EKONOMİ
27 Şubat 2026 Cuma - 11:36 Mersin- Filyos hattı için Zonguldak ile iş birliği Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ile Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin kuzey-güney lojistik omurgasını güçlendirmesi hedeflenen Mersin-Filyos Koridoru Projesi kapsamında bir araya geldi. Görüşmede, Akdeniz ile Karadeniz’i entegre edecek hattın karbon ayak izini azaltması, ulaşım sürelerini kısaltması ve maliyetleri düşürmesi bakımından stratejik önem taşıdığı vurgulandı. Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Demir, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır’ı ziyaret etti. Görüşmeye MTSO başkan yardımcıları Cem Bucuge ve Mustafa Özdamar da katıldı. Toplantıda, Başkan Çakır’ın bir süredir gündeme taşıdığı Mersin-Filyos Koridoru ve bu kapsamda geliştirilebilecek iş birlikleri haritalar üzerinden detaylı şekilde ele alındı. MTSO Başkanı Çakır, lojistiğin Türkiye için kritik önemde olduğunu belirterek Mersin’in ’lojistiğin başkenti’ olarak konumlandığını ifade etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından açıklanan sanayi koridorlarının ardından Mersin-Filyos hattının daha da önem kazandığını kaydeden Çakır, Irak Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Şırnak üzerinden Mersin’e ulaşacak yüklerin Filyos bağlantısıyla Karadeniz’e aktarılmasının Türkiye’ye güçlü bir kuzey-güney lojistik omurgası kazandıracağını söyledi. Projenin Türk boğazları üzerindeki yükü hafifleteceğini vurgulayan Çakır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın çalışmayı ilgi çekici bulduğunu belirtti. Mevcut Samsun-Şırnak-Mersin hattına ek olarak Filyos bağlantısının da Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) iş birliğiyle resmi planlamalara dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Çakır, hattın ’yeşil lojistik’ konseptiyle planlanmasının karbon vergisi uygulamaları sonrasında önemli bir rekabet avantajı sağlayacağına dikkat çekti. Zonguldak TSO Başkanı Demir ise Zonguldak’ın kömürle kurulan ve Türkiye’nin ilk demir-çelik üretimini gerçekleştiren kent olduğunu hatırlatarak, ağır sanayi geçmişine rağmen yeni dönemde dönüşüm sürecine girdiklerini söyledi. Filyos Limanı’nın 25 milyon ton kapasiteli olduğunu ve 2027 yılında sivil ve ticari seferlere açılmasının planlandığını belirten Demir, ihracatlarının yüzde 60’ını Avrupa’ya, özellikle Almanya ve Romanya’ya gerçekleştirdiklerini ifade etti. Üzerinde çalıştıkları ve ’Yeşil Konteyner Hattı’ olarak tanımladıkları Zonguldak merkezli ulaşım ağını Mersin’e kadar uzatarak Türkiye’nin kuzey-güney aksını güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Demir, ilerleyen süreçte hattın Mersin üzerinden İskenderiye bağlantısının da gündeme gelebileceğini söyledi. Demir, "Yeşil konteyner hattı ile Afrika, Asya ve Avrupa’nın merkezine uzanan güçlü bir bağlantı kurulabilir. Bu projede birlikte mesafe almayı umut ediyoruz" dedi. Bu aşamada, MTSO’nun İskenderiye Ticaret ve Sanayi Odası ile ASCAME çatısı altında geliştirdiği kurumsal ilişkilerin sürece stratejik katkı sunabileceği vurgulandı. Taraflar, mevcut iletişim kanallarının güçlü olduğu İskenderiye hattında gerekli temas ve koordinasyon desteğinin verilebileceğini belirtti. Görüşmede, iki oda arasında teknik çalışmaların sürdürülmesi ve ilgili kurumlar nezdinde ortak girişimlerde bulunulması konusunda görüş birliğine varıldı.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:22 Son yılların en uzun hamsi sezonu yaşanıyor Karadeniz’de bu sezon hamsi avı beklenenden uzun sürerken, sektör temsilcileri son 15-20 yılın en uzun sezonlarından birinin yaşandığını belirtiyor. Bulgaristan sınırına yakın İğneada açıklarında başlayan yoğun avcılıkla birlikte tezgâhlarda hamsi bolluğu yaşanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Denizer Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Recep Denizer, balık av sezonunun başından bu yana süren hamsi sezonunun kısa bir aranın ardından yeniden hareketlendiğini söyledi. Denizer, geçmiş yıllarda Hopa ve Gürcistan sınırı arasında gidip gelen hamsinin bu sezon olmadığını ifade ederek "5-6 yıldır alışık olduğumuz göç hareketi bu sezon yaşanmadı. Belki de 30 yıl aradan sonra uzun süredir avcılık yapılmayan İğneada bölgesinde ciddi bir av başladı. Şu an teknelerimizin çoğu orada ve sürekli hamsi çıkıyor" dedi. Ramazan ayının da etkisiyle fiyatların uygun seviyede olduğunu kaydeden Denizer, hamsinin Trabzon’da kilosunun 100 TL’den satıldığını belirterek "Şu an Trabzon’da yerli ve taze hamsi var. Vatandaşımız gönül rahatlığıyla tüketebilir" diye konuştu. Sezonun bu kadar uzun sürmesinin son yıllarda nadir görüldüğünü dile getiren Denizer, "Tahmin ediyorum 15-20 yılın ardından ilk kez bu kadar uzun süren bir sezon yaşıyoruz. Hava şartları iyi olmasına rağmen sezon başında beklenen talep oluşmadı. Hamsi yaklaşık 1 ay ara verdi, o süreçte şoklu hamsiler satıldı. Ancak vatandaş taze ürünü tercih ediyor. Şimdi yeniden taze hamsi çıkınca ilgi arttı. Şu an hamsinin dışında istavrit de yoğun. Onların haricinde çipura, levrek, alabalık, somon da satılıyor. Vatandaşımız bu balıklara da ilgi gösteriyor ama hamsinin olduğu yerde diğer balıklara pek ilgi duyulmaz Karadeniz Bölgesi’nde. Şu an avlanan hamsinin boyu inanılmaz güzel. Bu dönemde çıkabilecek böyle bir hamside bu sonucu hiç beklemiyorduk. Hamsi sezonunun Mart ayının ortasına kadar da devam edeceğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:21 Türk Telekom, 5G ve ötesi çözümleriyle Mobil Dünya Kongresi’nde Teknoloji birikimi ve güçlü altyapısıyla milli ekosistemi güçlendirmek için stratejik iş birliklerine imza atan Türk Telekom, GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde milli iş ortaklarıyla geliştirdiği çözümleri dünya sahnesine taşıyacak. Şirket, 2-5 Mart tarihlerinde Barselona’da gerçekleştirilecek fuar kapsamında grup şirketi Argela ve milli teknoloji şirketleri i2i Systems, P.I. Works, Plan-S, Qubitrium ile birlikte hayata geçirdiği yenilikçi çözümleri tanıtacak. 5G ve yeni nesil teknolojiler alanında yaptığı stratejik iş birlikleriyle Türkiye’nin teknoloji üretme ve ihraç etme kapasitesini artırmayı hedefleyen Türk Telekom, iştirakleri ve iş ortaklarıyla geliştirdiği yenilikçi çözümleri dünya sahnesine taşımaya hazırlanıyor. Şirket, iştiraki Argela ve milli teknoloji şirketleri i2i Systems, P.I. Works, Plan-S, Qubitrium ile birlikte hayata geçirdiği öncü uygulamaları 2-5 Mart tarihlerinde İspanya’nın Barselona kentinde düzenlenecek GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtacak. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden şirket olarak teknoloji birikimimizle milli ekosisteme güç katacak iş birliklerine imza atıyor, teknoloji rekabetinde ülkemizi ileriye taşıyacak stratejik adımlar atıyoruz. Yeni nesil teknolojilerde milli çözümlere odaklanıyor, Türkiye’nin 5G’ye en hazır operatörü olarak, milli ekosistemin genişletilmesi için öncü çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Milli iş ortaklarımızla geliştirdiğimiz çözümleri dünyayla buluşturarak, ülkemizin teknoloji üreten ve ihraç eden bir güç olma vizyonuna önemli katkılar sunuyoruz. 5G’nin getirdiği avantajlarla dijital dönüşümde bayrak taşıyıcı rolümüzü pekiştireceğiz" dedi. Argela CEO’su İsmail Emanet, "Şirket olarak 5G ve ötesi teknolojileri yalnızca bağlantı altyapısı olarak değil, yeni nesil dijital ekosistemlerin temel platformu olarak ele alıyoruz. Barselona’da sergilediğimiz çözümler, Türkiye’de geliştirilen ileri seviye telekom yazılımının küresel ölçekte nasıl değer üretebildiğinin güçlü bir göstergesi. Argela UTM Projesi ile hava sahası yönetimi, gerçek zamanlı veri işleme ve güvenli bağlantı kabiliyetlerini 5G altyapısıyla entegre ederek yeni nesil mobilite senaryolarına zemin hazırlıyoruz" dedi. i2i Systems CEO’su Ayhan Kapusuz, "Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği kapsamında, tamamen yerli ve millî mühendislik kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz i2i Systems 5G çekirdek şebeke (5G Core) çözümlerimizi kullanıma sunarak küresel teknoloji sahnesine taşımaktan büyük gurur duyuyoruz. Uçtan uca millî 5G Core mimarimiz; bulut tabanlı, ölçeklenebilir ve açık standartlara uyumlu yapısıyla operatörlere esnek, güvenli ve yüksek performanslı bir altyapı sunuyor" dedi. P.I. Works CEO’su Başar Akpınar, "5G ile birlikte mobil şebekeler, yalnızca daha yüksek hız sunan altyapılar olmaktan çıkarak, farklı sektörlerin kritik ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilen servis platformlarına dönüşüyor. Bu dönüşümün sürdürülebilir olması için şebeke dilimlerinin performansının uçtan uca izlenmesi ve servis seviyelerinin güvence altına alınması kritik önem taşıyor. Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma kapsamında, ‘5G RAN Slice Assurance’ çözümümüzle dilim bazlı performans görünürlüğünü artırarak servis sürekliliğine ve kalite istikrarına katkı sağladık. Küresel ölçekte edindiğimiz RAN otomasyonu ve yapay zeka temelli optimizasyon deneyimini Türk Telekom’un 5G vizyonu ile bir araya getirmekten memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu. Plan-S Genel Müdürü Özdemir Gümüşay, "Şirket ile yürüttüğümüz iş birliğini, yalnızca mevcut ihtiyaçlara yanıt veren bir çalışma olarak değil, geleceğin bağlantı mimarisine yönelik stratejik bir adım olarak görüyoruz. Uydu tabanlı haberleşme alanında oluşan ortak çalışma zemininin, bugün NTN çözümlerinin 5G-NTN ve 6G mobil şebekelere entegrasyonuna yönelik çalışmalarla daha ileri bir aşamaya taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Plan-S olarak uzay ve yer segmentindeki yetkinliklerimizi, Türk Telekom’un güçlü altyapısı ve deneyimiyle bir araya getirerek Türkiye’nin yeni nesil haberleşme teknolojilerine somut katkı sunmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Qubitrium CEO’su Kadir Durak, "Qubitrium olarak geliştirdiğimiz kuantum ağ çözümlerini, Türk Telekom ile gerçekleştirdiğimiz demo çalışmasında gerçek kullanım senaryolarında test etme imkânı bulduk. Bu teknik çalışma, kuantum güvenli iletişim teknolojilerinin bugünden itibaren uygulanabilirliğini göstermesi açısından önemli bir adım oldu" dedi. Milli ekosistem 5G çözümleri ile küresel arenada Şirket, iştirakleri ve milli iş ortaklarıyla geliştirdiği 5G ve yeni nesil teknolojilere yönelik çözümlerini MWC 2026 kapsamında küresel teknoloji dünyasıyla buluşturacak: Argela: Türk Telekom iştiraki Argela tarafından geliştirilen ve GSMA tarafından desteklenen 5G alanında tüketicilere ve işletmelere yenilikçi çözümler sunan CAMARA Uygulama Programlama Arayüzleri (API) tabanlı 5G FPV İHA (insansız hava aracı) kullanım senaryosu GSMA standında sergilenecek. Plan-S: Uydu ve uzay teknolojileri şirketi Plan-S ile NTN (Karasal Olmayan Şebekeler) çözümlerinin, 5G-Advanced ve 6G mobil şebekelere entegre edilmesine yönelik çalışmalar duyurulacak. i2i Systems: Türk Telekom ve i2i Systems iş birliği ile tamamen milli mühendislik ürünü olarak geliştirilen 5G çekirdek şebeke ürünleri duyurulacak. P.I. Works: Türk Telekom ve P.I. Works iş birliği ile hayata geçirilen ve 5G’nin öne çıkan kabiliyetlerinden şebeke dilimlemede gerçek zamanlı performans güvencesi sağlayan yapay zeka destekli otomasyon çözümleri ve mobil şebeke uygulamaları tanıtılacak. Qubitrium: Türk Telekom ve Qubitrium iş birliği ile hayata geçirilen, 5G ve 6G şebekelerinde iletişimi uçtan uca ultra güvenlikli hale getiren Kuantum Anahtar Dağıtımı (QKD) tabanlı çalışmalar video gösterimleriyle tanıtılacak.
TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir"
22 Şubat 2026 Pazar - 10:38 TÜRKYED Genel Başkanı Çelik: "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir" Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri Genel Merkezi (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik "Kırsalda Bereket-Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir" dedi. TÜRKYED Genel Başkanı Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’ ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çelik, yaptığı açıklamada projesi kapsamında çiftçilere 150 bin küçükbaş hayvanın uygun şartlarda verilecek müjdesini sektör olarak büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, projenin üreticilere umut verecek tarihi bir destek olduğuna işaret etti. Projeden faydalanacak her üreticiye 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edileceğini ve bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteği yanında projenin finansmanı için üreticilerin Ziraat Bankasından faizsiz kredi kullanabileceğini hatırlatan Çelik, faydalanan üreticilerin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl devlet tarafından karşılanacağını ifade etti. Çelik, öte yandan projede kadın ve genç üreticilere öncelik verileceğini oldukça değerli bulduklarını belirterek ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlere de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlanacak olmasının hem istihdama hem de sektöre büyük güç katacağını kaydetti. "Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi, üreticimizin yükünü hafifleten önemli bir projedir" Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi açısından projenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Çelik, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Küçükbaş hayvancılık, bu milletin kadim geleneğinin, alın terinin ve kırsal kalkınmasının temel direklerinden biridir. Anadolu’nun bereketi, meralarımızın zenginliği ve üreticimizin emeği ile hayat bulmaktadır. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığı güçlendiren her adım, aslında ülkemizin gıda güvenliğine, kırsal istihdamına ve ekonomik bağımsızlığına yapılan stratejik bir yatırımdır. Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen ‘Kırsalda Bereket - Küçükbaşa Destek Projesi’, üreticimizin yükünü hafifleten, maliyet baskısını azaltan ve üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli bir projedir. Projenin sahada karşılık bulmaya başlaması, üreticimizin moral ve motivasyonunu da güçlendirmiştir. Özellikle küçük aile işletmelerinin desteklenmesi, gençlerin ve kadınların üretime kazandırılması ve kırsalda sürdürülebilir bir ekonomik modelin oluşturulması açısından bu proje büyük önem taşımaktadır. Bu destekler sayesinde hem hayvan varlığımız artacak hem de yerli ve milli üretim anlayışı daha da güçlenecektir." "Üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün yükselmesi en büyük temennimizdir" Çelik, TÜRKYED olarak sektörün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunacaklarını belirterek "Bizler, Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri olarak üreticimizin sesi olmaya, sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeye ve sektörümüzün güçlenmesi adına her türlü yapıcı katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Kırsalda bereketin artması, üreticimizin kazancının çoğalması ve ülkemizin tarımsal gücünün daha da yükselmesi en büyük temennimizdir" ifadelerini kullandı. Genel Başkan Çelik, açıklamasının sonunda desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya teşekkür ederek kırsalda üretimin güçlenmesine yönelik adımların artarak süreceğine olan inançlarının tam olduğunu ifade etti.
2025’te Bursa’da aileye büyük destek
22 Şubat 2026 Pazar - 10:18 2025’te Bursa’da aileye büyük destek Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü, 2025 yılı içerisinde evlenecek gençlerden ihtiyaç sahibi ailelere, yaşlılardan korunma ihtiyacı olan çocuklara kadar bir çok aileye ve yardıma muhtaç kişiye dokundu. Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’i ziyaret etti. Ziyarette 2025 yılında yapılan çalışmalara değinen Uysal, Aile Yılı çerçevesinde 2025 yılında etkinlik ve farkındalık faaliyetlerinde bir çok konuya değindiklerinin altın çizdi. Evlenecek gençleri ve tüm aileleri kapsayacak şekilde 113 ’Aile Yılı İndirim Anlaşması’ imzalandığını belirten Uysal, "Evlenecek gençlerin destekleme projesi çerçevesinde 6 bin 821 başvuru gerçekleşti. Başvuru yapanlar içerisinde 2 bin 269 çift evlilik öncesi eğitim alırken, 2 bin 139 çift krediden faydalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 01 Ocak 2025 ve sonrasında gerçekleşen doğumlarda, birinci çocuk için tek seferlik 5 bin lira, ikinci çocuk için aylık bin 500 lira, üç ve üzeri çocuk için aylık 5 bin lira ödendi. Bu çerçevede 2025 yılında bugüne kadar başvurusu olumlu sonuçlanan hak sahiplerine 272 milyon 26 bin 800 lira ödeme yapıldı" diye konuştu. "38 bin kişi aile eğitimi aldı" Eğitim ve danışmanlık programları hakkında da bilgi veren Uysal, "Aile Eğitim Programı (AEP), Evlilik Öncesi Eğitimi (EÖE) ve Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) kapsamında hedef kişi sayısı Bakanlık tarafından 30 bin 929 olarak belirlendi. 2025 yılında toplam 38 bin 504 kişiye aile eğitim programı, evlilik öncesi eğitim ve Türkiye bağımlılıkla mücadele eğitimi gerçekleştirildi. Aile Danışmanlığı, Boşanma Süreci Danışmanlığı ve Bireysel Danışmanlık olmak üzere ise 2025 yılında il genelinde toplam 825 kişiye hizmet verildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak Aralık ayında 3 bin 793 aileye sosyal ve ekonomik destek hizmeti sunuldu. Kişi başı ortalama 8 bin 307 lira 56 kuruş, olmak üzere, 2025 yılı itibariyle 6 bin 317 aileye toplamda 339 milyon 749 bin 433 lira 69 kuruş ödeme yapılmıştır" dedi. "505 çocuğa Aile ve Sosyal Hizmetler Bursa İl Müdürlüğü bakıyor" Bursa’da 2025 yılında 4 bin 517 çocukla ilgili inceleme ve araştırma yapılarak başvuru işleminin sonuçlandırıldığını belirten Uysal, "331 bakım, bin 644 danışmanlık, bin 231 sağlık ve bin 95 eğitim tedbir kararı alındı. Aralık ayı itibari ile 267 aile yanında 304 çocuğa koruyucu aile hizmeti sağlandı. İl Müdürlüğü bünyesinde resmi olarak 22 çocuk evi ve 7 çocuk evleri sitesinde toplam 366 yatak kapasitesi mevcut olup fiilen kayıtlı 505 çocuğa kurum bakımı hizmeti verilmektedir. Ayrıca, aralık ayında 14 bin 531 aileye Engelli Evde Bakım Ücreti ödenmiştir. Kişi başı 11 bin 702 lira 11 kuruş olmak üzere, Aralık ayı itibariyle 168 milyon 505 bin 29 lira 29 kuruş, 2025 yılında toplamda 16 bin 974 aileye 2 milyar 89 milyon 224 bin 36 lira 4 kuruş ödeme yapılmıştır. 2025 yılı aralık ayı içerisinde 76 Engelli Kurum Bakımı Başvurusu alınmıştır. 12 Engelli Yatılı Kuruluşa yerleştirilmiştir. Resmi kuruluş kapasitesi 84 olup, halen 87 engelliye yatılı bakım hizmeti verilmektedir. Özel kuruluş kapasitesi bin 283 olup, halen bin 154 engelliye yatılı bakım hizmeti verilmektedir. Özel Bakım Merkezlerine Kasım ayı ödeme miktarı 54 milyon 56 bin 827 lira 81 kuruştur. Aralık ayında bin 98 olmak üzere 2025 yılında toplam 9 bin 754 adet Engelli Kimlik Kartı verilmiştir. Bursa’da bugüne kadar toplam 96 bin 336 adet Engelli Kimlik Kartı verilmiştir" diye konuştu. Bursa’da 2025 yılı Aralık ayında 17 yaşlı kurum bakımı başvurusu alındığını belirten Uysal, "2025 yılı Aralık ayında 6 yaşlı yatılı kuruluşa yerleştirilmiştir. Resmi huzurevleri kapasitesi 329 olup, halen 350 yaşlımıza yatılı hizmet verilmektedir. 602 yaşlımız ise sıra beklemektedir. Ortalama resmi huzurevleri ücretleri, tek kişilik 11 bin 87 lira, iki kişilik 5 bin 891 lira, rehabilitasyon 8 bin 125 liradır. 7 Özel huzurevinin kapasitesi 705 olup halen 418 yaşlımıza yatılı hizmet verilmektedir. Ortalama özel huzurevi ücretleri 50 bin liradır" dedi. Aralık ayında 6284 Sayılı kanun kapsamında Şiddet Önleme ve İzleme Merkezimizden hizmet alan kişi sayısı bin 843 iken 2025 yılında toplam 14 bin 448 kişiye hizmet verilmiştir. Aralık ayında 6284 Sayılı kanun kapsamında 11 iddianame alınmış olup 11 iddianamenin incelemesi yapılmıştır. 2025 yılı itibariyle toplam 324 iddianame alınmış olup 320 iddianamenin incelemesi gerçekleştirilmiştir. 3 kadın konukevinin toplam kapasitesi 86 olup, halen 77’si kadın, 47’si de çocuk olmak üzere toplam 124 kişiye hizmet verilmektedir. 5393 sayılı Belediye Kanunda nüfusu 100 bin üzerinde olan ilçelerde kadın ve çocuklar için konukevi açılması hükmü yer almakta olup ilimizde sadece Büyükşehir Belediyesine ait konukevi bulunmaktadır. Toplam kapasitesi 20 olan konukevinde 10’u kadın, 13’ü çocuk olmak üzere toplam 23 kişiye hizmet verilmektedir. 11 Sosyal Hizmet Merkezimizde 33 kadın irtibat görevlisi bulunmaktadır" diye konuştu.
Süphan Dağı’nın eteğinde zorlu hayvancılık mücadelesi
22 Şubat 2026 Pazar - 10:01 Süphan Dağı’nın eteğinde zorlu hayvancılık mücadelesi Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde Türkiye’nin üçüncü yüksek dağı olan Süphan Dağı’nın eteklerinde yaşayan besiciler, zorlu doğa şartlarının yanı sıra artan girdi maliyetleriyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Türkiye’nin en yüksek rakımlı yerleşimlerinden biri olan Kışkılı köyünde uzun süren kış şartları, geçimini hayvancılıkla sağlayan köylülerin yaşamını her geçen yıl daha da zorlaştırıyor. Aylarca karla kaplı kalan bölgede özellikle küçükbaş hayvancılık, merada kalma süresinin kısalması nedeniyle ciddi darbe alıyor. İlkbaharın geç gelmesi ve ani bastıran kar yağışları, meralardaki ot verimini de düşürüyor. Bu durum hayvanların doğal yollarla beslenmesini engellerken, üreticileri pahalı yem kullanımına mecbur bırakıyor. Köy sakinlerinden Ertuğrul Yoldaşçı, yaşadıkları sıkıntıyı şu sözlerle dile getirdi: "Eskiden nisan ayında yaylaya çıkardık, şimdi mayısı buluyor. Kış uzun sürünce yem masrafı ikiye katlanıyor. Hayvanı içeride daha uzun süre beslemek zorunda kalıyoruz." Bölgede yem fiyatlarındaki artış, üreticilerin en büyük şikâyetleri arasında yer alıyor. Meraların yetersiz kaldığı dönemlerde dışarıdan temin edilen yemler, yüksek nakliye giderleriyle birlikte besicilerin sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor. Uzmanlar, artan maliyetlerin özellikle küçük ölçekli aile işletmelerini daha fazla etkilediğine dikkat çekiyor. Giderleri karşılayamayan bazı üreticiler hayvan sayılarını azaltmak zorunda kalırken, bu durum gelir kaybını da beraberinde getiriyor. Besiciler ise desteklerin artırılmasını ve sürdürülebilir hayvancılık politikalarının hayata geçirilmesini talep ediyor.
Çankırı’da Ocak ayında 197 adet konut satıldı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:18 Çankırı’da Ocak ayında 197 adet konut satıldı Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilere göre, Çankırı’da Ocak ayında 197 konut satıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2026 yılı Ocak ayı konut satış istatistiklerini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre, Ocak ayında Çankırı genelinde konut satışları 197 adet oldu. Konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 30 adet arttı. Ocak ayında Çankırı genelinde ipotekli konut satışları 32 adet olarak açıklandı. İpotekli konut satışlarının geçen yılın aynı ayına göre 13 adet arttı. İpotekli satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 16,2 olarak gerçekleşti. İpotekli satılan konutların 5 tanesi ilk defa satılan konutlardan oluşurken diğer 27 tanesi ise ikinci el satış oldu.Diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı ayına göre 17 adet artarak 165 adet oldu. Ocak ayında diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 83,8 oldu. Ocak ayında Çankırı genelinde ilk el satılan konut sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 43 adet artarak 81 adet oldu. İlk kez satılan konutların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 41,1 oldu. Çankırı genelinde ikinci el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre 13 adet azalarak 116 adet oldu. Çankırı’daki toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı ise yüzde 58,9 oldu.
Kınık’ta maden işçileri eylemde
21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:44 Kınık’ta maden işçileri eylemde İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Eynez Enerji ve Madencilik işçileri, maaş ödemelerindeki aksamalar nedeniyle iş bırakma eylemi başlattı. İzmir’in Kınık ilçesine bağlı Eynez bölgesinde faaliyet gösteren Polyak Eynez Enerji ve Madencilik bünyesinde çalışan işçiler, ücret ödemelerinde yaşandığı belirtilen gecikmeler nedeniyle iş bırakma eylemine başladı. Süreç, Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde yürütülüyor. Sendika temsilcileri, maden sahası önünde düzenledikleri basın açıklamasında, yaz aylarında yaklaşık 3 bin işçiden 1700’ünün işten çıkarıldığını, işçi sayısının 1200’e düşmesinin ardından işletmenin Çinli bir firmaya devredildiğini ifade etti. Açıklamada, devir işlemi sonrasında maaş ödemelerinde aksamalar yaşandığı, işçilerin yaklaşık 55 gündür ücretlerini alamadığı ve nakliye hizmeti veren firmaların da yaklaşık 3 aydır ödeme beklediği öne sürüldü. Ücret ödemeleri ve devir süreci tartışması Sendika yetkilileri, mevcut kömür stokunun satışıyla ödemelerin karşılanmaya çalışıldığını savundu. İşletme tarafından dile getirildiği belirtilen ’yurt dışından para transferinde zorluk yaşandığı’ yönündeki açıklamanın gerçeği yansıtmadığını savunan sendika temsilcileri, sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Jeolojik açıdan zor bir bölgede üretim yapıldığını belirten sendika, deniz seviyesine yakın ve yaklaşık 800 metre derinlikte faaliyet gösteren bir maden sahasında işçi haklarının aksatılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Eylemin ilk aşamada ’paşa vardiyası’ olarak adlandırılan vardiyada üretimin durdurulmasıyla başladığı bildirildi. İlerleyen günlerde diğer vardiyaların da sürece katılmasının planlandığı, ücretlerin yatırılmaması halinde üretimin kademeli olarak tamamen durdurulacağı açıklandı. Açıklamada ayrıca satış sürecinin şeffaf olmadığı iddia edilerek, yapılan sözleşmelerin kamuoyuna açık biçimde paylaşılması çağrısında bulunuldu. İşçilerin kıdem ve ihbar tazminatlarının durumuna ilişkin belirsizliklerin giderilmesi gerektiği vurgulandı. Bağımsız Maden İş Sendikası, yalnızca bu işletmede değil, bölgedeki diğer maden sahalarında da benzer hak kayıplarına karşı sürecin takipçisi olacaklarını bildirdi. İşletme yönetiminden ve ilgili kurumlardan konuya ilişkin resmi bir açıklama bekleniyor.
Samsun’da konut satışları düştü, ipotekli satışlar arttı
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:32 Samsun’da konut satışları düştü, ipotekli satışlar arttı Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü’nün 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Samsun’da konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,6 oranında azalırken, ipotekli satışlarda yüzde 32’lik artış yaşandı. Türkiye genelinde Ocak ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,7 azalarak 111 bin 480 olarak gerçekleşti. Samsun’da ise konut satışları yüzde 5,6 düşüşle 2 bin 342 oldu. Bu rakamla Samsun, Türkiye genelindeki toplam konut satışlarının yüzde 2,1’ini oluşturdu ve en fazla konut satışı yapılan 12’nci il olarak kayıtlara geçti. İpotekli konut satışları arttı Samsun’da ipotekli konut satışları dikkat çekti. Ocak ayında ipotekli satışlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 32 artarak 388’e yükseldi. Türkiye genelinde ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı yüzde 18,2 olurken, Samsun ipotekli satışlarda yüzde 1,9 pay ile 12’nci sırada yer aldı. Diğer satış türlerinde ise Samsun’da düşüş yaşandı. Diğer konut satışları bir yılda yüzde 10,7 azalarak bin 954 olarak kaydedildi. Türkiye genelinde diğer satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 81,8 oldu. Samsun, diğer satış türlerinde Türkiye toplamından yüzde 2,1 pay alarak 13’üncü sırada yer aldı. Samsun’da ocak ayında satılan 2 bin 342 konutun 959’u ilk satış, bin 383’ü ise ikinci el satış olarak kayıtlara geçti. Böylece ilk satışların payı yüzde 40,9, ikinci el satışların payı ise yüzde 59,1 oldu. Türkiye genelinde ise 111 bin 480 konut satışının 34 bin 69’u ilk satış, 77 bin 411’i ikinci el satış olarak gerçekleşti.
Başkan Kul: "Üreten kadınların yanında olmaya devam edeceğiz"
21 Şubat 2026 Cumartesi - 15:09 Başkan Kul: "Üreten kadınların yanında olmaya devam edeceğiz" Samsun’un Terme ilçesinde kadın girişimcilerin öncülüğünde yürütülen istiridye mantarı üretimi, hem istihdama hem de yerel kalkınmaya katkı sunuyor. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, üretim çadırlarında incelemelerde bulunarak, "Kadınlarımızın emeğiyle büyüyen her üretim, ilçemizin geleceğine atılmış güçlü bir imzadır. Üreten kadınlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Terme Belediyesi öncülüğünde kurulan istiridye mantarı üretim çadırlarında faaliyet gösteren kadın girişimciler Leyla Orman ve Dilek Peçe, üretim süreçleri ve geliştirdikleri katma değerli ürünler hakkında Başkan Kul’a bilgi verdi. Üretim alanlarını gezen Kul, mantar yetiştiriciliği süreci, hasat dönemleri ve pazarlama faaliyetlerine ilişkin çalışmaları yerinde inceledi. Ziyarette konuşan Başkan Kul, kadın emeğinin üretime dönüşmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Terme’nin tarihsel kimliğine vurgu yapan Kul, ilçenin Amazonların başkenti olarak bilindiğini hatırlatarak, bugün Termeli kadınların girişimci ruhunu sahada görmekten memnuniyet duyduklarını ifade etti. Alternatif Tarım ile İstihdamın Artırılması Projesi’nin Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı koordinasyonunda yürütüldüğünü ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında finanse edildiğini belirten Kul, projenin kadın istihdamını güçlendirdiğini söyledi. Kadınlar öncülüğünde kurulan kooperatif yapısıyla üretim kapasitesinin artırıldığını dile getiren Kul, istiridye mantarını Terme’nin önemli markalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Vatandaşların tesisleri ziyaret ederek ürünleri doğrudan üretim yerinden temin edebileceğini belirten Kul, kadın girişimcilerin hem üretim hem de markalaşma süreçlerinde destekçisi olmaya devam edeceklerini ifade etti. Dört yıldır istiridye mantarı üretimi yaptıklarını belirten girişimci Leyla Orman ise üretim sürecinin bir ay kuluçka ve bir ay hasat olmak üzere iki ay sürdüğünü söyledi. Belediye bünyesinde aktif olarak kullanılan 5 üretim çadırının her birine 8 ton kompost yerleştirildiğini aktaran Orman, yaklaşık 2 ton ürün elde ettiklerini, ilk 10 günde ortalama 1500 kilogram, ikinci hasatta ise yaklaşık 500 kilogram mantar topladıklarını dile getirdi. Ürünleri Ordu, Ankara, İstanbul ve Trabzon başta olmak üzere birçok ile gönderdiklerini ifade eden Orman, istiridye mantarından turşu, salamura ve köfte gibi katma değerli ürünler geliştirdiklerini kaydetti. Kadın girişimciler, satışları kurumsal bir yapıya kavuşturmak amacıyla "Terme Mantar Leydi Gurme Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi"ni kurduklarını ve gerekli izinleri aldıklarını belirtti. Kooperatif bünyesinde yöresel reçel, acı domates sosu ve konsantre kara üzüm suyu üretiminin de yapıldığı bildirildi. Kadın girişimciler, hedeflerinin üretimi büyüterek ilçedeki diğer kadınları da sürece dahil etmek, sosyal dayanışmayı güçlendirmek ve sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturmak olduğunu ifade etti.