönüşmemiş alanlar, teslim tarihleri belirsiz projeler ve sanayicinin kullanamadığı ciddi bir kaynak söz konusu. Sanayici arsa istiyor. Ön tahsis yapılmış ama arsa sanayiciye yatırım için teslim edilmediği gibi alt yapı yatırımları dahi yapılmamış alanlar mevcut. Göreve gelir gelmez en öncelikli işimiz, arsa üretimini hızlandırmak, altyapıları tamamlamak ve tüm süreçleri şeffaf, takvime bağlı ve denetlenebilir hale getirmek olacaktır. AOSB, bir dönem Türkiye’nin en büyük ve en güçlü 2’nci OSB’si iken ancak bugün geldiğimiz noktada ilk 15 içine dahi giremiyor. Doğru yönetim, güçlü vizyon ve sanayicinin desteğiyle AOSB’yi yeniden Türkiye’nin ilk üç organize sanayi bölgesi arasına taşımak mümkündür. Ben bu sorumluluğu almaya, AOSB’yi birlikte yönetmeye ve üretimin gücünü yeniden zirveye taşımaya hazırım."
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:13
Fırat EDAŞ Malatya’da deprem sonrası enerji altyapısına 3,5 milyar TL yatırım yaptı
6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da enerji altyapısının yeniden ayağa kaldırılması için sahadaki çalışmalarını sürdüren Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), 3,5 milyar TL yatırım gerçekleştirdi. Yatırımlar kapsamında Malatya genelinde 83 dağıtım merkezi, 270 trafo, 36 bin 255 direk, 10 bin 671 armatür ile 1.701 kilometre yeni hattı şebekeye dahil eden şirket, enerji arzının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi için saha faaliyetlerini sürdürüyor. Üç yıl önce meydana gelen 6 Şubat Depremi, binlerce insanın yaşamını kalıcı biçimde değiştirdi. Depremden etkilenen şebekenin tekrar ayağa kaldırılması ve güvenli şekilde yeniden işletilmesi öncelik haline geldi. Bu kapsamda Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. (Fırat EDAŞ), Malatya’da enerji altyapısının güçlendirilmesini öncelikli bir sorumluluk olarak ele aldı. Afetin hemen ardından başlatılan çalışmalarla, güvenli ve dayanıklı bir şebeke yapısının oluşturulmasını hedefledi. Güçlü ve dayanıklı bir enerji altyapısı Şirket, Malatya’da deprem sonrasında toplam 3,5 milyar TL yatırım hayata geçirerek kent genelinde enerji altyapısının onarımı, yenilenmesi ve kapasitesinin artırılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda kent genelinde 83 dağıtım merkezi, 270 trafo, 36 bin 255 direk, 10 bin 671 armatür ve 1.701 kilometre yeni hat şebekeye dahil edildi. Gerçekleştirilen yatırımlar, Malatya’da günlük yaşamın devamı açısından kritik öneme sahip altyapının yeniden ayağa kalkmasına katkı sundu. Fırat EDAŞ, gerçekleştirdiği çalışmalarla mevcut ihtiyaçları karşılamanın yanı sıra gelecekte yaşanabilecek afetlere karşı dirençli bir enerji altyapısı oluşturduğunu duyurdu. "Önceliğimiz hayatın devamlılığı oldu" Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan Fırat EDAŞ Şirket Müdürü Müjdat Çelik, "6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da enerji altyapısının güvenli ve dayanıklı biçimde yeniden kurulması, bizim için teknik bir çalışmanın ötesinde bir sorumluluktu. Enerji altyapısını mümkün olan en kısa sürede yeniden ayağa kaldırmak için aralıksız çalıştık. Bu süreçte önceliğimiz, yaşamın kesintisiz sürdürülebilmesi için sahada hızlı, koordineli ve kalıcı çözümler üretmekti. Yaptığımız yatırımlarla altyapıyı daha güvenli ve daha dayanıklı hale getirdik. Çalışmalarımız sahadaki ihtiyaçlar doğrultusunda aralıksız sürdürüyoruz" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:12
Yüzlerce yıllık tatlıyı dondurmayla buluşturdu; şimdi dünyaya satıyor
Bursa’nın İnegöl ilçesinde 125 yıllık tarihe sahip bir helvacının 4’üncü kuşak temsilcisi Cihan Bozacılar, yüzlerce yıllık tarihe sahip geleneksel Türk tatlısı olan irmik helvasını 2017’de dondurmayla bir arada sunmaya başlayarak, gençlerin tüketim alışkanlıklarına girmeyi başardı. Çocukluğu tezgah başında helva satarak geçen 40 yaşındaki Bozacılar, bugün 400’e yakın şubesiyle milyonlarca kişiye klasik, Antep fıstıklı, Dubai çikolatalı, meyveli irmik helvası yediriyor. Yaş ortalamasını düşüren, çocuklara bile irmik helvasını sevdiren Bozacıoğlu, Türkiye ve 20 ülkede 400’e yakın şubesinde dondurmalı irmik helvası yedirirken, şube ağını genişletmeyi hedefliyor. Helvacı Ali Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Bozacılar, hikayelerinin 1892 yılında ilk kuşak dedeleri olan İdris Efendi’nin Yugoslavya (Kosova) Prizen’den İnegöl’e göç etmesiyle başladığını söyledi. Bozacılar, İdris Efendi tarafından ilk helva, boza ve şıra dükkanının 1900’de İnegöl’de açıldığını anlatarak, "Helvacı Ali’nin isim babası ise 1919 yılında doğan 2. kuşak dedemiz Ali Bozacılar oldu. Uzun yıllar sürdürdüğü helvacılığı oğlu Şadan Bozacılar’a devretti ve bu köklü miras babamdan da bana aktarıldı" dedi. Tahin helvası ve yaz helvası gibi katı helva grubunun üreticisi olduklarını dile getiren Bozacılar, 125 yıllık dükkanlarında aynı lezzet ve kaliteyle bugünlere geldiklerini kaydetti. Çocukluğu ticaretin içinde geçti Dedesinin yönlendirmesiyle çocukluğunun tatlı tezgahında helva satarak geçtiğini aktaran Bozacılar, 40 yaşında olduğunu ve tüm hayatının helvanın içinde geçtiğini söyledi. Zamanla irmik helvası ve diğer bazı tatlıların da üretim ve satışına başladıklarını anlatan Bozacılar, "Ticaretin Türkiye’deki merkezlerinden olan İnegöl’de bulunmak bizim için bir şanstı. Yeni bir şeyler yapmamız gerekiyordu. Mobilyanın merkezindeyiz. Herkes sürekli yeni ürünlerle tüketicilerin karşısına çıkıyor. Bizim de yeni, kalıcı ve sevilen bir ürüne ihtiyacımız vardı" ifadesini kullandı. Katı helvaların özellikle tahin helvasının sezonluk olduğunu belirten Bozacılar, şöyle konuştu: "Tam zamanlı helva tüketimini nasıl oluştururuz diye düşündük, çalıştık ve katma değerli bir ürün ortaya koyduk. Osmanlı’dan gelen kültürel mirasımız olan irmik helvasını dondurmayla buluşturduk. İrmik helvası genellikle Ramazan ayında iftar sonrasında tüketilen bir tatlı türü. Anadolu’da düğün yemeklerinde de sıkça tüketiliyor. Biz bu geleneksel tatlıyı dondurmayla kolay sunum halinde planladık. 2017 yılında ikinci şubemizi İnegöl’de açtık ve dondurmalı irmik helvası hikayesi de böyle başladı." Helva tüketim yaş ortalaması düştü Normalde tahin helvasının, yaz ve irmik helvasının genel tüketim yaş ortalamasının yukarıda olduğunu belirten Bozacılar, "Gençlere bu tatlıyı tükettirmek kolay değildi. Dondurmalı hale gelince tüketici yaşını çok aşağılara çektik. Çocuklar ve gençler dondurmalı irmik tatlısını çok sevdi" dedi. Gıdada hızlı tüketim çağında olunduğunu dile getiren Bozacılar, "İnsanlar yemeğini, tatlısını hızlıca tüketip işlerini halletme telaşında. Elbet yemek ayrı bir kültür, sohbeti, buluşmaları, iş görüşmeleri açısından önemli. Ancak hızlı tüketimde tatlının yeri azdı. Biz hızlı gıda tüketimine dondurmalı irmik helvasını da soktuk. Ayakta kase içinde tadımlık özel bir lezzet oldu" diye konuştu. Dondurmalarının keçi sütünden olduğunu vurgulayan Bozacılar, "Dondurmanın formülü bize ait, ürettiriyoruz. İrmiği de hep aynı güvenilir yerlerden kaliteli olarak tedarik ediyoruz. Bizde lezzetin sürdürülebilir olması ve bozulmaması çok önemli" ifadesini kullandı. Geleneksel Türk tatlısı ABD’de tüketiliyor Zamanla irmik helvasını çeşitlendirdiklerini belirten Bozacılar, klasik irmik helvası yanında, cennet çamuru denilen Antep fıstıklı, lotuslu, sade çikolatalı, Dubai çikolatalı ve meyveli sultan çeşitlerinin bulunduğunu anlattı. Dubai, Katar, Almanya ve ABD gibi yurt dışında birçok noktada şubelerinin bulunduğunu aktaran Bozacılar, şöyle devam etti: "Şu an 20 ülkede satışımız var. Türkiye ve yurt dışında lokomotif ürünümüz klasik irmik helvası. Bunu cennet çamuru içerikli ürünümüz izliyor. Kanada’da mesela en çok bu ürünümüz tüketiliyor, ilgi görüyor. ABD gibi bir ülkede geleneksel tatlımızın, irmik helvasının tüketilmesini sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Dubai’de, Katar’da, Kuveyt’te üst düzey yöneticilerin, yüksek statüdeki kişilerin bile bizim tatlımızı yediklerini duyuyoruz, mutlu oluyoruz" Bozacılar, Türkiye’de 81 ilde 300’ün üzerinde şubelerinin bulunduğunu belirterek, yurt dışındakilerle 400’e yakın şubeyle hizmet sunduklarını söyledi. Kasede sundukları tatlılarının İstanbul’dan Kars’a, Adana’dan Samsun’a her yerde aynı fiyatta olduğuna dikkati çeken Bozacılar, "Kendi tatlı kültürümüzü yurt dışında da sunmak çok keyifli. Şubelerimizle 4-5 bin kişiye istihdam sağlamış olduk. Ticari hareket sağladık ve bu bizi mutlu ediyor." dedi. Bozacılar, geleceğe yatırım kapsamında İnegöl’de 14 bin metrekarelik yeni bir üretim yerinin inşasına başladıklarını belirterek, "Dünyanın olabildiğimiz her yerinde olmayı hedefliyoruz. Kimsenin inanmadığı bir işi başarmak çok önemli. Helvayı ABD’de bile satıyor olmak bence çok önemli." ifadesini kullandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 11:10
Yüreğir Ziraat Odası’ndan BDDK’ya düzenleme çağrısı: "Üretimin devamlılığı için limitler korunmalı"
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, BDDK tarafından planlanan kredi kartı limit düzenlemesinin tarım sektöründeki yansımalarına dikkat çekti. Doğan, limitlerin düşürülmesinin üretim süreçlerini zorlaştırabileceğini belirterek, tarımsal sürdürülebilirlik için mevcut finansal imkanların korunması gerektiğini vurguladı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) 400 bin TL üzerindeki kredi kartı limitlerinin kullanılmayan kısımlarında indirime gitme hazırlığı, tarım sektöründe hassasiyetle takip ediliyor. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, çiftçinin üretim planlamasında kredi kartı limitlerinin stratejik bir öneme sahip olduğunu ifade ederek, düzenlemenin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtti. Üretim faaliyetlerinde kredi kartı finansal hareket alanı sağlıyor Son dönemde iklim değişikliği ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticilerin zorlu bir süreçten geçtiğini ifade eden Başkan Doğan, kredi kartlarının çiftçiler için önemli bir finansal araç haline geldiğini söyledi. Doğan, "Çiftçilerimiz, üretimlerini kesintisiz sürdürebilmek adına kredi kartlarını aktif bir şekilde kullanmaktadır. Bu limitler sadece tarımsal girdilerde değil, çiftlik onarımlarından temel yaşam ihtiyaçlarına kadar pek çok alanda finansal bir güvence oluşturmaktadır" dedi. Limitlerin düşürülmesinin üretim çarkları üzerinde baskı oluşturabileceğine değinen Doğan, üreticinin dönemsel ihtiyaçlarına göre bu limitlere ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Harcamaların kısıtlanmasının üretimi aksatabileceğine işaret eden Doğan, "Borç yönetimiyle üretimini ayakta tutmaya çalışan çiftçimiz için limitlerin korunması, tarım sektöründeki istikrarın devamı açısından kritik bir öneme sahiptir. Limitlerdeki azalma, üretimin aksamasına ve sektörde beklenmedik mali zorlukların yaşanmasına zemin hazırlayabilir" uyarısında bulundu. Tarımın stratejik önemine ve gıda arz güvenliğine dikkat çeken Başkan Doğan, BDDK tarım sektörünün özel şartlarını değerlendirmeli, ülke ekonomisinin lokomotifi olan tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması için mevcut düzenlemeden vazgeçerek çiftçinin finansal hareket alanını korumalıdır ifadelerini kullandı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:55
UzOman, Hektaş Özbekistan’a ortak oluyor
Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile Özbekistan Hükümeti’nin ortak yatırım şirketi UzOman, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın Özbekistan’daki yatırımı Hektaş Asia LLC’ye, sermaye artırımı yoluyla 24.9 Milyon USD bedel karşılığında yüzde 33,3 oranında ortak oldu. OYAK, Umman Yatırım Otoritesi (OIA) ile devam eden stratejik ortaklığı kapsamında Orta Asya’daki yatırımlarını güçlendiren yeni bir iş birliğini hayata geçirdi. Bu kapsamda, OIA ile Özbekistan Hükümeti tarafından kurulan ortak yatırım şirketi UzOman Investment Company, OYAK şirketlerinden Hektaş’ın, Özbekistan’da kurduğu ve ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları fabrikası inşası devam eden yatırımı Hektaş Asia LLC’nin yüzde 33,3’üne ortak oldu. Yapılan açıklamaya göre, iş birliği, şirket ve OIA’nın gelişmekte olan pazarlarda sanayinin geliştirilmesi, bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi ve kalıcı ekonomik değer üretilmesine yönelik ortak stratejik vizyonunu yansıtıyor. Taşkent’te, Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde hayata geçirilen proje; ileri teknolojiye sahip tarım kimyasalları üretimiyle hem bölgesel gıda arz güvenliğine katkı sağlamayı hem de Orta Asya’da yerel üretim ve ihracat kapasitesini artırmayı hedefliyor. Sürdürülebilir kârlılık ve nemaya katkı Şirketin uluslararası pazarlarda uzun vadeli değer oluşturma vizyonunun önemli bir adımı olarak öne çıkan iş birliği, İstanbul’da düzenlenen imza töreniyle resmiyet kazandı. Anlaşma, Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi ve UzOman Yatırım Direktörü Mohammed Al Abri tarafından imzalandı. Ortaklık anlaşmasının imza töreninde konuşan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, "Şirket olarak, yurt dışından doğrudan yatırım ve finansman girişi sağlayan, katma değer oluşturan projelere öncelik veriyoruz. Hektaş Asia ortaklığı kapsamında yurt dışından kaynak sağlarken, çoğunluk payın Hektaş’ta olması stratejik bir kazanımdır. Şirketin sürdürülebilir kârlılığına katkı sunacak bu yatırım, aynı zamanda OYAK ve üyelerimiz için uzun vadeli ve istikrarlı nema oluşturma hedefimizi de desteklemektedir" diye konuştu. Orta Asya’da büyüme vizyonu UzOman’ın Hektaş Asia’ya ortak olmasının OYAK’ın küresel büyüme yaklaşımını yansıttığını vurgulayan Yalçıntaş, şunları söyledi: "Hektaş Asia LLC tarafından Orta Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden Özbekistan’da hayata geçirilen bu önemli yatırım, şirketin uluslararası üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirirken OYAK’ın uzun vadeli ve bölgesel etki oluşturan yatırım stratejisini de doğrudan desteklemektedir. Bu yatırım, yalnızca bir üretim tesisi olmanın ötesinde; bilgi, teknoloji ve insan kaynağını merkeze alan entegre bir sanayi yaklaşımının somut bir yansımasıdır. Şirket olarak, faaliyet gösterdiğimiz her coğrafyada yerel kalkınmayı destekleyen, bölgesel entegrasyonu güçlendiren ve uzun vadede kalıcı ekonomik değer üreten projelere odaklanıyoruz. Bu proje de Orta Asya’daki büyüme vizyonumuzun önemli yapı taşlarından biridir." UzOman Investment Company CEO’su Omar Bahram da iş birliğinin Özbekistan açısından stratejik önemine dikkat çekerek, "UzOman aracılığıyla, ileri tarımsal girdi üretimini Özbekistan’da yerelleştirmek üzere şirket ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım; gıda güvenliğini destekleyecek, ithalat bağımlılığını azaltacak ve Özbekistan’ı Orta Asya’da tarımsal çözümler için bölgesel bir merkez konumuna taşıyacaktır" dedi. Uzun vadeli ve kalıcı değer üretecek Hektaş Genel Müdürü Enis Emre Terzi de Hektaş’ın Orta Asya’yı büyüme ve uluslararası genişleme stratejisinin öncelikli coğrafyalarından biri olarak konumlandırdığını, özellikle Özbekistan’ın bu stratejide özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Terzi, aldığımız uluslararası finansman katkısıyla şirketin küresel tarım ekosisteminde uzun vadeli ve kalıcı değer üretmeye odaklanan etkin bir oyuncu olma hedefiyle ilerlediğini ifade etti. Anlaşma kapsamında UzOman Investment Company ve Hektaş, Özbekistan’da faaliyet gösteren Hektaş Asia LLC şirketi aracılığıyla bitki koruma ürünleri ile organo-mineral gübrelerin yerel üretimine odaklanacak. Bölgesel üretim ve ihracat odağı Özbek-Türk Organize Sanayi Bölgesi’nde, Taşkent yakınlarında yaklaşık 100 hektarlık alanda yapımı süren tesisin 2027 yılında faaliyete geçmesi planlanıyor. Yatırım, iç pazarın yanı sıra komşu Orta Asya ülkelerine yönelik ihracatı da kapsayacak şekilde kurgulanarak, şirketin bölgesel ölçekte rekabet gücü yüksek sanayi yatırımları oluşturma hedefini destekliyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:54
Kibar Holding’den EBRD ile güçlü iş birliği
Türkiye’nin önde gelen sanayi topluluklarından Kibar Holding, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürüttüğü stratejik iş birlikleriyle yeşil dönüşüm yolculuğunu güçlendiriyor. Bu kapsamda Topluluk Şirketlerinden Assan Alüminyum, EBRD’den sağlanan kredi desteğiyle düşük karbonlu üretim yatırımlarını hızlandıracak. Kibar Holding, sürdürülebilirlik odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile hayata geçirdiği iş birlikleriyle sanayi üretiminden tedarik zincirine uzanan kapsamlı yeşil dönüşüm sürecinde yeni bir aşamaya geçiyor. Topluluk Şirketlerinden Assan Alüminyum, EBRD’den sağlanan kredi desteğiyle düşük karbonlu üretim yatırımlarını hayata geçirecek. Kibar Holding CEO’su Haluk Kayabaşı yaptığı açıklamada, EBRD ile kurulan çok boyutlu iş birliğinin, holdingin çevresel etkiyi azaltma, tedarik zinciri dayanıklılığını artırma ve uluslararası sürdürülebilirlik standartlarıyla uyumlu ekosistem oluşturma hedeflerini yeşil yatırımlarla destekleyeceğini vurguladı. EBRD ile iş birliklerinin Kibar Holding’in sürdürülebilirlik vizyonunu daha da güçlendireceğinin altını çizen Kayabaşı, "EBRD ile yürüttüğümüz iş birliği, holdingin sürdürülebilirliği yalnızca yatırım alanı değil, tüm iş yapış biçimimizin ayrılmaz parçası olarak ele aldığını gösteriyor. Assan Alüminyum’da hayata geçirdiğimiz düşük karbonlu üretim yatırımları, çevresel etkimizi azaltırken, sanayi dönüşümünü tedarik zinciri ve insan kaynağıyla birlikte ele alan bütüncül yaklaşımımızın da somut bir yansıması. Uzun vadeli değer üretmeyi merkeze alan bu anlayışı, tüm Topluluk şirketlerimize yaymayı hedefliyoruz" diye konuştu. Assan Alüminyum’da düşük karbonlu üretim yatırımları Yapılan anlaşmayla EBRD, Assan Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye Dilovası ve Tuzla tesislerinde yürütülen karbon azaltım yatırımlarının finansmanı amacıyla 20 milyon euro uzun vadeli kredi desteği sağlayacak. Bu yatırımlar; hurda kullanımının artırılması, enerji ve gaz tüketiminin azaltılması, verimliliğin güçlendirilmesi ve üretim süreçlerinin optimizasyonunu kapsıyor. Yüzde 100 Yeşil Ekonomiye Geçiş (YEG) niteliği taşıyan proje, Paris Anlaşması ve AB Taksonomisi ile uyumlu yapısıyla dikkat çekiyor. Şirket aynı zamanda, yapılandırılmış bakım ve destek çerçevesi oluşturarak insan kaynakları politika ve uygulamalarını da güçlendirmeyi hedefliyor. Yeni yatırımlar, şirketin düşük karbonlu üretim kapasitesini artırırken, şirketin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ve uzun vadeli dayanıklılığını da destekleyecek.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:53
İzmir Su Ürünleri Hali 51 bin tonla rekor kırdı
İzmir’de Su Ürünleri Hali 2025 yılında 51 bin 699 tonluk işlem hacmine ulaşarak rekor kırdı. Sebze-meyve halinde işlem hacmi yarım milyon tonu geçti. İzmir, gıda ticaretinin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Su Ürünleri Hali ile Sebze ve Meyve Hali, sıkı denetimler ve titiz çalışmalar sayesinde 2025 yılında Türkiye’nin zirvesinde yer aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Haller Şube Müdürlüğü tarafından 7 gün 24 saat esasına göre hizmet veren haller, İzmir ve Ege Bölgesi’nin yanı sıra Türkiye’nin dört bir yanından gelen yurttaşların güvenli ve sağlıklı koşullarda alışveriş yapmasına olanak tanıyor. Türkiye genelinde marka haline gelen bu tesislerde hizmet kalitesinin korunması için Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın kontrol ekipleri ve mühendisleri, Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleriyle koordineli biçimde denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Hal girişlerinde yapılan kontrollerle kayıp ve kaçaklara geçit verilmezken, satış alanlarında düzenin sağlanması ve hijyen koşullarının korunmasına yönelik çalışmalar titizlikle yürütülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından her geçen gün koşulları daha da iyileştirilen haller, düzeni, sunduğu olanaklar ve yüksek işlem hacmiyle Türkiye’nin lider halleri arasında yer almayı sürdürüyor. Su ürünleri hali 51 bin tonla Türkiye lideri Yıl boyunca yürütülen çalışmalar kapsamında İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Ürünleri Hali, 2025 yılında 51 bin 699 tonluk işlem hacmine ulaşarak Türkiye genelinde birinci sırada yer aldı. İzmir Körfezi ve Ege Denizi’nin bereketinin yanı sıra kültür balıkçılığı ve ithal deniz ürünlerinin de satışa sunulduğu halde, yıl içinde en çok işlem gören balık 11 bin 898 ton ile hamsi oldu. Hamsiyi 11 bin 601 tonla sardalya, 2 bin 818 tonla kupez, 2 bin 793 tonla çupra ve 2 bin 741 tonla levrek izledi. En çok işlem gören ürünler arasında ayrıca tirsi, istavrit, kefal, granyöz ve çimçim karides gibi deniz ürünleri de yer aldı. "Sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de gözbebeği" İzmir Büyükşehir Belediyesi Haller Şube Müdürü Murat Polat, Su Ürünleri Hali’nin Türkiye’nin en önemli gıda ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Polat, "Halimiz, su ürünlerinin açık artırma usulüyle toptan satışının ve dağıtımının yapıldığı, yurttaşlarımızı sağlıklı ve hijyenik koşullarda su ürünleriyle buluşturduğumuz bir tesistir. Yılın 365 günü, 7 gün 24 saat esasına göre hizmet veriyoruz" dedi. Günlük ortalama bin 500 aracın giriş yaptığı tesiste yaklaşık 4 bin kişiye hizmet sunulduğunu belirten Polat, Su Ürünleri Hali’nin 58 bin metrekarelik alan üzerine kurulu olduğunu, 44 satış noktasında faaliyet gösterdiğini ifade etti. İzmir Körfezi ve Türkiye’nin farklı denizlerinden gelen taze ürünlerin yanı sıra yurt dışından ithal edilen su ürünlerinin de satışa sunulduğunu aktaran Polat, çipura ve levrek başta olmak üzere birçok ürünün Avrupa’nın birçok ülkesine ihraç edildiğini söyledi. Polat, "2025 yılı içinde 51 bin ton balık sevkiyatı gerçekleştirdik. Bu işlem hacmiyle Su Ürünleri Halimiz, Türkiye’de en yüksek kapasiteye sahip hal konumunda. Dolayısıyla tesisimiz sadece İzmir’in değil, Türkiye’nin de gözbebeğidir" ifadelerini kullandı. "Beyan usulüne göre değil tespit usulüne göre işlem yapıyoruz" Polat, hallerde temizlik, bakım ve denetim çalışmalarının 7 gün 24 saat sürdüğünü belirtti. Hal girişlerinde araçların hem beyan hem de fiili kontrollerden geçtiğini, ürünlerin ise hal içinde gıda ve su ürünleri mühendisleri tarafından denetlendiğini ifade etti. Satış sırasında balık türü, miktarı ve fiyatının kantar tespit personeli tarafından kayıt altına alındığını vurgulayan Polat, "İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak beyan usulüne değil, tespit usulüne göre işlem yapıyoruz. Düzenin sağlanması ve kayıp-kaçağın önlenmesi için denetimlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi. "Ünlü şefler balık halinde" Su Ürünleri Hali esnafı Mehmet Hanifi Özen, hijyen ve temizlik çalışmalarından memnun olduklarını belirterek, belediye personelinin ihtiyaçlara hızlı yanıt verdiğini söyledi. İzmir Balık Hali’nin geniş bir müşteri ağına sahip olduğunu ifade eden Özen, İzmir’in gastronomide öne çıktığını, ünlü şeflerin de erken saatlerde hale gelerek ürünleri yerinde incelediğini dile getirdi. Sebze ve Meyve Hali’nde yarım milyon tonu aşan işlem hacmi Türkiye’nin en büyük üç hali arasında yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi Sebze ve Meyve Hali’nde 2025 yılında 541 bin 823 tonluk işlem hacmine ulaşıldı. En çok işlem gören ürün 81 bin 331 tonla domates olurken; patates, salatalık, soğan ve biber domatesi izledi. Patlıcan, mandalina, limon, elma ve portakal da işlem hacmi yüksek ürünler arasında yer aldı. "Kayıp ve kaçak sebzenin önüne geçiyoruz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Sebze ve Meyve Hali Şefi Sadık Ceylan, halin 7 gün 24 saat esasına göre çalıştığını belirterek, "5907 sayılı Kanun kapsamında gece gelen araçların bildirimlerini kontrol ediyor, eksik beyanları tamamlatmadan girişe izin vermiyoruz. Böylece kayıp ve kaçak ürünlerin önüne geçiyoruz" dedi. Vardiya sistemiyle zabıta ve güvenlik ekipleri eşliğinde denetimlerin sürdüğünü ifade eden Ceylan, İzmir Sebze ve Meyve Hali’nin 157 dükkânıyla Türkiye’nin üçüncü büyük toptancı hali olduğunu, halkın güvenli, hijyenik ve taze sebze-meyveye erişimi için çalıştıklarını söyledi. "Gece saatlerinde gelip sorunlarımızı dinliyorlar" Sebze ve Meyve Hali esnafı İzzet Tunç, İzmir Büyükşehir Belediyesi ekiplerinin çalışmalarından memnuniyet duyduklarını belirterek, hal içi ve çevre düzenlemeleri ile temizlik hizmetlerinin düzenli şekilde yürütüldüğünü söyledi. Tunç, "Gece saatlerinde gelip sorunlarımızı dinliyor, çözüm odaklı çalışıyorlar. Çevre illerden de çok sayıda müşterimiz var. Tüm ekibe teşekkür ediyoruz" dedi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:53
Bursa Büyükşehir’in kırsal kalkınma destekleri sürüyor
Bursa Büyükşehir Belediyesi, hayvan yetiştiricilerine nefes olacak bir projeyi daha hayata geçirdi. Kırsal kalkınmaya büyük önem vererek her zaman çiftçinin yanında olan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı desteklemek ve hayvan yetiştiricilerinin üretim maliyetlerini azaltmak amacıyla desteklerini sürdürüyor. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nca hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak ve üreticileri ekonomik olarak güçlendirmek amacıyla büyükbaş hayvan yetiştiricilerine yönelik kaba yem desteği projesi hayata geçirildi. Ziraat odaları tarafından bildirilen İşletme Tescil Belgesi kayıtlarına göre 1 ile 5 arasında büyükbaş hayvana sahip üreticilere, yüzde 100 hibeli kaba yem desteği sağlandı. Proje kapsamında 17 ilçede 400 üreticiye toplam 340 ton kaba yem dağıtıldı. Yüzde 100 hibeli kaba yem desteğinden yararlanan üreticiler, her zaman yanlarında olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:16
ESMİAD’dan vizyoner adım: İş dünyası tek uygulamada buluşuyor
Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD) dijitalleşme vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği mobil uygulama ile üyelerinin tüm işlemlerini tek platformda toplarken, genç girişimcilere verdiği desteği de somut bir projeyle ortaya koydu. ESMİAD, iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren vizyoner projelerine bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda, bir mobil uygulama hayata geçirildi. Uygulamanın dernek üyelerinin tüm işlemlerini dijital ortamda hızlı ve etkin şekilde gerçekleştirmesini sağladığı belirtildi. Üyelerin dernek içi işlemlerini tek merkezden yürütebileceği, ESMİAD etkinlik ve organizasyonlarını takip edebileceği, çek ve Findeks sorgulamalarını güvenli şekilde yapabileceği, ayrıca firma kataloglarını sisteme yükleyerek ticari görünürlüklerini artırabilecekleri ifade edildi. Projenin 17 yaşındaki genç bir girişimci tarafından geliştirilmiş olmasının ise ESMİAD’ın genç girişimcilere verdiği önemin ve fırsat eşitliği yaklaşımının güçlü bir göstergesi olarak öne çıktığı vurgulandı. ESMİAD yönetimi, üretken gençleri desteklemeye ve yenilikçi projelere öncülük etmeye devam edeceklerini açıkladı.
05 Şubat 2026 Perşembe - 10:12
ENHANCER PRO ortak kullanım tesisleri hibe programı Bursa’da tanıtıldı
Avrupa Birliği tarafından fonlanan ve Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD) tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen ENHANCER PRO Projesi kapsamında ilan edilen Ortak Kullanım Tesisleri Hibe Programı, Bursa’da düzenlenen bilgilendirme toplantısıyla kamuoyuna tanıtıldı. Toplantının açılışında konuşan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, kalkınma ajanslarının yalnızca finansman sağlayan kurumlar olmadığını vurgulayarak, yerelde iş birliklerini güçlendiren ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen yapılar olarak faaliyet gösterdiklerini söyledi. Bayram, ortak kullanım altyapılarının uzun vadeli ve kalıcı etki oluşturduğuna dikkat çekerek, bu yaklaşımın bölgesel kalkınma açısından önemli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Hibe programı 18 ilde uygulanacak Toplam 11 milyon avro bütçeye sahip olan hibe programı, aralarında Bursa’nın da bulunduğu 18 ilde uygulanacak. Program kapsamında uygun başvuru sahiplerine 150 bin ile 200 bin avro arasında hibe desteği sağlanacak, proje bütçesinin ise yüzde 90’ına kadar finansman imkânı sunulacak. Bilgilendirme toplantısında ICMPD Hibe Ekip Lideri Çağlar Aydın ile ICMPD Girişimcilik Lideri Deniz Karcı Korfalı tarafından programın kapsamı, başvuru şartları ve uygulama sürecine ilişkin detaylı sunumlar yapıldı. Katılımcılar, toplantının sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde merak ettikleri konulara ilişkin bilgi aldı. Ticaret ve sanayi odaları, belediyeler, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme merkezleri ve iş geliştirme merkezleri gibi kurumların başvurularına açık olan programın ortak kullanım altyapılarının geliştirilmesi, girişimcilik kapasitesinin artırılması ve sürdürülebilir sosyo-ekonomik uyuma katkı sağlaması hedefleniyor.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:58
Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği
Zorlu Enerji, UFUK Avrupa (Horizon Europe) programı kapsamında hayata geçirdiği 6 projesiyle toplamda 2,41 milyon euro hibe desteği alırken, Zorlu Enerji ve grup şirketleri genelinde eş zamanlı olarak yürütülen 25’e yakın Ar-Ge projesiyle alanındaki yetkinliğini güçlendirmeye devam ediyor. Ar-Ge ve inovasyonu sürdürülebilir büyüme stratejisinin merkezine alan Zorlu Enerji, Avrupa Birliği tarafından araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine destek olmak amacıyla oluşturulan UFUK Avrupa (Horizon Europe) Programı kapsamında aldığı hibe destekleriyle, Türkiye’nin başarılı sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. 2018 yılından bu yana 17 Ar-Ge projesine toplamda 4,14 milyon euro ve yaklaşık 30 milyon TL hibe desteği alan şirket, çevre, enerji, dijital alanda çığır açan çözümler geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Şirketin 6 Ar-Ge projesine 2,41 milyon euro hibe desteği Şirketin dekarbonizasyon, dijitalizasyon ve desantralizasyon odaklı projeler yürüttüğünü belirten Zorlu Enerji Jeotermal Kaynaklar, Ar-Ge ve İnovasyon Grup Müdürü Ural Halaçoğlu, "Ar-Ge birimi olarak AB’nin en büyük araştırma ve inovasyon programı olan UFUK Avrupa kapsamında bugüne kadar JIDEP, SEHRENE, nGel, EOLIAN, Twinvest ve VERTI-GO projelerinin de aralarında bulunduğu altı ayrı Ar-Ge projemizle toplam 2,41 milyon euro hibe desteği almaya hak kazandık. 2023 yılında, proje bazında bugüne kadarki en yüksek bütçeye sahip olan 1,91 milyon wuro destekli nGel projemiz bu kapsamda hibe desteği aldı. Bununla birlikte ilk kez ana koordinatör olarak Eurogia23 Programı’na başvurduğumuz WindTwin projemiz TÜBİTAK, JESKE projemiz ise TENMAK’ın (Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu) ilk defa açtığı TUGEP Programı kapsamında hibe desteği almaya hak kazandı. Her iki proje de şu an sözleşme aşamasında bulunuyor. Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen ve her geçen yıl çeşitlenen Ar-Ge portföyümüzle çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. 20’ye yakın Ar-Ge projesi yönetiliyor Ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen Ar-Ge portföyüyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Halaçoğlu, "Şirket olarak çalışmalarımızı yenilenebilir kaynaklar odağında yürütüyoruz. Bu yaklaşım, şirketimizin uzun vadeli gelecek vizyonunun doğal bir yansıması. 2017 yılında, Kızıldere 3 Jeotermal Enerji Santrali’nin inşaat ve devreye alma süreci devam ederken TÜBİTAK ile temas kurduk. Aynı yılın sonuna doğru UFUK 2020 (Horizon 2020) Programı hakkında bilgilendirildik ve konuyu üst yönetimimizle birlikte değerlendirdik. Bu sürecin ardından GECO (Geothermal Emission Control) projemizle ilk uluslararası Ar-Ge iş birliğimize adım attık. Bugün şirketimizin dahil olduğu dört proje, Avrupa Birliği’nin Horizon 2020 çerçeve programı kapsamında başarıyla tamamlandı. EUREKA kümesi altında TÜBİTAK üzerinden desteklenen üç projemiz bulunurken, mevcut durumda ulusal ve uluslararası fonlarla desteklenen dokuz Ar-Ge projemiz devam ediyor. Grup şirketimiz Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafında ise dört AB destekli Ar-Ge projesi başarıyla tamamlanırken, iki yeni proje bu yıl portföyümüze eklendi. Tüm bunlara ilave olarak 15’e yakın EPDK destekli Ar-Ge projemiz bulunuyor. Özetle, Zorlu Enerji ve grup şirketleri olarak toplamda 25’e yakın Ar-Ge projesini eş zamanlı olarak yönetiyoruz."
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:53
Bu tesiste günde 10 bin adet ayva ve nar lokumu üretiliyor
Bilecik’in Osmaneli ilçesinde kooperatif bünyesindeki kadınlar tarafından günde 10 bin adet üretilen ayva ve nar lokumunun üretimi her geçen yıl artıyor. Tesiste üretilen ’Coğrafi işaretli’ ayva lokumu, dünyaya ihraç ediliyor. Bölgede yetiştirilen ayvanın katma değerli ürüne dönüştürülmesi için 2007’de Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi işbirliğiyle AR-GE çalışmaları başlatılan "Ayva Lokumu" projesi, ilçe ekonomisine katkı sağlıyor. 400’er gramlık 100 paketle başlanan üretim, günde 10 bin pakete yükseldi. İlçede 2007 yılında 5 bin ton olan ayva rekoltesi, lokum sayesinde yıllık 8 bin tona ulaştı. 2021’de Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen ayva lokumu, Katar, ABD, Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Rusya’ya ihraç ediliyor, yurt içinde de birçok zincir marketin raflarında yer alıyor. Başlangıçta 3 kadının çalışmasıyla üretilen ayva lokumunun imalatında şu anda 32’si kadın 35 kişi istihdam ediliyor. Osmaneli Belediyesi ve Osmaneli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifinde çalışan Hatice Dönmez, "Burada ayva lokumu üretiyoruz. Şu anda ayva püresi yapıyoruz. Ayvaları köylüler buraya getiriyor. Daha sonra aşaması haşlanıyor. Ondan sonra püre haline getirip, daha sonra kavanozlara koyup buzhaneye koyuyoruz. Daha sonra ayva lokumu yapıyoruz. Ayvalar geliyor buraya. İlk önce arkadaşlarla beraber yıkıyoruz, onları güzelce temizliyoruz bol suyla. Daha sonra kazanlarımıza giriyor. İlk önce doğruyoruz, doğrama makinelerinde. Daha sonra haşlanıyor. Ondan sonra çekme makinesiyle çekiyoruz. Daha sonra beyaz kovalara koyup buzhaneye koyuyoruz. Burada kısacası biz ayva püresinden ayva lokum yapıyoruz" dedi. "Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür" Osmaneli Belediyesi Yöresel Ürünler Üretim Merkezi Koordinatörü Abdullah Tetik ise ayva lokumunun dünyaya açılan bir lezzet olduğunu anlatarak, "2007 yılında AR-GE çalışmalarına başlayıp 2011 yılında tescilleştikten sonra 2026 yılı itibarıyla tüm dünyaya bu ayva lokumunu ihraç eder hale geldik. Ayrıca tüm Türkiye’de de ulusal zincir mağazalarda yerini bulan bir ürün haline geldi. Ayva lokumu yüzde 100 ayvadan üretilen bir üründür. Herhangi bir katkı maddesi yok, aroma yok, kıvam artırıcı yok. Bu doğal lezzeti dört mevsim tüketiciye sunma gayreti içerisindeyiz ve bunda da başarılı olduğumuzu düşünüyorum" dedi. "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor" Tetik açıklamasının devamında, "Ayva lokumu üretim tesisi günde 10 bin adet ayva lokumu üretiyor. Tabii bunun yanında da doğal nar lokumu üretimlerimiz de var. Toplamda 5 bin adet ayva lokumu, 5 bin adet de nar lokumu olmak üzere günlük üretim kapasitemiz var. Şu anda ulusal zincir mağazalarda yer bulmuş durumdayız. Tabii bu noktada kadın girişimcilerimizi de es geçmemek gerekiyor. Bu projemizde biz onlarla beraber yürüyoruz. Osmaneli Belediyesi ve Kadın Girişimciler Kooperatifi ortaklığında yürütülen bu projede kadınlarımız, ürettikleri ürünlerin emeklerini raflarda görerek alabiliyorlar. Onlara da hızlı bir şekilde geri dönüş sağlanarak, üretimlerini burada ekonomik faaliyetlerini canlı tutarak sürdürebiliyorlar. Ayva lokumu şu an ilçemizin coğrafi işaretli bir ürünü haline geldi. Nar lokumu da yöresel ürün envanter listesinde yer aldı. İçeriğinde yüzde 100 ayva içeriğine dair logomuzla beraber satış hacmimizi de artırmış olduk. Çünkü insanlar, tüketiciler artık doğal ürünler arıyorlar. Biz de yeni bir etiket tasarımımızla bunun doğallığını ön plana çıkartan bir çalışma yaptık" dedi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder