EKONOMİ
19 Mart 2026 Perşembe - 13:36 Bayramda ’merdiven altı’ tatlıya dikkat Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, Ramazan Bayramı’nda merdiven altı üretilen tatlılara karşı vatandaşları uyararak, "Vatandaşlarımız işletmeye girdiklerinde ilk olarak belgelerini kontrol etmeli" dedi. Vatandaşların işletmelerde ilk olarak belgelere bakması gerektiğini söyleyen Kayseri Lokantacılar ve Pastacılar Odası Başkanı Altan Aydemir, "Tabi ki Ramazan Bayramı’nda tatlı tüketimimiz daha fazla oluyor. Biz vatandaşlarımıza her zaman bir işletmeye girdiklerinde ilk olarak iş yeri açma ruhsatına, imalathane ruhsatı gibi belgelerine bakmalarını istiyoruz. Güvendikleri, bildikleri yerlerden alışveriş yapmalarını da tavsiye ediyoruz. Ruhsatsız yani merdiven altı dediğimiz yerlerde burası uygun gibi düşüncelere kapıldıklarında neyin nerede üretildiğini bilmediğimiz yerlerden alışveriş yapmamalıyız. Bu yüzden bildiğimiz ve güvendiğimiz yerlerden alışverişimizi yaparsak ağız tadıyla güzel bir şekilde bayramımızı geçirebiliriz. Ben bu vesile ile de herkese hayırlı bayramlar diliyorum" dedi. Aydemir, vatandaşların olumsuz durumlarda ALO 174 ihbar hattına ve kendilerine ulaşabileceklerini söyleyerek, "Böyle durumlarda Tarım Bakanlığı’nın ALO 174 ihbar hattı var. Buradaki şikayetler direkt CİMER’e gidiyor zaten. Oraya da bizlere de şikayet edebilirler. Bizlerle irtibata geçerlerse biz de gerekli iletişimi sağlar ve gerekli işlemleri de hem yaparız hem de yaptırırız. Bu yüzden de vatandaşlarımızın önce ALO 174’e sonrasında da bize ulaşmaları hem kendileri hem de şehrimiz için iyi olur. Bundan önce şehrimizde böyle bir durumla karşılaşmadık, bundan sonra da karşılaşmayız diye ümit ediyorum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Türkiye’yi terk eden hamsinin yolu gözleniyor
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47 Türkiye’yi terk eden hamsinin yolu gözleniyor Türk balıkçılar, Karadeniz’in geç soğuması nedeniyle Gürcistan’a kaçan hamsinin yolunu gözlüyor. Samsun Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atıf Malkoç, denizlerdeki av sezonunu, 2025 avcılığı ve beklentileri hakkında açıklamalarda bulundu. Mevsimlerin değişmesi nedeniyle hamsilerin de kafasının karışık olduğunu belirten Malkoç, Gürcistan’a göç eden hamsilerin tekrar Türk karasularına dönmesini beklediklerini dile getirdi. "Hamsinin kafası karışık" "Hamsinin de kafası karışık" diyen Malkoç, Karadeniz’in geç soğumasının avcılığı olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Bir ay kadar bir gecikme yaşandı. Hava daha erken soğusaydı hamsi çok daha fazla avlanırdı. Şu an sürüler Gürcistan-Abhazya hattında. Havalar yeni yeni soğuyor. Hamsinin geri dönmesine yüzde 50 ihtimal veriyoruz. Bu sezon sürüler sıcaklık nedeniyle toplanmadı, dağınık gitti ve kıyıya 50 milden fazla yaklaşmadı. Umutla bekliyoruz. Hamsi gelmezse balıkçı zor durumda kalır" dedi. Bu sezon hamsinin bol olmasına rağmen piyasanın oluşmadığını dile getiren Malkoç, fiyatların tarihin en düşük seviyelerine gerilediğini belirterek, "Bu yıl hamsi 20 TL’ye kadar düştü. Daha önce böyle bir tablo yaşanmadı. Balık boldu ama para etmedi" diye konuştu. Hamsi avcılığında uygulanan kotanın etkili olmadığını da savunan Malkoç, avcı sayısının fazlalığının piyasayı olumsuz etkilediğini vurguladı. Palamut sezonunun zayıf geçmesiyle tüm av baskısının hamsiye yöneldiğini belirten Malkoç, "Türkiye’deki tüm av takımları Karadeniz’de hamsi avladı. Marmara’da lamba yasağı olduğu için Ege ve Akdeniz’den de tekneler Karadeniz’e geldi. Herkes yüzlerce kasa hamsi tutunca piyasa çöktü. Kota var ama avlanan tekne sayısı çok fazla olduğu için etkisi olmadı" şeklinde konuştu. Palamudun olmadığı, istavridin boylanmadığı ve mezgidin yüzeye çıkmadığı bir sezonda hamsiyle ayakta kalan Karadeniz balıkçıları, Gürcistan’a göç eden sürülerin yeniden Türkiye kıyılarına dönmesini umutla bekliyor.
Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak
16 Ocak 2026 Cuma - 12:47 Edirne’de bir devir kapandı: Ulus Pazarı artık açılmayacak Edirne Belediyesi’nin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçları karşılığında, Ulus Pazarı’nın kurulduğu alanın SGK’ya devredilmesine ilişkin sürecin imza aşamasına gelmesiyle birlikte, 22 yıldır Edirne’de hizmet veren Ulus Pazarı 16 Ocak 2026 Cuma günü itibari ile mevcut yerinde açılmadı ve bundan sonra da kurulmayacak. Sabah saatlerinde pazar yerine gelen vatandaşlar ve esnaf, Ulus Pazarı’nın açılmadığını ve kapatıldığını görünce alandan geri döndü. Durumu yerinde öğrenen bazı vatandaşların şaşkınlık yaşadığı gözlemlendi. Ulus Pazarı Esnaf Kooperatifi (UPEK) Başkanı Barış Atkoşan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, pazarın artık mevcut alanda kurulmayacağını vurguladı. Atkoşan, "16 Ocak 2026 Cuma günü itibarıyla Ulus Pazarı Edirne’de kurulmayacak. Mevcut kurulduğu alana öncelikle bunun bilgisini vermek istiyorum. Uzun zamandır Edirne Belediyesi’nin SGK borcu karşılığında bu alanın SGK’ya devri söz konusuydu. Bu süreçte artık sona gelindi, imza aşamasına gelindi. SGK’nın da bu alanı boş olarak istediğini biliyoruz. Dolayısıyla alternatif yer çalışmaları devam ediyor. Gelişmeler oldukça hem basınımızla hem esnafımızla paylaşacağız. Şu an durum bundan ibaret" dedi. "Ulus Pazarı Edirne’nin önemli bir markası" Çevre il ve ilçelerden Ulus Pazarı’nın kendi bölgelerinde kurulması yönünde bir teklif olup olmadığına da değinen Atkoşan, sürecin henüz çok yeni olduğunu belirterek şunları söyledi: "Şu an itibarıyla böyle bir çağrı yok. Biz 22 yıldan beri Edirne’deyiz ve Edirne halkıyla özdeşleştik. Bulgar müşterilerin de 22 yıldır çok ciddi bir ilgisi var. Dolayısıyla Edirne Ulus Pazarı, Edirne’nin önemli bir markasıdır. En büyük hedefimiz alternatif bir yerle Edirne’de devam etmek. Şu anki düşüncemiz bu yönde. Sürecin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek ve kamuoyunu bilgilendireceğiz." Ulus Pazarı’nın kapanışıyla birlikte kentte hem esnaf hem de vatandaşlar açısından önemli bir alışveriş kültürünün sona erdiği değerlendirmesi yapılıyor.
Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü
16 Ocak 2026 Cuma - 12:45 Süper Film Ambalaj, EcoVadis 2025 değerlendirmesinde altın madalyaya layık görüldü SANKO Holding’in ambalaj sektöründeki iştiraki Süper Film Ambalaj, EcoVadis’in 2025 sürdürülebilirlik değerlendirmesinde Altın Madalya almaya hak kazandı. Süper Film, bu değerlendirme sonucuyla EcoVadis tarafından küresel ölçekte değerlendirilen şirketler arasında yüzde 2’lik dilimde yer aldı. EcoVadis, Çevre, Çalışma ve İnsan Hakları, Etik ve Sürdürülebilir Tedarik başlıkları altında toplam 21 kriter üzerinden şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) uygulamalarını inceliyor. Süper Film Ambalaj, 2025 yılı değerlendirmesi kapsamında ilgili kriterlerde sergilediği başarılı performans sonucunda Altın Madalya ile ödüllendirildi. Değerlendirmede öne çıkan başlıklar EcoVadis değerlendirmesinde Süper Film’in; çevresel yönetim uygulamaları, etik iş yapış süreçleri, karbon ve kaynak yönetimine yönelik çalışmaları ile raporlama yaklaşımı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Şirket, sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında karbon ve su ayak izi hesaplamalarını ISO standartlarıyla uyumlu şekilde yürütüyor; enerji ve kaynak verimliliğine yönelik yatırımlarına devam ediyor ve döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda geliştirilen ürünlerini portföyüne ekliyor. Süper Film, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıkıyor Süper Film’in, yüzde 90 tüketici sonrası geri dönüştürülmüş (PCR) içerikli mono-PP gıda ambalajı ile kazandığı WorldStar Ambalaj Ödülü; şirketin ürün geliştirme, tasarım ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımını yansıtan önemli örnekler arasında yer alıyor. Lüleburgaz tesisinin devreye alınmasıyla Süper Film, enerji verimliliğini önceleyen üretim altyapısını genişletti. Bu yatırımla şirket, BOPP film üretiminde kapasitesini ve operasyonel süreçlerinin verimliliğini de artırdı. Bununla birlikte, sürdürülebilir ham madde kullanımı, tedarik zinciri süreçleri ve sorumlu tedarik uygulamaları kapsamında çevresel etkilerin azaltılmasına yönelik yönetimve iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Bu başarı uzun yıllara dayanan bir çalışmanın sonucu Süper Film Ambalaj Genel Müdürü Ozan Güven, şirketin 2023 ve 2024 yıllarında elde ettiği Gümüş Madalya sonuçlarının ardından 2025 yılında Altın Madalya ile değerlendirilmesinin kendileri için önemli bir memnuniyet kaynağı olduğunu belirterek, "EcoVadis tarafından, 2025 yılı çalışmalarımız kapsamında verilen Altın Madalya, çevresel ve sosyal alanlardaki uygulamalarımızın uluslararası bir değerlendirme metodolojisi çerçevesinde analiz edildiğini ortaya koymaktadır. Uzun yıllara dayanan çalışmalarımızı bir adım daha ileri taşımanın mutluluğu içerisindeyiz. Önümüzdeki dönemde de çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) başlıklarındaki uygulamalarımızı geliştirmeyi, sürdürülebilirlik performansını ise ölçülebilir göstergelerle takip etmeyi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor
16 Ocak 2026 Cuma - 12:40 Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu seviyor Pluxee, Ipsos iş birliğiyle 10 ülkede farklı sektör ve yaş gruplarından 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 80 farklı çalışanın içgörüleri ve gerçek yaşam hikâyeleriyle zenginleştirilen çalışma, motivasyon, iş-yaşam dengesi ve çalışan beklentilerine dair küresel ölçekte yeni bir tablo sunuyor. Dünyada çalışma hayatı hızla dönüşürken Pluxee çalışan-işveren ilişkisine ışık tutmak ve çalışan deneyimini yeniden tanımlamak amacıyla araştırmalarına devam ediyor. Şirketin Ipsos iş birliğiyle gerçekleştirdiği ‘İş Dünyasında Bağlılığın Yeni Tanımı’ araştırması, çalışan beklentilerinde köklü bir dönüşüm yaşandığını ortaya koyuyor. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Brezilya, İngiltere, Hindistan gibi farklı coğrafyalardan 10 ülkede, 8 bin 700 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre, küresel olarak çalışanların yüzde 83’ü çalıştığı şirketi sevdiğini ya da olumlu hisler beslediğini ifade ediyor. Ancak bu bağlılık artık koşulsuz bir adanmışlık üzerinden değil; denge, anlam ve karşılıklı değer temelinde şekilleniyor. Sessiz istifa değil, dengeli bağlılık Kamuoyunda iş hayatı çoğu zaman "sessiz istifa" ve "büyük kopuş" kavramlarıyla anılırken araştırma, bu anlatının eksik kaldığını gösteriyor. Bulgulara göre, Türkiye’de çalışanların yüzde 84’ü çalıştığı kurumu "sevdiğini" ya da "beğendiğini" ifade ederken çalışanlar işteki iyi olma hâllerini 10 üzerinden 7,9 puanla değerlendiriyor. Bu tablo, çalışanların işlerinden duygusal olarak uzaklaşmadığını; aksine iş ve işyeriyle beklenenden daha güçlü fakat daha dengeli bir bağ kurduğunu ortaya koyuyor. Şirketin ortaya koyduğu "Dengeli Bağlılık" kavramı, bağlılığın biçim değiştirerek daha bilinçli, değişken ve sınırları olan bir tutum haline geldiği gerçeğine işaret ediyor. İyi yaşamın şifresi: Güçlü bağlar, yakın ilişkiler ve zamanı sahiplenmek Araştırma, Türkiye’de "iyi yaşam" algısının merkezinde maddi göstergelerden çok insan ilişkilerinin yer aldığını net biçimde ortaya koyuyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 54’ü hayatı iyi kılan en önemli unsur olarak "etrafımda iyi insanlar var" ifadesini öne çıkarırken; kendine zaman ayırabilmek (yüzde 42) ve iyi hissetmek (yüzde 41) ikinci sırada geliyor. Çalışanlara "Haftada fazladan 4 saatin olsaydı ne yapardın?" sorusu yöneltildiğinde ise yüzde 31’i sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmek istediğini, yüzde 19’u ise egzersiz yapmayı tercih edeceğini belirtiyor. Öte yandan çalışanların yüzde 35’i işinin hayatının merkezinde olduğunu söylerken yüzde 58’i "elimden geldiğince çok çalışırım" diyor. Bu gelişmekte olan ekonomiler ortalamasının oldukça üzerinde bir oran. Ancak bu tablo, işin her şeyin önüne konulduğu bir yaşamı değil; çabanın ilişkiler, kişisel iyilik hâli ve zamanı yönetebilme becerisiyle dengelendiği bir yaklaşımı işaret ediyor. "Çalışanlarının özel hayatındaki farklılıklarını önemseyen şirketler, çalışan deneyiminde ve işe bağlılıkta çıtayı yukarı taşıyacak" Pluxee Türkiye CEO’su Eda Uluca Özcan, araştırmanın iş dünyası için taşıdığı mesaja şu sözlerle dikkat çekti: "Günümüzde çalışanları yalnızca işteki rolleriyle ele almak artık mümkün değil. Araştırmamız, her geçen gün daha fazla çalışanın iş ile kişisel yaşam arasında yeni bir denge kurduğunu ortaya koyuyor. Biz bu yaklaşımı ‘Dengeli Bağlılık’ olarak tanımlıyoruz. Bu yaklaşım, şirketlerle çalışanlar arasındaki ilişkiyi de köklü biçimde yeniden tanımlıyor. Türkiye’de çalışanların yüzde 43’ü için samimi ve destekleyici bir iş ortamı iş yerinde memnuniyetin en önemli unsuru. Yüzde 40’ı gösterdiği çabanın görülmesini ve takdir edilmesini bekliyor, yüzde 35’i ise özerklik ve karar alma yetkisinin kendileri için kritik olduğunu söylüyor. Bugün bağlılık; sessizce geri çekilmek ya da koşulsuzca adanmak arasında değil, karşılıklı güven ve değer üretimi üzerinde şekilleniyor. İşverenler için asıl fark oluşturan nokta da burada başlıyor: çalışanlarını tek tip beklentilerle değil, bireysel ihtiyaçları ve yaşam evreleriyle anlayabilmek." Bağlılık tek renk değil: Hayatla birlikte değişen 8 farklı ton Araştırma, çalışan bağlılığının artık "ya tamamen adanmış ya da kopmuş" gibi keskin tanımlarla açıklanamayacağını gösteriyor. Bağlılık; hayatın farklı evreleri, kişisel öncelikler ve bireyin içinde bulunduğu koşullara göre ton değiştiriyor. Bu dönüşümü bireyin özel hayatına verdiği önem ve kişisel hedefleriyle toplumsal aidiyet arasında kurduğu denge olmak üzere iki temel eksen üzerinden ele alan araştırma, sekiz farklı bağlılık profili ortaya koyuyor. Araştırmada bağlılık, sabit bir tutum değil; hayatla birlikte şekillenen, esneyen ve yeniden ayarlanan canlı bir deneyim olarak karşımıza çıkıyor. Araştırma, Türkiye’de iş yerini cazip kılan unsurlara dair de içgörüler sunuyor. Çalışanlar için "iyi maaş" yüzde 48 ile ilk sırada yer alırken "ihtiyaca uygun yan haklar" yüzde 36 ile hemen ardından geliyor. Çalışma aynı zamanda, çalışanların destekleyici bir ortam, takdir edilme ve kendilerine zaman ayırabilme gibi insani ihtiyaçlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini ortaya koyuyor. Eda Uluca Özcan, araştırmanın özellikle bağlılık konusunda önemli bir tablo çizdiğini, bağlılığı şekillendiren beklenti ve motivasyonların değiştiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Çalışanı gerçekten gören, dinleyen ve destekleyen kurumlar, bağlılığı doğal olarak güçlendiriyor. Bu araştırma ile çalışma hayatının geleceğini şekillendiren bu yeni bağlılık kurallarını keşfetmeyi, liderler ve karar vericiler için görünür kılmayı amaçladık. Şirket olarak, çalışan-işveren ilişkisini yalnızca ölçen değil, geliştiren bir yaklaşımla; daha insan odaklı, dengeli ve sürdürülebilir bir çalışma dünyasına katkı sağlamaya devam edeceğiz."
Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 12:19 Bayburt’ta araç sayısı 20 bin 763 oldu Bayburt’ta Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 20 bin 763 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu
16 Ocak 2026 Cuma - 12:16 Erzincan’da araç sayısı 83 bin 609 oldu Erzincan’da Aralık itibariyle trafiğe kayıtlı araç sayısı 83 bin 609 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı motorlu kara taşıtları verisini açıkladı. Türkiye’de 2025 yılında 2 milyon 368 bin 538 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Türkiye’de 2025 yılında bir önceki yıla göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı %8,9 azalarak 2 milyon 368 bin 538 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı %52,5 artarak 55 bin 907 adet oldu. Böylece Ocak-Aralık döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 2 milyon 312 bin 631 adet artış gerçekleşti. Trafiğe kaydı yapılan ve trafikten kaydı silinen motorlu kara taşıtları, Aralık 2025 Aralık ayında 248 bin 205 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların %59,3’ünü otomobil, %23,6’sını motosiklet, %12,9’unu kamyonet, %1,9’unu traktör, %1,2’sini kamyon, %0,6’sını minibüs, %0,3’ünü otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre %35,5 arttı Aralık ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre otomobilde %53,3, kamyonette %37,5, traktörde %26,8, minibüste %19,2, özel amaçlı taşıtta %10,3, motosiklette %6,8, otobüste %3,3 ve kamyonda %2,9 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,9 arttı Aralık ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı özel amaçlı taşıtta %84,1, kamyonette %49,6, otomobilde %35,3 artarken motosiklette %38,1, traktörde %33,2, minibüste %29,0, kamyonda %26,0 ve otobüste %2,3 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Aralık ayı sonu itibarıyla 33 milyon 612 bin 650 oldu Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların %51,7’sini otomobil, %21,2’sini motosiklet, %14,6’sını kamyonet, %6,9’unu traktör, %3,1’ini kamyon, %1,6’sını minibüs, %0,6’sını otobüs ve %0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 1 milyon 158 bin 490 adet taşıtın devri yapıldı Aralık ayında devri(1) yapılan taşıtların %68,9’unu otomobil, %15,2’sini kamyonet, %7,7’sini motosiklet, %3,7’sini traktör, %2,1’ini kamyon, %1,7’sini minibüs, %0,5’ini otobüs ve %0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. Aralık ayında 147 bin 173 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin %46,4’ü benzin yakıtlıdır Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %46,4’ü benzinli, %27,3’ü hibrit, %16,7’si elektrikli, %8,5’i dizel ve %1,1’i LPG’lidir. Aralık ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 373 bin 581 adet otomobilin ise %32,6’sı dizel, %30,9’u benzinli, %30,1’i LPG’li, %4,0’ı hibrit ve %2,1’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(3) otomobillerin payı ise %0,2’dir. Trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yakıt cinslerine göre dağılımı, Aralık 2025 Ocak-Aralık döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %29,9’u 1300 ve altı, %23,2’si 1401-1500, %11,0’ı 1501-1600, %10,7’si 1301-1400, %7,9’u 1601-2000, %0,5’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir. Ocak-Aralık döneminde kaydı yapılan otomobillerin 454 bin 923’ü gri renklidir Ocak-Aralık döneminde trafiğe kaydı yapılan 1 milyon 120 bin 427 adet otomobilin %40,6’sı gri, %24,7’si beyaz, %13,2’si siyah, %11,5’i mavi, %4,6’sı yeşil, %3,5’i kırmızı, %0,7’si kahverengi, %0,5’i sarı, %0,4’ü turuncu ve %0,2’si diğer renklidir. Trafiğe kayıtlı taşıtların ortalama yaşı 14,2 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 33 milyon 612 bin 650 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 14,2 olarak hesaplandı. Ortalama yaş otomobillerde 14,2, minibüslerde 16,2, otobüslerde 16,5, kamyonetlerde 14,2, kamyonlarda 18,4, motosikletlerde 9,9, özel amaçlı taşıtlarda 15,7 ve traktörlerde 24,9’dur. Devri yapılan taşıtların ortalama yaşı 11,8 olarak hesaplandı Türkiye’de 2025 yılında devri yapılan 11 milyon 213 bin 405 adet motorlu kara taşıtı için ortalama yaş 11,8 olarak hesaplandı. Devri yapılan otomobillerin ortalama yaşı 12,7, minibüslerin 11,9, otobüslerin 11,3, kamyonetlerin 11,3, kamyonların 14,1, motosikletlerin 4,0, özel amaçlı taşıtların 16,0 ve traktörlerin 19,2’dir.
Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır"
16 Ocak 2026 Cuma - 12:12 Tanoğlu: "Erzincan’da nöbetçi noter uygulaması başlamalıdır" Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Tanoğlu, iş dünyasından gelen nöbetçi noter talebinin artık bir beklenti değil, zorunlu bir ihtiyaç olduğunu açıkladı. Tanoğlu, son dönemde oda üyelerinden yoğun şekilde gelen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendiren kapsamlı bir açıklama yaptı. Tanoğlu açıklamasında "Son dönemde üyelerimizden yoğun şekilde tarafımıza iletilen nöbetçi noter uygulamasına ilişkin talep ve beklentiler hakkında kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Üyelerimiz, ticari hayatın doğal akışı içerisinde hafta sonları da acil noter işlemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle sözleşmeler, vekâletnameler, satış ve devir işlemleri gibi ticari hayatın vazgeçilmez unsurları olan noter hizmetlerine erişimde yaşanan aksaklıklar zaman kaybına, ekonomik mağduriyetlere ve iş süreçlerinin yavaşlamasına neden olmaktadır. Üyelerimizin ortak talebi haline gelen nöbetçi noter uygulamasının ilimizde de hayata geçirilmesi, artık bir beklenti değil, açık bir ihtiyaçtır. Bu çerçevede, üyelerimizden gelen talepler Odamız tarafından titizlikle değerlendirilmiş, mevcut durumun ticari hayat üzerindeki etkileri somut veriler ve örneklerle ortaya konulmuştur. Odamız, bu önemli talebi, üst kuruluşumuz olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ilgili kurum ve mercilere resmi yazışmalar yoluyla iletmiştir ve takip etmektedir. Şunun özellikle altını çizmek isterim; Bizler, masa başından değil, sahadan gelen sesle hareket ediyoruz. Üyelerimizin işini kolaylaştırmayan, ticari hayatı zorlaştıran her uygulama bizim için çözülmesi gereken bir konudur. Nöbetçi noter uygulaması da bu kapsamda ele aldığımız ve takipçisi olduğumuz önemli başlıklardan biridir. Bu süreçte, üyelerimizin yanında olmaya, taleplerini savunmaya ve gelişmeler hakkında kamuoyunu şeffaf şekilde bilgilendirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim." dedi.
7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvuru için geri sayım başladı
16 Ocak 2026 Cuma - 10:47 7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvuru için geri sayım başladı İlkokuldan liseye tüm öğrencilerin katılımına açık olan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’na başvurular 13 Şubat 2026’da sona eriyor. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen şampiyona asıl olarak öğrencilerin düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye Zeka Vakfı tarafından, Millî Eğitim Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın destekleriyle 2019 yılında başlatılan Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın 7’ncisi, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda gerçekleştiriliyor. İlkokul 1. sınıftan lise 12. sınıfa kadar tüm öğrenciler için farklı düşünme, karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirme imkanı sunan şampiyona için başvurular 13 Şubat 2026 tarihine kadar sampiyona.tzv.org.tr adresinden yapılabiliyor. Takım çalışmasını teşvik eden ve bilişsel becerilere verilen önemi artırmayı hedefleyen organizasyon, çocukların ve gençlerin analitik düşünme ve stratejik bakış becerilerinin gelişimine de katkı sunuyor. Katılım süreci internet üzerinden bireysel sınavla başlıyor Şampiyonaya katılım, her öğrencinin bireysel olarak yarıştığı Takım Belirleme Sınavı ile başlıyor. Bu sınavın ardından okullar, İl ve Bölge Finalleri’nde yarışacak takımlarını belirliyor. Başarılı ekipler, Türkiye Finalleri’nde okullarını ve illerini temsil etme hakkı kazanıyor. Yarışmaya katılım süreci, 2 Mayıs 2026 Cumartesi günü Ankara’da yazılı sınav formatında gerçekleştirilecek Türkiye Finalleri’ne kadar internet üzerinden yürütülüyor. Türkiye Finalleri sonunda her sınıf düzeyinde ilk üç dereceye giren takımlar kupa sahibi olurken, takım üyeleri ve sorumlu öğretmenleri madalya kazanıyor. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere ve öğretmenlere başarı durumlarına göre elektronik katılım ve başarı belgeleri sunuluyor. 7. Türkiye Okullar Arası Zekâ Oyunları Şampiyonası’nın takvimi şöyle: 13 Şubat 2026 - Son başvuru tarihi 14 Şubat 2026 - Takım belirleme sınavı (İnternet üzerinden) 1 Mart 2026 - İl finallerine katılacakların ilan edilmesi 14 Mart 2026 - İl finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 1 Nisan 2026 - Bölge finallerine katılacakların ilan edilmesi 11 Nisan 2026 - Bölge finalleri sınavı (İnternet üzerinden) 25 Nisan 2026 - Türkiye finallerine katılacakların ilan edilmesi 2 Mayıs 2026 - Türkiye finalleri (Ankara) 6 Haziran 2026 - Ödül Töreni