EKONOMİ - 30 Ocak 2026 Cuma 09:07

Ekonomik güven endeksi 99,4 değerinde aynı kaldı

A
A
A
Ekonomik güven endeksi 99,4 değerinde aynı kaldı

Ekonomik güven endeksi Ocak ayında aynı düzeyde kalarak 99,4 değerini aldı.


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ocak ayı Ekonomik Güven Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre ekonomik güven endeksi Ocak ayında aynı düzeyde kalarak 99,4 değerini aldı. Bir önceki aya göre Ocak ayında tüketici güven endeksi yüzde 0,3 oranında artarak 83,7 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,7 oranında azalarak 103,0 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,3 oranında artarak 113,8 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2,4 oranında azalarak 112,6 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,5 oranında artarak 85,7 değerini aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul merkezli 10 ilde futbolda bahis operasyonunda 4 şüpheli tutuklandı İstanbul merkezli 10 ilde düzenlenen futbolda bahis operasyonunda gözaltına alınan 32 şüpheliden 4’ü tutuklandı, 28 şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "futbolda bahis ve şike" soruşturması kapsamında profesyonel futbol liglerinde mücadele veren futbol kulüplerinin yöneticileri hakkında yapılan araştırma sonucu bahis hesabı bulunduğu belirlenen ve yöneticisi olduğu takım ile başka bir takım arasındaki futbol müsabakası sırasında rakip takıma bahis oynadığı tespit edilen şüphelilere yönelik operasyon düzenlenmişti. İstanbul merkezli 10 ilde 33 adrese eş zamanlı operasyonda 32 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheliyi arama çalışmalarının devam ettiği öğrenilmişti. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. Gözaltına alınanların isimleri belli oldu Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin Adana Demirspor’dan Abdullah Sancak, Ankaragücü’nden Adem Başbilen, Yeni Malatyaspor’dan Ahmet Topdağ, Antalyaspor’dan Aytaç Altay ve Bahadır Haktanır, Adana Demirspor’dan Burhan Serkan Kalmaz, Bodrumspor’dan Caner Tuna, Antalyaspor’dan Cem Koç ve Cesur Burak Akar, Göztepe’den Enes Memiş, Giresunspor’dan Erdinç Hıdımoğlu, Ersin Sarıkaya, Ferhat Karademir ve Gürkan Temür, Konyaspor’dan Hakan Faydaşıçok, Alanyaspor’dan Hüsamettin Akyüz, Alanyaspor’dan Hüseyin Gümrükçüler, Denizlispor’dan Hüseyin Sorudak, Giresunspor’dan İbrahim İnaç, Adana Demirspor’dan İhsan Çetinkaya, Konyaspor’dan Kamil Yücel ve Muhammet Ali Atasever, Giresunspor’dan Mustafa Tütüncü, Kocaelispor’dan Orhan Dönmez, Konyaspor’dan Osman Öztürk ve Osman Serper, Giresunspor’dan Osman Topal, Gençlerbirliği’nden Süleyman Yurtseven, Giresunspor’dan Tahsin Çoban, Antalyaspor’dan Tuncay Gülel, Sivasspor’dan Yasin Ocak, Denizlispor’dan Yavuz Cinkaya ve Konyaspor’dan Yunus Emre Demirkol olduğu öğrenildi. Savcılık ifadelerinin ardından mahkemeye çıkartılan 32 şüpheliden 4’ü tutuklanırken, 28 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ankara 19 ülke ve Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ortak açıklama 19 ülkenin dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından yapılan ortak açıklamada, "İsrail’in Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. Türkiye Cumhuriyeti, Brezilya Federatif Cumhuriyeti, Danimarka Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Fransa Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Finlandiya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, İsveç Krallığı, İrlanda, İzlanda Cumhuriyeti, Katar, Lüksemburg Büyük Dukalığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Norveç Krallığı, Portekiz Cumhuriyeti, Slovenya Cumhuriyeti, Suudi Arabistan Krallığı ve Ürdün Haşimi Krallığı’nın dışişleri bakanları ile Arap Ligi ve İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterleri tarafından İsrail’in Batı Şeria’daki tutumu hakkında ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "İsrail’in ahiren aldığı, Batı Şeria üzerindeki hukuka aykırı kontrolünü kapsamlı biçimde genişleten bir dizi kararı en güçlü şekilde kınıyoruz" denildi. İsrail’in işgalci tutumunun kınandığı belirtilen açıklamada, "Bu değişiklikler geniş kapsamlı olup, Filistin topraklarını İsrail’in sözde ‘devlet arazisi’ olarak yeniden sınıflandırmakta, yasa dışı yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakta ve İsrail idaresini daha da derinleştirmektedir. İsrail’in yasa dışı yerleşimleri ve bunları ilerletmeyi amaçlayan kararlarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin önceki kararları ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 2024 tarihli istişari görüşü de dahil olmak üzere uluslararası hukukun bariz bir ihlali olduğu konusunda net bir görüşe sahibiz. Bu son kararlar, sahadaki gerçekliği değiştirmeyi ve kabul edilemez fiili ilhakı ilerletmeyi amaçlayan açık bir gidişatın parçasıdır. Ayrıca Gazze için 20 maddelik plan da dahil olmak üzere bölgede barış ve istikrara yönelik devam eden çabaları zayıflatmakta ve anlamlı bir bölgesel entegrasyon umudunu tehdit etmektedir. İsrail hükümet’ne bu kararları derhal geri alması, uluslararası yükümlülüklerine riayet etmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarının hukuki ve idari statüsünde kalıcı değişikliklere yol açacak adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz. Söz konusu kararlar, E1 projesinin onaylanması ve ihalesinin yayımlanmasıyla İsrail’in yerleşim politikasında benzeri görülmemiş hızlanmanın ardından alınmıştır. Bu tür eylemler, Filistin Devleti’nin yaşayabilirliğine ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik kasıtlı ve doğrudan bir saldırıdır. Bu bağlamda 1967’den bu yana işgal altında bulunan Filistin topraklarının Doğu Kudüs de dahil olmak üzere demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeye yönelik tüm tedbirleri reddettiğimizi yineliyoruz. Her türlü ilhaka karşıyız. Batı Şeria’daki endişe verici tırmanış karşısında İsrail’e, Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetine son vermesi ve sorumluları hesap verebilir kılması çağrısında bulunuyoruz. Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerin genişlemesine, zorla yerinden etme politikalarına ve ilhak tehditlerine karşı uluslararası hukuka uygun olarak somut adımlar atma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz. Tarihe dayanan Haşimi himayesinin özel rolünü tanıyor; mübarek Ramazan ayında Kudüs ve Kudüs’teki kutsal mekânlardaki tarihi ve hukuki statükonun korunmasının önemini vurguluyoruz. Bölgesel istikrar için bir tehdit oluşturan Kudüs’te statükoya yönelik tekrarlanan ihlalleri kınıyoruz. Bakanlar, İsrail’in Filistin Yönetimi’ne ait alıkonulan vergi gelirlerini derhal serbest bırakması çağrısında bulunmaktadırlar. Paris Protokolü uyarınca Filistin Yönetimi’ne aktarılması gereken bu gelirler, Gazze ve Batı Şeria’daki Filistin halkına temel hizmetlerin sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. 4 Haziran 1967 sınırları temelinde Arap Barış Girişimi ve ilgili BM kararları doğrultusunda Ortadoğu’da iki devletli çözüme dayalı adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışa ulaşma konusundaki sarsılmaz bağlılığımızı yineliyoruz. New York Bildirisi’nde de ifade edildiği üzere İsrail-Filistin ihtilafının sona erdirilmesi bölgesel barış, istikrar ve entegrasyon için şarttır. Bölge halkları ve devletleri arasında bir arada yaşama ancak ve ancak bağımsız, egemen ve demokratik bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesiyle mümkün olacaktır" ifadelerine yer verildi.