EKONOMİ
Diyarbakır OSB Başkanı Fidan: "370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" 13 Mart 2026 Cuma - 23:11:23 Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, basın mensuplarıyla iftarda bir araya gelerek, "42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor" dedi. Merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen iftar programında konuşan Diyarbakır OSB Yönetim Kurulu Başkanı Fidan, Diyarbakır’ın tarih boyunca üretim ve kültürel zenginliğin merkezlerinden biri olduğunu, Mezopotamya’nın kadim şehirlerinden biri olan kent, sahip olduğu genç nüfusu, girişimci insan gücü ve üretim potansiyeliyle de Türkiye’nin en önemli kalkınma merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır OSB yönetimi olarak bu potansiyelin farkında olduklarını söyleyen Fidan, "Kentin üretim ve yatırım üssü haline gelmesi için büyük bir gayret gösteriyoruz. 42 kilometrelik yol ağına sahip OSB’mizde bugün 370 civarında firma üretim yapıyor ve yaklaşık 23 bin insanımız ekmeğini bu bölgede kazanıyor. Bu rakamlar sadece ekonomik bir veri değildir. Bu rakamlar Diyarbakır’ın emeğini, alın terini, umudunu ve geleceğini temsil etmektedir. Biz göreve geldiğimiz günden bu yana Diyarbakır OSB’yi kentin kalkınmasının lokomotifi olarak gördük. Amacımız Diyarbakır’ı yatırımcının güvenle geldiği, sanayicinin üretim yaparken önünü görebildiği, gençlerimizin iş bulabildiği güçlü bir üretim merkezi haline getirmektir" dedi. Yaptıkları çalışmalarla Diyarbakır OSB’de önemli bir dönüşüm yaşandığına değinen Fidan, "Bu süreçte güven, planlama ve sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla hareket ediyoruz. Altyapı ve üstyapı yatırımlarımızı hızlandırdık. 5. etap için tahsis sürecini başlattık. 50 firmamıza yer tahsisi gerçekleştirdik. Göreve geldiğimiz 2022 yılında bölgemizde 269 firma aktif üretim yaparken, bugün bu sayı 370’e ulaştı. Enerji altyapısını güçlendirmek için önemli adımlar attık. Yollarımızı yeniledik. Yıllardır çözülemeyen bazı hukuki sorunları da çözüme kavuşturduk. 25 yıldır süren parsel davalarını sonuçlandırarak yatırımcıların önünü açtık. Bugün geldiğimiz noktada Diyarbakır OSB artık sadece bir sanayi alanı değil büyüyen, dönüşen ve geleceğe hazırlanan güçlü bir üretim üssüdür. Diyarbakır’ın sanayide hak ettiği noktaya gelmesi için daha fazla yatırım, güçlü altyapı ve büyük projelere ihtiyaç var. Bugüne kadar nasıl ki sanayicimizin yanında olduysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla çalışmaya ve yanında devam edeceğiz. Diyarbakır OSB’nin daha ileriye gitmesi için dün olduğu gibi bugün de sorumluluk almaktan geri durmadık, yarın da bu şehrin üretim gücünü daha yüksek noktalara taşımak için aynı azimle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Mart 2026 Cuma - 23:08 Dünya ticaretinin rotası yeniden çiziliyor: Samsun Havza OSB Karadeniz’in en büyük sanayi hamlesi, Türkiye’nin yeni üretim üssü Havza Organize Sanayi Bölgesi(OSB), 8 milyon metrekare alanıyla küresel devlere kapılarını açıyor. Türkiye’nin üretim ve lojistik ağında stratejik bir konuma sahip olan Havza OSB, 8 milyon metrekarelik dev alanıyla Karadeniz’in en büyük sanayi yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor. Samsun Valiliği tarafından paylaşılan bilgilerde, bölgenin küresel yatırımcılar için önemli fırsatlar sunduğu vurgulandı. Samsun şehir merkezine yaklaşık 75 kilometre mesafede bulunan Havza Organize Sanayi Bölgesi, ilçelerin yerleşim alanlarına yakın konumuyla iş gücüne erişim açısından önemli avantaj sağlıyor. Karayolu, havayolu, denizyolu ve demiryolunun kesiştiği noktada yer alan bölge, Türkiye’nin lojistik ağında stratejik bir merkez olarak değerlendiriliyor. Bölgede bulunan Devlet Demiryolları yükleme merkezi ile Samsun Limanı arasında kurulan entegrasyon sayesinde sanayi ürünlerinin çevre illere ve uluslararası pazarlara sevkiyatı hızlı ve kesintisiz şekilde gerçekleştirilebiliyor. Demiryolu bağlantısı, üretimden pazara ulaşım sürecinde önemli bir kolaylık sağlıyor. Güçlü enerji altyapısı, zengin su kaynakları ve yatırım teşvikleriyle dikkat çeken Havza OSB’nin yüksek istihdam hedefiyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlaması bekleniyor. Savunma sanayinden otomotive, gıdadan kimya sektörüne kadar birçok alanda üretim yapılmasının planlandığı bölgede, sanayide çeşitliliğin artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturacak önemli merkezlerden biri olarak gösterilen Havza Organize Sanayi Bölgesi, Samsun’un sanayi ve ticaretteki rolünü daha da güçlendirecek projeler arasında yer alıyor.
13 Mart 2026 Cuma - 22:43 Ticaret Bakanı Bolat: "Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bulgaristan ile Türkiye arasında Kapıkule’nin kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı açılması için anlaşma taslağının gönderildiğini belirterek, "Bulgaristan Parlamentosu Türkiye ile, Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını bize gönderdi. Kapıkule’nin hemen kuzeyinde yeni bir gümrük kapısı daha açacağız" dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Uluslararası Nakliyeciler Derneğinin İstanbul’daki iftar programında yaptığı konuşmada Bulgaristan Parlamentosu’nun Türkiye ile Bulgaristan arasında yeni bir gümrük kapısının açılması için anlaşma taslağını Türkiye’ye gönderdiğini duyurdu. Bolat, "Avrupa’ya taşımalarımız için çok önemli bir yeni ticari taşımalarda önemli imkan sağlayacak. Yeni bir koridor yeni kanal açılmış olacak. Kapıkule veya bazen Hamzabeyli’de, İpsala’daki yığılmaları da böylece azaltmış olacağız. Bu önemli, olumlu gelişmeyi de sizinle bir son dakika gelişmesi olarak paylaşmış olalım" diye konuştu. Türkiye’de lojistik sektörünün hızla büyüdüğünü vurgulayan Bolat, sektörün pazar büyüklüğünün 100 milyar dolar seviyesini aştığını söyledi. Bolat, "Maşallah hızla gelişen bir lojistik sektörümüzü görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türkiye ekonomisinde pazar büyüklüğü yüz milyar dolar seviyesinde. Onu biraz aşmış durumda. Bu anlamda Türkiye dünya lojistik sektöründe ciddi de bir ihracata sahip. Geçen yıl 42 milyar 400 milyon dolarlık lojistik ihracatımız oldu. Bu da 122,5 milyar dolarlık hizmetler ihracatımızın yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu büyük bir rakam. Böylelikle sektörün iştigal eden bütün sektör paydaşlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Birlikte Türkiye’mizin hizmet ihracatını büyütmeye ve ülkemizin dış güzel dengelerinde daha iyi noktalara taşımaya gayret ediyoruz" ifadelerine yer verdi. Türkiye’nin dünya lojistik ihracatında yüzde 2,8 pay ile 10’uncu sırada bulunduğunu ifade eden Bakan Bolat, "Türkiye dünyada lojistik ihracatında yüzde 2,8’lik bir payla dünyada onuncu sırada yer almaktadır. Bu büyük bir başarıdır. Bir de lojistik performans endeksi var. Türkiye’nin performansında belirgin bir iyileşme, gelişme gözlemliyoruz. 2018 yılında 3,15 beş puanla 47. sırada bulunan ülkemiz lojistik performans endeksinde 2023 yılında 3,43 puanla 38. sıraya yükseldi. Gümrük süreçleri, altyapı kalitesi, lojistik yetkinlik, hızlı teslimat gibi alanlarda önemli iyileşmeler sağlandı. Burada Ulaştırma ve taşımacılık kaynaklı emisyonların azaltılması, dijitalleşme, modern gümrük uygulamaları yoluyla lojistik süreçlerini optimize edilmesi bizim Ticaret Bakanlığı’mızın stratejik hedefleri arasında yer almaktadır" diye konuştu. Gümrük süreçlerinde dijitalleşmenin hız kazandığını kaydeden Bolat, e-tır sistemi, tek pencere uygulaması, elektronik belge değişim mekanizması ve yeni bilgisayarlı transit sistemi olarak bilinen NCTS Transit Sistemi ile ticaretin daha hızlı ve güvenilir hale getirildiğini söyledi. Bolat, "Gümrüklerdeki kolaylıkların artması taşımacılık hizmetlerinde gümrükle bağlantılı kolaylıklar taşımacılarımız ve performansını olumlu yönde etkilemektedir. e-tır sistemi yeni bilgisayarlı transit sistemi NCTS, tek pencere uygulaması elektronik belge değişim mekanizması gibi uygulamalarla ticareti kolaylaştırıp, hızlandırıp taşımacılarımızın da sürelerinin hızlanması ve çabukluğun artmasını katkı vermekteyiz. Özellikle NCTS olarak kısaca bilinen yeni bilgisayarlı transit sistemi uluslararası transit ticareti de güvenilir, şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütmeye yardımcı olmaktadır. Hatırlarsanız 17 Kasım 2024 Pazar günü biz NCTS’nin yeni versiyonu olan faz beş sistemine geçmiştik. Şimdi önümüzdeki bu yıl faz 6’ya geçiş yapmak zorundayız. Avrupa Birliği ile olan yükümlülüklerimiz gereği bu konuda da Ticaret Bakanlığımız da çalışmalar hızlı bir şekilde devam etmektedir" dedi. Türkiye’de ulusal ve ortak transit taşımalarının da önemli ölçüde arttığının altını çizen Ticaret Bakanı Bolat, "Ulusal ve ortak transit kapsamında ülkemiz hareketli taşımada 2013 ile 2025 yılları arasındaki on iki yılda yüzde 65 artmıştır. Yıllık 1.5 milyondan 2.5 milyona çıkmıştır. Ülkemiz barışlı taşımalar ise yine bu dönemde 2012 ile 2025 yılları arasında yüzde 86’lık bir artıştı gösterdi, 1,2 taşımada 2,2 milyon seviyesine yükseldi. Ülkemiz 1929 yılında Birleşmiş Milletler himayesinde kurulan uluslararası anlaşma hürriyetine sahip tığ sözleşmesini ve sisteminden 1966 yılında katıldı. Bu önemli bir aşamaydı. Bunun sayesinde gerek ikinci taşımalar, gerekse uluslararası transit taşımalarda Türk lojistik sektörü büyük bir gelişme kaydetti" diye konuştu
13 Mart 2026 Cuma - 20:57 Çorlu Sebze Meyve Hali temeli atıldı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Çorlu’daki sebze-meyve tedarik zincirini düzenli, hijyenik ve verimli hale getirmek amacıyla hayata geçirdiği Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini attı. Temel atma töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yalnızca Çorlu’ya değil, tüm bölgeye hizmet edecek bu modern halimizin temelini atıyoruz" dedi. "Bugün esnafımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz" diyen Yüceer, "Adaylığımız döneminde Çorlu Belediye Başkanımız Ahmet Sarıkurt ile birlikte esnafımızı ziyaret ettiğimizde yaşadıkları sıkıntıları bizlerle paylaşmışlardı. Biz de onlara sebze-meyve toptancı halini hayata geçireceğimizin sözünü vermiştik. Bugün hem Çorlu’muza hem hem de bölgemize hizmet edecek, Çorlu Yeni Sebze ve Meyve Toptancı Hali’nin temelini atmanın gururunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "Sadece Çorlu değil Trakya’ya hizmet edecek" Temeli atılan tesis ile bölgenin önemli bir ihtiyacının karşılanacağına vurgu yapan Başkan Yüceer, "Bu tesis yalnızca Çorlu’ya, değil, Tekirdağ’a ve tüm Trakya’ya hizmet edecek. Burada üretici, esnaf ve tüketici buluşacak. Yıllık 50 bin tonun üzerinde işlem yapılmasını bekliyoruz. Şu anda bölgemizde üretilen yaş sebze ve meyve miktarı 136 bin tonun üzerinde. Tüketim ise günlük yaklaşık 500 ton, yıllık yaklaşık 183 bin ton seviyesinde. Bu hal binası bu ihtiyacın önemli bir kısmını karşılayacak" dedi. Çorlu Sebze ve Meyve Toptancı Hali, 37 bin 600 metrekarelik bir parsel üzerinde yer alacak. İki blok halinde tasarlanan hal binasında toplam 30 dükkan bulunacak. Her dükkan 97 metrekare net alana sahip olup ayrıca 15 metrekarelik bir asma kata sahip olacak. Çorlu Hıdırağa Mahallesi’nde düzenlenen temel atma törenine CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ile milletvekilleri, il ve ilçe belediye başkanları, kurum ve kuruluşların amirleri, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasi partilerin temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Garanti BBVA’ya Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri’nden üç ödül birden
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:50 Garanti BBVA’ya Global Finance Sürdürülebilir Finansman Ödülleri’nden üç ödül birden Garanti BBVA, Global Finance tarafından düzenlenen 2026 Sustainable Finance Awards kapsamında üç ayrı kategoride ödül kazandı. Sürdürülebilir finansman alanında uzun vadeli stratejisi, yenilikçi ürünleri ve ölçülebilir etkisiyle öne çıkan Garanti BBVA, dünyanın önde gelen finans yayınlarından Global Finance tarafından düzenlenen 2026 Sustainable Finance Awards kapsamında üç ayrı kategoride ödüle layık görüldü. Garanti BBVA; "Türkiye’nin En İyi Sürdürülebilir Finansman Bankası" ödülünü alırken aynı zamanda Antalya-Alanya Otoyolu Projesi için sağlanan sürdürülebilirlikle bağlantılı finansmanla "Orta ve Doğu Avrupa’da Yılın Sürdürülebilir Finansman Anlaşması" ve "Orta ve Doğu Avrupa’da Toplulukları Destekleyen En İyi Banka" ödüllerinin de sahibi oldu. Global Finance editörleri tarafından yapılan değerlendirmede; Garanti BBVA’nın sürdürülebilir finansmanı iş modelinin merkezine alan yaklaşımı, çevresel ve sosyal etkiyi odağına koyan finansman çözümleri ile Türkiye ve Orta ve Doğu Avrupa bölgesinde oluşturduğu somut ve ölçülebilir katkılar belirleyici oldu. Banka, 2018-2025 dönemi için açıkladığı sürdürülebilir finansman hedefini planlanandan önce tamamlamış ve ardından, 2018-2029 dönemini kapsayan 3,5 trilyon TL’lik sürdürülebilir finansman taahhüdünde bulunmuştu. Banka bu hedefler doğrultusunda; yeşil, sosyal ve sürdürülebilirlikle bağlantılı finansman ürünleriyle reel sektörün dönüşümünü desteklemeyi sürdürüyor. Yenilenebilir enerji projelerinden yeşil dönüşüm yatırımlarına, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir konut, turizm ve tarım finansmanından kapsayıcı büyüme odaklı çözümlere kadar geniş bir yelpazede sunulan finansman, Garanti BBVA’nın sürdürülebilirliği uzun vadeli bir değer sistemi olarak ele alan yaklaşımının temelini oluşturuyor. "Uzun vadeli değer oluşturma odağımızın güçlü bir yansıması" Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, ödüllerle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Garanti BBVA’da sürdürülebilirliği bir ürün ya da dönemsel bir gündem olarak değil, iş yapış biçimimizin temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. İklim kriziyle mücadeleden kapsayıcı büyümeye, altyapı yatırımlarından toplumsal kalkınmaya kadar geniş bir alanda müşterilerimizle birlikte uzun vadeli değer üreten çözümler geliştiriyoruz. Global Finance gibi uluslararası itibarı yüksek bir kurum tarafından üç ayrı kategoride ödüle layık görülmek, bu yaklaşımımızın somut olarak karşılık bulduğunu ve doğru yönde ilerlediğimizi göstermesi açısından bizim için son derece kıymetli. Türkiye’nin ve bölgemizin sürdürülebilir dönüşümüne katkı sağlamaya, reel sektörü bu yolculukta güçlü ve yenilikçi finansman çözümleriyle desteklemeye devam edeceğiz." Antalya-Alanya Otoyolu Projesi’nde örnek bir sürdürülebilir finansman modeli Garanti BBVA’nın ödüle layık görülen projelerinden biri olan Antalya-Alanya Otoyolu Projesi için sağlanan 1,7 milyar euro tutarındaki sürdürülebilirlikle bağlantılı finansman, Türkiye’de kurumsal bir şirkete sağlanmış en büyük sürdürülebilirlikle bağlantılı kredi işlemlerinden biri olma özelliğini taşıyor.
Samsunlu esnafın "ucuzluk çadırları" talebi
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:15 Samsunlu esnafın "ucuzluk çadırları" talebi Samsunlu esnaf, şehir dışından gelen firmalar tarafından kurulan ve "ucuzluk çadırları" adı altında satış yapılan alanlara kent merkezinde izin verilmemesi talep etti. Samsun Yabancılar Çarşısı önünde bir araya gelen esnaf ve oda temsilcileri, çadır ve fuar adı altında yapılan satışların yerel esnafı zor durumda bıraktığını dile getirdi. Samsun Yabancılar Çarşısı Dernek Başkanı Alaaddin Sayın ,"Sabah dükkânını açarak, dükkânın kirasını, vergisini, işçisinin sigortasını ödeyerek evine ekmek götürmek derdinde olan esnaflarımızın yüklerinin üstüne bir de çadırları esnaflarımızın en yakın olduğu yerlere koyarak bu esnafın üzerine psikolojik bir baskı oluşturmayı hiç doğru bulmuyoruz. Biz bu açıklamayı çadırın önünde yapacaktık fakat şehir dışından Samsun’a gelen esnaflar ile buradaki esnafları karşı karşıya getirmek istemedik. Belediyenin önünde yapmak istedik. Belediye başkanımıza saygısızlık yapmak istemedik. Duyduk ki Trabzon, Ordu gibi şehirlerde bu çadırlara izin verilmiyor. Biz de şehrimizin ileri gelenlerinden bu çadırlara izin verilmemesini istiyoruz. Verildiyse bunlara şehir dışında izin verilmesini istiyoruz. İlimizdeki yetkililerden tek isteğimiz budur" dedi. Samsun Züccaciye, Bijuteri, Kırtasiye ve Oyuncakçılar Esnaf Odası Başkanı Ramazan Yazıcı, "Bizim sattığımız ürünlerin çadır veya fuar adı altında satılmasına tepki göstermek için toplandık. Bu çadırlarla alakalı duruma esnaf arkadaşlarımızın el atmasını, esnaf arkadaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesini istiyoruz" diye konuştu. Samsun Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Muhammed Yazıcı ise "Türkiye genelinde bunlarla ilgili araştırma yapıyoruz. Kocaeli’de bu fuar ve çadırları tamamen kaldırmışlar. Ordu’da şu anda fuar açılmıyor. Sadece Samsun’da açılıyor. Bunları da inşallah hep beraber kaldıracağız" şeklinde konuştu. Oda temsilcileri ve esnaf, açıklamanın ardından dağıldı.
Bakan Bolat: ‘‘İhracatta 400 milyar dolar sınırına dayandık’’
29 Ocak 2026 Perşembe - 13:03 Bakan Bolat: ‘‘İhracatta 400 milyar dolar sınırına dayandık’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘‘İhracatçı sayımız 160 bine ulaştı. 282 milyar dolar mal ihracatı ve 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı olmak üzere toplam ihracatımız 390 milyar dolara çıktı. Bu 400 milyar dolar sınırına dayanmak demek’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ‘Dönüşen Dünyada İhracat Zirvesi’ programına katıldı. Bakan Bolat, programda yaptığı konuşmada ihracat rakamlarındaki artışa dikkat çekerken gümrük birliğinin güncellenmesi konusuna ilişkin de bilgi paylaştı. Bolat, ‘‘Dünyadaki askeri, siyasi, ekonomi ve ticaret sistemlerindeki büyük çatırtılar bizleri serinkanlı, sağduyulu, koordineli çalışarak ülkemizin menfaatlerini koruyarak hareket etmeyi gerekli kılmakta’’ diye konuştu. ‘‘İhracatta 400 milyar dolar sınırına dayandık’’ İhracatçı sayısındaki artışa değinen Bolat, ‘‘Bugün 160 bin ihracatçımız var diye gururla ifade ediyoruz. 282 milyar dolar mal ihracatı ve 122,4 milyar dolar hizmet ihracatı olmak üzere toplam ihracatımız 390 milyar dolara çıktı. Bu 400 milyar dolar sınırına dayanmak demek’’ ifadelerini kullandı. Bakan Bolat, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesine noktasında da yapılan çalışmalardan bahsetti. Bolat, ‘‘Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çağrısı ve taleplerimiz kabul edildi. Sorun oluşturan 15 başlıkta uzlaşma sağlandı. AB Konseyi’nden AB Komisyonu’na bir yetkilendirme kararı gerekiyor. AB Komisyonu bunu bekliyor. Bu arada boş durmuyoruz. AB Komisyonu ile toplantılara başladık. Biri Brüksel’de, biri Ankara’da iki toplantı gerçekleştirdik. Gümrük Birliği için aramızda sıkıntı oluşturan 29 alt konularda 15 tanesini uzlaşarak çözdük. Geri kalanlar için toplantılarımız devam ediyor’’ ifadelerini kullandı. Ticaret savaşlarında yeni alanların açıldığını, bazı ülkelerin serbest ticaret anlaşmaları imzaladığını belirten Bolat, Avrupa Birliği (AB) ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ile AB ve Hindistan arasında imzalanan serbest ticaret anlaşmalarına da değindi. Uluslararası yapılan anlaşmaları da yakından takip ettiklerini belirten Bolat, ‘‘Trafik sapması gibi durumlar ortaya çıkmasın diye gümrüklerimizde gerekli tedbirleri her daim uyguluyoruz. Teyakkuzdayız’’ dedi. AB ile ticaretin kazan-kazan temelinde ilerlediğini belirten Bolat, ‘‘Bu noktada katılım müzakereleri aşamasında aday ülke statümüzle beraber Gümrük Birliği’nin avantajlarını da AB’den Türkiye’ye gelen yatırımcılarla ve Türk müteşebbisler ile birlikte değerlendiriyoruz. O açıdan temkinli ve iyimser olalım, paniğe kapılmayalım’’ diye konuştu. Milli gelirde 6 kat büyüme gerçekleştiğini ve 1,5 trilyon doların üzerine çıkıldığını ifade eden Bolat, kişi başına düşen milli geliri 5 bin 500 dolardan 17 bin 880 dolara çıkardıklarını, dış ticaret hacmini 820 milyar dolara ulaştırdıklarını söyledi. Türkiye’ye gelen yabancı yatırımlar hakkında da bilgi paylaşan Bakan Bolat, ‘‘2002’ye kadar 78-79 yılda gelen yatırım 14 milyar dolarken 2002’den sonra gelen uluslararası yatırım 287 milyar dolardır. Bunun yüzde 65’i başta AB ülkeleri olmak üzere Avrupa ülkeleri kaynaklıdır’’ şeklinde konuştu.
Erzurum Ticaret Borsası ile KUDAKA arasında Türkiye’de ilk olacak proje için protokol imzalandı
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:51 Erzurum Ticaret Borsası ile KUDAKA arasında Türkiye’de ilk olacak proje için protokol imzalandı Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, dezavantajlı grupların topluma ve istihdama kazandırılmasına yönelik örnek bir projeyi hayata geçirdi. Başkan Oral, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven ile imzaladığı iş birliği protokolüyle, Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan önemli bir sosyal istihdam projesinin startını verdi. 2025 Yılı Teknik Destek Programı 6. Dönem kapsamında; Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesinin proje ortağı olduğu "Dezavantajlı Grupların Hizmet Sektörüne Kazandırılması Projesi" KUDAKA tarafından uygun görülerek desteklenmeye hak kazandı. Başkan Hakan Oral’ın girişimleriyle KUDAKA ile Erzurum Ticaret Borsası arasında sözleşme imzalanarak projenin uygulama sürecine geçildi. Proje çerçevesinde; cezaevinden denetimli serbestlik ile çıkan veya cezasını tamamlamış eski hükümlülere yönelik aşçılık, servis yönetimi, hijyen ve sanitasyon ile yöresel yemeklerin hazırlanması alanlarında nitelikli mesleki eğitimler verilecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan kursiyerlere sertifika verilerek, istihdama katılımları ve toplumsal hayata uyumları desteklenecek. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Hakan Oral, "Sosyal sorumluluğu merkeze alan, istihdam odaklı projelerle sadece ekonomiye değil, insan hayatına da değer katmayı hedefliyoruz. Bu proje, üretime ve topluma kazandırmanın en somut örneklerinden biridir." ifadelerini kullandı. Hizmet sektöründe kalıcı istihdam oluşturmayı amaçlayan ve sosyal kalkınmaya güçlü katkı sunması beklenen projenin, Erzurum başta olmak üzere bölgeye önemli kazanımlar sağlaması öngörülüyor. İmza törenine, Erzurum Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcısı ve Hukuk Müşaviri Av. Sevil İlhan ile Proje Birimi Personeli Nurseda Yılmaz da katıldı.
ATO Başkanı Baran: "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada"
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:17 ATO Başkanı Baran: "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada, yatırım yapan ülkeler içinde ise 8’inci sırada yer alıyor" dedi. Belçika Kraliçesi Mathilde’nin 29 Ocak’ta başkanlık edeceği Belçikalı iş insanlarından oluşan Ticaret Heyeti’nin mayıs ayında Türkiye’de gerçekleştireceği toplantı öncesinde Belçika Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret etti. Makamında gerçekleşen görüşmede konuşan Baran, Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ve sosyal ilişkilerin gelişmesinde Belçika’da yaşayan Türklerin çok büyük bir rolü olduğunu ifade etti. "Belçika, ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor" Türk kökenli girişimcilerin Belçika’da kurduğu işletmelerin Belçika ekonomisine katkı sağladığını ve iki ülke arasında doğal bir köprü oluşturduğunu anlatan Baran, "Bu güçlü beşeri bağın, ekonomik iş birliklerimizi derinleştiren ve karşılıklı yatırımları teşvik eden önemli bir avantaj olduğuna inanıyoruz. Belçika, ülkemizin Avrupa’daki en büyük ticaret ortakları arasında yer alıyor. 2024 yılında 4,4 milyar doları bizim ihracatımız olmak üzere, toplam ticaret hacmimiz 8,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Böylece Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada yer aldı. İkili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da geliştirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Belçika, Türkiye’ye en çok yatırım yapan ülkeler arasında Belçika’nın Türkiye’ye en çok yatırım yapan 8’inci ülke olduğuna dikkat çeken Baran, "2002’den bu yana Belçika’dan ülkemize gelen doğrudan yatırımlarının değeri 10 milyar dolara yaklaşmış durumda" şeklinde konuştu. Baran, Belçika’nın sahip olduğu Anvers Limanı, stratejik coğrafi konumu ile lojistik ve altyapı imkanlarının yatırım açısından önemli avantajlar sunduğunu ifade ederek, iki ülke arasında çifte vergilendirmeyi önleme ve yatırımların karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmaların bulunduğunu söyledi. Ankara ekonomisi hakkında da bilgi veren Baran, şehrin son 25 yıllık dönemde büyük bir dönüşüm yaşadığını, savunma sanayi başta olmak üzere sanayisinin geliştiğini, dünyanın en büyük 100 savunma sanayisi firmasının dördünün Ankara’da bulunduğunu anlattı. Şehrin ticaret ve ihracattaki başarılarına da değinen Baran, "Ankara, organize sanayi bölgeleriyle bir üretim ve ticaret, teknokentleriyle bir teknoloji, üniversiteleriyle bir eğitim, hastaneleriyle bir sağlık, termal kaynaklarıyla da bir turizm şehri" dedi. Baran, Mayıs ayında Türkiye’yi ziyaret edecek Belçika Ticaret Heyeti ile Ankara Ticaret Odası üyelerini bir araya getirerek birebir görüşmeler yapmalarını sağlayabileceklerini de söyledi. Baran, ayrıca, Belçika Büyükelçisi Van de Velde’nin Ankara’ya duyduğu ilgiyi ve sevgiyi ifade ettiği videoyu izlediğini de belirterek, "Büyükelçi’nin Ankara’ya olan ilgisini görmek bizi son derece memnun etti. Bundan sonraki süreçte kendisinin de Ankara’yı dünyada en iyi şekilde anlatacağına inanıyorum" diye konuştu. Türkiye ile Belçika arasındaki diplomatik ilişkilerin 183 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatan Baran, "Belçika, Türkiye’nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında 15’inci sırada, yatırım yapan ülkeler içinde ise 8’inci sırada yer alıyor. Motorlu taşıtlar, mekanik aletler, mineral yakıtlar ve yağlar başlıca ihracat kalemlerimiz arasında bulunuyor" açıklamalarında bulundu. "Ankara, Türkiye’nin ikinci büyük ekonomik odak noktası" Belçika’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise Ankara’da bulunmanın, kenti ve ekonomisini yakından tanıma imkanı sunduğunu belirterek, "Türkiye önemli bir ülke ve Ankara, Türkiye’nin ekonomik açıdan ikinci büyük odak noktası. Ankara’nın potansiyelini yakından görmek ve öncelikleri anlamak istiyoruz" ifadelerinde bulundu. Mayıs ayında Belçika Kraliçesi başkanlığında gerçekleşecek Ticaret Heyeti ziyareti hazırlıkların sürdüğünü kaydeden Van de Velde, "Şirketler şimdiden kayıt yaptırmaya başladı, şu an yaklaşık 100 firma kayıtlı. Şubat ayı sonuna kadar bu sayının artacağını öngörüyoruz. Havacılık, uzay, savunma ve enerji sektörleri ana odak alanlarımız olacak. ASELSAN, TÜRKSAT ve ilgili kurumlarla temaslarımız olacak" diye konuştu. Belçika’nın offshore rüzgar enerjisi ve enerji altyapısı konusundaki deneyimine dikkat çeken Van de Velde, enerji, sağlık ve ilaç sektörlerinde de iş birliği imkanlarını değerlendirmek istediklerini ifade etti. Ziyarette, Büyükelçi Van de Velde’ye Valon Bölgesi Ticaret Ateşesi Gerard Segher, Flaman Bölgesi Ticaret Ateşesi Peter Verplancken, Brüksel Başkent Bölgesi Ticaret Ateşesi Stefano Missir di Lusignano, Başkatip Hannes Dekeyser ve Protokol Sorumlusu Esra Kaya, ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran ile Genel Sekreter Yardımcısı Abdurrahman Karabudak da yer aldı.
BOSAB sanayicisine yeşil dönüşüm rehberi
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:13 BOSAB sanayicisine yeşil dönüşüm rehberi Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), bölge sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Sanayi ve Yeşil Dönüşüm Bilgilendirme Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Enerji Verimliliği Merkezi (BTSOEVM) uzmanları tarafından verilen seminerde sanayicilerin küresel rekabet gücünü artıracak yeşil OSB uygulamaları, enerji verimliliği, karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve dijital dönüşüm başlıkları detaylı bir şekilde ele alındı. Seminerin açılış konuşmasını yapan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, dünya ticaretindeki kuralların hızla değiştiğine dikkat çekti. Temiz ve verimli üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Akyıldız, "Dün kaliteli üretmek yeterliydi; ancak bugün temiz ve verimli üretmiyorsanız küresel sahnede yeriniz daralıyor. Hayata geçirdiğimiz ’Yeşil OSB Dönüşüm Projesi’ ile bölgemizi; enerjisini verimli yöneten, suyu geri kazanan ve karbon ayak izini azaltan yeni nesil bir üretim ekosistemi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüm, bir tasarruf hamlesinin yanında Bursa’nın havasına ve suyuna sahip çıkma irademizin de somut bir göstergesi" ifadelerini kullandı. "Hepimizin aynı hedefe odaklanması gerekiyor" Dönüşümün başarısı için sanayicilerin desteğinin kritik olduğunu belirten Akyıldız, "Bu sürecin Bölge Müdürlüğümüz tarafından tek başına yürütülmesi mümkün değil. Altyapıyı kurgulamak ve süreçleri planlamak bizim sorumluluğumuzda; ancak dönüşümün sahadaki karşılığı sizlerin katkısı ve sahiplenmesiyle oluşacaktır. Bu bir takım işidir; en küçük işletmemizden en büyük fabrikamıza kadar herkesin aynı hedefe odaklanması gerekir." diye konuştu. "Düşük karbon kriteri ticaretin merkezine yerleşti" BTSO Enerji Verimliliği Merkezi Yöneticisi Canpolat Çınar, ticaretin kurallarının kökten değiştiğini ifade etti. Eskiden fiyat, kalite ve termin şartlarında alıcıyla anlaşıldığında satışın gerçekleşebildiğini belirten Çınar, "Ancak şimdi, özellikle Avrupa pazarındaki müşterileriniz bu denkleme düşük karbon kriterini de eklemenizi talep edecek." dedi. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile 2026 yılında mali yükümlülüklerin başladığını hatırlatan Çınar, "Bu vergiyi Avrupa’ya ödemek yerine tesislerimize yatırım yapıp verimliliğimizi artıralım. Ayrıca Yeşil OSB sertifikası alan firmalar; Dünya Bankası kaynaklı uzun vadeli yeşil kredilere erişimde öncelik kazanacak ve ihracatta ’güvenilir tedarikçi’ unvanıyla rekabet avantajı sağlayacak" diye konuştu. "Gelecekte en büyük kısıt su kotası olacak" Enerji Verimliliği Uzmanı Berna Durmuş ise sürdürülebilirliğin teknik standartlarına odaklandığı sunumunda ürün bazlı karbon ayak izinin (ISO 14067) önemine değindi. Karbon yönetiminin kârlılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Durmuş, sanayicilere "Müşteri artık fabrikadaki toplam karbonu değil, satın aldığı tek bir ürünün karbon yükünü soruyor. Karbonu yönetmek, kârınızı yönetmektir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Yeşil OSB olmanın ön şartıdır. Bursa sanayisi için su ayak izi (ISO 14046) de en az karbon kadar kritik; gelecekte en büyük kısıt ’su kotası’ olacak." uyarısında bulundu. Seminer, bölge sanayicilerinin sorularının yanıtlanması ve Yeşil OSB yol haritası üzerindeki görüş alışverişi ile sona erdi.
Geleceğe mayalanan eller
29 Ocak 2026 Perşembe - 11:47 Geleceğe mayalanan eller Tokat’ta koruma ve bakım altındaki çocuklara yönelik ekmek yapımı eğitimi başarıyla tamamlandı. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) desteğiyle, Tokat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi (ÇEKOM) bünyesinde koruma ve bakım altında bulunan çocuklara yönelik ekmek yapımı eğitimi başarıyla tamamlandı. "Tokat ÇEKOM ile Geleceğe Mayalanan Eller" adlı proje, OKA Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Teknik Destek Programı kapsamında hayata geçirildi. Eğitim programı, alanında deneyimli bir eğitici tarafından iki gün boyunca teorik ve uygulamalı oturumlar halinde gerçekleştirildi. Eğitim sürecinde katılımcılara; ekmek yapımına ilişkin temel bilgiler, gıda güvenliği ve hijyen kuralları, mutfak ekipmanlarının kullanımı, maya çeşitleri ve temel hamur teknikleri aktarıldı. Uygulamalı aşamalarda ise çocuklara hamur yoğurmadan şekil vermeye, pişirme ve sunum süreçlerine kadar ekmek yapımının tüm aşamalarını deneyimleme imkânı sağlandı. Proje ile koruma altındaki çocukların temel bir mesleki beceri kazanmaları, üretim sürecinin parçası olmaları ve kendi emekleriyle ortaya bir ürün koymanın mutluluğunu yaşamaları hedeflendi. Eğitim aynı zamanda çocukların özgüvenlerinin artmasına, sosyal becerilerinin gelişmesine ve çalışma disiplinine dair farkındalık kazanmalarına katkı sağladı.
Helalleşme endeksiyle, hakkaniyete dayalı borç değerlendirmesi yapılabilecek
29 Ocak 2026 Perşembe - 10:37 Helalleşme endeksiyle, hakkaniyete dayalı borç değerlendirmesi yapılabilecek İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE), finansal uyuşmazlıkların daha hızlı ve adil biçimde çözümüne yönelik yerli ve yenilikçi bir yaklaşım geliştirdi. Helalleşme Endeksi ismi verilen sistemle uyuşmazlıkların önüne geçilerek borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesi amaçlanıyor. İSTE Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duruel, Ekonomi ve Finans Anabilim Dalında yürütülen doktora çalışması kapsamında Prof. Dr. Nazif Çalış ve Öğr. Gör. Durmuş Baysal tarafından geliştirilen modelin, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Endeksin yalnızca enflasyona değil; TÜFE, deflatör, asgari ücret artışı ve konut fiyat endeksi gibi faktörler ile gram altın, reel efektif döviz kuru ve petrol fiyatları gibi göstergeleri kapsayan çok boyutlu bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. Çalışmanın, gecikme bedellerinin yetersiz kaldığı durumlarda daha adil bir alternatif sunduğu; şeffaf yapısıyla adalet algısını güçlendirerek toplumsal gerilim ve güven kaybı gibi riskleri azaltabileceği ifade edildi. Çalışma, borçlu ve alacaklı arasındaki anlaşmazlıkların hakkaniyet temelinde çözümlenmesini amaçlıyor. Öte yandan, Anayasa Mahkemesi’nin 8 Temmuz 2025 tarihli kararında yüksek enflasyonun alacakların reel değerini aşındırdığına dikkat çekilerek, TBMM’ye bu konuda yasal düzenleme yapılması için süre verildiği hatırlatıldı. İSTE tarafından geliştirilen modelin söz konusu kararla uyumlu olduğu belirtildi. Kadim helalleşme anlayışını modern uzlaştırma pratikleriyle birleştiren yaklaşımın uygulamasına www.helallesmeendeksi.com adresinden, akademik makalesine ise bmij.org üzerinden erişilebildiği bildirildi.
Yemeksepeti’nden, GSYH’ye 3 milyar euroyu aşan katkı
29 Ocak 2026 Perşembe - 10:34 Yemeksepeti’nden, GSYH’ye 3 milyar euroyu aşan katkı Yemeksepeti, Türkiye ekonomisine sağladığı katma değeri açıkladı. Buna göre şirket, Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası’na (GSYH) 3 milyar euroyu aşan bir katkı sağladı. Şirket, geniş ekosistemi aracılığıyla 121 bini aşkın istihdam sağlıyor. Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, 2025 yılında Türkiye ekonomisine sunduğu katkıya dair verileri açıkladı. "Keyfin Yerine Gelsin" mottosuyla kullanıcılarının hayatına dokunan şirket, sadece sipariş teslimatı yapmadığını, oluşturduğu ekonomik büyüklükle de Türkiye’nin itici güçlerinden biri oldu. Yapılan açıklamaya göre, Yemeksepeti’nin çatı şirketi Delivery Hero verileri ile güvenilir dış kaynakların birlikte kullanıldığı ve Temmuz 2024 - Haziran 2025 dönemini kapsayan, Centre for Economics and Business tarafından gerçekleştirilen sosyo-ekonomik etki analizine göre şirketin Türkiye ekonomisindeki rolü iki ana başlık altında teyit edildi. Bu iki ana başlık şöyle açıklandı: GSYH’ye güçlü katkı Operasyonları, restoran ve iş ortağı ağı, kurye ekosistemi ve tedarik zinciri üzerinden; ayrıca bu gelirlerin ekonomide tekrar harcanmasıyla oluşan dolaylı etki dâhil olmak üzere şirket toplamda 3,06 milyar euroluk ekonomik değer üretti. Bu rakam, Türkiye GSYH’sinin yüzde 0,21’ine karşılık geliyor. 121 bin kişilik istihdam etkisi Şirketin kendi çalışanları, kurye iş ortakları ve platformda faaliyet gösteren işletmelerin yanı sıra tedarik zinciri ve dolaylı ekonomik faaliyetler dâhil edildiğinde, şirket 121 bin 267 tam zamanlı eşdeğer (FTE) istihdamı destekledi. Bu sayı, Türkiye toplam istihdamının yüzde 0,35’ine denk geliyor. Kullanıcı faydası 14,2 milyar TL ile ikiye katlandı Açıklamaya göre şirket, makroekonomik katkısının ötesinde, kullanıcı bütçelerine sağladığı doğrudan finansal destekle de 2025 yılında rekor kırdı. Kampanyalar, kuponlar ve sadakat programları aracılığıyla sağlanan toplam kullanıcı faydası, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık iki katına çıkarak 14,2 milyar TL’ye ulaştı. Bu desteğin önemli bir kısmı, YeClub sadakat programı sayesinde hayata geçti. Program kapsamında 6 milyar TL’nin üzerinde puan dağıtıldı. Günlük siparişleri daha avantajlı hale getiren bu katkı, şirketin kullanıcı bütçesini destekleyen ve günlük hayata değer katan rolünü pekiştirdi. "Etkimiz siparişin çok ötesinde" Rapor sonuçlarını ve 2025 yılını değerlendiren Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, ortaya çıkan tablonun bir gurur vesilesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "2025, hem Yemeksepeti hem de içinde bulunduğumuz hızlı ticaret ekosistemi için dönüşümün hızlandığı bir yıl oldu. Bu yılı salt büyüme rakamlarıyla tanımlamak eksik kalır. Çünkü asıl büyüme, oluşturduğumuz toplumsal ve ekonomik değerde gerçekleşti. GSYH’ye 3 milyar Euro’yu aşan katkımızın yanı sıra; çalışanlarımız, kurye iş ortaklarımız, market tarafında toplayıcı ve depocularımız dâhil 121 bin kişilik güçlü bir istihdam etkisi oluşturmamız bunun en somut göstergesi. Kullanıcılarımıza sunduğumuz ekonomik desteği neredeyse iki katına çıkararak 14,2 milyar TL’ye ulaştırırken, tüm paydaşların kazandığı sürdürülebilir bir model inşa ettik. Bu, işimizi büyütürken ülke ekonomisini de büyüttüğümüzün net bir kanıtı." Teknoloji ve yapay zekâ yılı 2025’i "altyapı ve yapay zekâ yılı" olarak tanımlayan Çalapöver, şirketin gelecek vizyonuna dair de değerlendirmelerde bulundu. Yapay zekânın artık kişiselleştirme, talep tahmini ve lojistik optimizasyonunun merkezinde yer aldığını vurgulayan Çalapöver, şöyle devam etti: "Delivery Hero’nun küresel teknoloji gücünü yerel içgörülerle birleştirerek daha akıllı ve daha hızlı bir deneyim sunduk. Şirketimiz için 2026, daha fazlasını yapmak değil, doğru işleri daha iyi yapacağımız bir yıl olacak."