EKONOMİ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 11:57

AB-Asya ticaret açılımının kilit oyuncusu Türkiye

A
A
A
AB-Asya ticaret açılımının kilit oyuncusu Türkiye

İSTANBUL (İHA) – HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, ‘‘2025 yılı kasım ayı itibariyle yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaşırken, bunun 19 milyar 570 milyon dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildi" dedi.



Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, sektörün 2025 yılına ilişkin değerlendirmelerini ve 2026 sonrası hedeflerini paylaşmak üzere basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan HİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, lojistik ve yük taşımacılığı sektörünün yalnızca hizmet ihracatı açısından değil, Türkiye’nin mal ticaretinin sürdürülebilirliği açısından da kritik bir rol üstlendiğini vurguladı.


Baykara, "Lojistik ve yük taşımacılığı sektörü; iç pazar büyüklüğü, ihracata sağladığı katkı ve mal ticaretini mümkün kılması nedeniyle ülkemizin en stratejik hizmet sektörlerinden biridir. 2024 yılında Türkiye, 40 milyar doların üzerinde lojistik ve taşımacılık ihracatı gerçekleştirirken, bu rakamın yarısına yakını yük taşımacılığından oluştu. 2025 yılı kasım ayı itibariyle yıllıklandırılmış olarak lojistik ve taşımacılık ihracatı 42 milyar 250 milyon dolara ulaşırken, bunun 19 milyar 570 milyon dolarlık kısmı yük taşımacılığı ihracatı olarak kaydedildi" dedi.


‘‘Üye sayısı 3 yılda 2,5 kat arttı’’


Sektörün kurumsal kapasitesindeki büyümeye de dikkat çeken Baykara, "2022 Ocak ayından bu yana yük taşımacılığı ve lojistik hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren Birliğimiz üyesi firma sayısı 255’ten 701’e yükseldi. Bu artışla birlikte sektörümüz, HİB bünyesinde üye sayısı açısından üçüncü sıraya yerleşti. Komitemizin ulusal ve uluslararası alanda çalışmaları, sektörün istek öneri ve sorunlarının çözümü, sektörel destek, kredi, fuar olanakların hayata geçirilmesi sonucunda oluşan bu tablo, sektörümüzün dinamizmini ve ihracat potansiyeline olan güveni, açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin güçlü ulaşım altyapısının sektöre önemli bir rekabet gücü sağladığını belirten Baykara, liman, havalimanı, karayolu, demiryolu ve stratejik lojistik tesislerin birlikte çalışabildiği bir yapının Türkiye’yi bölgesel bir lojistik merkez haline getirdiğini söyledi. Baykara, "Karayoluyla bin – bin 200 kilometrelik, havayoluyla ise 3 saatlik uçuş mesafesinde erişilebilen geniş bir talep havzasına sahibiz. Buna düşük riskli ekonomik ortam, güçlü küresel bağlantılar, hizmette verimlilik ve kalifiye iş gücü eklendiğinde Türkiye lojistikte benzersiz bir konuma sahip" diye konuştu.


Kara, hava, deniz ve demiryolunda güçlü büyüme


Uluslararası yük taşımacılığında karayolunun özellikle AB ve sınır komşularıyla ticarette belirleyici rol oynadığını vurgulayan Baykara, "Son 10 yılda karayolu ile taşınan ihracat yaklaşık yüzde 55 arttı. 2014’te 55,3 milyar dolar olan karayolu taşımacılığı ihracatı, 2024’te 85,8 milyar dolara ulaştı" dedi.


Deniz taşımacılığında ise 2014-2024 döneminde konteyner taşımacılığının TEU bazında yüzde 62, elleçlenen yük miktarının ise ton bazında yüzde 38 arttığını aktaran Baykara, liman altyapısının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Baykara, limanların demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi, depolama alanlarının artırılması ve transit taşımacılığı kolaylaştıracak uygulamaların devreye alınmasının Türkiye’nin küresel rolünü güçlendireceğini ifade etti.


Havayolu taşımacılığının ihracattaki payının değersel olarak yüzde 13 seviyesinde olduğunu belirten Baykara, 2013’ten bu yana ton bazında ortalama yüzde 47’lik bir artış yaşandığını söyledi. Baykara, "Demiryolu taşımacılığında ise Türkiye, Avrupa’dan Orta Asya ve Çin’e uzanan hatlarda önemli bir geçiş ülkesi konumunda. Altyapı yatırımlarının artırılmasıyla bu alandaki potansiyel daha etkin kullanılacaktır diye düşünüyoruz" dedi.


‘‘Orta Koridor ve Kalkınma Yolu önemli’’


Baykara, önümüzdeki beş yıllık süreçte üç katına çıkacağı hesaplanan Avrupa- Asya ticaretinde en verimli alternatiflerden biri olan Orta Koridor’un, Türkiye’yi küresel transit taşımacılığın merkezlerinden biri haline getirme potansiyeli taşıdığını belirterek, "Orta Koridor, Kalkınma Yolu, Via Carpatia ve Kuşak-Yol projeleriyle kesişen bu süreçte Türkiye’nin rolü daha da güçleniyor. HİB koordinasyonunda, bu koridorların etkinliğini artıracak analizler yapılacak ve Türkiye liderliğinde gerekli adımlar için uluslararası lobi çalışmaları yürütülecek" dedi.


Bu kapsamda 2025 yılında HİB Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetler Komitesi olarak yürütülen kapsamlı araştırmalar hakkında da bilgi paylaşan Baykara, Hazar Geçişli Orta Koridorun artık sadece alternatif bir ulaşım koridoru olmaktan çıkarak, global bir ticaret rotası, küresel ticaret için son derece kritik hale gelen bir altyapı olduğunu kaydetti. Baykara ayrıca araştırma sonuçlarının Orta Koridorun dünya ticaretine vaat ettiği daha kısa mesafelerde, daha hızlı transit süreleri, daha düşük maliyet ve güvenilirlik avantajlarının sağlanabilmesi için Avrupa Birliği’nin son dönemde Orta Asya’yı stratejik bir öncelik olarak tanımlayıp bu bölgeye yönelik yatırımlarını hızla yoğunlaştırdığını ifade etti.


Baykara, AB’nin aradığı rekabetçi geleceği inşa edebilmek için Orta Koridorun sürdürülebilirliğinin anahtarı konumundaki Türkiye ile lojistik bağlantılarını acilen sorunlardan arındırması ve güçlendirmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı.


Türk taşımacılarının, tır sürücülerinin ve ticaret erbabının tarihsel olarak Kafkasya-Orta Asya bölgesiyle ticarette edindiği uzmanlık ve tecrübelerle AB’li işletmelere rehberlik edebilecek yetkinlikte olduğunu da ifade eden Baykara, "AB’nin altıncı en büyük ticaret ortağı ve Avrasya lojistiğinde önemli bir merkez olan Türkiye, yitirdiği rekabet gücünü yeniden yakalama arayışındaki Avrupa Birliği için Orta Koridor üzerinden dünyanın en verimli enerji ve kritik hammadde kaynaklarına sürdürülebilir şekilde erişiminin anahtarını elinde tutuyor. Ancak Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki ticaretin lojistiğinde yaşanan karayolu transit kotaları ve sürücü vizeleri gibi tarife dışı kısıtlamalar, yarısından fazlası karayoluyla gerçekleşen AB-Türkiye ticaret akışlarının maliyetini artıran verimsizliklere yol açmakla kalmayıp, AB’li şirketlerin Kafkasya ve Orta Asya ile ticaret bağlantılarını geliştirmelerini de engelliyor" dedi.


Baykara, vize kısıtlamaları ve kota sınırlamalarının Türkiye-AB ticaretine getirdiği ek maliyetlerin yükseldiğine dikkati çekerek, kritik AB koridorlarında ticaret lojistiğinde verimsizlik oluşturan kota kısıtlamalarının AB-Türkiye lojistik ilişkilerinde yapılacak acil ve makul düzenlemeler yoluyla kaldırılması halinde, Türkiye’nin AB’ye ihracat kapasitesinde yüzde 12 düzeyinde artış sağlanabileceğini açıkladı.


‘‘Net hedefler, net yol haritası’’


Sektörün güçlü yanlarını ve fırsatlarını net biçimde gördüklerini vurgulayan Baykara, "Coğrafi konumumuz, güçlü ulaşım altyapımız, güçlü taşımacılık ve lojistik firmalarımız, THY Cargo’nun küresel ağı, uygun iş gücü maliyetleri ve dünya ticaretinin güncel gereksinimleri ve krizlerle başa çıkma endişeleri doğrultusunda geliştirilen uluslararası taşımacılık koridorlarında stratejik konumda yer almamız en önemli avantajlarımız. Yurt dışı yatırım fırsatları, sınır komşularımızla yapılabilecek iş birlikleri ve alternatif güzergâh potansiyeli ise önümüzdeki dönemin en büyük fırsat alanları" diye konuştu.


Baykara, sektör olarak hedeflerini "Mal ihracatıyla birlikte büyüyerek yük taşımacılığı ve lojistik gelirlerimizi orta vadede 40 milyar doların üzerine çıkaracağız. 2030 yılında Asya-Avrupa taşımalarında Türkiye’nin transit gelir payını yüzde 30’a yükseltmek hedefindeyiz. Ayrıca, Orta Koridor’u en cazip güzergah haline getirmek, e-ticaret taşımacılığında bölgesel merkez olmak, lojistik maliyetlerini azaltmak ve Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasına girmek istiyoruz. Sınır geçişlerini hızlandırarak ihracatta beklemeleri azaltmak da öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor" sözleriyle özetledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Hastane çalışanları iftar sofrasında buluştu Kahramanmaraş’ta Özel Sular Akademi Hastanesi’nde görev yapan sağlık çalışanları, iftar programında bir araya geldi. Hastane yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda doktorlar, hemşireler, sağlık personeli ve idari çalışanlar aynı sofrada buluşarak oruçlarını birlikte açtı. Programa hastanenin yönetim kurulu üyeleri ve yöneticiler de katıldı. Programda konuşan Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Mehmet Emir Sular, 15 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe hizmet veren bir kurum olarak insan hayatına dokunmanın büyük bir sorumluluk ve onur olduğunu söyledi. Sağlık hizmetlerinin yalnızca bir meslek olmadığını, aynı zamanda özveri, sabır ve gönül isteyen kutsal bir görev olduğunu belirten Sular, "Doktorlarımızdan hemşirelerimize, sağlık personelimizden idari kadrolarımıza kadar herkesin katkısı kurumumuzun bugünlere gelmesinde büyük rol oynamıştır. Farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor olsak da sağlık alanındaki hizmetlerimizin yeri her zaman ayrıdır. Çünkü yaptığımız her işin merkezinde insan vardır. Bu mübarek Ramazan akşamında aynı sofrayı paylaşmak birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendiren çok kıymetli bir vesiledir" dedi. Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Sular ise Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ayı olduğunu belirterek programa katılan çalışanlara teşekkür etti. Sular, "Depremden bu yana üç yıl geçti. Bu vesileyle deprem şehitlerimize ve hastanemizden depremde hayatını kaybeden 12 çalışma arkadaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum. Rabbim bu tür afetleri bir daha yaşatmasın. Ayrıca tüm hekimlerimizin ve sağlık camiamızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum. Yaklaşan bayramın da tüm çalışanlarımız ve aileleri için sağlık, huzur ve mutluluk getirmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Program, sağlık çalışanlarının sohbet ederek Ramazan ayının birlik ve beraberlik atmosferini paylaşmasıyla sona erdi.
Isparta Bakan Uraloğlu: "Isparta’mızda Dereboğazı yolu gündemimizde ve bir mesafe kat ettikten sonra çalışmaların devamını ileride sürdüreceğiz" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Isparta’mızda Dereboğazı yolu gündemimizde ve bir mesafe kat ettikten sonra çalışmaların devamını ileride sürdüreceğiz. İnternet ve cep telefonu haberleşmesi ile ilgili bazı problemleri çözdük, kalan sorunları da önümüzdeki süreçte halledeceğiz" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Isparta’da Şehit Orhan Burak Büyükçaylı Farklı Seviyeli Kavşağı ile Dörtyol–Şarkikaraağaç Yolu’nun açılış törenine katıldı. Açılışın ardından Valilik ve AK Parti Isparta İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Uraloğlu, burada basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Isparta üreten ve dinamik bir il" Uraloğlu, "Bugün ana kademe, gençlik kolları ve kadın kollarımızla birlikte Şehit Orhan Burak Büyükçaylı’nın adını taşıyan kavşakta, Dörtyol–Şarkikaraağaç yolumuzun açılışı vesilesiyle buradayız. Ben tabii ilimize defaatle geldim, birçok yere geldim ama bakan olarak ilk defa ziyaret etmek nasip oldu. Isparta Akdeniz ile İç Anadolu’nun geçiş noktasında yer alıyor. Sayın valimiz Isparta’da neler yapıldığına, sizlerin neler yaptığına ve ihracat noktasında neler ürettiğinize dair bilgiler verdi, biz de bilgilenmiş olduk. Ülke adına mutlu olduğumu söylemek isterim. Isparta gerçekten üreten bir ilimiz, dinamik bir ilimiz ve Cumhurbaşkanımıza ve AK Parti’mize her zaman güçlü destek vermiş olan bir ilimiz. Allah razı olsun, bizim için kıymetli" dedi. "Dereboğazı yolu gündemimizde olmaya devam edecek" Isparta’da sürekli ölümlü kazaların meyanda geldiği Dereboğazı yoluna da değinen Bakan Uraloğlu, "İlimizdeki Dereboğazı yolu bugün milletvekillerimiz ve il başkanımız tarafından da dile getirildi. Ben Karayolları Genel Müdürlüğü görevim sırasında da gelip orayı bir gün boyunca detaylı şekilde gezmiştim. Neyi konuştuğumuzu, neye karar vereceğimizi bilelim diye projede bazı düzenlemeler yapmıştık ve çalışmalara başlamıştık. Belki zaman zaman yavaşlamış olabilir ama tekrar başlamış olmak kıymetlidir. Bir mesafe aldıktan sonra yine devamı gündemimizde olacak. Onu bilmenizi isterim" ifadelerini kullandı. "Haberleşme altyapısındaki sorunları çözeceğiz" Isparta’da internet ve cep telefonu altyapısına ilişkin sorunlara da değinen Uraloğlu, "Belediye başkanımızın özellikle hastane bölgesindeki bir kavşak konusu var. Onu bugün belediyemizde beraber değerlendireceğiz ve bir karar vereceğiz. Isparta Cumhurbaşkanımıza ve AK Parti’ye gerekli desteği vermiştir. Isparta üretiyor, Isparta’da birlik ve beraberlik var. Biz de bakanlık olarak üzerimize düşeni yapma gayreti içerisindeyiz. Bizlere iletilen internet ve cep telefonu haberleşmesi ile ilgili bazı problemler oldu. Bunların bir kısmını hallettik, bir kısmını da önümüzdeki süreç içerisinde çözeceğiz" diye konuştu. "Türkiye mazlum coğrafyaların umududur" Konuşmasının devamında birlik ve beraberlik vurgusu yapan Uraloğlu, "Bu sadece bir parti meselesi değildir, gerçekten bir beka meselesidir. Gittiğimiz istikamet sadece milletimizin meselesi değildir. Mazlum coğrafyaların dili, dini, ırkı ne olursa olsun beklentisi Türkiye’nin duruşudur. Türkiye’nin oralara el uzatmasıdır. Ben hep söylüyorum; cömertlik vermekle, miktarla ilgili değildir. Azdan veremeyen çoktan da veremez. Türkiye kendi imkanlarına göre dünyada en fazla yardım eden ülkelerden biridir. Bu da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde olmuştur. Allah ondan razı olsun. Biz yolumuza iyi niyetle çıktık, Allah rızası için çıktık. Birlik ve beraberliğimizi muhafaza ettiğimiz müddetçe yolumuza devam edeceğiz" dedi. Program kapsamında ayrıca Isparta Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Bakan Uraloğlu, Isparta Genç İş Adamları Derneği tarafından düzenlenen iftar programına katılacak.
Uşak CHP Genel Başkanı Özel: "Kapı kapı gezeceğiz, sokak sokak dolaşacağız, neyi, nasıl düzelteceğimizi söyleyeceğiz" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak’ta "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingine katıldı. 15 Temmuz Şehitler Meydan’ındaki mitinginde konuşan Özel, iktidara geldiklerinde uyuşturucuyu bitireceklerini belirterek, "İktidarımızda uyuşturucuyla mücadelede ulusal bir seferberlik ilan edeceğiz. Bununla ilgili hazırlıklarımızı geçen ay Meclis’e de sunduk. Önce parayı takip edeceğiz. Bütün dünya böyle yapıyor. Kara para takip edilmeden, para hareketleri takip edilmeden uyuşturucu durdurulamaz. Uyuşturucu baronlarının mal varlıklarına el koyulacak. Limanlarda, lojistikte, finans sisteminde denetim güçlendirilecek. Etkin mücadele yürütmek için MASAK yeniden yapılandırılacak. Suç ağlarına karşı gerçek bir uluslararası iş birliği örgütlenecek. Eğitimde ve istihdamda yer bulamayan gençlerimizi, suç örgütlerinin ağına düşmekten kurtaracağız. Gençleri eğitimde, sporda, üretimde yani hayatın tam içinde tutacağız. Sosyal politikaları, tedaviyi, rehabilitasyonu en ön plana alıp güçlendireceğiz. Biz sorunu yöneterek, rıza üreten politikaları değil sıkıntıyı tamamen ortadan kaldıracak gerçek mücadele politikalarını savunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında Uşak’tan da 81 vilayetten de uyuşturucuyu kazıyıp atacağız" dedi. "Şimdi gün Türkiye’de iktidar değiştiğinde neyin, nasıl değişeceğini anlatma günüdür" diyen Özel, "Kimse umutsuz olmasın. Kimse moralini bozmasın. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının gelmesi artık zamanlama meselesidir. İktidar gelecek, biz bu israf ve faiz düzenine son vereceğiz. Biraz önce söyledim. Zenginlik, refah tavanda, yoksulluk tabanda. Bunu alt üst edeceğiz. Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Bunun 65 lirası dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergiler. Yani elektrik, su, telefon, kaban, çocuk ayakkabısı, kot pantolon, pil, ne alırsan al herkes aynı vergiyi veriyor. Fabrikatör de aynı vergiyi veriyor, kapısındaki yoksul bekçi de aynı parayı veriyor, işsiz de olsa aynı parayı veriyor. Yüzde 65. Maaşlarınızdan kesilen ya da bankada bir mevduatınız varsa onun getirisinden kesilen gelir vergisi yüzde 22. Etti mi sana yüzde 87. Yüzde 1,2 ıvır - zıvır var. Yüzde 11 kurumlar vergisi. Duyan duymayana anlatsın. Bu adını duyduğunuz bütün markalar, bütün fabrikalar, bütün işletmeler, bütün ihracatçılar, bütün ithalatçılar, bütün para kazananlar toplam verginin yüzde 11’ini veriyor. Bu meydan yüzde 88’ini veriyor. Yoksulun yüzde 88, zenginin yüzde 11 vergi verdiği düzen, AK Parti’nin kara düzenidir. Bu düzeni alaşağı edeceğiz. Tam tersi olacak. Çok kazanan çok verecek, az kazanan az verecek. Hiç kazanmayan asla vergi vermeyecek" dedi. Özel, "Kapı kapı gezeceğiz, sokak sokak dolaşacağız, neyi, nasıl düzelteceğimizi söyleyeceğiz. Emekliye konuşuyoruz, emekçiye konuşuyoruz, çiftçiye, hayvancıya, arıcıya, sütçüye konuşuyoruz, esnafa konuşuyoruz. Gençlere konuşuyoruz, ev kadınlarına konuşuyoruz. Siyaset, öncelik belirleme işidir. Zenginler için değil, milletin kendisi için konuşuyoruz. Sosyal demokrasi böyle bir şey. Bugün, İspanya’da başarıyorsa Pedro Sanchez, biz de başarabiliriz. Bugün, Danimarka ve İsveç başarıyorsa, biz de başarabiliriz. Almanya başardıysa, Fransa başardıysa biz de başarabiliriz. Asla yoksulluğa, işsizliğe, güvencesizliğe katlanmak zorunda değilsiniz. Bize katılabilirsiniz, birlikte değiştirebiliriz. Birlikte değiştirebiliriz" dedi. Özel, Ekrem İmamoğlu’nun ve yargılanan diğer sanıklarında TRT’de canlı yayın yapılmasını isteyerek, sanıkların tutuksuz yargılanmasını istedi.