EKONOMİ
BUYSAD üyeleri iftar sofrasında buluştu 14 Mart 2026 Cumartesi - 16:53:57 BUYSAD, Ramazan ayı dolayısıyla düzenlediği iftar programında sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Programa Bursa Milletvekili Refik Özen de katıldı. Bursa Yemek Sanayicileri Derneği (BUYSAD) tarafından Ramazan ayı dolayısıyla düzenlenen iftar programı, endüstriyel yemek sektörü temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Dernek üyeleri ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleşen programda Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ruhu ön plana çıktı. Endüstriyel yemek sektörünün temsilcilerini bir araya getiren buluşma, sektör içindeki dayanışmanın ve mesleki birlikteliğin güçlenmesine de katkı sağladı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte sektör temsilcileri hem Ramazan ayının bereketini paylaştı hem de sektörün güncel konularına ilişkin görüş alışverişinde bulundu. BUYSAD Başkanı Abidin Şakir Özen, Ramazan ayının toplumda birlik ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini belirterek, sektör temsilcileriyle aynı sofrada buluşmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Özen, bu tür buluşmaların sektör içindeki iletişimi ve dayanışmayı daha da güçlendirdiğini vurguladı. Programa katılan Bursa Milletvekili Refik Özen de iftar programında BUYSAD üyeleriyle bir araya gelerek sektör temsilcileriyle sohbet etti. Özen, endüstriyel yemek sektörünün Bursa ekonomisi ve istihdamı açısından önemli bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Yoğun katılımla gerçekleşen iftar programı, Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini yansıtan anlamlı bir buluşma oldu. BUYSAD üyeleri aynı sofrada buluşarak hem mesleki dayanışmayı güçlendirdi hem de Ramazan ayının manevi iklimini birlikte paylaştı.
14 Mart 2026 Cumartesi - 15:48 İTO BaşkanıAvdagiç : "Projelerinizi bu topraklarda hayata geçirin" Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nin (BTM) iftarında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, BTM’nin portföy büyüklüğünün 2 milyar doları geçtiğini açıkladı. Gençlere seslenen Avdagiç, "Kendi geleceğinizi Londra’da, New York’ta, Silikon Vadisi’nde aramayın. Projelerinizi bu topraklarda hayata geçirin" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) çatısı altında faaliyet gösteren Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM), girişimcilik ekosistemindeki rekor büyümesini sürdürüyor. BTM’nin geleneksel iftar yemeğinde iş dünyası ve girişimcilerle bir araya gelen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, kurumun ulaştığı boyutu ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Şu ana kadar kendilerine yansıyan rakamlara göre BTM’nin portföy büyüklüğünün 2 milyar doları aştığını belirten Avdagiç, gerçek rakamın bunun çok daha üzerinde olduğuna dikkat çekti. BTM’nin Türkiye’nin en kapsamlı ve sonuç odaklı kuluçka merkezi haline geldiğini vurgulayan Avdagiç, "Sürdürülebilir, yatırım yapılabilir ve küresel ölçekte rekabet edebilir şirketler doğuruyoruz. 9 yıldır ulusal girişimciliğin merkezine oturttuğumuz BTM’yi, artık küresel zirveye taşıma hedefindeyiz" dedi. "Hedeflerinize bu topraklarda ulaşın" Genç girişimcilere ve yatırımcılara önemli tavsiyelerde bulunan Avdagiç, beyin göçünü tersine çevirecek vizyonlarını şu sözlerle özetledi: "Bir Türk evladının elinde bir proje, bir fikir varsa, bunu bu şehirde hayata geçirsin. Kendi geleceğini, istikbalini Londra’da, New York’ta, Silikon Vadisi’nde, Berlin’de aramasın. Bütün dünyaya yayılabilirsiniz ama bu topraklardan çıkan girişimciler olarak hedeflerinize burada ulaşmaya çalışın. Çünkü bu ülkeye kazandırmamız gereken daha çok yenilik var" şeklinde konuştu. Bir dönem daha sinyali Konuşmasında BTM’ye yeni ve devasa bir fiziki mekan kazandırma çalışmalarına da değinen Şekib Avdagiç, Atatürk Havalimanı’nın dış hatlar terminalinde kurulacak 220 bin metrekarelik Ar-Ge ve girişimcilik merkezinden 10 bin metrekarelik bir alan talep ettiklerini belirtti. Avdagiç, bu sürecin detaylarını anlatırken İTO başkanlık seçimlerine yönelik de önemli bir mesaj verdi: "Herhangi bir olumsuzluk olması durumunda B planımız da var. Her halükarda Allah nasip eder de bir dönem daha göreve devam edersek, bu dönemde de inşallah BTM’yi kendine yakışan, fiziki imkanları çok daha iyi olan bir yere kavuşturma konusunda kesin arzumuz ve isteğimiz var" ifadelerini kullandı. "18 firmamızla girişimcileri bir araya getiriyoruz" Gecede BTM’nin yeni dönem hedeflerini paylaşan BTM Genel Müdürü Önder Kul, "Bu yıl Ocak ayındaki CES fuarından başlayarak girişimcilerimizi 14 uluslararası fuara götürüyoruz. Aynı zamanda kurumlar ve liderler için 8 haftalık ’Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Programı’ başlattık. Kalkınma Ajansı destekli ’Kesişim’ projemizle de THY, TOGG, Zorlu Holding gibi 18 dev firmamızla girişimcileri bir araya getirerek stratejik iş ortaklıkları kurmalarını sağlıyoruz. Ayrıca Dubai ve Londra’daki ofislerimiz Ticaret Bakanlığı destekli Uluslararası Teknoloji Pazarlama Ofisi (UTPO) statüsünde. Buraya açılmak isteyen girişimcilerimizin kira masraflarının yüzde 75’ini devletimiz karşılıyor" dedi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 15:27 Samsun’da eğitime 1,8 milyar liralık yatırım Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle 2023-2025 yılları arasında yaklaşık 1 milyar 879 milyon TL bütçeli 162 eğitim yatırımı Samsun’a kazandırılarak öğrenciler ve öğretmenler için daha modern ve güvenli eğitim ortamları oluşturuluyor. Samsun’da eğitim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen yatırımlar kapsamında yaklaşık 1 milyar 879 milyon TL bütçeli 162 proje hayata geçiriliyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın destekleriyle Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından 2023-2025 yılları arasında yürütülen çalışmalarla kentte eğitim alanında önemli yatırımlar gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, derslik sayısının artırılması, okulların modernize edilmesi ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi amacıyla kapsamlı bir yatırım sürecinin sürdüğü ifade edildi. Yapılan açıklamaya göre söz konusu yatırımların 31’i temel eğitim, 8’i devlet yatırımı ve 123’ü güçlendirme yatırımlarından oluşuyor. Anaokulu, özel eğitim anaokulu, ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokullarını kapsayan temel eğitim yatırımlarının 22’si tamamlanırken, 6’sının inşaatının devam ettiği, 3’ünün ise proje ve ihale aşamasında olduğu bildirildi. Fen lisesi ve pansiyon, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, özel eğitim okulu, imam hatip lisesi ve pansiyon, mesleki teknik atölye, spor salonu ile öğretmenevi ve akşam sanat okulu gibi devlet yatırımlarının da hayata geçirildiği ifade edildi. Güçlendirme yatırımları kapsamında ise 109 projenin tamamlandığı, 3’ünün inşaatının sürdüğü, 11 yıkım işinin ise proje ve ihale aşamasında bulunduğu kaydedildi. Ayrıca 3 okulun güçlendirme için 2025 yılında tahkik kapsamına alındığı belirtildi. 133 okul ve kurumun bakım ve onarımının planlandı YİKOB tarafından yürütülen 12 milyon 638 bin TL bütçeli 7 eğitim yatırımının 6’sının tamamlandığı, 1’inin yapımının devam ettiği bildirildi. 2025 yılı büyük onarım çalışmaları kapsamında ise 133 okul ve kurumun bakım ve onarımının planlandığı, 90 milyon TL ödenekle 107 okul ve kurumun onarımının tamamlandığı, 26 okul ve kurumda çalışmaların sürdüğü aktarıldı. Açıklamada ayrıca 2026-2028 dönemi için 17 temel eğitim ve 13 devlet yatırımının teklif edildiği ve söz konusu projelerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından değerlendirme aşamasında olduğu ifade edildi. Valilik açıklamasında, Samsun’a yapılan yatırımlar dolayısıyla başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Milli Eğitim Bakanı, ilgili bakanlar, milletvekilleri ve emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür edildi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:35 Tekirdağ’da kalıntısız üretime sertifika Tekirdağ’ın Ergene ilçesinde modern seralarda üretim yapan bir tarım işletmesinde yapılan analizlerde pestisit kalıntısına rastlanmazken, üreticiye sertifika verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı Programı kapsamında yürütülen "Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi" çalışmaları çerçevesinde Ergene ilçesinde modern seralarda sebze ve çiçek üretimi yapan bir tarım işletmesinden numuneler alındı. Yapılan kalıntı analizlerinde ürünlerde pestisit tespit edilmedi. Analiz sonuçlarının temiz çıkmasının ardından üreticiye sertifikası teslim edilirken, diğer üreticilere örnek olması amacıyla işletmeye EKÜY bayrağı asıldı. Ayrıca tüketicilerde farkındalık oluşturmak amacıyla hasadı yapılan ürünlerin üzerine "Entegre Kontrollü Ürün" etiketleri basıldı. Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi sistemi ile üretim sürecinde kullanılan bitki koruma ürünleri ve gübreleme gibi tüm uygulamalar kayıt altına alınırken, üreticiler doğru zamanda ve izin verilen dozlarda ilaç kullanımı konusunda bilgilendiriliyor. Kimyasal mücadeleden önce mekanik, biyoteknik ve biyolojik mücadele yöntemlerinin uygulanması gerektiği konularında da üreticilere eğitim veriliyor. Proje kapsamında ürünler hasat edilmeden önce teknik ekip tarafından pestisit analizine tabi tutuluyor. Kalıntı tespit edilmeyen ürünler EKÜY etiketi ile pazara sunulurken, entegre mücadele yöntemlerini benimseyerek kalıntısız üretim yapan üreticiler sertifika ile ödüllendiriliyor. Entegre ve kontrollü ürün yönetimi ile çevre dostu üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması ve diğer üreticilere örnek oluşturulması hedefleniyor.
OMSAN Lojistik taşımacılık omurgasını yeniliyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:19 OMSAN Lojistik taşımacılık omurgasını yeniliyor OMSAN Lojistik, altyapı yatırımlarına hız verdi. Dünyanın önde gelen enerji ve gaz üreticilerinin Türkiye içi dağıtım operasyonlarında stratejik çözüm ortağı olarak konumlanan şirket, bu hedef doğrultusunda öz mal araç filosunu kapsamlı biçimde yenilediğini duyurdu. Lojistik sektörünün önde gelen firmalarından OMSAN Lojistik, kazandığı yeni ihaleler kapsamında yaklaşık 500 milyon TL tutarında yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırım ile 78 adet yeni çekici filoya dahil edildi. Yapılan bu yatırımlar yalnızca OMSAN’a ait bir büyüme hamlesi olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken OMSAN Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, şunları söyledi: "Bu adımlar, istihdam oluşturan, üretimi destekleyen ve topyekûn ekonomiye katkı sağlayan bir değer zincirinin parçasıdır. Aynı zamanda bu yatırımlar, şirketimizi geleceğe taşıyan; OYAK Genel Müdürümüzün de her fırsatta vurguladığı, uzun vadede yüksek değer kazanma potansiyeli barındıran stratejik alanlara yönelme sürecinin somut bir yansımasıdır." Yatırımların arkasındaki ana itici gücün OMSAN’ın 48 yıllık birikimi ve OYAK’ın uzun vadeli vizyonu olduğunu vurgulayan Arıburnu, lojistik sektöründe üstlenilen sorumluluğun altını çizdi. Arıburnu değerlendirmesinde şunları kaydetti: "OMSAN kültüründe iş, önce ülke ve üyeler için yapılır; kazanç bunun doğal sonucudur. Müşterilerimizi memnun etmek yalnızca ticari bir hedef değil, aynı zamanda bir görev ve bir terbiyedir. Dünya çapındaki enerji firmalarına sunduğumuz hizmetin kalitesi, ülkemizin ve şirketimizin itibarı açısından paha biçilmezdir. Yakın gelecekte bu hizmetleri dünyanın dört bir yanında sunmayı hedefliyoruz." Taşımacılık filosuna yönelik bu yatırımların yalnızca kapasite artışıyla sınırlı kalmadığını vurgulayan Arıburnu; güvenlik, sürdürülebilirlik ve operasyonel mükemmeliyet alanlarında da OMSAN’ın çıtasını yükselttiğini ifade etti. Şirket, enerji başta olmak üzere stratejik sektörlerde yüksek katma değerli, güvenilir ve küresel ölçekte rekabetçi lojistik çözümler sunma kararlılığını güçlenerek sürdüreceklerini duyurdu.
ASO Başkanı Ardıç: "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:18 ASO Başkanı Ardıç: "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, sanayicilerin küresel pazarlarda daha etkin olabilmesi için yeşil pasaport düzenlemesinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" dedi. ASO Oda Meclisi ile Ankara 2’nci ve 3’üncü Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Müteşebbis Heyetleri, ASO Meclis Salonu’nda düzenlenen müşterek toplantıda bir araya geldi. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ocak ayı meclis toplantısında güncel ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Meslekte 15’inci yılını dolduran mühendis ve mimarlara yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifini hatırlatan Ardıç, benzer bir düzenlemenin sanayiciler için de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sanayicilerin üretim, yatırım ve ihracat için sürekli yurt dışı ile temas halinde olduğunu belirten Ardıç, vize süreçlerinde yaşanan gecikmelerin rekabet gücünü zayıflattığını da vurgulayarak, "Zaman kaybı fırsat kaybına, o da pazar kaybına dönüşüyor. Küresel rekabetin bu kadar sert olduğu bir dönemde sanayicinin zaman kaybetme lüksü yok" açıklamasında bulundu. "Yeşil pasaportun verilmesi esas alınmalıdır" Bugünün KOBİ’sine yarının büyük ihracatçısı gözüyle bakılması gerektiğini vurgulayan Ardıç, "Mevcut uygulamada olan ihracat performansının yanı sıra, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi somut göstergeler de yeşil pasaport verilmesinde esas alınmalıdır" diye konuştu. Yeşil pasaport verilmesinde yalnızca ihracat performansının değil, istihdam düzeyi, sanayi sicil kaydı ve kapasite raporu gibi kriterlerin de dikkate alınması gerektiğini dile getiren Ardıç, düzenlemenin tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle desteklenmesini beklediklerini kaydetti. "Eski kurallar yok, sadece kuralsızlık var" Dünya ekonomisine değinen Ardıç, "Eski kurallar yok, yeni kurallar da yok. Yani artık sadece kuralsızlık var. İçinde bulunduğumuz dönemi yalnızca konjonktürel dalgalanmalarla değil, daha derin bir sistem değişimiyle okumak gerekiyor" şeklinde konuştu. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, finansman maliyetleri ve dış ticarette değişen dengelerin sanayiciyi doğrudan etkilediğini belirten Ardıç, özellikle üretim ve ihracat yapan KOBİ’ler için sabit faizli, uzun vadeli kredi mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kredi Garanti Fonu limitlerinin imalat sanayine yönelik artırılması ve Eximbank ile Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın orta-uzun vadeli sanayi finansmanı için özel paketler hazırlaması gerektiğini ifade eden Ardıç, bu önerileri ilgili bakanlıklara ileteceklerini söyledi. "Üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" Faiz indiriminin olumlu bir adım olduğunu ancak bunun reel sektöre yeterince yansımadığını dile getiren Ardıç, firmaların krediye erişimde hala ciddi sıkıntılar yaşadığını belirtti. Özellikle emek yoğun sektörlerin artan maliyet baskısı altında olduğunu kaydeden Ardıç, "Enflasyonla mücadele elbette fedakarlık gerektiriyor ancak üretimi kaybederek sağlanan bir istikrar kalıcı olmayacaktır" değerlendirmesini yaptı. "Ar-Ge platformları teşvik edilmeli" Türkiye’de işletmelerin büyük çoğunluğunun mikro ve küçük ölçekli olduğuna dikkati çeken Ardıç, bunun verimlilik, Ar-Ge ve küresel rekabet gücünü sınırladığını ifade etti. Bu kapsamda şirket birleşmeleri, kümelenme modelleri ve ortak Ar-Ge platformlarının teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ardıç, sanayide ölçek büyümeden yeşil ve dijital dönüşümün de istenilen hızda gerçekleşemeyeceğini söyledi. "Ankara üretimin zekasını temsil ediyor" ASO tarafından açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi (ASO-İLTEK) 2025 sonuçlarına değinen Ardıç, Ankara’nın araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada yer aldığını hatırlattı. Ankara’nın savunma, havacılık, elektronik ve yazılım alanlarındaki birikimiyle Türkiye’nin teknoloji üretim merkezi konumunda olduğunu belirten Ardıç, "Ankara sadece üretimin miktarını değil, üretimin zekasını temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Ardıç, 2026 yılında dijitalleşme ve yeşil dönüşüm odaklı, katma değeri yüksek ve rekabetçi bir sanayi yapısının güçlendirilmesi için tüm paydaşlarla ortak akıl içinde çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.
Samsun TSO’da ihracat vurgusu: "Tercih değil, stratejik zorunluluk"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 12:09 Samsun TSO’da ihracat vurgusu: "Tercih değil, stratejik zorunluluk" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılı yönetim kurulu faaliyetleri ile 2025 yılının faaliyet raporu ve gelir-gider bilançosunun oy birliği ile kabul edildiği 2026 yılının ilk meclis toplantısında yaptığı konuşmada, "İhracat bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Şehrimizin ihracatının sürdürülebilir şekilde artması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz" dedi. Samsun TSO Meclisi, 2026 yılının ilk meclis toplantısını Meclis Başkanı Haluk Akyüz başkanlığında gerçekleştirdi. Mecliste söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılında yürüttükleri faaliyetler hakkında meclisi bilgilendirdi. Toplantıda konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, küresel belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların yoğun şekilde hissedildiği bir yılda, üyelerinin yanında duran, sahadan kopmayan bir anlayışla çalıştıklarını vurgulayarak meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti. "İhracat bizim için tercih değil, stratejik bir zorunluluktur" Oda çalışmalarının merkezinde ihracatın yer aldığını vurgulayarak sözlerine devam eden Murzioğlu, 2022–2025 Stratejik Planı doğrultusunda şehrin küresel pazarlardaki gücünü artırmaya odaklandıklarını söyledi. Murzioğlu, "İhracat bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Şehrimizin ihracatının sürdürülebilir şekilde artması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Koordinatörlüğünü yürüttüğümüz Avrupa İşletmeler Ağı Projemiz bu vizyonun en somut örneklerinden biridir. 2025 yılı boyunca proje kapsamında yürüttüğümüz faaliyetler ve danışmanlık hizmetleriyle 1477 kişiye ulaştık, 64 firmaya ücretsiz ihracat danışmanlığı sunduk. Firmalarımıza ihracat istihbaratı, pazar araştırması ve potansiyel alıcıya erişim konularında güçlü destekler sağladık. MEDOS üzerinden menşe ve dolaşım belgelerinin onayını 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde vererek, yalnızca 2025 yılında 32 bin 250 belgeyi onayladık. İhracatta kalıcı başarının nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğuna inanıyoruz; bu anlayışla düzenlediğimiz dış ticaret eğitimleriyle 95 katılımcıya ulaştık. Ayrıca Polonya–Varşova İş Forumu ve ikili iş görüşmeleri kapsamında firmalarımız için 60’ın üzerinde B2B görüşme gerçekleştirerek yeni iş birliklerinin önünü açtık. Etkinliklerimizin yanı sıra servislerimizde verdiğimiz bazı hizmetlere ilişkin birkaç rakam vermek istiyorum. 2025 yılında 1394 yeni üye kaydı, 455 firma kaydı kapanış işlemi gerçekleştirdik. 169 adet Yerli Malı Belgesi tanzim ettik. 309 Sanayicimize Kapasite Raporu düzenledik. 2 bin 511 adet sayısal takograf teslimatı yaptık. 418 adet İş Makinesi Tescil Belgesi düzenledik. 53 adet tır karnesi onayı ve 387 adet dozvola satış işlemi hizmeti verdik" diye konuştu. 2025 yılında 181 ülkeye ihracat yapıldı Konuşmasında ihracat rakamlarına da değinen "Murzioğlu, 2025 yılı itibarıyla Samsun’un 1 milyar 673 bin dolarlık ihracatla Türkiye’de 33 il arasında 23. sırada yer aldığını belirterek, "TÜİK verilerine göre şehrimizden 181 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve başlıca partnerlerimiz Rusya, ABD, İtalya, Gürcistan ve Almanya. Fasıla göre 93, uluslararası standart sanayi sınıflamasına göre ise 160 ürün çeşidini ihraç ediyoruz. En çok ihraç edilen ürünlerimiz arasında değerli ana metaller ve diğer demir dışı metaller, motorlu kara taşıtları için parçalar ve aksesuarlar, silah ve mühimmat, diğer elektronik ve elektrik telleri ile kablolar ve tütün ürünleri yer alıyor. Bu çeşitlilik, Samsun’un sanayi ve ticaret potansiyelinin ne kadar geniş olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İhracat başarısının yanı sıra çağın gereği dijital dönüşüme de büyük önem verdik. Dijitalleşme yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür. Bu anlayışla e-ticaret, e-ihracat, yapay zekâ ve veri odaklı iş modelleri ekseninde KOBİ’leri geleceğe hazırlayan toplantılar, eğitimler ve iş birlikleri düzenledik. Özellikle genç girişimcilerimizin motivasyonu ile gerçekleştirdiğimiz yapay zekâ destekli B2B etkinliğinde 1400’ün üzerinde katılımcı ve 2 bin 194 birebir görüşme ile 1,37 milyar TL’lik ticari potansiyel oluşturduk ve etkinlik sonrası alınan şifai geri bildirimler, önemli iş birliklerinin sağlandığını gösterdi. Yıl boyunca düzenlediğimiz dijitalleşme eğitimleri ve rehberlik faaliyetleriyle firmalarımızın bu sürece uyumunu kolaylaştırmayı hedefledik ve geleceğe güçlü bir adım attık" ifadelerini kullandı. Doğudan-batıya sürdürülebilir iş ağı kuruluyor Konuşmasında Avrupa Birliği’nden destekli uluslararası projelere de değinen Başkan Murzioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Avrupa Birliği destekli projelerimizle sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşıyoruz. Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu II Programı kapsamında hayata geçirdiğimiz ‘Doğudan Batıya Sürdürülebilirlik Köprüsü’ projesinde, Romanya ve Adana Ticaret ve Sanayi Odaları ile iş birliği içinde 20 KOBİ’nin karbon emisyon ölçümleri ve yol haritalarını hazırlayacak, danışman yetiştirme programları ve sürdürülebilirlik odaklı iş forumları düzenleyeceğiz; böylece firmalarımızın karbon düzenlemelerine uyum kapasitesini artırırken Türkiye-Romanya arasında sürdürülebilir bir iş ağı kurmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Karadeniz Sınır Ötesi İşbirliği Programı çerçevesinde yürüttüğümüz ‘Karadeniz Havzası Sürdürülebilir Lojistik ve İş Birliği Ağı’ projesiyle Acara ve Varna Ticaret Sanayi Odaları ile güç birliği yaparak, bölgedeki kurumlar arası işbirliğini ve güveni artıracak, sınır ötesi ticareti geliştireceğiz. Samsun’un üretim, ihracat ve lojistik gücünü yeşil dönüşüm vizyonumuzla birleştirerek, şehrimizi ve bölgeyi sürdürülebilir kalkınmanın merkezi haline getirecek bir yol haritası çiziyoruz." Samsun TSO Kampüsü’nde geri sayım Samsun TSO Kampüsü projesinin 2025 yılında önemli bir eşiği aştığını dile getiren Murzioğlu, arazi birleştirme, mimari tasarım ve uygulama projelerinin tamamlandığını, ruhsat sürecinin Canik Belediyesi’nde devam ettiğini açıkladı. Murzioğlu, projenin, odanın geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olduğunun altını çizdi. 2022–2025 Stratejik Planı’nın tamamlanmasıyla birlikte 2026–2029 dönemine güçlü bir vizyonla girildiğini ifade eden Murzioğlu, yeni dönemin "Güçlü Oda, Güçlü Samsun, Güçlü Türkiye" anlayışıyla şekillendiğini söyledi. Üyelerin rekabet gücünü artırmaya ve bölgesel kalkınmaya öncülük etmeye devam edeceklerini vurgulayan Murzioğlu, meclis üyelerine destekleri için teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Oy birliği ile ibra edildi Murzioğlu’nun konuşmasının ardından söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Fahri Eldemir, 2025 yılının 31 Aralık tarihi itibariyle gerçekleşen odanın kesin gelir-gider bütçesiyle ilgili meclis üyelerine sunum yaptı. Daha sonra ise meclise sunulan 2025 yılının 31 Aralık tarihi itibariyle gerçekleşen TSO’nun kesin gelir-gider bütçesi ve faaliyet raporu oy birliği ile kabul edildi. Meclis ayrıca, yönetim kurulu 2025 yılı faaliyetlerini de oy birliği ile ibra etti. Tekrar söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, oda olarak ortaya koydukları hedeflerin gerçekleşmesi noktasında verdikleri destek ve güven için meclis üyelerine teşekkür etti. Meclis, diğer gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.
AB-Asya ticaret açılımının kilit oyuncusu Türkiye
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:57 AB-Asya ticaret açılımının kilit oyuncusu Türkiye İSTANBUL (İHA) – HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, ‘‘2025 yılı kasım ayı itibariyle yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaşırken, bunun 19 milyar 570 milyon dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildi" dedi. Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, sektörün 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 sonrası hedeflerini paylaşmak üzere basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, lojistik ve yük taşımacılığı sektörünün yalnızca hizmet ihracatı açısından değil, Türkiye’nin mal ticaretinin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. Baykara, "Lojistik ve yük taşımacılığı sektörü; iç pazar büyüklüğü, ihracata sağladığı katkı ve mal ticaretini mümkün kılması nedeniyle ülkemizin en stratejik hizmet sektörlerinden biridir. 2024 yılında Türkiye, 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirirken, bu rakamın yarısına yakını yük taşımacılığından oluştu. 2025 yılı kasım ayı itibariyle yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaşırken, bunun 19 milyar 570 milyon dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildi" dedi. ‘‘Üye sayısı 3 yılda 2,5 kat arttı’’ Sektörün kurumsal kapasitesindeki büyümeye de dikkat çeken Baykara, "2022 Ocak ayından bu yana yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren Birliğimiz üyesi firma sayısı 255’ten 701’e yükseldi. Bu artışla birlikte sektörümüz, HİB bünyesinde üye sayısı açısından üçüncü sıraya yerleşti. Komitemizin ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları, sektörün istek öneri ve sorunlarının çözümü, sektörel destek, kredi, fuar olanakların hayata geçirilmesi sonucunda oluşan bu tablo, sektörümüzün dinamizmini ve ihracat potansiyeline olan güveni, açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin güçlü ulaşım altyapısının sektöre önemli bir rekabet gücü sağladığını belirten Baykara, liman, havalimanı, karayolu, demiryolu ve stratejik lojistik tesislerin birlikte çalışabildiği bir yapının Türkiye’yi bölgesel bir lojistik merkez haline getirdiğini söyledi. Baykara, "Karayoluyla bin – bin 200 kilometrelik, havayoluyla ise 3 saatlik uçuş mesafesinde erişilebilen geniş bir talep havzasına sahibiz. Buna düşük riskli ekonomik ortam, güçlü küresel bağlantılar, hizmette verimlilik ve kalifiye iş gücü eklendiğinde Türkiye lojistikte benzersiz bir konuma sahip" diye konuştu. Kara, hava, deniz ve demiryolunda güçlü büyüme Uluslararası yük taşımacılığında karayolunun özellikle AB ve sınır komşularıyla ticarette belirleyici rol oynadığını vurgulayan Baykara, "Son 10 yılda karayolu ile taşınan ihracat yaklaşık yüzde 55 arttı. 2014’te 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatı, 2024’te 85,8 milyar dolara ulaştı" dedi. Deniz taşımacılığında ise 2014-2024 döneminde konteyner taşımacılığının TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarının ise ton bazında yüzde 38 arttığını aktaran Baykara, liman altyapısının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Baykara, limanların demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi, depolama alanlarının artırılması ve transit taşımacılığı kolaylaştıracak uygulamaların devreye alınmasının Türkiye’nin küresel rolünü güçlendireceğini ifade etti. Havayolu taşımacılığının ihracattaki payının değersel olarak yüzde 13 seviyesinde olduğunu belirten Baykara, 2013’ten bu yana ton bazında ortalama yüzde 47’lik bir artış yaşandığını söyledi. Baykara, "Demiryolu taşımacılığında ise Türkiye, Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlarda önemli bir geçiş ülkesi konumunda. Altyapı yatırımlarının artırılmasıyla bu alandaki potansiyel daha etkin kullanılacaktır diye düşünüyoruz" dedi. ‘‘Orta Koridor ve Kalkınma Yolu önemli’’ Baykara, önümüzdeki beş yıllık süreçte üç katına çıkacağı hesaplanan Avrupa- Asya ticaretinde en verimli alternatiflerden biri olan Orta Koridor’un, Türkiye’yi küresel transit taşımacılığın merkezlerinden biri haline getirme potansiyeli taşıdığını belirterek, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Via Carpatia ve Kuşak-Yol projeleriyle kesişen bu süreçte Türkiye’nin rolü daha da güçleniyor. HİB koordinasyonunda, bu koridorların etkinliğini artıracak analizler yapılacak ve Türkiye liderliğinde gerekli adımlar için uluslararası lobi çalışmaları yürütülecek" dedi. Bu kapsamda 2025 yılında HİB Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetler Komitesi olarak yürütülen kapsamlı araştırmalar hakkında da bilgi paylaşan Baykara, Hazar Geçişli Orta Koridorun artık sadece alternatif bir ulaşım koridoru olmaktan çıkarak, global bir ticaret rotası, küresel ticaret için son derece kritik hale gelen bir altyapı olduğunu kaydetti. Baykara ayrıca araştırma sonuçlarının Orta Koridorun dünya ticaretine vaat ettiği daha kısa mesafelerde, daha hızlı transit süreleri, daha düşük maliyet ve güvenilirlik avantajlarının sağlanabilmesi için Avrupa Birliği’nin son dönemde Orta Asya’yı stratejik bir öncelik olarak tanımlayıp bu bölgeye yönelik yatırımlarını hızla yoğunlaştırdığını ifade etti. Baykara, AB’nin aradığı rekabetçi geleceği inşa edebilmek için Orta Koridorun sürdürülebilirliğinin anahtarı konumundaki Türkiye ile lojistik bağlantılarını acilen sorunlardan arındırması ve güçlendirmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Türk taşımacılarının, tır sürücülerinin ve ticaret erbabının tarihsel olarak Kafkasya-Orta Asya bölgesiyle ticarette edindiği uzmanlık ve tecrübelerle AB’li işletmelere rehberlik edebilecek yetkinlikte olduğunu da ifade eden Baykara, "AB’nin altıncı en büyük ticaret ortağı ve Avrasya lojistiğinde önemli bir merkez olan Türkiye, yitirdiği rekabet gücünü yeniden yakalama arayışındaki Avrupa Birliği için Orta Koridor üzerinden dünyanın en verimli enerji ve kritik hammadde kaynaklarına sürdürülebilir şekilde erişiminin anahtarını elinde tutuyor. Ancak Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki ticaretin lojistiğinde yaşanan karayolu transit kotaları ve sürücü vizeleri gibi tarife dışı kısıtlamalar, yarısından fazlası karayoluyla gerçekleşen AB-Türkiye ticaret akışlarının maliyetini artıran verimsizliklere yol açmakla kalmayıp, AB’li şirketlerin Kafkasya ve Orta Asya ile ticaret bağlantılarını geliştirmelerini de engelliyor" dedi. Baykara, vize kısıtlamaları ve kota sınırlamalarının Türkiye-AB ticaretine getirdiği ek maliyetlerin yükseldiğine dikkati çekerek, kritik AB koridorlarında ticaret lojistiğinde verimsizlik oluşturan kota kısıtlamalarının AB-Türkiye lojistik ilişkilerinde yapılacak acil ve makul düzenlemeler yoluyla kaldırılması halinde, Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12 düzeyinde artış sağlanabileceğini açıkladı. ‘‘Net hedefler, net yol haritası’’ Sektörün güçlü yanlarını ve fırsatlarını net biçimde gördüklerini vurgulayan Baykara, "Coğrafi konumumuz, güçlü ulaşım altyapımız, güçlü taşımacılık ve lojistik firmalarımız, THY Cargo’nun küresel ağı, uygun iş gücü maliyetleri ve dünya ticaretinin güncel gereksinimleri ve krizlerle başa çıkma endişeleri doğrultusunda geliştirilen uluslararası taşımacılık koridorlarında stratejik konumda yer almamız en önemli avantajlarımız. Yurt dışı yatırım fırsatları, sınır komşularımızla yapılabilecek iş birlikleri ve alternatif güzergâh potansiyeli ise önümüzdeki dönemin en büyük fırsat alanları" diye konuştu. Baykara, sektör olarak hedeflerini "Mal ihracatıyla birlikte büyüyerek yük taşımacılığı ve lojistik gelirlerimizi orta vadede 40 milyar doların üzerine çıkaracağız. 2030 yılında Asya-Avrupa taşımalarında Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltmek hedefindeyiz. Ayrıca, Orta Koridor’u en cazip güzergah haline getirmek, e-ticaret taşımacılığında bölgesel merkez olmak, lojistik maliyetlerini azaltmak ve Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasına girmek istiyoruz. Sınır geçişlerini hızlandırarak ihracatta beklemeleri azaltmak da öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor" sözleriyle özetledi.
Kadooğlu Yağ, Gulfood 2026’da Türkiye’nin üretim gücünü küresel arenaya taşıyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:27 Kadooğlu Yağ, Gulfood 2026’da Türkiye’nin üretim gücünü küresel arenaya taşıyor Türkiye’nin bitkisel yağ sektöründeki markalarından Kadooğlu Yağ, 26-30 Ocak 2026 tarihleri arasında Dubai’de devam eden Gulfood Fuarı’nda yer alarak, uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeyi sürdürüyor. Dünyanın farklı coğrafyalarından sektör temsilcilerini bir araya getiren Gulfood 2026 kapsamında Kadooğlu Yağ standı, özellikle Orta Doğu, Afrika ve Asya pazarlarından gelen ziyaretçilerin yoğun ilgisini görüyor. Fuar süresince gerçekleştirilen görüşmelerde mevcut iş birliklerinin geliştirilmesi ve yeni ticari fırsatların değerlendirilmesi hedefleniyor. Fuarın devam ettiği süreçte değerlendirmelerde bulunan İhracat Satış ve Pazarlama Direktörü İhsan Mert, Gulfood’un ihracat açısından taşıdığı stratejik role dikkat çekerek, "Gulfood, küresel gıda ticaretinde karar vericilerin bir araya geldiği çok önemli bir platform. Kadooğlu Yağ olarak burada bulunmak, mevcut pazarlardaki konumumuzu güçlendirmek ve yeni iş birlikleri için doğru temasları kurmak açısından büyük değer taşıyor. Görüşmelerimiz son derece verimli ilerliyor" dedi. İhracat operasyonları açısından fuarın dinamik geçtiğini belirten İhracat Müdürü Ela Uzel ise, "Fuar boyunca farklı pazarlardan gelen profesyonellerle birebir temas halindeyiz. Ürünlerimize gösterilen ilgi, Kadooğlu Yağ’ın kalite standartlarının ve tedarik gücünün uluslararası pazarlarda karşılık bulduğunu gösteriyor. Bu temasları kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerine dönüştürmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Kadooğlu Yağ, üretim altyapısı ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle Gulfood 2026 süresince küresel pazarlardaki temaslarını sürdürmeye devam ediyor.
Kış aylarında hava nemlendirici ve temizleyici ürünlerin satışları 4 kat arttı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:16 Kış aylarında hava nemlendirici ve temizleyici ürünlerin satışları 4 kat arttı Uyku kalitesi yalnızca yatakta geçirilen saatlerle değil, uykuya eşlik eden ortam koşulları ve doğru ürün seçimleriyle de şekilleniyor. Son dönemde kullanıcıların uyku konforunu artırmaya yönelik ürünlere olan ilgisi, bu konudaki farkındalığın giderek güçlendiğini gösteriyor. Bu dönemde hava nemlendirici ürünlerinin görüntülenme sayıları yaz aylarına kıyasla yaklaşık 7 kat artarken, satışları 4 kat arttı. Trendyol verileri, uyku ortamını iyileştirmeye yardımcı ürünlerde, özellikle kış aylarında dikkat çekici bir talep artışına işaret ediyor. Ortam havasından ışık kontrolüne, vücudu fiziksel olarak destekleyen ev tekstili ürünlerinden uyku takibi yapan akıllı teknolojilere kadar uzanan geniş bir ürün yelpazesi bu alanda öne çıkıyor. Kış aylarında kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi ve ısıtmadan kaynaklanan hava kuruluğu, iç mekân hava kalitesini görünür bir ihtiyaç haline getiriyor. Bu dönemde hava nemlendirici ve temizleyici ürünlerinin görüntülenme sayıları yaz aylarına kıyasla yaklaşık 7 kat artarken, satışları 4 kat arttı. Akıllı bileklikten karartma perdesine uyku kalitesini artıran çözümler Kış aylarında özellikle iç ortamlardaki kuru hava koşulları, yetersiz havalandırma ve artan hastalık dönemleri, kullanıcıları uyku sırasında daha sağlıklı ve dengeli bir ortam arayışına yöneltiyor. Bu tablo, uyku kalitesinin bütüncül bir deneyim olarak ele alındığını ortaya koyuyor. Daha kaliteli bir uyku uyumak isteyen kullanıcılar karartma perdeleri tercih ediyor. Fiziksel konforun temelinde ise kişiselleştirilmiş tercihler yatıyor. Kullanıcı ilgisi özellikle ortopedik yataklar, visco ve hibrit modeller ile mevsimsel avantaj sunan çift taraflı yataklar üzerinde yoğunlaşıyor. Mevcut yatağını değiştirmeden konforunu artırmak isteyenler için yatak pedleri ve alezler, visco boyun destekli ortopedik yastıklar, premium dokulu ipek yastık kılıfları ve doğal yapılarıyla bambu yorganlar öne çıkıyor. Uyku takibi yapan akıllı bilekliklerden ortam havasını iyileştiren cihazlara, ışığı tamamen kesen perdelerden ergonomik ev tekstiline kadar uzanan bu geniş ürün yelpazesi, kullanıcıların uykuya daha bilinçli yaklaştığını gösteriyor.
Gayrimenkul Zirvesi Nisan ayında gerçekleşecek
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:14 Gayrimenkul Zirvesi Nisan ayında gerçekleşecek Gayrimenkul sektörünün çatı kuruluşu GYODER, 20’nci Gayrimenkul Zirvesi’ni 27-28 Nisan’da Zorlu PSM’de gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Zirve; kamu ve özel sektör temsilcilerinin yanı sıra dünyanın birçok noktasından uzman isimleri bir araya getirerek, sektörün güncel gündemine yeni bir bakış açısı kazandırmayı ve geleceğe yönelik çözüm arayışlarına katkı sunmayı hedefliyor. Türkiye gayrimenkul sektörünün önemli buluşma platformlarından biri olan 20’nci GYODER Gayrimenkul Zirvesi, 2026 buluşması için geri sayıma başladı. Zirve’nin bu yıl 27-28 Nisan tarihlerinde Zorlu PSM’de gerçekleştirileceği duyuruldu. Kamu ve özel sektör dahil olmak üzere sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek etkinlik sektörün ana gündemlerine yeni bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyor. Geçtiğimiz yıl "Yeniden Başlat" temasıyla düzenlenen 19’uncu GYODER Gayrimenkul Zirvesi, sektörün içinde bulunduğu dönüşüm sürecini yeniden değerlendirmeye odaklanan güçlü mesajlar vermişti. Değişen ekonomik koşullar, kentleşme dinamikleri ve yaşam alışkanlıkları çerçevesinde sektörün mevcut yapısı ele alınırken; yenilenme, uyum ve sürdürülebilirlik başlıkları ön plana çıkmıştı. Zirvede bu yıl, dünyanın birçok noktasından alanlarında uzman isimler, gayrimenkul sektörünün bugünü ve geleceğine dair değerlendirmelerini paylaşacak. Zirve kapsamında düzenlenecek panel ve oturumlarda; finansmandan konuta erişime, istihdamdan kentsel dönüşüme, sürdürülebilirlikten yeni iş ve yatırım modellerine kadar sektörün farklı boyutları yeni sorularla ele alınacak. "Sektörün sorunlarını farklı bakış açılarıyla ele almalıyız" GYODER Başkanı Neşecan Çekici, bu yıl gerçekleşecek zirveye ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Dünya hızla değişiyor; ekonomik dengeler, kentler, yaşam biçimleri ve beklentiler yeniden tanımlanıyor. Bu dönüşüm karşısında, sektörün sorunlarını farklı bakış açılarıyla ele almayı, kalıpların dışına çıkmayı ve çözüm yollarını birlikte geliştirmeyi amaçlıyoruz. Kamu, özel sektör ve uluslararası uzmanların katkılarıyla, gayrimenkulün geleceğine dair daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir perspektif ortaya koyacağız."