EKONOMİ
19 Mart 2026 Perşembe - 13:36 Bayramda ’merdiven altı’ tatlıya dikkat Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Ramazan Bayramı’nda merdiven altı üretilen tatlılara karşı vatandaşları uyararak, "Vatandaşlarımız işletmeye girdiklerinde ilk olarak belgelerini kontrol etmeli" dedi. Vatandaşların işletmelerde ilk olarak belgelere bakması gerektiğini söyleyen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, "Tabi ki Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimimiz daha fazla oluyor. Biz vatandaşlarımıza her zaman bir işletmeye girdiklerinde ilk olarak iş yeri açma ruhsatına, imalathane ruhsatı gibi belgelerine bakmalarını istiyoruz. Güvendikleri, bildikleri yerlerden alışveriş yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Ruhsatsız yani merdiven altı dediğimiz yerlerde burası uygun gibi düşüncelere kapıldıklarında neyin nerede üretildiğini bilmediğimiz yerlerden alışveriş yapmamalıyız. Bu yüzden bildiğimiz ve güvendiğimiz yerlerden alışverişimizi yaparsak ağız tadıyla güzel bir şekilde bayramımızı geçirebiliriz. Ben bu vesile ile de herkese hayırlı bayramlar diliyorum" dedi. Aydemir, vatandaşların olumsuz durumlarda ALO 174 ihbar hattına ve kendilerine ulaşabileceklerini söyleyerek, "Böyle durumlarda Tarım Bakanlığı’nın ALO 174 ihbar hattı var. Buradaki şikayetler direkt CİMER’e gidiyor zaten. Oraya da bizlere de şikayet edebilirler. Bizlerle irtibata geçerlerse biz de gerekli iletişimi sağlar ve gerekli işlemleri de hem yaparız hem de yaptırırız. Bu yüzden de vatandaşlarımızın önce ALO 174’e sonrasında da bize ulaşmaları hem kendileri hem de şehrimiz için iyi olur. Bundan önce şehrimizde böyle bir durumla karşılaşmadık, bundan sonra da karşılaşmayız diye ümit ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Şırnak’ta hayvancılığa 2025’te güçlü dokunuş
16 Ocak 2026 Cuma - 15:45 Şırnak’ta hayvancılığa 2025’te güçlü dokunuş Şırnak’ta hayvancılık sektörünün güçlendirilmesi amacıyla 2025 yılı boyunca yürütülen çalışmalar, hayvan sağlığından üretici desteklerine kadar geniş bir alanda etkisini gösterdi. İl genelinde milyonlarca hayvan aşılanarak salgın riskleri minimize edilirken, yetiştiricilere 136 milyon lirayı aşan destekleme ödemesi yapıldı. Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, hayvansal üretimde sürdürülebilirliği esas alan bir yaklaşımla sahaya yansıtıldı. Hayvan sağlığının korunması, kayıt sistemlerinin güçlendirilmesi ve gıda güvenliğinin sağlanması öncelikli hedefler arasında yer aldı. 2025 yılı boyunca il genelinde 161 bin 873 büyükbaş ve 1 milyon 350 bin 611 küçükbaş hayvan aşılanarak hastalıklara karşı koruma sağlandı. Kimliklendirme faaliyetleri kapsamında 21 bin 325 büyükbaş ve 381 bin 270 küçükbaş hayvan küpelenerek kayıt altına alındı. Hayvan hareketlerinin kontrolü amacıyla yapılan sevk denetimleriyle yüz binlerce hayvanın nakli mevzuata uygun şekilde gerçekleştirildi. Gıda güvenliği kapsamında yürütülen çalışmalarda 942 işletme denetlenirken, 110 numune üzerinde analiz yapıldı. Şırnak genelindeki kesimhanelerde 4 bin 984 hayvanın kesimi gerçekleştirilerek 112 ton kırmızı et üretimi sağlandı. Arıcılık faaliyetlerinin daha sağlıklı planlanabilmesi amacıyla il genelinde 69 bin 635 arılı kovanın kaydı güncellenerek destekleme sistemleriyle entegrasyonu sağlandı. Hayvansal üretimin devamlılığını sağlamak amacıyla 2025 yılı içerisinde Şırnaklı üreticilere toplam 136 milyon 554 bin lira destekleme ödemesi yapıldı. Sağlanan kaynak, özellikle kırsal alanlarda üretimin korunmasına ve ekonomik canlılığa katkı sundu. Şırnak’ta hayvancılık alanında hayata geçirilen bu çalışmalar, ilin tarım ve hayvancılık potansiyelinin daha etkin kullanılmasına imkan sağladı.
Türkiye’de kartlı alışverişler 2025’te büyümesini sürdürdü
16 Ocak 2026 Cuma - 15:26 Türkiye’de kartlı alışverişler 2025’te büyümesini sürdürdü Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin (GÖSAŞ) BKM verilerine dayanarak yaptığı çalışmaya göre 2025’te de kartlı ödemelere ilişkin güçlü büyüme devam etti. Kredi kartı ve banka kartıyla yapılan alışveriş hacmi artmaya devam ederken, ödeme alışkanlıklarında peşin işlem tercihi ve temassız kullanım oranındaki yükseliş dikkat çekti. Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin (GÖSAŞ), BKM (Bankalararası Kart Merkezi) verilerini temel alarak hazırladığı "Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025" çalışmasının sonuçları açıklandı. Türkiye’de banka ve kredi kartı sahipliğinin gelişimini, kartlı harcamalardaki eğilimleri, e-ticaretin büyümesini ve temassız ödeme alışkanlıklarının yaygınlığını ortaya koyan araştırma, kartlı ödeme kullanımının hacim ve alışkanlıklar açısından güçlenerek devam ettiğini gösterdi. Kart sayısı artmaya devam etti, toplam harcama 24 trilyon TL’yi aştı "Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025" çalışmasına göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,8 artarak 460 milyon adede ulaştı. Bu kartların 142 milyonunu kredi kartları, 318 milyonunu ise banka kartları oluşturdu. Banka ve kredi kartlarıyla yapılan toplam alışveriş hacmi yüzde 51,9’luk artışla 24 trilyon 62 milyar TL seviyesine yükseldi. Toplam harcamaların 20 trilyon 425 milyar TL’si kredi kartlarıyla, 3 trilyon 638 milyar TL’si ise banka kartlarıyla gerçekleştirildi. Peşin ödeme eğilimi sürerken, e-ticarette taksitli alışveriş arttı 2025 yılında kredi kartlarıyla yapılan harcamalarda peşin ödeme tercihinin ağırlığı devam etti. Kredi kartı ile yapılan alışverişlerin yüzde 80,5’i peşin, yüzde 19,5’i ise taksitli olarak gerçekleşti. Kredi kartlarıyla yapılan toplam 20 trilyon 425 milyar TL’lik harcamanın 16 trilyon 433 milyar TL’si peşin, 3 trilyon 991 milyar TL’si taksitli işlemlerden oluştu. Bu tablo, kullanıcılar nezdinde peşin ödemenin güçlü bir tercih olmaya devam ettiğini gösterdi. E-ticaret tarafında ise taksitli işlemlerin payı arttı. 2025 yılı boyunca kredi kartlarıyla toplam 6 trilyon 706 milyar TL’lik e-ticaret harcaması yapılırken, bu harcamaların yüzde 65,6’sı peşin, yüzde 34,4’ü taksitli işlemler olarak kaydedildi. Taksitli e-ticaret harcamalarının toplam e-ticaret içindeki payı yüzde 57,8’e yükselirken, bu oran 2024 yılında yüzde 55,5 olarak hesaplanmıştı. E-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payı yükseldi 2025 yılında e-ticaret hacmi 6 trilyon 706 milyar TL’ye ulaşırken, toplam kartlı alışverişler içindeki payı yüzde 32,8 oldu. Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, e-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payının istikrarlı bir şekilde arttığı görülüyor. Sektör bazında bakıldığında, e-ticaret harcamalarının toplam sektör harcamaları içindeki payının en yüksek olduğu alanlar seyahat (yüzde 57), elektrik-elektronik eşya ve bilgisayar (yüzde 51) ve yapı malzemeleri (yüzde 46) olarak öne çıktı. E-ticaret harcamalarında sağlık, market ve yapı malzemeleri sektörleri öne çıktı Araştırmaya göre, e-ticaret harcamalarında bir önceki yıla kıyasla en yüksek artış yüzde 86 ile sağlık/sağlık ürünleri/kozmetik, yüzde 85 ile market ve yüzde 69 ile yapı malzemeleri sektörlerinde gerçekleşti. Buna karşılık, seyahat (yüzde 50), giyim (yüzde 43) ve telekomünikasyon (yüzde 34) sektörlerinde e-ticaret harcamalarındaki artış daha sınırlı kaldı. Temassız ödemeler günlük hayatın kalıcı parçası Son olarak bu araştırma, temassız ödeme alışkanlığının 2025 yılında da güçlenerek sürdüğünü gösterdi. Yıl sonu itibarıyla temassız işlem adedi 7 milyar 960 milyon seviyesine ulaşırken, temassız işlemlerin toplam kartlı işlemler içindeki payı yüzde 68 oldu. Son beş yıllık gelişim incelendiğinde, temassız işlemlerin hem kullanım hacmi hem de toplam içindeki payı istikrarlı bir artış gösterdi. 2021 yılında toplam kartlı işlemler içindeki payı yüzde 47 seviyesinde olan temassız ödemeler, 2022’de yüzde 57, 2023’te yüzde 63, 2024’te yüzde 67 ve 2025’te yüzde 68 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde temassız işlem adedi 2 milyar 494 milyondan 7 milyar 960 milyona çıkarak yaklaşık üç katına ulaştı.
Bakan Bayraktar: "Somali’de nisan-mayıs gibi sondaja başlayacağız"
16 Ocak 2026 Cuma - 14:50 Bakan Bayraktar: "Somali’de nisan-mayıs gibi sondaja başlayacağız" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin Somali’de sondaj yapacağını anımsatarak, "Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayacağız. Gemiyi Şubat’ta uğurlayıp Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayıp bu yıl içerisinde bunun neticesini alacağız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Geçen yıl uzun dönemli LNG anlaşmaları yapıldığını anımsatan Bayraktar, "Benzer şekilde bu LNG anlaşmaları 2026’da devam edecek. Uygun kaynak bulduğumuzda, ucuz LNG bulduğumuzda bununla ilgili anlaşmaları hayata geçireceğiz. Cezayir’le anlaşmamızı tekrar gözden geçirip onu uzatmayı gündemimize almış durumdayız. Türkmen gazının daha büyük miktarda devreye girmesiyle alakalı da 2026 önemli bir yıl olacak" dedi. Şu an 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli gaz ile karşılandığını kaydeden Bayraktar, Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimi bu yıl iki kat artışla günlük 20 milyon metreküpe çıkaracaklarını ve 8 milyon hanenin yerli gaz kullanacağını belirtti. "Toplamda 6 yeni sondaj yapacağımız bir program geliştirdik" Arama ve sondaj çalışmalarıyla ilgili de bilgi veren Bayraktar, "Karadeniz’de biz şu ana kadar tümüyle Batı Karadeniz’e odaklandık. Yani, Sakarya Gaz Sahası dediğimiz saha aslında Batı Karadeniz’deki bir alan. Bu sene için değişecek unsurlardan bir tanesi; Karadeniz’in diğer bölümlerine, Orta Karadeniz’e ve Doğu Karadeniz’e açılacağımız ve toplamda 6 yeni sondaj yapacağımız bir program geliştirdik denizde. 6 yeni sondaj demek, aslında 6 yeni keşif ümidi, umudu, beklentisi ve çalışması" ifadelerini kullandı. Bayraktar, Rize’nin Çayeli açıkları, Ordu açıkları, Samsun açıkları ve Kastamonu açıklarında tespit ettikleri deniz alanlarına sondaj yapacaklarını ifade etti. Bayraktar, Çayeli açıklarındaki lokasyonun kıyıdan yaklaşık 55 kilometre açıkta olduğunu da belirtti. "Somali’de nisan-mayıs gibi sondaja başlayacağız" Çağrı Bey Sondaj Gemisi’nin Somali’de sondaj yapacağını da anımsatan Bayraktar, "Şubat gibi gemimiz buradan hareket ediyor. Gemi hakikaten çok büyük boyutlarda. Dolayısıyla mecburen Cebelitarık ve Güney Afrika’yı dolaşıp Somali’ye ulaşacak. Maalesef Süveyş Kanalı’nı geçemiyor. Muhtemeldir ki Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayacağız. Gemiyi Şubat’ta uğurlayıp Nisan-Mayıs gibi sondaja başlayıp bu yıl içerisinde bunun neticesini alacağız" ifadelerini kullandı. "Diyarbakır’da Gabar’ı 2’ye, 3’e katlayabilecek bir petrol potansiyeli görüyoruz" Diyarbakır’daki kaya petrolü aramaları kapsamında 3 yıl içerisinde 24 kuyuda sondaj yapacaklarını anlatan Bayraktar, "600 kilometrekarelik bir alanı test ediyoruz. Fakat baktığınız zaman o bölgedeki potansiyel bunun yaklaşık 10-12 katı. Yani, 7 bin 200 kilometrekarelik bir alan. Başarabilirsek bunu diğer taraflara da taşıyacağız. Burada Gabar’ı 2’ye, 3’e katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz" açıklamasında bulundu. "Şubat ayında yeni bir başka ABD’li şirketle ortak olarak Türkiye Petrolleri’ni göreceksiniz" Geçtiğimiz hafta İstanbul’da Türkiye Petrolleri ile ExxonMobil’in Karadeniz, Akdeniz ve dünyanın muhtelif yerlerinde ortak projeleri hayata geçirmek için anlaşma imzaladığına işaret eden Bayraktar, "Şubat ayında yeni bir anlaşmamız geliyor. Bir başka ABD’li şirketle ortak olarak Türkiye Petrolleri’ni göreceksiniz" diye konuştu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk reaktörü bu yıl devreye almayı hedeflediklerini söyleyen Bayraktar, pazartesi günü Akkuyu’da olacağını ve çalışmaları yerinde takip edeceğini söyledi. Akkuyu’da yaklaşık 12 milyar dolarlık bir yerlileştirme programını hayata geçirdiklerini kaydeden Bayraktar, burada kullanılan inşaat ve sanayi ekipmanlarındaki yerlilik oranının yüze 60 olduğunu aktardı. Türkiye’nin güneş ve rüzgarda önemli bir potansiyeli olduğuna dikkat çeken Bayraktar, Türkiye’nin ayrıca dünyada jeotermalden elektrik üreten dördüncü ülke olduğuna işaret etti. Türkiye’nin 2025’de 8 bin megavatın üzerinde güneş ve rüzgar kurulu gücünü devreye aldığını ifade eden Bayraktar, "2026, 8 bini daha yukarı götüreceğimiz bir yıl olacak" dedi. "Rüzgar santrallerinin yeni yatırım yapmadan kapasite arttırması konusunda bir alan açmayı hedefliyoruz" 2025 yılında 3 bin 800 megavat YEKA ihalesi yaptıklarını anımsatan Bayraktar, "Devam edeceğiz. Bu ay içerisinde de 2026 takvimini, 2026 kapasitelerini ilan edeceğiz. Rüzgar santrallerinin yeni yatırım yapmadan kapasite arttırması konusunda bir alan açmayı hedefliyoruz. Hidrolik santrallerde fizibiliteleri şaşan veya su gelirleri azalan santrallere bir hibrit kapasite tahsisini çalışıyoruz. Başta çatı uygulamaları olmak üzere, sanayicilerimizin kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapacakları projelere bir kapasite ayırmayı planlıyoruz" bilgisini paylaştı. "Cumhuriyet tarihinin en ucuz elektrik fiyatıyla Şubat ayı içerisinde imzalamayı hedefliyoruz " Bakan Bayraktar, yenilenebilir enerjide hükümetler arası anlaşmalarla daha büyük ölçekli projeleri hayata geçirmeye gayret ettiklerini de belirtti. Bayraktar, "Sayın Cumhurbaşkanımızın şubat ayı içerisinde planlanan veya çalışılan bir Körfez ziyareti olabilir. O kapsamda da bizim üzerinde uzun zamandır çalıştığımız, toplamda 5 bin megavat ama ilk etapta imza aşamasında olduğumuz ve o ziyaret vesilesiyle imzalayacağımız 2 bin megavatlık bir güneş projesi var. Türkiye’de, iki ayrı şehrimizde biner megavat olmak üzere 2 bin megavatlık uluslararası bir projeyi de Cumhuriyet tarihinin en ucuz elektrik fiyatıyla Şubat ayı içerisinde imzalamayı hedefliyoruz" ifadelerine yer verdi. Enerji desteklerinin dar gelirli vatandaşlara ulaştırarak daha etkin hale getirmekle ilgili çalıştıklarına işaret eden Bayraktar, doğal gaz desteğinde de elektriktekine benzer bir çalışma yaptıklarını kaydetti. Bayraktar, "Önümüzdeki haftalarda bununla alakalı kararlarımızı vermiş oluruz. Tabii ki vatandaşlarımızı önceden bilgilendiririz. Doğal gazda her aylık tüketime bakacağız. Yani, siz bir ay doğal gazı desteksiz alabilirsiniz ama öbür ay eğer ortalamanın, o kalmanız gereken sınırların içerisine düşerseniz de destek grubuna tekrar dahil olabilirsiniz" değerlendirmesinde bulundu. Bayraktar, "Hazinemizin imkanları çerçevesinde önümüzdeki günlerde hem yeni fiyatlar, hem elektrikte hem doğalgazda bir değerlendirme yapacağız ama şu anda netleşmiş, ‘Biz şu tarihte şunu yapacağız’ dediğimiz bir şey söz konusu değil. Yani şu anda kimsenin fiyatında bir değişiklik yok." ifadelerini kullandı.
Trabzon’da kadın girişimcilere dijital pazarlama ve e-ticaret eğitimi verildi
16 Ocak 2026 Cuma - 14:34 Trabzon’da kadın girişimcilere dijital pazarlama ve e-ticaret eğitimi verildi Trabzon’da kadın kooperatifleri ve kadın girişimcilerin dijital dünyada daha güçlü, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelmelerini desteklemek amacıyla dijital pazarlama ve e-ticaret eğitimi düzenlendi. Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte konuşan Shopsa Yönetim Kurulu Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan, Trabzon’un kökleriyle, eşsiz doğasıyla, tarihiyle, çalışkan insanlarıyla özel bir karaktere ve yine özel bir ruha sahip illerimizden olduğunu hatırlattı. Çetindoğan "Burada olmak benim için gerçekten çok kıymetli. Bu güzel şehri gönülden sahiplenen herkesi bu vesileyle saygıyla selamlıyorum. Shopsa Akademi olarak amacımız yalnızca bilgi aktarmak değil, her bireyin, her üreticinin, her girişimcinin ve özellikle kadınların kendi potansiyellerini keşfetmelerine katkı sunmak. Çünkü biliyoruz ki geleceği şekillendirecek en güçlü kaynak kadınlardır. Bu eğitim programıyla hedefimiz, yerel üreticilerimizi, girişimcilerimizi ve özellikle kadınlar ile gençlerimizi dijital dünyanın sunduğu imkanlarla buluşturmak. Küresel rekabetin hızla dönüştüğü bu çağda Trabzon’un üretim gücünü, emeğini ve en önemlisi potansiyelini daha görünür hale getirmeyi amaçlıyoruz. İnanıyorum ki bu eğitim programı yalnızca yeni bilgiler kazandırmakla kalmayacak. Aynı zamanda Trabzon’un bereketli topraklarında yeni fikirlerin, yeni girişimlerin filizlenmesine de katkısı olacak. Bugün burada attığımız adımlar inanıyorum ki yarının güçlü Türkiye’sine uzanan yolda küçük ama çok değerli bir başlangıç olacak; Trabzon’un dijitalleşen, büyüyen ve güçlenen hikayesine dönüşecektir. Hep birlikte öğrenmeye, üretmeye, paylaşmaya devam edeceğiz" dedi. TOBB Trabzon İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Ahsen Aydın ise "Globalleşen dünyada gelişen coğrafi sınırları ortadan kaldıran dijital pazarlama ve e-ticaret sayesinde büyüme ve geniş pazarlara ulaşma yolunda büyük fırsatlar yakalama imkanı bulan kadın girişimciliği ve kadın kooperatifleri, yerel kalkınmamızın, üretimimizin ve dayanışmanın en güçlü örnekleri olarak karşımıza çıkarmaktadır. Bu yüzden desteklenmeleri ve teşvik edilmeleri büyük önem taşımaktadır. Bizler bugün burada kadın girişimciliğinin geleceği açısından oldukça kıymetli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz. Bundan mutluluk duyuyoruz. Ben de TTSO Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve Trabzon’un Kadın Kooperatifleri Birliği başkanı olarak kadın girişimcilerimizin ve kooperatiflerimizin güçlenmesi için çalışmalarımızı ısrar ve kararlılıkla sürdüreceğimizi belirtmek istiyorum. Tüm katılımcılarımızın yollarının açık ve bereketli olmasını diliyorum. Unutmayalım ki desteklenen her kadın girişimci güçlenen bir aile, mutlu çocuklar, gelişen bir şehir, büyüyen bir ülke ve güçlü bir gelecek demektir" ifadelerini kullandı. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ise etkinlikte yaptığı konuşmada, "Artık ticaretin de modelleri değişti. Sadece üretim yetmiyor. Hem ürettiğimizi doğru anlatmak hem doğru mecralarda sunmak hem doğru kitleye ulaştırabilmek. Üretimi sürdürülebilir kılmak çok önemli. Süreklilik arz eden bir üretimin olması lazım ve bir standarda sahip olması lazım. Yani üretelim ama bir standartta üretelim. Ürettiğimiz takdire şayan olsun. Bu işin başında da kadınlarımız geliyor. Kadınlarımızın istihdamdaki oranı arttı. Trabzonumuzun kadınları da bu manada çok çalışkan, çok cevval, çok gayretli. Trabzon’da kadınlarımızın nevi şahsına münhasır olan üretimler var. Kıymetli üretimler var. Biz de bunların ekonomiye tahviliyle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Üretilen ürünlerin satışıyla ilgili kadınlarımıza destek oluyoruz. Eğitimlerle de bu işi daha profesyonel bir yaklaşımla devam ettirelim istiyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Demet Sabancı Çetindoğan’a günün anısına plaket sundu. Toplantının öğleden sonraki bölümünde kadın girişimcilerin dijital pazarlama ve e-ticaret alanındaki farkındalıklarının artırılması, ürünlerin daha geniş pazarlara ulaştırılabilmesi, markalaşma, iletişim ve satış süreçlerinin güçlendirilmesi amacıyla katılımcılara çeşitli eğitimler verildi.
TAİDER ve İş Portföy’den iş birliği
16 Ocak 2026 Cuma - 14:34 TAİDER ve İş Portföy’den iş birliği Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) ve İş Portföy, aile işletmelerinde sürdürülebilirlik ve finansal bilinç konularında bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla 3 yıllık stratejik bir iş birliğine imza attı. 2027 yıl sonuna kadar devam edecek iş birliğinde İş Portföy; TAİDER’in Türkiye’nin önde gelen aile şirketlerini bir araya getiren Ulusal Zirvesi’nin ve Kuzey Yıldızı programının destekçisi olacak. Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) ve İş Portföy, aile şirketlerinin sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli değer üretme kapasitesini güçlendirmek ve finansal farkındalığı artırmak amacıyla üç yıllık iş birliğine imza attı. 2025 yılında başlayan iş birliği, 2026 ve 2027 yıllarında da devam edecek. İş birliği kapsamında, İş Portföy hem TAİDER Ulusal Zirvesi’ne hem de Kuzey Yıldızı programına destek verecek. Gerçekleştirilen iş birliği, aile şirketlerinin sadece finansal açıdan değil, kültürel ve stratejik açıdan da sürdürülebilirlik perspektifinin geliştirmesine olanak tanıyacak. Aynı zamanda şirketlerin deneyim paylaşımı ve bilgiye erişimini kolaylaştırarak, sürdürülebilir büyüme konusundaki farkındalığını artıracak. Aile sohbetleri 4 şehirde başlıyor İş birliği kapsamında gerçekleştirilecek özel etkinlik serisi "Kuzey Yıldızı: Aile, İş ve Varlık Sohbetleri", bilgi ve deneyimi bir araya getirecek. 17 Şubat’ta Ankara ile başlayacak olan etkinlikler; yıl içinde dört farklı şehirde düzenlenecek. Ardından 17 Nisan’da Gaziantep, Haziran’da İzmir, Ekim’de de İstanbul’da devam edecek. Her şehirdeki buluşmalar, aile şirketlerinin deneyimlerini paylaşabileceği ve diğer şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuklarından ilham alabileceği özel bir platform sunacak. Katılımcılar, sürdürülebilir finansman ve yatırım araçları hakkında uzman görüşleri dinleme fırsatı bulurken, Kuzey Yıldızı programını deneyimlemiş bir aile şirketinin gerçek hikâyesini de öğrenebilecek. "Aile şirketlerine ilham verecek projeler gerçekleştireceğiz" TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, "TAİDER olarak, aile şirketlerinin sürdürülebilirliğini ve uzun vadeli yolculuklarını desteklemek için Kuzey Yıldızı programımızın son derece önemli bir araç olduğunu düşünüyoruz. İş Portföy ile başlattığımız bu üç yıllık iş birliği, sadece finansal bilinç ve yatırım araçları konusunda bilgi paylaşımını güçlendirmekle kalmayacak; aynı zamanda aile şirketlerinin deneyimlerini birbirleriyle paylaşabileceği bir platform oluşturacak. 2027 yılına kadar hayata geçireceğimiz etkinlikler ve paneller ile Türkiye genelinde aile şirketlerinin çok boyutlu düşünmesini ve stratejik kararlar almasını destekleyeceğiz. İş Portföy’ün destekleriyle önümüzdeki üç yılda aile şirketlerine ilham veren, sürdürülebilir ve somut sonuçlarını birlikte paylaşacağımız projeler gerçekleştireceğimize inanıyoruz. İş Portföy ve TAİDER gibi iki güçlü kurumun bir arada olması aile şirketlerinin sinerjisine katkı sunacağından eminiz" dedi. "Aile şirketlerinin geleceğini finansal perspektif ve uzun vadeli değer odağıyla destekliyoruz" İş Portföy Genel Müdürü Burak Sezercan, "Aile şirketleri, üretimden istihdama ve yatırıma kadar ekonominin bel kemiğini oluşturuyor. Bu yapının kalıcı başarısı ise güçlü bir finansal perspektifin yanında sağlıklı ve sürdürülebilir yatırım kararlarıyla mümkün oluyor. İş Portföy olarak, sektörün öncü portföy yönetim şirketlerinden biri olmanın getirdiği sorumlulukla, tasarrufların etkin biçimde yönlendirilmesine ve sermaye birikiminin uzun vadeli değer oluşturacak şekilde yönetilmesine odaklanıyoruz. Bu anlayışla, nesiller arası uzun vadeli değer katma odaklı yatırım yaklaşımına ışık tutarken sermaye piyasaları aracılığıyla reel sektörün finansmanını destekliyor, yatırım kültürünün ve finansal okuryazarlığın güçlenmesine de katkı sağlıyoruz. TAİDER ile geçtiğimiz yıl başlattığımız bu birliktelik çerçevesinde, "TAİDER Ulusal Aile İşletmeleri Zirvesi" ile "Kuzey Yıldızı - Aile İşletmelerinde Sürdürülebilirlik Zirvesi"ne üç yıl boyunca ana sponsor olarak destek veriyoruz. Aynı zamanda, Anadolu’nun farklı illerinde düzenlenecek panel ve buluşmalarla aile işletmeleriyle daha yakın temas kurmayı; finansal farkındalıklarını, yatırım bakış açılarını ve kurumsallaşma süreçlerini güçlendirmeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Eşarj yüzde 85’e varan hızlı istasyon yapısıyla yeni döneme hazırlanıyor
16 Ocak 2026 Cuma - 14:32 Eşarj yüzde 85’e varan hızlı istasyon yapısıyla yeni döneme hazırlanıyor Elektrikli araç pazarının hızla büyümesiyle birlikte, şarj altyapısı da ikinci fazına giriyor. Elektrikli araç şarj ağı operatörü Eşarj, şarj ağının yaklaşık yüzde 85’ini oluşturan hızlı (DC) istasyonlarıyla, bu ikinci fazın gerektirdiği güvenilirlik, operasyonel süreklilik ve zahmetsiz şarj deneyimini merkeze aldığını duyurdu. Elektrikli araç pazarı Türkiye’de ve dünyada hızla büyürken, şarj altyapısı da yeni bir evreye giriyor. Enerjisa Enerji’nin yüzde 100 iştiraki ve elektrikli araç şarj ağı operatörü olan Eşarj, elektrikli araç kullanımını daha erişilebilir ve cazip hale getirme hedefiyle hayata geçirdiği yatırımlarla, pazarda önemli bir deneyim birikimi oluşturduğunu duyurdu. Şirket, Türkiye genelinde yaklaşık bin 500 istasyon ve 2 bin 500’e yakın soketle faaliyet gösterirken, şarj altyapısının yaklaşık yüzde 85’ini hızlı (DC) şarj istasyonları oluşturuyor. Şirket, yalnızca hızlı büyümeye değil; süreklilik ve kullanıcı deneyimine odaklanıyor. Yaklaşık 200 operatörün faaliyet gösterdiği pazarda, güvenilir ve sorunsuz bir şarj deneyimi kullanıcılar için giderek daha belirleyici hale gelirken; Eşarj, operasyonel yapısı, teknik ekibi ve stabil dijital altyapısıyla bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Yapılan açıklamaya göre; genel kullanım koşullarında, DC şarj istasyonlarında araçların yüzde 20’den yüzde 80 doluluk seviyesine ortalama bir kahve molası süresinde ulaşabilmesi, bu yaklaşımın sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. "E-mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsur güven ve sürdürülebilirlik" Türkiye’de ve dünyada elektrikli araç pazarının çok hızlı büyüdüğünü belirten Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, sektörün geleceği hakkında şunları söyledi: "Uluslararası projeksiyonlar, önümüzdeki yıllarda satılan araçların büyük bir bölümünün elektrikli olacağını gösteriyor. Bu büyüme, şarj altyapısında da yalnızca daha fazla istasyon kurmayı değil; daha sağlam, daha güvenilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmayı zorunlu kılıyor. Bugün şarj altyapısı, ikinci fazına girmiş durumda. Artık sadece ‘kaç istasyon var’ sorusu değil; bu istasyonların ne kadar çalışır olduğu, nasıl işletildiği ve kullanıcıya ne kadar güven verdiği konuşuluyor. Bu dönüşümün önemli adımlarından biri de EPDK’nın hayata geçirdiği lisans düzenlemeleri. Lisanslama süreciyle birlikte sektör daha net kurallara kavuşurken, operasyonel kapasite, finansal dayanıklılık ve marka itibarı çok daha belirleyici hale geliyor. Eşarj olarak 2 milyon 650 bin şarjlanmayı aşmış durumdayız. Sektörün ilk oyuncularından biri olmanın getirdiği deneyimle, bu dönüşümü uzun süredir öngörüyoruz. Amacımız hızlı büyümenin ötesinde; kullanıcıların yolda kalmadığı, hizmetin kesintisiz sürdüğü ve her noktada aynı güven duygusunun yaşandığı bir şarj ekosistemi oluşturmak. Önümüzdeki dönemde elektrikli mobilitenin başarısını belirleyecek en önemli unsurun da bu güven ve sürdürülebilirlik yaklaşımı olacağına inanıyoruz."
Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız"
16 Ocak 2026 Cuma - 13:39 Hazine ve Maliye Bakanlığı: "KMTS ile vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, mülk edinemeyeceği iddiaları asılsız" Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kıymetli Maden Takip Sistemi (KMTS) ile vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, vatandaşların sahte veya düşük ayarlı gram altın nedeniyle mağdur olmamasının hedeflendiğini bildirdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı, bazı medya organlarında Kıymetli Maden Takip Sistemi’nin (KMTS) yastık altı altınları hedef aldığı, vatandaşların altınlarının geçersiz sayılacağı veya takibe alınacağı yönündeki haberlerin asılsız ve manipülatif olduğunu açıkladı. Bakanlık, söz konusu sistemin bir varlık takibi olmadığını ve yalnızca üretim sürecini kapsadığını vurguladı. Piyasada sahte veya düşük ayarlı gram altın üretimi yapılma ihtimalinin olduğu ve vatandaşların bu durumdan mağdur olmaması için KMTS’nin yürürlüğe girdiği belirtilen açıklamada, KMTS ile rafineriler tarafından üretilecek 1 gram ve üzerindeki kıymetli madenlerin ambalajlanarak standart hale getirileceği, uygulanacak güvenlik unsurları sayesinde vatandaşların güvenli ve doğrulanabilir altına erişiminin sağlanacağı kaydedildi. "Vatandaşların altınına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir" Açıklamada KMTS ile değerli madenlerin yalnızca üretim aşamasının güvenli bir şekilde takip edildiği, KMTS dâhilinde üretilen altının kim tarafından alındığına veya satıldığına ilişkin herhangi bir izleme ya da kayıdın söz konusu olmadığı kaydedildi. KMTS’nin "varlık takibi" olarak değerlendirilmesinin kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir yönlendirmeden ibaret olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşların ellerindeki altını bozduramayacağı, sisteme dâhil edemeyeceği veya bu altınla herhangi bir mülk edinemeyeceği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Altın bozdurma işlemleri kuyumcular, bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla yapılmakta olup, tasarrufların el değiştirmesine yönelik işlemlerin önünde herhangi bir yasal engel bulunmamaktadır. 30 bin ve üzerindeki işlemlerin bankacılık ve finansal kurumlar aracılığıyla yapılması uygulaması, yalnızca altın alım satımına özgü olmayıp, tüm emtiaların alım satımını kapsayan Vergi Usul Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde uygulanmaktadır. Bu çerçevede gram altın ve çeyrek altınlarda gramaj ve ayar sahteciliğine karşı tüketiciyi ve kuyumcuları korumaya yönelik olarak kurgulanan sistemlerin vatandaşların birikimlerini bozduramayacağı, altına el konulacağı veya altının geçersiz sayılacağı şeklinde gerçek dışı haberlerle dolaşıma sokulduğu gözlemlenmiştir." "Paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" Konuya ilişkin yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığı aktarılan açıklamada, "Bağlamından koparılarak sunulan ve finansal piyasalara olan güveni sarsmaya yönelik belli hesaplar üzerinden yapılan kara propaganda niteliği taşıyan bu tür haberlere itibar edilmemesi önemle duyurulur. Vatandaşlarımızın ve kuyumcularımızın hukuki haklarını koruyan bu düzenlemeye ilişkin yanıltıcı paylaşımlar hakkında Bakanlığımız hukuki haklarını sonuna kadar kullanacaktır" denildi.
Samsun’da motorlu taşıt sayısı bir yılda 39 bin 647 adet arttı
16 Ocak 2026 Cuma - 13:35 Samsun’da motorlu taşıt sayısı bir yılda 39 bin 647 adet arttı Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Samsun Bölge Müdürlüğü, 2025 yılı Aralık ayı Motorlu Kara Taşıtları İstatistikleri kapsamında "Samsun İli Trafiğe Kayıtlı Motorlu Kara Taşıtları" konulu basın bültenini yayımladı. Açıklanan verilere göre Samsun’da motorlu kara taşıt sayısı son bir yılda 39 bin 647 adet artış gösterdi. Samsun’da 2025 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtı sayısı, bir önceki aya göre 3 bin 961 adet artarak yüzde 0,7 oranında yükseldi. Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla ise yüzde 8,0’lik artışla 536 bin 631’e ulaştı. Aynı dönemde Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı araç sayısı 33 milyon 612 bin 650 olarak kayıtlara geçti. Samsun, toplam araç sayısıyla Türkiye genelindeki motorlu kara taşıtlarının yüzde 1,6’sına sahip oldu. Samsun’daki trafiğe kayıtlı 536 bin 631 motorlu kara taşıtının önemli bölümünü otomobiller oluşturdu. Otomobilleri kamyonet, motosiklet ve traktörler izledi. Minibüs, kamyon, otobüs ve özel amaçlı taşıtlar ise toplam içindeki daha düşük paylarıyla dikkat çekti. 2025 yılı Aralık ayı sonu itibariyle Samsun’daki toplam 536 bin 631 motorlu kara taşıtının; yüzde 48,2’si (258 bin 422 adet) otomobil, yüzde 2,3 ’ü ( 12 bin 533 adet) minibüs, yüzde 0,3 ’ü (bin 706 adet) otobüs, yüzde 16,7 ’si (89 bin 819 adet) kamyonet, yüzde 2,3’ü (12 bin 373 adet) kamyon, yüzde 17,7 ’si (95 bin 168 adet) motosiklet, yüzde 0,2 ’si (bin 282 adet) özel amaçlı taşıtlar ve yüzde 12,2’si (65 bin 328 adet) traktörden oluştu. 2025 yılı Aralık ayında Samsun’da toplam 18 bin 770 taşıtın devri yapıldı. Devir işlemlerinde otomobiller ilk sırada yer alırken, kamyonet ve motosikletler otomobilleri takip etti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artış oranları incelendiğinde Samsun’da en yüksek artış özel amaçlı taşıtlarda görüldü. Özel amaçlı taşıtları motosiklet ve otomobil izledi. Aralık ayı itibariyle trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarında bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış sırasıyla özel amaçlı taşıtlar (yüzde 22,2), motosiklet (yüzde 16,5) ve otomobil (yüzde 8,1) şeklinde gerçekleşti. Ocak-Aralık döneminde Türkiye genelinde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 otomobilin yakıt türlerine göre dağılımında benzinli araçlar ilk sırada yer aldı. Hibrit, elektrikli ve dizel araçlar önemli bir paya sahip olurken, LPG’li otomobillerin oranı daha düşük seviyede kaldı. Aynı dönemde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin motor silindir hacimlerine bakıldığında ise 1300 cc ve altı motor hacmine sahip araçların öne çıktığı görüldü.
Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt 691 bin oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 13:15 Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt 691 bin oldu TÜİK Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 691 bin 863 olduğunu açıkladı. Türkiye’de de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldığı açıklandı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) den yapılan açıklamada Balıkesir’de 2025 yılında trafiğe kayıtlı taşıt sayısı 691 bin 863 olurken, Türkiye geneleninde 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldığı açıklandı. Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtı sayısı 55 bin 907 olduğu açıklandı. Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 59,3’ünü otomobil, yüzde 23,6’sını motosiklet, yüzde 12,9’unu kamyonet, yüzde 1,9’unu traktör, yüzde 1,2’sini kamyon, yüzde 0,6’sını minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde yüzde 53,3, kamyonette yüzde 37,5, traktörde yüzde 26,8, minibüste yüzde 19,2, özel amaçlı taşıtta yüzde 10,3, motosiklette yüzde 6,8, otobüste yüzde 3,3 ve kamyonda yüzde 2,9 arttığı açıklandı.