EKONOMİ
04 Mayıs 2026 Pazartesi - 08:58 Yatağan bıçakları dünya vitrininde Portekiz’de düzenlenen 5. Dünya Bıçakçılık Başkentleri Buluşması’na Denizli damga vurdu. 9 ülkeden 14 belediyenin katıldığı organizasyonda, Serinhisar’ın asırlık mirası Yatağan bıçakları dünya vitrinine çıktı. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin tarihten gastronomiye uzanan sunumu, katılımcı tüm ülkeler tarafından büyük beğeni toplarken, Anadolu’nun üretim ruhu Avrupa’da zirveye taşındı. Portekiz’in Centro bölgesinde yer alan Caldas da Rainha Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen "5. Encontro Mundial Das Capitais da Cutelaria" (5. Dünya Cutlery Başkentleri Buluşması), dünya genelinden önemli zanaat merkezlerini bir araya getirdi. 9 ülkeden 14 katılımcı belediyenin yer aldığı organizasyonda Türkiye’yi Denizli Büyükşehir Belediyesi ve Bursa temsil etti. 5 gün süren kapsamlı program boyunca, kesici aletler zanaatında dünya markası olan şehirler tecrübe paylaşımında bulundu. Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt: "Denizli bir açık hava müzesidir" Denizli Büyükşehir Belediyesi’ni temsilen sunumu gerçekleştiren Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, Denizli’nin sadece bir şehir değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan bir miras olduğunu vurguladı. Başkurt, "Anadolu’nun kalbinde tarih ile doğanın, kültür ile lezzetin buluştuğu bu özel şehri tanıtmaktan gurur duyuyoruz. Pamukkale’den Hierapolis’e, Laodikeia’dan antik kentlerimize kadar Denizli, küresel bir cazibe merkezidir" ifadelerini kullandı. Yatağan bıçakları: Anadolu’nun üretim ruhu ve zanaat mirası Programın ana odağı olan cutlery (kesici aletler) zanaatında, Denizli’nin Serinhisar ilçesi Yatağan Mahallesi’nde üretimi asırlardır devam eden dünyaca ünlü Yatağan bıçakları vitrine çıktı. Yatağan bıçaklarının sadece birer ticari ürün değil, sabır ve ustalığın simgesi olduğunu belirten Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt, "Yatağan bıçakları, Anadolu’nun üretim ruhunu; ustalık, sabır ve miras ile birlikte yansıtan önemli bir semboldür. Bu zengin mirası dünya çapında ses getirecek bir konuma taşımak temel önceliğimizdir" dedi. Başkan Çavuşoğlu’nun dostluk ve iş birliği mesajı iletildi Sunumda ayrıca Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun selam ve iyi dileklerini ileten Başkurt, zanaatın paylaştıkça güçlendiğine dikkat çekti. Başkurt, "Burada paylaştıklarımızın ve öğrendiklerimizin, ülkemizdeki zanaatkârlarımıza ilham vereceğine inanıyoruz. Nazik davetleri için Caldas da Rainha Belediyesi’ne teşekkür ediyor, dostluğumuzun ve iş birliğimizin daha da güçlenmesini diliyoruz" şeklinde konuştu. Denizli’nin sunumu ülkeleri hayran bıraktı Organizasyonun en dikkat çeken anlarından biri, Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen sunum oldu. Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sunumu ve tanıtım videosu, görsel kalitesi, içeriği ve anlatım gücüyle katılımcı ülkelerden tam not aldı. Katılımcı ülkeler, Denizli’nin profesyonel tanıtımı ve zengin içeriği için teşekkürlerini sundu. Ayrıca 5 günlük program süresince Denizli heyeti; tekstil üretiminden dünyaca ünlü Denizli horozuna, yamaç paraşütünden Kaklık Mağarası’na kadar şehrin tüm dinamiklerini tanıtma fırsatı buldu. Denizli mutfağının eşsiz lezzetlerinin hikayesi de katılımcı ülkelerin temsilcileri tarafından büyük ilgiyle takip edildi.
Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:15 Akademisyen çiftçinin 7 yıl süren emekleriyle 120 dönüm alana yaydığı enginar üretiminde hasat başladı Hatay’da akademisyen çiftçi Elif Ovalı tarafından 5 dönüm arazide ekimi başlayan ve 7 yıl süren ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm arazide ekimi yapılan enginarda bereketli hasat başladı. Uzun yıllar akademisyen olarak Mustafa Kemal Üniversitesi’nde görev yapan Elif Ovalı, Antakya ilçesi Arpahan Mahallesi’nde aile çiftliğinde tarımsal faaliyetleri kardeşi Adnan Murat Teoman ile birlikte yürütüyor. Bölgede alışılagelmişin dışına çıkarak katma değerli ürün üretmeyi hedefleyen akademisyen çiftçi Ovalı, 7 yıl önce 5 dönüm araziye enginar ekimi gerçekleştirdi. Ürün geliştirme ve pazar oluşturma süreciyle birlikte Ovalı, enginar üretimini 120 dönüm alana yaydı. Baharın gelmesiyle aile çiftliğinde ekimi yapılan enginarın hasadı başladı. Ovalı ve kardeşi Teoman tarafından aile çiftliğinde üretilen enginarda 250 bin adet hasat hedeflenirken ürünler; Adana, Gaziantep, Bursa, İstanbul ve çevre iller başta olmak üzere işlenerek yurt dışına gönderiliyor. "Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz" 7 yıl önce 5 dönüm arazide deneme süreciyle enginar üretimine başladıklarını belirterek, 120 dönüme ektiği enginarda hasat başladığını söyleyen çiftçi Elif Ovalı, "Amik Ovası’ndasınız ve burası bereketli hilal denilen, dünyada ilk defa tarıma geçilen bölgenin bir ucundayız. Arpahan Mahallesi’ndeyiz. Burada alışılmışın dışında aslında çok eskilerde bilinen bir ürün olup sonradan terk edilen enginarı yetiştiriyoruz. Burada tamamen buğday, mısır ve soyanın egemenliği sürerken biz katma değerli ürünler üretmek için enginarı 7 yıl önce ekmeye başladık. İlk önce 5 dönüm arazide çeşit geliştirmeye başladık. Bu bölgede hangi çeşit daha iyi olur, çünkü alışılagelmiş sakız, Bayrampaşa ve hibrit cinsleri var. Hatay enginarı dediğimizde de eskiden beri bilinen bugün Roma enginar olarak da geçen mor enginarlar da var" dedi. "Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı" Deneme sürecinde 5 dönüm alanda enginar üretimi yaptıklarını ve ürün geliştirme süreciyle birlikte 120 dönüm alanda enginar üretimini sürdürdüklerini belirten Ovalı, "Uzun zamandır bakımına devam ediyoruz. Şu anda artık olgunluk dönemine geldi. Bir konserve fabrikasıyla bunu katma değerli yüksek ürüne dönüştüreceğiz. Umarım bu bölge için bir yenilik, kümelenme ve bölgeye istihdam oluşturacak. Gelir getirecek bir yeni bir ürüne dönecek. Biz de bu enginar kültürünü tekrar bu bölgeye kazandırarak çevre illerde de daha fazla tüketilmesi sağlayarak; Gaziantep, Adana, Bursa, İstanbul, ve çevre illerde bunların daha fazla oraları sevk etmek üzere harekete geçiyoruz. Enginar, iç pazarda da bilinsin istiyoruz ve yurt dışına da gönderiyoruz. Şu anda enginarı işlemeye yönelik çalışmalarımız başladı. Burada ihracatta büyük bir kalem değil henüz ama ürün geliştirmeleri devam ediyor. Öncelikle 5 dönümde bir deneme olarak başlayan üretimimiz şu anda 120 dönüme ulaştı. Kendi içimizde katma değere dönüştürecek bir ürüne döndü. Umarım bereketli olur, bugün hasadın ilk günüydü" ifadelerini kullandı.
Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:10 Trendyol, ’’Gel-Al’’ noktalarını 81 ile yayıyor: 10 bin noktada esnek teslimat Trendyol, teknolojik lojistik ağı Trendyol Express ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar aracılığıyla sağladığı ’’Gel-Al’’ hizmetini bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaştırdı. Türkiye’nin önde gelen e-ticaret platformlarından Trendyol, müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyacak yenilikçi çözümler üretmeyi sürdürüyor. Platform, alışveriş sonrası teslimat sürecini kullanıcı tercihlerine göre esnetmek amacıyla lojistik altyapısı Trendyol Express (TEX) ve Trendyol Express’in anlaşmalı olduğu kurumlar ile akıllı gönderi hizmeti ’’Gel-Al’’ hizmetini her geçen gün genişletiyor. Türkiye’nin 81 ilinde 10 bin noktaya ulaşan ’’Gel-Al’’ hizmeti, hastaneler, yurtlar, iş merkezleri ve benzeri merkezi lokasyonlarda bulunan teslimat noktalarıyla pratik bir teslimat seçeneği sunuyor. 7/24 erişim ve güvenli teslimat Yapılan açıklamaya göre müşteriler, sipariş ödeme adımında veya paketleri dağıtıma çıktığında ’’Gel-Al’’ seçeneğini tercih ederek kendilerine en yakın noktayı harita üzerinden seçebiliyor. Ayrıca 26 ilde bulunan 500’ü Trendyol Express’e ait olmak üzere toplam bin 800 akıllı locker (kilitli dolap) üzerinden 7/24 kesintisiz erişim imkânı sunulurken; teslimat ağı 7 bin 300 esnaf noktasıyla destekleniyor. Akıllı dolaplarda paketler kişiye özel tek kullanımlık kodlarla kilitli bölmelerde, esnaf noktalarında ise esnaf zimmetine alınarak güvenli şekilde muhafaza edilir. Müşteriler, kendilerine iletilen tek kullanımlık kod ile paketlerini 5 gün içinde diledikleri an teslim alabildikleri gibi, iade süreçlerini de yine bu noktalar üzerinden kolayca gerçekleştirebiliyor. Hem müşteriye, hem esnafa kazandırıyor Açıklamaya göre, ’’Gel-Al’’ hizmetini tercih eden müşteriler, standart teslimat seçeneklerine kıyasla özel kargo fiyatlarından yararlanıyor. Paketlerini 5 gün içinde teslim alabilme esnekliğine sahip olan müşterilerin verilere göre en yoğun teslimat trafiği, 16.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşiyor. Sistem aynı zamanda esnaflar için de ek bir gelir kapısı oluşturarak yerel ekonomiyi destekliyor.
Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:09 Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller 19. kez sahiplerini buldu Garanti BBVA’nın Ekonomist Dergisi ve KAGİDER iş birliğiyle hayata geçirdiği ve bu yıl 19. kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması sonuçlandı. 28 Nisan’da düzenlenen gala gecesinde açıklanan sonuçlarla birlikte, başarılı kadın girişimciler beş farklı kategoride ödüllerini aldı. Garanti BBVA’nın, Ekonomist Dergisi ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) iş birliğiyle bu yıl 19’uncusunu gerçekleştirdiği Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın sonuçları açıklandı. 28 Nisan akşamı gerçekleştirilen ödül töreninde, beş kategorinin birincileri ödüllerini aldı. Yarışmada, Gurvita kurucusu Bahar Şamhili Tanju, "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" seçildi. Bahar Alan, Novavera girişimiyle "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi", Hülya Tomak Blueit girişimiyle "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" oldu. İpek Tüysüzoğlu, Yugen girişimiyle "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" seçilirken, "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" ödülünü ise Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi adına Sıla Elevli aldı. "Her hikaye kendi içinde eşsiz ve değerli" Ödül töreninde konuşan Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, "Bu akşam sadece bir ödül töreni için değil, 20 yıla yayılan güçlü bir dönüşümün parçası olarak buradayız. Kadın girişimciliğini geçmişten bugüne hep bütünsel bir yaklaşımla ele aldık. Finansman, eğitim, pazar erişimi ve cesaretlendirme olmak üzere dört temel alanda kurguladığımız modelimizle somut etki oluşturmayı hedefledik ve bu yolda emin adımlarla yürüyoruz. Son beş yılda kadın girişimcilere sağladığımız finansman 350 milyar TL’yi aştı. Türkiye Kadın Girişimci Akademisi ile 6 bin kadın girişimciye ulaştık; Ticaretin Kadınları platformu ile onları yeni pazarlara taşıdık. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması da bu yaklaşımımızın en güçlü yansımalarından biri. 2007 yılında 103 başvuruyla başlayan bu yolculuk bugün 50 bini aşkın başvuruya ulaşarak ekosistem içinde başlı başına bir markaya dönüştü. Başvuruların ve ilginin her geçen gün artması, bize bu alanda yapacak daha çok işimiz olduğunu da gösteriyor. Bugün girişimcilik daha erken başlıyor, yeni nesil girişimciler ise daha en başından global düşünüyor. Verdiğimiz desteklerin yanı sıra, kadın girişimcileri küresel ağlarla buluşturarak uluslararası başarı hikâyelerine katkı sağlamayı da hedefliyoruz. İnanıyoruz ki kadınların ekonomiye eşit katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir kalkınma meselesi. Bu akşam burada gördüğümüz tüm girişimciler yalnızca kendi başarılarını değil, başka kadınlara ilham veren güçlü hikâyeleri temsil ediyor. Biz de bu yolculuğun bir parçası olmaktan büyük bir gurur duyuyor, ‘Birlikte yaparız’ diyerek bu hikâyeyi birlikte büyütmeye devam ediyoruz" dedi. KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, "Garanti BBVA ve Ekonomist Dergisi ile birlikte sürdürdüğümüz iş birliğinin, kadın girişimciliğini destekleyen güçlü ve sürdürülebilir bir etki alanına dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, 19 yılı geride bırakırken bir yarışma olmanın ötesine geçerek; kadınların potansiyelini görünür kılan, ilham veren ve cesaretlendiren güçlü bir platform haline gelmiştir. 2007 yılında 103 kadının ‘ben de varım’ diyerek başvurduğu bu yolculuk, bugün 50 bini aşkın girişimcinin hikâyesine ev sahipliği yapıyor. Bugün her başvuruyla birlikte karşımıza çıkan hikâyeler, kadınların üretme gücünü, kararlılığını ve dönüşüm oluşturma kapasitesini açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimciler yalnızca ekonomik değer üretmekle kalmıyor; geliştirdikleri yenilikçi, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş modelleriyle de toplumsal fayda oluşturarak daha kapsayıcı bir geleceğin inşasına katkı sağlıyor. Ödüllendirdiğimiz her başarı; cesaretin, azmin ve istikrarlı emeğin güçlü bir yansıması olurken, başka kadınlara ilham veren ve "ben de yapabilirim" duygusunu pekiştiren çok kıymetli örnekler de sunuyor. KAGİDER olarak inancımız çok net: Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biridir. Bu nedenle kadın girişimcilerin yolculuklarını desteklemeye, onları görünür kılmaya ve başarı hikâyelerini çoğaltmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki; kadınların güçlenmesi yalnızca bugünü değil, geleceği de dönüştürür" dedi. Ekonomist Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Talip Yılmaz, "Ekonomist Dergisi, kadın konusuna ayrıca önem veren, önceliklendiren bir yayın politikası izliyor. Kadının iş hayatındaki yerini önceliklendiren haber ve araştırmalar hazırlıyor. Etkinlikler düzenliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması, alanında Türkiye’nin en uzun soluklu çalışması. Garanti BBVA ve KAGİDER gibi çok değerli iki kuruluşla birlikte hayata geçirdiğimiz ve 19 yaşında olan bu yarışma, Türkiye’nin kadın girişimciliği ekosisteminin gelişmesine büyük katkı sundu. Bu güne kadar 50 binin üzerinde kadın girişimci yarışmaya katıldı. Kadın girişimciliği ekosisteminin girişimcilik ekosisteminden aldığı pay yüzde 3-4’erden aradan geçen yıllar içinde yüzde 18’lere yükseldi. Yine kadın girişimciliğinde geleneksel sektörlerin yanında bugün e-ticaret, oyun teknoloji, bilimin farklı dallarında alanında işler olduğunu görüyoruz. Bu başarıda muhakkakki topluma rol model olan yarışmanın ve yarışmacılarımızın büyük etkisi oldu" dedi. Kazananlar: Bahar Şamhili Tanju - "Türkiye’nin Kadın Girişimcisi" / Gurvita Gurvita, geleneksel üretim yöntemlerini modern tüketim alışkanlıklarıyla buluşturarak katma değerli gıda ürünleri geliştiren bir girişim olarak öne çıkıyor. Kemik suyu gibi yüksek besin değerine sahip ürünleri daha erişilebilir ve sürdürülebilir bir modelle Türkiye’de ve yurt dışında sunuyor. Bahar Alan - "Türkiye’nin Yöresinde Sürdürülebilir Fark Yaratan Kadın Girişimcisi" / Novavera Zeytinyağı Novavera, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla yüksek kaliteli zeytinyağı üretimi gerçekleştirerek hem yerel kalkınmaya katkı sağlıyor hem de uluslararası pazarlarda Türkiye’yi temsil ediyor. Hülya Tomak - "Türkiye’nin Teknolojide Gelecek Vadeden Kadın Girişimcisi" / Blueit Blueit, su tüketimi ve yönetimi konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen teknoloji tabanlı çözümleriyle sürdürülebilir kaynak kullanımına ve daha yaşanılabilir bir dünyaya katkı sunuyor. İpek Tüysüzoğlu - "Türkiye’nin Kadın Sosyal Etki Girişimcisi" / Yugen Yugen, nar kabuğu gibi doğal atıklardan alternatif deri üretimi gerçekleştirerek döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir üretim alanında yenilikçi bir model ortaya koyuyor. Sıla Elevli - "Türkiye’nin Kadın Kooperatifi" / Tekfındık Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi Fındık tarımını geleneksel sınırlarının ötesine taşıyarak modern teknolojiler ve sürdürülebilir üretim modelleriyle yeniden kurgulayan bir yapı sunuyor. Yürütülen çalışmalarla bölge tarımını veri odaklı ve yüksek verimli bir yapıya dönüştürürken, kadın üreticilerin ekonomik hayata katılımını güçlendiren ve yerel kalkınmaya somut katkı sağlayan kapsayıcı bir model geliştiriyor.
Kolay İK ve İş Bankası’ndan iş birliği
29 Nisan 2026 Çarşamba - 11:08 Kolay İK ve İş Bankası’ndan iş birliği Türkiye İş Bankası’nın DijiKolay platformuna üye olan işletmeler, ilk kez kullanacak olmaları halinde Kolay İK ‘Personel Yönetimi’ uygulamasından bir yıl boyunca 50 çalışana kadar ücretsiz yararlanabilecek. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi süreçleri içeren uygulama, bu operasyonlardaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltırken hata payını ve zaman kaybını da en düşük seviyeye çekiyor. Şirketlerin insan kaynakları süreçleri önemli bir zaman ve iş gücü yükü oluşturuyor. Bu süreçlerin dijitalleşmesi ise hem işletmelerin hem de çalışanların verimliliğine katkı sağlıyor. Kolay İK ve İş Bankası bu anlayışla işletmelerin İK süreçlerini dijitalleştirmeyi kolaylaştıracak bir iş birliğini hayata geçirdi. Kolay İK’nın ‘Personel Yönetimi’ uygulamasını ilk kez kullanacak olan DijiKolay üyesi şirketlere, uygulama bir yıl boyunca İş Bankası tarafından hediye edilecek; şirketler 50 çalışana kadar hiçbir ücret ödemeyecek. Çalışan sayısı daha yüksek olan işletmeler ise 50 çalışandan sonrası için ödeme yaparak kampanyadan yararlanabilecek. "KOBİ’ler için dijitalleşmeyi erişilebilir hale getiriyoruz" Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz, iş dünyasında rekabetin giderek hızlandığına dikkat çekerek, KOBİ’ler için pratik, hızlı ve maliyet avantajı sağlayan çözümlerin bir zorunluluk olduğunu belirtti. KOBİ’lerin işlerini büyütürken operasyonel yüklerini azaltmaları ve kaynaklarını daha verimli kullanmalarının her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayan Sezgin Yılmaz, DijiKolay platformunu KOBİ’lerin farklı alanlardaki iş süreçlerini kolayca dijitalleştirebilecekleri bütüncül bir çözüm merkezi olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Kolay İK ile DijiKolay üzerinden hayata geçirdikleri uygulamanın, KOBİ’lerin dijitalleşme sürecini kolaylaştıracak bir adım olduğunu belirten Yılmaz konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küçük ve orta ölçekli işletmelerde insan kaynakları süreçleri, doğru araç ve yöntemlerle daha verimli hale getirilebilecek operasyonel alanlardan biri. Bu doğrultuda dijital insan kaynakları çözümleri, süreçleri optimize ederek işletmelerin verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesine yardımcı oluyor. Kolay İK ile hayata geçirdiğimiz bu uygulama, KOBİ’lerdeki insan kaynakları süreçlerinin dijitalleşmesi ve verimliliğin artırılması için önemli bir adım. Çalışmalarımızla KOBİ’lerin büyüme yolculuklarına eşlik etmeye devam edeceğiz." "Organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz" Şirketlerin İK tarafında yaşadıkları zorlukların başında manuel verilerin oluşturduğu hata payı ve operasyonel iş yükünün getirdiği zaman kaybının geldiğini söyleyen Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, "Şirket olarak kurulduğumuz günden bu yana temel amacımız; şirketlerin işe alımdan bordroya, izin yönetiminden performans değerlendirmeye kadar tüm İK süreçlerini tek bir merkezden, uçtan uca yönetmelerini sağlamak. Özellikle elektronik tablolar üzerinden yürütülen geleneksel yöntemlerin oluşturduğu hantal yapıyı ortadan kaldırarak, organizasyonlara hız ve şeffaflık kazandırıyoruz. Özlük bilgileri, izin, harcama, puantaj, PDKS, mesai takibi, zimmet, avans ve eğitim gibi birçok sürecin tek bir yerden yönetilmesini sağlayan Personel Yönetimi uygulamamız da bu alandaki iş yükünü yüzde 76’ya kadar azaltarak, ekiplerin zamanını ve enerjisini kurum kültürü gibi daha stratejik alanlara kaydırmasına olanak tanıyor" açıklamasında bulundu. Yalı, iş birliğini ise şöyle değerlendirdi: "Bu iş birliği, sunduğumuz teknolojik gücü ve verimlilik avantajını çok daha geniş bir kitleyle buluşturmamıza katkı sunacak. Böylece daha fazla işletme, dijitalleşmeyi bir ‘proje’ olmaktan çıkarıp günlük işleyişinin ve şirket kültürünün sürdürülebilir bir parçası haline getirebilecek. Ülkemizdeki işletmelerin rekabet gücünü artırmaya ve çalışan-işveren arasındaki güven ilişkisini hatasız, şeffaf veri akışıyla güçlendirmeye olanak tanıyan uygulamamızı işletmelere hediye eden Türkiye İş Bankası’na teşekkür ediyoruz."
TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:50 TTI İzmir, 20. yıla hazırlanıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen TTI İzmir-Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2-4 Aralık tarihlerinde Fuar İzmir’de 20’nci kez kapılarını açacak. Fuarın öncesi İZFAŞ ve TÜRSAB tarafından düzenlenen programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in gücü birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" dedi. Fuar İzmir, turizm sektörünü 2-4 Aralık tarihlerinde 20’nci TTI İzmir - Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde buluşturacak. Fuar kapsamında, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci, TÜRSAB Yöneticileri Kıvanç Meriç ve Şebnem Urgancıoğlu, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Turizm ve Fuarcılık Komisyonu Başkanı Seyhan Müşerref Kuralı, fuar paydaşları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde İzmirli acenteler buluşması gerçekleştirildi. Tanıtım programında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, "İzmir’in turizmdeki konumunu güçlendirmek ve bunu somut iş birliklerine dönüştürmek ortak hedefimiz. Kurulan bu güçlü iş birliği, fuarımızın gelişmesinde ve uluslararası ölçekte daha görünür hale gelmesinde çok önemli bir rol üstleniyor. Bu sene acentelerin katılımı ve desteği ile birlikte güçlü bir çalışmayla çok daha iyi bir fuarda bir araya geleceğimize inanıyorum. İzmir’in gücü, birlikte üreten, paylaşan ve geleceğe inanan insanlarında. Bu kent hepimizin ve inanıyoruz ki İzmir’in turizmdeki gücünü birlikte büyütmeye devam edeceğiz" diye konuştu. "Markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması" Zafer Levent Yıldır, "Uluslararası çok ciddi belirsizliklerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Yaptığınız iş ne kadar değerliyse bir o kadar da bu belirsizliğe çok duyarlı. Yaptığınız, çok emek isteyen ince bir iş. Bu yüzden ayrıca takdir etmek isterim. Bu süreci bütün paydaşlarla daha güçlü bir yapı kurmak için de değerlendirmek mümkün. Bunun için gerekli olanlar markalaşma, kamu-özel sektör iş birliği ve ortak aklın oluşturulması diye düşünüyorum. Kriz dönemlerinde acenteler, talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren kritik aktör rolünü oynuyor. Seyahat acenteleri, aynı zamanda olumsuz seyri tersine çeviren ve canlandırmayı sağlayabilen ekonomik aktörler. Bu nedenle sektörün yeniden ivme kazanmasında sizlerin katkısı her zamankinden daha fazla olacak. Fuarın, bu yıl 20’nci kez yapılması, ciddi bir sorumluluktur. Sizler bu sorumluluğa sahip insanlarsınız. Yaptığınız işin hassasiyetini göz önüne tutarsak bizim size her zamankinden daha fazla destek olmamız gerektiğini anlıyoruz. Bu süreçte fuarın paydaşı olan TÜRSAB ve TÜRSAB Ege Bölge Temsil Kurulu en büyük destekçimiz" ifadelerini kullandı. "Birbirimize sahip çıkarsak çok daha güçlü oluruz" TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu Başkanı Hakkı Karadeveci ise "Fuarın 20’nci yılına yaklaşırken şunu çok net söyleyebiliriz; bu fuar sadece bir organizasyon değil, bizim emeğimizin, birikimimizin ve birlikte üretme gücümüzün bir yansıması. İzmir her zaman turizmin önemli merkezlerinden biri oldu, ama bu gücü gerçekten hissettiren sizlersiniz. Sahada olan, misafirle birebir temas eden, bu sektörü omuzlayan acentelerimiz, en özenli şekilde konuk eden otelcilerimiz... Bazen en büyük güç aynı masada oturabilmekten geçiyor. Önümüzde yeni bir dönem ve değişen bir turizm dünyası var ama şuna inanıyorum; birlikte olursak, birbirimize sahip çıkarsak sadece ayakta kalmayız, çok daha güçlü oluruz" açıklamasında bulundu. "20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret" İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu da şunları söyledi: "Bu sene fuarımızın 20’nci yılını kutlayacağız. Bu bizler için çok kıymetli. Çünkü 20 yıllık bir emek, 20 yıllık bir özveri, 20 yıllık bir gayret söz konusu. Sadece İzmir turizmi için değil hem Türkiye’nin uluslararası turizm arenasındaki görünürlüğü ve bilinirliği için hem de bu emeği ve bu fuarı daha da büyütmek için sektörün değerli temsilcilerinin destekleri bizler için kıymetli. Bu sene fuarın uluslararası ve dijital tarafta güçlenmesi için elimizden gelen gayreti ortaya koymaya devam edeceğiz. Bir önceki seneye göre geçen yılı çok daha başarılı verilerle tamamladık. Burada önemli olan sadece sayılar değil. Fuarlar artık bütün dünyada aynı zamanda bir deneyim alanı olarak algılanıyor. O yüzden bu buluşmalar çok kıymetli. Biz 20’nci yılda sizlere aynı emek ve özveri ile geçen her yıldan daha iyi hizmet üretmeye, ticaret hacmi oluşturacak ziyaretçileri İzmir’e taşımaya devam edeceğiz. İzmir de TTI İzmir de hepimizin. Biz sektörün değerli temsilcilerinin bu fuarımızda bizimle birlikte gayretini ortaya koyacağına eminiz." Lansmanda indirim sürprizi açıklandı İZFAŞ Fuarlar Koordinatörü Elif Akşahin ise fuara ilişkin sunum yaptı. İZFAŞ ve TÜRSAB olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı, İzmir Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Odası’nın destekleri, TÜRSAB İzmir Bölge Temsil Kurulu, Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği, İzmir Turist Rehberleri Odası, SKAL İzmir Kulübü ve tüm sektör paydaşlarıyla 20’nci yıla hazırlandıklarını kaydeden Akşahin, lansmanda bir sürpriz de paylaştı. Buna göre, sektör paydaşlarını ekonomik olarak desteklemek ve en yüksek katılıma ulaşmak için 31 Ağustos’a kadar ödemesini tamamlayan katılımcılar, geçen senenin metrekare fiyatları ile fuarda yer alma şansı yakalayacak. Ayrıca, İzmir Ticaret Odası üyesi firmaların yararlandığı yurt içi fuar katılım teşvikleri İzmirli katılımcılara önemli ölçüde maddi destek sağlayacak. Teşvik kapsamında teşvike esas metrekare bedeli, KDV hariç azami 2 bin 500 TL/metrekare olarak uygulanacak. Kademeli destek oranları ise 1-80 metrekare arası katılımlarda yüzde 50, 81-200 metrekare arası katılımlarda yüzde 60 olacak. Her yıl daha da büyüyor İzmir Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi, 2025 yılında katılımcı sayısında yüzde 39 artış gösterdi. Yabancı katılımcı sayısında ise 2,5 kat artış yaşandı. Yerli ve yabancı ziyaretçi sayısında yüzde 20’nin üzerinde artış oldu. Acente/tur operatörleri, havayolu, konaklama, destek hizmetleri, teknoloji ve DMC katılımcı sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 50’nin üzerinde arttı. Bu artış, net katılımcı metrajına 2 bin 83 metrekare net büyüme sağladı. 64 ülkeden 12 bin 527 profesyonel ziyaretçi ve 381 katılımcı İzmir’de buluştu. Bu yıl İzmir’e direkt uçuşu bulunan destinasyonlar başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Türki Cumhuriyetler ve Latin Amerika bölgelerine odaklanılıyor.
Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:20 Mart ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 oldu İşsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart ayı İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,3 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,8 iken kadınlarda yüzde 10,7 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 48,5 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 48,5 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,0 iken kadınlarda yüzde 31,5 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 52,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,8 iken kadınlarda yüzde 35,3 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,3 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,5 puan azalarak yüzde 15,3 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 12,8, kadınlarda ise yüzde 20,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 41,7 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 0,8 saat azalarak 41,7 saat olarak gerçekleşti. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 31,5 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre 1,6 puan artarak yüzde 31,5 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 21,0 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,4 olarak tahmin edildi.
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:17 Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık" dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar" ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti.
Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:07 Elektrik dağıtım sektörünün iklim rolü ve yatırım planı COP31 gündeminde Küresel iklim değişikliği ve enerji dönüşümü hedefleri doğrultusunda elektrik dağıtım şebekeleri, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) gündemine taşınıyor. Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, şebekelerin küresel iklim gündeminde daha güçlü yer alması amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Sektör temsilcileri kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 için hazırlıklara başladı. Küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefi, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve enerji dönüşümü başlıklarıyla öne çıkan COP süreçlerinde, elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınması hedefleniyor. İzmir’de GDZ Elektrik Dağıtım A.Ş. tesislerine düzenlenen saha ziyareti kapsamında basın mensuplarıyla bir araya gelen Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan, net sıfır hedeflerine ulaşmada dağıtım şebekelerinin kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Elder’in COP sürecine akredite sivil toplum kuruluşlarından biri olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "COP31 kapsamında şebekelerin ve özellikle elektrik dağıtım şebekelerinin daha yapılandırılmış bir başlık altında ele alınmasını arzu ediyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı başlattık." dedi. Elektrik dağıtım sektöründe tüketicilere kesintisiz enerji sunmak için şebekelere sürekli yatırım yapıldığını belirten Erdoğan, geçtiğimiz yıl dağıtım şirketlerinin yaklaşık 2,5 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirdiğini bildirdi. Erdoğan, "1 Ocak’ta başlayan 5. tarife uygulama dönemimizdeki 5 yıllık süreçte 19 milyar doların üzerinde bir yatırım yapılması söz konusu olup zaman içerisinde ilave ihtiyaçlarla bu rakamın 20 milyar doları rahatlıkla bulacağını öngörüyoruz. Bunun üzerine planlı bakım kapsamında olan 3. seviye bakımları da eklediğimizde 2030 yılına kadar toplamda 22 milyar dolarlık bir yatırım yapılabileceğini hesaplıyoruz. 2026 yılı itibarıyla başladığımız bu süreçte dağıtım şirketlerimiz faaliyetlerine başladılar." ifadelerini kullandı. Tarife oranları ve altyapı istatistikleri Nihai faturadaki dağıtım bedeli içinde iletim tarifesinden kaynaklanan yaklaşık yüzde 13-15 düzeyinde bir pay bulunduğunu söyleyen Erdoğan, günlük 8 kilovatsaatin altındaki mesken tüketimlerinde dağıtım payının yüzde 74,9, bu sınırın üzerindeki tüketimlerde yüzde 49,9 ve sanayi abonelerinde ise yüzde 23,9 seviyesinde olduğunu bildirdi. Türkiye genelindeki yaklaşık 1,5 milyon kilometrelik elektrik dağıtım hattının 67 bin kilometrelik kısmının ormanlık alanlardan geçtiğini aktaran Erdoğan, bu bölgelerde orman yangınlarına karşı ilgili kurumlarla iş birliği yapılarak bakım planlamalarının yürütüldüğünü kaydetti. (AD-
DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:59 DEPSAŞ Enerji’den uyarı: Borcunu ödemeyen sulama birliklerine elektrik verilmeyecek Dicle Elektrik Perakende Satış AŞ (DEPSAŞ Enerji), hizmet bölgesi olan illerde borçları nedeniyle elektriği kesilen sulama birliklerine borçlarını tamamen ödeyene kadar elektrik verilmeyeceğini duyurdu. DEPSAŞ Enerji, hizmet bölgesi 6 ilde sulama birlikleri biriken elektrik borçlarını ödemeden enerji tedarikinin yeniden başlatılmayacağını açıkladı. DEPSAŞ Enerji tarafından yapılan açıklamaya göre, sulama birliklerinin hizmet verdiği sahalarda toplam 3,5 milyon dekar alanda tarımsal faaliyet yürütülüyor. Bu alanların yaklaşık 2,4 milyon dekarında ise elektrik enerjisi kullanılarak sulama yapılıyor. 2025 yılında bu sahalarda yaklaşık 500 milyon kWh elektrik tüketildiği, ancak tüketim bedellerinin tahsilatında ciddi sıkıntılar yaşandığı ifade edildi. Açıklamada, ödenmeyen borcun yaklaşık 600 milyon liraya ulaştığı belirtilerek, söz konusu borçlar tamamen ödenmeden ve birlikler yasal yükümlülüklerini yerine getirmeden enerji arzının kesinlikle sağlanmayacağı vurgulandı. "Mağduriyet oluşmaması için uyarıyoruz" DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, birlik sahalarında üretim yapan çiftçilerin ileride mağduriyet yaşamamaları adına yapılan duyurunun dikkate alınması gerektiğini belirtti. Karagüzel, söz konusu durumun Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, ilgili DSİ bölge müdürlükleri ve sulama birlikleri yöneticileriyle yapılan toplantılarda da gündeme getirildiğini, borçların ivedilikle ödenmesinin talep edildiğini ifade etti Borcu bulunmayan abonelere teşekkür mesajı Karagüzel, "600 milyon lira seviyesine ulaşan bu borç kapanmadan ve yasal yükümlülükler yerine getirilmeden enerji arzı kesinlikle sağlanmayacak. Bölgemiz böyle bir borç yükü altındayken borcu bulunmayan çiftçilere ve birlik yöneticilerine gösterdikleri hassasiyet nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ayrıca söz konusu birliklerin üyesi olan çiftçilerimizin birliklere olan borçlarını zamanında ödemesi sorunun çözülmesini sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Öte yandan, borcunu zamanında ödeyen ve perakende satış sözleşmesi kapsamında güvence bedellerini eksiksiz yerine getiren sulama birliklerinde herhangi bir kesinti uygulanmadığı ve enerji tedarikinin kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.
MASKİ’den genç yazılımcılara teknoloji çağrısı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:54 MASKİ’den genç yazılımcılara teknoloji çağrısı Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, su yönetimini yeni nesil teknolojilerle modernize etme hedefi doğrultusunda genç yazılımcılarla bir araya geldi. MASKİ Genel Müdürlüğü yetkilileri, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerine su yönetiminde teknoloji ve yapay zekanın önemini anlattı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Oyun Tasarımı ve Geliştiricileri Topluluğu (OTGET) tarafından düzenlenen 3. OTGET JAM organizasyonu, teknoloji meraklısı gençleri bir araya getirdi. Etkinliğe MASKİ Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Fehmi Özcan, Manisa Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Cihangir Alaca, OTGET Başkanı Burçe Burakgazi ve OTGET Danışmanı Doç. Dr. Barış Çukurbaşı katıldı. Etkinlikte konuşan Fehmi Özcan, öğrencilere yazılım, bilişim ve mühendislik disiplinlerini kullanarak su yönetimi süreçlerinde aktif rol alabileceklerini söyledi. İklim krizinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çeken Özcan, suyun her geçen gün daha değerli hale geldiğini belirterek, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu öncülüğünde yenilikçi projeler yürüttüklerini ifade etti. Özcan, su yönetiminin artık sadece altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını, teknolojinin ve yapay zekanın da sürecin merkezinde yer aldığını kaydetti. Özcan, elde edilen verilerin analiz edilerek sistemlerin daha verimli ve entegre hale getirildiğini belirterek, genç yazılımcılardan hem mesleki bilgi hem de toplumsal duyarlılıkla su yönetimi süreçlerine katkı sunmalarını beklediklerini dile getirdi. ÜNİDES proje desteğiyle düzenlenen organizasyonun, Manisa Teknokent, MASKİ, BTH Teknoloji ve Insight Tech gibi paydaşların katkılarıyla başarıyla tamamlandığı bildirildi.
Türk Eximbank CDP’den 100 milyon euro kredi sağladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 09:50 Türk Eximbank CDP’den 100 milyon euro kredi sağladı Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile kadın girişimci firmalar ve depremzede işletmelerde kullandırılmak amacıyla 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Türkiye’nin resmi ihracat destek kuruluşu Türk Eximbank, İtalya’nın ulusal kalkınma kuruluşu Cassa Depositi e Prestiti S.p.A. (CDP) ile 100 milyon euro tutarında ve 10 yıl vadeli bir kredi anlaşması imzaladı. Anlaşma, iki kurum arasında 2025 yılında imzalanan Mutabakat Zaptı ile temelleri atılan stratejik iş birliğinin somut adımlarından birini oluşturuyor. Sağlanan uzun vadeli finansman kaynağı; başta kadın girişimciler olmak üzere, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin yeniden yapılanma süreçlerinin desteklenmesi, orta-yüksek teknoloji üreten firmaların finansmana erişiminin güçlendirilmesi ve KOBİ’lerin ihracat kapasitelerinin artırılması amacıyla kullandırılacak. Türkiye’nin üretim ve ihracat ekosisteminde kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesine katkı sunması hedeflenen bu finansman, aynı zamanda uluslararası kalkınma finansmanı alanındaki iş birliklerinin çeşitlendirilmesi açısından da önem taşıyor. Bu kapsamda sağlanan kredi, Türk Eximbank’ın G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan ve gelişmekte olan ekonomilerde toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik etmeyi amaçlayan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirilen işlem olma özelliğini taşıyor. 2X Challenge inisiyatifi; kadın girişimcilerin finansmana erişimini artırmayı, kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımını sağlamayı ve ölçülebilir kalkınma etkisi oluşturmayı hedefleyen küresel bir finansman platformu olarak öne çıkıyor. Gerçekleştirilen bu anlaşma ile Türk Eximbank, uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla geliştirdiği stratejik iş birliklerini daha da genişletirken, ihracatçı firmaların uzun vadeli ve uygun maliyetli finansmana erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Sağlanan kaynağın özellikle depremden etkilenen bölgelerde ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin artırılması yönünde önemli katkılar sunması bekleniyor. "Kalkınma finansmanında çok boyutlu etki" Söz konusu kredi anlaşmasını değerlendiren Türk Eximbank Genel Müdürü Ali Güney, "Uluslararası kalkınma finansmanı ekosistemi, günümüzde yalnızca sermaye akışlarının yönünü değil, aynı zamanda kalkınmanın niteliğini de belirleyen çok boyutlu bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu yeni dönemde finansman kaynaklarının; sürdürülebilir büyüme, kapsayıcı kalkınma ve toplumsal refah gibi hedeflerle uyumlu biçimde yapılandırılması giderek daha fazla önem kazanıyor. Türk Eximbank olarak biz de ihracatçılarımızın küresel rekabet gücünü desteklerken, finansman faaliyetlerimizi aynı zamanda kalkınma politikalarının tamamlayıcı bir unsuru olarak konumlandırıyoruz. İtalya’nın köklü kalkınma finansmanı kuruluşlarından CDP ile hayata geçirdiğimiz anlaşma, bu yaklaşımın somut bir yansımasıdır. 10 yıl vadeli ve 100 milyon euro tutarındaki bu kaynak, yalnızca ihracatçı firmalarımızın finansman ihtiyacını karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda depremden etkilenen bölgelerde ekonomik toparlanma sürecini destekleyecek, kadın girişimciliğinin güçlenmesine katkı sağlayacak ve teknoloji yoğun üretim kapasitesinin gelişimini teşvik edecektir" dedi. 2X Challenge ile uyumlu finansman Bu işlemin, G7 Kalkınma Finans Kuruluşları tarafından başlatılan 2X Challenge girişimi ile uyumlu olarak gerçekleştirdikleri ilk finansman olmasının kendileri için de çok kıymetli olduğunu belirten Güney, "Kadınların ekonomik hayata daha güçlü katılımının sağlanmasının yalnızca toplumsal değil, aynı zamanda ekonomik verimlilik ve sürdürülebilir büyüme açısından da kritik bir unsur olduğuna inanıyoruz. Türk Eximbank olarak önümüzdeki dönemde de uluslararası kalkınma ve finans kuruluşlarıyla kurduğumuz stratejik ortaklıkları çeşitlendirmeyi, ihracatçılarımıza sunduğumuz uzun vadeli finansman araçlarını geliştirmeyi ve Türkiye’nin üretim ile ihracat kapasitesini daha yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturacak projeleri desteklemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.