Son Dakika
|
Sultangazi’de kuyumcu soygunu girişimi kamerada
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
İran, İsrail'in merkezini balistik füze ile vurdu
Usta sanatçı Orhan Gencebay, hastaneye kaldırıldı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten İsrail'e Mescid-i Aksa tepkisi!
Liverpool - Galatasaray maçını Szymon Marciniak yönetecek
İsrail’den Lübnan’a "hedefli kara operasyonu"
İsrail ordusu: "Son 24 saatte İran’daki 200’ü aşkın hedef vuruldu"
Son sözü Arda Güler söyledi, Real Madrid farklı kazandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İstanbul’da oynanacak UEFA Avrupa Ligi final maçı bilet satışı başladı
Starmer: "Piyasada istikrarı sağlamak için Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmamız gerekiyor"
Netanyahu yaşadığını kanıtlamak için bir video daha paylaştı
Fatih’te gelinlikçide yangın: Ekmek teknesini görünce gözyaşlarına boğuldu
İsrail, Lübnan’da Hizbullah’a ait silah deposunu vurdu: 2 ölü
Ümraniye’de araca çarpan beton mikseri devrildi: 1 yaralı
Antalya Kepez Kaymakamlığında silah sesleri duyuldu
EKONOMİ
Ramazan’ın son günlerinde balığa ilgi azaldı, fiyatlar düştü
16 Mart 2026 Pazartesi - 18:03:03
Bolu’da Ramazan ayının son günlerinde balık tezgahlarına ilgi azalırken, fiyatlarda da düşüş yaşandı. Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde kurulan balık tezgahlarında Ramazan ayının son günlerinde hareketlilik azaldı. Vatandaşların balığa olan ilgisinin azalması fiyatlara da yansıdı. Özellikle Ramazan’ın son günlerinde hamside bolluk yaşanırken, talebin azalması nedeniyle hamsinin kilo fiyatı 150 liraya geriledi. Uzun yıllardır pazarda balıkçılık yapan İlhan Başaran, Ramazan ayında balığın pek tercih edilmediğini, bu nedenle fiyatların düştüğünü ifade etti. "Balık çok az satılıyor" Ramazan ayının başlamasıyla balığın çok az satıldığını belirten Başaran, "İşlerimiz kandil dolayısıyla bugün zayıf olur. Artık bayram da geliyor. İnsanlar evde bayram temizliği yapıyor. Ramazan dolayısıyla balığın susattığını söylüyorlar. Balık çok az satılıyor. Zaten mevsimin de sonuna geliyoruz. Ramazan dolayısıyla herkes tüketmediği için balığın fiyatı düştü. Normalde nisan ayının birinci günü yasağa giriyoruz. Ama bazen havalar soğuk olunca nisan ayının 15. gününe kadar uzatabiliyorlar" dedi. Pazar tezgahlarında kilogram başına hamsi 150 lira, istavrit 200 lira, Karadeniz somon 450 lira, çupra 500 lira ve levrek 600 liradan satışa sunuluyor.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:33
BAKA, Batı Akdeniz Kırsal Turizmini Küresel Pazara Taşıyor: 2.5 Milyon Euro’luk "CReSInMed" projesi başlıyor
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA), Antalya, Burdur ve Isparta’daki kırsal turizm potansiyelinin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak ve yerel işletmelerin rekabet gücünü güçlendirmek amacıyla CReSInMed Avrupa Birliği projesinde ülkemizi temsil ediyor. Avrupa Birliği’nin Interreg NEXT MED Programı kapsamında finanse edilen "CReSInMed – Akdeniz’de Kırsal Turizm KOBİ’lerinin Rekabet Gücü ve Uluslararasılaşması" projesi, BAKA’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi için sürdürülebilir kırsal kalkınmada yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Akdeniz Havzası’nda sınır ötesi iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan CReSInMed projesi, farklı ülkelerden kurumları ortak bir çalışma platformunda buluşturuyor. Proje kapsamında yürütülecek ortak çalışmalar ve bilgi paylaşımı sayesinde Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren kırsal turizm işletmelerinin uluslararası deneyimlerden faydalanması ve yeni iş birlikleri geliştirmesi hedefleniyor. Hedefimiz turizmi 12 aya yaymak CReSInMed projesinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde sürdürülebilir kırsal kalkınma için önemli bir fırsat sunduğunu vurgulayan BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler, projeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı olarak önceliklerimiz; turizmi yılın 12 ayına yaymak, kırsal alanlardaki turizm faaliyetlerini çeşitlendirmek ve yerel KOBİ’lerin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirmektir. Bu proje ile turizm faaliyetlerinde sunulan çeşitliliğin artırılmasının yanı sıra turizm gelirlerinin bölge geneline daha dengeli bir şekilde yayılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda kırsal yerleşimlerde yaşayan vatandaşlarımızın turizme yönelik ekonomik faaliyetlere katılımının artırılması ve turizm gelirlerinden aldıkları payın yükseltilmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirilecektir." Güler ayrıca, proje kapsamında turizm alanında faaliyet gösteren paydaşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine de önem verdiklerini belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Bölgemizde turizme yönelik faaliyetlerde paydaşlar arası koordinasyon ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle somut sonuçlar elde edileceğine inanıyoruz. Projedeki uluslararası ortaklarımızla eşgüdüm içerisinde çalışarak karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştireceğiz. Bizdeki uygulamalarla diğer ülkelerdeki uygulamalar arasındaki farkları değerlendirme imkânı bulacağız. Özellikle yöresel ürünlerin kırsal turizm anlamında markalaştırılması ve pazarlanması konusunda farklı ülkelerin deneyimlerini inceleyerek bölgemiz için yeni fırsatlar ortaya çıkarmayı hedefliyoruz." Filistin dahil yedi ülkeden yerel KOBİ’ler projede yer alacak Yerel işletmelere ve topluluklara somut faydalar sağlaması hedeflenen proje; İtalya, Yunanistan, Türkiye, Ürdün, Tunus, İspanya ve Filistin’den kuruluşları bir araya getiren geniş bir Akdeniz iş birliği ağı oluşturuyor. Proje kapsamında kırsal alanlarda faaliyet gösteren 50 KOBİ merkeze alınacak. Bu işletmelere yönelik olarak özel eğitim programları, kişiselleştirilmiş uluslararasılaşma planları, ağ oluşturma faaliyetleri, turizm kümelenmesi çalışmaları ve yenilikçi dijital araçlar sunulacak. Böylece kırsal turizm işletmelerinin yönetim, pazarlama ve uluslararası iş birlikleri konularında kapasitelerinin artırılması hedefleniyor. Projenin açılış toplantısı İtalya’da yapılacak 2026 yılının Ocak ayında başlayan proje 36 ay boyunca devam edecek ve 2029 yılının Ocak ayında tamamlanacak. Toplam bütçesi 2milyon 561 bin 648,80 Euro olan projenin 2 milyon 279 bin 867,43 Euro’luk kısmı, yani yaklaşık yüzde 89’u, Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. CReSInMed projesinin resmi başlangıç toplantısı 23–25 Mart 2026 tarihleri arasında İtalya’nın Sardinya adasındaki Cagliari şehrinde gerçekleştirilecek. Program kapsamında proje faaliyetlerine yönelik operasyonel, teknik ve finansal planlamaların yapılacağı Yönlendirme Komitesi toplantıları düzenlenecek. Bunun yanı sıra halka açık bir proje tanıtım etkinliği gerçekleştirilecek ve İtalya’daki kırsal turizm alanında faaliyet gösteren kurumlara saha ziyaretleri yapılacak.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:25
Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 410’a ulaştı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Motorlu Kara Taşıtları Şubat 2026 verilerine göre, Sinop’ta trafiğe kayıtlı araç sayısı Şubat ayı sonu itibarıyla 85 bin 410 oldu. Kentte en büyük payı otomobiller oluştururken, Şubat ayında 288 yeni taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. TÜİK verilerine göre Sinop’ta trafiğe kayıtlı 85 bin 410 taşıtın yüzde 46,5’ini (39 bin 734) otomobil, yüzde 22,6’sını motosiklet, yüzde 12,6’sını traktör, yüzde 12,6’sını kamyonet oluşturdu. Araçların yüzde 2,8’i kamyon, yüzde 2,1’i minibüs, yüzde 0,4’ü otobüs ve yüzde 0,4’ü özel amaçlı taşıtlardan oluştu. Şubat ayında kentte 288 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu taşıtların yüzde 50’sini motosikletler oluştururken, yüzde 36,8’i otomobil, yüzde 5,9’u kamyonet ve yüzde 4,5’i traktör olarak kayıtlara geçti. Trafiğe yeni kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre artış gösterdi. Sinop’ta Şubat ayında trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre 27 adet arttı. Şubat ayında kentte 24 farklı markadan toplam 106 otomobil trafiğe kaydedildi. Öte yandan Şubat ayında Sinop’ta toplam 1 bin 768 taşıtın devri gerçekleştirildi. Devri yapılan taşıtların 1 bin 160’ını otomobil oluştururken, 229’unu kamyonet, 202’sini motosiklet ve 105’ini traktör oluşturdu. Kalan 72 taşıt ise minibüs, otobüs, kamyon ve özel amaçlı araçlardan oluştu.
16 Mart 2026 Pazartesi - 15:21
Yatırımcılar dikkat: Altındaki düşüş büyük yükselişin habercisi olabilir
Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimler ve enerji piyasalarındaki riskler küresel finans piyasalarında dikkat çekici hareketlere yol açıyor. Petrol fiyatları hızla yükselirken, altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması yatırımcıların odağını değerli metallere çevirdi. Orta Doğu’da giderek genişleyen İsrail-ABD-İran gerilimi küresel piyasalarda belirsizliği artırırken, enerji arzına yönelik riskler de büyüyor. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine rağmen altın ve gümüşte kısa vadeli geri çekilme yaşanması piyasalarda dikkat çekici bir tablo oluşturdu. Savaşın ilk günlerinde ons altın yaklaşık 5 bin 200 dolar seviyelerinde işlem görürken, son günlerde 5 bin doların altına geriledi. Gümüş fiyatı ise savaşın başındaki yükselişin ardından geri çekilerek 26,79 dolar seviyelerine kadar indi. Petrol fiyatlarının hızla yükselmesine ve enerji arzı risklerinin artmasına rağmen değerli metallerde görülen bu kısa vadeli geri çekilme yatırımcılar açısından dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. "Kısa süreli çekilmeler, yeniden fiyatlanma süreci olarak değerlendirilir" Uzmanlara göre değerli metallerde görülen bu hareketler kısa vadeli dalgalanma niteliği taşıyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde benzer fiyat hareketlerinin görülebileceğine dikkat çekti. Kitiş, "Jeopolitik risklerin yükseldiği dönemlerde değerli metallerde görülen kısa süreli geri çekilmeler çoğu zaman daha büyük bir yükselişin öncesindeki yeniden fiyatlama süreci olarak değerlendirilir" dedi. Enerji piyasalarında risk büyüyor Enerji piyasalarında ise daha ciddi bir risk tablosunun oluştuğuna dikkat çekiliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapanma ihtimali ve Körfez bölgesindeki güvenlik risklerinin artması, enerji arzını tehdit eden gelişmeler arasında gösteriliyor. Uluslararası ekonomi çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, muhtemel bir enerji krizinin küresel ekonomiyi yeni bir resesyon riskine sürükleyebileceği ifade ediliyor. Kitiş, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Enerji fiyatlarının hızla yükseldiği bir dönemde dünya ekonomisi kırılgan bir zeminde ilerliyor. Enerji krizi yalnızca fiyat artışı anlamına gelmez; aynı zamanda küresel büyümenin yavaşlaması ve yeni bir ekonomik daralma riskini de beraberinde getirir" diye konuştu. Petrodolar sistemi yeniden tartışılıyor 1970’li yıllarda altın standardından petrodolar sistemine geçilmesiyle küresel finans sisteminin temelinin atıldığını hatırlatan uzmanlar, son dönemde enerji ticaretinde alternatif ödeme yöntemlerinin gündeme gelmesinin yeni kırılmaların habercisi olabileceğini değerlendiriyor. İran’ın enerji taşımacılığında yuan ile ödeme yapan gemilere geçiş kolaylığı sağlaması, enerji ticaretinde dolar dışındaki alternatiflerin güçlenebileceğine işaret ediyor. Uluslararası siyasette yaşanan gelişmeler de küresel finans sistemini etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor. ABD’de siyasi dengelerin değişmesi ve uluslararası kurumların etkisinin zayıflaması, mevcut ekonomik düzenin sorgulanmasına yol açıyor. Kitiş, bu sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Uluslararası kurumların etkisinin zayıfladığı bir dönemde ekonomik sistemler de belirsizlikle karşı karşıya kalıyor. Kurallara dayalı düzenin aşınması, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırıyor ve bu noktada altın yeniden sistemin merkezine yaklaşıyor" şeklinde konuştu. Altın için 10 bin dolar senaryosu Küresel borçluluk seviyelerinin artması, merkez bankalarının para politikaları ve jeopolitik riskler altının uluslararası finans sistemindeki rolünü yeniden güçlendiriyor. Birçok ülkenin rezervlerinde altının payını artırması da bu eğilimi destekleyen gelişmeler arasında gösteriliyor. Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Kitiş, yıl sonuna yönelik dikkat çeken bir öngörüde bulunarak, "Küresel para sisteminde yaşanan dönüşüm ve jeopolitik risklerin artması dikkate alındığında altının ons fiyatında çok daha yüksek seviyelerin konuşulması sürpriz olmayacaktır. Piyasalarda yıl sonuna doğru 10 bin dolar seviyesinin konuşulması artık uç bir senaryo olarak görülmemeli" dedi. Uzmanlar, enerji krizi, jeopolitik rekabet ve küresel para sistemindeki dönüşümün bir araya gelmesiyle altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda uluslararası finans sisteminde güvenli bir referans varlık olarak yeniden öne çıkabileceğini belirtiyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
15 Mart 2026 Pazar- 12:03
Bayram öncesi Gaziantep’te baklava mesaisi
2
15 Mart 2026 Pazar- 23:12
İkinci el oto pazarında buruk bayram
3
15 Mart 2026 Pazar- 17:00
Beypazarı’nda çörek otu ekimi başladı
4
16 Mart 2026 Pazartesi- 13:49
Bayramın popüler ikramlığı ‘şeker’
5
15 Mart 2026 Pazar- 10:30
Hava sahası kısıtlamalarına Türk şirketlerinden alternatif çözümler
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:26
Serbest piyasada döviz fiyatları
Dolar 43,3050 liradan, euro ise 50,7650 liradan güne başladı. İstanbul Kapalıçarşı’da 43,3030 liradan alınan dolar 43,3050 liradan, 50,7630 liradan alınan euro ise 50,7650 liradan satılıyor. Son kapanışta dolar 43,29 liradan, euro ise 50,86 liradan satılmıştı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 21:51
Başkan Arslan’dan Nazilli için çağrı
Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, düzenlediği ’Geçmişten geleceğe’ isimli toplantıda Nazilli’nin geleceği için çağrıda bulundu. Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Arslan, ’Geçmişten geleceğe’ isimli basın toplantısı düzenledi. Toplantıda 2013 yılından bugüne kadar yapılan çalışmalar, odanın üyelerine sunduğu hizmetler ile Nazilli Ticaret Odası’nın imkan ve kabiliyetleri ile ilgili görsel sunum yapıldı. Üç başlık altında yapılan toplantıda Nazilli’nin geleceği için çağrıda bulunan Başkan Arslan, Nazilli 2. OSB, Uzun Yaşam Köyü ve Sümerbank’ın tekrar ekonomiye kazandırılabilmesi için oda olarak ellerini taşın altına koyduklarını söyledi. NTO Yönetim Kurulu Üyeleri’nin de hazır bulunduğu toplantıda hedeflenen proje ve faaliyetler hakkında bilgi verildi. Toplantının önemli başlıklarından olan Nazilli Sümerbank Fabrikası’nın tekrar ekonomiye kazandırılması ve fabrika binalarının kullanılabilir hale getirilmesi projesi, Uzun Yaşam Köyü ile bağlantılı ağaçlandırma projesi, kurulmasına teşebbüs edilen Nazilli 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin yer sorunu ve alternatif alan konularında video gösterimi yapıldı. "Bazılarına imkansız gelen işler bizim için olağandır" Başkan Nuri Arslan, konuşmasında bazıları için imkansız görülen iş ve hizmetlerin kendileri için normal faaliyetler olduğunu ve en kısa zamanda üyelerinin menfaatleri doğrultusunda yerine getirileceğini iddia ederek "2013 yılındaki oda seçimlerinde üyeye hizmet için görev istedik ve bugüne kadar taahhüt ettiğimiz proje ve hizmetlerin tamamına yakınını hayata geçirdik. Oransal olarak bakıldığında sadece yüzde 2 gibi gerçekleşmeyen projelerimiz var. Bu hususta da maalesef sürekli değişen mevzuat ve uygulamalar nedeniyle yapılamamaktadır. Nazilli 5. noteri ısrarlı taleplerimiz sonucunda hizmete girdi. Bütün bu gelişmeler bölgenin, Nazilli’nin, ticaret ve üretim alanında çekim merkezi haline gelmesine sebep olmuştur. K Belgesi Hizmeti, Sayısal Takograf Hizmeti gibi hizmetleri bugüne kadar hiç kimse bize sunmadı. İlçe odası olduğumuz için yetki alamayacağımızı söylediler. Biz de üyelerimiz istediği için ısrarlı çabalarımız sonucu odamıza bu hizmetleri kazandırdık" dedi. Başkan Arslan konuşmasının devamında "Bugüne kadar yapamayacağımız hiçbir işin sözünü vermedik. ’Yapabiliriz’ dediğimiz her işi de mutlaka yaptık. Üyenin menfaatine olmayan bir çalışmanın içinde yer almadık. Bugün, Nazilli Ticaret Odası, ülke genelinde üyelerinin gurur duyacağı bir noktadadır. Bunu da hep birlikte başardık. Bugüne kadar yapılanlar, bundan sonra yapılacak projelerin garantisidir. Nazilli ve bölgesinin kalkınması için gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz çok sayıda projemiz var" ifadelerine yer verdi. "Kurumlar arası iş birliğinin şart" Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası ile ilgili projeyi anlatan Başkan Arslan; "2002 yılında faaliyetine son verilen Nazilli Sümerbank Fabrikası Başbakanlık Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararı ile 2003 yılında Adnan Menderes Üniversitesi’ne devir edilmiştir. Ancak geçen süre içinde Sümer Kampüsü’nün potansiyeli tam olarak kullanılamamıştır. 2003 yılından sonra inşa edilen bazı sınıflar ile fabrikanın çok küçük bir alanı kullanılmaktadır. Sümerbank kampüsünün 2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından ’Doğal sit-koruma ve kontrollü kullanım alanı’ ilan edilmesi de yapılması düşünülen yatırımları engellemiştir. Fabrika alanının ve atıl durumdaki eski hangarların temizlik, bakım ve tadilatlarının yapılması halinde önemli bir üretim ve ticaret merkezi bölgeye kazandırılmış olacaktır. Sümer Fuar Alanı, Sümer Sanayi Müzesi, Sümer Tekstil Fabrikası, Sümer Tarım ve Ziraat Ürünleri İşletmeleri, Sümer Coğrafi İşaretli Yerel Ürünler Satış Alanları, Sümer Gıdı Gıdı Tren Hattı, Sümer Sosyal Alanları ve daha birçok yeniliği bölgemize kazandırabiliriz. Nazilli Ticaret Odası olarak Sümerbank Basma Fabrikası’nın tekrar ekonomiye kazandırılması için kurumlar arası işbirliğinin şart olduğuna inanıyoruz. Bu proje Nazilli bölgesinin kalkınması için gerekli gördüğümüz ve önem verdiğimiz çalışmalardan bir tanesidir" dedi. "En az 4 bin kişiye istihdam sağlayacak" Ağaçlandırma projesinin de tamamlamak üzere olduğunu ifade eden Arslan; "Mülkiyeti Milli Emlak Müdürlüğü’ne ait Durasıllı Mahallesi’nde bulunan 100 hektarlık bir alan ağaçlandırma amacıyla tahsis edilmiştir. Ticaret odasının her üyesi için bir fidan dikilmesi planlanmış, fidan dikim çalışmaları büyük ölçüde tamamlanmıştır. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ile Nazilli Orman İşletme Müdürlüğü onaylı ağaçlandırma projesini tamamlamak üzere son çalışmalar yapılmaktadır. Sosyal sorumluluk kapsamında yapılan bu çalışma ile bölgemize çok sayıda meyve veren ağaç kazandırılacaktır" şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda Nazilli 2. Organize Sanayi Bölgesi çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Arslan; "Ülkemizin birçok bölgesinde yatırımcı aranırken, Nazilli, Buharkent, Karacasu ve Bozdoğan ilçelerinde kendi sermayesi ile yatırım yapacak müteşebbis hazır olduğu halde sanayi ve ticaret alanı yetersiz olduğundan yeni yatırımlar sekteye uğramaktadır. 2022 yılında duyurduğumuz ve daha sonra açıklanan Nazilli 2. Organize Sanayi Alanı çalışmaları maalesef yer seçimi safhasında durma noktasına gelmiştir. Nazilli 2. OSB’nin yapılması için düşünülen Toygar ve Esenköy mahallelerinin doğu kısmındaki sahanın 1. derece sit alanı olduğu Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri tarafından ilan edilerek alana şerh konulmuştur. Ancak sit olarak ilan edilen sahanın doğu kısmında 130 hektarlık uygun bir alan bulunmaktadır. Bu alan şu an net olmamakla birlikte genişleme imkanı vardır. 130 hektarlık alanda yol, yeşil alan ve sosyal tesisler çıkarıldıktan sonra yaklaşık 86 hektar sanayi alanı elde edilecektir. Bu büyüklükteki bir Organize Sanayi Alanı en az 4 bin kişiye istihdam anlamına gelmektedir. Menderes Ovası’nın ’Büyük ova’ projesine dahil edilmesi neticesinde bölgemizde sanayi alanı olabilecek ikinci bir alternatif bulunmamaktadır. 130 hektarlık alanın zemini kayaç yapıdadır. Zemin kayalık olduğundan dolgu ve hafriyat maliyeti asgari düzeyde olacaktır. Denizli-İzmir otobanına 3 km mesafede olduğundan lojistik açıdan oldukça avantajlıdır. Bölgemizde tarımsal sanayinin ihtiyaç duyduğu tüm ürünler yetiştirilmektedir. Bu açıdan bakıldığında Nazilli bölgesi modern gıda işletmeleri için önemli bir yatırım alanıdır. Nazilli bölgesinin kalkınması ancak Nazilli 2. Organize Sanayi Bölgesi’nin hayata geçirilmesi ile mümkündür" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 19:42
Manisa’da emeklilerin ilaç katkı paylarını belediye karşılayacak
Manisa Büyükşehir Belediyesi, ihtiyaç sahibi emeklilerin ilaç katkı payı ve fiyat farklarını karşılamak için Manisa Eczacı Odası ile protokol imzaladı. Şubat ayında başlayacak destek, dar gelirli emeklilerin bütçesine önemli katkı sağlayacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, emekli vatandaşlar için yeni bir sosyal destek uygulamasını hayata geçiriyor. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek proje kapsamında, TEB 29. Bölge Manisa Eczacı Odası ile imzalanan protokol sayesinde ihtiyaç sahibi emeklilerin ilaç katılım payları ve raporlu ilaçlardan kaynaklanan fiyat farkları belediye tarafından karşılanacak. Şubat ayı itibarıyla başlayacak uygulamadan faydalanmak isteyen emekli vatandaşlar, Manisa Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesi üzerinden online olarak ya da belediyeye bağlı çalışma ofislerine şahsen başvuruda bulunabilecek. "İhtiyaç sahibi emeklilerimizin yanındayız" Protokol töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, emeklilerin sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirterek, "Bu protokol ile özellikle durumu iyi olmayan emekli vatandaşlarımızın raporlu ilaçlarında ortaya çıkan fiyat farklarını ve katkı paylarını Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak karşılayacağız. Manisa Eczacı Odası ile iş birliği içinde hareket ederek, emeklilerimizin sağlık yükünü hafifletmeyi amaçlıyoruz. Destek veren tüm eczacılarımıza teşekkür ediyorum" dedi. "Halk sağlığına katkı sunan örnek bir proje" Manisa Eczacı Odası Başkanı Duygu Elmas Mutlu ise Büyükşehir Belediyesi ile gerçekleştirilen iş birliğinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Besim Başkanımızın öncülüğünde hayata geçirilen bu proje sayesinde halk sağlığına doğrudan katkı sunacağız. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza eczanelerimiz aracılığıyla ulaşacağız. Hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 17:33
Bodrum Mandalini Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor
Bodrum Belediyesi ve Belediye A.Ş. iş birliğinde geliştirilen yeni satış ve dağıtım stratejileriyle Bodrum Mandalini, Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında hem üreticiler destekleniyor hem de coğrafi işaretli Bodrum Mandalini tüketiciyle doğrudan buluşturuluyor. Yapılan çalışmalar kapsamında, 5 ve 10 kilogramlık özel paketler hâlinde hazırlanan Bodrum Mandalinleri, anlaşmalı kargo firması aracılığıyla Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Üzerinde özel mesajların da yer aldığı paketler adreslerine teslim edilirken, yeni siparişlerin hazırlıkları da devam ediyor. Tek seferde 50 tonluk sipariş Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü’nün üreticileri desteklemek adına yürüttüğü bir diğer organizasyonla Mersin’e 50 ton Bodrum Mandalini sevk ediliyor. Bahçelievler, Turgutreis, Müskebi, Dereköy ve Bitez mahallelerinde üretim yapan 18 üreticiden alınan toplam 50 ton mandalinin sevk ve lojistik süreci, Bodrum Belediyesi ekipleri tarafından titizlikle yürütülüyor. Mandalinin kendi yaşamındaki ve Bodrum kültüründeki yerine sık sık vurgu yapan Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci’nin de katıldığı turuncu hasat döneminde, toplam 34 üreticiden 63 seferde, 69 ton Bodrum Mandalini alımı gerçekleştirildi. Belediye tarafından gerçekleştirilen alımlar ara vermeden devam ediyor. Üreticiler memnun 50 tonluk sevkiyat için bahçelerinden Bodrum Mandalini alımı yapılan üreticiler, son yıllarda gerçekleştirilen çalışmalardan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Bahçe sahiplerinden Hasan Akalan, "Bu çalışma, bu tempo böyle devam ederse hem mandalincilik hem de çiftçi kalkınır." dedi. Bir diğer üretici Barış Yücel Yavuz, "Normalde pazarlarda stant açarak satıyorduk ya da başka pazarcı arkadaşlarımız geliyordu. Onlar alıyordu ve tabii ki fiyatlar düşük oluyordu. Belediyemiz şimdi daha yüksek fiyattan alım yapmaya başladı" ifadelerini kullanırken, üretici İbrahim Özdemir ise, "Satmakta zorlanıyorduk, belediye alım yapınca daha iyi oluyor" dedi. Öğrenciler Bodrum Mandalini’ni dalında tanıyor Bodrum Mandalini’ni yalnızca bugünün değil, geleceğin de ürünü haline getirmeyi hedefleyen Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü, farkındalık çalışmalarını eğitim alanına da taşıyor. Bu kapsamda Bitez Mahallesi’ndeki uygulama bahçesinde öğrencilere yönelik çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bodrum genelindeki okullardan gelen öğrenciler, sınıflar halinde katıldıkları ziyaretlerde Bodrum Mandalini’nin tarihini, üretim sürecini ve hasadını öğrenirken; dalından mandalin toplayarak birebir deneyim yaşama fırsatı buluyor. Yeşil Mandalin döneminde de üreticiler desteklenmişti Bodrum Belediyesi Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü koordinesinde, ilgili paydaşların desteğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında Yeşil Bodrum Mandalini döneminde de üreticiler yalnız bırakılmadı. Bu dönemde toplam 72 üreticiden 70 ton mandalin alımı gerçekleştirildi. Alımı yapılan Yeşil Bodrum Mandalinleri de yine Tarımsal Hizmetler Müdürlüğü organizasyonuyla Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:41
Didim’de 12,5 milyonluk proje tamamlandı
Turizm sektörüne nitelikli personel yetiştirilmesi için mutfak oluşturulması amacıyla hazırlanan Didim Mutfak Akademisi Projesi, Didim Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde Kurulan atölye-akademi tamamlandı. Projenin maliyetinin 12 milyon 500 bin TL olduğu açıklanırken, projenin istihdama katkı sağlaması bekleniyor. Didim Halk Eğitim Merkezi Müdürü Oktay Doğanlı, Halk Eğitim Merkezi idarecileri ve öğretmenleri tamamlanan eğitim mutfağında düzenlenen basın toplantısında proje ve mutfağın teknik detayları hakkında bilgi verdi. Halk Eğitim Merkezi Yiyecek İçecek Hizmetleri Öğretmeni ve Projenin Eğitim Koordinatörü Düriye Gönen Kaya Didim Mutfak Akademisi’nin Didim turizmine yön verecek olan bir proje olduğunu belirterek "Projemiz çeşitli kurum ve kuruluşların desteğiyle hayata geçti. İçeride bulunan modern ekipmanları kursiyerlerimiz ilk defa burada görecekler. Daha sonrasında beş yıldızlı otellerde çalışacaklar. Amacımız öncelikli olarak Didim turizmindeki nitelikli eleman problemine çözüm bulmak. İkinci amacımız ise genç işsizlerin ve kadınların istihdamını sağlamak. Proje süresince genç işsizler ve kadınlar ön planda olacak ve sonrasında gastronomi ile ilgili başka eğitimler de verilebilecek. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz" dedi. "Ön mülakat yapacağız" Didim Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Oktay Doğanlı projede temel amacın sosyal güvencesi olmayan, çalışmayan, istihdam edilmeyen, herhangi bir geliri olmayan kişileri meslek sahibi yapmak olduğunu söyledi. Başvuran kişinin e-devlet üzerinden sigortasının olup olmadığına baktıklarını, ön mülakattan geçirerek öncelikle gençlerden başlayarak kursiyer kabul ettiklerini ifade eden Doğanlı, daha sonra eğitimlerini tamamlayan kursiyerlerin beceri belgelerini verdiklerini bu şekilde otellerde istihdam edileceklerini anlattı. İstihdam taahhüdünde bulunan otellerle çalışacaklarını ifade eden Doğanlı kursiyerlerin çalışma hayatına devam ederken Mesleki Eğitim Merkezi’nde kalfalık ve ardından ustalık sınavlarına girebileceklerini kaydetti. Proje kapsamında verilecek olan aşçılık ve pastacılık kurs sertifika programları ile çeşitli nedenlerle örgün eğitimin herhangi bir kademesinden ayrılmış olanlar ile bir mesleğe sahip olmayan genç işsiz ve kadınların yetiştirilmesi ve turizm sektörüne kazandırılması hedeflenirken, eğitim başvuruları için detaylı bilgi almak isteyenlerin Didim Halk Eğitim Merkezi’nden bilgi alabilecekleri belirtildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:16
Siirt’te 2026 yılında 7 milyar 549 milyonluk yatırım bütçesi
Siirt’te 2026’da kamu yatırım programı kapsamında 7 milyar 549 milyon 500 bin lira tutarındaki bütçeyle kalkınma sürecine hazırlanıyor. Cumhurbaşkanlığı kararı ile Siirt, 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı kapsamında 7 milyar 549 milyon 500 bin lira tutarında yatırımla önemli bir kalkınma sürecine giriyor. Program kapsamında ulaştırma, sağlık, eğitim, enerji, tarım ve hayvancılık başta olmak üzere birçok alanda vatandaşların yaşam kalitesini doğrudan artıracak projeler hayata geçirilecek. Bu çerçevede Siirt Alkumru Barajı İçme Suyu Projesi, Siirt Ceza İnfaz Kurumu, Kurtalan Sosyal Güvenlik hizmet binası, tarımsal ürün çeşitliliğinin artırılması, bitkisel ve hayvansal üretim ile eğitim ve ihtisaslaşma alanlarında çok sayıda önemli yatırımlar programda yer alıyor. Söz konusu yatırımlar, ilin sosyo-ekonomik gelişimine güçlü bir ivme kazandıracak.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:19
Salihli Esnaf Odası’nda yeni dönem: Emre Demir göreve başladı
Manisa’nın Salihli ilçesindeki Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın Olağan Genel Kurulu’nda başkanlığa seçilen Emre Demir, mazbatasını alarak görevine resmen başladı. Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen ve üç adayın yarıştığı olağan genel kurulda Salihli Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı’na seçilen Emre Demir, mazbatasını İlçe Seçim Kurulu Müdürü Yaylagül Özer’den teslim aldı. Kendisine ve yönetim ekibine duyulan güvenden dolayı Salihli esnafına teşekkür eden Başkan Demir, bu görevin kendileri için büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Şeffaf, adil ve üretken bir yönetim anlayışıyla hareket edeceklerini belirten Demir, esnafın sorunlarını yakından bilen, sahadan kopuk olmayan ve çözüm odaklı bir oda yapısı oluşturmayı hedeflediklerini ifade etti. Flaş Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen kongrede başkanlık için Emre Demir, Murat Makasçı ve Yıldırım Yılmaz yarıştı. Kullanılan 773 oyun 358’ini alan Emre Demir başkanlığa seçilirken, Murat Makasçı 283, Yıldırım Yılmaz ise 125 oy aldı. Kongrede 7 oy geçersiz sayıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:18
Finansal İstikrar Komitesi, Bakan Şimşek başkanlığında toplandı
Finansal piyasalardaki güncel gelişmelerin ele alındığı Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Finansal İstikrar Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplandı. Toplantıda dünya ve Türkiye makroekonomik görünümü ele alınarak, finansal piyasalardaki güncel gelişmeler kapsamlı bir şekilde değerlendirdi. Ayrıca bankacılık sektörünün genel görünümü ve ilk kez konut alacaklar için konut kredilerindeki sınırlamaların da ele alındığı toplantıda, banka dışı finansal kuruluşların makro ihtiyati çerçeveye uyum düzeyleri üzerinde istişarelerde bulunuldu. Toplantıda kredili mevduat hesapları, kredi komisyon ücretleri ve kredi kartlarına ilişkin mevcut durum gözden geçirilere,k atılabilecek adımlar değerlendirildi. Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Finansal İstikrar Komitesi’nin dengeli ve sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından olan ‘finansal istikrarın’ korunması için çalışmalarına devam edeceği vurgulandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:51
Aliağa’da şirket kurulumu 2025 yılında artarak devam etti
İzmir’in Aliağa ilçesi çok sektörlü ekonomik yapısı sayesinde 2025 yılında da girişimcilik performansını sürdürerek genel ekonomik yavaşlamaya rağmen pozitif bir görünüm sergiledi. Petrokimya, demir-çelik, enerji, liman, lojistik ve gemi söküm gibi Türkiye ekonomisi açısından kritik sektörlerde güçlü bir üretim altyapısına sahip ilçede Ticaret Odası (ALTO) kayıtlarına göre 2025 yılı içerisinde 383 yeni şirket kurulurken, 113 firma faaliyetini sonlandırdı. Bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında, şirket kuruluşlarında yüzde 17,8 oranında artış yaşanırken, kapanan şirket sayısında ise yüzde 18,9’luk artış kaydedildi. Başkan Ertürk: "Aliağa, yatırım cazibesini koruyan merkezlerden biri" Küresel belirsizlikler, finansal dalgalanmalar ve artan maliyetlerin işletmeler üzerinde baskı oluşturduğu bir dönemde dahi Aliağa’da yatırım iştahının sürdüğünü belirten ALTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, "2024 yılında ilçemizde 336 şirket kurulmuştu. 2025’te bu sayı yüzde 17,8 artışla 383’e yükseldi. Aynı dönemde kapanan şirket sayısı ise 95’ten 113’e çıktı. Kapanan şirket sayısındaki artışın piyasa gerçekleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu görüyoruz. Kur, faiz ve enflasyon gibi makro değişkenlerin oluşturduğu baskı, ticari karar alma süreçlerini zorlaştırıyor. Özellikle finansmana erişimdeki daralma, KOBİ’lerimizin sürdürülebilirliğini zorlayan bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Ancak tüm bu tabloya rağmen, açılan şirket sayımızdaki güçlü artış, yatırımcılarımızın Aliağa’nın geleceğine ve üretim potansiyeline olan güvenini teyit etmektedir" dedi. "Üretim ve istihdam odaklı büyüme desteklenmeli" Aliağa’nın sanayi ve ticaretteki stratejik rolüne dikkat çeken Başkan Ertürk, yatırım ortamının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için Aliağa gibi üretim merkezlerinin desteklenmesi büyük önem taşıyor. İş dünyamız mevcut şartlara rağmen üretmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde yatırım ortamını iyileştiren politikalarla işletmelerimizin büyümesini, yeni istihdam alanlarının oluşmasını ve finansal erişimin kolaylaştırılmasını sağlayacak adımların atılmasını bekliyoruz. Yatırımcı motivasyonunun korunması, sürdürülebilir ekonomik büyümenin temel unsurlarından biridir." "2026’da da Aliağa ekonomisi büyümesini sürdürecek" Başkan Ertürk, Aliağa ekonomisinin gelecek döneme de güçlü girdiğini belirterek, "Yeni açılan şirketlerimizle birlikte 2026 yılında da Aliağa’nın ekonomik hareketliliğinin devam edeceğine inanıyoruz. Kentimizin sahip olduğu sanayi altyapısı, lojistik avantajları ve girişimci potansiyeli, Aliağa’yı her geçen gün daha güçlü bir üretim ve ticaret merkezi haline getiriyor. Kentimizin geleceğine katkı sunan tüm girişimcilerimize ve iş dünyamızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 14:23
Van OSB Başkanı Aslan: "Üretim ve istihdamı büyütmeye kararlıyız"
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, göreve geldikleri günden bu yana altyapıyı güçlendirerek üretim ve istihdamı artırmaya yönelik istikrarlı bir çalışma yürüttüklerini belirterek, 2026 yılında da aynı anlayışla yatırımlara devam edeceklerini söyledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:17
A101, yerli cevizi üreticisinden tüketiciye taşıyacak
Türkiye’nin en yaygın zincir marketlerinden biri olan A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile yerli üretimde önemli bir iş birliğine imza atarak yerli cevizi tüketicilerle buluşturuyor. A101, Ceviz Üreticileri Derneği ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında, dernek bünyesindeki üretim bahçelerinde yetiştirilen yerli kabuklu cevizleri mağazalarında tüketicilerle buluşturuyor. Proje ile yerli tarımsal üretimin; A101’in 13 bin 500’ü aşkın mağazası ve çok kanallı satış modeli sayesinde düzenli ve ölçeklenebilir pazar erişimi kazanması amaçlanıyor. Bu yapı, üreticinin sürdürülebilir şekilde planlama yapmasını desteklerken, iyi tarım uygulamalarının daha geniş ölçekte yaygınlaşmasına ve yerli üretimin uzun vadeli olarak güçlenmesine katkı sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, proje kapsamında devreye alınan izlenebilirlik altyapısı sayesinde, ürün üzerindeki barkod aracılığıyla tüketiciler ürünün kaynağına ve üretim sürecine ilişkin bilgilere erişilebilecek. Böylece tarladan rafa uzanan süreçte şeffaflık ve üretim emeğinin görünürlüğüyle beraber tüketici güveninin artırılması öngörülüyor. İş birliği; yerli ceviz üretiminin uzun vadeli ve sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sunmayı, üretici-perakende ekosisteminde örnek bir uygulama modeli oluşturmayı amaçlıyor. İş birliğini değerlendiren A101 Meyve Sebze Satınalma Genel Müdürü Gürol Kıraç, "Ceviz, taze gıda kategorisinde yerli üretimin ve sürdürülebilir tarımın güçlü örneklerinden biri. A101 olarak meyve-sebze ve taze gıda tedarik zincirinde; kalite standartlarını, ürün güvenliğini ve sürekliliği önceleyen bir yaklaşımla üreticilerimizle yakın çalışıyoruz. Bu iş birliğiyle yerli cevizi güvenilir bir tedarik yapısı içinde daha fazla tüketiciyle buluştururken, üreticimizin emeğine değer katmayı ve Türkiye’nin tarımsal zenginliğini raflarımıza taşımayı sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde de taze gıda tarafında yerli üretimi güçlendiren yeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Ceviz Üreticileri Derneği Başkanı Ömer Ergüder ise, projenin yerli üretim için taşıdığı önemi şu sözlerle ifade etti: "Yerli ceviz üreticimizin bugün en büyük sorunlarından biri, ithal ceviz baskısı altında hak ettiği değeri bulmakta zorlanmasıdır. Şirket ile birlikte attığımız bu adım, hem üreticimizi güçlendiren hem de tüketiciyi gerçek Türk ceviziyle buluşturan örnek bir model oldu. Türkiye’nin bereketli topraklarında yetişen her cevizin arkasında büyük bir emek ve uzun bir yolculuk var. Bu yolculuğun değerini koruyan böyle bir projeye imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz. A101 yönetimine ve tüm ekibine, ülkemizin tarım sektörüne verdikleri bu güçlü destek için sonsuz teşekkür ediyoruz."
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:13
Erciyes Anadolu Holding CEO’su Özyurt: "Elden çıkarılan şirketlere rağmen rakamlarımız yükseliyor"
Erciyes Anadolu Holding CEO’su Özcan Özyurt, düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamasında gece gündüz demeden üretime devam ettiklerini söyleyerek, "Elden çıkarılan şirketlere rağmen rakamlarımız yükseliyor" dedi. Elden çıkarılan şirketlere rağmen ihracatın arttığını söyleyen Erciyes Anadolu Holding CEO’su Özcan Özyurt, "Holdingin Türkiye ve Kayseri için önemi malumunuz. Pek çok sektörde binlerce çalışanımızla gece gündüz demeden üretiyoruz. Elden çıkardığımız şirketlerimize rağmen rakamlarımız yükseliyor, ihracatımız artıyor. Bunlar bizim açımızdan gurur verici işler. Gururumuzu, holdingimizin başarılarını, yatırımlarını ve bu şehrin ekonomisine katma değerleri kamuoyuna objektif olarak yansıtan en önemli köprü bazın emekçilerimizdir. Bizim için her biriniz Erciyes Anadolu Holding’in dış dünyaya açılan birer penceresisiniz" dedi. Erciyes Anadolu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öksüzömer ise, "Erciyes Anadolu Holding bildiğiniz gibi köklerini bu topraklardan alıp Kayseri’nin sesini dünyaya duyuran, ülkemiz ve dünya ekonomisi için birçok değer barındıran bir topluluktur. Örnek vermek gerekirse Boyteks, dünyada üretilen her 10 yatağın 1 tanesinin kumaşını veriyor. Dünya yatak kumaşı piyasasının yüzde 10’unu karşılıyor. İlk 500’de 5 firmamız ikinci 500’de 5 firmamız olmak üzere ilk bin içerisinde 10 firmamız bu güzide topluluğun içinde bulunuyor. Bildiğiniz gibi yavaş yavaş yargı süreci tamamlandıktan sonra Erciyes Anadolu Holding’in içerisinde yavaş yavaş şirket satışları gerçekleşmeye başladı. Biz bu işi daha gönülden yapabilecek özel sektöre bizler elimizden geldiğince koruduk, kolladık, büyüttük bu noktaya getirdik. Fakat bundan sonrası bu işi gerçekten yapmak isteyen, bizden daha fazla tecrübeli, bizden daha iyi bu işi yapabilecek insanların bu şirketleri devralması, ekonominin ve burada çalışan binlerce insanın ekmeğinin kesilmemesi yönünden çok önemli. Şimdi bu aşamaya geçtik. Geçen sene içimizden bazı eksilmeler oldu ama biz yolumuza eksilmeden devam ettik. Geçen seneyi yine büyüyerek kapattık. Arkadaşlarıma, müdürlerime, CEO’muza herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Onların çabaları sayesinde holding yine büyüdü, yine para kazandı ve kendisi ile çalışanı, kendi çalışanlarını, taşeronlarını hiçbir zaman mağdur etmedi" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder