EKONOMİ
16 Mart 2026 Pazartesi - 13:56 Yeşil Çevre’den Bursa sanayisinin geleceği için tarihi imza Kamu ve özel sektörün bir araya geldiği yenilikçi iş modeliyle Türkiye’ye örnek olan Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceği adına tarihi bir adım attı. Kooperatifin geleneksel iftar buluşmasının ardından düzenlenen törende; Uludağ, Kestel ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) ile "Atıksu Geri Kazanım Projesi İş Birliği Protokolü" imzalanarak, arıtılmış suyun yeniden sanayiye kazandırılması için önemli bir süreç başlatıldı. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi’nin Ramazan ayının bereketini, kardeşlik ve paylaşma ruhunu yansıtan geleneksel iftar programı, Uludağ Kirazlıyayla’daki Bursa Business School’da gerçekleştirildi. Yoğun katılıma sahne olan programa; Bursa Valisi ve Yeşil Çevre Yönetim Kurulu Başkanı Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, OSB başkanları, bölge müdürleri, kamu bürokrasisinin temsilcileri ile 400’e yakın kooperatif ortağı ve aileleri katıldı. Birlik ve beraberliğin güçlendiği iftar programının ardından, gecenin en önemli gündem maddesi olan imza törenine geçildi. Yeşil Çevre Kooperatifi’nin "Uygulama ve Yeşil Dönüşüm Yılı" ilan ettiği 2026 vizyonu doğrultusunda; Uludağ, Kestel ve Barakfakih Organize Sanayi Bölgeleri ile "Atıksu Geri Kazanım Projesi İş Birliği Protokolü" imzalandı. "Bu başarı hikayesinin gerçek kahramanı Bursa sanayicisidir" İmza töreninde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonominin tarihinin en zorlu ve belirsiz dönemlerinden birinden geçtiğine dikkat çekti. Jeopolitik gerilimler, savaşlar ve hızla değişen üretim modellerinin tüm ezberleri bozduğunu belirten Burkay, "Tedarik zincirlerindeki kırılmalar, enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar ve ticaret kurallarındaki değişimler, iş dünyasını daha dirençli stratejiler geliştirmeye zorluyor. Sadece günü kurtaran reflekslerle hareket etmek yeterli değil; uzun vadeli vizyon ve ortak akılla hareket etmek büyük önem taşıyor" dedi. Yeşil Çevre projesinin bu ortak akıl anlayışıyla hayata geçirildiğini vurgulayan Burkay, "Avrupa’da Yeşil Mutabakat ve sürdürülebilirlik kavramları henüz bugünkü kadar gündemde değilken, Bursa’da çevre yatırımları hayata geçirilmişti. Yeşil Çevre modeli, Bursa sanayisinin çevreye duyarlı üretim vizyonunun en önemli göstergesidir. Bu başarı hikâyesinin gerçek kahramanı Bursa sanayicisidir. Bu vesileyle projede büyük emekleri bulunan merhum Şükrü Şankaya’yı ve kıymetli sanayicilerimizi rahmetle anıyorum. Örnek ve tarihi bir adım olan, arıtılmış suyu yeniden sanayiye kazandıracak bu büyük yatırım ise gelecek nesillere daha yeşil bir Bursa, sanayimize ise daha sürdürülebilir bir gelecek bırakma kararlılığımızın önemli bir nişanesidir. Şehrimizin çevre altyapısını güçlendirirken sanayimizin rekabet gücüne de katkı sunacak bu anlamlı projeye omuz veren OSB başkanlarımıza ve kooperatif yönetimimize yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Projeyi 2 yılda tamamlayacağız" Yeşil Çevre Genel Müdürü Mehmet Aydın ise yaptığı değerlendirmede, Yeşil Çevre’nin çeyrek asrı aşan tecrübesiyle Türkiye’de tek ve rol model bir kooperatif yapılanması olduğunu vurguladı. Şehrin doğu bölgesindeki üç organize sanayi bölgesi ile iki ilçe yerleşim alanına atık su arıtımı konusunda hizmet verdiklerini belirten Aydın, imzalanan yeni projeye ilişkin "Önümüzdeki günlerde çok önemli bir projenin temellerini atmış olacağız. İmzalanan protokolle birlikte, ortaklarımız tarafından üretim sonucu kirletilen atık suları tesislerimizde geri kazanacak ve bu suların tekrar sanayicilerimiz tarafından kullanılmasını sağlayacağız. Son derece çevreci olan bu hizmeti, bölgemizdeki üç OSB’nin yöneticileriyle birlikte ortak bir proje olarak yürütüyoruz. En kısa zamanda, 2 yılı aşmayacak bir sürede bu projeyi tamamlayarak su varlığımızı zenginleştirme yönünde çok önemli bir adımı hayata geçirmiş olacağız." diye konuştu. Hava kirliliğini önleyici yeni adım yolda Atık suyun yanı sıra hava kirliliğine karşı da yeni bir projeyi devreye alacaklarını belirten Aydın, "Bölgemizdeki sanayi kuruluşlarımızın bacalarından çıkan atık gazları filtrelemek suretiyle, hava kirliliğini önleyici yeni model uygulamamızı bayramdan sonra devreye almayı planlıyoruz. Böylece şehrimizin doğu bölgesindeki kirli havanın temizlenmesine yönelik son derece kritik bir adımı daha atmış olacağız" dedi.
Ula’da üreticiye zeytin ve ceviz fidanı desteği
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:55 Ula’da üreticiye zeytin ve ceviz fidanı desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi ile il genelinde çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda Ula’da zeytin ve ceviz fidanları talep eden üreticilerle buluştu. Kırsal alanlarda üretim kültürünü güçlendirmek, uzun vadeli ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hayata geçirilen ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesi üreticilere destek olmaya devam ediyor. Proje ile iklim değişikliğine dayanıklı ve bölgeye uygun türlerle yeşil dokunun artırılması, aile ekonomisine ek gelir sağlayacak sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi hedefleniyor. Zeytin ve ceviz fidanları ile hem tarımsal çeşitliliğin artması hem de gelecek nesillere üretken ve yeşil bir çevre bırakılması hedeflenirken, bu seferki dağıtım Ula’da gerçekleşti. Böylece toplamda bin 412 üreticiye, 104 bin adet zeytin ve 55 bin adet ceviz fidanı olmak üzere 159 bin adet fidan üreticilerle buluşturuldu. Gökçe Mahallesi sakinlerinden Mehmet Gönen de verilen desteklerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Çiftçilere verdiği katkılardan dolayı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a çok teşekkür ediyoruz" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Buket Kallem, "Zeytin ve ceviz, bölgemizin iklimine ve toprak yapısına uygun, uzun ömürlü ve yüksek katma değerli ürünlerdir. Bu fidanlarla amacımız kırsalda üretim kültürünü güçlendirmek, aile ekonomilerine katkı sağlamak, tarımsal çeşitliliği arttırmak ve iklim değişikliğine daha dirençli bir tarım yapısını desteklemektir. Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak tarımı yalnızca bugünün ihtiyacı olarak değil, geleceğin stratejik alanı olarak görüyoruz. Üreticimizin yanında olmaya, toprağı desteklemeye ve doğayla uyumlu projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam ediyoruz" dedi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ‘Her Kapıda Bir Fidan’ Projesinin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Muğla’nın bereketli topraklarında üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak, üreticinin emeğini desteklemek ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir tarım yapısı oluşturmak için ‘Her Kapıda Bir Fidan’ projesi ile hem yeşil dokuyu güçlendirdiklerini, hem de aile ekonomilerine uzun vadeli katkı sağlayacak ürünleri yaygınlaştırdıklarını açıkladı.
Vergide dijital devrim: Kağıt fatura tarihe karışıyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:36 Vergide dijital devrim: Kağıt fatura tarihe karışıyor Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri (SMMM) Mesut Balta, bu yıl Türkiye’de vergi sisteminde köklü bir dijital dönüşümün başlayacağını belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren önemli uyarılarda bulundu. Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri Mesut Balta, 2026 yılıyla birlikte Türkiye’de vergi sisteminin kökten değişeceğini belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren çok çarpıcı uyarılarda bulundu. Balta, "2026 artık sadece bir takvim yılı değil, vergi sisteminde bir kırılma noktasıdır" dedi. Balta, bu yılın "tam anlamıyla bir dijital dönüşüm yılı" olacağını vurguladı. Yeni düzenlemelerle birlikte fatura, vergi ve diğer tüm mali işlemlerin dijital yaşamla birebir paralel şekilde yürütüleceğini ifade eden Balta, "2026 yılının bir dijital dönüşüm yılı olacağını başta belirtmekte fayda var. Buna göre dijital yaşamla fatura ve diğer vergisel işlemlerin birebir paralel bir şekilde yürüyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. 2026 yılı içerisinde dijital fatura dönemi ile birlikte tüm faturalar artık dijital ortamlarda kesilerek düzenlenmek zorunda. Artık kağıt fatura döneminin 2026 başı ile birlikte bittiğini net bir şekilde ifade edebiliriz" diye konuştu. Kayıt dışı ekonomiye dijital kalkan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Kurgan Sistemi"nin’ de bu yıl itibarıyla aktif şekilde devrede olacağını aktaran Balta, bu sistemle tüm mali işlemlerin anlık olarak analiz edileceğini söyledi. Balta, "Bunun yanı sıra kayıt dışı ekonomi ile mücadele konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının Kurgan Sistemi de devreye girmiş bulunuyor. Bu sistemle birlikte bütün mali işlemler, faturalandırılmalar ve vergisel işlemler Kurgan Sistemi tarafından analize tabi tutulacak ve görülen eksiklikler, görülen hatalar anında mükelleflere ve mali müşavirlere bildirilecektir. Bu aynı zamanda sistemin disipline edilmesinde de oldukça önem taşıyan bir hususu ifade etmektedir" şeklinde konuştu. Basit usul dönemi sona eriyor Yeni düzenlemeler kapsamında nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirmenin de sona erdiğini hatırlatan Balta, "Nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirme sisteminin artık sona erdiğini ifade edebiliriz. Burada artık bütün mükellefler basit usulde değil, gerçek usulde vergilendirmeye tabi tutulacaklardır" dedi. 2026 yılıyla birlikte birçok parasal sınırın da güncellendiğini aktaran Balta, ’’2026 yılı içerisinde çeşitli parametrelerin de göz önünde bulundurulması lazım. Buna göre fatura düzenleme sınırının 12 bin lira olduğunu, kira gelir istinasının meskenler için 58 bin liraya çıkarıldığını, genç girişimci kazanç istisnasının da 430 bin lira gibi iyi bir rakama yükseltildiğini, günlük yemek bedel istisnasının da 300 artı KDV olduğunu, şüpheli alacak davasının da 25 bin liraya yükseltildiğini belirtmekte fayda var" diye konuştu. Mesut Balta, vergi mükelleflerine önemli bir çağrıda bulunarak, "Tüm bunların özellikle vergi mükellefleri tarafından dikkatle izlenmesi ve göz önünde bulundurulması gereken rakamlar olduğunu, herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için özellikle mali müşavirleriyle doğrudan diyalog halinde olmaları kendileri için bir fayda özelliğini taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
2026’da vergide dijital devrim: Kağıt fatura tarihe karışıyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:28 2026’da vergide dijital devrim: Kağıt fatura tarihe karışıyor Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri (SMMM) Mesut Balta, 2026 yılıyla birlikte Türkiye’de vergi sisteminde köklü bir dijital dönüşümün başlayacağını belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren önemli uyarılarda bulundu. Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri (SMMM) Mesut Balta, 2026 yılıyla birlikte Türkiye’de vergi sisteminin kökten değişeceğini belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren çok çarpıcı uyarılarda bulundu. Balta, "2026 artık sadece bir takvim yılı değil, vergi sisteminde bir kırılma noktasıdır" dedi. Balta, 2026 yılının "Tam anlamıyla bir dijital dönüşüm yılı" olacağını vurguladı. Yeni düzenlemelerle birlikte fatura, vergi ve diğer tüm mali işlemlerin dijital yaşamla birebir paralel şekilde yürütüleceğini ifade eden Balta, "2026 yılı, bir dijital dönüşüm yılı olacağını başta belirtmekte fayda var. Buna göre dijital yaşamla fatura ve diğer vergisel işlemlerin birebir paralel bir şekilde yürüyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. 2026 yılı içerisinde dijital fatura dönemi ile birlikte tüm faturalar artık dijital ortamlarda kesilerek düzenlenmek zorunda. Artık kağıt fatura döneminin 2026 başı ile birlikte bittiğini net bir şekilde ifade edebiliriz" diye konuştu. Kayıt dışı ekonomiye dijital kalkan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Kurgan Sisteminin’’ de 2026 itibarıyla aktif şekilde devrede olacağını aktaran Balta, bu sistemle tüm mali işlemlerin anlık olarak analiz edileceğini söyledi. Balta, "Bunun yanı sıra kayıt dışı ekonomi ile mücadele konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının kurgan sistemi de devreye girmiş bulunuyor. Bu sistemle birlikte bütün mali işlemler, faturalandırılmalar ve vergisel işlemler kurgan sistemi tarafından analize tabi tutulacak ve görülen eksiklikler, görülen hatalar anında mükelleflere ve mali müşavirlere bildirilecektir. Bu aynı zamanda sistemin disipline edilmesinde de oldukça önem taşıyan bir hususu ifade etmektedir" şeklinde konuştu. Basit usul dönemi sona eriyor Yeni düzenlemeler kapsamında nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirmenin de sona erdiğini hatırlatan Balta, " Nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirme sisteminin artık sona erdiğini ifade edebiliriz. Burada artık bütün mükellefler basit usulde değil gerçek usulde vergilendirmeye tabi tutulacaklardır" dedi. 2026 yılıyla birlikte birçok parasal sınırın da güncellendiğini aktaran Balta, ’’2026 yılı içerisinde çeşitli parametrelerinde göz önünde bulundurulması lazım. Buna göre fatura düzenleme sınırının 12 bin lira olduğunu, kira gelir istinasının meskenler için 58 bin liraya çıkarıldığını, genç girişimci kazanç istisnasının da 430 bin lira gibi iyi bir rakama yükseltildiğini, günlük yemek bedel istisnasının da 300 artı KDV olduğunu, şüpheli alacak davasının da 25 bin liraya yükseltildiğini belirtmekte fayda var" diye konuştu. SMMM Mesut Balta, açıklamasının sonunda vergi mükelleflerine önemli bir çağrıda bulunarak, "Tüm bunların özellikle vergi mükelleflerinin, vergi mükellefleri tarafından dikkatle izlenmesi ve göz önünde bulundurulması gereken rakamlar olduğunu herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için özellikle mali müşavirleri ile de doğrudan diyalog halinde olmaları kendileri için bir fayda özelliğini taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
Araç muayene istasyonlarının işletme hakkı TURKA markasıyla devam edecek
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:27 Araç muayene istasyonlarının işletme hakkı TURKA markasıyla devam edecek "KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025" raporuna göre 2025’te Türkiye’deki en büyük satın alma işlemini MOI Ortak Girişim Grubu gerçekleştirdi. Grup, 2027-2047 döneminde TURKA markası altında yapacağı araç muayene işlemlerini 1,72 milyar dolara devraldı. 21 Mayıs 2025’te Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın koordinasyonunda sonuçlandırılan araç muayene ihalesini MOI Ortak Girişim Grubu kazandı. Sonuçlanan bu ihale, 1,72 milyar dolarlık işletme hakkı devri ile KPMG Türkiye’nin "KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025" raporuna göre 2025’te Türkiye’de gerçekleşen en büyük satın alma işlemi oldu. Grup, 2027-2047 döneminde araç muayene işlemlerini TURKA markası ile yürütecek. Trafikte 33 milyondan fazla araç 2025 yıl sonunda trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısının 33 milyonun üzerine çıktığını söyleyen TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, "2025’te trafiğe eklenen araç sayısı 2 milyonun üzerine çıktı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı da bir önceki yıla göre yüzde 7’nin üzerinde arttı. Bu da trafikteki araçların güvenliğinin önemini gösteriyor. Araç muayene sisteminin sağlıklı ve verimli işlemesi, trafik kazalarının önlenmesinde hayati bir rol oynuyor; çünkü yola çıkan her aracın teknik olarak güvenli olması, binlerce hayatı doğrudan etkiliyor. Yeni nesil araç muayene vizyonumuzla 15 Ağustos 2027’de araç muayene sistemini devraldığımızda Türkiye genelindeki 249 istasyonumuzla oluşmuş araç muayene kültürünü daha da ileriye taşıyacağız" diyerek ihalenin kazanıldığı günden itibaren hızla bayilik sistemini oluşturarak altyapı çalışmalarına başladıklarını vurguladı. Demo istasyon bu yıl açılacak Demo istasyonu 2026 yılının ilk çeyreğinde İstanbul’da açmayı planladıklarını söyleyen Serhan Salman, "Tasarlamakta olduğumuz yeni nesil araç muayene teknolojilerinin testlerini yapacağımız ve bir Ar-Ge merkezi olarak konumlandıracağımız demo istasyonumuzu faaliyete geçireceğiz. Bu pilot uygulama ile hazırladığımız araç muayene süreci analiz edilerek sistem geneline yayılacak" dedi. Her istasyon aynı zamanda sahra hastanesi TURKA araç muayene istasyonları, herhangi bir doğal afette sahra hastanesi olarak kullanılabilecek şekilde tasarlanıyor. Güneş enerjisi için LEED sertifikası alınmasının da hedeflendiği istasyonlar sıfır atık mantığı ile çalışacak. Sadece kadın çalışanların olduğu bir istasyonun yanı sıra kadın çalışanlar için kreş de bulunacak.
Safranbolu TSO Meclis Başkanı Ünal, DEİK Türkiye-Karadağ İş Konseyi Yönetim Kurulu’na seçildi
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:12 Safranbolu TSO Meclis Başkanı Ünal, DEİK Türkiye-Karadağ İş Konseyi Yönetim Kurulu’na seçildi Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Meclis Başkanı Cengiz Ünal, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından gerçekleştirilen seçim sonucunda DEİK Türkiye-Karadağ İş Konseyi Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçildi. Safranbolu TSO Meclis Başkanlığı görevini sürdüren Ünal, aynı zamanda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İnşaat Sektör Meclislerinde de görev alıyor. Ünal’ın yeni göreviyle birlikte Türkiye ile Karadağ arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Cengiz Ünal, yaptığı açıklamada, Türkiye ile Karadağ arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım fırsatlarının çeşitlendirilmesi ve özel sektörler arasında sürdürülebilir iş birliklerinin güçlendirilmesi için çalışacaklarını ifade etti. Ünal, DEİK çatısı altında faaliyet gösteren Türkiye-Karadağ İş Konseyi’nin, bölgesel ticaret köprülerinin kurulmasında önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türkiye özel sektörünün uluslararası ekonomik ilişkilerini geliştirmek amacıyla faaliyet gösteren gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak biliniyor. 1980’li yılların ortasında kurulan DEİK, 150’yi aşkın iş konseyiyle Türk özel sektörünü yurt dışı pazarlarda temsil ediyor. DEİK bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Türkiye-Karadağ İş Konseyi ise iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmak, yatırım alanlarını genişletmek ve ortak projeleri hayata geçirmek amacıyla iş dünyası odaklı iş birliği modelleri geliştiriyor.
Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürdü
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:08 Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürdü Merkez Bankası faizi 100 baz puan düşürerek, yüzde 38’den yüzde 37’ye indirdi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz kararını açıkladı. Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 38’den yüzde 37’ye indirilmesine karar verdi. Kurul ayrıca, Merkez Bankası gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5’e indirdi. Karar metninde şu ifadelere yer verildi: ’’Enflasyonun ana eğilimi aralık ayında gerilemiştir. Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığına, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı olduğuna işaret etmektedir. Son çeyreğe ilişkin göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü ima etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.’’
Sinop’ta 2025 yatırımlarında 40 milyar TL’yi aşan proje hacmi
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:49 Sinop’ta 2025 yatırımlarında 40 milyar TL’yi aşan proje hacmi Sinop’ta 2025 yılı boyunca hayata geçirilen, sürdürülen ve planlanan kamu yatırımlarına ilişkin veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklanan rakamlar, il genelinde yatırımların hem proje sayısı hem de bütçe büyüklüğü açısından önemli bir ivme kazandığını ortaya koydu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ve ilgili bakanlıkların destekleriyle yürütülen çalışmalar kapsamında, Sinop genelinde 2025 yılı için toplam 504 projeli yatırım planlandı. Bu projelerden 373’ünün tamamlandığı, 72’sinin devam ettiği, 12’sinin ise ihale aşamasında bulunduğu bildirildi. Mali veriler, yatırımların büyüklüğünü gözler önüne serdi. Toplam yatırım bedeli 40 milyar 330 milyon 272 bin TL olarak kaydedilirken, 2025 yılı için ayrılan 7 milyar 146 milyon 235 bin TL’lik ödeneğin 5 milyar 383 milyon 641 bin TL’sinin harcandığı ve yıl sonu itibarıyla harcama oranının yüzde 75’e ulaştığı belirtildi. Yatırımların ilçelere dağılımında Merkez ilçe 174 projeyle ilk sırada yer aldı. Boyabat’ta 81, Durağan’da 48, Gerze’de 45, Erfelek’te 43, Ayancık’ta 33, Türkeli’nde 30, Dikmen’de 18 ve Saraydüzü’nde 14 proje uygulandı. Birden fazla ilçeyi kapsayan ve ortak yürütülen proje sayısının ise 18 olduğu aktarıldı. Sektörel dağılımda yatırımların ağırlıklı olarak eğitim ve ulaştırma alanlarında yoğunlaştığı görüldü. Eğitim alanında 158, ulaştırmada 157 proje hayata geçirilirken, tarım, turizm, enerji, sağlık ve imalat sektörlerinde de çeşitli yatırımlar gerçekleştirildi. Açıklamada, Sinop’ta kamu yatırımlarının hayata geçirilmesine katkı sunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, ilgili bakanlıklara ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi.
Başkan Bağlamış: "46 milyar TL’lik hacim, Kayseri’nin gücüdür"
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:38 Başkan Bağlamış: "46 milyar TL’lik hacim, Kayseri’nin gücüdür" Kayseri Ticaret Borsası (KTB); 2025 yılında yakaladığı rekor işlem hacmiyle hem şehrin ekonomik gücünü perçinledi, hem de tarım ve hayvancılıkta Türkiye’ye örnek bir başarı hikâyesi yazdı. Kayseri ekonomisinin lokomotif kuruluşu Kayseri Ticaret Borsası (KTB); 2025 yılında tarihi bir başarıya imza atarak işlem hacminde rekor seviyeye ulaştı. Üyelerinin sorunlarını her platformda kararlılıkla savunan ve şehre değer katan projeler üreten KTB, işlem hacmini bir önceki yıla göre devasa bir sıçrama ile 46 milyar TL bandının üzerine taşıdı. KTB tarafından açıklanan resmi verilere göre; 2024 yılını 32 milyar 891 milyon 506 bin 121,32 TL işlem hacmiyle kapatan borsa, 2025 yılı sonunda bu rakamı 46 milyar 48 milyon 306 bin 757,82 TL’ye yükseltti. Yaklaşık yüzde 40 oranındaki bu artış, Kayseri’nin tarım ve hayvancılığa dayalı ticari gücünü bir kez daha tescilledi. Elde edilen bu başarının temelinde; KTB Yönetim Kurulu Başkanı Recep Bağlamış’ın ulusal ölçekte yürüttüğü etkin lobi faaliyetleri yer alıyor. TOBB Ticaret Borsaları Konsey Üyeliği gibi stratejik görevleri başarıyla sürdüren Bağlamış; yıl boyunca katıldığı çok sayıda üst düzey toplantıda Kayserili tüccarların ve üreticilerin sorunlarını bizzat devletin zirvesine taşıdı. Finansmana erişimden girdi maliyetlerine kadar pek çok kritik başlıkta çözüm odaklı bir köprü görevi üstlenen Bağlamış, üyelerinin önündeki engellerin kalkması için yoğun mesai harcadı. 2025 yılı verilerini değerlendiren Başkan Recep Bağlamış, başarının sırrını ve vizyonlarını şu sözlerle özetledi; "Bizim önceliğimiz üyemizin refahı ve Kayseri’nin markalaşmasıdır. Ankara’da katıldığımız her toplantıda, üyelerimizin sofrasındaki ekmeği ve ticaretindeki bereketi korumak için mücadele veriyoruz. 46 milyar TL’lik hacim, Kayseri’nin gücüdür." Yatırımlar ekonominin motoru oldu KTB’nin Kayseri’yi tarım ve ticaretin merkezi yapma hedefiyle hayata geçirdiği; Jeotermal Sera, Modern Hayvan Pazarı, Lisanslı Depoculuk ve Et Ürünleri Ar-Ge Merkezi gibi vizyoner projeler, 2025 yılındaki bu rekor büyümenin en güçlü itici gücü oldu. Şehre kazandırılan bu yatırımlar, sadece birer tesis olmaktan çıkıp Kayseri ekonomisine doğrudan katma değer sağlayan dev birer ekonomik motora dönüştü.