EKONOMİ
15 Mart 2026 Pazar - 15:38 Çankırı’da Şubat ayında 235 adet konut satıldı Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da Şubat ayında 235 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Şubat ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Şubat ayında Çankırı genelinde konut satışları 235 adet oldu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 42 adet arttı. Şubat ayında Çankırı genelinde ipotekli konut satışları 33 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre 15 adet arttı. İpotekli satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 14,0 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 9 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken diğer 24 tanesi ise ikinci el satış oldu.Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 27 adet artarak 202 adet oldu. Şubat ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 86,0 oldu.Şubat ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 35 adet artarak 92 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 39,1 oldu. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 7 adet artarak 143 adet oldu. Çankırı’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 60,9 oldu.
15 Mart 2026 Pazar - 15:31 Bakan Uraloğlu: "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik. Toplamda 21,6 milyar liralık ÖTV tahsil etmeyerek denizcilik sektörümüze önemli bir destek sağladık" dedi. Bakan Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen denizcilik sektörüne yönelik ÖTV’siz yakıt uygulamasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Uygulamanın sektör üzerindeki olumlu etkilerine dikkati çeken Uraloğlu, "Uygulamadan Türk Uluslararası Gemi Sicili ile Milli Gemi Sicili’ne kayıtlı genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin deniz araçlarının yanı sıra kabotaj hattında yük ve yolcu taşıyan gemiler, ticari yatlar, hizmet ve balıkçı gemileri faydalanabiliyor" açıklamasında bulundu. "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği verdik" ÖTV’siz yakıt uygulamasının 1 Ocak 2004 tarihinde başladığını hatırlatan Uraloğlu, "ÖTV’siz yakıt uygulamamızla denizcilik sektörümüze bugüne kadar 7,5 milyon ton yakıt desteği sağladık. Böylece toplamda 21,6 milyar liralık ÖTV tahsil etmeyerek denizcilik sektörümüze önemli bir destek sağladık" diye konuştu. 2025’te 373 bin ton ÖTV’siz yakıt dağıtıldı Uraloğlu, 2025 yılında liman başkanlıkları aracılığıyla 5 bin 899 adet ÖTV’siz Yakıt Alım Defteri düzenlendiğini belirterek şu bilgileri verdi: "2025 yılında 373 bin ton ÖTV’siz yakıt dağıtımı gerçekleştirdik. Bu sayede denizcilik sektörümüze sadece 2025 yılında 5,3 milyar liralık destek sağladık." 69 binin üzerinde teslimat yapıldı Uraloğlu, 2025 yılında 11 farklı dağıtım izni sahibi firma tarafından toplam 69 bin 715 teslimat gerçekleştirildiğini ifade etti. Teslimatların büyük bölümünü motorin türü yakıtların oluşturduğunu belirten Uraloğlu, "Teslimatların miktar olarak yüzde 98’ini motorin türü yakıtlar oluştururken kalan kısmı fuel oil türü yakıtlardan oluştu" şeklinde konuştu. "Liman başkanlıklarımız tarafından 2025 yılında 13 bin 13 kontrol formu dolduruldu" Uygulamanın kontrol ve takibinin liman başkanlıkları tarafından titizlikle yürütüldüğünü aktaran Uraloğlu, 2025 yılı boyunca yapılan denetimlere ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Liman başkanlıklarımız tarafından 2025 yılında 13 bin 13 kontrol formu dolduruldu. Bu kapsamda bin 287 yerinde denetim gerçekleştirdik. Yapılan tespitler doğrultusunda yakıt alım defterlerine 63 adet bloke uygulandı." Uraloğlu, liman başkanlıklarında ayrıca 5 bin 129 adet Denize Elverişlilik Belgesi, Su Ürünleri Ruhsat Tezkeresi ve kira vize işleminin de gerçekleştirildiğini bildirdi. "Uygulamadan faydalanan balıkçılarımızın ucuz yakıtla denizde kalma ve avlanma süreleri artıyor" ÖTV’siz yakıt uygulamasının deniz yolu taşımacılığını desteklediğini vurgulayan Uraloğlu, "Uygulama sayesinde taşıma verimi daha yüksek olan deniz yolu taşımacılığı artarken taşımacılık maliyetleri de düşüyor. Uygulamadan faydalanan balıkçılarımızın ucuz yakıtla denizde kalma ve avlanma süreleri artıyor" dedi.
Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak
23 Ocak 2026 Cuma - 15:36 Muğla Büyükşehir 2026 yılında 3 milyon ata tohumu dağıtacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, yerel tarımsal değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hayata geçirdiği Yerel Tohum Merkezi ile ata tohumlarını yaşatmaya ve ülke genelinde yaygınlaştırmaya devam ediyor. ‘Yerel Tohum Ulusal Güç’ sloganıyla kurulan Yerel Tohum Merkezi, Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezlerinden biri olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Merkez bünyesinde bugüne kadar 976 çeşit ata tohumu kayıt altına alınmış durumda. Sebze tohumlarının yanı sıra orman tohumları, kaba yem bitkileri ile tıbbi ve aromatik bitki tohumlarının da yer aldığı geniş envanter, Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkı sunuyor. 22 Milyon ata tohumu toprakla buluştu Yerel Tohum Merkezi’nde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama ekimlerinin tamamlanmasının ardından laboratuvar ortamında analiz edilerek her yıl Şubat ayında ücretsiz olarak 81 ile dağıtılıyor. Merkez, bugüne kadar Türkiye genelinde 81 ile toplam 22 milyon yerel tohumu toprakla buluşturdu. 3 Milyon tohum 81 ilde üreticilerle buluşacak Ata tohumlarının yaygınlaştırılması çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2 Şubat 2026 tarihi itibarıyla da 108 çeşit tohumdan yaklaşık 3 milyon yerel tohumu yeniden üreticilere ulaştırmayı hedefliyor. Türkiye’nin En kapsamlı yerel tohum merkezi Yerel Tohum ve tıbbi-aromatik bitkiler alanında bilimsel ve sürdürülebilir hizmet sunan merkez; 4 bin 700 metrekarelik alanda kurulu Yerel Tohum Deneme Parselleri, Tıbbi-Aromatik Bitki Parselleri, eğitim alanları, distilasyon tesisi ve bünyesindeki üç laboratuvar ile Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı Yerel Tohum Merkezi olma özelliğini taşıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, ata tohumlarına sahip çıkarak yerel üretimi desteklemeyi, tarımsal mirası korumayı ve yerel tohumları ulusal ölçekte yaygınlaştırmayı sürdürüyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Gıda Teknikeri Ahmet Babacık, "Envanterimizde 976 çeşit ata tohumu bulunmaktadır. Merkezimizde kayıt altına alınan tohumlar, doğrulama işlemleri bittikten sonra laboratuvarda analizleri yapılarak her yıl Şubat ayı itibariyle ücretsiz olarak dağıtılıyor. Yerel tohum merkezimiz bugüne kadar 81 ile 22 milyon ata tohumu dağıttı. 2 Şubat 2026 tarihi itibariyle 108 çeşit tohumla yaklaşık 3 milyon yerel tohumu toprak ile buluşturacağız" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda kültürel ve ekolojik bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Başkan Aras, yerel tohumların, bu toprakların hafızası olduğunu, ata tohumlarına sahip çıkmak; üreticinin bağımsızlığını korumak, sağlıklı gıdaya erişimi güvence altına almak ve tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak demek olduğunu açıkladı.
Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin alın terine, marka değerine göz dikenlere geçit yok"
23 Ocak 2026 Cuma - 15:34 Başkan Gülsoy: "Kayseri’nin alın terine, marka değerine göz dikenlere geçit yok" Kayseri Ticaret Odası’nda (KTO) gerçekleştirilen ‘Sektör İstişare Toplantısı’nda, pastırma ve sucuk sektörünün geleceğini tehdit eden haksız rekabet, kayıt dışılık ve marka taklitçiliği ele alındı. KTO Başkanı Ömer Gülsoy, sektör temsilcilerine seslenerek; "Marka hırsızlığına geçit vermeyeceğiz, ecdat mirasımızı lekeletmeyeceğiz" dedi. Düzenlenen toplantıya KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Başkan Yardımcısı Hacı Bekir Kuzucu, Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Mercan, Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras, Gıda Mühendisleri Odası Kayseri İl Temsilcisi Ergün Türkarslan, 7. ve 8. Meslek Komitesi üyeleri ile pastırma-sucuk üreticileri ve perakendecileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan Başkan Gülsoy; Kayseri pastırması ve sucuğunun şehrin ‘dünyadaki imzası’ olduğunu vurguladı. Sahadan gelen şikayetlerin ciddiyetine dikkat çeken Gülsoy, şu ifadeleri kullandı; "Bazı kötü niyetli odaklar, üreticimizin etiketlerini kopyalayarak sahte ürün sürüyor. Marka taklidi yapmak, emeğe çökmektir. Başka illerden getirilen ürünlerin ’Kayseri Pastırması’ adıyla satılması kabul edilemez. Kayseri Pastırması ve Kayseri Sucuğunun kalitesi asla münazara edilemez. Kimse Kayseri’nin ismini kullanarak niteliksiz ürün pazarlamaya kalkmasın! Coğrafi işaret bizim tapumuzdur; bu imajı zedeleyen her türlü girişimin takipçisi olacağız." "Vebal altındasınız, mahalle baskısı yapın" Başkan Gülsoy, sektöre ’tokontrol’ çağrısında bulunarak; "Şehir dışından gelen misafirlere sahte lezzetler tattırmak günahtır, vebaldir. Sektör temsilcileri birbirini kontrol etmeli, gerekirse mahalle baskısı yapmalıdır. Kendi ürünümüze sahip çıkmazsak kan kaybetmeye devam ederiz" dedi. Kayseri Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Ercan Aras ise sektörün en büyük yarasının kasap sucuğu adı altında yapılan üretim olduğunu belirtti. Aras; "Kasap sucuğu diye bir sucuk yok. Ne olduğu belirsiz etlerle yapılan üretim, piyasamızı zor durumda bırakıyor. Dışarıdan ucuz ürün getirip Kayseri imajını bozan dolandırıcılar var. Başkanımızın sözü kanun olmalı; işini doğru yapmayan batıp gitmelidir" diyerek üreticileri yenilikçi olmaya davet etti. Toplantıda söz alan ve her gün tüketiciyle doğrudan temas kuran sektör temsilcileri, Kayseri pastırması ve Kayseri sucuğunun itibarını korumak adına net mesajlar verdi. Sorunları ‘haksız rekabet, ‘kalite kaybı’ ve ‘dijital kirlilik’ başlıkları altında toplayan temsilciler, sektörel bir temizlik yapılması gerektiğini vurguladı. Üretimde kaliteden ödün verilmesini ’bindiğimiz dalı kesmek’ olarak adlandıran sektör paydaşları; otokontrol mekanizmasının işletilmesi gerektiğini savundu. Kalitesiz ürünün dükkanlardan temizlenmesi gerektiğini vurgulayan temsilciler, "Kötü mal satarak uzun vadede kimse para kazanamaz. Dükkanlarından kalitesiz malı çıkarmayanlar, işini hakkıyla yapan dürüst esnafın da rızkına ve emeğine leke sürüyor" diyerek tepkilerini dile getirdi. "Kasap sucuğu haksız rekabet oluşturuyor" Bazı kasap işletmelerinin yerleşik üreticiyi mağdur ettiğine dikkat çekildi. Kasapların yetki sınırlarını aşarak büyük ölçekli satış yapmasının pazar dengesini bozduğunu belirten temsilciler, "Şu an kasaplar profesyonel üreticiden daha fazla ürün satar hale geldi. Bu haksız rekabetin önüne geçilmeli" dedi. Tüketicinin doğru ürüne ulaşabilmesi için somut bir çözüm önerisi sunan esnaf, ‘Yerli Üretim Logosu’ benzeri bir tescil sistemi talep etti. Sadece Kayseri’de, coğrafi işaret standartlarına uygun üretim yapan ve satan işletmelerin kapısına asılacak özel bir logonun, hem güveni artıracağı hem de dışarıdan gelen ucuz ve niteliksiz ürünlerin ayırt edilmesini sağlayacağı belirtildi. Şehrin ekonomik geleceği için meslektaşlarına birlik çağrısında bulunan üreticiler ve satıcılar; "Kendi memleketimizin ürünü dışında ürün satmamayı bir namus borcu ve ticari prensip haline getirmeliyiz. Kayseri’nin mirasını korumanın yolu, katma değerli ve dürüst ticaret yapmaktan geçer" diyerek sözlerini tamamladı. Kayseri Ticaret Odası; toplantı sonunda haksız rekabetle mücadele kapsamında; denetimlerin sıkılaştırılması, dijital takip sistemlerinin etkinleştirilmesi ve ilgili kurumlarla iş birliğinin artırılması noktasında tam kararlılık mesajı verdi.
Çarşamba, Karadeniz’in ticaret ve tarım merkezi
23 Ocak 2026 Cuma - 15:31 Çarşamba, Karadeniz’in ticaret ve tarım merkezi Samsun Çarşamba Ticaret Borsası (ÇTB) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Yılmaz, Çarşamba’nın Karadeniz Bölgesi’nde ticaret ve tarım açısından önemli bir merkez konumunda bulunduğunu söyledi. ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz, Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ı makamında ağırladı. Gerçekleşen görüşmede, Çarşamba’nın geleceğine yönelik ortak akıl ve iş birliği vurgusu öne çıktı. Başkan Dündar, ilçenin ekonomik potansiyelini daha da güçlendirmek amacıyla tarım, ticaret ve yatırım alanlarında hayata geçirilebilecek ortak projelere dikkat çekti. Belediye olarak Ticaret Borsası ile yürütülecek iş birliklerinin ilçenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. ÇTB Başkanı Kazım Yılmaz ise Çarşamba’nın Karadeniz Bölgesi’nde ticaret ve tarım açısından önemli bir merkez konumunda bulunduğunu belirtti. Üretici, tüccar ve sanayiciyle birlikte ilçeyi hem bölgesel hem de ülke genelinde örnek bir ilçe haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Yılmaz, belediye ile ortak projelere açık olduklarını dile getirdi. Görüşmede ayrıca, üreticinin korunması, tarımsal yatırımların artırılması ve Çarşamba’nın önemli tarım ürünlerinden biri olan fındığın ticaretinin geliştirilmesi konuları ele alındı. Fındıkta katma değerin artırılması, pazarlama imkanlarının genişletilmesi ve yerel üreticinin desteklenmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi. Bunun yanı sıra verimli tarım arazilerinin korunması ve yerel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiği vurgulandı. Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin iletilmesi ve hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.
Denizli OSB Yönetimi vizyon projeleri ve yeni yatırımları anlattı
23 Ocak 2026 Cuma - 14:21 Denizli OSB Yönetimi vizyon projeleri ve yeni yatırımları anlattı Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Denizli OSB’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında Türkiye’nin 18’inci Yeşil OSB’si olduğunu açıklayarak; çevre, sürdürülebilirlik, yenilenebilir enerji ve teknoloji yatırımlarıyla bölgenin geleceğin sanayisini bugünden inşa ettiğini vurguladı. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Denizli’de görev yapan basın mensuplarıyla Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen toplantıda bir araya geldi. Denizli OSB olarak sanayiyi yalnızca üretimle sınırlamadıklarını; insanı, eğitimi, teknolojiyi ve sürdürülebilirliği merkeze alan bütüncül bir kalkınma vizyonuyla geleceğin sanayisini bugünden inşa ettiklerini vurgulayan Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, bölgede yürütülen çalışmalar, yapımı devam eden ve yapılması planlanan projelerle ilgili şunları aktardı: "Bu vizyon doğrultusunda yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda Denizli OSB, Avrupa Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında Türkiye’nin 18’inci Yeşil OSB’si olmuştur. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Türk Standartları Enstitüsü ve Dünya Bankası iş birliğiyle alınan bu sertifika; çevreye duyarlı üretim anlayışımızı, enerji verimliliği yatırımlarımızı, atıksu geri kazanımı uygulamalarımızı, yenilenebilir enerji kullanımımızı ve karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarımızı tescillemiştir" "Türkiye’nin 104’üncü Teknoparkını kuruyoruz" OSB’ye Teknopark kurulduğunu ifade eden Denizli OSB Başkanı Baltalı, "Yaklaşık 30 bin çalışanı ve yıllık 1 milyar dolar ihracat hacmiyle güçlü bir sanayi altyapısına sahip bölgemizde, Türkiye’nin 104’üncü Teknoparkını kuruyoruz. 2 Ocak 2026 itibarıyla inşaatına başladığımız Denizli OSB Teknoparkımızı 15 ayda tamamlamayı, 2027 yılının ilk çeyreğinde ise ilk yatırımcılarımızı ağırlamayı hedefliyoruz. Pamukkale Üniversitesi, Denizli Ticaret Odası, Denizli Sanayi Odası, DENİB ve DOSAV iş birliğiyle kurulan bu merkez; Ar-Ge, inovasyon ve teknoloji geliştirme alanlarında bölgemize önemli katkılar sağlayacaktır. İhale bedeli 255 Milyon TL’dir" dedi. "Suyun her damlası geleceğe yatırım" Yeni Arıtma Tesisinin yüzde 40 oranında tamamlandığını ifade eden OSB Başkanı Baltalı, "Çevre yatırımlarımız kapsamında, Dünya Bankası finansmanıyla 30.000 m/gün kapasiteli İleri Biyolojik ve Kimyasal Atıksu Arıtma Tesisi yatırımımızı başlattık. Bu proje için 15.612.000 Euro bedelle sözleşme imzalanmış, 27 Mayıs 2025’te inşaata başlanmıştır. Bugün itibari ile inşaatın yüzde 40’ı tamamlanmıştır. 2027 Kasım ayında devreye almayı planladığımız bu tesisle çevre hassasiyetimizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Bunun yanında, Arıtılmış Atıksuyun Geri Kazanımı projemiz ile suyun yeniden kullanımını sağlayarak iklim değişikliği ve kuraklıkla mücadelede önemli bir adım atıyoruz. Pilot geri kazanım tesisimizi başarıyla devreye aldık" ifadelerini kullandı. "Yenilenebilir enerjiyle rekabet gücünü artıran OSB" Denizli OSB’de devam eden diğer yatırımlara da değinen OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, "Enerji alanında ise 77,08 MW GES kurulu gücümüzle Türkiye’de ilk 10 OSB arasında yer alıyoruz. Dünya Bankası finansmanlı yeni GES projemizle ilave 2.674 kWp kurulu güce ulaşmayı hedefliyoruz. GES Projemiz, 35.241 m alanda, 1.104.000 Euro yatırım bedeliyle gerçekleştirilecektir. Aynı zamanda GES destekli elektrikli araç şarj istasyonumuzu da hizmete sunduk. Bu yatırımlarla hem karbon ayak izimizi azaltıyor hem de sanayicilerimizin enerji maliyetlerini düşürüyoruz. Altyapı yatırımlarımız kapsamında, TEİAŞ’a ait enerji nakil hatlarının 2026 yılında yer altına alınmasını planlıyoruz. Ayrıca içme suyunda hayata geçirdiğimiz Reverse Osmoz Sistemi ile hem çevresel fayda sağlıyor hem de önemli işletme tasarrufu elde ediyoruz. Denizli OSB Yönetim Kurulumuzun aldığı stratejik kararlar ile sanayicilerimize yüzde 17 elektrik maliyet avantajı sağlanmaktadır. Çalışanlarımızın yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak PAÜ OSB Polikliniğimizi gündüz hastanesine dönüştürüyoruz. Branş sayılarının artırılması, 24 saat acil servis, laboratuvar kurulumu ve yeni tıbbi cihaz yatırımlarıyla sağlık hizmetlerini güçlendiriyoruz" şeklinde konuştu. Denizli OSB Başkanı Derya Baltalı, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Selim Yaymanoğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri Cemalcan Sirkeci, Mehmet Çalışkan, İsmail Aslan ve Bölge Müdürü Ahmet Taş’ın ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Denizli Gazeteciler Cemiyeti (DGC) Başkanı Osman Nuri Boyacı ve gazeteciler katılım gösterdi.
Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan dev yatırım
23 Ocak 2026 Cuma - 13:24 Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan dev yatırım Tunceli’de 175 projede 27 milyar lirayı aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59’a ulaşırken, yatırımların en büyük payı ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrıldı. Vali Şefik Aygöl başkanlığında düzenlenen 2026 Yılı 1. Dönem İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda 2025 yılı yatırım verileri paylaşıldı. İl genelinde 175 projede 27 milyar TL’yi aşan yatırımlarda nakdi gerçekleşme oranının yüzde 85,59’a ulaştığı belirtildi. Ulaştırma ve haberleşme sektörünün yüzde 64’ün üzerinde pay aldığı yatırımların tarım, konut, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere yedi temel sektörde kentin altyapısını güçlendirdiği, ekonomik ve sosyal kalkınmayı desteklediği kaydedildi. "Bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir" 2025 yılı için Tunceli’ye tahsis edilen ödenek miktarının yüzde 85,59’a ulaştığını belirten Vali Aygöl, "2025 yılında toplam bütçesi 27 milyar 39 milyon 193 bin TL olan 175 proje başarıyla yürütülürken, bu projelerin büyük bir kısmı önemli aşamalara gelmiştir. Yine 2025 yılı için ilimize tahsis edilen toplam ödenek miktarı 2 milyar 727 milyon 482 bin TL olup, bu ödenekten 2 milyar 334 milyon 424 bin TL harcama gerçekleştirilmiş ve yıl bazında projelerin nakdi gerçekleşme oranı yüzde 85,59 olmuştur. Yatırımlarımız önemli atılımlara vesile olurken, dönem sonu itibarı ile 97 proje bitirilmiş, 55 projede çalışmalar hızla devam etmekte, 9 proje ihale sürecinde, 14 proje ise henüz başlamamıştır. Bu yatırımlar ulaştırma ve haberleşme, konut, tarım, enerji, imalat, sağlık ve eğitim olmak üzere 7 temel sektör üzerine yapılmış olup, yüzde 64,77 oran ile en fazla pay ulaştırma ve haberleşme sektörüne ayrılmıştır. Bu yatırımları sırasıyla tarım ve konut sektörleri takip etmiş, enerji, imalat, sağlık ve eğitim sektörlerine de kalkınmayı destekleyici nitelikte yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Yapılan yatırımlarla bölgenin altyapısı güçlendirilmiş, ekonomik ve sosyal gelişimin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesi hedeflenmiştir. Unutmayalım ki koordinasyon, gücün yönünü, emeğin anlamını bulduğu noktadır" şeklinde konuştu.
Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti
23 Ocak 2026 Cuma - 13:22 Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti Türk Eximbank, ihracatçılara yönelik olarak sunduğu alıcı kredilerinin kapsamını genişletti ve rekabetçi finansman imkanlarını uygulamaya aldı. Müjdeyi Türk Eximbank’ın Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat verdi. Türkiye İhracat Kredi Bankası-Türk Eximbank’tan, ihracatçılara müjde geldi. Banka, alıcı kredilerinin kapsamını dış ticaret ürünleri ve iskonto programlarını da ekleyerek genişletti, ülke ve banka ağını büyüttü. İhracatçılar için müjde niteliğindeki kararları Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat duyurdu. Bakan Bolat, Türk Eximbank’ın düzenlediği Alıcı Kredileri Programı Tanıtım Toplantısında yaptığı konuşmada, "Alıcı kredilerinde; Türk Eximbank’ın uyguladığı faiz oranı ile OECD’nin belirlemiş olduğu referans faiz oranı (CIRR) arasındaki farkın Ticaret Bakanlığı tarafından desteklenmesini öngörüyoruz" dedi. Yeni düzenleme ile akreditif iskontosu gibi dış ticaret ürünlerinin de kapsama alındığını belirten Bakan Bolat, "Yeni model ile yurt dışında üstlenilen müteahhitlik projeleri kapsamında ihraç edilen yatırım mallarına da alıcı kredisi finansman maliyeti desteği sağlanacak. Böylelikle yabancı alıcıya sunulan finansman imkânları uluslararası standartlarda ve rekabetçi maliyetle sağlanabilecek. İhracatçılarımız ise peşin tahsilat imkânına kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. Desteklenen ülke sayısı 94 oldu Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik, Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, Ticaret Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özgür Volkan Ağar, DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak, Türk Eximbank Yönetim Kurulu Üyeleri Didem Bahar Özgün Yılmaz ile Şeyh Mehmet Boz, ihracatçı birlik başkanları ve ihracatçıların katıldığı toplantıda konuşan Bolat, "Türk Eximbank İhracat Kredi Sigortası Tazmin Desteği ile ihracatçılarımızın ticari ve politik risklerini güvence altına alan alacak sigortalarımızı özellikle riskli pazarlarda güçlendirmeyi hedefliyoruz. İlaveten, alıcı kredisi destek sistemimizin etkin ve sürdürülebilir yapıda kullanılabilmesi, özellikle riskli pazarlarda sunulabilmesi amacıyla Alıcı Kredisi Tazmin Desteği de sağlamaya da başlandık. Bu destekler ile ihracatımızı sadece ürünle değil finansman imkânı ile de rekabetçi olmasını temin ediyoruz. Ayrıca, söz konusu destek mekanizmasına konu olacak yatırım mallarının da kapsamını genişleterek desteklediğimiz yatırım malı sayısını (GTIP bazında) 821’e çıkararak; alıcı kredileri destek mekanizmamızı, toplam mal ihracatımızın yüzde 26,8’ini kapsar hale getirdik. Bununla birlikte, yurt dışındaki muhabir bankalara limit tahsis çalışmalarımızı hızlandırdık ve 94 ülkede 1 milyar doların üzerinde alıcı kredisi limiti kullanılabilir hale getirdik. Bu limitin kısa süre içerisinde daha fazla ülkede daha yüksek tutarlarda tahsisi konusunda da çalışmalarımız kesintisiz olarak devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Bilgilendirme programları düzenlenecek Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle yatırım malı ihracatçılarına yönelik alıcı kredileri tanıtım toplantıları ve geniş katılımlı bilgilendirme programları düzenleneceğini dile getiren Bakan Bolat, "Bakanlığımız bunun yanında, Türk Eximbank ve ihracatçı firmaların katılımıyla hedef ülkelere yönelik sektörel ticaret heyetleri düzenlenecektir. Ticaret Müşavirliklerimiz de networkleri kullanılarak yerel yatırım malı ithalatçılarına yönelik tanıtım faaliyetleri yürütülecektir. Alt yapı ve insan kaynağının güçlendirilmesi amacıyla da destek programının etkin ve sürdürülebilir uygulanması için Destek Yönetim Sistemi (DYS) entegrasyonu tamamlanmıştır. Türk Eximbank’ın alıcı kredileri ve akreditifli işlemlerine yönelik sistem alt yapısı ve insan kaynağı yatırımları da hızlandırılmıştır" dedi. ’’Misyonumuz ihracatçılarımızın yanında olmak’’ Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı ve Türk Eximbank Yönetim Kurulu Başkanı Osman Çelik de yaptığı konuşmada, "Türk Eximbank’ın kurulduğu günden beri temel misyonu hiç değişmedi: Üreten, ihraç eden ve küresel pazarlarda rekabet eden firmalarımızın yanında olmak. Dünyada ticaretin dinamikleri hızla değişirken, artık ihracatın finansmanı da çok boyutlu ve stratejik bir nitelik kazanmıştır. Bugün ihracat sadece bir satış faaliyeti değil; üretimden yatırıma, risk yönetiminden proje finansmanına kadar uzanan bütüncül bir ekosistemdir. Banka olarak bu dönüşümü doğru okuyarak; güçlü bilanço yapımız sayesinde uluslararası piyasalardan sağladığımız uzun vadeli kaynaklar ve geniş ürün yelpazemizle ihracatçılarımıza daha etkin destek sunmayı sürdürüyoruz" dedi. Ticaret Bakanlığı’nın koordinasyonu ve desteğiyle alıcı kredilerinde yeni bir atılım sürecine girdiklerini belirten Çelik, "Yatırım malı ihracatı ve yurt dışı müteahhitlik projelerinde daha kapsamlı ve rekabetçi finansman imkânları sunulabilecek şekilde Ticari Faiz Referans Oranından (CIRR) sağladığımız desteğin kapsamını genişletiyoruz. Diğer taraftan, ihracatçılarımıza tek noktadan ve entegre çözümler sunan yeni bir yapıyı da hayata geçiriyoruz. Amacımız, ihracatçılarımızın dış ticaretin her aşamasında ihtiyaç duyduğu finansman ve hizmetlere daha hızlı, daha pratik ve daha etkin şekilde erişebilmesidir" ifadelerini kullandı. Desteklenen ihracatçıların yüzde 83’ü KOBİ Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney de konuşmasında Türk Eximbank’ın bu zamana kadar ihracatçılara verdiği destekleri anlattı. Güney, Türk Eximbank’ın faaliyete başladığı 1987 yılında bu yana, ihracatçıların en güçlü ve en güvenilir destekçisi olduğuna vurgu yaptı. Güney, "2024 yılında ihracatçılarımıza toplam 48,7 milyar ABD doları destek sağladık. 2025 yıl sonu itibariyle ise 26,8 milyar doları kredi, 27,5 milyar doları sigorta olmak üzere, bir önceki yıla kıyasla yüzde 11 artışla toplam 54,3 milyar dolar tutarında rekor seviyede destek sunduk. Bugün itibariyle, aktiflerimizin yüzde 90’ını ihracatçılarımıza kredi olarak tahsis ediyoruz. Toplam aktif büyüklüğümüz 1,3 trilyon TL seviyesine ulaştı. 2025 yılında uluslararası sermaye piyasaları ve finansal kuruluşlardan 8,7 milyar dolar tutarında kaynak temin ettik. Yine 2025 itibariyle aktif olarak destek verdiğimiz 18 bin 500 ihracatçımızın yüzde 83’ünü KOBİ’lerimiz oluşturuyor. Son beş yılda 6 bin yeni KOBİ firmamız Türk Eximbank desteklerinden faydalanmaya başlamış, ihracat ekosistemimizin kapsayıcılığı önemli ölçüde artmıştır" dedi. Güney, alıcı kredilerinin yeni küresel ticaret düzeninde tüm ihracat destek kuruluşları tarafından etkin bir şekilde kullanılan, dış ticarette rekabeti belirleyen stratejik bir ihracat destek aracı haline geldiğini vurguladı. Güney, alıcı kredilerini, dış ticaretin finansmanı ürünleri ile tamamlayarak ihracatçılara uçtan uca çözümler sunduklarını sözlerine ekledi. Toplantının ardından Türk Eximbank Yönetim Kurulu Osman Çelik ve Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, günün anısına istinaden Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a bir hediye takdim etti.
Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti
23 Ocak 2026 Cuma - 13:19 Büyükataman, emekliler için temmuz ayını işaret etti MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emekliler adına bazı iyileştirme yapılma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek, "Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok" dedi. Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, emeklilerle ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soruyu cevapladı. TBMM’nin bu konuda müşterek idare ortaya koyduğu anda yeni bir yasayla bir takım ek tedbirlerin alınmasının, bazı düzenlemelerin hayata geçirilmesinin zor olmadığını vurgulayan Büyükataman, şöyle konuştu: "Emeklilerimiz, dar gelirlilerimiz, esnafımız, tarımla meşgul olan çiftçilerimizin durumları gerçekten hepimizi üzüyor. Sıkıntılı tablo ortada olduğu muhakkak. Bunu yok varsaymak görmezlikten gelmek, pembe tablolar çizmek kendimizi kandırmak olur. Ülkenin gerçeklerini dikkate alarak; bir takım problemler telafi edildikçe, sorunlar çözüme kavuşturuldukça, çok ciddi kaynakların başta emeklilerimiz olmak üzere hayat sandartlarını yükseltmek adına yoğunlaştırılacağını biliyorum." Emeklilerle ilgili iyi niyetli hazırlıklar olduğuna dikkati çeken Büyükataman, sözlerine şunları ekledi; "Yılın ikinci altı ayında ek bir takım düzenlemelerle emeklilerimiz adına bazı iyileştirme yapılma ihtimali kuvvetle muhtemel, bekleyelim. Bu problemin daha fazla tehire tahammülü yok. Toplumun bütün kesimleri, bütün siyasi partilerimiz iyi niyetle bu konuda çözüm bulmak konusunu sürekli ifade ediyorlar. Müşterek iradenin makul bir çözüme evrileceğini umut ediyorum. Ben yılın ikinci 6 ayında emeklilerimiz adına iyileştirmenin yapılabileceğini düşünüyorum."
Gastro inegöl’den israfa karşı "atıksız mutfak"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:35 Gastro inegöl’den israfa karşı "atıksız mutfak" İnegöl Belediyesi’nin şehrin asırlık lezzetlerini sunduğu Gastro İnegöl, israfa karşı dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak adına "Atıksız Mutfak Günü" gerçekleştirdi. Sürdürülebilir gastronomi örneği sunan lezzetler, tadına bakanlardan tam not aldı. İnegöl Belediyesi tarafından Gastro İnegöl’de düzenlenen Atıksız Mutfak Günü, gıda israfına dikkat çekerek sürdürülebilir mutfak anlayışının güçlü bir örneğini ortaya koydu. Etkinlikte, mutfakta atık olarak görülen pek çok ürün, usta ellerin marifetleri ve şeflerin reçeteleriyle yeniden değerlendirilerek özgün lezzetlere dönüştürüldü. İsrafa karşı farkındalık oluşturmayı amaçlarken, atıksız mutfağın lezzetleri Gastro İnegöl misafirleri tarafından beğeniyle karşılandı. Bu sofrada ziyan yok Gastro İnegöl’de Perşembe akşamı "Atıksız Mutfak" felsefesiyle hazırlanan menüde; haşlanan tavukların suyundan ve kalan sebzelerden yapılan tavuk suyuna sebzeli çorba, ızgarada kullanılan domateslerin uç kısımlarından hazırlanan köz domates çorbası, kereviz saplarının değerlendirildiği pirinçli zeytinyağlı kereviz sapı gibi örnekler dikkat çekti. Kalan nohut yemeklerinin humusa dönüştürüldüğü, yumuşayan meyvelerin hoşaf yapıldığı, çeşitli meyve kabuklarından "Tükenmez" adı verilen içeceğin üretildiği Atıksız Mutfak Gününde; limonlu et kavurma, atıksız yahni, döngü güveci ve patlıcan kabuklarından hazırlanan patlıcan kebabı gibi yenilikçi lezzetler de misafirlere sunuldu. Ayrıca mutfakta artan kadayıf parçalarından kadayıflı çıtır tavuk, kalan pirinçlerden kadın budu köfte, haşlanmış patates pürelerinden patatesli köfte, ızgaradan kalan pidelerden hazırlanan papara gibi uygulamalar, gıda döngüsünün nasıl sürdürülebilir hale getirilebileceğini gözler önüne serdi. Etkinlikte kullanılan her yemeğin, bir başka ürünle harmanlanarak yeni ve farklı bir lezzete dönüştürülmesi, "Atıksız Mutfak" anlayışının yalnızca bir çevre yaklaşımı değil, aynı zamanda bir gastronomi kültürü olduğunu ortaya koydu. İnegöl Belediyesi, Gastro İnegöl’de düzenlediği bu özel günle hem israfla mücadeleye dikkat çekti hem de yerel gastronomide farkındalık oluşturarak örnek bir organizasyona imza attı. Atıksız Mutfak gününün lezzetlerini deneyimleyen Gastro İnegöl misafirleri de bu özel gecenin lezzetlerini tadımlamaktan keyif aldıklarını dile getirdiler.
Başkan Karslıoğlu: "Yapılan düzenlemeler çarpıtılmamalı"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:22 Başkan Karslıoğlu: "Yapılan düzenlemeler çarpıtılmamalı" Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleriyle alakalı olarak, "Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir" dedi. İçerisinde kamuda personel çalıştıran taşeron firmalar ile alakalı işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerininde içerildiği torba yasa, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. "İşçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte" Konuyla ilgili Doğu Akdeniz İnşaat Müteahhit Birlikleri Federasyonu (DAİMFED) Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu açıklamalarda bulundu. Başkan Karslıoğlu, "Kamu idareleri tarafından gerçekleştirilen personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde, isteklilerin tekliflerini EKAP İşçilik Hesaplama Modülü üzerinden hazırlaması mevzuat gereği zorunludur. Ancak söz konusu modülde kıdem tazminatı maliyet kalemi yer almamakta, bu nedenle yüklenici firmaların bu gideri teklif bedeline dahil etmesi fiilen ve hukuken mümkün olmamaktadır. Buna mukabil, 6552 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca, işçilerin kıdem tazminatları ilgili kamu kurumu tarafından ödenmekte, sonrasında ise bu tutarlar yüklenici firmalara rücu edilerek tahsil edilmeye çalışılmaktadır. Bu uygulama; teklif aşamasında öngörülmesi ve fiyatlandırılması mümkün olmayan bir maliyetin, sonradan yüklenicilere yüklenmesi sonucunu doğurmakta ve hukuki güvenlik, belirlilik ve hakkaniyet ilkeleriyle açıkça çelişmektedir" ifadelerini kullandı. "Torba yasa bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adımdır" Yapısal sorunlar ile alakalı olarak DAİMFED olarak uzun yıllardır mücadele ettiklerini belirten Karslıoğlu, "Kamu ihale sistemi içerisinde hukuka uygun ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturulması, yüklenicilerin öngöremedikleri maliyetler nedeniyle mağdur edilmemesi, idare-yüklenici ilişkisinde adil risk paylaşımının sağlanması amacıyla yoğun bir mücadele yürütülmüştür. Bu süreçte yalnızca iktidar değil, muhalefet partileri nezdinde de girişimlerde bulunulmuş; meselenin siyasi polemiklerden uzak, tamamen hukuki bir adalet sorunu olduğu özellikle vurgulanmıştır. Türk hukuk sisteminin itibarını zedeleyen bu çelişkinin giderilmesinin, ülkemizde hukuk devleti ilkesine katkı sağlayacağı her platformda ifade edilmiştir. Nitekim bu adaletsizliğin giderilmesine yönelik olarak, mevcut hükümet tarafından hazırlanan ve 21.01.2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen torba yasa, uzun yıllardır dile getirilen bu hukuki sorunun çözümüne yönelik önemli bir adım niteliğindedir" diye konuştu. "Konu siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir" Torba yasadaki bu konunun siyasi bir polemik olmaması gerektiğine de değinen DAİMFED Genel Başkanı Mustafa Karslıoğlu, daha sonra şunları söyledi: "Geçtiğimiz gün bir haber kanalında yayımlanan haberde, söz konusu düzenleme amacı dışına çıkarılmış, konu hukuki içeriğinden koparılarak siyasi bir polemik alanına sürüklenmiştir. Bu haberde kamuoyunda adalet arayışının temsilcisi olması beklenen ve önemli siyasi sorumluluklar üstlenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer ile İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın, konuya ilişkin teknik ve hukuki altyapı yeterince yansıtılmadan yapılan değerlendirmelerle, farkında olunmadan kara propaganda niteliği taşıyan bir tartışmanın parçası haline getirildiği görülmüştür. Oysa bu mesele bir parti meselesi değil, bir iktidar-muhalefet tartışması değil, doğrudan hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve hukuki güvenlik meselesidir. DAİMFED olarak çağrımız nettir. Bu konuda tüm siyasi aktörlerin, medyanın ve karar vericilerin bilgiye dayalı, hukuki temelli ve sorumlu bir dil kullanması, adaletin tesisi açısından hayati önemdedir. Yapılan düzenlemelerin çarpıtılmadan, gerçek amacıyla kamuoyuna aktarılması hem iş dünyasının hem de Türk hukuk sisteminin itibarını güçlendirecektir."
Başkan Bağlamış: "150 milyon TL’lik dev yatırımla Buğdaylı’ya 30 bin tonluk lisanslı depo"
23 Ocak 2026 Cuma - 12:15 Başkan Bağlamış: "150 milyon TL’lik dev yatırımla Buğdaylı’ya 30 bin tonluk lisanslı depo" Kayseri Ticaret Borsası (KTB); 150 milyon TL’lik yatırımla Buğdaylı’da kurulacak 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo projesiyle, Kayseri’yi tarım ticaretinde ürün saklayan değil piyasayı yöneten şehir konumuna taşıyacak. KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış’ın 2018’de Başlattığı Tarım Devrimi, Kayseri’yi Türkiye’nin Oyun Kurucu Şehri Yaptı. Kayseri Ticaret Borsası (KTB), 2018 yılında başlayan ’Tarımda Büyük Dönüşüm’ hamlesini, cumhuriyet tarihinin en stratejik yatırımlarından biriyle taçlandırıyor. Buğdaylı bölgesinde yaklaşık 150 milyon TL yatırım bedeliyle yükselecek olan 30 bin ton kapasiteli lisanslı depo için yer tahsisi çalışmaları başladı. Bu yatırım, Kayseri’nin sadece ürün sakladığı değil, tarım piyasalarını bizzat yönettiği yeni bir dönemin kapılarını açıyor. KTB Başkanı Recep Bağlamış’ın göreve gelmesiyle başlayan süreç, Kayseri’yi ’hizmet alan’ konumdan ’sistem kuran’ bir merkeze dönüştürdü. ELÜS Devrimi: 2018 öncesi Kayseri’nin ürünü Kayseri’de dururken, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Konya ve Gaziantep gibi illerde basılıyordu. Başkan Bağlamış’ın ilk icraatlarından biri bu haksızlığı bitirmek ve ticareti Kayseri’ye çekmek oldu. TÜRİB Kurucu Ortaklığı: Kayseri, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın (TÜRİB) kurucu ortakları arasına girerek tarımın dijital geleceğinde söz sahibi oldu. Laboratuvar Atılımı: Ardından bölgenin en gelişmiş Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar Lisansı alınarak, ürünlerin kalite standartları Kayseri güvencesi altına alındı. Anadolu ÜPAK Liderliği: Türkiye’nin en büyük aracı piyasa kuruluşu Anadolu ÜPAK A.Ş.’nin kurucuları arasında yer alan KTB, bugün bu dev yapının yönetiminde Başkan Yardımcılığı düzeyinde temsil ediliyor. Final Hamlesi - 30 bin Tonluk Yatırım: Tüm bu süreçlerin ardından şimdi Buğdaylı’da yükselen 150 milyon TL’lik dev tesisle, Kayseri tarım ticaretinin tüm halkaları tek bir merkezde birleşiyor. Kayseri’nin tarım diplomasisindeki başarısını vurgulayan Başkan Recep Bağlamış; "2018’de göreve geldiğimizde bir söz vermiştik. Kayseri’nin alın teri başka illere akmayacak demiştik. O günlerde Konya’nın, Antep’in yollarında senet bastıran Kayseri’den; bugün TÜRİB’in ortağı, Anadolu ÜPAK’ın kurucusu ve yöneticisi olan bir Kayseri’ye ulaştık. Yetkili sınıflandırıcı laboratuvarımızla ürünümüze kimlik kazandırdık. Şimdi ise Buğdaylı’ya kuracağımız 30 bin tonluk lisanslı depomuzla bu süreci şahlandırıyoruz. Artık üreticimiz kendi borsasında, kendi laboratuvarında ve kendi aracı kurumunda, dünya fiyatlarıyla ticaret yapacak. Bu yatırım, Kayseri’nin tarımdaki rüştünü değil, liderliğini ilan etmesidir" ifadelerini kullandı. Modern tarımın yeni adresi Buğdaylı’da 2026 yılı içerisinde temeli atılacak olan tesis; ileri teknoloji silo sistemleri, tam entegre tescil merkezleri ve dijital işlem salonlarıyla bir ’Tarım Finans Kampüsü’ olarak hizmet verecek. Dev proje; Kayseri Ticaret Borsası’na ait Canlı Hayvan Pazarı’nın bulunduğu bölgede hayata geçirilecek. Kayseri, tarımın sadece topraktan çıktığı değil, milyarlarca liralık bir ekonomik güce dönüştüğü merkez haline gelecek.