EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" 13 Mart 2026 Cuma - 23:11:23 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:08 Dünya ticaretinin rotası yeniden çiziliyor: Samsun Havza OSB Karadeniz’in en büyük sanayi hamlesi, Türkiye’nin yeni üretim üssü Havza Organize Sanayi Bölgesi(OSB), 8 milyon metrekare alanıyla küresel devlere kapılarını açıyor. Türkiye’nin üretim ve lojistik ağında stratejik bir konuma sahip olan Havza OSB, 8 milyon metrekarelik dev alanıyla Karadeniz’in en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan bilgilerde, bölgenin küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Samsun şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Havza Organize Sanayi Bölgesi, ilçelerin yerleşim alanlarına yakın konumuyla iş gücüne erişim açısından önemli avantaj sağlıyor. Karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolunun kesiştiği noktada yer alan bölge, Türkiye’nin lojistik ağında stratejik bir merkez olarak değerlendiriliyor. Bölgede bulunan Devlet Demiryolları yükleme merkezi ile Samsun Limanı arasında kurulan entegrasyon sayesinde sanayi ürünlerinin çevre illere ve uluslararası pazarlara sevkiyatı hızlı ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilebiliyor. Demiryolu bağlantısı, üretimden pazara ulaşım sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor. Güçlü enerji altyapısı, zengin su kaynakları ve yatırım teşvikleriyle dikkat çeken Havza OSB’nin yüksek istihdam hedefiyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Savunma sanayinden otomotive, gıdadan kimya sektörüne kadar birçok alanda üretim yapılmasının planlandığı bölgede, sanayide çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturacak önemli merkezlerden biri olarak gösterilen Havza Organize Sanayi Bölgesi, Samsun’un sanayi ve ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek projeler arasında yer alıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 22:43 Ticaret Bakanı Bolat: "Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bulgaristan ile Türkiye arasında Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı açılması için anlaşma taslağının gönderildiğini belirterek, "Bulgaristan Parlamentosu Türkiye ile, Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını bize gönderdi. Kapıkule’nin hemen kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İstanbul’daki iftar programında yaptığı konuşmada Bulgaristan Parlamentosu’nun Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını Türkiye’ye gönderdiğini duyurdu. Bolat, "Avrupa’ya taşımalarımız için çok önemli bir yeni ticari taşımalarda önemli imkan sağlayacak. Yeni bir koridor yeni kanal açılmış olacak. Kapıkule veya bazen Hamzabeyli’de, İpsala’daki yığılmaları da böylece azaltmış olacağız. Bu önemli, olumlu gelişmeyi de sizinle bir son dakika gelişmesi olarak paylaşmış olalım" diye konuştu. Türkiye’de lojistik sektörünün hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, sektörün pazar büyüklüğünün 100 milyar dolar seviyesini aştığını söyledi. Bolat, "Maşallah hızla gelişen bir lojistik sektörümüzü görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ekonomisinde pazar büyüklüğü yüz milyar dolar seviyesinde. Onu biraz aşmış durumda. Bu anlamda Türkiye dünya lojistik sektöründe ciddi de bir ihracata sahip. Geçen yıl 42 milyar 400 milyon dolarlık lojistik ihracatımız oldu. Bu da 122,5 milyar dolarlık hizmetler ihracatımızın yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu büyük bir rakam. Böylelikle sektörün iştigal eden bütün sektör paydaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birlikte Türkiye’mizin hizmet ihracatını büyütmeye ve ülkemizin dış güzel dengelerinde daha iyi noktalara taşımaya gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin dünya lojistik ihracatında yüzde 2,8 pay ile 10’uncu sırada bulunduğunu ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye dünyada lojistik ihracatında yüzde 2,8’lik bir payla dünyada onuncu sırada yer almaktadır. Bu büyük bir başarıdır. Bir de lojistik performans endeksi var. Türkiye’nin performansında belirgin bir iyileşme, gelişme gözlemliyoruz. 2018 yılında 3,15 beş puanla 47. sırada bulunan ülkemiz lojistik performans endeksinde 2023 yılında 3,43 puanla 38. sıraya yükseldi. Gümrük süreçleri, altyapı kalitesi, lojistik yetkinlik, hızlı teslimat gibi alanlarda önemli iyileşmeler sağlandı. Burada Ulaştırma ve taşımacılık kaynaklı emisyonların azaltılması, dijitalleşme, modern gümrük uygulamaları yoluyla lojistik süreçlerini optimize edilmesi bizim Ticaret Bakanlığı’mızın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır" diye konuştu. Gümrük süreçlerinde dijitalleşmenin hız kazandığını kaydeden Bolat, e-tır sistemi, tek pencere uygulaması, elektronik belge değişim mekanizması ve yeni bilgisayarlı transit sistemi olarak bilinen NCTS Transit Sistemi ile ticaretin daha hızlı ve güvenilir hale getirildiğini söyledi. Bolat, "Gümrüklerdeki kolaylıkların artması taşımacılık hizmetlerinde gümrükle bağlantılı kolaylıklar taşımacılarımız ve performansını olumlu yönde etkilemektedir. e-tır sistemi yeni bilgisayarlı transit sistemi NCTS, tek pencere uygulaması elektronik belge değişim mekanizması gibi uygulamalarla ticareti kolaylaştırıp, hızlandırıp taşımacılarımızın da sürelerinin hızlanması ve çabukluğun artmasını katkı vermekteyiz. Özellikle NCTS olarak kısaca bilinen yeni bilgisayarlı transit sistemi uluslararası transit ticareti de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeye yardımcı olmaktadır. Hatırlarsanız 17 Kasım 2024 Pazar günü biz NCTS’nin yeni versiyonu olan faz beş sistemine geçmiştik. Şimdi önümüzdeki bu yıl faz 6’ya geçiş yapmak zorundayız. Avrupa Birliği ile olan yükümlülüklerimiz gereği bu konuda da Ticaret Bakanlığımız da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmektedir" dedi. Türkiye’de ulusal ve ortak transit taşımalarının da önemli ölçüde arttığının altını çizen Ticaret Bakanı Bolat, "Ulusal ve ortak transit kapsamında ülkemiz hareketli taşımada 2013 ile 2025 yılları arasındaki on iki yılda yüzde 65 artmıştır. Yıllık 1.5 milyondan 2.5 milyona çıkmıştır. Ülkemiz barışlı taşımalar ise yine bu dönemde 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 86’lık bir artıştı gösterdi, 1,2 taşımada 2,2 milyon seviyesine yükseldi. Ülkemiz 1929 yılında Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan uluslararası anlaşma hürriyetine sahip tığ sözleşmesini ve sisteminden 1966 yılında katıldı. Bu önemli bir aşamaydı. Bunun sayesinde gerek ikinci taşımalar, gerekse uluslararası transit taşımalarda Türk lojistik sektörü büyük bir gelişme kaydetti" diye konuştu
13 Mart 2026 Cuma - 20:57 Çorlu Sebze Meyve Hali temeli atıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Çorlu’daki sebze-meyve tedarik zincirini düzenli, hijyenik ve verimli hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini attı. Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yalnızca Çorlu’ya değil, tüm bölgeye hizmet edecek bu modern halimizin temelini atıyoruz" dedi. "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diyen Yüceer, "Adaylığımız döneminde Çorlu Belediye Başkanımız Ahmet Sarıkurt ile birlikte esnafımızı ziyaret ettiğimizde yaşadıkları sıkıntıları bizlerle paylaşmışlardı. Biz de onlara sebze-meyve toptancı halini hayata geçireceğimizin sözünü vermiştik. Bugün hem Çorlu’muza hem hem de bölgemize hizmet edecek, Çorlu Yeni Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini atmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sadece Çorlu değil Trakya’ya hizmet edecek" Temeli atılan tesis ile bölgenin önemli bir ihtiyacının karşılanacağına vurgu yapan Başkan Yüceer, "Bu tesis yalnızca Çorlu’ya, değil, Tekirdağ’a ve tüm Trakya’ya hizmet edecek. Burada üretici, esnaf ve tüketici buluşacak. Yıllık 50 bin tonun üzerinde işlem yapılmasını bekliyoruz. Şu anda bölgemizde üretilen yaş sebze ve meyve miktarı 136 bin tonun üzerinde. Tüketim ise günlük yaklaşık 500 ton, yıllık yaklaşık 183 bin ton seviyesinde. Bu hal binası bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayacak" dedi. Çorlu Sebze ve Meyve Toptancı Hali, 37 bin 600 metrekarelik bir parsel üzerinde yer alacak. İki blok halinde tasarlanan hal binasında toplam 30 dükkan bulunacak. Her dükkan 97 metrekare net alana sahip olup ayrıca 15 metrekarelik bir asma kata sahip olacak. Çorlu Hıdırağa Mahallesi’nde düzenlenen temel atma törenine CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ile milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
4 bin kişi çalışıyor yüzde 84’ü tamamlandı: Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Mersin turizmine nefes aldıracak
30 Ocak 2026 Cuma - 09:38 4 bin kişi çalışıyor yüzde 84’ü tamamlandı: Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Mersin turizmine nefes aldıracak Mersin’in batı aksında yer alan turizm merkezlerine ulaşımı hızlandırarak kent ekonomisine önemli katkı sunması hedeflenen Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Projesinde çalışmalar 4 bin kişilik ekiple aralıksız sürüyor. Tamamlandığında Mersin merkez ile Kızkalesi arasındaki ulaşım süresini 18 dakikaya düşürecek projede fiziki tamamlanma oranının yüzde 84’e ulaştığı bildirildi. Toplam 53 kilometre uzunluğa sahip Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu 42 kilometrelik ana gövde hattı ve 11 kilometrelik bağlantı yollarından oluşuyor. Özellikle yaz aylarında ve bayram dönemlerinde turizm bölgelerinde yaşanan trafik sorununa kalıcı çözüm sunması hedeflenen proje, tamamlandığında ulaşım sürelerini kısaltmanın yanı sıra akaryakıt ve zaman tasarrufu da sağlayacak. AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, otoyolun Kızkalesi etabında incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. İncelemelere, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin Ticaret Borsası Başkanı Ömer Abdullah Özdemir ile dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Milletvekili Kratlı, projenin Mersin için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu, Mersin’imiz için olmazsa olmaz projelerden biriydi. Havalimanımızın hizmete girmesiyle birlikte turizm bölgelerimizin bir bütünlük içinde değerlendirilmesi açısından bu yol büyük önem taşıyor" dedi. "Fiziki tamamlanma yüzde 84, 4 bin kişi görev yapıyor" Projede fiziki ilerlemenin yüzde 84 seviyesine ulaştığını kaydeden Kıratlı, "Şu anda sahada yaklaşık 4 bin kişi görev yapıyor. Yaklaşık 900 makine ve ekipmanla devasa bir şantiye alanında çok hızlı bir çalışma yürütülüyor. Daha önce 5 bin kişinin çalıştığı bu projede yüklenici firmamız öngörülen takvimin de önünde ilerliyor. İnşallah bu otoyolu 2027 yılının ilk çeyreğinde Mersin’imizin hizmetine sunacağız" ifadelerini kullandı. Otoyolun tamamlanmasıyla birlikte ulaşımda ciddi rahatlama sağlanacağını vurgulayan Kıratlı, "Mevcut yollarımız yaz aylarında ve bayram dönemlerinde zaman zaman 3-4 saate varan yolculuklara neden oluyordu. Bu yol tamamlandığında Mersin’den Kızkalesi’ne ulaşım 18 dakikaya düşecek. Ayrıca sadece bu yolu kullanan vatandaşlarımızın akaryakıtta yaklaşık 2,2 milyar TL tasarruf sağlaması öngörülüyor" diye konuştu. "Bu yol Mersin’in ticaretini ve turizmini çok ileriye taşıyacak" Projeye destek veren iş dünyası temsilcileri de otoyolun kente sağlayacağı katkılara dikkat çekti. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, otoyolun Mersin’in geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu yol Mersin’in ticaretini ve turizmini çok ileriye taşıyacak. Silifke aksında ticaret hızla gelişiyor. Nükleer santral yatırımı, turizm potansiyeli ve ileride planlanan stratejik liman projeleriyle birlikte bu bölge çok daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşacak. İlçelerimiz arasındaki ulaşım açısından da son derece kıymetli bir yatırım" şeklinde konuştu.
İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti
30 Ocak 2026 Cuma - 09:27 İğneada ve Gürcistan açıklarındaki hamsi avı beklentileri karşılamayınca balıkçılar erken paydos etti Türkiye’nin İğneada açıklarında ve Gürcistan sularındaki hamsi avından beklenen verimi alamayan tekneler yavaş yavaş balık av sezonuna veda ediyor. Balıkçılar, bu bölgelerde görülen hamsinin de umut verici olmadığını belirtirken, genel tabloya bakıldığında Karadeniz’in birçok noktasında durumun benzer olduğunu vurguluyor. Balıkçılar, günlük 100-150 kasa civarında bir av yapılabilmesi hâlinde balık av sezonunun biteceği 15 Nisan 2026 tarihine kadar denizde kalabileceklerini ancak bu miktarın maliyeti karşılamaması durumunda avlanmanın sürdürülebilir olmadığını dile getiriyor. Şu anda tekneler ağırlıklı olarak istavrit avına yönelirken, bazı teknelerde şimdiden karaya çekerek bir sonraki balık sezonu için hazırlıklarına başladı. Tekne sahiplerinden Bilal Bozoklu şu an ağırlıklı olarak istavrit avladıklarını belirterek "Hamsi yok diyebiliriz. İğneada taraflarında kendini gösterdi ancak orada da çok iç açıcı bir durum yok. Olan hamsi Gürcistan’da; orada da durum pek parlak değil. Dolayısıyla Gürcistan taraflarında da yoğun bir hamsi avı söz konusu değil. Kısacası her yer aynı durumda. Bundan sonra günlük 100-150 kasa civarında av yapabilirsek sezon sonuna kadar denizde kalabiliriz ancak maliyeti kurtarmadığı sürece denize açılmamız mümkün değil. Şu anda ağırlıklı olarak istavrit avlıyoruz. Eskilerin deyimiyle, denizde zaman zaman kısır dönemler yaşandığına dair söylemler olurdu. Nitekim iyi geçen sezonlar da oldu. Örneğin bir önceki sezonda palamut çoktu, bu sezon ise hamsi vardı ancak değerini bulmadı. Hamsi kış sezonunda olsaydı ve 300-500 kasa avlayabilseydik belki bir şeyler kazanabilirdik. Ancak herkes aynı anda avladığında hamsi ucuz fiyata gidiyor. Piyasaya fazla hamsi girmesi, tekne açısından pek kurtarıcı olmuyor. Şu anda tekneler genellikle İğneada ve Marmara Denizi’nde avlanıyor. Doğu Karadeniz’de ise çok fazla tekne yok; olanlar da bizim gibi günü kurtarmaya çalışıyor. 1,5-2 ay sonra tekneler karaya çekilmeye başlar. Şu an itibarıyla karaya çekilen tekneler de var" diye konuştu. Deniz dibindeki kirlilik ağları parçalıyor Deniz dibindeki demir parçaları ve çöplerin ağlara zarar verdiğini belirten Bozoklu, "Denize ağ attığımızda dipteki bir cisim nedeniyle ağlarımız yırtıldı. Balıkçı deyimiyle iki, iki buçuk boy (Yaklaşık 275 metre) kadar ağımız zarar gördü. Denizin güzelliği olduğu kadar çilesi de var. Bu durum sadece dipteki cisimlerden değil, akıntıdan da kaynaklanabiliyor. Denizde çöp var, denizin altında ciddi miktarda atık bulunuyor. Özellikle Trabzon çevresinde bu sorun daha fazla görülüyor" dedi. Kaptan yardımcısı Harun Yılmaz ise yırtılan ağları tamir ettiklerini kaydederek "Sezon, hamsi açısından verimli geçti ancak fiyatlar oldukça düşük kaldı. Bu nedenle bolluk yaşanmasına rağmen ekonomik anlamda beklentiyi karşılamadı. Şu sıralar ağırlıklı olarak istavrit avcılığı yapıyoruz. Genellikle Eynesil ile Of arasındaki bölgede avlanıyoruz. Şu anda hamsi avı yok; İğneada’da zaman zaman görülüyor ancak orada da süreklilik göstermiyor. Şu an ağ tamiriyle uğraşıyoruz. Ağlarımızın büyük gemilerin çapaları nedeniyle yırtıldığını düşünüyoruz. İki boy ağımız zarar gördü. Ayrıca denizden çöp de çıkıyor; özellikle Beşirli tarafında bu durum daha fazla görülüyor" diye konuştu.
İşte Erzurum’da yapımı devam eden dört tünelin son durumu
30 Ocak 2026 Cuma - 09:23 İşte Erzurum’da yapımı devam eden dört tünelin son durumu Erzurum’u Karadeniz ve Güneydoğu’ya bağlayan yollar üzerinde bulunan dört tünelin açılması için gün sayılıyor. Hepsi birer stratejik öneme sahip olan tüneller, özellikle uluslararası ve ulusal lojistik sektörü açısından değerli bulunuyor. İnşaları devam eden, bazılarında yıllardan beridir sıkıntılar yaşanan Kırık Tüneli, Dallı Kavak Tüneli, Kop Tüneli ve Çirişli Tüneli’nin bitirilmesi için ciddi gayretler gösteriliyor. Kırık Tüneli projesi kapsamında 7 bin 100 m uzunluğunda çift tüp tünel ve 8,7 km bağlantı yolu, 2 adet 88 metre çift köprü ile 1 adet 19 metre tek köprü bulunuyor. 2005 yılında tünelde 361 m kazı-destek ve bin 29 m nihai kaplama beton imalatı ile 17 km uzunluğundaki bağlantı yollarında toprak işleri ve sanat yapıları imalatları yüzde 90 oranında tamamlandı. 2014 yılında başlayan, Erzurum-Rize karayolu üzerinde yapılan Kırık Tüneli projesinin bitiş tarihi olarak 2027 hedefleniyor. Dallı Kavak projesi 3 bin 105 m uzunluğunda çift tüp tünel ve 27,2 km uzunluğunda bağlantı yolundan oluşuyor. 2012 yılında yapımına başlayan projede 2005 yılında 114 m kazı-destek, bin 790 m nihai kaplama beton imalatı, Tünelde nihai beton elektrik elektromekanik çalışmalara devam ediliyor. Erzurum-Rize karayolu üzerinde yapılan projenin bitiş tarihi olarak bu yıl açıklandı. Erzurum-Bayburt-Gümüşhane ve Trabzon bağlantılı karayolunda ciddi rahatlatma getirmesi beklenen Kop Tüneli projesi 6 bin 500 m uzunluğunda çift tüp tünel ve 4,7 km uzunluğunda bağlantı yolundan oluşuyor. 2011 yılında yapımına başlayan projede 2005 yılında bin 419 m kazı-destek, 692 m nihai kaplama beton imalatı, ile 4,7 km uzunluğundaki bağlantı yollarında toprak işleri ve sanat yapıları imalatları yüzde 90 oranında tamamlandı. Kop Tüneli projesinin tamamlanması için 2028 yılı hedefleniyor. Çirişli Tüneli projesi 4 bin 750 m uzunluğunda çift tüp tünel ve 78,6 km uzunluğunda bağlantı yolundan oluşuyor. 2017 yılında yapımına başlayan projede 2005 yılında , 714 m nihai kaplama beton imalatı yapıldı. Erzurum-Bingöl arasındaki ulaşımı rahatlatacak olan Çirişli Tüneli projesinin tamamlanması için 2027 yılı hedefleniyor.
İşsizlik oranı Aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti
30 Ocak 2026 Cuma - 09:11 İşsizlik oranı Aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti İşsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,1 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 49,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,7 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,2 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 14,1 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 18,2 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,1 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,6 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.
İşsizlik oranı Aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti
30 Ocak 2026 Cuma - 09:09 İşsizlik oranı Aralık ayında yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti İşsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Aralık ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,3 iken kadınlarda yüzde 10,5 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,1 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 42 bin kişi azalarak 32 milyon 685 bin kişi, istihdam oranı ise aynı seviyede kalarak yüzde 49,1 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,7 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,2 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 328 bin kişi azalarak 35 milyon 421 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,2 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3 iken kadınlarda yüzde 35,5 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 14,1 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,1 puan azalarak yüzde 14,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,0, kadınlarda ise yüzde 18,2 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 43,1 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,8 saat artarak 43,1 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 28,6 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 28,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,1 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 19,5 olarak tahmin edildi.
Ağrı’da, jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:08 Ağrı’da, jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretiminin yapıldığı seralarda yıllık yaklaşık bin 200 ton üretim gerçekleştirilirken, proje istihdam ve ihracata sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretimi yapılan seralar, bölge ekonomisini canlandırırken kadınların iş hayatında daha aktif rol almasına da imkân sağlıyor. Diyadin Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında hem domates üretim kapasitesi artırılıyor hem de istihdama önemli katkı sunuluyor. Kış aylarında hava sıcaklığının eksi 25 dereceye kadar düştüğü bölgede, jeotermal enerji sayesinde seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Altı etaptan oluşan proje kapsamında şu anda iki etapta aktif olarak domates üretimi gerçekleştiriliyor. Her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapılırken, bu alanlarda yıllık yaklaşık bin 200 ton domates elde ediliyor. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olması, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki doğal enerji sayesinde seralarda yapılan domates üretiminde ısınma maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Bu durum hem üretim maliyetlerini azaltıyor hem de seraların dört mevsim verimli şekilde faaliyet göstermesine imkan tanıyor. "Kalan etapların tamamlanmasıyla birlikte tarım sektörüne önemli bir katma değer sağlanmış olacak" Ağrı Valisi Önder Bozkurt, Diyadin Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunarak proje kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Bozkurt, altı etaptan oluşan projede hâlihazırda iki etapta üretimin devam ettiğini belirterek, her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapıldığını ifade etti. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olmasının projeye önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Bozkurt, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki jeotermal enerji sayesinde ısınma maliyetlerinin ciddi ölçüde düştüğünü, bunun da üretime önemli bir katma değer kazandırdığını söyledi. Kalan dört etabın da en kısa sürede projelendirilerek Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Bozkurt, mevcut iki serada yaklaşık 60 kişinin istihdam edildiğini, yeni etapların faaliyete geçmesiyle birlikte ilave 60 kişilik istihdam daha sağlanmasının planlandığını kaydetti. Toplam bin 300 dekar büyüklüğündeki sahada, 850 dekarlık alanda üretim yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Bozkurt, şu anda üretim yapılan 40 dekarlık alanda yıllık yaklaşık bin 200 ton domates üretildiğini, kalan etapların devreye girmesiyle birlikte çok daha büyük bir üretim potansiyelinin ortaya çıkacağını ifade etti. Vali Bozkurt ayrıca, tesiste üretilen ürünlerin hem iç piyasaya hem de başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara yönelik önemli bir ihracat kalemi oluşturduğunu belirterek, projenin hızlı, etkin ve verimli şekilde işletilmesi için gerekli tüm çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi.
Ağrı’da jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor
30 Ocak 2026 Cuma - 09:00 Ağrı’da jeotermal serada üretilen ürünler Avrupa pazarına açılıyor Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretiminin yapıldığı seralarda yıllık yaklaşık bin 200 ton üretim gerçekleştirilirken, proje istihdam ve ihracata sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde jeotermal kaynaklar üzerinde domates üretimi yapılan seralar, bölge ekonomisini canlandırırken kadınların iş hayatında daha aktif rol almasına da imkân sağlıyor. Diyadin Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında hem domates üretim kapasitesi artırılıyor hem de istihdama önemli katkı sunuluyor. Kış aylarında hava sıcaklığının eksi 25 dereceye kadar düştüğü bölgede, jeotermal enerji sayesinde seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılabiliyor. Altı etaptan oluşan proje kapsamında şu anda iki etapta aktif olarak domates üretimi gerçekleştiriliyor. Her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapılırken, bu alanlarda yıllık yaklaşık 1.200 ton domates elde ediliyor. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olması, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki doğal enerji sayesinde seralarda yapılan domates üretiminde ısınma maliyetlerini önemli ölçüde düşürüyor. Bu durum hem üretim maliyetlerini azaltıyor hem de seraların dört mevsim verimli şekilde faaliyet göstermesine olanak tanıyor. "Kalan etapların tamamlanmasıyla birlikte tarım sektörüne önemli bir katma değer sağlanmış olacak" Ağrı Valisi Önder Bozkurt, Diyadin Jeotermal Sera Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunarak proje kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Vali Bozkurt, altı etaptan oluşan projede hâlihazırda iki etapta üretimin devam ettiğini belirterek, her biri 20’şer dönüm büyüklüğünde olan iki büyük serada toplam 40 dönümlük alanda üretim yapıldığını ifade etti. Bölgenin jeotermal kaynaklara sahip olmasının projeye önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Bozkurt, yaklaşık 65-70 santigrat derece sıcaklıktaki jeotermal enerji sayesinde ısınma maliyetlerinin ciddi ölçüde düştüğünü, bunun da üretime önemli bir katma değer kazandırdığını söyledi. Kalan dört etabın da en kısa sürede projelendirilerek Tarım ve Orman Bakanlığının destekleriyle hayata geçirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Bozkurt, mevcut iki serada yaklaşık 60 kişinin istihdam edildiğini, yeni etapların faaliyete geçmesiyle birlikte ilave 60 kişilik istihdam daha sağlanmasının planlandığını kaydetti. Toplam 1.300 dekar büyüklüğündeki sahada, 850 dekarlık alanda üretim yapılmasının öngörüldüğünü aktaran Bozkurt, şu anda üretim yapılan 40 dekarlık alanda yıllık yaklaşık 1.200 ton domates üretildiğini, kalan etapların devreye girmesiyle birlikte çok daha büyük bir üretim potansiyelinin ortaya çıkacağını ifade etti. Vali Bozkurt ayrıca, tesiste üretilen ürünlerin hem iç piyasaya hem de başta Avrupa ülkeleri olmak üzere dış pazarlara yönelik önemli bir ihracat kalemi oluşturduğunu belirterek, projenin hızlı, etkin ve verimli şekilde işletilmesi için gerekli tüm çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. (MG-
Norveç’ten gelen deriler Erzincan’da gelenekle buluşuyor
30 Ocak 2026 Cuma - 08:38 Norveç’ten gelen deriler Erzincan’da gelenekle buluşuyor Erzincan’da üretilen ve Norveç’ten ithal edilen özel koyun derilerinden hazırlanan deri tulumlar, Türkiye’nin dört bir yanındaki peynir üreticilerine ulaştırılarak hem geleneksel üretimi destekliyor hem de şehir ekonomisine katkı sağlıyor. Türkiye’de sadece iki ilde üretimi yapılan deri tulumların önemli bir kısmı Erzincan’da hazırlanıyor. Yüzyıllardır süregelen tulum peyniri geleneğinin yaşatıldığı kentte, Norveç’ten getirilen doğal beyaz koyun derileri, modern tesislerde işlenerek peynir üretiminde kullanılmaya hazır hale getiriliyor. Erzincan’daki deri işleme tesislerinde özenle hazırlanan tulumlar; başta Erzincan tulum peyniri olmak üzere Çorum, Erzurum, Tunceli, Elazığ, Malatya, Van, Bingöl, İstanbul, Mardin ve Adana gibi birçok ildeki peynir üreticilerine gönderiliyor. Ürünler, peynirin doğal koşullarda olgunlaşmasına katkı sağlarken, Erzincan ekonomisine de doğrudan gelir kazandırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan işletme sahibi Onur Eraslan, deri tulumların üretim sürecini şu sözlerle anlattı: "Derilerimizin yolculuğu Norveç’ten başlıyor. Dünyanın en doğal beyaz koyun derilerini getiriyoruz. Erzincan’da önce uzun tüylerinden arındırıyoruz, ardından pres makinelerinde istenilen ebatlarda kesiyoruz. Dinlendirme ve mayalama sürecinden sonra özel makinelerde dikiş işlemi yapılıyor. Kalite kontrolden geçen tulumlarımız paketlenerek müşterilerimize gönderiliyor." Geleneksel yöntemlerin modern teknolojiyle birleştiği üretim süreci sayesinde Erzincan, tulum peyniri kültürünü yaşatırken Türkiye genelindeki peynir üretimine de önemli katkı sunmaya devam ediyor.