EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" 13 Mart 2026 Cuma - 23:11:23 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:08 Dünya ticaretinin rotası yeniden çiziliyor: Samsun Havza OSB Karadeniz’in en büyük sanayi hamlesi, Türkiye’nin yeni üretim üssü Havza Organize Sanayi Bölgesi(OSB), 8 milyon metrekare alanıyla küresel devlere kapılarını açıyor. Türkiye’nin üretim ve lojistik ağında stratejik bir konuma sahip olan Havza OSB, 8 milyon metrekarelik dev alanıyla Karadeniz’in en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan bilgilerde, bölgenin küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Samsun şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Havza Organize Sanayi Bölgesi, ilçelerin yerleşim alanlarına yakın konumuyla iş gücüne erişim açısından önemli avantaj sağlıyor. Karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolunun kesiştiği noktada yer alan bölge, Türkiye’nin lojistik ağında stratejik bir merkez olarak değerlendiriliyor. Bölgede bulunan Devlet Demiryolları yükleme merkezi ile Samsun Limanı arasında kurulan entegrasyon sayesinde sanayi ürünlerinin çevre illere ve uluslararası pazarlara sevkiyatı hızlı ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilebiliyor. Demiryolu bağlantısı, üretimden pazara ulaşım sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor. Güçlü enerji altyapısı, zengin su kaynakları ve yatırım teşvikleriyle dikkat çeken Havza OSB’nin yüksek istihdam hedefiyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Savunma sanayinden otomotive, gıdadan kimya sektörüne kadar birçok alanda üretim yapılmasının planlandığı bölgede, sanayide çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturacak önemli merkezlerden biri olarak gösterilen Havza Organize Sanayi Bölgesi, Samsun’un sanayi ve ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek projeler arasında yer alıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 22:43 Ticaret Bakanı Bolat: "Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bulgaristan ile Türkiye arasında Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı açılması için anlaşma taslağının gönderildiğini belirterek, "Bulgaristan Parlamentosu Türkiye ile, Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını bize gönderdi. Kapıkule’nin hemen kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İstanbul’daki iftar programında yaptığı konuşmada Bulgaristan Parlamentosu’nun Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını Türkiye’ye gönderdiğini duyurdu. Bolat, "Avrupa’ya taşımalarımız için çok önemli bir yeni ticari taşımalarda önemli imkan sağlayacak. Yeni bir koridor yeni kanal açılmış olacak. Kapıkule veya bazen Hamzabeyli’de, İpsala’daki yığılmaları da böylece azaltmış olacağız. Bu önemli, olumlu gelişmeyi de sizinle bir son dakika gelişmesi olarak paylaşmış olalım" diye konuştu. Türkiye’de lojistik sektörünün hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, sektörün pazar büyüklüğünün 100 milyar dolar seviyesini aştığını söyledi. Bolat, "Maşallah hızla gelişen bir lojistik sektörümüzü görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ekonomisinde pazar büyüklüğü yüz milyar dolar seviyesinde. Onu biraz aşmış durumda. Bu anlamda Türkiye dünya lojistik sektöründe ciddi de bir ihracata sahip. Geçen yıl 42 milyar 400 milyon dolarlık lojistik ihracatımız oldu. Bu da 122,5 milyar dolarlık hizmetler ihracatımızın yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu büyük bir rakam. Böylelikle sektörün iştigal eden bütün sektör paydaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birlikte Türkiye’mizin hizmet ihracatını büyütmeye ve ülkemizin dış güzel dengelerinde daha iyi noktalara taşımaya gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin dünya lojistik ihracatında yüzde 2,8 pay ile 10’uncu sırada bulunduğunu ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye dünyada lojistik ihracatında yüzde 2,8’lik bir payla dünyada onuncu sırada yer almaktadır. Bu büyük bir başarıdır. Bir de lojistik performans endeksi var. Türkiye’nin performansında belirgin bir iyileşme, gelişme gözlemliyoruz. 2018 yılında 3,15 beş puanla 47. sırada bulunan ülkemiz lojistik performans endeksinde 2023 yılında 3,43 puanla 38. sıraya yükseldi. Gümrük süreçleri, altyapı kalitesi, lojistik yetkinlik, hızlı teslimat gibi alanlarda önemli iyileşmeler sağlandı. Burada Ulaştırma ve taşımacılık kaynaklı emisyonların azaltılması, dijitalleşme, modern gümrük uygulamaları yoluyla lojistik süreçlerini optimize edilmesi bizim Ticaret Bakanlığı’mızın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır" diye konuştu. Gümrük süreçlerinde dijitalleşmenin hız kazandığını kaydeden Bolat, e-tır sistemi, tek pencere uygulaması, elektronik belge değişim mekanizması ve yeni bilgisayarlı transit sistemi olarak bilinen NCTS Transit Sistemi ile ticaretin daha hızlı ve güvenilir hale getirildiğini söyledi. Bolat, "Gümrüklerdeki kolaylıkların artması taşımacılık hizmetlerinde gümrükle bağlantılı kolaylıklar taşımacılarımız ve performansını olumlu yönde etkilemektedir. e-tır sistemi yeni bilgisayarlı transit sistemi NCTS, tek pencere uygulaması elektronik belge değişim mekanizması gibi uygulamalarla ticareti kolaylaştırıp, hızlandırıp taşımacılarımızın da sürelerinin hızlanması ve çabukluğun artmasını katkı vermekteyiz. Özellikle NCTS olarak kısaca bilinen yeni bilgisayarlı transit sistemi uluslararası transit ticareti de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeye yardımcı olmaktadır. Hatırlarsanız 17 Kasım 2024 Pazar günü biz NCTS’nin yeni versiyonu olan faz beş sistemine geçmiştik. Şimdi önümüzdeki bu yıl faz 6’ya geçiş yapmak zorundayız. Avrupa Birliği ile olan yükümlülüklerimiz gereği bu konuda da Ticaret Bakanlığımız da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmektedir" dedi. Türkiye’de ulusal ve ortak transit taşımalarının da önemli ölçüde arttığının altını çizen Ticaret Bakanı Bolat, "Ulusal ve ortak transit kapsamında ülkemiz hareketli taşımada 2013 ile 2025 yılları arasındaki on iki yılda yüzde 65 artmıştır. Yıllık 1.5 milyondan 2.5 milyona çıkmıştır. Ülkemiz barışlı taşımalar ise yine bu dönemde 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 86’lık bir artıştı gösterdi, 1,2 taşımada 2,2 milyon seviyesine yükseldi. Ülkemiz 1929 yılında Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan uluslararası anlaşma hürriyetine sahip tığ sözleşmesini ve sisteminden 1966 yılında katıldı. Bu önemli bir aşamaydı. Bunun sayesinde gerek ikinci taşımalar, gerekse uluslararası transit taşımalarda Türk lojistik sektörü büyük bir gelişme kaydetti" diye konuştu
13 Mart 2026 Cuma - 20:57 Çorlu Sebze Meyve Hali temeli atıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Çorlu’daki sebze-meyve tedarik zincirini düzenli, hijyenik ve verimli hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini attı. Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yalnızca Çorlu’ya değil, tüm bölgeye hizmet edecek bu modern halimizin temelini atıyoruz" dedi. "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diyen Yüceer, "Adaylığımız döneminde Çorlu Belediye Başkanımız Ahmet Sarıkurt ile birlikte esnafımızı ziyaret ettiğimizde yaşadıkları sıkıntıları bizlerle paylaşmışlardı. Biz de onlara sebze-meyve toptancı halini hayata geçireceğimizin sözünü vermiştik. Bugün hem Çorlu’muza hem hem de bölgemize hizmet edecek, Çorlu Yeni Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini atmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sadece Çorlu değil Trakya’ya hizmet edecek" Temeli atılan tesis ile bölgenin önemli bir ihtiyacının karşılanacağına vurgu yapan Başkan Yüceer, "Bu tesis yalnızca Çorlu’ya, değil, Tekirdağ’a ve tüm Trakya’ya hizmet edecek. Burada üretici, esnaf ve tüketici buluşacak. Yıllık 50 bin tonun üzerinde işlem yapılmasını bekliyoruz. Şu anda bölgemizde üretilen yaş sebze ve meyve miktarı 136 bin tonun üzerinde. Tüketim ise günlük yaklaşık 500 ton, yıllık yaklaşık 183 bin ton seviyesinde. Bu hal binası bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayacak" dedi. Çorlu Sebze ve Meyve Toptancı Hali, 37 bin 600 metrekarelik bir parsel üzerinde yer alacak. İki blok halinde tasarlanan hal binasında toplam 30 dükkan bulunacak. Her dükkan 97 metrekare net alana sahip olup ayrıca 15 metrekarelik bir asma kata sahip olacak. Çorlu Hıdırağa Mahallesi’nde düzenlenen temel atma törenine CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ile milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
ETSO Başkanı Özakalın, ASKON heyetini ağırladı: Gündem 2. OSB ve Zengezur
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:57 ETSO Başkanı Özakalın, ASKON heyetini ağırladı: Gündem 2. OSB ve Zengezur Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Erzurum Şube Başkanı Yavuz Selim Turan ve yönetim kurulu üyelerini makamında ağırladı. İade-i ziyaret kapsamında gerçekleşen görüşmede, kentin üretim vizyonuna ivme kazandıracak stratejik hamleler ele alındı. Geçtiğimiz günlerde ASKON yönetimini ziyaret eden Başkan Özakalın’a yapılan bu nezaket ziyaretinde, iş dünyası temsilcileri arasındaki koordinasyonun önemi vurgulandı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleşen toplantının ana gündemini, yatırım talepleri ve bölgesel kalkınma projeleri oluşturdu. 2. OSB’ye yoğun ilgi: 300 yeni yatırımcı sırada Görüşmede Erzurum’un sanayi altyapısındaki son durum detaylıca masaya yatırıldı. Şehrin üretim üssü olma hedefine büyük katkı sağlayan 2. Organize Sanayi Bölgesi (2. OSB) ile ilgili verileri paylaşan Başkan Özakalın, yatırımcı ilgisinin artarak devam ettiğini belirtti. Özakalın, 2. OSB’de tahsis süreci tamamlanan alanların haricinde, şu an itibarıyla 300’e yakın firmanın ve yatırımcının başvurusunun bulunduğunu açıkladı. Bu yoğun talebin, Erzurum’un yatırım cazibesini kanıtladığına dikkat çekilirken, taleplerin karşılanması ve sürecin hızlandırılması adına yürütülen çalışmalar hakkında ASKON heyetine bilgi verildi. Zengezur koridoru ve bölgesel fırsatlar Toplantının bir diğer önemli başlığı ise Zengezur Koridoru oldu. Bölgenin lojistik haritasını değiştirecek olan koridorun, Erzurum’un ihracat potansiyeline doğrudan etkileri ve iş dünyasının bu yeni ticaret yoluna entegrasyonu konuları değerlendirildi. ETSO Başkanı Saim Özakalın ve ASKON Şube Başkanı Yavuz Selim Turan başkanlığındaki heyetlerin istişaresinde şu başlıklar öne çıktı: "Yatırım Talepleri: 2. OSB genişleme sahaları ve altyapı projeksiyonları. Zengezur Koridoru: Lojistik avantajlar ve dış ticarete sunacağı yeni olanaklar. Ekonomik Gelişim: Erzurum’un ticari hayatına ivme kazandıracak stratejiler. Güç Birliği: Şehirde katma değerli üretimi artıracak ortak çalışma alanları." Ziyaret, şehrin kalkınma hedefleri doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin güçlenerek devam etmesi temennisiyle sona erdi.
Son 20 ayda istihdama 1 milyar TL’nin üzerinde destek
29 Ocak 2026 Perşembe - 17:21 Son 20 ayda istihdama 1 milyar TL’nin üzerinde destek Erzincan Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Ahmet Oran, 2025 yılı faaliyet değerlendirme toplantısında basın mensuplarıyla bir araya gelerek kentteki istihdam verilerini kamuoyuyla paylaştı. Toplantıda konuşan Oran, 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar, istihdam verileri, uygulanan programlar ve sağlanan destekler hakkında bilgi verdi. Erzincan’a son 20 ayda 1 milyar TL’nin üzerinde kaynak aktarıldığını belirten Oran, iş gücü piyasasının mevcut durumu ve gelecek yıl planlamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oran, 2025 yılı itibarıyla Erzincan’da kuruma kayıtlı işsiz sayısının yaklaşık 9 bin 500 olduğunu, bunların 4 bin 800’ünün kadın, 4 bin 600’ünün erkek olduğunu söyledi. Uygulanan kurslar, istihdam programları ve özel sektör destekleriyle işsiz sayısının 7 bin seviyelerine kadar düşürüldüğünü ifade eden Oran, üniversite öğrencilerinin gençlik programlarına başvuruları sonrası bu sayının yeniden 9 bin bandına çıktığını, hedeflerinin işsizliği tekrar 7 binin altına indirmek olduğunu kaydetti. İşsizlerin yaş dağılımına ilişkin de bilgi veren Oran, kayıtlı işsizlerin yaklaşık yüzde 20’sinin 15-24 yaş grubunda olduğunu, 25-39 yaş grubunun ise önemli bir paya sahip olduğunu belirtti. Eğitim durumuna göre dağılımda işsizlerin yüzde 34’ünün ilköğretim, yüzde 43’ünün ortaöğretim mezunu olduğu ifade edildi. 2025’te 4 bin 93 kişi işe yerleştirildi 2025 yılı Aralık ayı verilerine göre Erzincan’da 5 bin 498 açık iş ilanı açıldığını belirten Oran, bu ilanlardan 4 bin 93’üne işe yerleştirme yapıldığını söyledi. Yaklaşık bin 400 açık iş ilanının karşılanamadığını dile getiren Oran, bunun nedenleri arasında nitelikli iş gücü eksikliği ve iş beğenmezlik gibi faktörlerin bulunduğunu ifade etti. İşe yerleştirilenlerin yaş dağılımında yüzde 15’inin 15-24, yüzde 34’ünün 25-34 yaş grubunda olduğu, öğrenim durumuna göre ise yüzde 28’inin ilköğretim, yüzde 45’inin ortaöğretim mezunu olduğu bildirildi. Yerleştirilenlerin yaklaşık bininin sanatkârlık alanlarında, 930’unun ise nitelik gerektirmeyen işlerde istihdam edildiği açıklandı. 2026’ya 1500 kişilik İUP kontenjanı Gelecek yıla ilişkin planlamalar hakkında da bilgi veren Oran, 2026 yılı için Erzincan’a 1500 kişilik İş Gücü Uyum Programı (İUP) kontenjanı ayrıldığını belirtti. Söz konusu programların ekonomik karşılığının 300 milyon TL’yi aşmasının beklendiğini ifade eden Oran, istihdamı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti.
Erzurum’da 2026’nın ilk koordinasyon zirvesi: Ekonomi ve yatırımlar masada
29 Ocak 2026 Perşembe - 16:24 Erzurum’da 2026’nın ilk koordinasyon zirvesi: Ekonomi ve yatırımlar masada Erzurum Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen 2026 Yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, şehrin idari ve ekonomik dinamiklerini bir araya getirdi. Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’nin başkanlık ettiği oturumda, kamu yatırımlarının son durumu ve yeni dönem projeleri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Ekonomi ve iş dünyasından güçlü temsil Şehrin kalkınma stratejilerinin belirlendiği toplantıda, bürokrasi ile reel sektör arasındaki köprüyü kuran isim Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Saim Özakalın oldu. Vali yardımcıları, kaymakamlar, belediye başkanları ve kurum müdürlerinin hazır bulunduğu salonda, Saim Özakalın’ın katılımı, koordinasyonun sadece kamu yatırımlarıyla sınırlı kalmayıp, ticaret ve sanayi eksenli bir kalkınma modeline odaklandığını gösterdi. Özakalın’ın masada yer alması, Erzurum’un ekonomik beklentilerinin ve iş dünyasının taleplerinin en üst düzeyde ele alınması açısından kritik bir önem taşıdı. Projeler ve hedefler mercek altında Vali Mustafa Çiftçi’nin açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda, bölge müdürleri tarafından 2026 yılı yatırım programları ve devam eden projelerin fiziki gerçekleşme oranlarına dair sunumlar yapıldı. Toplantıda, Devam eden kamu yatırımlarının güncel durumu, Kurumlar arası koordinasyonu gerektiren hususlar, İlin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ve Ortak akıl vurgusu öne çıkan başlıklar oldu. Toplantının son bölümünde, katılımcılar Erzurum’un öncelikli ihtiyaçları doğrultusunda görüş alışverişinde bulundu. Özellikle kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki eş güdümün, yatırımların verimliliğini artıracağı vurgulandı. Zirve, alınan kararların şehre değer katması temennisiyle sona erdi.
Pazarda zam şampiyonu salatalık
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:33 Pazarda zam şampiyonu salatalık Kayseri’de semt pazarlarında haftanın zam şampiyonu artan fiyatıyla salatalık oldu. Yarım asırdır pazarcılık yapan Ahmet Cumaoğlu bu haftanın zam şampiyonunun salatalık olduğunu söyledi. Salatalık semt pazarında 150 TL’ye satışa sunulurken, geçen haftalara göre fiyatında artış olduğu görüldü. Antalya ve Mersin’de yaşanan olumsuz hava şartları nedeniyle fiyatların yüksek olduğunu söyleyen Cumaoğlu; "Pazarcılık mesleğine başlayalı yarım asrı geçti. Pazarda fiyatlar yüksek. Antalya’yı sel vurması, Mersin’de fırtına ve rüzgarın yüksek olmasından kaynaklı fiyatlar yüksek. Bu hafta pazarda zam şampiyonu salatalık. Yerinde 120 TL toptan alındığında ama bizde ise halden aldığımız için 150 TL’ye satıyoruz. Şu anda domatesin yerlisi 90 TL, salkım domates ise 100 TL bandında. Biberler yerinde 100 TL biz 120 TL’ye satıyoruz. Bulursak uygun alıp uygun satmaya çalıyoruz. Pazardaki mallarımız kaliteli daha kalitelisi market ve manavlarda oluyor ama onlar da yüksek fiyat biçiyor" dedi. Cumaoğlu, mümkün olduğunca kaliteli ürünler satmaya çalıştıklarını söyleyerek; "Pazara uygun şekilde bizlerde temiz mallar bulup almaya çalışıyoruz. En temiz mallar şuanda pazarlarda. Pazarlarda da rekabet var yok değil. Pisten kastım 2. ve 3. kalite mallar satanlar var. Biz mümkün olduğunca tezgâhımızda 1. kalite mal satmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa TSO’da yeşil dönüşümün finansmanı masaya yatırıldı
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:16 Manisa TSO’da yeşil dönüşümün finansmanı masaya yatırıldı Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, sanayicilerin yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve çevre dostu yatırımlarına yönelik finansman imkanları anlatıldı. Manisa Ticaret ve Sanayi Odası ev sahipliğinde; DCUBE firması ve Türk Eximbank Manisa Şubesi sunumlarıyla "Yeşil Dönüşümde Finansman İmkânları Tanıtım Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda, firmaların yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik ve çevre dostu yatırımlarına yönelik finansman modelleri, kredi ve devlet destekleri, Eximbank finansman enstrümanları, KOSGEB, TÜBİTAK ve diğer kamu destek programları ile uygulamaya dönük iyi örnekler paylaşıldı. Toplantıda DCUBE Kurucu Ortağı Gülcan Ergün ile Türk Eximbank Manisa Şube Müdürü Muhammet Afşar tarafından "Yeşil Dönüşümde Finansman İmkânları" konulu sunum gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Manisa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Bezci, yeşil dönüşümün artık sanayi için stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek, "Günümüzde yeşil dönüşüm, sanayimiz açısından sadece çevreye duyarlı olmanın ötesine geçmiş; rekabetçiliğin korunması, ihracat pazarlarına erişimin sürdürülebilmesi ve artan enerji ile kaynak maliyetlerinin yönetilebilmesi için kaçınılmaz bir dönüşüm alanı hâline gelmiştir" dedi. Manisa özelinde Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatın toplam ihracat içindeki payının yüzde 50’nin üzerinde olduğunu vurgulayan Bezci, karbon yoğun sektörlerde enerji maliyetlerinin bazı işletmelerde toplam üretim maliyetlerinin yüzde 30’una kadar çıkabildiğini ifade ederek, bu durumun dönüşümün finansman boyutunu daha da kritik hale getirdiğini söyledi. Enerji verimliliğiyle 90 milyon TL tasarruf Manisa TSO Enerji Verimliliği Ofisi çalışmalarıyla sanayiciler için önemli kazanımlar sağlandığını belirten Bezci, "Bugüne kadar yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında detaylı enerji etütleri, ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi danışmanlığı, SKDM - Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması danışmanlığı ve karbon yönetimi hizmetleri sunduk. 400’ün üzerinde firmayla birebir temas kurduk, 200’den fazla kişiye eğitim verdik ve 5 binin üzerinde ölçüm noktasında saha ölçümleri gerçekleştirdik" diye konuştu. Gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda Manisalı sanayiciler için yaklaşık 90 milyon TL mali tasarruf, 50 milyon kWh enerji tasarrufu, 30 bin ton CO emisyon azaltımı ve 15 bin ağacın kurtarılmasına eşdeğer çevresel fayda potansiyeli ortaya konulduğunu aktaran Bezci, amaçlarının işletmelerin doğru projelerle doğru finansman kaynaklarına erişmesini sağlamak olduğunu vurguladı. Bezci, toplantıya katkı sunan DCUBE firmasına, Türk Eximbank Manisa Şubesi’ne ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ederek, toplantının Manisa ekonomisi ve sanayiciler için hayırlı olmasını temenni etti.
Alanya, Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor
29 Ocak 2026 Perşembe - 15:16 Alanya, Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor Türkiye’nin önemli muz üretim merkezlerinden olan Antalya’nın Alanya ilçesi, ülke ihtiyacının yüzde 40’ını karşılıyor. Antalya genelinde yaşanan olumsuz hava şartlarından nispeten daha az etkilenen ilçede yaklaşık 300 bin tona yakın muz üretimi yapıldı. Antalya’nın Finike, Kumluca, Manavgat ve Aksu ilçelerinde etkili olan sağanak yağışlar sonucu tarım arazileri sular altında kalırken, Alanya’nın bu olumsuz tablodan etkilenmemesi üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Tarımsal üretimin yoğun olarak yapıldığı ilçede seralar ve açık alanlardaki üretimlerde herhangi bir zarar oluşmadığı öğrenildi. Türkiye’nin muz ihtiyacının yüzde 40’ını karşılayan Alanya’da yaşanan olumsuz hava şartlarına rağmen üretim ve sevkiyat faaliyetleri kesintisiz sürüyor. İlçede yılın 12 ayı boyunca hem örtü altı hem de açık alanlarda muz üretimi yapılabiliyor. Antalya genelinde yaşanan sel felaketine rağmen Alanya’dan Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışına muz ihracatının devam ettiği bildirildi. Alanya’da muzun kilogram fiyatı halde 35 ile 40 lira arasında değişiyor. 2 bin 500’e yakın üretici, örtü altı ve açık alanda yaklaşık 300 bin tona yakın muz üretimi yaparak ülke ekonomisine katkı sağladı. Muz üretimi ile ilgili sıkıntı yaşamadıklarını dile getiren Abdurrahman Uyar, "Antalya ve çevresindeki sel felaketinden olumsuz etkilenen çiftçilere geçmiş olsun. Alanya’da muzda bir sıkıntı yok. Tüm Türkiye’ye ve dünyaya ihracatlar devam ediyor. Antalya’daki sel felaketi Alanya’yı etkilemedi. Havalar 10 gündür kapalı bizim buralarda. Daha önce güneş ve ılıman olduğu için muz erken yetişti. Pazarcılar pazara çıkamadığı için fiyatlar biraz sabit kaldı. Üretimle alakalı en büyük sıkıntımız ise su sıkıntısı. Alanya bölgesinde su sıkıntısı çözülürse daha az girdi maliyetimiz olur’’ dedi. Türkiye’deki muz ihtiyacını karşılayacak durumda olduklarını söyleyen Alanya Tropikal Meyve Üreticileri Birliği Başkanı Ali Hüddoğlu ise, "Doğal afetlerden dolayı tarım üreticileri bu kışı zor geçiriyor. Alanya’mızda muz üretimi hızla devam ediyor. Alanya’da sıkıntı yaşamadık. Üretim ve hasadımız devam ediyor. Alanya 100 yıldır muz üretimi ve ticaretini yapıyor. Türkiye’nin ihtiyacını karşılayacak şekilde üretim de devam ediyor. Geçen sene TÜİK verilerine göre ülkemizde 1 milyon tona yakın muz tüketildi. Ülkemizin ihtiyaçlarını karşılayacak kadar muz üretimi yapıyoruz. Elbette üretimle ilgili zorluklarımız var. Bunları da süreç içerinde aşıp, daha iyi noktaya geleceğimize inanıyorum’’ ifadelerini kullandı.
TCMB: ’’Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına işaret ediyor ’’
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:32 TCMB: ’’Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına işaret ediyor ’’ Merkez Bankası PPK özetinde, ’’Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Gıda fiyatlarındaki yüksek artışta sebze ve kırmızı et kalemleri önemli rol oynamaktadır. Özellikle bir önceki yılı düşüşle tamamlayan sebze fiyatları, dönemsel arz koşullarına da bağlı olarak belirgin şekilde yükselmektedir’’ denildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ocak ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetini yayımladı. Özette şu ifadelere yer verildi: ’’Küresel ticaret politikalarına ilişkin belirsizlikler bir önceki PPK dönemine göre azalmaya devam ederken jeopolitik riskler belirgin bir şekilde yükselmiştir. Küresel büyüme tahminlerinde görülen sınırlı iyileşme eğilimi mevcut PPK döneminde de sürmüştür. Ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin azalmış olmasına karşın, artan korumacılık ve son dönem jeopolitik gelişmeler büyüme görünümü üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Bu çerçevede, zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2025 yılında yüzde 2,1 artmış olduğu; 2026 yılında ise yüzde 2,4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel talep görünümündeki görece zayıf seyir ve arz yönlü gelişmeler ham petrol fiyatlarını baskılamaya devam ederken, enerji emtia fiyatları düşük seyrini korumaktadır. Diğer taraftan, endüstriyel ve değerli metal fiyatları kaynaklı olarak enerji dışı emtia fiyatları artış eğilimini sürdürmüştür. Jeopolitik riskler özellikle ham petrol ve değerli metal fiyatlarında artış olasılığını güçlendirmektedir. Enflasyon üzerindeki riskler küresel ölçekte geçerliliğini korurken, merkez bankaları söz konusu riskleri gözeterek faiz indirimlerini sürdürmektedir. Son dönemde, risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, ülkeler bazında ayrışmakla birlikte, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından portföy çıkışları gözlenirken, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmeler, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. Parasal ve finansal koşullar Türk lirası (TL) mevduat faiz oranları, 12 Aralık ile biten haftaya kıyasla 95 baz puan azalarak 16 Ocak ile biten haftada yüzde 45,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faizleri (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 557 baz puan azalarak yüzde 40,1 seviyesinde oluşmuştur. İhtiyaç kredisi faizlerinde bankaların bilanço ayarlamalarının etkisiyle görülen düşüş artışa dönmüştür. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faizleri 615 baz puan artarak yüzde 64,0; konut kredisi faizleri 137 baz puan azalarak yüzde 36,3; zaman zaman oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faizleri ise 435 baz puan artarak yüzde 38,0 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 12 Aralık-16 Ocak döneminde bir miktar artarak yüzde 3,4 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu artışta ihtiyaç kredileri ve kredi kartları etkili olmuştur. TL ticari kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 3,5 seviyesine yükselirken, kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 1,1 ile daha düşük bir seyir izlemiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) brüt uluslararası rezervleri, 12 Aralık’tan bu yana 14,4 milyar ABD doları artarak 16 Ocak itibarıyla 205,2 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 10 Aralık’tan bu yana yaklaşık 11 baz puan azalarak 21 Ocak itibarıyla 215 baz puan seviyesine düşmüştür. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Ocak itibarıyla 10 Aralık’a kıyasla sınırlı bir yükselişle yüzde 8,5 seviyesine gelirken, 12 ay vadeli kur oynaklığı yüzde 18,2 seviyesine gerilemiştir. Önceki PPK toplantı haftasından bu yana Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) piyasasına 2,6 milyar ABD doları, hisse senedi piyasasına ise 1,2 milyar ABD doları olmak üzere toplamda 3,8 milyar ABD doları net portföy girişi gerçekleşmiştir. Talep ve üretim Kasım ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,5, çeyreklik bazda ise yüzde 3,0 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışların çeyreklik artışı daha düşük olmuştur. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,5 oranında artmış, çeyreklik bazda ise toptan ticaretteki azalış kaynaklı olarak yüzde 0,4 oranında gerilemiştir. Hizmet üretim endeksi kasım ayında sınırlı artış kaydetmiştir. Çeyreklik bazda ise ikinci çeyrekte başlayan yatay seyrin yılın son çeyreğinde de devam ettiği görülmektedir. Kartla yapılan harcamalar son çeyrekte artışını sürdürmüştür. Diğer yandan, kart kullanım oranında son yıllarda görülen artışın etkisi dışlandığında tüketim harcamalarının daha ılımlı gerçekleştiği değerlendirilmektedir. Beyaz eşya satışları kasım ayında düşmüş, otomobil satışları aralık ayında gerilemekle birlikte son çeyrekte artışını sürdürmüştür. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri, yılın son çeyreğinde kayıtlı iç piyasa siparişlerinde artışa işaret etmiştir. Özetle, son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Kasım ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 2,5 oranında, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 2,4 oranında artmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, kasım ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte yüzde 0,7 oranında düşüş kaydetmiştir. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında, sanayi üretiminin çeyreklik bazda daha sınırlı olarak gerilediği görülmektedir. İmalat sanayine yönelik anket göstergeleri, dördüncü çeyrek için sektör faaliyetinde artışa işaret etmiştir. Nitekim, kapasite kullanım oranı ılımlı bir yükselişle dördüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla 0,3 puan artmıştır. Söz konusu artış eğilimi ocak ayında da sürmüştür. İnşaat üretim endeksi ise, kasım ayı itibarıyla yılın dördüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 2,4 oranında, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 25,1 oranında yükseliş kaydetmiştir. Kasım ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,7 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla yüzde 0,4 oranında artmıştır. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,2 puan artmış, işsizlik oranı ise 0,1 puan yükselerek yüzde 8,6 seviyesine çıkmıştır. Anket göstergeleri, yılın dördüncü çeyreğinde imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir. Kasım ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 4,0 milyar ABD doları açık vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 1,2 milyar ABD doları artarak 23,2 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri 3,9 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiş, 12 aylık birikimli olarak 59,4 milyar ABD dolarına yükselmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür. Aralık ayında mevsimsellikten arındırılmış olarak ihracat ve ithalat artış kaydetmiştir. Bununla birlikte, 12 aylık birikimli dış ticaret açığı bir önceki aya göre yükselmiştir. Söz konusu dönemde, küresel düzeyde altın fiyatlarının artışı ile desteklenen altın ithalatı bir miktar gerilemekle birlikte yüksek seviyede gerçekleşmiştir. Aralık ayı itibarıyla altın ithalatı 12 aylık birikimli olarak 23,1 milyar ABD doları olmuştur. Mevcut veriler ışığında, 12 aylık birikimli cari açıkta aralık ve ocak aylarında artış olacağı öngörülmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı, dördüncü çeyrekte artış kaydetmiştir. Aralık ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ocak ayı için yüksek frekanslı öncü verilerle beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracat ve ithalatta artışa işaret etmektedir. Cari açığın finansmanı tarafında, bankacılık sektörünün 12 aylık birikimli uzun vadeli borç çevirme oranı kasım ayında yüzde 184,8 olarak gerçekleşmiştir. Söz konusu oran, bankacılık sektörü dışındaki firmalarda yüzde 181,0 olmuştur. Bu çerçevede, yurt dışı borçlanma imkanlarının yüksek seviyelerini koruduğu değerlendirilmiştir. Enflasyon gelişmeleri ve beklentiler Tüketici fiyatları aralık ayında yüzde 0,89 oranında yükselmiş, yıllık enflasyon 0,18 puan düşüşle yılı yüzde 30,89 seviyesinde tamamlamıştır. Yıllık tüketici enflasyonundaki gerilemeyi gıda dışında kalan gruplar sürüklerken, gıda grubunda yıllık enflasyon yükselmiştir. B endeksinin yıllık değişim oranı 0,51 puan düşerek yüzde 31,66 seviyesinde gerçekleşmiş; C endeksinin yıllık değişim oranı 0,57 puan azalışla yüzde 31,08 olmuştur. Kasım ayına göre yıllık enflasyona katkılar temel mallar, enerji ve hizmet gruplarında sırasıyla 0,25, 0,12 ve 0,08 puan azalırken, gıda ve alkolsüz içecekler ile alkol tütün ve altın gruplarında sırasıyla 0,24 ve 0,03 puan artmıştır. Mevsimsellikten arındırılmış verilerle, tüketici fiyatlarının aylık artışı bir önceki aya kıyasla 0,2 puan yükselmiştir. Aralık ayında gıda grubu, fiyat artışı ile öne çıkan ana grup olmuştur. Bu dönemde, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki artışta, kırmızı et ve sebze fiyatlarındaki yükseliş rol oynarken, kırmızı et fiyatlarındaki artışın etkisi işlenmiş et ürünlerinde de hissedilmiştir. Hizmet grubunda, kira aylık enflasyonundaki zayıflama devam etmiş, haberleşme hizmetleri enflasyonunda ise hızlanma izlenmiştir. Temel mal grubunda, giyim ve ayakkabı fiyatları mevsimsel etkilerle gerilerken, dayanıklı tüketim mallarında aylık fiyat artışı yavaşlamıştır. Diğer temel mal enflasyonu ise büyük ölçüde ilaç fiyatlarındaki gelişmelerinin etkisi ile yükselmiştir. Enerji fiyatları bu dönemde yatay seyretmiştir. Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Mevsimsellikten arındırılmış aylık enflasyon B ve C göstergelerinde bir önceki aya kıyasla yatay seyretmiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplarda belirgin bir değişiklik göstermemiştir. Diğer taraftan, TCMB bünyesinde takip edilen dağılım bazlı göstergeler aralık ayında enflasyonun ana eğiliminde gerilemeye işaret etmiştir. Tüm göstergeler bir arada değerlendirildiğinde, ana eğilim üç aylık ortalamalar bazında yüzde 1,9 seviyesine gerilemiştir. Aralık ayı itibarıyla son üç aylık dönemde mevsim etkilerinden arındırılmış ortalama fiyat artışı, temel mallarda (yüzde 0,97) bir önceki aya kıyasla gerilerken hizmet sektöründe (yüzde 2,88) yatay seyretmiştir. Hizmet sektöründe hâkim olan fiyatlama davranışı önemli bir atalete ve şokların enflasyon üzerindeki etkilerinin uzun bir zamana yayılmasına neden olmakta ve hizmet enflasyonu mallara göre yüksek seyretmektedir. 2025 yılında mal enflasyonu yüzde 25 olurken, hizmet enflasyonu yüzde 44 olarak gerçekleşmiştir. Aralık ayında kira enflasyonu aylık bazda yüzde 1,65 ile güç kaybetmeye devam etmiş ve yıllık bazda yüzde 61,61’e gerilemiştir. Lokanta-otel alt grubu fiyatlarındaki yükselişte (yüzde 1,51) yemek hizmetleri etkili olmuş, konaklama fiyatlarındaki düşüş ise bu artışı sınırlamıştır. Haberleşme alt grubunda aylık fiyat artışı telefonla yapılan görüşme ve internet ücretlerindeki yükselişlerin etkisiyle yüzde 3,63 olarak gerçekleşmiş ve son dört aya kıyasla önemli ölçüde güçlenmiştir. Diğer taraftan, ulaştırma hizmetleri fiyatları havayolu (yüzde -32,95) ve şehirlerarası yolcu taşımacılığı (yüzde -4,32) kaynaklı mevsimsel etkilerle yüzde 2,66 oranında gerilemiştir. Bu dönemde, diğer hizmetler grubunda fiyat artış oranı yüzde 0,36 ile ılımlı seyretmiştir. Perakende Ödeme Sistemi (PÖS) mikro verileri üzerinden takip edilen öncü göstergeler, ocak ayında mevsimsel olarak yükselen sözleşme yenileme oranının etkisiyle aylık bazda kira enflasyonunun yükseleceğine işaret etmektedir. Nitekim, mevsim etkilerinden arındırılmış öncü veriler, aylık kira enflasyonundaki yavaşlamanın devamını ima etmektedir. Böylelikle kira enflasyonundaki gerileme eğilimi sürmektedir. Gerek PÖS mikro verilerinden elde edilen yeni ve yenilenen sözleşmelerde oluşan gerekse konut değerleme raporları üzerinden takip edilen kira artış oranlarının TÜFE’deki mevcut yıllık kira enflasyonunun altında değerler aldığı ve gerilemeye devam ettiği izlenmektedir. Bununla birlikte, kira enflasyonu deprem ve kentsel dönüşüm gibi arz yönlü unsurların da etkisiyle, öngörülenden yüksek seyretmektedir. Yurt içi üretici fiyatları aralık ayında yüzde 0,75 artmış ve yıllık enflasyon yüzde 27,67 olmuştur. Bu dönemde enerji fiyatları (yüzde -3,63) gerilerken, sermaye (yüzde 1,98) ve ara malları (yüzde 1,61) görece yüksek fiyat artışları ile öne çıkmıştır. Uluslararası emtia fiyatlarında enerji ve enerji dışı gruplardaki ayrışma devam etmektedir. Enerji dışı emtialar yukarı yönlü bir seyir izlerken, enerji fiyatları yavaşlamasını sürdürmüştür. Aralık ayında genel emtia fiyat endeksi, enerji ve tarım emtialarının etkisiyle bir miktar gerilerken ocak ayında temelde endüstriyel metal emtia fiyatları kaynaklı yükselmiştir. Kasım ayında ılımlı seyreden altın fiyatları artışı ise jeopolitik gelişmelerin etkisiyle aralık ve ocak aylarında tekrar hızlanmıştır. FAO gıda fiyatları endeksi ise aralık ayında süt ürünleri ve et fiyatları öncülüğünde gerilemiştir. Aralık ayında ortalama 62,7 ABD doları civarında seyreden Brent ham petrol fiyatları, ocak ayının ilk iki haftası itibarıyla jeopolitik gelişmelerle ortalamada 64,5 ABD doları seviyesine yükselmiştir. Küresel Arz Zinciri Baskı Endeksi aralık ayında tarihsel ortalamasının üzerinde gerçekleşmiştir. Küresel ve Çin’e yönelik konteyner endekslerinde kasım ayının ardından aralık ve ocak aylarında da artış izlenmiştir. Döviz kuru sepeti, euro kurundaki gelişmelerle aralık ayında kasım ayına göre daha yüksek bir oranda artmıştır. Bu dönemde mevsimsel etkilerden arındırılmış imalat sanayi PMI verileri hem girdi fiyatlarında hem de ürün fiyatlarında yükselişe işaret etmiştir. Enflasyon beklentileri gerileme eğilimini sürdürmektedir. Piyasa Katılımcıları Anketi ocak ayı sonuçlarına göre, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi 0,2 puan gerileyerek yüzde 23,2 seviyesinde ölçülürken, 2027 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 17,8 düzeyinde gerçekleşmiştir. Gelecek on iki ay ve yirmi dört ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri sırasıyla 1,2 puan ve 0,5 puan aşağı yönlü güncellenerek yüzde 22,2 ve yüzde 16,9 olmuştur. 5 yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisi ise 0,3 puan azalışla yüzde 11,1 düzeyinde ölçülmüştür. Reel sektör beklentilerine bakıldığında, firmaların on iki ay sonrasına ilişkin yıllık enflasyon beklentisi, Ocak PPK toplantısı sırasında açıklanan son veri dönemi olan aralık ayında 0,9 puan azalarak yüzde 34,8 seviyesine gerilemiştir. Aynı dönemde hane halkının on iki ay sonrasına ilişkin enflasyon beklentileri de 1,3 puan düşerek yüzde 50,9 seviyesinde seyretmiştir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Gıda fiyatlarındaki yüksek artışta sebze ve kırmızı et kalemleri önemli rol oynamaktadır. Özellikle bir önceki yılı düşüşle tamamlayan sebze fiyatları, dönemsel arz koşullarına da bağlı olarak belirgin şekilde yükselmektedir. Buna ek olarak, ilgili ayda tüketici fiyatları üzerinde işgücü maliyet gelişmeleri, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri ile zamana bağlı fiyat belirleme ve geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi yüksek hizmet kalemleri öne çıkmaktadır. Hizmet sektöründe sağlık, yeniden değerleme oranından etkilenen kalemler, ulaştırma, eğitim ve bakım-onarım gibi sektörler dikkat çekmektedir. Temel mal enflasyonu ise görece ılımlı seyretmektedir. Enerji grubunda aylık bazda şebeke suyunda, akaryakıtta ve Son Kaynak Tedarik Tarifesiyle elektrikte fiyat artışı gerçekleşse de grup yıllık enflasyonunun gerilemesi beklenmektedir. 2026 yılı ocak ayında yönetilen/yönlendirilen fiyat ve maktu vergi güncellemeleri geçmiş yıllara kıyasla daha ılımlı gerçekleşerek dezenflasyon sürecini desteklemiştir. Bununla birlikte, ocak ayı itibarıyla tüketici fiyat endeksi sepeti ve ağırlık yapısında gerçekleşecek değişimlerin etkileri yakından izlenecektir. Para politikası Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar vermiştir. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirmiştir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.